Atilla Yayla ve Liberal Bakışlar »
By Alper Gürkan on May 3, 2011 in Kitap Sohbeti, Liberalizm, Politika | 0 Comments
Polonyalı filozof Leszek Kolakowski, enformasyon çağının, bilgi ve haber tekelini yok edişiyle Sovyetlerin -ve tabi totalitarizmin- çöküşü arasında doğrudan bir alaka görür: Çeşitli araçlarla anonimleşen bilgi ve haberle birlikte “yalan” üstüne kurulu olan totaliter sistemlerle, dış dünya arasındaki ilişkinin yoğunlaşması her şeyi tepetaklak etmiştir.
Totaliter düzenlere benzer şekilde dışa kapalı bir sistemle uzun dönem ticaret kadar enformasyonun da sınırlandırıldığı Türkiye de, 1980 sonrasında açılımlarla bu kapalılığı bir nebze kırmak çabasına girişmişti. Turgut Özal’ın -kıyasen liberal denebilecek- politikaları, 24 Ocak kararları gibi resmi icraatlar dışında darbecilerce sindirilmiş toplumun yeniden ihyası gibi sivil çalışmalar da buna örnek gösterilebilir. Artan teknoloji kullanımı, uydu televizyonlarının seyredilebilir olması, telefon, bilgisayar ve faks cihazlarının yaygınlaşması da Kolakowski’yi haklı çıkarır şekilde bu sürece doğrudan etki yapmıştı.
Bunların yanı sıra aynı dönemde yaklaşık 60 yıl boyunca sivilliği örselenmiş olan toplumumuzda sivilleşmenin ve liberal düşüncenin tanıtılması gayesiyle de eserler neşredilmeye, fikirler tartışılmaya ve kuruluşlar oluşturulmaya başlandı. Siyasal İslamcılık, sosyalizm / komünizm, milliyetçilik gibi öne çıkan siyasal görüşlerin Read the rest






“3 tarafı deniz, 4 tarafı düşmana çevrili cennet vatan” paranoyası neden üretildi? Çağdaş ve laik Türkiye’nin evlâdı, Kavala yahut Halep’te yatan dedesinin mezarına bile pasaportla gidecekti. Eskiden vali gönderilen yerlere şimdi büyük elçi atanıyordu. Churchill’in dediği gibi “iki petrol kuyusunun etrafına sınır çizen” İngiliz, bir gecede ülkeler icad edilmişti. Ama Kemalist millî(!) eğitimin iğdiş ettiği beyinler bunu sorgulamaktan aciz. Körfez ülkeleri, Basra yolunun, İsrail, Doğu Akdeniz’in petrol tıpası olacaktı. Türkiye hem Rusya’nın güneye doğru genişlemesini engelleyecek hem de Bakü petrolünün Avrupa’ya ulaşıp fiyat kırmasına mani olacaktı. Diğer yandan Lazkiye ve Hayfa’dan dünya piyasalarına erişen Musul ve Kerkük petrolü bir gün pekâlâ Türkiye’den geçip İskenderun’a akabilirdi ve bu da Londra için büyük bir risk unsuruydu.






Bir kez daha sosyal medyada paylaştığımız mesajları kitaplaştırdık. Yayına girdiği günden beri 





























Söz yıkar şiir imar eder



Kitap Tanıtan Kitap 2



Roman nedir? Tarif dahi edilmesi zor bir kavram. Sanatçının İnsan’a bakışını, toplumla kurduğu ilişkiyi yansıtır sanat eserleri. Bu sebeple sanat her çağda yeniden icad edilir. Ünlü yazar Heinrich Mann’ın dediği gibi: “Bütün romanların ve hikâyelerin amacı kim olduğumuzu bilmektir, Edebiyatın önemli bir konuma sahip olmasının nedeni, sadece doğanın ve insanlar âleminin ayrıntılarını tek tek açıklaması değil, insanları hep yeni baştan keşfetmesidir.” Değerli yazarımız 




Kendi ülkesini işgal eden ordu

















Hayatta en kötü mürşit ilim ve fen olmasın sakın? Eğer Atatürk bir kaç yıl daha yaşasaydı o meşhur sözünü geri alır mıydı acaba?… Ateşi keşfetmeden önceki insanlık ile bugünkü “uygarlığımızı” karşılaştırdığımızda hiç yol almadığımız söylenebilir. Bundan 200 bin yıl önce komşusunun yiyeceğini çalmak için başına taşla vuran neandertal insani ile 2003 yılında Irak in petrolünü çalmak için bir milyon ıraklı sivili öldüren (veya buna seyirci kalan) homo economicus ayni uygarlık seviyesinde. Aralarındaki tek fark kullandıkları silahların teknolojik üstünlüğü. Teknoloji ve bu teknolojinin uygulanmasını mümkün kılan bilimsel buluşlar sıradan insanlar kadar bilim adamlarının da gözlerini kamaştırdı. Bugün karşımıza kâh bilimci (scientist), kâh deneyci (ampirist) olarak çıkan ahlâkî-felsefî bir duruş var. Bu duruş eğitim sistemimize ve resmî ideolojimize öyle derinden işlemiş ki sorgulanması dahi çok sayıda insanı öfkelendirebiliyor, rejimin savunma mekanizmalarını harekete geçirebiliyor. Bilim ve teknolojinin insanlığa otomatik olarak barış getireceğinden şüphe etmek neredeyse bir suç. Buna cüret edenler gericilikle, bağnazlıkla suçlanabiliyor. Pozitivizm ve “modern” yaşam üzerine yazılmış makalelerimizin bir derlemesini 75 sayfalık bir kitap halinde sunuyoruz. PDF formatındaki bu kitabı 









