Author Archive

Bizde kırılacak kol kanat da kalmadı Hocam… »

Kalemimi emrine âmâde kıldığım rahman ve rahim olan Allah’a vereceğim hesaptan başka çekinecek bir şeyi olmayan ben, dünyayı kalıcı bir mekân bellemediğimden, planlarımı yalnızca dünya üzerine yapmadım. İnandığım o hesap gününde ( yevm’iddîn) yüzüm kararmasın diye elimdeki tek imkânım kalem ve kelam ile zulme buğz ediyorum. Bu kêlamın yegâne amacı budur. Güç ve iktidar hırsı […]

Hudeybiye, Gazze, Gülen Cemaati »

Sunuş: Mavi Marmara olayından sonra Gülen “İsrail’den izin alınmalıydı” mealinde konuşmasıyla herkesi üzdü. Bu sözüyle “otoriteye” olan saygısını, daha doğrusu İsrail’i bir otorite olarak tanıdığını ifade etmişti. Hüsn-ü zan ettik, taktik değil stratejik oynadığına inanmak istedik. İsrail lobisi yüzünden ABD’deki Türkleri zor durumda bırakmaktan korktuğuna inandık. O dönemde Gülen Cemaati’ni yerde yere vuran bir çok […]

Muadili Allah olan bir sevgiliye kavuşsan ne olur, kavuşmasan ne olur? »

Yolcu Dergisi’nde yayımlanmıştır. Hacer çölde bir başına kaldığında, zemzemden önce İsmail’in ağlaması ona “Rabbin seninle!” demişti. Elbet görmek isteyen için bunda bir mucize mevcut, gözlerimizi aç ya Rab!   Gündüz ve gece vaktini şaşmadan birbirlerine kavuşuyor biz kavuşamıyorduk, kavuşsak dahi çok kısa sürüyor ya kavuştuğumuz gibi ayrılıyor ya da hiç kimsenin bilmediği ancak ikimizin bildiği […]

Tecavüz, mağdurları kadar toplumunun da sorunudur »

Son yıllarda haberleri gazete, internet üzerinden haber yapan siteler, haber kanallarından değil de Facebook ve Twitter gibi sosyal ağlardan edinen bir toplum olduk. Özellikle Gezi Eylemleriyle ilgili haberler bize olayın görseli olsa dahi olayın “doğrusunu” öğrenmemizin mümkün olmadığını gösterdi. Gerçeği yansıtmayan, gerçeği çarpıtan haberlerin gayet normal bir biçimde servis edilmesi sürecinden sonra neredeyse bize ulaşan […]

Derin Nefret »

Tüm eksik sıfatlardan münezzeh olan Allah, konuşanın diline feraset; yazanın kalemine adalet; direnenin eline basiret; izleyenin gözüne hakkaniyet; yarattıklarının kalbine insaniyet nasip etsin. Âmin. Gezi Parkında geçtiğimiz haftalarda bir grup eylemcinin başlattığı eylemler ülkenin ve hatta dünyanın gündemini meşgul etmeye devam ediyor. Şahsen ben de bu meşguliyetten bir hayır beklemeye devam ediyorum. İlk olarak polisin […]

Beyaz Türkler mi, zaten hiç var olmadılar! »

Son dönem çok etkili olmasa dahi bir dönem gündemi uzunca meşgul etti “Beyaz Türklük” konusu. Ülkemizin bilim ve sosyoloji dehâsı(!) isimlerince günlerce gündem edilen, konu edilen, hatta literatüre sokulan, yazılan çizilen “Beyaz Türklük” mevzusunu hiç ciddiye almamış, üzerine düşünmemiş biri olarak Alev Alatlı’nın, Hürriyet’ten Zeynep Bilgehan’a verdiği röportajı okuyunca bunca konu edilen durumun aslında ne […]

Hanegâh »

Hanegâh… Hanegâh… Hanegâh… Ne hoş bir söylenişi, ne hoş bir melodisi, âhengi var değil mi? Hanegâh, insanların birbirlerini yetiştirme, bir adım öteye götürme, Ali Şeriati örneğince beşerlikten, insanlığa ulaştırma eyleminin yapıldığı yer, sohbet mekânı anlamına geliyor. Hani bulsak da öyle bir yer oradan hiç çıkmasak dedirten bir havası var. Arkadaşlarımla, dostlarımla toplandığımızda genellikle evi yahut […]

Çıplaklık kadınları özgürleştirmez, esir eder! »

FEMEN, Ukrayna’da feminist temeller üzerine kurulmuş, özellikle seks turizmine tepki veren, Ukraynalı kadınların mevcut imajından rahatsız olan -sıkı durun- bu kadınların kültürel ve manevi değerlerine önem veren aktivist bir grup. Buraya kadar bir sorun yok ama gelin görün ki tüm bu saliklerle yola çıkan FEMEN’in eylemleri “çıplak kadınlardan” müteşekkil. Vücutlarının belden yukarısını tamamen soyarak eylemlerde […]

Adını verdim ayağımı vuran pabuçlarıma: “…” »

Bir türküden bir ağıta geçiyor kalpler giden yârin ardından… Sessiz ağlıyor insan, kalp bir sızı tutuyor; tutuyor da bırakmıyor. O yârdan gayrı devâ yok, kimin âhı tuttuysa -bilinmez- yâr gelmiyor, gelmiyor da geçmiyor. Kalp bir sızı tutuyor, tutuyor da bırakmıyor. Saatler hesaplanıyor. Yârin geçtiği yollar tutuluyor, attığı adımlar sayılıyor, takdiri rastlaşmalar olmasa o yârin gölgesinde […]

Hâl’ül Bahar »

Bahar bir mevsimin değil bir hâlin adıydı, hâlden anlayan için elbet… Bu surette kalp aslına rücu eder tam anlamı olduğu üzere şekilden şekle (hâlden hâle) geçerdi. Rüzgârın ve yağmurun yaratılmış her varlığa dokunması, soğuğun arza nüzulü (indirilişiyle ki Allah’ın emri üzeredir) dâhi hâlin bahar bahar olmasını engellemeye yetmezdi. Ve yetmezdi haşyet, hayâ endişesini; aşk, heves […]