RSS Feed for This Post

Fethullah Gülen Cemaati

fetullah-gulen-22161.jpgKendimi oldum olası bir cemaat aidiyeti içinde hissedemedim. Bu sebeple sığamadığım, ters düştüğüm gruplar oldu ama -kendilerinden başka herkesi tekfir eden akıl fukarası olanlar hariç- hiçbir İslamî cemaat ile bir takım sebepler öne sürerek arama mesafe koymadım, kendiliğinden var olduğunu hissettiğim gönül bağımı koparmadım.
Fethullah Gülen cemaati de buna dahil. Okullarında okumadım, dershanelerine gitmedim, yurtlarında kalmadım. Cemaatle Zaman gazetesi aboneliği ve lise yıllarımda beni aralarına almak isteyen cemaat mensubu gayretli arkadaşların emr-i vakîleri ile götürüldüğüm birkaç tavuklu pilav organizasyonu dışında hiçbir bağım olmadı. Halen de yok.

Ama bahsettiğim gönül bağım var ve bu bağdan dolayı da yapılan hizmetlere sempatim var. Seviyorum ve takdir ediyorum. Ayrıca gıpta da ediyorum. Tıpkı diğer İslamî hizmetleri olduğu gibi onları da elimden geldiği kadar, maddi, manevi desteklemeye çalışıyorum.

Tüm bunları niye yazdım?

İki gün önce Yeni Şafak’tan Hakan Albayrak “Fethullah Gülen Hocaefendi’ye şükran” başlıklı bir yazı yazmış, yapılan hizmetleri takdir etmiş, okullarını övmüş ve yazısını “Allah –Azze ve Celle- sizden razı olsun, rahmet ve bereketini üzerinizden eksik etmesin hocam.” diyerek bitirmişti.

Yazıyı okuyunca içimden “yandın Hakan Albayrak, bakalım nasıl mailler alacaksın, beddualar yiyeceksin bu yazından dolayı, üstelik de müslüman kardeşlerinden” diye geçirmiştim.

İşte bugün Albayrak o yazısına gelen tepkilerden bahsetmiş.

Dört çeşit tepki geldiğinden sözetmiş Albayrak:

1. ‘Allah razı olsun.’

2. ‘Fethullah Hoca aleyhindeki tavrımızı gözden geçireceğiz.’

3. ‘Böyle bir yazıyı sana yakıştıramadık.’

4. ‘Allah belanı versin.’

Ve ardından her satırına katıldığım şu yazıyı yazmış:

Hocaefendi ve cemaatine iltifat etmemi yadırgayanlar, onların falanca konudaki filanca tavrını hatırlatarak, ‘Sen bu konularda şöyle şöyle düşündüğün halde onları nasıl savunursun?’ diye soruyorlar.

Arz edeyim efendim:

Bu cemaat, içtimai bünyemizi kemiren arsızlık, hayasızlık, ahlaksızlık, maneviyatsızlık furyasına karşı canla başla mücadele ediyor.

Benim adıma, senin adına, onun adına, hepimiz adına mücadele ediyor.

Şeytanın kuşatması altındaki gençlere, o melunun vesveselerine kulak tıkayıp, meleklerle omuz omuza yürümeyi telkin ediyor.

Ana-babalarına saygılı, helali-haramı gözeten, ibadet hayatı düzgün, rıza-yı ilahiye adanmış nesiller yetiştiriyor.

“Günahların ayyuka çıktığı bu yozlaşmış toplumda çocuklarımın hali ne olacak?” diye kara kara düşünen benim gibi kız çocuğu babalarının kalplerine sürur veriyor.

Sonra, Amerikan parasıyla filan değil öz be öz milli sermayeyle -bu memleketin asil esnafının himmetleriyle- ve Hocaefendi’nin rahle-i tedrisinden geçmiş “HİZMET” erlerinin dillere destan fedakârlıklarıyla dünyanın dört bir yanında okullar açıp, özlerinden kopan kardeş halkların çocuklarını özlerine döndürüyor ve Hıristiyan, Animist, Budist halkların çocuklarını da Türkiye’ye ve genel olarak Müslümanlara dost ediyor.

Kimse kusura (!) bakmasın; ben bu hizmetleri BOP’la-GOP’la irtibatlandıramam!

Emperyalistler işlerini güçlerini bırakmış, Müslüman çocukların ahlak ve maneviyata bağlı olarak yetişmeleri için tedbir alıyor!… Bununla da yetinmeyip, Animist Afrikalıların veya Katolik Brezilyalıların Türklere / Müslümanlara sempati duymalarını sağlamaya çalışıyor!… Olacak şey mi bu?

Yapmayın!

ABD veya Avrupa’yla yollarının kesiştiği yerler olabilir, ama Gülen Hareketi’nin kazanımları son tahlilde bu ülkenin kazanımlarıdır, bizim kazanımlarımızdır.

* * *

Hiç mi eleştirdiğim yanı yok bu hareketin?

Var tabii.

Benim de bu hareketin mensupları tarafından eleştirilen yanlarım var.

Her konuda aynı düşünmek zorunda değiliz.

Her zaman, her yerde, hep aynı konular üzerinde yoğunlaşmak zorunda değiliz.

Aynı derecede militan veya aynı derecede mülayim olmak zorunda değiliz.

Teşrik-i mesaide bulunmak, aynı dernek veya vakıf çatıları altında toplanmak, aynı güzergâhı takip etmek zorunda değiliz.

Hiçbirimiz bütün alanları tek başımıza dolduramayacağımıza göre, bırakalım da farklı gruplar farklı alanlarda farklı hizmetler versinler.

Birbirimizi tenkit edebiliriz, zaman zaman ‘atışabiliriz’; ama en ufak bir ‘nüans’ta hemen lanet okumak, hain ilan etmek, sövüp saymak bize yakışmaz.

* * *

Son söz:

Ben bu adamları Allah için seviyorum!

Hakan Albayrak’ın ağzına sağlık. Ancak bu kadar güzel ifade edilebilirdi.

Niçin itikadî olarak hemfikir olduğumuz o sağlam temele yaslanıp pergel metaforu ile bir kapsayıcılık yapmıyor, bu anlamda yapıcı eleştiriler yerine yıkıcı lanetler okuyoruz?

Kaldı ki, sadece yayın organları vasıtası ile yaptığı İslamî hizmetler ortada iken, nasıl bu kadar kendimizden emin birşekilde komplocu mantığı basamak yaparak hükümler verip cezalar kesiyor, lanetler okuyoruz?

Hatta daha ileri gidip tekfir ediyoruz?

Bırakalım artık bu gibi cemaatlere yönelik öfke ve laneti de bu tür hizmetlerden İslam ve müslümanlar kazansın.

9 [?]

Trackback URL Print This Post Print This Post

  1. 96 Yorum

  2. Yazan:amarat Tarih: Kas 9, 2007 | Reply

    oncelikle sunu belirtmek isterim , bu dunya uzerinde hak yollardan ALLAH c.c. ‘in ismini dunya uzerinde yaymaya calisan herkese gıpta ile bakar ALLAH c.c. razi olsun derim.
    Ayrica ALLAH’in isminin yayilmasi gorevinin Turkiye’de olması, bu bayragin tasinmasinda bizlerin gorev alinmasi bir sereftir lakin tum bu serefe karsin bu gorevin bir agirligi vardir.Bu agirlik karsisinda bunun altinda yikilmadan kalmak vardir.
    Bu gorevi bizler yerine getiremez isek muhakkak baskalari yerine getirecektir onemli olan bu gorevin bizler tarafindan yerine getirilmesi zira yoksa gorev suresi baska bir topluma ( topluluga) verilmesi gorevin surecini uzatacaktir.
    Insallah ALLAH’ın ve Resulunun ismini yayma gorevini Turkiye Cumhuriyeti vatandaslari olarak layikiyla yerine getiririz.

    Rabbim bu yoldan gidenlere sabir versin ve O’nlardan razi olsun.

  3. Yazan:Balbazar Tarih: Kas 10, 2007 | Reply

    Önce hakkını verelim:

    1. Yıkıcı olmaktansa yapıcı olmak, ortaya birşeyler koymak, üretmek, yapanın niyeti, yapış şekli ne olursa olsun iyidir.

    2. Hoşgörüden, diyalogdan bahsetmek, samimi olsanız da olmasanız da (ki bu kadar kitleselleştikten sonra niyet yek olamaz), şiddete karşı durmak, gazetenizde en azından azıcık farklı olanlara yazdırmak da iyidir.

    3. O kitlenin içinde arkadaşlık etmişliğim olanlardan, onlar bana ne gözle baktılar, bakıyorlar bilmem ama, birşeyler paylaşabildiğim, insanlıklarından, ahlaklarından şüphe etmediğim, hatta sabırlarına gıpta ettiğim, oldukça açık fikirli bulduklarım da vardır. Düşünme ve eylem biçimleri büyük ölçüde standart olsa da, bu arkadaşlar birçok konuda birbirlerinden farklı düşünen, farklı davranan, oldukça çeşitli insanlardır.

    Sonra, acı, ama doğrusunu da söylemeden geçmeyelim. Yoksul bir çocuk, yani potansiyel bir hedef olarak yatılı okudum, aralarında, bulundum, dersanelerine de devam ettim, kulaktan dolma konuşmuyorum:

    1. Niyetiniz ve sonuç ne olursa olsun, savunması olmayan ufacık çocukları, çoğu kendi ailelerinin de isteği dışında, kendi kontrolünüze almak, bunu zaman zaman hileyle yapmak, henüz sağlıklı karar verme yetisi olmayan bu çocukları üzerlerinde (olumlu, olumsuz) psikolojik baskı kurarak bir güç grubuna dahil etmek gayriahlaki ve gayrivicdanidir. Bunun, hangi gerekçeyle olursa olsun ne savunulacak, ne hoşgörülecek yanı vardır.

    2. Çocukların ana babalarına saygılı yetiştirilmeleri ana babaların “normlara uygun” olması şartına bağlıdır. Yoksa, çocuklara ana babalarının sapık olduğu öğretilir, ana babalarına düşman edilirler.

    3. Çocuklara yalan da söylenir. Bizim okuldaki az sayıdaki Türk-İslamcı olmayan öğretmenin aslında birbirleriyle zina etmediklerinin, esrar kullanmadıklarının çok sonra farkına varabildim.

    4. Çocuklar farklılıklara karşı da kin ve nefretle doldurulur. 11-12 yaşında çocuklarken bize abilerce kimler hakkında neler anlatıldığını buraya yazmaya kalksam sığdıramam. Bence Uğur Mumcu’yu İslamcılar öldürmedi, ama Mumcu’nun katlinin hizmet insanı arkadaşlarımca sevinçle karşılandığına gözlerimle şahitlik ettim.

    5. Var mıdır, çocukların, ana babalarının iradesi haricinde, belli bir cemaatin kendi doğrularına göre yetiştirilmesi zulümdür, yapılması da engellenmelidir diyebilecek, vicdan sahibi bir “müslüman” arkadaş?

    6. Gerçekten dinsel ve ruhani, maneviyata dayanan bir örgütlenme, medya imparatorluğu sahibi olamaz, olmamalıdır. Hürriyet’in manipülasyon, yalan haber, hedef gösterme, ayak kayırma marifetlerinden sık sık şikayet eden arkadaşların, Zaman’ın Hürriyet’ten arda kalır yanı olmadığını görememeleri, Zaman’ın yaptıklarının işlerine geliyor olmasından olsa gerek. Yeni Şafak iktidar gazetesi olduğu halde, Zaman’a göre çok daha ahlaki ve nesnel yayın yapıyor.

    7. Sık sık Mustafa Kemal özelinde lider kültünden şikayet eden arkadaşlar, üstüne bir de dinsel kutsallık payesi biçilen lider kültünden son derece hoşnutlar ki, bu da ilginç.

    8. Bu lider sık sık kendisine eleştiride bulunanların asıl dertlerinin dinle, İslam’la olduğunu iddia etmek gibi, İslam’ı kendi tekeline alan ve kendi toplumsal konumunu suistimal eden davranışlar da sergiliyor. Hatta kendine kimin cennete girebileceği hakkında yorum yapma hakkını da görüyor, ve bu hakkı darbeci paşaları övmek ve temize çıkarmak için de kullanıyor.

    9. 28 Şubat 97′den bu yana demokrasi diye inleyen arkadaşlar, hiyerarşik bir örgütlenme sistemiyle bu kadar geniş tabanlı ve dinsel temelli bir güç ve çıkar grubu oluşturulmasının, insanların büyük ölçüde tektipleştirilmesinin, fikirlerin tek bir liderin ağzından çıkan ve adeta kutsal addedilen sözlere bırakılmasının, bir toplumda demokrasiyi, demokrasinin gelişmesini ne kadar tehlikeye soktuğunun ya farkında değiller, ya da bunu kendilerine yönelik bir tehdit olarak algılamıyorlar.

  4. Yazan:T.Suat Demren Tarih: Kas 10, 2007 | Reply

    Sayın Balbazar,

    Bu yazı kendi sitemde de yayınlanmıştı, orada geniş bir biçimde tartıştık:

    http://www.dusunceler.org/toplum/2007/11/07/fethullah-gulen-cemaati/

    Zaman gazetesi konusunda abarttığınızı düşünsem de katılıyorum. Ama dini bir cemaatin medya organına sahip olmaması gerektiğini söylemenizi şaka olarak kabul ediyor ve gülüp geçiyorum.

    Diğer konularda “içerde” olmadığım için birşey diyemem, eğer öyleyse buna katılmam mümkün değil elbette. Akşam’da yayınlanan yazı dizisinde böyle şeyler yoktu, belki de sistematik olmayan münferit bir şey olabilir. İçerden birisi yazarsa daha iyi olur.

    Atatürk kıyası ise tam bir saçmalık olmuş kusura bakmayın. “Resmi ideoloji”nin anaokulundan başlayan endoktrinasyonu ile bir “gönüllülük” esasına dayanan hareketin iç hiyerarşisini nasıl kıyaslarsınız akıllara sakat bir durum. Zorlama ile gönüllük esaslı bir hiyerarşi arasında pire ile deve arasındaki kadar fark vardır.

    İslamı tekele almak diye de birşey yok. İslam çoğulcu bir din. Bir tarafta ruhban sınıfı bulunmayan, resmi bir örgütlenmeye sahip olmayan 1.5 milyarlık bir nufusa sahip bir din var diğer tarafta birkaç yüzbin kişilik cemaat. Bunu tekellik yapmaya kalkmakla suçlamak da hakikaten komik oluyor.

    Size Endonezyada’ki 50 milyon müntesibi bulunan Muhammediye cemaatini örnek versem neler diyeceksiniz Allah bilir.

    Devlet vatandaşlarına dinini hem kendi öğretmiyor hem de başkalarının öğretmesine izin vermiyor. Bu, büyük bir zulm.

    Devlet din eğitimi öğretimi işinden elini ayağını çekse, gerçek laikliğe geçse de bu iş “piyasa” ya bırakılsa keşke. O zaman piyasa mekanizması maksimum iyiyi bulacaktır. (Tabi bu egemenlerin işine gelmez, bilmem sizin işinize gelir mi)Hem böylelikle insanlar illegal yapılanmalardan medet ummak zorunda kalmaz. Bu gibi örgütlenmeler de şeffaf olur, bahsettiğiniz sakıncalar olmaz, olduğunda da serbest rekabet ortamında elenir gider. Yani sorunun kökeni yine devlettedir.

    Bir nokta daha..

    Galiba sizin, anne babanın çocuklarına felsefi görüşlerini empoze edebilme hakkına (buna çocuğunu dini eğitim için bir kuruma vermesi de giriyor) dair Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesindeki maddelerinden haberiniz yok. (Bkz. Ek protokol Md. 11)

    Çevremde oralarda cocuğunu okutan pekçok aile var, hiçbirisinden bir şikayet duymadığım gibi tercih sebeplerinden en önemlisi “hem dinini kitabını öğrensin, hem de başarılı eğitim hayatı olsun” düşüncesi idi.

    Her gün okullarda pozitivm aşılanıp dururken tarihe dair uluslaşma sürecinde uydurulan yalanlar öğretilip dururken tersine bir empozeden şikayet etmek olmuyor.

    Kusura bakmayın, biraz samimiyet lütfen..

    ***

    Ayrıntılı tartışma verdiğim linkte.

  5. Yazan:rıdvan Tarih: Kas 10, 2007 | Reply

    Bu cemaat hızla cemaat olmaktan cemiyet olmaya dönüşüm içerisindedir. 1969 yıllarda evlerde başlayan bu oluşum günümüzde tamamen legal dernek, vakıf, şirket vb tüzel kimliklerle ve resmi mercilere hesap vererek ticari faaliyet, gönüllü kültür kuruluşu sivil toplum örgütü olarak varlığını sürdürmekte ve toplumsal bir güç olarak kendini hissettirmektedir.
    Bu oluşumun destekcisi ve kaynağı tamamen halktır. Halk yanlış gördüğü bir oluşuma destek vermez. Lideri kendisi kabul etmesede Fethullah Gülen dir. Liderin dünya adına yaşadıklarınıa baklırsa, dünyadan haz alma adına hiç bir eylemi ve alışkanlığı olmayıp kendisini özlenen neslin yetişmesine adamıştır.
    Hattı zatında özlenen neslin özlenen vasıflarına bakılırsa Türk Milli Eğitimin temel amaçlarından farklı bir istekte bulunulmadığı açıktır.
    Bu oluşumun sistem değiştirme gibi niyeti ve çalışması yoktur. Kaldıki demokrasi ve cumhuriyetimiz her inanç sahibi insanın inançlarını yaşamasına uygundur. Yeterki laiklik cumhuriyet ve demokrasiyi içine sindirmiş burokratlar,idareceiler olsun. Onların amacıda bu insanları yetiştirmektir.
    Bende bu insanları seviyor yaptıklarını destekliyorum. Son zamanlarda tek tip insan yetiştirme yerine biraysel farklılıklara önem verdiklerini, mülayimliğim yerine nezaket çercevesinde iş bitirici,sosyal girişken kendini ifade edebilen, itiraz edebilen bireyler yetiştirme gayretlerinin olduğunu gözlüyorum.
    Ayrıca ülkemizi dünyaya tanıtma, dilimizin dünyanın dört bir yanında konuşuılmasındaki gayretlerinde küçümsenmeyecek ileride taktir ve şükranla daha iyi anılacak çalışmlar olduğunu görüyorum.
    Bu oluşumların kendini ifade etme tanıtma adına tv gazete ve dergilerinin olması önemli bir avantajdır. cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde “güç haktadır, hak güçte değil” prensibini anlatma adına haklının yanında yer alıp bazı çevrelerin kirli oyunlarını çıkarma adına gazete ve tv leri büyük bir görevi ifa etmiştir.

  6. Yazan:Türkiye 2023 Tarih: Kas 10, 2007 | Reply

    Allah sizden razı olsun. Düşünmek güzel bir şey. Derin düşünmek daha güzel. Herkes düşünür fakat eksik kalan bir şeyler vardır. Sizleri tebrik ediyorum.

    Selam, sevgi ve dua ile kalın…

  7. Yazan:snowqueen Tarih: Kas 10, 2007 | Reply

    Fethullah Gülen cemaatini sevmiyorum, seveni de sevmiyorum.

    Fethullah Gülen hareketi nasıl doğdu görmek istemedikleri için
    Fethullah Gülen Erzurum’da komünizmle mücadele derneği başkanı degil miydi?
    ABD’nin komünizm tehditi ve Rusya’nin gücünü kirip, tek kutuplu bir dünya düzeni olusturmak için yarattigi YESIL KUSAK PROJESI kapsaminda kisiligi ne menem olursa olsun bir PIYON dur bu zati-i muhterem.

    Canavar yaratip sonra ondan korkma devirleri(bkz. Usame bin Laden)
    TC için de aynı şey söylenebilir…

    Fethullah Gülen ABD’de yasadigi için
    Hangi isine yariyor ki ABD’de agirlaniyor, yasiyor
    Cemaatin ileri gelenleri ellerinde sürekli ABD’ye uçak biletleriyle
    dolanıp duruyor?

    Amerika Irak’ta sivilleri çatir çatir öldürürken bu hosgörü timsali bir kere ABD’yi kinadi mi?
    Bu ülkede insanlar ABD’ye hayır diyerek filoları kovarken, iskenceler görüp idam edilirken bu adam ABD’de yasiyor.

    Ve ne gariptir ki tabaninda ABD karstligi yükseliyor git gide.
    Ama öyle bir hipnotize ve paralize durumdalar ki ‘iste tayyip erdogan ABD’ye disini gösterdi’ diye düsünebilicek kadar trajikomik kivama gelmisler.

    Fethullah Gülen’in tuhaf açiklamalari için
    Yillarca çevreciler küresel isinma hakkinda insanlari uyardilar.
    Kimse umursamadi. Türkiye cöllesiyor bugün, su sikintisi çekecegimiz asikar. Zaman Gazetesinde Fethullah Gülen ne diyor
    “Kurakligin sebebi küresel isinma, buzullarin erimesi degil günahlarimizdir”
    http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=577028&keyfield=6B7572616B6CC4B1C49FC4B16E20736562656269
    Hangi günahlarmis onlar? İnsanlarin para hirsi yüzünden birbirini öldürmesi, savaslar, çevreyi tahrip etmesi degil heralde ki bunlarin alasini yapan ABD’de yasiyorsun, bu ne ikiyüzlülük?
    Hangi günahlar? Kendi halinde bir çiftcinin içki içmesi mi? Bir köylünün oruç tutmasi mi? Hangi günahlar?

    ……….Diyelim ki bir kuraklık oldu. Kaç tane mümin yüreği hoplayarak “çoluk çocuğumuzu, kadın-erkek, hayvanları da yanımıza alalım.. birkaç defa, bir hafta sürekli, güneş doğarken, çıkıp istiska (yağmur) duasında bulunalım” dedi? Kaç tane insan bu mevzuda “Ne olur Allah aşkına çıkalım, yalvaralım, yakaralım, ağlayalım..” diyerek müftülükleri zorladı? O mesele öyle olmaz(yagmur duasi); icabında orada yüreğin durur, bayılırsın. Yere yığılır, başını yerlere sürtersin. Elbiseni tersine çevirirsin…..

    Masallah, paganist gelenekler terk edilmemis. Totem veya senlik atesi etrafinda da dönün bari. Paganizmin sekli, ambalaji muhafaza edilmis
    onun tabiata olan saygisi unutturulma pesinde…
    …….Meseleyi tabiatperestliğe, naturalizme, pozitivizme irca etmekten vazgeçmeliyiz……
    evet evet, vazgeçin dogayi kirleten buzullari eriten pozitivizm degil elbette bis isinize, paraniza rantiniza bakin.

    Zaman Gazetesinin diger tuhaf yazilari için
    Zaman gazetesinin çevre haberleri
    ‘Küresel ısınma tarihin en büyük yalanı’
    (Neyin pesindeler, bu neyin nabiz yoklamasi simdi)
    http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=611688

    Türkiye’nin nükleer rüyası gerçek oldu
    (Tarafli propaganda, bu mu gazetecilik anlayisi)
    http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=611211&keyfield=6EC3BC6B6C6565722072C3BC79617369

    Diger:
    Otobüs yandı, tek Kur’an-ı Kerim yanmadı
    (ya İncil yanmasaydi mazallah ne olacakti?)
    http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=602870
    bkz. sehir efsaneleri/asparagas

    Dünyaya yön verenlerin yarısından fazlası Yahudi
    http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=601414
    bkz. anti-semitizm/yahudi düsmanligi

    Zaman Gazetesi kadar iktidar yanlisi bir gazete var olmus mudur acaba?

    İdollestirme de Atatürk kiyasi saçmalik degil tam da yerinde,
    is gönüllük esasiysa gördünüz cumhuriyet mitinglerinde milyonlarca gönüllü var dolayisiyla ayni kapiya çikiyor.
    Fethullah Gülen seçimle gelmis biri degil üstelik fena halde ‘putlastirma’ da nasibini almis.

    Fethullah Gülen bir gün Türkiye’ye dönerse emin olabilirsiniz ki ona ‘Hosgeldin’ demeyecek bir kitleyi de karsisinda bulacaktir.

  8. Yazan:T.Suat Demren Tarih: Kas 10, 2007 | Reply

    Bu kadar sığ bir eleştiriyi ancak ideolojik bir kör yapabilirdi.

    Komümizmi herkes sevmek zorunda mı?

    Küresel ısınmanın bir rant kapısı olarak kullanıldığıa dair tüm dünyada sert eleştiriler yapan insanlar var, ama bilmeyince “yok” zanneden akl-ı evvel bakış olunca ilgili habere de sazan gibi atlanılıyor tabi.

    Hem yurtdıuşında yaşamaya mecbur bırakmak hem de orada yaşıyor diye “ahahaaha” yapmak..

    Comsky de en sert ABD eleştirmenidir, amöa ABD de yaşar. Mantık bu kadar yoksun olur mu insandan.

    Cumhuriyet mitinglerini karıştırıp bulamaç yapmak da neyin nesi? 22 temmuzda oy verdiler CHP ye de biz mi saymadık?

    FG sevmeye kim kimi mecbur ediyor? Dileyen sever dileyen nefret eder. Bireysel haklara ilişmeden..

    Kabe arabın olsun bize çankaya yeter diyenleri de gördü bu ülke, siz nesiniz ki..

    Akıl mantık tatile çıkmış, yazık..

  9. Yazan:Balbazar Tarih: Kas 10, 2007 | Reply

    Medya organı demedim, medya imparatorluğu dedim. İmparatorluklar olmazsa, “organı” olan kesimler de çoğalır, herkesin sesi duyulur. Nitekim, imparatorluk sahibi olması, bu örgütlenmenin farklılıkları tanımaya, onlara özgürlük kılmaya değil, farklıklıkları yok etmeye yönelik olduğunun bir başka önemli göstergesi.

    Eğer kendinizi “müslüman” olarak tanımlıyor ve sizi eleştireni İslam karşıtlığıyla itham ediyorsanız, bu elbette İslam’ı tekele almak.

    Gönüllülük 10-15 yaşındaki çocuklar için geçerli birşey değil, ana babanın rızası da beyin yıkamayı haklı kılmıyor. Çocuklarına okullarda sürekli Atatürk öğretilmesinden hoşnut olan milyonlarca ana baba da var. Ama bence okullardaki Atatürk öğretimi anlayışı da tartışılmalı ve değişmeli. Kaldı ki, cemaat tarafından hedef alınanlar sadece ana babasının rızası olanlar değil. Benim temel derdim de bu zaten. Çocukların, tıpkı hıristiyanların kızılderililere, Avustralya yerlilerine yaptığı gibi, ana babalarının ellerinden “çalınması”.

    Devletin eğitim verme biçimini elbette eleştiriyoruz, ve şu andaki sistem, içerik hiç de hoş değil (yalnız, okullarda pozitivizm aşılandığı iddiası biraz komik). Ve evet, devletin eğitim verme biçimi belli standartlara uygun olmalı, tartışılmalı, üzerinde anlaşma sağlanmalı, denetlenmeli. İşte tam da bunlardan dolayı, devletin eğitimini beğenmiyorsanız, yapmanız gereken, kendi denetlenmeyen, tartışılmayan, üzerinde hiçbir anlaşma olmayan eğitim anlayışınızı gizli kapaklı ve yayılmacı bir şekilde yürürlüğe koymak değil. Bu sistemin değişmesi için demokratik kanallardan mücadele etmek. 700 “sansürcü” akademisyenin yaptığı gibi.

    “Gerçek laiklik” gibi bir kavram olduğuna inanmıyorum, ama şunlara katılıyorum:

    Devlet din eğitimi öğretimi işinden elini ayağını çekse, gerçek laikliğe geçse de bu iş “piyasa” ya bırakılsa keşke. O zaman piyasa mekanizması maksimum iyiyi bulacaktır. (Tabi bu egemenlerin işine gelmez, bilmem sizin işinize gelir mi)Hem böylelikle insanlar illegal yapılanmalardan medet ummak zorunda kalmaz. Bu gibi örgütlenmeler de şeffaf olur, bahsettiğiniz sakıncalar olmaz, olduğunda da serbest rekabet ortamında elenir gider. Yani sorunun kökeni yine devlettedir.

    Bu benim işime elbette gelir (yine üzerinde anlaşma sağlanılan standartlara uygun olarak denetlenmesi kaydıyla), ama bunu misal Cemil Çiçek’e ve tabanına anlatabilir misiniz, o taifenin işine gelir mi, orasını bilmiyorum. Onlar benden de, ulusalcılardan da daha güçlüler, onun için işin o kısmı daha önemli.

    Sorunun kökeninin devlette olması ise, bu denli yeraltından, bu kadar şeffaf olmayan, ve bu kadar çocukları alet edecek bir şekilde örgütlenmeyi haklı kılmıyor, hele bu kadar güçlü bir örgütlenme için. Çünkü gücü bu kadar mutlak bir şekilde tek bir vücuda yüklediğinizde, art niyetli kontrolü kolaylaşıyor, iyi niyetli kontrolü ise zorlaşıyor, yani çok daha kolay yolsuzlaşabiliyor.

    Nitekim, bu örgütlenme, her haliyle ruhban sınıfı oluşturmaya yönelik, lider kendini boşuna papaya muhatap, siyasi kişiliklere rehber görmüyor.

  10. Yazan:snowqueen Tarih: Kas 10, 2007 | Reply

    @komünizmi herkes sevmek zorunda mi?

    ben komünizmi herkes sevmeli ve benimsemelidir mi yazdim?
    yesil kusak projesinden bahsetmek için komünist mi olmak gerek?
    ama sorarsiniz o dönemlerde 6.filo defol diyenleri size 10 kere tercih ederim.

    @küresel isinmayi rant kapisi olarak kullanmak?

    Al Gore gibilerin yaptigi propagandadan bahsediyorsunuz. eeeee?
    Küresel isinmanin sebebi günahlarimiz diyen FG hangi rant kapilarini yagliyor? Küresel isinma mevzusundaki rantlardan bahsetmek nükleer enerji fanatigi Zaman Gazetesi’ne mi kaldi? Ikiyüzlülük için birsey yazmamissiniz ne tuhaf.

    @FG yurt çdisinda yasamaya mecbur mu birakildi?
    Çok üzüldüm gerçekten. Peki bunun için neden bir islam ülkesini seçmedi de dindaşlarina zulüm eden ABD’yi seçti?
    FG’nin kendisi bir ABD projesi oldugu için olmasin?
    Chomsky’de ABD’de yasiyormus Fethullah Gülen ABD muhalifi mi güldürmeyin beni..

    ideolojik kör lafini da aynen size iade ediyorum.
    Cumhuriyet mitingleriyle ilgili ne yazmisim dikkatli okuyun ondan sonra yorum yapin.

    Kabe arabin olsun bize Çankaya yeter diyenden bana ne?
    Ne bagi var benle?
    Fethullah Gülen cemaati savunuculugu yaparak Kabeyi
    White House yapmissiniz zaten varsin baskasinin da Çankaya olsun
    en azindan bu topraklarda!

  11. Yazan:snowqueen Tarih: Kas 10, 2007 | Reply

    Noam chomsky:1928 ABD Philadelphia dogumlu
    sol kanattan politik bir aktivist.
    elestirileri 60′larda Vietnam savasiyla baslar(birileri de Irak için agzini acip tek kelime etmez)

    Fethullah Gülen’in ABD muhalifligi, Zaman gazetesinin AKP’ye karsi muhalif tavri kadar olabilir ancak:)
    Bkz. Sahibinin Sesi

  12. Yazan:T.Suat Demren Tarih: Kas 11, 2007 | Reply

    Snowqueen sizin ideolojik kodlarınızı çözeli çok olduğu için ciddi cevaplar vermiyorum artık.

    Ama yine de bulaşmadan edemiyorum, huyum kurusun.

    FG’nin eleştirilecek pekçok şeyi var, bunlar ayrı, insanları düşüncelerinden dolayı vatanından sürmek, buna hiç değinmeden “bak nerede yaşıyor” diye güzelleme terbiyesizliği yapmak çook ayrı şeyler. Ama farkında olacak kadar vicdan sahibi kaç kişi var?

    O kadar sığ ki düşünceleriniz yazdığım satırların israf olduğunu düşünüyorum.

    Teolojik olarak determinist sebeplerin başka, bunun ardındaki “irade”nin başka olduğuna hiç girmeden zaten bir “inanç” olan bu gibi bütüncül sebeplerin sadece ve sadece inananlarını ilgilendirdiğini bilmeyecek kadar bağnaz pozitivist olmanızı da geçiyorum.

    Birikiminiz yetecekse ve anlayabilecekseniz şuradaki tartışmayı okuyun, sorunu kökeni neymiş, sebebpleri, neymiş öğrenirsiniz.
    Ya da en azından Balbazar ile mutabık kaldığımız şu hususlara bir göz atın belki tanıdık gelebilir.

    Küresel ısınma konusunda sizi fena işletiyorlar, haberiniz olsun. Bu konuda biraz şüpheci olun. Biraz araştrma yapın. Mesela şu linklere bakabilirsiniz:

    http://www.telegraph.co.uk/opinion/main.jhtml?xml=/opinion/2006/04/09/do0907.xml
    http://timesofindia.indiatimes.com/articleshow/1034077.cms
    http://news.bbc.co.uk/2/hi/in_depth/6460635.stm
    http://www.telegraph.co.uk/news/main.jhtml?xml=/news/2007/03/11/ngreen211.xml

    İki tane de kitap:

    http://www.seckin.com.tr/urun.aspx?productID=7839
    http://www.liberte.com.tr/query_book.php?b_isbn=9756877111

    Küresel ısınma söyleminin rant kapısı olarak da kullanılması bu ısınmanın gerçekliğine gölge düşürmez tabii ki, o ayrı. Ki ben küresel ısınmanın gerçekliğine inananlardanım. “Devlet müdahalesi” ile dolaba konmayın diyorum sadece.

    Neyse bu kadar enformasyon yeter.

    Bu arada ideolojik körlük demişken, hani sizin sevdiğiniz birisi vardı ya aynı görüşte olmayan insanlara “göbeğini kaşıyan adamlar” diye hakaret eden Bekir Coşkun, neler de yumurtlamış geçen gün.

    Bunun üzerine de Haşmet Babaoğlu, Bekir Coşkun’un “teröre lanet mitinginde neden türbanlı yok” diye utanmadan sıkılmadan yalan söylediği, öfkesini, içindeki pisliği kustuğu, yazısına bir yazı ile tepki göstermişti. Böylelerini seven inanların beni ve fikirlerimi sevmesinden Allah’a sığınırım..

    Bu yazıda da Hasmet Babaoglu’na gelen, edepsizlige varan derecede cirkin okur mektuplarinı içeriyor.

    Benim zavallı memleketim..

    Bir avuç azgın azınlık hakimiyeti kaybetmeyi bir türlü içine sindiremiyor..

  13. Yazan:snowqueen Tarih: Kas 11, 2007 | Reply

    @suat demren,
    baska sayfalarda yazdiklarinizi da gördüm ciddi anlamda bir empati ve sempati problemi yasadiginzi düsünüyorum.

    Ben ideolojik kodlarimi çözmedim henüz siz nasil çözdünüz, müneccim misiniz:))
    ‘o çok sevdiginiz Bekir Çoskun’ ?
    Her Fethullah Gülen karsiti Bekir Çoskun fani olacak degil mi, ilahi siz:)

    FG vatanindan sürülmüsmüs hadi canim sizde!
    islami kesimin ’seytan’ diye bahsettigi ABD’ye mi sürüldü?
    Zorla mi götürüldü?
    Sürgündeyken bütün inandigi degerleri de yeni ortamina mi uydurda da ABD’yi, Israil’i kinayamiyor?

    Ne yani, FG’nin yagmur duasi öyle olmaz böyle olur(aglama, yirtinma,elbiseyi ters çevirme) serzenislerini çok pagan, putperest buldum diye pozitivist mi buldunuz beni? Yapsinlar efendim, tanrilara kurban verip yagmur yagsin diye antik yunan’daki gibi simsek sesi taklidi davullarda çalsinlar, naparlarsa yapsinlar yeterli dogaya saygili olsunlar, sen bütün o ataerkil yikici kafa yapinla doganin irzina geç sonra göstermelik ayinler yap orda duracaksin iste.

    Küresel isinmanin sebebinin ne tarz günahlar oldugu konusunda da
    gene sizden yorum bekliyorum.

    Bir avuç azgin azinlik lafini da aynen size iade ediyorum.
    Ne çabuk ‘çogunluk diktatörlügü’ durumuna geçmissiniz.

  14. Yazan:Mister No Tarih: Kas 11, 2007 | Reply

    Balbazar,

    Ben cemaatin içinde fiilen 5 yıl bulundum. Düşünceler.org da bunu daha kısa söyledim, dersane kısmını anlattım. Dersane kısmında aktif rol aldım.
    “teenager”‘lığım orada geçti denilebilir.

    Yazdığınız 12 maddenin hepsinin altına ben de imzamı atarım.

    “Çocuklara yalan da söylenir. Bizim okuldaki az sayıdaki Türk-İslamcı olmayan öğretmenin aslında birbirleriyle zina etmediklerinin, esrar kullanmadıklarının çok sonra farkına varabildim.”
    Hocaların komunist ,ateist oldukları pompalanır. Müsbet hocalar da vardır.
    Bir kaç itirazım olacak.
    1. maddedeki endoktrinasyon şikayetinizi devlet de yapıyor, ÇYDD de böyle yapıyor. Bence devletin endoktrinasyon yapması doğal, ancak Suat Bey’in şikayetini de anlıyorum. Benim gibi ortam olarak Kemalist çevrelere yakın bir insan bile rahatsız oluyor. Devletler sürekliliklerini, ya da beka mı diyorlar, bunu sağlamak için bunu yapmak zorundadır. Bizim devlet , belki de kasıtlı olarak, bizi “Cumhuriyet değerlerinden ” soğutmaya çalışıyor. Bu da MFG nin cennetlik olabilir dediği 12 Eylül Paşasının maarifeti. Herhalde Kemalizmi bitirdiği için Evren Paşa cennetlik dualar almıştır.

    Eğer kendinizi “müslüman” olarak tanımlıyor ve sizi eleştireni İslam karşıtlığıyla itham ediyorsanız, bu elbette İslam’ı tekele almak

    Bunu Müslümanların çoğu yapıyor. Bir Müslümana yurtta ” abicim odada namaz kılma, burası uygun değil derseniz” veya ” Sahura kalktığnızda gürültü etmeyin ” deseniz İslam düşmanı olursunuz. İslam karşıtı olmak zor değildir.

    Yoksa, çocuklara ana babalarının sapık olduğu öğretilir, ana babalarına düşman edilirler

    Benim kendi geniş ailemde böyle kırılmalar oldu. Cemaatle iyice bağlı olan aile bireylerim bayramlarda bile bizi görmez oldu. Benim dediğim sizinkinden biraz farklı da olsa.
    “Var mıdır, çocukların, ana babalarının iradesi haricinde, belli bir cemaatin kendi doğrularına göre yetiştirilmesi zulümdür, yapılması da engellenmelidir diyebilecek, vicdan sahibi bir “müslüman” arkadaş”

    Anne babaları yoksulsa , parayı cemaat veriyor. Boşuna mı bu kadar yatırım yapılıyor, bir getirisi de olsun.
    Zaman gazetesinin olması halihazırda iyi. Doğan Grubunun medya tekelini kırması açısından. Bir de şu var, Doğan grubu istediği gibi at oynatamayacak,yalan söylediği anda Zaman veya YŞ bunu ortaya çıkaracak. tersi de geçerli. ^

    7. Sık sık Mustafa Kemal özelinde lider kültünden şikayet eden arkadaşlar, üstüne bir de dinsel kutsallık payesi biçilen lider kültünden son derece hoşnutlar ki, bu da ilginç

    Kemalistlerin gözünde MKA neyse, Cemaatin gözünde MFG odur. Bu kadar iddialıyım. Atatürk’ün yediği hurma(zeytin olsun) çekirdeklerinden tesbih yapanı duymadım daha. Ya da başka bir şey yapanı. Belki o da vardır.
    MKA olanını eleştirmek kolaydır, ama MFG daha zor eleştirilir. Bir ben tırsmadan yapıyorum belki bunu :)
    28 Şubat 97′den bu yana demokrasi diye inleyen arkadaşlar, hiyerarşik bir örgütlenme sistemiyle bu kadar geniş tabanlı ve dinsel temelli bir güç ve çıkar grubu oluşturulmasının, insanların büyük ölçüde tektipleştirilmesinin, fikirlerin tek bir liderin ağzından çıkan ve adeta kutsal addedilen sözlere bırakılmasının, bir toplumda demokrasiyi, demokrasinin gelişmesini ne kadar tehlikeye soktuğunun ya farkında değiller, ya da bunu kendilerine yönelik bir tehdit olarak algılamıyorlar

    Cemaatleşme bireyselleşmeye de milletleşmeye de tehdittir.Birinci nedenden dolayı liberaller cemaat olgusuna karşı çıkmalı, ikinci nedenden dolayı milliyetçiler karşı çıkmalıdır. Milletin “sect” lere bölünmesi ulusal bütünlüğe tehdittir.
    Şahsi açıdan söyleyeyim bu cemaat bana olumlu bir çok alışkanlık da kazandırdı. Orada tanıdığım insanların bazıları gerçekten örnek, idealist kimselerdi. Daha özel bağlarım da oldu. Bazı sırlara vakıf olabildim. Bana o zaman gösterilen itimad gereği bu sırlardan hiç bahsetmeyeceğim.
    Bunlar biraz ağır olsa da eleştiri.

  15. Yazan:Mister No Tarih: Kas 11, 2007 | Reply

    Alıntılarla benim yazdıklarım karışmış:
    Aşağıdakiler alıntı olmayıp bana aittir.

    Anne babaları yoksulsa , parayı cemaat veriyor. Boşuna mı bu kadar yatırım yapılıyor, bir getirisi de olsun.
    Zaman gazetesinin olması halihazırda iyi. Doğan Grubunun medya tekelini kırması açısından. Bir de şu var, Doğan grubu istediği gibi at oynatamayacak,yalan söylediği anda Zaman veya YŞ bunu ortaya çıkaracak. tersi de geçerli.

    ….

    Kemalistlerin gözünde MKA neyse, Cemaatin gözünde MFG odur. Bu kadar iddialıyım. Atatürk’ün yediği hurma(zeytin olsun) çekirdeklerinden tesbih yapanı duymadım daha. Ya da başka bir şey yapanı. Belki o da vardır.
    MKA olanını eleştirmek kolaydır, ama MFG daha zor eleştirilir. Bir ben tırsmadan yapıyorum belki bunu :)

    ….

  16. Yazan:TT Tarih: Kas 13, 2007 | Reply

    Balbazar’ın yazdığı maddeler kötü bir hayalgücüne ait bence…

    “Uğur Mumcu’nun öldürülmesine sevinmişler, Öğretmenlerinin zina ettiğini,esrar kullandığını telkin ediyorlarmış,çocukların anne babalarını sapık olmalarının öğretilmesi…”
    …….

    F.Gülen cemaati öncelikle zeki çocuklarla ilgilenir…
    Ve o çocuklara karşı böyle aptalca argümanlar ve laflar kullanmazlar..

    Çocukların anne babalarını kötülemek bir yana ilk verdikleri ve sürekli terar ettikleri eğitim, ana babaya hürmet konusudur…

    Okuldaki öğretmenlerle de herhangi bir işleri olmaz..
    Uğur Mumcu’nun öldürülmesine de sevinmek bir yana bunun dindar insanlara fatura edileceğini bildikleri için provokasyon olduğunu anlayacak ve anlatacak kadar da kafaları çalışır…

    Ayrıca olaylara Zaman gazetesinin yaklaşımı gibi bakarlar, vakit gazetesinin ki gibi değil…

  17. Yazan:Ahmet Guveli Tarih: Kas 15, 2007 | Reply

    Sayin Muhterem Fedullah Gulen hoca efendiye selam olsun.Islami ahlak’i olmayan Islami maslahati dusunmeyene Allah bunlari versin.Amin.Yorumlari okuyorum uzuluyorum.Yazik
    Cok yazik.Simarik sorumsuz.Acaba muslumanlar arasinda gorunmez bir el dolasip,muslumanlar hakkinda boyle dusunmemizimi sagliyor ????Allah bu eli kirsin.Amin.Aslinda ben dunya gorusu olarak Hocadan biraz farkli dusunen biriyim. Bunuda arz etmek isterim.Muslumanlara Selam olsun kafilere lanet olsun.

  18. Yazan:snowqueen Tarih: Kas 16, 2007 | Reply

    @Ahmet Guveli

    siz o kafirlere yatin kalkin dua edin bence, onlar sayesinde bugün bilgisayarinizin power tusuna basip internete giriyor, lanet okuyor, hocaefendinizi ‘kafir’ diyari, müslümanlari öldüren ABD’de yasatiyorsunuz:)))

    Zaman Gazetesi ve Vakit gazetesi yaklasimlarina gelirsek,
    Vakit gazetesi inanin daha samimi:)

  19. Yazan:Mister No Tarih: Kas 16, 2007 | Reply

    Snowqueen,
    Bravo! Vakit gazetesi gibi olan , daha az tahrikçi ve samimi bir Gerçek Hayat ekolu da var.

  20. Yazan:Mister No Tarih: Kas 16, 2007 | Reply

    TT
    Sizcesi bizcesi yok bu işin.
    Tecrübelerimize dayanarak konuşuyoruz. Gerçeği hazmetmek bu kadar zor mu?

  21. Yazan:Balbazar Tarih: Kas 17, 2007 | Reply

    Gerçeği hazmetmemek mi yoksa mikrofona konuşan politikacı tavrı mı orasını bilmiyorum. Arkadaşım, desenize “yalan söylüyorsun” diye, hayal gücü deyince daha mı hoşgörülü bir yorum oluyor?

    Benim anladığım, biz asıl hedef değilmişiz, yeterince zeki olmadığımız için bize belletilenleri yanlış anlamışız Mister No arkadaşım.

    Yani, hiç “bakın şu hoca esrar içiyor, gözlerinin altı mor mor” lafından, hocanın esrarkeş olduğu mu anlaşılır? 11-12 yaşlarında zehir gibi çocuklar bunlar, kimi kandıracaksınız? (30 yaşında doktora öğrencisi olup, Marks’ın Yahudi olduğu için Müslüman ve Hıristiyan gençlerini zehirlemek amacıyla komünizmi icad ettiğini iddia edeni de gördüm, ki zekiden öte, oldukça akıllı ve ılımlı bir arkadaştı).

  22. Yazan:TT Tarih: Kas 17, 2007 | Reply

    Mister No Sizcesi bizcesi yok bu işin.
    Tecrübelerimize dayanarak konuşuyoruz. Gerçeği hazmetmek bu kadar zor mu?

    Tecrübe dediğiniz,gerçek dediğiniz nedir?
    Siz misiniz gerçeğin ölçüsü?

    Ben, sizin de onayladığınız şeylerin hayali(uydurma) olduğunu söyledim ve bunu da üç madde halinde açıkladım…
    Onlar üzerinde bir itirazınız varsa tartışabiliriz..

  23. Yazan:Mister No Tarih: Kas 17, 2007 | Reply

    TT ,
    Bence hayalde yaşayan sizsiniz.
    Açın gözünüzü biraz, farklı insanlarla konuşun, değişik ortamlara girin. Hep aynı nakaratları tekrarlayanlar arasında yaşamak size sıkıcı gelmiyor mu?

  24. Yazan:Gülcin Kacar Tarih: Kas 17, 2007 | Reply

    Yemeyelim birbirimizi
    Nasıl olsa yaşamın sonu ölüm
    Var mı bunun ötesi
    İyinin en iyisi
    Kötünün en kötüsü
    Cezası yine ölüm
    Allah yönetir insanları
    Buna itirazı olan var mı?
    Nedir bölüşemediğiniz uğruna kavgalar etiğiniz
    Hayatınız çok kısa
    Birbirinizi olduğunuz gibi kabullenip sevmeyi deneseniz
    Hep biri birinizi tenkit etmeseniz
    Allah yaratmış bizi
    O ne isterse o olur bunu bir kabullenseniz
    Kaderimizi yollumuzu çizen o
    İnsanoğlu kim ki
    Bize yol gösterecek
    Doğruyu eğriyi bilecek
    İyiyi de kötüyü de yaratan
    Canlıya yol gösteren
    Yanlıkça Allah tır Allah

    ,

  25. Yazan:Mister No Tarih: Kas 17, 2007 | Reply

    Bu hoşgörü birbirimizin sevelim geyikleri hep döner zaten :)
    Bütün insanlar kardeş olsa, bütün Dünya buna inansa.
    İnsanları hoşgörüyle, muhabbet fedailiğiyle aldatmayın, daha insanidir aldatmadan hedefe ulaşmak.

  26. Yazan:snowqueen Tarih: Kas 17, 2007 | Reply

    nedir bölüsülemeyen, ugruna kavgalar edilen söyleyeyim

    bu mülkiyet denen kavram icat olup mertlik bozulunca baslamis olmali,
    sonra bize yol gösterecek, iyiyi dogruyu gösterecek, emirler ve cezalar verecek bir tanri figürü, sonra bu tanri figürünü iktidarinin garantisi olarak kullanan rahip-krallar, hükümdarlar, imparatorlar ve politikacilar…

    sonra gelsin savaslar, gelsin kavgalar.

  27. Yazan:T.Suat Demren Tarih: Kas 17, 2007 | Reply

    bu mülkiyet denen kavram icat olup mertlik bozulunca baslamis olmali,

    hahahaa.. ya sadece bu siteye eklenen bazı yorumlar eğlence ihtiyacımı karşıamaya yetiyor.

    Kuzum size okulda iktisat, mülkiyetin kökeni vs. hakkında hiçbir şey öğretmediler mi? Biraz enformasyon vereyim: J. Locke, D. Hume, J.S. Mill, H. Spencer, F. Bastitat. atıp tutmadan önce okuyun, bu mülkiyet dene zımbırtı ne menem birşeydir, nereden çıkmıştır, kökeni nedir, insanlığın ilk durumlarının teorik yapısı nedir vs.

    “Bu kadar cehalet tahsille olur” sözü ne kadar da doğru.

  28. Yazan:fizikci Tarih: Kas 18, 2007 | Reply

    TT Bey,

    Siz bakmayın Balbazarla, Mister No’nun cemaat içi bazı gerzeklikleri cemaati karalamak için kullanmasına. Fırsat buldukça buna başvururlar.

    Neymiş “falanca okulun öğretmenleri zina ediyor” diyorlarmış, “çocuklar anne-babasına düşman ediliyormuş” falan filan..

    Bir kere bir insanın şunu anlayabilecek zeka seviyesine sahip olması gerekir: Her topluluğun içinde akıllılar da vardır, akılsızlar da, basiretlisi de vardır, körü de, zekisi de vardır, gerizekalısı da.

    “Falanca okulun öğretmenleri zina ediyormuş” diyen adama “bu senin söylediğin söz doğru bile olsa gıybet ediyorsun, yaptığın çok çirkin bir iştir, gidip onlarla helalleşmen gerekir, eğer doğru değilse iftira ediyorsun, Allah’tan kork, kendine gel” diyemediniz mi? O adamın o lafına bakıp cemaate olumsuz puan vermeyi mi tercih ettiniz yoksa? Bravo size!

    İçeriden biri olarak söyleyeyim: Gıybet cemaat içinde en çok üzerinde durulan konudur. Farkında olmadan biri hakkında bir şey söyleyecek olsanız orada bulunan biri hemen gıybet yapmayalım diye sizi uyarır.

    Cemaat hakkında konuşurken münferit olaylar üzerinden değerlendirme yapamazsınız. Toplamda bu cemaat ne yapıyor, amacı nedir ona bakmalısınız. Bir-iki akılsız adamın lafına bakıp cemaatten koptuysanız, yanlış yoldasınız yol yakınken geri dönün derim. :)

    Ben cemaatle lise yıllarımda tanıştım. Sonra üniversite hazırlıktayken cemaatin bir parçası olarak kendim olamadığımı, yaptığım şeyleri (söz gelimi namaz kılışımı) kendim istediğim için değil cemaatin içinde olduğum için yaptığımı düşünmeye başladım. Bu durum beni rahatsız etti ve cemaatten ayrıldım. 8-9 sene kadar cemaatten kimseyle ne görüştüm ne haberleştim. Bu arada cemaatteyken okuduğumuz kitaplardan çok farklı kitaplar okudum, hatta Kadıköy’de İncil dağıtanlarla tanıştım onları da dinledim, hediye ettikleri İncil’i ve bir düzine kitabı da okudum. Sonra tekrar yuvaya döndüm. Ve Türkiye’de böyle bir topluluğun, İslam’ın harikulade bir yorumuna (özüne mi demeliyim) sahip bir cemmatin varlığı için Allah’a şükrettim.

    Merak etmeyin bu insanlar inşallah dünyayı değiştiren öyle güzel şeyler yapacaklar ki, siz dahi minnettar kalacaksınız. Buna kuvvetle inanıyorum.

  29. Yazan:snowqueen Tarih: Kas 18, 2007 | Reply

    @Suat Demren

    evet okullarda ögretmediler belirttigim gibi ben güzel sanatlar okudum.
    Mülkiyet kavrami bir simgedir, ‘Altin çag’ denilen artik mitolojik olmus kavramdan kopus simgesi. Çok biliyorsaniz ‘altin çag’dan kopmada
    ne anlamda bir etkisi ‘olmamistir’ buyrun yazin.

    Mülkiyetin, ailenin, evliligin, mirasin kökeni hakkinda bu kadar derin bilginiz varsa ‘tanrinin kökeni’ hakkinda da vardir diye umut ediyorum.

  30. Yazan:Mister No Tarih: Kas 18, 2007 | Reply

    Fizikçi Bey,
    Öncelikle cemaati karalama fırsatı verdiğiniz için teşekkürler :)

    “Bir kere bir insanın şunu anlayabilecek zeka seviyesine sahip olması gerekir: Her topluluğun içinde akıllılar da vardır, akılsızlar da, basiretlisi de vardır, körü de, zekisi de vardır, gerizekalısı da.”

    Bir de TT bunu kabul edebilse de , bize şizofren muamelesi yapmasa :)
    Bunları örtbas etmeye çalışıyorlar ya ayar olurum.

    Cemaat hakkında konuşurken münferit olaylar üzerinden değerlendirme yapamazsınız.

    Bu lafa da ayar olurum, sanki İstanbul Emniyet Müdürü konuşuyormuş gibi hissettim. Bunlar münferit vaka.
    Münferit vaka derken basit bir zekanın düşünebileceği , cemaatin ferdlerden oluştuğunu da hatırlatırım.

    Bir-iki akılsız adamın lafına bakıp cemaatten koptuysanız, yanlış yoldasınız yol yakınken geri dönün derim. :)</blockquote

    Almayayım teşekkürler :)

  31. Yazan:fizikci Tarih: Kas 18, 2007 | Reply

    Mister No,

    Münferit kelimesine ayar oluyorsanız başka kelime bulalım size diycem ama nerden bileyim ona da ayar olmayacağınızı.. En iyisi siz kelimelere takılmayın, öze bakın.

    TT Bey’i hiç kınamayın, kınanacak olan şey sizin cemaatte karşılaştığınız bir olayı bütün cemaati karalamak için kullanmanızdır. TT Bey haklı. Çünkü 1000 kişiden 1′i öyle çirkin laflar ediyorsa, 999′u etmiyor. Bu durumda cemaatte böyle böyle söyleniyor derken siz binde bir haklıysanız, TT Bey hayır söylenmiyor derken binde 999 haklı. Bu binde 1′e “münferit” denildiğini söylersem ayar olmazsınız umarım.

  32. Yazan:snowqueen Tarih: Kas 18, 2007 | Reply

    1000 kisiden çirkin laflar eden 1 kisi cemaatin basiysa pek münferit olmaz heralde:))

  33. Yazan:fizikci Tarih: Kas 18, 2007 | Reply

    Neymiş o? Bi laf atıp ortalığı bulandırmak mı amacın, yoksa unuttun mu? Neyse o söyle biz de bilelim. Hayret bişey ya!

  34. Yazan:Mister No Tarih: Kas 18, 2007 | Reply

    Fizikçi Bey,
    Bazı şeylerin üstünü örtüp saklamak sadece cemaate özgü bir tavır değil memleketimizde. Özeleştiri yapmak çok mu zor? Şurada yanlış yapılmıştır, olabilir demek taviz mi?

  35. Yazan:fizikci Tarih: Kas 18, 2007 | Reply

    Mister No,
    Özeleştiri yapmak elbette çok gerekli. Ama münferit olayları kullanarak karalama yapanlara ne demeli? Karalamak, özeleştiri yapmamaktan çok daha çirkin bir davranış değil mi sizce?

  36. Yazan:Balbazar Tarih: Kas 19, 2007 | Reply

    Falanca okuldaki değil, kendi okulumuzdaki.

    Öğretmenler değil, Türk-İslamcı olmayan öğretmenler.

    Gıybet değil, iftira.

    Söylenen, “bakın şu öğretmenin gözündeki morlukları görüyor musunuz çocuklar, esrar içiyor, dini, maneviyatı olmayanlar böyle şeylere sürüklenirler işte”, yahut “fen hocası adamla türkçe hocası kadın zina yapıyorlarmış, solcu oldukları için ahlaki duyguları gelişmemiştir bunların”. Vesaire, vesaire.

    Karşı çıkmak şöyle dursun, hepimiz, hepsine inandık. Neden mi? 11-12 yaşlarında çocuklardık da ondan. Ana özlemiyle tutuşan, ailesinin boşluğunu abilerle doldurmaya çalışan. Bunların yalan olduğunu anlamam için belli bir yaşa gelmem gerekti, sizler kadar zeki bir çocuk değilmişim demek ki.

    İçeride falan değildim ben. Devlet okuluydu, analarımız, babalarımız bizi devlete teslim etmişler, devlet de bizi abilerin kucağına oturtmuştu. Yatakhanede, etüt sınfında, yemekhanede, heryerdeydi söyleşiler, içerdeyseniz ayrıcalıklıydınız, sınırdaysanız sohbetlere katılmanız, mescide gelmeniz beklenir, dışarıdaysanız dışlanırdınız, arkadaşlarınız selamı sabahı keser, arkanızdan gülüşür, elleriyle gösterirlerdi. Hatta abi tarafından esrar içtiği iddia edilen bir arkadaşımız da olmuştu, abiye “neden sen bizim yatakhaneye gelip duruyorsun” demiş diye.

    Ve en önemlisi, olup biteni ailenize anlatmamanız sıkı sıkıya tembihlenirdi. Ben anlatırdım.

    Münferit değil bunlar, her yerde başa şekillerde yaşanıyor, küçücük çocuklar abilerin eline teslim ediliyor, abilere mutlak otorite veriliyor, çocukların “kazanılması” için ne gerekiyorsa o yapılıyor, bunları hepimiz biliyoruz.

    Ben iki farklı devlet okulunda yatılı okudum, dersanelerine gittim, üniversitede yurtta kaldım. Ne yaşadığımı, ne gördüğümü iyi biliyorum. Ve gelip birisi bana “münferit bunlar, sen cemaati karalıyorsun” dediğinde “bunları bana söylemeye utanmıyor musun” demekten başka birşey gelmiyor içimden.

    Küçücük çocukları kandırabilirsiniz, zaten hedefiniz de onlar, ama yetişkinleri bari salak yerine koymayın. Hatamızdan dönecekmişiz, sağolun kalsın, bu yaşıma geldim, bugünkü ahlak ve vicdan anlayışım kendi doğrularım ne olursa olsun bunları ufacık çocuklara dayatmaya hakkımın olmadığını söylüyor bana. Kendi çocuğum için bile. Değil ki, elin çocuklarına, sistemli bir şekilde çullanacağım ha?

    Eğer karalanmak istemiyorsanız, önce şeffaf olun, yeraltından iş yürütüp, sonra tecrübelerini anlatanı karalamakla suçlamayın.

    Not: Karalamadan önce ne söylenmiş, kim nefret ediyor, kim düşman, öğrenmek isterseniz, Mister No’nun da, benim de “karalamaya” başlamadan önce yazdıklarımıza bakabilirsiniz.

  37. Yazan:TT Tarih: Kas 19, 2007 | Reply

    Bir topluluk hakkında genel hükümler verilirken, genele yayılmış örnekler seçilip kullanılmalıdır.

    Ben yukarıda maddeler halinde verilen üç genelleme hükmüne,cemaatin genel tavır ve düşüncesine uymadığı için itiraz ettim.
    Yani kesin hükümlermiş gibi yazıldığı için, aynı kesinlikle uydurma olarak niteledim.Yazan şahsı tanımıyorum,bu nedenle doğruluğundan emin olamam ve ayrıca doğru olsa bile cemaatin yapısına hiç uymayan ve asla cemaatin geneline yayılmayacak şeyler olduğu için hayal mahsulü olma olarak değerlendirdim .

    Nelerdi itiraz ettiğim hükümler-hatırlayalım:

    1-F.Gülen cemaati milli eğitim’deki yaşayış tarzı bozuk öğretmenleri öğrencilere kötüler/öyle olmadıkları halde onlara iftira atar
    Bk.esrar içen,zina yapan öğretmenler diye iftira atma örnekleri

    2-Ailesi dindar olmayan çocuklara anne babalarının birer sapık olduklarını telkin ederek onlar üzerinde otorite kurmaları.

    3-Çocukların farklılıklara karşı kin ve nefretle doldurulmaları.Mesela Uğur Mumcu cinayeti gibi toplumu bölen provokasyonlara abilerin sevinmeleri…

    Toplumdaki hemen her kesimle en iyi diyaloğu kuran bir harekete yukardaki maddeler uymuyor arkadaşlar…

    İsterseniz sokağa çıkıp bir anket yapın…
    …..
    Bu arada çocuklara dini eğitim telkin edilmesini de yanlış bulmuşlar.
    Eğtim dediğiniz şey 18 yaşından sonra başlarsa bu dediklerinde haklı olabilirler.Ancak çağdaş eğitim artık anne karnından itibaren başlıyor.
    Haa bu arada çağdaş demişken çağdaş eğitim vakfının çalışmalarına da karşılar mı bilmiyorum.Kardelen projesi,SOS köyleri..vs. hatırlarsanız bunların misyonerlik bağlantılarına dair iddialar da yakın zamanda ortaya atılmıştı…

  38. Yazan:fizikci Tarih: Kas 19, 2007 | Reply

    Balbazar,

    Hiç güleceğim yoktu. :)

    İçeride falan değildim ben. Devlet okuluydu, analarımız, babalarımız bizi devlete teslim etmişler, devlet de bizi abilerin kucağına oturtmuştu.

    1. İçeriden değilsen bırak içerden olanlar konuşsun. İftira atma.
    2. Her kucağına oturduğun abiyi cemaatten mi sandın?

    Bak ben içerdenim. Eğer söylediğin gibi şeyleri içerde görüyor olsam bu cemaatte bir dakka durmam. Kimse durmaz.

  39. Yazan:Balbazar Tarih: Kas 19, 2007 | Reply

    Her kucağına oturduğun abiyi cemaatten mi sandın?

    Bu sözünüzle cemaatin size ne kadar insanlık, ne kadar ahlak, ne kadar vicdan kazandırdığını, farklı konuşana ne kadar tahammül edebildiğinizi, şirin maskenizin altından ne çirkin hakaretlere girebileceğinizi çok güzel gösteriyorsunuz. Fazla söze gerek yok, bir kez daha beni haklı çıkardığınız için teşekkür ederim.

    Eğtim dediğiniz şey 18 yaşından sonra başlarsa bu dediklerinde haklı olabilirler.

    Ellerin çocuklarının beyinlerini, ailelerinin iradesi dışında, kendi mutlak doğrularınıza göre yıkamak mı oluyor eğitim?

  40. Yazan:TT Tarih: Kas 19, 2007 | Reply

    balbazar:Ellerin çocuklarının beyinlerini, ailelerinin iradesi dışında, kendi mutlak doğrularınıza göre yıkamak mı oluyor eğitim?
    Her yıl on binlerce talebe ve dolayısıyla aileleriyle muhatap oluyorlar. Bu kadar geniş bir kitleye hitap eden insanların, velilerin iradesi ve rızası dışında iş yaptığını düşünmek,ailelerle diyaloglarının olmadığını iddia etmek, kusura bakmayın yine aynı şeyi söyleyeceğim ama; hayalcilikten başka bir şey değil…

    Cemaatlerin toplumsal bir ihtiyaca cevap verdikleri açık.Yani devlet tarafından dini hayata getirilen engellemelere karşı bir boşluğu doldurdukları için bu tür legal olmayan dini yapılanmalar var.

    Açıkça şu deniliyor
    devlet çocuklara dini eğitim vermesin,
    cemaatler de vermesin..
    Eee kim versin peki?
    -Hiç dini eğitim verilmesin!..

    Bunu fikirmiş gibi yazanlar, daha sonra aslında cemaat bahane İslamiyet karşıtlığı şahane.. türünden itham edildiklerinde ise yukardaki gibi yakınıyorlar…

  41. Yazan:Balbazar Tarih: Kas 19, 2007 | Reply

    Suat Bey, eger yeniden zihniyet ifsalarina iliskin bir yaziyi bassayfaya koymayi dusunurseniz, yukaridaki

    Her kucağına oturduğun abiyi cemaatten mi sandın?

    yorumunu da degerlendirirsiniz umarim.

    Cunku, bu cok ozel bir “azgelismislik” ornegi. Acik acik, agiz dolu kufur etmekten ote, ondan daha tehlikeli bir terbiyesizlik.

    Burada sorun, sadece benim cocukken cinsel tacize ugradigim ve dolayisiyla “i.ne” oldugum imasi degil. Tacizi, tacize ugrayanin kabahatiymis gibi gorme aliskanligi.

    Ve cinsel taciz uzerine espri yapmanin, karsinizdakine duydugunuz nefreti ifade etmek icin, boylesine sapikca metaforlar kullanmani kabul edilebilir seyler olmadigini herkesin anlamasi gerekiyor.

    Not: Benim yorumumda kullandigim “kucagina oturtmak” deyiminin mecazi anlamda kullanildigi, hicbir sekilde fiziksel/cinsel bir olaya deginmedigi, fizikcinin ise tam da benim anladigim sekilde bir imayla “espri” yapmaya ve aklinca “i.ne” oldugumu soylemeye, boylelikle beni sindirmeye calistigi cok acik. Allah hepimize akil, vicdan, insanlik versin.

  42. Yazan:fizikci Tarih: Kas 19, 2007 | Reply

    Balbazar,

    Sanki o ifade bana aitmiş gibi konuşuyorsun. Sen söyledin onu. Hiç değiştirmeden kullandım niye alınganlık yapıyorsun? Hayır madem alınacaksın niye öyle söylüyorsun? Başka bir şekilde ifade edemedin mi? Ben sana cevap verdiğim için senin ifadeni kullanıcam tabi ki. Sana durduk yere öyle bişey söyleyecek halim yok. Ama sen söylüyorsun ben ne yapayım?

    Bu sözünüzle cemaatin size ne kadar insanlık, ne kadar ahlak, ne kadar vicdan kazandırdığını, farklı konuşana ne kadar tahammül edebildiğinizi, şirin maskenizin altından ne çirkin hakaretlere girebileceğinizi çok güzel gösteriyorsunuz.

    Cemaate saldırmak için hiç bir fırsatı kaçırmazsın di mi? Hedefe öyle kilitlenmişsin ki, nasıl yaparım da cemaati işin içine karıştırır bi karalama imkanı yaratabilirim diye olağanüstü çaba sarfediyorsun. Bu gayretini hayır işlerinde kullansan evliya falan olursun eminim.

    Ellerin çocuklarının beyinlerini, ailelerinin iradesi dışında, kendi mutlak doğrularınıza göre yıkamak mı oluyor eğitim?

    Beyin yıkamak nedir kuzum? Ailelerin iradesinin içini-dışını nerden biliyorsun, hem de içeriden biri olmadığını itiraf etmişken? Senin mantığına göre ailelerin iradesi dahilinde çocukların beyni yıkanabilir mi? Senin çocuğun var mı, varsa beynini yıkıyor musun? Nasıl yıkıyorsun?

    Bence bırakın bu saçma lafları da şunu öğrenin: Işık evlerinde üniversite öğrencileri kalır. Bu öğrenciler beş vakit namazını kılan, dindar, hiç bir kötü alışkanlığı olmayan temiz insanlardır. Bunlar çevrede oturan çocuklara derslerinde yardımcı olurlar, ücretsiz ders verirler. Siz her ne kadar inanmasanız, inanmak istemeseniz de hiçbir çocuğa namaz kılması, ve benzeri konularda baskı yapılmaz. Ama çocuklar kendiliklerinden bu çok sevdikleri abilerini örnek alırlar. Hem dinlerini daha iyi öğrenir, hem derslerinde daha başarılı olurlar. Herşey son derece normaldir, yasaldır.

    Dindar abilerle kardeşleri arasındaki Allah rızasına ve fedakarlığa dayanan bu çok doğal etkileşim kimilerinin rüyalarına girer, kabusu olur. Buna “beyin yıkamak” derler, “çocuklar ailelerine düşman yapılıyor” derler, daha olmadık bir sürü iftiralarda bulunurlar. Ama yapılan şey o kadar masum, o kadar güzeldir ki, güneş gibidir, art niyetlilerin üflemesiyle sönmez, söndürülemez.

  43. Yazan:EDiTÖR Tarih: Kas 19, 2007 | Reply

    DEGERLI ARKADASLAR,

    YORUMLARINIZDA AZAMI EDEBI MUHAFAZA ETTIGINIZ ICIN TESSEKKUR EDIYORUZ.

    FIKIR CATISMALARININ KISISEL CATISMAYA DONUSMESININ NE BIZE NE DE ULKEMIZE BIR FAYDASI YOK.

    EDITOR

  44. Yazan:fizikci Tarih: Kas 19, 2007 | Reply

    Benim yorumumda kullandigim “kucagina oturtmak” deyiminin mecazi anlamda kullanildigi, hicbir sekilde fiziksel/cinsel bir olaya deginmedigi, fizikcinin ise tam da benim anladigim sekilde bir imayla “espri” yapmaya ve aklinca “i.ne” oldugumu soylemeye, boylelikle beni sindirmeye calistigi cok acik.

    Balbazar,

    Sen “kucağına oturtmak”la neyi kastettiysen, ben de onu kastediyorum. Senin ifadeni aynen kullandım. Kastı aşan manaları kendin çıkarıyorsun. Niyetimi okumaya falan çalışma boşuna. Buna rağmen üzülmene sebep olduysam özür dilerim ama bana çamura yatıyormuşsun gibi geliyor.

  45. Yazan:Balbazar Tarih: Kas 19, 2007 | Reply

    Sayin TT, karsinizdakini alelacele “islam dusmanligi” ile suclamadan once yukarida ne yazilmis okuma zahmeti gosterseydiniz, belki ben de “kendilerine aykiri her fikri islam dusmanligiyla itham ederler” genellememi sorgular, geri alir, gerekirse ozur dilerdim. Yukaridan aynen kopyaliyorum (alinti T. Suat Demren’in yorumundan):

    Devletin eğitim verme biçimini elbette eleştiriyoruz, ve şu andaki sistem, içerik hiç de hoş değil (yalnız, okullarda pozitivizm aşılandığı iddiası biraz komik). Ve evet, devletin eğitim verme biçimi belli standartlara uygun olmalı, tartışılmalı, üzerinde anlaşma sağlanmalı, denetlenmeli. İşte tam da bunlardan dolayı, devletin eğitimini beğenmiyorsanız, yapmanız gereken, kendi denetlenmeyen, tartışılmayan, üzerinde hiçbir anlaşma olmayan eğitim anlayışınızı gizli kapaklı ve yayılmacı bir şekilde yürürlüğe koymak değil. Bu sistemin değişmesi için demokratik kanallardan mücadele etmek. 700 “sansürcü” akademisyenin yaptığı gibi.

    “Gerçek laiklik” gibi bir kavram olduğuna inanmıyorum, ama şunlara katılıyorum:

    Devlet din eğitimi öğretimi işinden elini ayağını çekse, gerçek laikliğe geçse de bu iş “piyasa” ya bırakılsa keşke. O zaman piyasa mekanizması maksimum iyiyi bulacaktır. (Tabi bu egemenlerin işine gelmez, bilmem sizin işinize gelir mi)Hem böylelikle insanlar illegal yapılanmalardan medet ummak zorunda kalmaz. Bu gibi örgütlenmeler de şeffaf olur, bahsettiğiniz sakıncalar olmaz, olduğunda da serbest rekabet ortamında elenir gider. Yani sorunun kökeni yine devlettedir.

    Bu benim işime elbette gelir (yine üzerinde anlaşma sağlanılan standartlara uygun olarak denetlenmesi kaydıyla), ama bunu misal Cemil Çiçek’e ve tabanına anlatabilir misiniz, o taifenin işine gelir mi, orasını bilmiyorum. Onlar benden de, ulusalcılardan da daha güçlüler, onun için işin o kısmı daha önemli.

  46. Yazan:Balbazar Tarih: Kas 19, 2007 | Reply

    O cumlenin o kurulus bicimiyle ne anlama gelebilecegini, okuyanlarin ne anlayacagini hepimiz biliyoruz fizikci arkadasim. Eger boyle bir imada bulunma niyetiniz yoksa, soylediginizin oyle anlasilmasini istemiyorsaniz, cumlenizi ona gore kurarsiniz, “ben sen ne dediysen onu dedim” diye politika yapmazsiniz. Karsinizdakini salak yerine koymaktan vazgecin artik.

    Ne demek “kucagina oturdugun”? Bu mu benim soyledigim seyle ayni anlama geliyor? Bunda mi iyi niyet arayayim ben? Bunun ne kadar cirkin oldugunu aciklayinca ben mi camura yatmis oluyorum? Susayim, sineye mi cekeyim boyle bir terbiyesizligi?

  47. Yazan:Balbazar Tarih: Kas 19, 2007 | Reply

    Beyin yıkamak nedir kuzum? Ailelerin iradesinin içini-dışını nerden biliyorsun, hem de içeriden biri olmadığını itiraf etmişken? Senin mantığına göre ailelerin iradesi dahilinde çocukların beyni yıkanabilir mi? Senin çocuğun var mı, varsa beynini yıkıyor musun? Nasıl yıkıyorsun?

    Hepsinin cevabi yukarida var, once karsinizdaki ne demis, onu okuyun, sonra konusun.

  48. Yazan:Balbazar Tarih: Kas 19, 2007 | Reply

    Sanki o ifade bana aitmiş gibi konuşuyorsun. Sen söyledin onu. Hiç değiştirmeden kullandım niye alınganlık yapıyorsun? Hayır madem alınacaksın niye öyle söylüyorsun? Başka bir şekilde ifade edemedin mi? Ben sana cevap verdiğim için senin ifadeni kullanıcam tabi ki. Sana durduk yere öyle bişey söyleyecek halim yok. Ama sen söylüyorsun ben ne yapayım?

    Ne kadar sig, ne kadar karsisindakine saygi duymayan, ne kadar kendini akilli baska herkesi aptal sanan bir yaklasim bu.

    O kadar yazdigim arasindan onu cekip o cumleyi kurarak gosterdiniz seviyenizi, bosuna politika yapmayin.

    Ha bu arada, sadece anlam olarak degil, yazilim olarak da degistirdiniz. Ben eylemi pasif kullandim, siz aktif kullandiniz.

    Insan olun once, benim tek soyleyecegim o, once insan olun.

  49. Yazan:Gülcin Kacar Tarih: Kas 19, 2007 | Reply

    İnasn olam çok zordur.
    İnsan kalmaksa daha zordur.

  50. Yazan:TT Tarih: Kas 19, 2007 | Reply

    Balbazar:Sayin TT, karsinizdakini alelacele “islam dusmanligi” ile suclamadan once yukarida ne yazilmis okuma zahmeti gosterseydiniz, belki ben de “kendilerine aykiri her fikri islam dusmanligiyla itham ederler” genellememi sorgular, geri alir, gerekirse ozur dilerdim.

    Sn.Balbazar
    Sizin alıntıladığınız düşüncelerinizi okumamıştım ..
    O şekilde düşünüyorsanız ben özür dilerim tabii ki…

  51. Yazan:fuatogl Tarih: Kas 19, 2007 | Reply

    Bence bırakın bu saçma lafları da şunu öğrenin: Işık evlerinde üniversite öğrencileri kalır. Bu öğrenciler beş vakit namazını kılan, dindar, hiç bir kötü alışkanlığı olmayan temiz insanlardır. Bunlar çevrede oturan çocuklara derslerinde yardımcı olurlar, ücretsiz ders verirler.

    Işık evleri cemaatin genç insan devşirme hücreleridir. Tam anlamıyla hücre tipi örgütlenme. Gülenin kendi deyimiyle gençleri yakalayacak örümcek ağlarıdır. Bu ders çalıştırma vs lerde tamamen bu tarz bir örgütlenmeye hizmet içindir. Amiane tabir ile “adam kafalama” üzerine kurulu bir sistem. Bu şekilde işler, küçük öğrencilere ders verilir, benim gibi adamlara bedava zaman gazetesi vs.vs. Ve tam anlamıyla da yalan ve demagoyi üzerine kurulu ideolojik bir yapısı vardır. İçinde geliştirdiği anlayış arzuladığımız demokratik bir toplum yapısı ile taban tabana zıttır.

    Yalan ve demagoji örneğine zaman da çıkan bazı haberlerde açıkca görebiliriz. Balbazar vermişti bir yerde, Ufuk Uras gibi kökeni belli görüşleri belli bir adamı kıvırtmalarla PKK lı gösterme çabaları(3 farklı haber biliyorum). Çünkü solcuyum diyen bir insanın televisyonlarda takdir toplayan “takır takır” hali çok rahatsız edici onlar için. Bilimsel bir yayın da evrim hakkında bir haber çıkar, zaman da 180 derece tersi verilir inkar edilemiyecek yalanlar ile. 3 aylık bir yurt tecrübem olmuştu benim de. Sohbetlerde, şura larda başkaları için tamamen yalan üzerine kurulu şeyler anlatılır. Benim öğrendiklerim genelde İnsan Hakları Derneği üyelerinin ahlaksızlıkları ile ilgiliydi. Rock müziğin kötülükleri, evrim teorisinin yanlışlığı, Marx ın ailesine bile bakmayıp hizmetcisiyle kırıştıran bir ahlaksız oluşu, nazi askerleri savaşa giderken incil yerine türlerin kökeni kitabını taşıdıkları (sonradan merak ettim araştırdım biraz, bazı nazi askerleri Nietzsche nin kitabını taşırmış ) vs.vs. seviyesinde şeyler. Bırakalım yani şu 5 vakit namaz, temiz ahlaklı insan yetiştirme işlerini. Yalan ve demagoji ile ahlaklı insan yetişmez.

    […]Tacizi, tacize ugrayanin kabahatiymis gibi gorme aliskanligi.

    Aynen katılıyorum Balbazar.

  52. Yazan:fizikci Tarih: Kas 20, 2007 | Reply

    Kayınpederimin evinin üst katına öğrenciler taşınmış. Bir gün gelmişler ziyaret etmişler, kayınvalideye “bizim yukarıdan size gürültümüz geliyordur, belki sizi rahatsız ediyoruzdur, kusurumuza bakmayın” falan demişler. Yanlarında da çam sakızı çoban armağanı bir kandil getirmişler. Kayınvalide anlata anlata bitiremiyor “çok edepli çocuklar, çok efendi çocuklar, bu zamanda böyle nasıl yetiştirmiş aileleri, biz kendi çocuğumuza sahip çıkamıyoruz..” falan, hayret ediyor. Onlar da iadei ziyaret yapmışlar. “Böyle öğrenci evi nasıl olur, bizim evden daha temiz, temizliği de kendileri yapıyorlarmış…” diyor. Kayınvalidenin tabi temizlik dikkatini çekiyor.

    Zavallılarım bilmiyorlar orası hücre evi. O temiz zannettikleri gençler dünyanın en tehlikeli canavarları(!)

    Neyse ben de çıktım tanıştım hemen. Tertemiz ve çok sade bir ev. Televizyon bile yok düşünebiliyor musunuz? İşleri güçleri dersleriyle. (Üniversitedeyken arkadaşların birlikte kaldığı ne öğrenci evleri görmüştük. Mutfağa girmeye korkardınız. Ortalığı pislik götürürdü.) Hayatımda ilk defa ışık evi görmüyordum elbet. Eski kulağı kesiklerdeniz ne de olsa. Ama en son on sene kadar önce görmüştüm. Bu sefer de ilk defa görüyor gibi heyecanlanmıştım. Bir tane beyaz tahta var salonda, en son çocuklara anlattıkları dersle ilgili yazılar kalmış üzerinde. Bir derdiniz sıkıntınız var mı diye sordum. Kardeşlerim onlar benim, yeterki söylesinler emir telakki ederim. “Yok Allah’a şükür” dediler. Ders verme işinden, çocuklardan vs. konuştuk. (Balbazar’a göre beyni yıkanan, bana göre dünyanın en şanslı çocuklarından bahsediyorum) Bu gençlerin hepsi sözelciymiş, matematik fizik gibi dersleri verirken zorlanıyorlarmış, ekstra çalışmak zorunda kalıyorlarmış. Tek dertleri bu. Fedakarlığa bakar mısınız? Benim gözlerim yaşardı. Sarılıp yanaklarından öpmemek için kendimi zor tuttum. “Biz ne güne duruyoruz yahu” dedim “fizikçiyim ben, o dersleri rahatlıkla veririm, Ct veya Pa günü belli bir saati bana bildirin” dedim. Sonra bi şekilde hallettiler, bana ihtiyaç kalmadı.

    Tabi irtibatı koparmadım. Bunları arabamla alıp, sabah namazına Aziz Mahmut Hüdayi’ye, Eyüp Sultan’a götürdüm bir iki defa. Dönüşte de bizim evde kahvaltı yaptık hep beraber. Birlikte namaz kıldık, tesbihat yaptık. Hayatımın en güzel anları desem abartmış olmam.

    Bu çocukların hiçbiri ne benim akrabam, ne benim başka bişeyim. İlk defa görüyorum. Anadolu’nun bağrından kopup gelmişler İstanbul’a.. Kimi Malatya’dan, kimi Manisa’dan.. Güzellerden daha güzel Anadolu insanları.. Birbirimize olan muhabbetimizin tek kaynağı var: Allah rızası. Allah sevdiğini insanlara sevdirirmiş, onları da bana öyle sevdiriyor işte.

    Şimdi birileri bu güzelliğe hakaretler yağdırınca, bu “gönüllüler hareketi”ne olmadık iftiralar atınca nasıl ahsabım bozulmaz?

  53. Yazan:Mehmet Yılmaz Tarih: Kas 20, 2007 | Reply

    Fizikçi Bey Kardesim,

    içten yazmissiniz, iyi etmissiniz. Sayin Demren’in güzel bir lafi vardir : “aidiyetiniz aklinizin önüne geçmemeli” diye. Cemaatler çerçevesinde yapilan güzel isleri biliyoruz. Ama bu temiz duygulardir ki kötü niyete de zemin hazirlar. Az da olsa dinin sömürülmesi diger sömürülerden daha çok dikkat çekiyor, rahatsiz ediyor. Siradan bir adamin hirsizlik yapmasiyla bir kanun adaminin hirsizlik yapmasi ayni sey mi?

    Cemaatleri de yozlasmaktan ve yobazlasmaktan koruyacak sey akil, özelestiri ve sagduyudur kanimca.

    Sözüm meclisten disari, teslimiyet yüzünden Kur’an ve sünnetten uzaklasilan durumlar var.

    Dini konularda bilgisine güvendigimiz bir kisiyi her konuda yanilmaz kabul etmek bize zarar getirmez mi? Kutsal kitaplarda peygamberlerin dahi yanildigina dair ifadeler var.

    Ve bir cemaatin imajini savunurken asabimizin bozuldugunu gizleyemezsek o cemaatin imajina zarar vermis olmaz miyiz?

    Peygamberimizin güzel bir ögütü vardir bu konuda ve biliyorsunuzdur muhakkak : (mealen) “Dedikoduya tanik oldugunuzda kötülenen kisi hakkinda iyi bir sey söylemeye çalisin, mümkün degilse oradan uzaklasin”

    Muhabbetlerimle

  54. Yazan:gulcin kacar Tarih: Kas 21, 2007 | Reply

    Düşünce düşmanı
    Düşünceye düşman
    Allaha inanmayandır
    Çünkü
    Düşünceyi veren Allah tır
    Şimdi dersini hayır kötü düşündüren şeytandandır
    Peki şeytanı yaratan kimdir
    Yine Allah tır
    Öyleyse
    Her şey Allahtan
    Buna inanmayan
    Sa şaşkın insan

  55. Yazan:sinan Tarih: Kas 28, 2007 | Reply

    islamın hoşgörüsünün yayılması ve bilinçli bir neslin oluşması için çalışan herkesten Allah razı olsun. ben de takdir ediyorum. bu çalışmaları takdir etmemek elde değil. fakat ben “dinler arası diyalog” olayını halen çözmüş değilim. onlar bizim dinimizi kitabımızı peygamberimizi red ediyorlar kötü gösteriyorlar biz ise onlar ile diyalog kurma ya çalışıyoruz. acizane bana göre onlarla diyolag kurmak için öncelikle onların bizim değer verdiğimiz şeylere saygı göstermesi gerekmez mi?
    Allahın vaad ettiği İslam birliği için çalışmak gerekirken bu çalışma niye???

  56. Yazan:Mehmet Yılmaz Tarih: Kas 29, 2007 | Reply

    Selamlar Sinan Bey,

    Degisik dinlerden insanlar ile diyalog kurmak gerçekte Islam alemine yapilacak en büyük hizmetlerden biri.
    1) Savaslardan gerginliklerden kaçinmak,
    2) Bilim ve teknolojide kaybedilen zamani yakalamak,
    3) Farkli kültür ve inanislar sayesinde kendimizi daha iyi tanimak için Müslüman olmayanlara ihtiyacimiz var.

    Bu gibi tereddütlerde zaten en güzeli Peygamberimizin sünneti degil midir?

    O hiçi bir zaman Müslümanlarin içine kapanik, sadece kendi içinde ticaret, ilim vb yapan bir ümmet olmasini istemedi.

    Kaldi ki Hristiyanlik ve Yahudiligin tarihine, referanslarina bir parça derinlemesine bakarsaniz inanin çok sasiracaksiniz.

    Hz Isa neden sünnetliydi? Neden hiç domuz eti yemedi? Sünneti ve domuz yasagini kim ne zaman kaldirdi Htistiyanliktan? Isa’nin tanri oldugunu iddia eden hristiyanlar ile buna karsi çikanlar hangi noktalarda çatisiyorlar?

    Papalik tarafindan yasaklanan gnostik incillerde ne yaziyordu? Hz Isa “benden sonra bir baska PARAKLITOS daha gelecek” (Yohanna incili, 14-1-ci ayetler)derken neyi kasdetti? Neden Incil’de iffetli kadinlarin saçlarini örtmesi emrediliyor? Neden (mealen) “Rabbine secde et” deniliyor?

    Yani Hristiyanlar Isa’ya “Tanri’nin oglu diyor” diye kestirip atanlara aldirmadan Hz Isa ne demis, ilk hristiyanlar ne yazmis, papalik bu mesajlari nasil degistirmis… Bütün bunlara bakmak lâzim.

    Muhabbetle

  57. Yazan:fuatogl Tarih: Kas 29, 2007 | Reply

    Fizikci dostum. Güzel şeyler anlatmışsınız. Hepimiz insanız.
    Cemaateki insanlara kötü kalplidir, berbattir diyen yok. Dahil oldukları yapıdan bahsediyoruz. Birçok güzel insan elbette vardır bu cemaatin içersinde de. Mesele o değil. Bak bende bir örnek vereyim. Çok uzun yıllar önce üniversitenin başlarında devrimci bazı arkadaşlarım vardı, çeşit çeşit.Bu çeşitlerden bir tanesini seçiyorum. Aynı evde kalan vesaire tipler vardı tanıdığım. Sıcak, samimi, paylaşımcı, yardımsever birbirlerine canını verecek tipler. Hatta inanmazsınız öyle pek alkol falan da kullanmazlardı küçük burjuva özentisi olarak gördükleri için :) Neredeyse her söylediklerine karşı çıkmama rağmen yinede candan davranırlardı, sabırla anlatırlardı neden onların yolunu seçmem gerektiğini vs.vs…TIKP liydi bunlar :) Hiç hazetmem…ama insanlar yinede insandı. Gülen cemaati elbette bir TIKP değil, ama ne demek istediğimi anlatabildim sanıyorum.

  58. Yazan:fizikci Tarih: Kas 29, 2007 | Reply

    Sinan Bey,

    Bir sürü hristiyana Efendimiz -haşa- kiliseye ihanet etmiş bir papaz, bir yalancı peygamber olarak anlatıldı. Buna gerçekten inanan bir sürü insan var dünyada. Doğrusunu gösterebilmek için hristiyanlarla diyalog kurmaktan başka ne yapabiliriz? “Hristiyanlar gelsin bizimle diyalog kursun, önce bizim değerlerimize saygı duysunlar” dersek Efendimiz hakkındaki bu iftirayı nasıl ortadan kaldırabiliriz? Biz onların gerekirse ayağına gitmeli ve Efendimizi onlara doğru şekilde anlatmalıyız.

    Hristiyan memleketinde doğsaydınız, adınız Sinan değil de ne bileyim Simon olsaydı, sizinle diyalog kurmayan müslümanlar yüzünden Muhammed denildiğinde aklınıza “hristiyanlığa ihanet etmiş bir yalancı peygamber” gelseydi.. Herhalde bunun vebalini o müslümanlarla birlikte yüklenmiş olurdunuz. Hatta siz o müslümanlardan daha masum sayılabilirdiniz.

    Mehmet Bey’in söylediği konular diyalog ortamında hristiyanlarla konuşulabilirse ehli hak hristiyanlar ya müslüman olacaktır, ya da en kötü ihtimalle İslam’ı da hak din olarak kabul edeceklerdir. Zaten daha şimdiden diyalog sayesinde kilisede Cevşen okuyan papazların haberleri gelmiyor mu? Bu diyalog çalışmaları Müslüman İseviler’e giden yolu açıyor. İnşallah o günleri göreceğimize inanıyorum.

  59. Yazan:yonca Tarih: Oca 3, 2008 | Reply

    doğrusunu söylemek gerekirse cemaatin amacının (gerçek amacının)daha ne olduğunu bilmiyorum.yaptıkları iş güzel dinimizi tanıtıyorlar.ama işin sanki birazda siyasi tarafı var gibi anlamıyorum inşallah gerçek amaçları dini tanıtmaktır.

  60. Yazan:fizikci Tarih: Oca 4, 2008 | Reply

    Yonca (Hanım/Bey),

    Fethulah Gülen bir siyasi parti kursa AKP kadar olmaz belki bilmiyorum ama epey bi oy toplar, meclise kesin girer. Ama derdi bu değil ki, siyasete yanaşmıyor. İşi tavanla değil tabanla.

    “Siyasi taraf”tan kastınız, devleti ele geçirmek gibi bişeylerse Devleti ele geçirmek başlıklı yazımıza bir göz atabilirsiniz.

  61. Yazan:efe Tarih: Mar 14, 2008 | Reply

    Yani bu ülke ne cemaatler gördü ne liderler gördü hepsi geldi geçtiler.insanın niyeti önemlidir,samimiyeti önemlidir,ben ne bu camaatin samimiyetine ne de yaptıklarının ülkemin menfaati için olduğuna iananmıyorum,zaman bunu gösterecek bize,ilahi adalaet tecelli eder elbet…hiç bir kurum kuruluş cemaat vs bu bayrağın gölgesi altında kendi hizmetinin gerkçelerini yerine getirmek için,bu ülkenin çıkarlarını ikinci plana atamaz…

  62. Yazan:Gazi Torun Tarih: Mar 22, 2008 | Reply

    bir düşünür “önce doğruyu bilmek gerekir doğru bilinirse yalnış ta bilinir ancak önce yalnış öğrenilirse doğru bulunamaz” der.
    yani arkadaşlar, önce islamı bilmek lazım sonra zaten kimseyi eleştirmiyorsunuz, kendinizle ilgileniyorsunuz.. Fethullah Hocaefendiyi hep örnek kabul ettim 100 den fazla eserini takip ettim (kitap-video) bence objektif olarak dinleyen ve islamı bilen çok sever Hocaefendiyi… Allah bize birbirimizi sevmeyi nasip etsin.

  63. Yazan:efe Tarih: Mar 25, 2008 | Reply

    bunu sis perdesi oratadan kalkınca göreceğiz…
    bana şimdi Fetullah Gülen masumane bir şekilde insanlara doğru yolu göstermek için çıktığı bu yolda arkasına bu kadar gücü topladığını söyleme,arkasındaki gücün adını okuyabilmek için müneccim olmaya gerek yok,yaptıkları söyledikleri ile örtüşmüyor.

  64. Yazan:kamil Tarih: Nis 6, 2008 | Reply

    ALLAH TÜRKÜ KORUSUN VE YÜCELTSİN

  65. Yazan:kamil Tarih: Nis 6, 2008 | Reply

    Sen O münafıkları gördüğün zaman, kalıpları hoşuna gider ve söylerlerse, dediklerine kulak verirsin. Sanki onlar direk olmuş keresteler gibidirler. Her gürültüyü, korkularından kendi aleyhlerinde sanarlar. Onlar düşmandırlar; onun için (kendilerine emniyet etme) onlardan sakın. ALLAH kahretsin onları! Hakdan nasıl çevriliyorlar.(Münafikun 4)

  66. Yazan:kamil Tarih: Nis 6, 2008 | Reply

    1. “Tesettür teferruattır” diyerek kendi zannı ile beyanat verdi.

    Şu Âyet-i kerime ile onun bu sözünü çürüttük:

    “Resul’üm! Mümin kadınlara da söyle. Gözlerini harama bakmaktan sakınsınlar, ırzlarını namuslarını korusunlar. Ziynet yerlerini açıp göstermesinler. Ancak bunlardan görünmesi zaruri olan (yüz ve eller) müstesnâdır. Başörtülerini (göğüs ve boyunları görünmeyecek şekilde) yakalarının üstüne koyup örtsünler.” (Nur: 31)

    Allah-u Teâlâ din-i İslâm’ında setri, örtünmeyi kesin şart koymuş, farz kılmıştır.

    2. Hıristiyan papazları, yahudi hahamları ile hoşgörü toplantıları yaparak; “Keşke her köşeye bir hoşgörü vakfı kursak da herkes hoşgörü soluklasa.” dedi.

    Şu Âyet-i kerime ile onun bu sözünü çürüttük:

    “Ey inananlar! Yahudi ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirinin dostudurlar, sizden kim onları dost edinirse, o onlardandır.” (Mâide: 51)

    Allah-u Teâlâ bu Âyet-i kerime’si ile yahudi ve hıristiyanlarla dost olmayı yasaklamış, onları dost edinenin onlardan olduğunu beyan etmiştir.

    3. “Kimse kimseye inancından dolayı ithamda bulunmayacak, kimse kimseye dininden ya da dinsizliğinden dolayı taanda bulunmayacak.” dedi.

    Şu Âyet-i kerime ile onun bu sözünü çürüttük:

    “Ey Peygamber! Kâfirlerle ve münafıklarla cihad et, onlara karşı sert davran. Onların varacağı yer cehennemdir. O gidilecek yer ne kötüdür.” (Tevbe: 73)

    4. Hazret-i Allah’ın, Resulleri arasında vahiy elçisi olan Cebrâil Aleyhisselâm hakkında; “Gökyüzünden inse, parti kursa, kusura bakma ben senin partine girmem desteklemem derim.” dedi.

    Şu Âyet-i kerime ile onun bu sözünü çürüttük:

    “İşte onlar Allah’ın hizbi (partisi)’dir. İyi bilin ki kurtuluşa ulaşacak olanlar Allah’ın hizbi (partisi)’dir.” (Mücâdele: 22)

    Bu Âyet-i kerime’yi Allah-u Teâlâ’nın emriyle getiren Cebrâil Aleyhisselâm’dır. Bu Âyet-i kerime’sinde “Ülâike hizbullah” = “Bu benim ve Resul’ümün partisidir.” diye ilân etti. Onun girmem dediği parti işte budur.

    5. Necip tarikatlere dil uzatarak; “Tarikatler bir dönemdeki misyonunu eda etmişlerdir. Zaman böyle fert zamanı değil, cemiyet zamanıdır.” dedi.

    Şu Âyet-i kerime ile onun bu sözünü çürüttük:

    “İyi bilin ki Allah’ın veli kulları için hiçbir korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır.” (Yunus: 62)

    6. “Kadından idareci olmasının hiçbir sakıncası yoktur.” diyerek Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem-e ve Hazret-i Allah’a karşı gelmiştir.

    Şu Âyet-i kerime ile onun bu sözünü çürüttük:

    “Peygamber size neyi verdiyse onu alın, neyi yasak ettiyse ondan sakının.” (Haşr: 7)

    Binaenaleyh Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz:

    “Mukadderatını bir kadının eline veren millet felâh bulmaz.” buyuruyor. (Buhârî, Tirmizî)

    7. Gerek himmet geceleri, gerek iftar ziyafetleri ile trilyonlarca lira para toplayıp Hazret-i Allah’ın emrine karşı geliyor.

    Şu Âyet-i kerime ile onların bu icraatlarını çürüttük:

    “Sizden hiçbir ücret istemeyenlere uyun, onlar doğru yoldadırlar.” (Yâsin: 21)

    Bu Âyet-i kerime’sinde Cenâb-ı Hakk para toplayanların doğru yolda olmadığını beyan ediyor.

    8. Onların ise dini ayrıdır, kitabı ayrıdır, bütün beyanatları, icraatları kurdukları narcılık dinine göredir.

    Şu Âyet-i kerime ile onların narcılık dinini çürüttük:

    “Amma ne var ki insanlar din hususunda kendi aralarında parçalara bölündüler, çeşitli kitaplara ayrıldılar. Her bölük, her parti kendi tuttuğu yoldan memnundur, yanında bulunan din veya kitapla sevinmektedir.” (Müminûn: 53)

    Cenâb-ı Hakk inananları bir tek ümmet kabul ediyor ve teklikten ayrılanlar huduttan ayrılmış oluyor.

    Bu sitede geçen yazıların tümü Muhterem Müellif Ömer Öngüt beyin eserlerinden yararlanılarak hazırlanmıştır

  67. Yazan:metin sahin Tarih: Nis 6, 2008 | Reply

    DOWN WITH UNRULY CULT

  68. Yazan:ali sönmez Tarih: Nis 6, 2008 | Reply

    dostlar sabırla tüm yazılanları okudum…
    bir kaç noktada tartışmalar döğümlenmiştir.
    bir döğüm noktası..
    bunlar zina yapıyor ve esrar içiyor tartışması.
    bana zina gelen konu
    karşı taraf için
    beden özgürlüğü
    hayat özgürlüğü
    canının istediği gibi yaşama…
    peki bu yaşayış biçimini benimseyen kişler bu toplumda yok mu.
    yani benim zina gördüğüm konuyu bir özgürlük konusu gören, benim ahlaksızlık olarak gördüğümü tabi hakkı gören yok mu?
    öyleyse bu iki taraf varsa elbette bu sözler söylenecektir.
    bazı kardeşlerin islamı yanlış anlaması var. gıybet gizli yapılanları ortaya saçmamadır. ama adam eğer ki günahını orta yerde yapıyorsa bunun artık gıybeti kalmıyor.
    ama bunlar sadece bir zanna bakarak böyle bir idda bulunuyorlarsa elbhbete mufteri olurlkar.
    ……………
    ikinci nokta fethullah hoca neden bunu yapıyor bunu yapmıyor diyenlerde iki sınıf…
    bir sınıf muhallif fikirdekilerdir. bunlar hoca efendinin faliyetlerini elbette kendi fikriyatı için bir tehlike göreceketir. elbette inandığı doğruları için hoca efendiye çamur da atacak onu karalamaya çalışacaktır…
    böyle kişilerle tek konuda anlaşırsak belki tarışmalardan bir sonuc çıkar.. vicdanlı olmayı. beğenmediği muhalifini alt etmek için her yol mubahtır diyenlerdense elbette o kişiyle tartışmanın bir anlamı olmayacaktır.
    ama eğerki vicdanlı olmayı kabul edecekse elbbete yapılan tartışmalar bir sadre şifa olacaktır.
    ………….
    bu ömer öngütten bize pasajlar sonan kardeşin temel yanlışı kuranı türkçe mealden okuyarak burda geçen ayetle hüküm tesis etmesidir.
    mesela biz türkçede veli dediğimiz zaman evliya aklımıza gelir. ama arapçada ki VELİ kelimesi evliya değil bir şekilde sahibi anlamında kulllanlır…

    5. Necip tarikatlere dil uzatarak; “Tarikatler bir dönemdeki misyonunu eda etmişlerdir. Zaman böyle fert zamanı değil, cemiyet zamanıdır.” dedi.

    Şu Âyet-i kerime ile onun bu sözünü çürüttük:

    “İyi bilin ki Allah’ın veli kulları için hiçbir korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır.” (Yunus: 62)

    ……………
    kardeşimiz burda geçen eli kelimesini tarikat erbabının kullandığı evliya karşılığı olan veli ile karıştırması ise tamamaıyla fecaaatır..
    ………..
    aynı fecaatı tüm islami kesimin hoca efendiyi topa toturken yorumladığı bu ayette görmekteyiz.
    ………..

    2. Hıristiyan papazları, yahudi hahamları ile hoşgörü toplantıları yaparak; “Keşke her köşeye bir hoşgörü vakfı kursak da herkes hoşgörü soluklasa.” dedi.

    Şu Âyet-i kerime ile onun bu sözünü çürüttük:

    “Ey inananlar! Yahudi ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirinin dostudurlar, sizden kim onları dost edinirse, o onlardandır.” (Mâide: 51)

    ……………….
    burda geçen DOST kelimesi ayette dost yani halil olarak değil VELİ olarak geçmektedir. veli kelimesi ise ……..dost değil himaye den koruyp kollayan anlamına gelir.

    ……..
    peki siz ayette geçen VELİ sözünü dost olarak çevirirseniz ne olur biliyormusnuz..

    iki kelam iki yemek yediği kişiye dost diyen ortalama türkçe bilen bir kişinin aklına işte bu dostluk tanımı gelir. nitekim görüşmek ve konuşmayı dostluk olarak birlen ortalama vatandaş aklı işte iki papazla konuşmayıda dostluk olarak anlacaktır..
    ……………
    işte dostlar bence gelin gerçek anlamıyla kuranı kuran olarak okuyalım…türkçeyide düzgün öğrenelim. yoksa 90 defa ebucehilin kapısına gitmiş PAK RESULU bilmeden ebu cehile dost edersiniz MAAZALLAH…

  69. Yazan:ali sönmez Tarih: Nis 6, 2008 | Reply

    Tesettür teferruattır” diyerek kendi zannı ile beyanat verdi.
    ………….
    furuat ile teferuatı karıştırma…
    furuat demek asıl olmamaktır.
    yani dinin temel direği namz gibi değil oruç gibi değil…
    ………
    peki sıkıntı ne biliyormusunuz dostlar…
    furuatı ve teferruatı tükçenin katlettiği şekliyle anlamaktır.
    ortalama vatandaşın dilinde teferuat demek önemsiz demek. ama kavram itibariyle önemsiz değil asıl olmayan ama asla bağlı alt başlık olan demek…
    peki dostlar fark ettik mi bazı yanlışları neden tekrarlıyoruz. türkçenin ırzına geçtiğimiz için….
    ……………Ancak fürûât demek, Türkçemizde anlaşıldığı şekliyle ‘olmasa da olur’ gibi bir mefhumu akla getirmemelidir. Bunların fürûât olması, asıl ile olan münasebet ve mukayeseleri neticesi ve tamamen yukarıdaki taksim ve tasnif itibarıyladır. Yoksa ibadetsiz imanın tam olmayacağı izahtan varestedir.

    Bu konuya isterseniz küçük bir örnek ile tenvir etmeye çalışalım: Siz terazinin bir kefesine imanı, diğer kefesine farz olan tesettürü koyarsanız, iman kefesinin ağır bastığına şahit olacaksınızdır! Çünkü, Allah katında en önemli esas İmandır! Peki, bu tesettürün önemsiz veya ehemmiyetszi olduğu anlamına gelirmi? Hayır gelmez, sadece İmanın Allah katında ne denli büyük bir Konumunun olduğuna bir işarettir!
    ….
    eğer ki amacımız hakikatı bilmekse ben bu konuyu bu şekilde kavradım. farklı kavrayan tekfir etmeden bana da anlatabilir…

  70. Yazan:ali sönmez Tarih: Nis 6, 2008 | Reply

    1. Dostlar sabırla tüm yazılanları okudum…
    bir kaç noktada tartışmalar düğümlenmiştir.
    bir düğüm noktası..
    Bunlar zina yapıyor ve esrar içiyor tartışması.
    Bana zina gelen konu
    karşı taraf için
    beden özgürlüğü
    hayat özgürlüğü
    canının istediği gibi yaşama…
    Peki, bu yaşayış biçimini benimseyen kişler bu toplumda yok mu?
    Yani benim zina gördüğüm konuyu bir özgürlük konusu gören, benim ahlaksızlık olarak gördüğümü tabi hakkı gören yok mu?
    Öyleyse bu iki taraf varsa elbette bu sözler söylenecektir.
    Bazı kardeşlerin İslami yanlış anlaması var. Gıybet gizli yapılanları ortaya saçmamadır. Ama adam eğer ki günahını orta yerde yapıyorsa bunun artık gıybeti kalmıyor.
    Ama bunlar sadece bir zanna bakarak böyle bir iddia bulunuyorlarsa elbet müfteri olurlar.
    ……………
    İkinci nokta fethullah hoca neden bunu yapıyor bunu yapmıyor diyenlerde iki sınıf…
    Bir sınıf muhalif fikirdekilerdir. Bunlar hoca efendinin faaliyetlerini elbette kendi fikriyatı için bir tehlike görecektir. Elbette inandığı doğruları için hoca efendiye çamur da atacak onu karalamaya çalışacaktır…
    böyle kişilerle tek konuda anlaşırsak belki tartışmalardan bir sonuç çıkar.. Vicdanlı olmayı. Beğenmediği muhalifini alt etmek için her yol mubahtır diyenlerdense elbette o kişiyle tartışmanın bir anlamı olmayacaktır.
    Ama eğer ki vicdanlı olmayı kabul edecekse elbet yapılan tartışmalar bir sadre şifa olacaktır.
    ………….
    Bu Ömer öngütten bize pasajlar sunan kardeşin temel yanlışı kuranı Türkçe mealden okuyarak burada geçen ayetle hüküm tesis etmesidir.
    Mesela biz Türkçe de veli dediğimiz zaman evliya aklımıza gelir. ama Arapça da ki VELİ kelimesi evliya değil, koruyup kollama…sen git senin sahibin velin gelsin. Seni koruyup kolayan gelsin. Yaşın ermez demek gibi.. anlamında kullanılır…
    5. Necip tarikatlere dil uzatarak; “Tarikatler bir dönemdeki misyonunu eda etmişlerdir. Zaman böyle fert zamanı değil, cemiyet zamanıdır.” dedi.
    Şu Âyet-i kerime ile onun bu sözünü çürüttük:
    “İyi bilin ki Allah’ın veli kulları için hiçbir korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır.” (Yunus: 62)
    ……………
    kardeşimiz burada geçen veli kelimesini tarikat erbabının kullandığı evliya karşılığı olan veli ile karıştırması ise tamamıyla fecaaatır..
    ………..
    aynı fecaati tüm İslami kesimin hoca efendiyi topa tutarken yorumladığı bu ayette görmekteyiz.
    ………..
    2. Hıristiyan papazları, yahudi hahamları ile hoşgörü toplantıları yaparak; “Keşke her köşeye bir hoşgörü vakfı kursak da herkes hoşgörü soluklasa.” dedi.
    Şu Âyet-i kerime ile onun bu sözünü çürüttük:
    “Ey inananlar! Yahudi ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirinin dostudurlar, sizden kim onları dost edinirse, o onlardandır.” (Mâide: 51)
    ……………….
    burada geçen DOST kelimesi ayette dost yani Halil olarak değil VELİ olarak geçmektedir. veli kelimesi ise ……..dost değil himaye den koruyup kollayan anlamına gelir.
    ……..
    peki siz ayette geçen VELİ sözünü dost olarak çevirirseniz ne olur biliyor musunuz?.
    İki kelam iki yemek yediği kişiye dost diyen ortalama Türkçe bilen bir kişinin aklına işte bu dostluk tanımı gelir. nitekim görüşmek ve konuşmayı dostluk olarak birlen ortalama vatandaş aklı işte iki papazla konuşmayı dostluk olarak anlayacaktır..
    ……………
    İşte dostlar bence gelin gerçek anlamıyla kuranı kuran olarak okuyalım… Türkçeyi de düzgün öğrenelim. Yoksa 90 defa ebucehilin kapısına gitmiş PAK RESULU bilmeden abu cehille dost edersiniz MAAZALLAH…
    .
    Tesettür teferruattır” diyerek kendi zannı ile beyanat verdi.
    ………….
    furuat ile teferruatı karıştırma…
    furuat demek asıl olmamaktır.
    yani dinin temel direği namaz gibi değil oruç gibi değil…
    ………
    peki sıkıntı ne biliyormuşsunuz dostlar…
    furuatı ve teferruatı Türkçenin katlettiği şekliyle anlamaktır.
    Ortalama vatandaşın dilinde teferruat demek önemsiz demek. Ama kavram itibariyle önemsiz değil asıl olmayan ama asla bağlı alt başlık olan demek…
    Peki dostlar fark ettik mi bazı yanlışları neden tekrarlıyoruz. Türkçemin ırzına geçtiğimiz için….
    ……………
    Ancak fürûât demek, Türkçemizde anlaşıldığı şekliyle ‘olmasa da olur’ gibi bir mefhumu akla getirmemelidir. Bunların fürûât olması, asıl ile olan münasebet ve mukayeseleri neticesi ve tamamen yukarıdaki taksim ve tasnif itibarıyladır. Yoksa ibadetsiz imanın tam olmayacağı izahtan varestedir.
    Bu konuya isterseniz küçük bir örnek ile tenvir etmeye çalışalım: Siz terazinin bir kefesine imanı, diğer kefesine farz olan tesettürü koyarsanız, iman kefesinin ağır bastığına şahit olacaksınızdır! Çünkü, Allah katında en önemli esas İmandır! Peki, bu tesettürün önemsiz veya ehemmiyetszi olduğu anlamına gelirmi? Hayır gelmez, sadece İmanın Allah katında ne denli büyük bir Konumunun olduğuna bir işarettir!
    ….
    Eğer ki amacımız hakikati bilmekse ben bu konuyu bu şekilde kavradım. Farklı kavrayan tekfir etmeden bana da anlatabilir…

    Yayınlanmammışsa ben bu yazının yayınlanmasını isterim sayın editörüm

  71. Yazan:fizikci Tarih: Nis 7, 2008 | Reply

    kamil önce dedi ki:

    ALLAH TÜRKÜ KORUSUN VE YÜCELTSİN

    kamil sonra şu ayete dikkat çekti:

    Sen O münafıkları gördüğün zaman, kalıpları hoşuna gider ve söylerlerse, dediklerine kulak verirsin. Sanki onlar direk olmuş keresteler gibidirler. Her gürültüyü, korkularından kendi aleyhlerinde sanarlar. Onlar düşmandırlar; onun için (kendilerine emniyet etme) onlardan sakın. ALLAH kahretsin onları! Hakdan nasıl çevriliyorlar.(Münafikun 4)

    Ah Kamil, eğer FG cemaati bir gürültü ise ve sen de her gürültüyü kendi aleyhine sanan “tanrı türkü korusun”culardan isen ne olacak?

    Sen öyle değilsin Kamil, ben biliyorum, iyi niyetlisin. Ama “iyi niyetli olmak” sana özel bir şey değil. Onlar da iyi niyetli. Ne sen kafirsin, ne onlar. Hem onlar asla senin gibiler için kafir/münafık demezler, demediler. Sen de deme.

    Türkiye üzerinde -inşallah son- oyunlarını oynamaya çalışan, ırkçılığı kışkırtan, FG düşmanlığını yaymaya çalışan, darbelere davetiye gönderen, ergenekon operasyonuyla sıkışınca parti kapatmaya yeltenen o menfaat şebekesinin oyununa gelme. Aklını kullan.

  72. Yazan:metin sahin Tarih: Nis 9, 2008 | Reply

    everybody has hıs own cult

  73. Yazan:efe Tarih: Nis 10, 2008 | Reply

    “Amerika da şu andaki konum ve gücüyle bütün dünyaya kumanda edebilir. Bütün dünyada yapılacak işler buradan idare edilebilir ve hatta denilebilir ki, şöyle veya böyle Amerika ile dostça geçinmeden, destek almak değil, dostça geçinmeden, Amerikalılar istemezlerse, kimseye dünyanın değişik yerlerinde hiçbir iş yaptırmazlar. Şimdi bazı gönüllü kuruluşlar dünya ile entegrasyon adına gidip dünyanın değişik yerlerinde okullar açıyorlarsa, bu itibarla, mesela Amerika ile çatıştığınız sürece bu projelerin gerçekleştirilmesi mümkün olmaz. Amerika, hâlâ bu dünya gemisinin dümeninde oturan bir milletin adıdır… Amerika göz ardı edilerek şurada burada bir iş yapılmaya kalkılmamalı. Amerika ile iyi geçinmezseniz, işinizi bozarlar. Ve ben bunu çok yadırgamam… ABD’ne bugün de dünyada ihtiyaç vardır” (Nevval Sevindi, Fetullah Gülen ile New York sohbeti, 20 Temmuz 1997, Yeni Yüzyıl; N. Sevindi, New York Sohbeti ve Global Hoşgörü, 1997 Sabah Kitapları).

    daha neyi tartışıp savunuyosunuz?çamur atıldığı falan yok kimseye,gerçekler bunlar…

  74. Yazan:fizikci Tarih: Nis 10, 2008 | Reply

    Efe Bey,

    O sözlerde yanlış olan nedir? Amerika dünyanın “efe”si değil mi? Elini kolunu sallayarak Irak’ı işgal edip, Afganistan’ı bombalamıyor mu? Kim ne diyebiliyor?

    O sözlerden cemaatin bir Amerikan projesi olduğunu falan mı anlıyorsunuz? Eğer öyleyse gerçekten hiç bir şey anlamıyorsunuz. Düşmanla iyi geçinmek ayrı şeydir, düşmana kendini kullandırtmak ayrı şey.. Kaldı ki o çapta düşmanlık-dostluk gibi kavramlar da karışıktır. Amerika’da cumhuriyetçiler vardır, demokratlar vardır, neo-conlar vardır. Yani duruma göre düşmanlar da vardır, dostlar da vardır.. Eğer amerikada okulların, müesseselerin, diyalog kurumların varsa hükümetle ilişkilerini iyi tutma zorunluluğun vardır vs vs vs…

    Öyle “amerika düşmandır, fethullah da amerikadadır, o zaman o da düşmandır” mantığı olmuyor, totoloji deniyor ona…

    Efe bey, FG’nin (alıntıladığın kısım dahil) Amerika ile ilgili düşüncelerini daha detaylı okumak isterseniz şuna bakabilirsiniz:
    http://tr.fgulen.com/content/view/7877/15/

  75. Yazan:kamil Tarih: Nis 10, 2008 | Reply

    Allah herkese akıl fikir versin kimse bindiği dalı kesmesin dalının ve kökünün bakımını yanlış adresde aramasın

    inanan insan için sadece ALLAH yeter iyi yada kötü herşey ALLAH’DAN sabretmek lazım

    kahrolsun amerika , ab

  76. Yazan:fizikci Tarih: Nis 12, 2008 | Reply

    Kamil Bey,

    Allah herkese akıl fikir versin kimse bindiği dalı kesmesin dalının ve kökünün bakımını yanlış adresde aramasın

    yorumunuzun üzerine bir de

    kahrolsun amerika , ab

    sloganını patlattıktan sonra problemi tam da sizin “yanlış adresde aradığınız” nasıl da sırıtıyor… Üzgünüm.

    Aklınızdan çok duygularınıza hitap ederek bu tür sloganlarla doğru düşünmenizin önüne geçmeye çalışıyorlar. Ulusalcıların bi raporunda geçen Lümpen gençlik dedikleri şey şu olsa gerek: Şu mitinglerde, televizyonlardaki tartışma progralarında gördüğümüz, şakır şakır slogan okuyan, düşüncenin kırıntısına bile sahip olmayan, alabildiğine sığ, takım tutar gibi kemalistlik-ulusalcılık tarafında olan gençler…

    Önce bu sloganlardan kurtulmak lazım. “Kahrolsun ABD, AB” demek hiç bir şey ifade etmiyor, hiç bir yaraya merhem olmuyor.

    inanan insan için sadece ALLAH yeter

    evet ama Allah bizden aklımızı kullanmamızı istiyor, slogan tekrarlamamızı değil..

  77. Yazan:ali sönmez Tarih: Nis 19, 2008 | Reply

    dostlar….
    ben buraya geldiğim zaman düzeyli bir tartışma ortamı olacağını dünüyordum.
    ama bakıyorum sologanlar ve önyargılar…islamda önyargının adı SUİZANDIR.
    tartışmalara katılmayacağım. çünkü fikirler kişiler etrafında örgülendiği zaman istesekte istemesekte bu tartışma kişisel övgü veya sövgü üzerinden devam edecektir.
    niketim öyle olmuş. fethullah gülen hain mi?
    yoksa kahraman mı? birileri memlekette kendi aklı