RSS Feed for This Post

Şeytan Ayetleri Vakası

Birkaç hafta önce Şeytan Ayetleri kitabının yazarı Salman Rüşdi’ye İngiliz Kraliçesi tarafından şovalyelik nişanı verildi. 1988 yılında yayınlanan Şeytan Ayetleri romanı özetle Hz. Muhammed’in okuduğu Kuran’a şeytan tarafından putlara övgüler karıştırıldığı iftirasını içeriyordu. Dolayısıyla ödül müslüman ülkelerin büyük tepkisine neden oldu. Pakistan ve İran’ın İngiltere büyükelçileri ünvanın verilmesini kınadılar. Malezya ve Pakistan’da protesto gösterileri düzenlendi, Rüşdi’nin kuklaları yakıldı. Hatta Rüşdi hakkında Ayetullah Humeyni’nin verdiği ölüm fetvasını hatırlatanlar oldu. Peki bu iftira, islami literatürdeki ismiyle Garanik olayı nedir?

Önce biraz hikayeyi dinleyelim:

Resûlullah, kavminin yüz çevirdiğini görünce bu ona çok ağır geldi. Allah’tan kavmi ile kendisini birbirlerine yaklaştıracak bir şey inmesini temenni etti. Cenab-ı Allah Necm suresini indirdi. O da okudu. Bu esnada şeytan gönlünden geçirip de kavmine getirmek istediği şeyi onun lisanına atıverdi: “Bunlar yüce kuğu kuşları (tanrıçalar)dır ve elbette onların şefaatleri umulur” Kureyşliler bunu işitince sevindiler ve onu dinlemek üzere yaklaştılar… O, sureyi bitirince secde etti. Onun secde ettiğini gören mü’minler de onun getirdiğini tasdik ederek secde ettiler. Mescitteki müşrikler de secde ettiler… Secde haberi, Habeşistan’a hicret etmiş Müslümanlar’a da ulaştı. Bir kısmı orada kalıp, bir kısmı Mekke’ye hareket etti. Sonra, Cenab-ı Allah, Peygamber’e, “Benim indirmediğim şey söyledin!” dedi. Resûlullah üzüldü, Allah’tan korktu. Bunun üzerine Allah bu âyeti (Hac, 52) indirerek onu teselli etti, Şeytanın ilka ettiğini neshetti” (Taberî, 27/187-188).

Elbette bunlar bir müslüman açısından kabul edilebilir değil. Zira anlatılanlar Kuran’da tarif edilen peygamber nitelikleri ile açıkça çelişiyor. En temel mücadelesini putlara karşı vermiş birinin bunları isteyerek söylemesi mümkün olmadığı gibi şeytanın da Kuran’a göre insanlar üzerinde böyle zorlayıcı bir gücü yok.Yine peygamberin sehven de böyle bir şey söylemesi mümkün değil. Fakat bu hikaye sadece müslümanlar için değil olayı tarafsız inceleyecek herhangi bir araştırmacı için de son derece saçma.

Hikayeye göre hz. peygamber “şeytan ayetleri”ni araya koymuş ve okumaya devam etmiş. Sonra da müşrikler “Şimdi Muhammed ile aramızdaki farklılıklar sona erdi” diyerek sevinmişler. Ayetler şöyle:

Necm 19-20: Gördünüz mü o Lat ve Uzza’yı? Ve üçüncüleri olan ötekini, Menat’ı.

Buradaki “Gördünüz mü?” ifadesi peşinden gelen şeyi reddetmek ve tahkir etmek için Kuran’da kullanılan bir kalıp.

Şeytan Ayetleri : Bunlar yüce kuğu kuşları (garanik) (tanrıçalar)dır ve elbette onların şefaatleri umulur.

Necm 21-23 : Demek erkek size, dişi O’na öyle mi? O zaman bu, insafsızca bir taksim! Bunlar (putlar), sizin ve atalarınızın taktığı isimlerden başka bir şey değildir. Allah onlar hakkında hiçbir delil indirmemiştir. Onlar ancak zanna ve nefislerinin arzusuna uyuyorlar. Halbuki kendilerine Rableri tarafından yol gösterici gelmiştir.

Çelişki çok açık. Önce putlar yeriliyor, sonra -sözde- övülüyor, sonra da tekrar yeriliyor. Bunu dinleyen o zamanın şüpheci, radikal ve şiddetli müşriklerinin kanmaları mantıklı mı?

Şimdi tetkik etmekte olduğumuz hikayeyi bize nakleden muhaddislerin sözlerine inanırsak, Müslümanlar birkaç Kur’ân âyetini alenen okurlarsa gayet şiddetli fena muameleye maruz kalıyorlardı. O halde Muhammed’in bütün Kureyşliler önünde koca bir sûreyi baştan aşağı okuması, Kureyşlilerin de ne söyleyeceğini bilmeden dinî bir dikkat ile kendisini dinlemeleri manâsız olmaz mı? … Muhammed hakiki bir devlet adamı idi, kendisinde gayet ince biri fikr-i siyasî vardı, insanlarla müzakerede, insanları idarede fevkalâde maharet sahibi idi. Üç puta karşı ibadeti muvakkaten kabul etmek gibi kaba hataların ondan sadır olması gayr-i kâbildir. Çünkü bu hareket geçmiş senelerin cesur çalışmalarını bir an içinde birden bire yıkmaya ve kendi kendisini mahvetmeye müsavi idi. (Caetani, İslam Tarihi, 2/264-265).

Hikayeye göre garanik vakasından sonra İsra/73-75 ile Hz. Peygamber azarlanmış. Daha sonra da Hac/52 ile teselli edilmiş ve “şeytan ayetleri” nesh (iptal) edilmiş. İşin garibi İsra Suresi, yani sözde “azarlama”, Habeşistandan dönüş olayından 5-6 yıl sonra; Hac Suresi, yani sözde “teselli” ve “iptal”, ise “azarlama”dan 2 yıl sonra nazil olmuştur. Herhalde şeytanın karıştırdığı ayetlerin düzeltilmesinin hemen yine Necm suresinde yapılması yerine 7-8 yıl sonra Hac Suresine yamandığı bu senaryoyu aklı başında kimse kabul etmez. Zaten bu ayetlerin ait oldukları surelerin akışı içinde bu şekilde anlaşılmaları da mümkün görülmüyor.

Aktarılanlar rivayet açısından da oldukça zayıf. Bir kere rivayetlerde İbn Abbas hariç hiç sahabe adı geçmiyor. Yani hiç peygamberi görmemiş kişiler olayı aktarıyor. İbn Abbas da olay esnasında 2-3 yaşında. Rivayetlerde şeytanın sözü 15-16 farklı şekilde naklediliyor. Hz. Peygamberin durumu ise bazen uyuklarken, bazen namaz kılarken, bazen de Kureyş Kulüplerinde vs. şeklinde 10-11 farklı şekilde nakledilmiş. Rivayetlerin bu kadar farklı olması, hikayenin uydurma olduğunun açık delili.

Sahih hadisleri rivayet eden hiç bir kitabın bunu nakletmemesi, hiçbir sikanın bunu sahih ve muttasıl bir senetle rivayet etmemesi, çürüklüğünü göstermeye kâfidir. Nakledenler, sadece tuhaf şeylerle oyalanmayı âdet edinen bazı tefsirciler ile tarihçilerdir. (Kâdî İyad, Eş-Şifa, 2/111).

Bazı hadisçilerin ne bulurlarsa toplamaları sebebiyle bu zayıf hikaye bazı kitaplara girmiş olabilir. Ya da “nesih” konusunda bir örnek arayan bazı tefsirciler yüzünden. Hatta Batılı bir araştırmacı, John Burton, hikayenin “nesih” tartışmalarında kanıt olarak kullanılmak üzere bizzat müslümanlar tarafından uydurulmuş olabileceğini söylüyor.

Hikayede bahsi geçen, Necm Suresi okunurken müşrikler dahil herkesin secde etmesi vakasını genelde hadislerine güvenilen Buhari de naklediyor. Bu Kuran’ın bir mucizesi olmuş olabilir. Eğer böyleyse garanik kıssası bunu kamufle etmek için uydurulmuş demektir. Ya da Müşrikler kendi Tanrılarına secde etmiş de olabilirler. Her halukarda bu rivayeti garanik kıssasıyla birleştirmek, yukarıda anlatıldığı üzere, oldukça temelsiz ve muhtemelen art niyetli. Aynı şekilde bu kıssayı Hac sûresi ile birleştirmek de. Zira Mekke’de ilk nazil olan sûrelerden bulunan Necm sûresi ile, bir kısmı Medine döneminin başlangıcında, bir kısmı Mekke döneminin sonlarında inen Hac sûresi arasında pek uzun bir zaman var.

Konu ile ilgili daha ayrıntılı bilgi edinmek isteyenlere yazıyı hazırlarken faydalandığım Prof. Suat Yıldırım ve Dr. Murat Kayacan’ın makalelerini ve wikipedia’yı tavsiye ederim. (1,2,3)

İşte Saman Rüşdi’nin bahsettiği “şeytan ayetleri” hikayesi bu kadar uyduruk temellere dayanıyor. Kitaptaki tek hakaret bu da değil. Örneğin kitapta fahişelere Hz. Peygamberin eşlerinin isimleri verilmiş. Fakat ne yazıkki İslam Dünyasından yükselen bazı tepkiler bu alçakça iftira ve küfür karşısında bizi haklıyken haksız konuma düşürdü. Örneğin 89 Şubatında kitabı protesto eden binlerce insanın İslamabad’daki Amerikan büyükelçiliğine saldırması sonucu 6 insan öldü. Romanı satan kitabevleri saldırıya uğradı. Ancak en vahimi şüphesiz Ayetullah Humeyni’nin 14 Şubat’ta yayınladığı Rüşdi’yi ve kitabı yayınlayanları öldürmenin her müslümanın görevi olduğunu söyleyen fetva idi. Bu fetva üzerine yazar ve çevirmenler birçok defa saldırıya uğradı, 91 yılında Japon çevirmen öldürüldü. Bunun üzerine Japonya’daki Pakistanlılar Birliği çok mutlu olduklarını açıklamışlar.

Daha yeni, karikatür krizi esnasında Hizbullah lideri Hasan Nasrallah “Eğer İmam Humeyni’nin fetvası yerine getirilseydi kimse buna cesaret edemezdi, peygamberlerinin onuru için canlarını feda etmeye hazır milyonlarca müslüman olduğundan eminim” dedi. İslam dünyasında bazı şeylerin yanlış gittiği çok açık değil mi?

Ayetullah Humeyni’nin muhtemelen siyasi amaçlarla verdiği ölüm fetvasının islami açıdan dayanıksız olduğunu da belirtmek gerek. En sert fıkhi yorumlar bile tüm müslümanları bir adamın üzerine salmayı mümkün kılmıyor. İslami literatürde dinden dönenlerin öldürülmesine dair dayanaklar bulmak mümkün olsa da bugün birçok ilahiyat uzmanı dinden dönenleri cezalandırmayı islami bulmuyor. Bu başka bir yazının konusu olduğu için ayrıntıya girmiyorum.

Şeytan ayetleri vakası müslümanların ölçüsüz tepkileri nedeniyle İslam’ın imajını bir kez daha yaralarken Salman Rüşdi’ye de haketmediği ün ve prestiji sağladı, ve bir anlamda kimliğini belirledi. Bu yüzden verilen ödülün sadece Rüşdi’nin edebiyata katkılarıyla ilgili olduğunu söylemek pek makul değil. Nuray Mert ödülün arka planına dair şunları söylüyor:

Bu, sıradan bir ödül değil, siyasi bir tavır. Hem mesele, sadece İslam merkezli çatışma ortamına körükle gitmek ötesinde, İran’ın hedef olduğu bir çekişme içinde, İran’daki rejime dikkat çekme çabası. Bunu görmemek için aptal veya çok tarafgir olmak gerekir Dahası, İngiliz Dışişleri Bakanlığı sözcüsünün, ‘Bu ödülün bu kadar tepki yaratacağını düşünmediklerini’ belirtmesi kötü bir şaka gibi. Ve dahası, ödülün siyasi bir yönü olmadığını vurguladıktan sonra, ‘Tam tersine, Bombay doğumlu bir yazar olduğu için, aslında Biritanya-Asya ilişkileri açısından olumlu bir adım’ olacağını düşündüklerini açıklaması, fazlasıyla alaycı bir yaklaşım. Sanki, dünya çapında bir krizin kahramanından değil, Bombay doğumlu sıradan bir yazardan söz ediliyor Ayrıca, Rüşdi, İslam bir yana, içine doğduğu kültüre son derece olumsuz bakan biri. 1999′da bir İngiliz magazin dergisine verdiği röportajda (Tatler, Mayıs 1999), “Küçük yaşlardan beri Doğu bilgeliği denilen şeyin at pisliği olduğu duygusu içindeyim” demişti. Doğu bilgeliğinden kastettiği, sadece İslam değil, daha çok Hint alt kıtası ve ötesinin Hindu ve Budist geleneğiydi.

Bu kadar da değil, Salman Rüşdi, son beş yılda, Afganistan ve Irak müdahaleleri ve ABD dış politikasına tam destek vermiş, karşı çıkanları ağır biçimde eleştirmiş bir isim.

Rüşdi 2005 yılında da “Kuran kusursuz bir rehber değil, tarihi bir metin” demişti. Tüm bunları birleştirdiğimizde, İngilizlerin aslında neyi desteklediklerini rahatça görebiliyoruz.

Şunu da not etmek lazım ödülü alacaklar bağımsız bir komite tarafından belirleniyor, kraliçenin ise sadece sembolik bir rolü var. Eleştiriler üzerine İngilizlerin açıklaması ise şaka gibi : “bu ödül ülkemizdeki müslümanları onurlandırma arzumuzun bir parçası”.* Batılılar için müslümanların dinsiz olanının makbul olduğunu ve onların el üstünde tutulduğunu birkez daha anlıyoruz.

Rüşdi’nin ödüllendirilmesine cevaben Pakistanlı bir grup din adamı Usame bin Ladin’e “Seyfullah” yani “Allah’ın kılıcı” ünvanını verdiklerini açıkladı. Bir yazara cevaben bir terörist. Ne kadar açıklayıcı değil mi?

İslam ve Batı dünyası arasında karşılıklı düşmanlık, nefret ve korkunun belki de hiç olmadığı kadar arttığı, dolayısıyla karşılıklı anlayış ve iyi niyete en çok ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde İngilizlerin bu provoke edici, köprüleri yıkıcı hamlesini anlamakta zorlanıyorum.

 

 Derin Düşünce nedir?

Sitemizde siyasetten tarihe, kadın haklarından felsefeye, sanattan bilime kadar bir çok konudan bahsediyoruz. Ama zaman zaman da kendimizden söz ediyoruz. Derin Düşünce nedir?  Sitenin geçmişi, geleceği, ortak projeler, yazar olmak isteyenlere öneriler, okunma istatistikleri… Derin Düşünce’nin bir kimliği, tarihi ve kendine has “yaşam” tarzı var. Eğer aramıza yeni katıldıysanız bu kitap “yöre halkına” kaynaşmanızı kolaylaştıracaktır :)

 Liberalizmin Kara Kitabı

Liberalizm asırlardır bir çok aşamalardan geçmiş, tarihi olaylarla kendisini imtihan etmiş bir düşünce geleneği. Değişmiş yanları var ama sabitleri de var. Bu sabitlerin içinde liberalizmin tehlikeli yönleri hatta YIKICI UNSURLARI da var. Bunları ortaya çıkarmak için “doğru” soruları sormak ve liberal perspektifte kalarak yanıt aramak gerekiyor… Büyük bir kısmı bu gelenekten olan düşünürlerin fikirlerinden istifade ederek liberalizmin kusurlarını ele alıyoruz bu kara kitapta: Adam Smith, Mandeville, John Stuart Mill, Hayek, Friedman, Röpke, Immanuel Kant, Alexis de Tocqville, John Rawls, Popper, Berlin, Mises, Rothbard ve Türkiye’de Mustafa Akyol, Atilla Yayla, Mustafa Erdoğan… Liberallere, liberalimsilere ve anti-liberallere duyurulur. Buradan indirebilirsiniz.

Maymunist imanla nereye kadar?

Evrim ve Big Bang gibi konular genellikle sağlıklı biçimde tartışılmaz. İdeoloji ve inançlar, felsefî tercihler bilim-SELLİK maskesiyle çıkar karşımıza. Özellikle evrim tartışmaları “filanca solucanın bölünmesi” veya falanca Amerikalı biyoloji uzmanının deneyleri etrafında döner ve bir türlü maskeler inmez. Madde ve o Madde’ye yüklenen Mânâ maskelenir… Oysa perde arkasında tartışılan başkadır. İnsan’a, Hayat’a dair temel kavramlardır. Sadece et ve kemikten mi ibaretiz? Yokluktan gelen ve ölümle yokluğa giden, çok zeki de olsa SADECE VE SADECE bir maymun türü müdür insan? BİLİM DIŞINDA bir insanlık yoksa Aşk yoksa, Sanat yoksa, Güzellik yoksa ve Adalet yoksa Hayat‘ın anlamı nedir? Aşık olmak hormonal bir abartıysa, iyilik enayilikse, neden birbirimizin gırtlağına sarılmıyoruz ekmeğini almak için? Neden bir çocuğa tecavüz edilmesi midemizi bulandırıyor ve neden fakir bir insana yardım etmek istiyoruz? Taj Mahal’in, Ayasofya’nın, Notre Dame de Paris’nin değeri bir arı kovanı veya termit yuvasına eşdeğer ise, Mesnevî boşuna yazıldı ise neden Hitler’i lanetliyoruz ve neden Filistin’de can veren bebeklere üzülüyoruz? Maymun olmanın (veya kendini öyle sanmanın) BİLİM DIŞINDA, psikolojik, siyasî, ahlâkî, hukukî öyle ağır sonuçları var ki…  Evrim senaryosunu kabul etmenin etik ve siyasî neticeleri ve evrimciliğin etimolojik değeri … Derin Düşünce’nin yorumcuları tarafından konuşuldu. Biz de bu sebeple söz konusu iki tartışmayı 116 sayfalık bu kitapta topladık. Buradan indirebilirsiniz.

Trackback URL

  1. 60 Yorum

  2. Yazan:snowqueen Tarih: Jul 2, 2007 | Reply

    sayin volkan serin,
    bir insan elbette ‘kuran kusursuz bir rehber degil, tarihi bir metin’ diyebilir, bu ne haklidir ne da haksiz.
    nerden baktiginiza göre degisir.

    ‘seytan ayetleri’ konusunun sonradan uydurulmus oldugu ya da celiskileri hakkinda burada çok daha uzun bir yazi yazabilirsiniz ama
    bu islamiyetin kendinden önceki pagan dönemle olan iliskisinin yok sayilmasinin üzerini örtemez.

    Salman rüsdi belki sig biridir belki islam fobisi yasiyan bati(bati derken hangi bati bu da ayri bir soru) tarafindan basi oksanan bir ufakliktir. Ama o bahsettiginiz “bati” bile hristiyanlik öncesi dönemden bu kadar korkmamaktadir.
    Antik yunan ve roma olmadan bir rönesans düsünebilirmisiniz?
    Oysa islam dünyasi m.s.600 senesinde yasam baslamis gibi davraniyor. Burada bir özelestiri göremiyorum nedense?

    Postmodernizm bu noktada ne kadar ise yaradi degil mi? Negatif özgürlüklerin kilifi, muhafazakarligin zirhi oldu.

  3. Yazan:Alalade Tarih: Jul 2, 2007 | Reply

    Postmodernizm bu noktada ne kadar ise yaradi degil mi? Negatif özgürlüklerin kilifi, muhafazakarligin zirhi oldu.

    Nasıl yani? Özgürlükler sadece sekulerlere göre mi ayarlandı?

    İslam’ın kendinden öncekiyi “yok saydığı” iddiası ise deli saçması bir cehalet olsa gerek.

    İnsan atıp tutmadan önce en azından İslam’ın teolojisi ile yaşam tarihine bakışını, dönemindeki Hristiyan Yahudi ilşkilerini ve arap yöreselliğinin ritüellerdeki dönüşümü inceler.

    İslam felsefesine ait ilaç için bir tane kitap okur, İslam düşünürlerine göre Aristo’nın pisagor’un, Sokrat’in, Mani’nin, Zerdüşt’ün, Konfiçyus ve Buda’nın ne anlama geldiğini okur.

    Bu internet iyi birşey ama klavyeyi eline alan saçmalayınca bilgi kirliliği oluyor.

  4. Yazan:blue Tarih: Jul 2, 2007 | Reply

    sayın snowqueen,

    Değerli uyarılarınızı kendi adıma dikkate alıyorum. İslam öncesi putperestlik ve İslam ilişkileri konusunda tavsiye edebileceğiniz bir eser var mı?

  5. Yazan:snowqueen Tarih: Jul 2, 2007 | Reply

    muazzes ilmiye cig ve samuel noah kramer’in ‘sümerler’ hakkindaki yapitlarinin faydali oldugunu düsünüyorum.

    daha kapsamli paganizm incelemeleri için James Fraser “altin dal” i önerebilirim.

  6. Yazan:VolkanS Tarih: Jul 2, 2007 | Reply

    bir insan elbette ‘kuran kusursuz bir rehber degil, tarihi bir metin’ diyebilir, bu ne haklidir ne da haksiz.
    nerden baktiginiza göre degisir.

    evet haklısınız,
    S.R. nün bu sözünü bir ara-not olarak belirtmiştim.
    Müslümanların bu adama tepkisi bu sözünden kaynaklanmıyor, yoksa dediğiniz gibi böyle düşünen çok insan var ve olabilir.

  7. Yazan:T. Suat Demren Tarih: Jul 2, 2007 | Reply

    Volkan, eline zihnine sağlık. Konunun tüm yönlerini özetlemişsin.

    Garanik hadisesinin bu biçimde anlatılmasına sebep olan rivayetler hem çok çelişkili hem de çok çürüktür. M.İslamoğlu Garanik’le ilgili bir yazısında, İslam rivayet geleneğinin atmaya kıyamadığı bir uydurma rivayet sebebiyle bu tip iftiraların yapılabildiğini söylerek rivayet geleneğinin sorgulanması gerektiğine dikkat çekmişti.

    Selamlar.

  8. Yazan:VolkanS Tarih: Jul 2, 2007 | Reply

    Suat Abi,

    Teşekkür ederim.

    Evet hadis geleneğinin sorgulanması gerekiyor.
    Belki de yeni bir hadis metodolojisinin üretilip benimsenmesi gerekiyor. Fakat piyasada hadis diye dolaşan bir çok rivayet hadisçilerin geleneksel testlerini bile geçemeyecek kadar zayıf.

  9. Yazan:Pinar Tarih: Jul 2, 2007 | Reply

    çok dengeli ve temkinli bir yazi olmus, tipki DD kalitesindeki yorumlar gibi.

    Volkan Bey’e tesekkurler.

  10. Yazan:Cengiz Cebi Tarih: Jul 2, 2007 | Reply

    Volkan Bey,

    1988 yılında yayınlanan Şeytan Ayetleri romanı özetle Hz. Muhammed’in okuduğu Kuran’a şeytan tarafından putlara övgüler karıştırıldığı iftirasını içeriyordu.

    Bunu neden bir iftira olarak nitelediğinizi anlayamadım. İftira, bir insana işlemediği bir suçu atfetmek olduğuna göre burada sanki bir iftira yok gibi.

    Ben Salman Rüştü adlı kişiyi tanımıyorum. Herhangi bir yazısını da okumadım. Taberi bir hadis kitabı bildigim kadarıyla. Bir kimse bu kitaptaki hikayeyi kendi inancını desteklemek amacıyla kitabında kullanabilir. Siz de hikayenin “makul olmadığını” savunabilirsiniz.

    Salman Rüştü suçlu mudur?

  11. Yazan:T.Suat Demren Tarih: Jul 2, 2007 | Reply

    Cengiz Bey,

    İftira, bir insana işlemediği bir suçu atfetmek olduğuna göre burada sanki bir iftira yok gibi.

    İşte bunun için iftira diyor ya Cengiz bey..

    Çelişkili ve çürük bir rivayet üzerinden bir hikaye uyduruluyor.

    Elbet bir kişi böyle bir hikayeden kendi inancına destek için kotarma yapabilir.

    Ama bunu yaparken rivayet sıhhati açısından tüm sahih kaynaklarca “uydurma” olarak nitelendirilen, ortantalis Ceatini’nin bile ciddiye almadığı (Ki en garazkarlarından birisidir) bir hadiseyi “gerçekmiş” gibi lanse ettiğinde ve bunu da ex müslüman sıfatı ile yaptığında “iftira” atmış olur.

    Rusdu’nün elinde iddiasını ispatlayacak yeterli delil var mı? Yok.

    Volkan bey de bunun yanlışlığını göstermiş zaten.

    Selamlar.

  12. Yazan:T. Suat Demren Tarih: Jul 2, 2007 | Reply

    Volkan,

    Fakat piyasada hadis diye dolaşan bir çok rivayet hadisçilerin geleneksel testlerini bile geçemeyecek kadar zayıf.

    Kesinlikle haklısın. Pek çok hadis klasik yöntemlerle bile elenir.

    Aslen elenmiş de denebilir çünkü hadislere derece verilmiştir bilindiği gibi. Fakat zamanla bu derecenlendirme flulaşmış çok zayıf ve çelişkili rivayetler bile sadece “rivayet” olduğu için derecesi ikinci plana atılarak kabul görmüş ve bu sorun ortaya çıkmış.

    Geleneksel metod olan ravi zincirinin sağlamlığı yanında metin sağlaması denilen ve Kur’an ile sağlama yapılmasını öneren bir yaklaşıma ihtiyaç var.

    Bu konuda iyi bir isim Hayri Kırbaşoğludur. Bu konudaki kitabı:

    Alternatif Hadis Metodolojisi

    Rivayet konusunda sorunun ne zaman çıktığı ya da çıkmaya başladığı ile alakalı olarak şu esere bakılabilir:

    Hz. Aişe’nin Sahabeye Yönelttiği Eleştiriler

    Bu gibi konulara ilgili herkesin okumasını tavsiye ederim.

  13. Yazan:Mehmet Yilmaz Tarih: Jul 2, 2007 | Reply

    iftira ve küfür gibi kavramlarda belirli bir karmasiklik yasaniyor kanimca.

    Mesela bir peygamberin PEYGAMBERLIK görevini iyi yapmadigini söylemek hiç bir dine inanmayan, disaridan bakan biri için “sadece” bir iddia. Ama o dinin mensuplarinin gözünde bir iftira oluyor.

    Küfür de böyle. ALLAH’in varligini sorgulayan bir ate müslümanlarin gözünde “kâfir – küfreden” oluyor ama nezaket çerçevesinde yapildiktan sonra ortada bir hakaret durumu yok gerçekte.

    Elbette Rushdi bu romani yazarken kalp kiracagini ve insanlari kiskirtacagini biliyordu ama müslümanlar da herkesin
    Islâm’a uygun davranmasini bekleyerek hata ediyorlar.

    Birden fazla kavrama ayni kelimeyle ad vererek yaptigimiz bu hata biz müslümanlari kiskirtilmasi kolay bir kitle haline getiriyor.

    Bundan 20 yil kadar öncesinde Papalik Hz Isa ilgili herseye acayip tepki veriyordu. Yazarlari, yönetmenleri afaroz ediyordu. Bu sebeple Hz Isa’yi bir sekilde her romana filme karistirmak satislari artiran bir unsurdu.

    Papalik bundaki yanlisi gördü. Simdi edebiyat dünyasinin becereksiz-kompleksli yazarlari Islam’i hedef aldilar. Iran’dan da bir fetva çikti mi Nobel edebiyat almis gibi oluyorsun!

    “Akli olan için bunda isaret çoktur” :)

  14. Yazan:VolkanS Tarih: Jul 2, 2007 | Reply

    Mehmet Bey,

    Aynı fikirdeyim. islam dünyası böyle şeylere fazla ve yanlış tepki veriyor. Humeyni fetva vermeseydi, kitaplar yakılmasaydı bu adam bu kadar bilinir miydi?

  15. Yazan:Cengiz Cebi Tarih: Jul 3, 2007 | Reply

    Suat Bey,

    Bu ‘iftira’da suçlanan (iftira atılan) kişi kim ve atfedilen suç ne?

    Sonra bu hikaye “islami” bir kaynakta yer almış. Salman Rüştü örneğin “Taberi’nin aktardığına göre…” diye bir kayıt koysaydı ne diyecektik?

    Yorum yerine soru yazıyorum ama :)

  16. Yazan:T. Suat Demren Tarih: Jul 3, 2007 | Reply

    Cengiz bey,

    Yorum yerine soru yazıyorum ama :)

    Ee, ama böyle olmuyor ama.. :-)

    Efendim Rushu konuyu bu biçimde işlemiyor, ki bazı islam kaynaklarında bile Taberi’de söyle geçer…” diye bahsedilir.Bu nesnel bir tespit olarak görülebilir.

    Ama Rusdi bunu yapmıyor yapmadığı gibi bu uyduruk konuyu ele alan bir roman yazıyor ve roman bu temele oturuyor; ismi de Şeytan Ayetleri.. Kızgınlıkta buradan kaynaklanıyor.

    [ Roman okunduğunda bu eksenden hareketle Hz.Muhammed'in ve İslamiyet'in nasıl aşağılandığı da görülebilir.]

    Selamlar.

  17. Yazan:Tansel Güçlü Tarih: Jul 6, 2007 | Reply

    Suat abi,

    İyi de neticede bir roman. Öyle bakmak lazım biraz da. Bir kurgu. Rüşti’nin kendi kurgusu. Zannedersem gerçekliği açıklamak gibi bir niyet üzerinden hareket etmiyor. Hani Picasso’nun küplerden üçgenlerden kedisindeki hikayesi gibi. Dolayısı ile burada bir terslik göremedim ben. İddialı değilim ama bildiğim bu. Yanılıyor muyum?

  18. Yazan:VolkanS Tarih: Jul 6, 2007 | Reply

    Tansel Bey,

    Haklısınız islam dünyası bu romanı fazla ciddiye aldı. Olayların doğurusunu açıklayıp kınamak yeterli olurdu. Fakat Saman Rüşdi’nin de sütten çıkmış ak kaşık olmadığı açık. fahişelere peygamber eşlerinin isimleri verilmiş. Özellikle kışkırma niyetiyle yazmış kitabı. Ve başarılı da olmuş. Bugün genç manken sevgilisiyle o partiden bu sempozyuma akıyorsa büyük oranda şeytan ayetleri sayesindedir.

  19. Yazan:T. Suat Demren Tarih: Jul 6, 2007 | Reply

    Volkana tamamen katılıyorum.

  20. Yazan:ecem nida Tarih: Mar 24, 2008 | Reply

    bence bu kitabı yazan adamı bulup idam etmektir en güzeli resmen salman ruşti bizim dinimizle dalga geçmiştir ve hristiyanlara karşı negatif davranmamıza sebep olmuştur söyleyin bakalım bu adam kimlere güvenipte bu kitabı yazma hakkına sahip oluyor anlamış değilim
    eğer benim düşüncelerime sizde katılıyorsanız ecem nida diye kendinizi tanıtın ve katılıyorum yazın lütfen:S

  21. Yazan:AYŞE Tarih: May 3, 2008 | Reply

    seytan ayetleriyle ilgili bir seyler ögrenmek amacıyla arastırma yapıyım dedim ve sizden önce baktıgım sayfa da kafamda bir inanan olarak soru isaretleri olustu yazınızla kafamda ki soru isaretlerinizi yok ettiginiz için tesekkürler.Su da bir gercekki insanlar kim ne söylerse söylesinler inanmak istediklerine inanıyorlar.yazınızı izninizle kendi siteme ekliyorum.

  22. Yazan:pınar Tarih: Jun 1, 2008 | Reply

    sayın snowqueen,
    sözlerinizde ne kadar da haklısınız, dogmatizmi eleştirenler ya da gerçeğini göstermeye çalışanlar hep benzer tepkiler almıştır zaten
    kutluyorum sizi

  23. Yazan:mithat Tarih: Jun 19, 2008 | Reply

    çok güzel konuşuyosunuz;
    özgürlük,demokrasi,dogmatizme karşılık,özeleştiri
    ben sizse şundan bahsetmek istiyorum.
    insanların dini ,milli,ve benzeri şekilde en değer verdiği olguları sorgulamak ve aşağılayacak duruma sürüklemek ne kadar doğru ..
    bunun kararını siz değerli arkadaşlarımıza bırakıyorum.
    benim kanaatim şu ki çok büyük bir oyun var ve bizimde bu oyunun bir parçası olmamız isteniyor.
    tıpkı şeytan gibi öyle bir yerde hiç ummadığımız şekilde çıkıyorki karşımıza onun şeytan olduğu aklımıza bile gelmiyor…
    saygılarımla tym1.8

  24. Yazan:mustafa Tarih: Jun 26, 2008 | Reply

    Belki Salman Rüşdi bey Seytanla iletişime geçmiş ve ondan bu konuda bilgi almıştır peygamberimizin aldığına dair iftirada bulunuyorsa olamaz mı ?????
    sonucta maneviyat herkesin içinde kaymalar yaşayabileceği buzdan bir yol yorumlarınızı bekliyorum arkadaşlar

  25. Yazan:karuntahta Tarih: Jul 10, 2008 | Reply

    snowqueen çok yerinde saptamalarda bulunmuş.

    Sözgelimi;

    “bu islamiyetin kendinden önceki pagan dönemle olan iliskisinin yok sayilmasinin üzerini örtemez.”

    Saabileri mutlaka araştırın. İslam öncesi Hanifler’in yazdıkları şiirlere bakın. Göreceksiniz ki Kuran aslında kendisinden önceki pek çok inançtan derin izler taşıyor. Hac, Şeytan taşlama, Kabe’yi tavaf etme ve Hacer-ül Esved’i öpme gibi putperest ritüeller İslam’da da sürdürülmüştür. Arap putperestlerin kolayca müslüman olmalarının sebebi belki sadece budur…

  26. Yazan:Aziz Yılmaz Tarih: Jul 11, 2008 | Reply

    Epey bir zaman geçmiş yazının üzerinden.Fakat benzerlerine her zaman rastlayabileceğimiz türden bir konu olduğundan ben de bir iki cümle yazayım dedim.

    Evet,Salman Rüşdi’nin muadillerine bir çok yerde rastlamak mümkün.Düşünceleriyele bir şey üretmek,insanlığa katkı sunmayı hedeflemek yerine saçmalamayı marifet sayanların sayısı hiç de az değil.Ama tabi bunların hepsi Rüşdi gibi büyük(!)hedeflere ulaşma şansına sahip olamıyor.Fakat bir şekilde kendilerini tatmin edecek küçük adacıklar tesis etmekle meşguller.Bence çok da abartmamak gerekir.Zira dünyaları bencil egolarını tatmin etmekten ibaret olan bu anlayışların beslendiği yegane kaynak,birilerinin bunu tartışıp konuşmasıdır.İnsanlar tepki gösterdikçe onlar amaç ve hedeflerine ulaşırlar.İslam alemi bu kadar tepki göstermeseydi Rüşdi’nin kitapları bu kadar satacak mıydı?Hiç sanmıyorum.Dolayısıyla bu abartılı tepki sayesinde kasasını doldurmuş ve ona haketmediği ünü getirmiştir.

    Ayrıca son olarak belirtmek istediğim bir konu daha var.İslam inancına ve bu inancı oluşturan değerlere her fırsatta tahammülsüzlüklerini dile getirmekten kaçınmayan;özgürlükçü geçinirken başörtüsü gibi doğal bir giyim tercihini rejim tehditi olarak algılayan kesimlerin Rüşdi’nin incilerine gösterdikleri tolerans dikkate değerdir.Bence öncelikle,aramızda dolaşan kendi Rüşdi’lerimize bakmamız gerek.

  27. Yazan:eyüp ensar Tarih: Jul 17, 2008 | Reply

    hiç kimse üstünde bulunduğumuz taş parçasının buraya nasıl geldiğini bilmiyor.

  28. Yazan:ayhan Tarih: Mar 5, 2009 | Reply

    Volkan serin arkadasın sözlerine kesinlikle katılıyorum ve böyle bir araştırma yaptığı içinde kendisini tebrik ediyorum.İnsanların akıllarına ve kalplerine şüphe tohumu ekmek isteyenlere karşı çoık başarılı bir açıklama yapmış.Konuya gelince birincisi Hz. Peygamberın böyle bir hatayı yapmayacak kadar tüm hayatı boyunca akıllı ve dikkatli yaşaması ve Allah Tealanın insanların kalbine şüphe düşürecek böyle bir olaya izin vermeyecek olması bence böyle bir olayın gerçekleşmediği adına en büyük delildir..İkincisi şeytan Allah tarafından lanetlenmiş olup Hz. peygamberin yanına yaklaşmasının yasaklanmış olmasıdır ki hatta Hz. Peygamberin yanında bulunan bazı insanlara dahi korkusundan yaklaşamamış olması büyük İslam Alimleri tarafından her zaman söylenmiş olmasıdır.
    Olayın bir başka boyutuda elbetteki böyle olayları provekiye zemin hazırlanmak istenip insanlar arsında kavgaların çıkmasını sağlamaktır.Nitekim gerek ingiltere tarihi boyunca gerekse Saman Rüşti hayatı boyunca sadece insanların birbirine girmesini dolaylı yollarla isteyip insanların nefretlerini kazanmnışlardırve unutulmamalıdırki ülkemizde dahi böyle olaylar çoğu zaman yaşanmıştır.Örneğin Aziz Nesin(kendisi eleştirmek için söylemiyorum) saman rüştinin şeytanın ayetleri kitabını çevirip ve din aleyhine radikal söylemlerde bulunup tarihimize sivas kaliamı olarak geçen olayın temelini hazırlayan kişi olmuştur.Belki bu olayı düşünce özgürlüğü olarak düşünen insanlar olabilir.Onlarada bu katliamda ölen 37 insanı hatırlatmak isterim. İnsanların ölümüyle sonuçlanan hiç bir şey düşünce özgürlüğüyle savunulamaz. Çünkü temelde insanların en büyük hakkı olan yaşama özgürlükleri onların ellerinden alınmış olunuyor.herkese saygılarımı sunarım selametle…

  29. Yazan:ibrahim toraman Tarih: Mar 11, 2009 | Reply

    arkadaşlar bazıları bunun saf bir iddia olduğunu ileri sürüyor romanın hangi olaylar sırasında yazıldığına nerde yazıldığına akabinde gelişen olaylara bakıldığında müslüman olmayan birinin iddiası mı yoksa şeytanca bir iftiramı olduğu anlaşılıyor

  30. Yazan:Levent Cetin Tarih: Mar 11, 2009 | Reply

    O kitabi yazmadan once ismini duymustum Rushdie’nin. Bir edebiyatci arkadasim “Ingiliz dilini en iyi kullanan yazarlardan biridir” diyordu. Ben de bir iki kisa oykusunu okuyup begenmistim o zamanlar.
    Yaptiklari kasitli olabilir, niyeti kotu de olabilir, ama ucuncu sinif yazar oldugunu hic dusunmedim dogrusu. Neden kemalistlerin Orhan Pamuk’a baktigi gibi bakmak zorunda olalim ki bu olaya?

  31. Yazan:Ege Tarih: Apr 23, 2009 | Reply

    . Çünkü temelde insanların en büyük hakkı olan yaşama özgürlükleri onların ellerinden alınmış olunuyor.herkese saygılarımı sunarım selametle…

    Nasıl bir mantık gütgünü anlamak mümkün degil ölmek istemiyosan özgürlügklerini savunma diyorsun benimkafamdaki düsünceler beni baglar baskasını baglamaz aziz nesinin kitabı türkceye cevirmesyle müslüman kardeslerimizi kaybetcegimiz korkusumu var öle bir korku varsa zaten bunu okuyan gercekten bir müslümansa dogruluk payı olmuyacagını anlar .. kitaba gelirsekte her kez istedigini yazabilir cünkü onun düsüncüleri onu baglar kimseyi baglamaz salman hursit onu yazdıysa sizde onun öne sürdükleri teorileri yada söylentileri cürütcek seyler yzarsınız bu is insaları asmakla olmaz … yada yakmakla !!

  32. Yazan:sadik Tarih: Apr 24, 2009 | Reply

    Maalesef uzucu ama rusdi olayindaki tahammulsuzlugu karikatur krizinde de gorduk. Islamin en azindan su anda algilandigi bicimiyle bir hosgoru sorunu var. Yoksa hosgorulu bir din nasil olur da o karikaturlere karsi cikabilir. Bence asil soru su, bu din kendini reforme edebilecek mi yoksa tarihin coplugune mi gidecek bir kac yuzyil sonra. Bazi aydinlar ikincisinin olacagini zira kuranin icine toleranssizligin sindigini savunuyorlar ama umarim ki ilk secenek olur.

    saygilar.

  33. Yazan:eg Tarih: Apr 24, 2009 | Reply

    sadik bey,
    bakın sorun hoşgörülü olmak ya da olmamak sorunu değil. ben kendi şahsıma o karikatürleri de rüşdi’nin sözü edilenkitabını da ciddiye almam (rüjdi’nin geceyarısı çocukları romanını bir başyapıt olarak görsem de…). ancak sorun ciddiye alınıp alınmaması sorunu değil. sorun batı liberalizminin geldiği bu önü alınamaz hoyratlıktır. bu hoyratlık “ben herkese küfür ederim düşünce özgürlüğüm var” hoyratlığıdır. evet ben o karikatürleri de o kitabı da zerre önemsemedim. keşke müslüman dünyası da hiç önemsemeyip üç kuruşluk insanları batı nezdinde fikir kahramanı yapmasaydı. ama bu düşüncem liberal batının ne kadar hoyrat olduğunun, kutsallara karşı (ve genelde birlikte yaşamak zorunda olduğu modern toplum yapısına entegre edemediklerinin inançlarına karşı) ne kadar vahşi olduğunu gözden kaçırmama da sebep olmuyor. ben, ne Hz. isa’ya, ne hz. musa’ya, ne buda’ya, ne lao tzu’ya hakaret edemem…böyle birşeydir demorkat olmak, böyle birşeydir müslüman olmak. yoksa “ben sana hakaret edebilirim, sen de bana et canım” tarzı yaklaşımlar dünya zaten yaşanmaz hale geliyor ve batı sisteminin entegre edemediğini vahşice gettolaştırması anlamına geliyor. eğer insanlar birlikte yaşayacaklarsa herşeyden önce “diğerinin” kutsallarına saygı göstermeyi (en azından küfür etmemeyi) öğrenmeliler. yoksa liberallerin yaptığı gibi “nasılsa benim bir kutsalım yok, o zaman ötekininkiyle de hoyratça dalga geçebilirim” tarzı bir anlayışla hiçbir problem çözülemiyor. çünkü bir insan sadece “kendisine” bakarak ötekini ne anlayabilir, ne de ötekiyle yaşayabilir.

  34. Yazan:eg Tarih: Apr 24, 2009 | Reply

    “Yoksa hosgorulu bir din nasil olur da o karikaturlere karsi cikabilir. Bence asil soru su, bu din kendini reforme edebilecek mi yoksa tarihin coplugune mi gidecek bir kac yuzyil sonra. Bazi aydinlar ikincisinin olacagini zira kuranin icine toleranssizligin sindigini savunuyorlar ama umarim ki ilk secenek olur.(Sadık)”

    vallahi dünya tarihi, dinleri tarihin çöplüğüne atmaya meraklı ideolojilerin (ve yandaşlarının) kendilerinin tarihin çöplüğüne gittiğine sıkça şahit oldu!

  35. Yazan:erkan Tarih: Jul 13, 2009 | Reply

    arkadaşlar bu konuda yada bazı konularda aklın yolu birdir öyle olmalıdır.. heleki konu islamsa yani kendi dinimizse hiç objektif bakamayız bakmamalıyız.. dine karsı söylenen söz yapılan işler geçiştirilmemelidir..din kutsal bir mevzudur ve bin sogulanıp bir iman etmek yerıne bır sogulayıp bin iman etmek gerekir.. dini burda siyaset gundemi gibi tartışmamak gerek.. son söz resulunde ve kurandadır fazlasınada gerek yoktur..

  36. Yazan:Mehmet Tarih: Jul 14, 2009 | Reply

    Şeytan ayetleri kitabıyla Kur-an Kerim’de putlara övgüler yağdırıldığını iddia etmek, bence Kur-an’a bir anlamda övgüdür. Kur’an ın indiği dönemden önceki dönemler incelendiğinde Kur-an’ın çok yeni bir şey olmadığı, geçmişten çok şey barındırdığı ve pek çok çelişkilerle dolu olduğu görülebiliyor ( şu yazarların eserlerine başvurulabilir ; Turan Dursun,İlhan Arsel, Arif Tekin ). Hal böyleyken putlara övgüler içerdiğini iddia etmek Kur-an’a en güçlü yerinden saldırıp onu yüceltmektir. Ki bu pekala Ortadoğulu teokratik yönetimlerin pek sevdiği bir şeydir. Çünkü dini kullanarak halk kitlelerini yönetenler bu tip dayanaksız, saçma eleştiriyi severler, çünkü kolayca cevap verebilirler, ve böylelikle din gündemden düşmez, onların istediği olur. Bence bu kitabı yazıp İslama saldıranların asıl amacı, gerçekte İslama saldırır gibi görünüp, oluşan bu kargaşa içinde Ortadoğu’da aydınlamanın belki bir 100 yıl daha ötelenmesine yardımcı olacak bir adım atmaktır. Kim nişan takıyor yazarına? İngilizler, Ortadoğu’yu kim paylaşıyor? ABD ve İngiltere, peki onlar nasıl halklar görmek isterler Ortadoğu’da? tabi ki din baskısı altında ezilmiş halklar.

  37. Yazan:Ekrem Senai Tarih: Jul 14, 2009 | Reply

    Mehmet bey,

    Acaba kurduğunuz komplo teorisine Turan Dursun, İlhan Arsel ve Arif Tekin de dahil olabilir mi? Bana cuk oturdu gibi geldi de.

  38. Yazan:özgür Tarih: Sep 25, 2009 | Reply

    Sivas katliamı Aziz Nesin’ in suçu öylemi?
    onun içinmi öldürmeye çalıştılar onu.
    Hani dinde hoşgörü!?…
    Adam oraya yazar olarak gelmiş.
    birazcık olsun sevgiyle baksan islamın ölüm değil sevgi ve hoşgörü üzerine kurulduğunu
    karşıt görüşlüleri bile
    eğer zarar vermiyorsa fizksel olarak islamiyete ,
    hor görmediğini fikrini doğru yola sokmaya çalıştığını davetlerle telkin etmeye çalıştını
    görmüş duymuş olman gerekir.
    kabaca kin ve nefretle ancak bilgisiz ve cahil kalırsın şeytan a hizmet edersin Cenab’ı Allah tan uzaklaşırsın.umarım bu olmaz.nezaket, sevgi ve mutluluk ile kalın

  39. Yazan:seyyide demirhan Tarih: Sep 25, 2009 | Reply

    Şeytan Ayetleri Vakasından sonra İslamiyet’i bu kadar sorgulayanlar okuyucuları tarafından bu kadar değiştirilen ve çoğaltılan Tevrat ve İncil’i de sorgulamdılar mı acaba?…

  40. Yazan:alperen aktaş Tarih: Sep 30, 2009 | Reply

    islamın başına halife olarak geçen muaviye nasıl oluda kuran tahrip etmez ehlibeyti katleden bu şerefsiz kuranı yakıp yıkmıştır eklemeler yaptırmıştır şu anki müslümanlık uydurmadır gerçek müslümanlık mevlanadır onun yoluna bakınca herşeyi anlaycaksınız şu an emevi anlayışı kaplamıştır heryeri bu anlayış yezitin muaviyenin yoludur onun için islam dünyası cehalete geri kalmışlığa mahkum olmuş kara cahiller ordusuna dönüşmüştür bu bizi köle durumuna sokmuştur

  41. Yazan:necati Tarih: Sep 30, 2009 | Reply

    Şu geçtigimiz ramazan ayında tekrar kuranın türkçe açıklamasını iki ayrı kitaptan okuyarak geçirdim.Dinimiz hakkında fikir yürütebilmek için herkesin bunu yapmasını istiyorum.Önce kendimiz okuyalım ögrenelim.Sonra fikir beyen etmek daha saglıklı olacaktır.

  42. Yazan:özgür Tarih: Oct 6, 2009 | Reply

    İslamiyet her soruyu cevaplamıştır.

    Sende aklını kullan o kullanıyor sende ona yazı yaz, kitap yaz kısas’a kısas yani
    Ama işine gelmezse aciz kalırsan aklı karşısında insan öldürürsün,
    cana kıyarsın.
    Buda cehaletden şeytan’a hizmet etmekdir.

    Herşeye kadir Allah hiçbir zaman cana kıymayın islamiyet’i korumak dışında diyor.
    ”benim dediklerimi yapın tek kurtuluş yolu budur” diyor.

    Adam yazar, yazmış inanmadığını söylüyor
    fakat sizi hiçbirşeye zorlamıyor.
    tutup öldürüyorsun yanındaki suçsuz günahsız insanları.Amacınada ulaşamıyorsun.Sağ kalıyor.

    O kadaaar dinsiz geliyor.onlarıda öldürün o zaman filistine gidin savaşın onlar açıkça savaşıyorlar, kuran-ı kerime göre dinsizdirler ama başımızdaki sizin görüşlerinizi savunanlar
    bunlara göz yumuyor anlaşma içine girip hemde
    silah anlaşması yapıyorlar.Bunları yapacak gücünüz yok.öldüremezsiniz milyonlarca insanı dimi.evet ama herşeye gücü yeten Allah’ım onlarıda sizide görüyor.kandırmayın insanları.
    burası dünya inananlarıda inanmayanlarıda herşeye hakim ALLAH değerlendirecektir günü gelince

  43. Yazan:advertiser53 Tarih: Jul 8, 2010 | Reply

    eğer kuranın kusursuz bir metin değil de tarihsel bir metin olduğunu ileri sürerseniz bu dine inanmak için hiç bir mantıksal sebep bulamazsınız..zira kuranın en büyük kozu tahrif edilmiş kitapları (bakara 140) doğrulayıcı (kuranda kullanılan amlam budur) olmasıdır..kurana tarihsel demek onun tüm kutsiyet dayanaklarını yerle bir eder..kuran şu anlamda ancak tarihseldir diyebiliriz…o dönem insanların yaşayışlarını dikkate almıştır..mesela kuranda domates ya da tütün geçmez çünkü o dönemde bunlar arap yarımadasında yoktu..insanın aklını kullanma cesaretinin başlamasıyla incilin bazı bölümlerinin gılgameşten araklandığını insanlar görebiliyor..ensest ilişkilerin yer aldığı erotik metinlerin bir kutsal kitapta yer alması (tevratın tekvin bölümü) artık insan aklına sığmamaya başlıyor..geriye kuranın mükemmeliyetçiğini derinden sarsmak için iftiralar uydurmak gerekiyor buna karşın sovalyelik nişanları veriliyor..işin kötüsü bizimkiler de bunlara kanıyor..bir arkadasım kuranın kutsal mı yoksa tarihsel mi olduğuna dair nerden baktığımıza bağlı gibi bir klam ediyor..ben de ona şunu söylüyorum..”HAKİKAT TARAF TUTMAZ”
    saygılar….

  44. Yazan:Cengiz Cebi Tarih: Jul 8, 2010 | Reply

    Bir kimse peygamberlerden ve kutsal kitaplardan nefret ediyorsa bu, söz ve davranışlarında da kendini gösterir.

    Salman Rüşdi’yi en azından açık sözlü olması bakımından takdir edebiliriz herhalde.

    Aferin Salman!

  45. Yazan:metin Tarih: Jul 9, 2010 | Reply

    Yazan:Cengiz Cebi Tarih: Tem 8, 2010 | Reply

    Bir kimse peygamberlerden ve kutsal kitaplardan nefret ediyorsa bu, söz ve davranışlarında da kendini gösterir.

    Salman Rüşdi’yi en azından açık sözlü olması bakımından takdir edebiliriz herhalde.

    Aferin Salman!

    Sizde mi dinsizsiniz yoksa provokatörsünüz

  46. Yazan:Ekrem Senai Tarih: Jul 9, 2010 | Reply

    Salman’ın yaptığı açık sözlülük değil. Başkalarını inciteceğini bile bile konuşana açık sözlü değil boşboğaz deniyor. Hele işin içinde çarpıtma ve menfaat varsa buna daha da başka bir sıfat bulmak lazım.
    Salman Rüşdi’den sonra İslam hakkında yazmak Amerika’da tutunmanın bir yolu oldu. “Ben eskiden müslümandım, İslam çok berbat, brütel bir din” diye ortaya çıkıp bir kitap yazıyorsun, seni bağırlarına basıyorlar, üniversitede kürsü veriyorlar, yolunu buluyor, geçimini sağlıyorsun. Hele bir de “beni öldürecekler, tehdit ediyorlar” diye iyice acındırırsan kendini gelsin ödüller, makamlar, paracıklar. Geçenlerde bir tanesinin foyası çıktı ortaya, ibretlik:
    http://www.fakeexmuslims.com/

  47. Yazan:advertiser53 Tarih: Jul 9, 2010 | Reply

    bazı arkadaşlarımız salman rüsdinin açıksözlülük yaptıklarını ileri sürüp onun takdir edilmesi gerektiğini düşünebilirler fakat kelimelerin manalarını kavrama doktasında ciddi hata içinde olduklarını bilmeleri gerekir.açıksözlülük, doğru olan bir şeyi kimse cesaret edemezken ortaya koymaktır.burada salman rüşdinin düşüncelerini kanıtlayan argüman var mı?YOK. ozaman salman rüşdinin yaptığına türkçede iftira, bunu yapan kişiye de müfteri denir.lütfen önce türkçeye olan hakimiyetimizi arttıralım ondan sonra fikir beyan edelim.bazı arkadaşlarımız da turan dursun, ilhan arsen gibi insanların düşüncelerini baz alıp salman rüşdiye hak veriyorlar.evvela ilhan arsel dediğiniz kişi bir hukukçudur ve arapçayı çok iyi bilmemektedir.eğer ilhan arselin din konusunda yazdıklarını dikkate alır ve ona inanırsanız hasta olduğunuzda da heralde fizik mühendisine baş vurursunuz.sayın arkadaşlarım şurası çok önemlidir.bu insanların yazdıklarını okudum yaptıkları hep aynı bir ayeti bağlamından çıkarıp farklı bir konuda hüküm veren başka bir ayet ile kıyaslarlar ve kuran çelişkilidir derler..oysa ikisinin de bağlamı farklıdır .geçen islama cevap diye bir sitede muhterem bir ayet bulmuş ayette hepiniz cehennemi göreceksiniz diye bir cümle geçiyor ve muhterem başlıyor yoruma müslümanlar bile cehenneme girecekse bu dine neden inanalım..oysa o ayetten önce hristiyanların yaptıklarını anlatıp bunu yapanlar anlamında o ayet söyleniyor..çok bilmiş de buna güman edip başlıyor incili övmeye.o yüzden tek ayete bakıp asla yorum yapmayın hatta mümkünse yorumu usta tefsircilere bırakın..ya da en azında o süre hakkında bilgi veren bir kuran alın..bazı insanlar sırf marjinal olmak için ateisim diyorlar ve her şeyi tesadüfle açıklıyorlar.ben bu tesadüfe de inanmak istiyorum ama bu aklın ve manlığın alamayacağı bir tesadüftür.10 üzeri 10 üzeri 123.yani 123 sıfırlı bir tesadüfe inanmamızı istiyor ateist kardeşler.yani bir kalemi yukarı fırlattığınızda kalemin ucu üzerine düşüp oyle kalması gibi bir şey hem de yer çekimi varken..lütfen biraz akıl biraz mantık..nu insanların ne evrewn hakkında ne de dünya hakkında iki gram bilgiye sahip değiller..ateist olacaksanız da en azından boş ateist oolmayın..

  48. Yazan:göktürk Tarih: Jan 2, 2011 | Reply

    KURAN KUSURSUZ BİR YOL GÖSTERİCİDİR. Entellektüel görünmeye çalışmak için korkarak yorum yapıyorsunuz bu yazar ve bu kitap Allah ve resulüne düşmandır.

  49. Yazan:Evren Tarih: Jan 3, 2011 | Reply

    Öncelikle yazıyı yazandan allah(c.c) razı olsun. kuran kusursuz bir rehber degil, tarihi bir metin’ diyen bir insan müslüman olamaz, müslüman olmayan insana görede kendi düşüncesi gayet normaldir nasilki müslüman olan insanın incilin değiştirilmiş olduğunu söyleyebildiği gibi. Hıristiyan toplumu bunu söyleyen hiç bir müslüman’a bu kadar kin beslemez(en azından katli vaciptir diye fetva vermez). İslam hoşgörü dinidir. Ayetler ise tamamen uydurmadır. Tabiki bir müslüman olarak böyle söylüyorum biliyorumki Hz. Muhammed(sav) kusurlardan arınmış ve şeytanın kandıramayacağı kimsedir.

  50. Yazan:orhan Tarih: Jan 6, 2011 | Reply

    islamiyet, kesinlikle hiristiyanlik veya musevilikten daha akilci bir dindir, bu süphe götürmez bir gercek olmakla beraber reformda sarttir. yani eger birseye inanacaksaniz onu tam olarak anlamaniz gerekir, bunun icinde sorgulamak, yargilamak ve beyninizdeki o sinirlari kaldirarak özgürce düsünmeniz gerekir.

    kurani kerime bir soru sorun ve okuyup o sorunun cevabini almaya calisin.

  51. Yazan:kübra Tarih: Jan 7, 2011 | Reply

    .insanların diniyle dalga geçmek sadece hristiyanlara has bişey galiba.bir ingilizin müslüman oluşundaki nedenlerinden biride bu olsa gerek..ve ben inanıyorumki paapzların bu konuya bakış açısı da aynı olabilir..

  52. Yazan:bsm Tarih: Jan 8, 2011 | Reply

    insanların diniyle dalga geçmek sadece hristiyanlara has bişey galiba.bir ingilizin müslüman oluşundaki nedenlerinden biride bu olsa gerek..ve ben inanıyorumki paapzların bu konuya bakış açısı da aynı olabilir..

    İlginç bir yaklaşım.Bir kere konunun hıristiyanlıkla ne ilgisi var?Rüşdi’nin İslam hakkındaki zırvaları kendisini bağlar hıristiyanlığı değil.Ayrıca Rüşdi’nin de böyle bir iddası yok.
    Hal böyleyken densizin birinin İslam hakkında ileri geri konuşmasından neden hıristiyanlar sorumlu olsun?
    Ha,kendisi İslama ve müslümanlığa düşmandır…Sözleriyle de bir dine,bu dinin Kutsal kitabına saygısızlık etmiş,peygamberine dil uzatmıştır.
    Ancak bu patavatsızlığa durduk yerde “hıristiyanlara has…”gibi çıkarımlara varmak,mesnetsiz genelemellerde bulunmak da Rüşdi’nin düştüğü ruh halinden pek de farksız olmasa gerek…Rüşdi müslümanlara antipati duyuyorsa yukardaki alıntının sahibi de bal gibi hırıstiyanlığa duyduğu antipatiyi duşavurmaktadır.”Din ırkçılığı”dedikleri şey bu olsa gerek.

  53. Yazan:aika Tarih: Jan 9, 2011 | Reply

    Volkan Bey, Şeytan Ayetlerini araştırırken yazınıza rastladım. Bana romanın müslüman dünyası üzerindeki etkisini anlamamda yardımcı olduğunuz için teşekkür ederim.
    Açıkçası, üzerine yazılan konu “kutsal” kabul edildiğinde tartışmanın kaçınılmaz olduğu su götürmez bir gerçek. Ancak kutsallık da diğer tüm inanışlar gibi oldukça göreceli. Salman Rüşdi’yi de Aziz Nesin’i de eleştiren yorumlarda bir Müslümanda olması gereken hoşgörüyü bulamamaktan üzüntü duyuyorum. Kutsal kabul edilen kitapların tümü araştırmaya açık olmasaydı, kendilerinden önceki tarih ile ne kadar içiçe geçtikleri de gözden kaçmış olacaktı. Bu noktada snowqueen’e katılıyorum.
    Sadece Müslümanların değil tüm dindarların küfür/eleştiri vb. nitelediği yorumların kişilerin kendi sorularına buldukları yanıtlar olduğunu söyleyebilir miyiz? Her kişi aslında inanç sisteminde kendi gerçeğini aramalıdır. Örneğin Salman Rüşdi’nin romanı bu kadar tepki çekerken, tepki olarak çevirmenleri öldüren, konsoloslukları basan insanların gerçekten İslam konusundaki bilgileri ne kadardır? Benim için soru hep bu olmuştur.
    İslamın belki de en büyük eksiği kendisini tartışmaya tamamen kapamaya çalışmasıdır. Öyle büyük bir tabu yaratılmasının inananlar için de inanç arayışı içinde olanlar için de uzaklaştırıcı bir etkisi olmaktadır.
    Düşünce özgürlüğü içinde yaşadığımız dünyanın vazgeçilmez bir parçasıdır. Bu durumda İslam alemi kendini koruma çabası içerisinde büyük tepkiler vererek imajını zedeleyeceğine, bizlere küçüklüğümüzde öğretilen hoşgörü ve sebata sığınmalı, kendini boş sözlerle-yasaklarla değil, kanıtlarla savunabilmelidir.
    Benim bakış açımla acı olan ne romanın yazılması, ne Hristiyan aleminin bir şekilde yazarı desteklemesidir. Acı olan İslam aleminin gerçeği ortaya çıkaracak argümanları sunmak yerine, büyük bir hezeyana kapılmasıdır.
    Unutmamak gerekir ki, öfkeyle kalkan her zaman zararla oturmuştur. Bahsi geçen roman için de, karikatürler için de İslam alemi doğru yanıtları vermekten, savunmasını doğru biçimde yapmaktan aciz kalmıştır.
    Sormak istediğim soru aslında şu: Bizler lise sona kadar din derslerimizde Tevrat ve İncil’in insan eli ile bozulduğunu okuduk. İnanan bir Hristiyan için bu büyük bir küfür olsa gerek. Kimse bizlere dinbilimcilerden kanıtlar da göstermedi. Öğretmenlerimize güvendik. Ve bu bilinçle büyütüldük. Ben bunu bir roman olarak yayınlasam, öldürülmeme nasıl bakarsınız? Herhangi bir neden bir insanın ölümünü kabul edilebilir hale getirebilir mi? İşte bence geçilemeyen sınav da aslında budur.
    Bu nedenledir ki revizyon geçirmeyi başaramayacak İslamın bir gün tozlu raflarla sınırlı kalacağı görüşüne katılmak zorunda hissediyorum kendimi.
    Saygılarımla,

  54. Yazan:Hristiyanlık Tarih: Jan 10, 2011 | Reply

    @aika “Sormak istediğim soru aslında şu: Bizler lise sona kadar din derslerimizde Tevrat ve İncil’in insan eli ile bozulduğunu okuduk. İnanan bir Hristiyan için bu büyük bir küfür olsa gerek. Kimse bizlere dinbilimcilerden kanıtlar da göstermedi. Öğretmenlerimize güvendik. Ve bu bilinçle büyütüldük. ”

    Empatiniz başarılı sevgili aika…

  55. Yazan:salih Tarih: Mar 29, 2011 | Reply

    Şimdi arkadaşlar az çok yazdıklarınızı okudum vede gözlemledim işte bir kaç önemli ayrıntıları akıldan kaçırıyorsunuz yada farkında değilsiniz
    ALLah birdir ve bu doğrudur,doğru her zaman doğrudur ,sadece yanlış gelir doğruya çarpıncada geri döner veya parçalanır,doğru bazende keskin kılınç gibidir,yanlışı keser atar yalan olur ve gider,Biraz daha bilimsel evrensel ele alırsak konuyu hırıstiyan bir ülkede dünyaya gelmiş insanlar kendi dinlerince terbiye edilip vede ona göre bir yaşam felsefesi seçiliyor bu durumda bu insanların çok azının seçme şansı olur Yüce Rabbimiz bu durumları kendi benliğinde rahm etmiştir.
    Bu durumda İnsanlığın yapması gereken dünya barışı mücadelesidir elindekileri uygun ve yararlı kullanmalıdır rüşdi onu demiş yanlış dcemiş hızır paşa bunu demiş yalan demiş yani herkez bişi söylicek fakat doğru söylicek ULU RABBİMİZİN BİZE NAKŞ ETTİĞİ BU RUHU EBEDİ HAYATA KADAR KORUMALIYIZ
    bu durumda BU KONULAR İÇERİSİNDE AÇIKLAMAM GEREKEN HER SORUYA AÇIĞIM selamlar olsun

  56. Yazan:Yusuf Nevai Tarih: Nov 10, 2011 | Reply

    Konu aslında Islam diye öğretilen kültürel bağnazlık. Garanık hadisesi değil. Konu aklı bütün bütün reddeden ve bütün hakikati çok klasik bir şekilde kitapta arayan guruhlardan kaynaklanıyor. Veya her şeye Dini gözlük ile bakılmaya çalışıyan bir devirde herkesin çıkarı için bir şeyler uydurması! Bu garanık uydurması şahsında Islamda Uydurulan bir dinin var olduğunu görmemiz gerekiyor artık.

    Kütüb-ü Sitte oylesine akla aykırı hadisler toplamış ki insan gerçekten aklını kaybedecek gibi oluyor. Bizim toplumlarımızda din! maalesef ki ruhbanileşmiş ve belirli bir zümrenin egemenliğine araç olmaktan, belirli bir zümrenin gelir kapısı, makam kapısı olmaktan ibaret kalmıştır. Bir müslüman tasavvur edin ki 70 sene ömrü olduğu halde, Kur’anı anlamak için bir kez bile bir meal olsun okumamış…

    Böyle bir toplumda insanların nasıl hala Islam’a inandıklarını söyleyebiliyorlar? İslam nedir diye sorsak, İslamın ve İmanın şartlarını saymaktan öte söyleyebilecekleri hiç bir şey yok…

    Garanık hadisesisini kitaplarına alıpta meşrulaştırma amacı kuran insanların imanlarından şüphe edesi geliyor insanın ama hiç olmazsa akıllarından şüphe edelim.

    Bu tip bir örneği başka bir hadise dayanarak 4 mezhepte namaz kılmayanın öldürülmesi şeklinde fetva vererek gösteriyorlar. İran’ı suçlayacağımıza kendi içimizdeki garabetleri çözmemiz daha ahlaklı olmaktan öte daha faydalı olacaktır. Vehhabi alim fetva verdi, namaz kılmayan çalışanınızı iş yerinizden kovun! İçtihatlara göre öldürülmesine kadar yolu var…

    Bu tiple yüzlerce fetva var. İslamın ne olması gerektiği ne olduğu bütün bunlar hakkında hiç bir fikri yok insanların. Ama öylesine detay meselelerde derin ayrılıklar meydana gelmiş ki insanların aklı beyinlerinden alınmış gibi…

    Biraz ateist sitelerinde dolaşınca Islam adı altında dayatılan kültürün akıl dışı metinlerine rast geliyorsunuz. Evet Uydurulan hadisler ışığında oluşturulan bir din! Kökünden kopartılan, tapınak dinine çevrilen, günümüze hitap etmeyen eski diller ile karmakarışık bir hale getirilen bir dini literatür…

  57. Yazan:ahmet Tarih: Apr 21, 2012 | Reply

    “Hac, Şeytan taşlama, Kabe’yi tavaf etme ve Hacer-ül Esved’i öpme” bahsettiğiniz bu ritüellerin paganizmle değil İslamiyetten önce arapların aynı kökene dayanan ilahi bir dinin uygulamalarını devam ettirdiklerini gösteriyor.

  58. Yazan:murtaz akbaş Tarih: Sep 3, 2012 | Reply

    Aslında olay cok basit.Müslumanlar hiddet ile konuya yaklaşırken islam karşıtı olanlar bu zafı çok iyi kullanmaktadır. ben merhum Ayetullah Hümeynı selman rüştü hakkında ölüm fetvasını verdiği günü hatırlıyorum.o günkü düşüncem şu olmuştu.keşke Selman Rüştü ile bir tartıma olayına girilseydi. Kur’an_i kerime şeytan ayetlerını sızdırmış iddasını yapan bir yazara mantık muhasebesi ile selman Rüştünün beynıne şeyten girmiş iddasını kanıtlayacak bir inanan yoksa islamda, selman rüştü haklıdır. sncak en cahil müslümanın çok rahat savunacağı bu fikir yerine en aydın müslüman selman rüştü hakkında ölüm fetvasına sığınıyor. Şimdi ben soruyorum Herşeye kadır olduğuna inandığımız Yaratan Yüce Allah Selman Rüştü yü öldürmek isteseydi öldürürdü. Ancak onu bu dünyada rezil etmeden öldüreceğinı zannetmiyorum. Eğer bu yazı bir şekilde selman rüştüye ulaşa bilirse ben onu fikir tartışmasına davet ediyorum. Hak adına inanan veya inanmayan dünyada ben insanım diyen herkese saygılarımla

  59. Yazan:FERHAT Tarih: Feb 9, 2013 | Reply

    Benim dinimde ” bir insanı öldürmek tüm insanlığı öldürmektir..” bir roman yüzünden ” bu romanın içinde dinimize tahammül edilmez bi şekilde hakaret içeren ” yukarıdaki bilgiler doğrultusunda ülkemizde ve dünyada bir çok şiddet meydana gelmiştir. Sivas, Japonya ….

  60. Yazan:FERHAT EVİŞ Tarih: Feb 9, 2013 | Reply

    Benim dinimde ” bir insanı öldürmek tüm insanlığı öldürmektir..” bir roman yüzünden ” bu romanın içinde dinimize tahammül edilmez bi şekilde hakaret içeren ” yukarıdaki bilgiler doğrultusunda ülkemizde ve dünyada bir çok şiddet meydana gelmiştir. Sivas, Japonya ….
    Hatırlayalım Hz.Muhammed (s.a.v.) Efendimize ve ilk müslümanları taş yağmuruna tuttuklarında Hz.Hamza onları kurtarmıyormuydu. O zaman Peygam Efendimizin Dudaklarından Şu Kelimeler Dökülüyordu ” Rabbim Onları Affet, Bilselerdi Yapmazlardı..” Yine Mekke’ye ilk geldiklerinde orada halka hiç bir şekilde dokunulmamasını istemiyormuydu.. Bizim dinimiz hoşgörülüdür.. Hz.Mevlana’nın bir gün dergahına 3 tane papaz geliyor. Önünde eğiliyor Hz.Mezlana’nın o hemen eğiliyor.. Papazlar şaşırıyor.. O günü Hz.Mevlana oğluna İslam’ı üç kafirin ayakları altında kurtardım çok şükür şeklinde aktarıyor. Ve o papazlar Müslüman oluyor.. Bakın iftira kötüdür Efendimize yapılmışsa hele ki bence tepki vermeden önce defalarca düşünmek gerekir. Çünkü öfkeyle kalkan zararla oturur. Bizim dinimizde şiddet yoktur.. hem müslüman ülkelerde yayın evlerine zarar vermişler.. bence hiç gerek yok okadar şiddetli bir tavır takınmayaa.. Onların iftiralarına imanımızla her zaman fazlasıyla cvp olurduk diye düşünüyorum.. Biz müslümanlar insan öldürmemeliyiz.. Gerekirse Şems gibi karanlık tabutun içine girip Allah’ın , Kur-an’ın, İslam’ın güzelliklerine adamalıyız.. Anlamsız görenler olucak ama hiç yoktan biz önce bi kendimizi bilelim..

  61. Yazan:murtaza akbaş Tarih: Feb 25, 2013 | Reply

    Sitenin değerli müdavimleri, bana çok çekici gelen bir fikir oluştu şeytan ayetleri adlı kitabın varlığından. Hani Kur’an-i kerimde yeri var şerden doğan ve hayırlara vesile olan fikirler bağlamında.
    konuyu kur’an-i kerim’ın ışığında ele alacak olursak iki temel ilke ön plana çıkar 1)ilahi sistemde tesadüflere yer yoktur. 2)kur’ani kerim’de hiç bir söz anlamsız ve gereksiz değildir. Aklı kemale yakın olan her kimse biraz düşünecek olursa neçim süresi ışığında sözü gecen putların kimliği ile insan olarak yaşadığı dönemde (latta uza ve menat) Yaratan Yüce Allah’tan rahmet almış oldukları kabul ve eğit edilmekte zorlanmaz. akıl meleklerimiz derki devletimizin kurucusu olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk ‘te Yaratan Yüce Allah’tan rahmet nasibini almıştır. bu konuda yaptığım kıyaslamalar ile Selman Rüştü’nün şer girişimi aslında Yaratan Yüce Allah’tan rahmet almış Atatürk’ün putperest zihniyetine uzanacak düşüncenin önünde önemli bir engele dönüşmüş oluyor. kur’an-i kerim ışığında.
    Önemlidır: bu konu not kimliği ile yazılan bir yazı kapsamında izah edilemeyecek kadar derin dır. saygılarımla

  1. 2 Trackback(s)

  2. Jul 27, 2007: Şeytan Ayetleri Vakası ( v1.0 ) « Anlama Çabası
  3. Jun 23, 2011: Site kurulduğundan beri en çok okunan ve paylaşılanlar : Derin Düşünce

ÖNEMLİ

--------------------------------------------------------------------

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahipleri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşlere katıldığımız anlamına gelmez.

Hakaret içerse dahi bütün yorumlar birer fikir eseridir. Ama bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatın yine de.

Not: Sitenin ismini dert etmeyin, “derinlik” üzerine bayağı bir geyik yaptık, henüz söylenmemiş bir şey bulmanız oldukça zor :)

Editörle takışmayın, o da bir anne-babanın evlâdıdır, sabrının sınırı vardır. Siz haklı bile olsanız alttan alın, efendilik sizde kalsın.

Sitenin iç işleriyle ilgili yorum yapmayın, aklınıza takılan soruları iletişim kutusundan sorun, kol kırılsın, yen içinde kalsın.

Kendi nezaketinizi bize endekslemeyin, bizden daha nazik olarak bizi utandırın. Yanlış ve eksik şeylerden şikayet etmek yerine bilgi ve yeni bakış açısı sunarak tamamlayın, düzeltin, tevazu ile öğretin bize bildiklerinizi.

Bu kurallara başkasının uyup uymamasına aldırmayın, siz uyun. Bütün yorumları hızla onaylanan EN KIDEMLİ YORUMCULAR arasındaki nizamî yerinizi alın.

--------------------------------------------------------------------
  • Siz de fikrinizi belirtin