Main Content RSS FeedÖnceki Yazılar

Mıhellemilere ve Kürtlere yapılan ayıbı kınıyorum! »

Kürt sorununa dönük demokratik çözüm önerilerinin yoğun bir şekilde konuşulup tartışıldığı bir dönemde bir taraftan da izahı mümkün olmayan çok garip davalara tanıklık ediyoruz. Türkiye demokrasisi az gelişmiş bir ülke olma unvanını çok şükür son zamanlarda yetiştirdiği reformcu/özgürlükçü aktörlerle geride bırakmak üzere. Bu ülkede gerçekten çok iyi şeylerin olabileceği umudunu taşıyoruz içimizde. Çünkü gelişmeler hep insana dönük gelişmeler ve çok ciddi değişimler/dönüşümler yaşanıyor. Ancak eski kafa, yasakçı, baskıcı, farklılıkları dışlayan, koyu milliyetçi, bürokrat bir kesiminde eli boş durmuyor maalesef. Son dönem yangından mal kaçırırcasına ne götürürsek kardır mantığıyla hareket ediyorlar. Giderayak ne kadar zarar-ziyan verirsek iyidir demeye getiriyorlar. Bu uğurda da ellerinden geleni yapıyorlar. Çok yazık! 

Son günlerde Diyarbakır’da Sur Belediyesi’nin 3,5 yıl önce başlattığı “Her Eve Bir Hikâye (Sere Şeve Çirokek)” adlı projesi kapsamında evinde çocuklara Kürtçe ders veren 10 yaşındaki Medya Örmek hakkında soruşturma açıldı. Daha 5.sınıf öğrencisi olan Medya, çocuklarla 2 saat ders karşılığında 2 saat de evcilik oynuyormuş. Söz konusu Kürtçe olduğunda Read the rest

Türkiye’de muhalefet ve sol »

Türkiye’nin, bir taraftan demokratik açılımlara ve reformlara destek verirken, öte yandan mevcut iktidarların, yeniden ürettiği veya kendilerinin ortaya çıkardığı yeni problemlerin teşhisini yapıp onlara çözüm yolları üretecek bir muhalefete ihtiyacı vardır. Bu muhalefetin sol içerisinden nasıl yapılanacağıyla ilgili, sevgili dostum Dilaver Demirağ’ın 28.08.2009 tarihinde Taraf’ta yazdığı yazı, bu açıdan tartışılmaya değer bir yazıdır.
Türkiye solu, ÖDP macerasında veya önceki sol deneyimlerde görüldüğü gibi hep bir kriz noktasına gelip CHP’leşiyor. Demirağ’ın yazısında belirttiği gibi, ÖDP sonrası oluşturulan yeni bir sol platform olan ÖSP (Özgürlükçü Sol Platform) muhalefet dinamikleri üzerine daha bir ince eleyip sık dokuyan bir tutum sergiliyor. Ancak Demirağ gibi ben de, bu yeni sol hareketin Türkiye’de ciddi ve hakkaniyetli bir muhalif yapı oluşturabileceği konusunda çok umutlu değilim.
Nasıl bir sol muhalefet demeden önce, nasıl bir muhalefete ihtiyacımız vardır sorusunu düşünmezsek sanırım dönüp dolaşacağımız yerler hepimizin ait olduğu kürkçü dükkânları olacaktır. Peki, nasıl şeylerdir bizlerin kürkçü dükkânları? Türkiye’de, başlangıçta muhalif akımlar olarak yola çıkan akımların, iktidar olduktan kısa süre sonra döndükleri yerdir bu kürkçü dükkânları! İslamî bir muhalefet içinden Özal dönemindekine benzeyen liberal-muhafazakâr kırması oluşumların çıkması gibi, sol içinden de mütemadiyen CHP çıkar bizim ülkemizde. Read the rest

Ne mutlu? “Türk’üm” diyene! »

Yobaz laiklerin korkusu ve İslâm açılımı »

Üniversite sezonu yaklaşıyor. Bu kadar açılım lafı ediliyor ama türbanlı kızlar yine okullara giremeyecek… Bu memlekette bir de İslâm açılımına ihtiyacımız var…

Laik kesimin türban konusundaki tutumu gerçekten çok sorunlu. Bu ülkede laik ortasınıf ve aydınlarda din serinkanlılıkla algılanan ve yaklaşılabilen bir mesele değil. Her açıdan korku duyulan bir alan. Herkesin ailesi, geriye vurulduğunda geleneksel bir dünya algısından gelir. Bu bizde daha yakın tarihlere kadar öyledir. Mesela İngiltere’de daha uzak tarihte kalmıştır, ama herkesin geldiği yer orasıdır. Seküler/modern bir dünya tasavvuruna sahip olmak Batılı entelektüellerde din ile adeta cebelleşerek olmuştur ve bu cebelleşme sürecinden son derece derin bir sanat ve düşünce çıkmıştır. Her şeyden evvel bir sahicilik çıkmıştır. Ahmet Altan’ın dediği gibi bütün doğallıyla dinle haşır neşir olan, maneviyat alanında gelgitler yaşayan ve Read the rest

İnsan=Türk demek değildir! »

İnsana ait tüm değerlerin yıkıldığı bir dünyada yaşamaktayız. Artık kimse insan nedir sorusunu sormuyor. Onun mahiyeti, içi, duyguları, düşüncesi, bakış açısı, hayalleri artık önemli değil. Modern çağın tüketim bataklığında eskiden kalma bir söylence neredeyse… İnsan artık monotonlaştırılan, şuursuzlaştırılan, kendi olmaktan çıkarılan sadece alışveriş yapan bir tüketim nesnesi haline dönüştürülmüş durumda. Ölümüne kadar nasıl ve ne şekilde yaşayacağı da Read the rest

TÜSİAD’ın hakkaniyet kıvırması »

 Doğan Grubu’na kesilen vergi cezasına TÜSİAD çok kızmış. Kızmış ama insanlar anlamını bilmedikleri kelimeleri kullanınca ister istemez gülünç duruma düşüyorlar. Bültenlerine “hakkaniyet” yazmadan önce keşke bir sözlüğe baksalardı.

 TÜSİAD bir yandan kadın hakları raporları hazırlatırken diğer yandan kreş, doğum izi gibi konularda hiç ödün vermeyen üyeleri barındıran bir dernek. TÜSİAD ne darbelere, ne işkencelere karşı sesi duyulan, ne de azınlıkların haklarına sahip çıkan bir duruş sergileyebiliyor yıllardır. Hatta demokratik hukuk reformlardan rahatsız olduğu için hükümete açıkça “yavaş git” sinyalleri bile veriyor.

 Ama Doğan Grubu’na kesilen bir vergi cezasına tepki olarak “hakkaniyet” kelimesini telaffuz edebiliyor. Kendilerine iki uyandırıcı okuma tavsiye ediyoruz.

 Benim parama özgürlük, sana zincirler

TÜSİAD’ın İç Hastalıkları ve Kadınlar

Nedir Şu Tasavvuf Dedikleri? »

 Türkiye’nin en büyük firmalarından birisinde çalışırken, bazen, İstanbul’un Anadolu yakasında bulunan ve kendi çalıştığım yer olan Arge bölümünden, öteki yakadaki Genel Müdürlük binasına gitmek zorunda kalırdım. Kıyafet ve zaman kullanımı açısından nispeten esnek olan Arge bölümüne karşılık, orada takım elbise ve kravat ile bulunma zorunluluğu vardı. Bu durum bende kutuplardaki penguenler gibiymişiz hissi uyandırırdı. Bu yerde, hatasıyla sevabıyla, bütün sıcaklığıyla aradığım “insan” yoktu ve ortalık buz gibi sahtelik kokardı ve ortalıkta görünenlerin hepsi birbirine tıpa tıp benzerdi. Bir sürü erkek ve kadının hepsi de aynı şekilde ‘biz farklıyız’ havasında olan ama birbirinin tıpa tıp aynısı olan insanlar gibi gelirdi bana.

Çoğulculuk ve çeşitlilik iddialarının tersine Batı düşüncesi aslında tam da böyle bir ortam yaratıyor bence. Özellikle modernite, farklılığı önemsermiş gibi görünürken, bütün farklılıkları aynılık içinde eriten bir despotizme zemin hazırlar. Şirketler birbirlerinin tıpa tıp aynısı insanları makbul görürler. Okullarda bir prototip yetiştirilmek istenir. Toplumun her alanı sadece Read the rest

Üçüncü Yol Türk Solunu Nereye Götürür? »

Mezopotamya’nın çocuklarının adına… »

Gözlerimden akıp gidiyor ömrümün sancılı anıları, içim kanıyor konuşurken bile gözleri dolan ilk defa dinlenmiş olmanın getirdiği heyecanla elleri titreyen Mezopotamya’nın çocuklarına…Daha doğduğumuzda çizilirdi bol yaralı tarihimiz avuç içlerimize.Kulağımıza adımız değil ezanla; kadınların yanık ağıtları okunurdu. Zira yaşımızdan büyük bir savaşın ortasına düşüvermiştik, yaşanacak acılarımız vardı gül rengi güleç günlerden çok.

Bir yerlerde sürüp giden savaşı televizyonlarınızdan izlerken siz biz sabahları evlerimizin üstünde geçen uçaklarla tahmin ederdik biz o günkü çatışmanın büyüklüğünü.Hayır çalar saatlerimiz uyandırmadı bizi, o kadar uyumaya fırsatımız olmadı zira…Timlerin, askerlerin silahlarının uçlarıyla bölündü uykularımız daha uyanmadan güneş bile.Saymadık kaç kez dövdüler annemizi, babamızı…Kaç kez götürdüler sevdiklerimizi kapalı cezaevine…

Çocukluğumuzun bütün hayallerinin ortasına oturdu bir dağ…Çoğumuz kocaman bir canavar olduğuna inanırdık dağda; zira gidenlerin hiçbiri geri dönmezdi.Bir yer vardı uzakta bir dağ, öyle bir yer ki kimse geri dönmezdi. Ağlanamazdı oraya gidenlere, arkasından gözyaşı dökmek yasaktı. İyice tembih edilirdi okul öncesi saatlerde onların adından bahsetmemenin gerekliliği. Read the rest

En çok okunan ve tartışılan yazılar »

Sitemizin açıldığı günden beri 1500’e yakın makale yayınladık. Bunların içinden 49 tanesi en az 5.000 kez okundu, binlerce yorum aldı, verimli tartışmalara vesile oldu. İşin güzel tarafı ise bu yazıların bir kısmının hâlâ yeni yazılmış gibi taptaze olması, okuyucu ve yorumcuların dikkatini çekmeye devam etmesi. İşte bu 49 yazının tam listesi ve erişilme sayıları: 

Küresel ısınma çok iyi bir şeydir

104.732

PKK… Ters giden nedir? Bundan sonra nereye?

103.926

Evrimcilerin iç hastalıkları

34.390

Kurtlu hilal

33.475

Dağlara, Ormanlara, Doğaya Doğru Yol Aldık…

17.058

Zorunlu Askerlik Kalkarsa

15.821

Başörtülüler Daha Az Vergi Ödemeli

16.056

Lokumcu Cemilzade ve Türk Silahlı Kuvvetleri

14.070

Müslümanların iç hastalıkları

12.661

Sosyetenin İslâmîsi Olur mu!

13.478

Kötü insan nasıl üretilir?

12.377

Onun adı asker, canı neler ister?

11.885

Ölürsem beni köyümün yağmurlarında yıkasınlar! (*)

11.399

Rengârenk eylül fotoğrafları

12.055

Şeytan Ayetleri Vakası

12.008

Türk Milliyetçiliğinin intiharı: CHP ile MHP birleşsin!

10.490

İmamlar Greve Giderse

10.472

“Evrim Karşıtı” Olunmalı mı?

9356

Haydi Savaşa!

9233

ATAMIN ÖĞRETMENLERİ

9279

Medyanın insanlar üzerindeki olumsuz etkileri

9248

Paşam! Sakın din istismarı yapan TSK olmasın?

9225

Humeyni Lenin’i döver mi? Ulus devlet bölüm III

8784

Çanakkale’yi Nasıl Anla(t)malı?

8176

Fethullah Gülen Cemaati

8392

İstanbul mezar taşları

8006

Pozitif Ayrımcılık

7046

Gamalı Hilalin Yükselişi – Irkçılığımıza Bir Bakış

7116

Rüzgâr nükleer enerjinin yerini tutabilir mi?

7459

Kadına karşı şiddete son!

6765

Aa! Atatürk gülebiliyormuş!

7911

Bediuzzaman’la Ortadoğu Problemlerine Bakış

6806

Devlet Opera ve Balesi Satılsın

7456

Tarihi Doğru Okumak

6428

İletişim Stratejisi Açısından: AKP’nin Gençlik Oy’un’u

6903

Devleti ele geçirmek

6704

PKK’lıları affetmek

5962

Büyüklere Masallar I: Araplar Osmanlı’ya İhanet Etti

6637

Gürcistan’a sınır ötesi harekât

6859

Türk Korkusu

6819

TEHLİKENİN FARKINDA MISINIZ?*

5911

İlker Başbuğ’a açık mektup

7084

Nükleer Enerji? Evet ama …

6181

Kemalist CHP

6365

Sorun Misyonerlik mi? [Konuk Yazar]

5960

Trafi-Komik İstanbul

6385

Arka Sıradakiler

6520

Aptallar için Başörtüsü Kılavuzu

5566

“God of the Gaps” ve Tanrı-Evren Tasavvurumuz Üzerine

5003