RSS Feed for This Post

Aa! Atatürk gülebiliyormuş!

Aa! Atatürk gülebiliyormuş!Aa! Atatürk gülebiliyormuş! Bugün yine 10 Kasım. Yine Sovyet Rusya’nın, Kuzey Kore’nin totaliter rejimlerini andıran bir sürü kasıntı, asık yüzlü tören yapılacak. Acıklı şiirler okunacak.

GÜLEN ATATÜRK SUNUMU İNDİR 

 Bir arkadaş kaynağını bilmediğim bir sürü fotoğraf yolladı bana. Bu fotoğraflarda Atatürk gülüyor ! Sizi bilmem ama ben şaşırdım kaldım. Meğer o da insanmış, gülebiliyormuş. Hem gençliğinde hem de yaşlılığında çekilmiş bir sürü resim. 10 Kasım hatırası bir sunum yaptım bu fotoğraflardan. Yazı yok, müzik yok. İndirin, paylaşın gönlünüzce. Kemalist veya anti Kemalist, hepimizin ihtiyacı var Atatürk’ün insan olduğunu hatırlamaya.

 Yazarlarımızdan Kamer Yalçın « O’nu donmadan anmak » adlı bir 10 Kasım yazısında ne güzel anlatmıştı çocukluğumuzun o kasvetli, o yapay hüzünlü anma törenlerini. Kaç kişi tokat yemiştir kim bilir “10 kasımda pişmiş kelle gibi sırıtma” suçundan!

 Atatürk’ü zorla sevdirme kampanyalarının geldiği noktaya bakın. CHP 22 temmuz’da “seçimleri Atatürk kazanacak” diyerek resmen onun hatırasını poker masasına yatırdı ve … kaybetti!

 Kendi adıma söyleyeyim, Atatürk’e ne sevgi ne de nefret duymuyorum. Anlama çabası içindeyim. Köhne, çürümüş yozlaşmış(!) bir Osmanlı imparatorluğunu yıkıp yerine taptaze bir cumhuriyet kurduğu rivayet edilen Atatürk’ün gülen fotoğraflarına bakarak kendi kendime soruyorum:

  • 1) T.C. vatandaşı olarak doğmadığına göre o da bir Osmanlı idi,
  • 2) İlk, orta, lise ve askeri okulu Osmanlı mekteplerinde okudu,
  • 3) Çürümüş(!) Osmanlı’yı yıktı ama yerine kurduğu T.C. neden yeni Atatürkler yetiştiremedi?

 Acaba:

  • a) Osmanlı o kadar tu kaka değildi de, devrimlerin iyi gösterilmesi için mi geçmişimiz karalandı?
  • b) Yoksa yeni Atatürkler yetiştirilmesinden korkuyor muyuz bir gün gelir onlar da T.C.’yi yıkmaya kalkarlar diye?

Trackback URL

  1. 103 Yorum

  2. Yazan:Muzaffer Kazim Tarih: Nov 10, 2008 | Reply

    Osmanlı o kadar tu kaka değildi de, devrimlerin iyi gösterilmesi için mi geçmişimiz karalandı? demissiniz, kisa bazi hatirlatmalar, malum sebeple:

    Osmanli zabitani Enver pasa fransizca ve Almanca´yi mükemmel konusurdu. Öyle bir hava olusturuluor ki sanki Osmanli´da herkes tek kelime yabanci dil bilmeyen cahil cühela takimiydi. Atatürk te sanirim fransizcayi ve dolayisiyla latin alfabesini Osmanli´nin okullarinda ögrendi.

    Sanki harf inkilabindan önce Osmanli´da hic latin alfabesini bilen yokmus gibi bir hava estiriliyor.

    Kaynagini vermeyecegim, bir yazar da KARADENIZ´IN ÜCRA BIR KÖYÜNDE bir köy imaminin arapca , farsca ve fransizcayi mükemmel sekilde bildigini, kütüphanesinin genisligine sasirdigini yazar.

    Simdiki liselerde birakin ögrencileri hocalar bile ingilizce konusamiyor. Bir de fransiz dili ingilizceye göre epey zordur.

    Selamlar.

  3. Yazan:Elabars Tarih: Nov 10, 2008 | Reply

    a) Osmanlı o kadar tu kaka değildi de, devrimlerin iyi gösterilmesi için mi geçmişimiz karalandı? demiş sayın yazar.

    Aynen öyle olmuş. Son zamanlarda Cumhuriyetin kurulduğu döneme ilişkin okuduklarımdan çıkardığım sonuç bu;Osmanlıyı kötüleme yoluyla cumhuriyet yüceltmeye çalışılmış.Burda şunu sormak gerekiyor tabii;Madem Osmanlı bu kadar kötüydü neden cumhuriyetin kurulmasından sonra unutturulmaya çalışıldı ?(Bu yine bir derin düşünce yazarının sorduğu ”Madem Kürtçe edebiyat ve bilim dili olamayacak yetersiz bir dil neden yasaklıyorsunuz ”sorusuna benzedi.)

  4. Yazan:elif dedim Tarih: Nov 10, 2008 | Reply

    Çürümüş(!) Osmanlı’yı yıktı ama yerine kurduğu T.C. neden yeni Atatürkler yetiştiremedi?(MY)


    Mehmet Bey, kafalarina gore vatan kurtaran
    Veli Kucuk’ler… yetistiriyoruz ya ! Daha ne olsun !

  5. Yazan:ENDER GÜÇLÜ Tarih: Nov 10, 2008 | Reply

    YAZININ VE YORUMLARIN ACZİ CİDDİ BİR ÖNYARGI SIKINTISININ BU SİTEDE HAKİM OLDUĞU GERÇEĞİNİ BİR KERE DAHA İSPAT EDİYOR SAYIN YAZAR; HERHANGİ BİR MEZARLIĞA HERHANGİ BİRİNİN MEZARINI ZİYARETE GİTTİĞİNİZDE GÜLÜP EĞLENİYORSUNUZ SİZ SANIRIM,BUNUMU ANLAMALIYIZ BU YAZIDAN. VALLAHA SİZİN ZORUNUZA GİDEBİLİR AMA BİZDE BU TOPRAKLARDA BU DİNİN,GELENEKLERİMİZİN TARİHİMİZİN HAMURUYLA YOĞRULDUK VE BU BİR GAYRİMÜSLİM DAHİ OLSA KİMSENİN MEZARINDA CENAZESİNDE PİŞMİŞ KELLE GİBİ SIRITMADIK.SIRITANIDA EN AĞIR DİLLE ELEŞTİRDİK.GELELİM ATATÜRK MESELESİNE OSMANLININ KÖTÜ OLUP OLMADIĞI BURADA BİRKAÇ SATIR YAZI İLE ÇÖZÜLEMEZ.AMA EĞER OSMANLININ CUMHURİYET DÖNEMİNDE KÖTÜLENDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORSANIZ Kİ BEN BU KANIDA DEĞİLİM BUNU DP.,M.C,ANAP, DYP,AKP GİBİ KENDİLERİNİ MUHAFAZAKAR ÇİZGİYE YERLEŞTİREN VE CUMHURİYETİ 1950 DEN BERİ YÖNETEN EĞİLİMLERLE HESAPLAŞSANIZ SANIRIM SONUCA DAHA ÇABUK ULAŞIRSINIZ.HAKSIZ İSEM OTURUN BİR HESAPLAYIN KAÇ SENE OLMUŞ

  6. Yazan:güldürmeyin Tarih: Nov 10, 2008 | Reply

    sayın yazara teşşekür ederim (keşke daha detaylı bir on kasım yazısı yazssaydı)

    -ender bey bazı kaygıları taşıdığınız belli,buna saygı duyulmasını istemeniz ile konuyu anlamadan,yazarın ne dediğine bakmadan balıklama dalmak farklı şeylerdir,başkasının cenazesinde elbette pişmiş kelle gibi sırıtılmaz,hem zaten insani bir ahlak görevidir,fakat olayı çarpıtmadan yazarın dediğine baktığımızda burda mezarın karşısına geçerek şaklabanlık yapmaktan bahsetmediğini,bilakis yıllardan beridir ölüyü anmak adına bu ülkenin insanlarına dayatılan piskolojiik baskı ve onun beraberinde getirdiği dengesiz halleri anlamak daha doğru olur.bugün on kasımda okulla gitmek zorunluluk sayılıyor,sadece gitmekte yetmiyor gittiğinizde içinde olmadınız,hissetmediğiniz bir hal içerisine girmeniz isteniyo,girmeyincede bir sürü saçma sapan ikazlar hatta dayatmalarla karşı karşıya bırakılıyorsunuz,sevmek,yad etmek,bunlar kişisel tercih sebebleridir,ben dirisini anlamakta zorlandığım,çoğu zaman kendisini sevmediğime inandığım bir insanın ölüsü arkasından neden zorla selama,mateme durdurlayım ki,ne kadar despotça dimi,tüm bu ruh hali içerisinde oraya gidicem sonra ordan bir tane akl-ı evvel çıkacak densizce konuşacak,çok saçmaa.

  7. Yazan:ENDER GÜÇLÜ Tarih: Nov 10, 2008 | Reply

    ÇOK CİDDİ KAYGILAR TAŞIYORUM,SON GÜNLERDE AĞZINIZDAN DÜŞÜRMEDİĞİNİZ ”İNSANİ” KAYGILAR TAŞIYORUM.AMA ANLAMADIĞIM BİRŞEY DAHA VAR, HEP TRAVMA GEÇİRİYORSUNUZ,PSİKOLOJİNİZ BOZULUYOR HATTA YAZDIĞINIZA GÖRE DENGESİZLİKLER YAŞIYORSUNUZ VE BUNLARIN TAMAMINI BİR KİŞİYE KOLAYLIKLA YÜKLEYEBİLİYORSUNUZ NE KADAR BASİT DEĞİLMİ?BENİM YAZIYI DOĞRU OKUMADIĞIM KANAATİ HASIL OLMUŞ SİZDE,(Kİ BELİRTTİĞİNİZ RUH HALİ İLE BU ÇOK İNSANİ BİR DURUM),AMA EĞER YAZIMI ÖNYARGISIZ OKUSAYDINIZ İDDİA ETTİĞİNİZ PSİKOLOJİK BASKININ BU ÜLKEYİ 1950 DEN BU YANA YÖNETEN, MUHAFAZAKAR OLDUĞUNU SÖYLEYEN (Kİ OLMADIKLARI HER İCRAATLARINDAN DÖKÜLÜYOR)KİŞİLER,KURUMLAR,ZİHNİYETLER TARAFINDAN NASIL PLANLI OLARAK YAPILDIĞINI GÖRÜRDÜNÜZ.AMA KABUL ETMEZSİNİZ MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞININ 1980 DEN BU YANA NASIL BİR KADROLAŞMANIN ESERİ OLDUĞUNU, İŞİNİZE GELMEZ.ÇÜNKİ BUGÜN EN KOLAY ŞEY ATATÜRK’ Ü SUÇLAMAK NASIL OLSA ”GERÇEKTEN” ONU ANLAMAYA ANLATMAYA ÇALIŞANLARIN SESLERİNİ DUYURACAK İMKANLARI YOK.GAZETELERİN TELEVİZYONLARIN YARISI ”KARTELİN”,DİĞER YARISI ”YANDAŞLARIN”.

  8. Yazan:snowqueen Tarih: Nov 10, 2008 | Reply

    # ) Osmanlı o kadar tu kaka değildi de, devrimlerin iyi gösterilmesi için mi geçmişimiz karalandı?

    Her zaman böyle değil midir her devrim öncesine aynı şekilde bakmaz mı?
    Aynı şey dinlerde de var, siyasi ideolojilerde de, belki de hepsi aynıdır zaten.
    Osmanlı artık vadesini doldurmuştu, devletler de doğar ve ölür. Osmanlı’nın köhne ve çürümüşlüğünü inkar etmek garip olur.


    # b) Yoksa yeni Atatürkler yetiştirilmesinde korkuyor muyuz bir gün gelir onlar da T.C.’yi yıkmaya kalkarlar diye?

    Atatürk’ün Bursa Nutku vardır, tam da bunu anlatır. Yeri gelince otoriteye karşı olmayı.
    Bursa Nutku okullarda okutulmuyor elbette.
    Demekki, yeni Atatürk’lerden korkuyoruz.

  9. Yazan:Muzaffer Kazim Tarih: Nov 10, 2008 | Reply

    sadece gitmekte yetmiyor gittiğinizde içinde olmadınız,hissetmediğiniz bir hal içerisine girmeniz isteniyo,girmeyincede bir sürü saçma sapan ikazlar hatta dayatmalarla karşı karşıya bırakılıyorsunuz,sevmek,yad etmek,bunlar kişisel tercih sebebleridir,

    Bizim mateniden evvel ilköğretim okullarını getirmişler. Çok küçük yaşta çocuklar, yanlarında öğretmenler… O fotoğrafı da çok sevmedim. Hani ne derece gönüllü geldiklerinden de kuşkuluyum. Salonda 30-40 kişi vardı. İlk yarıdan sonra yarısı gitti. Çünkü herkes sıkıldı.

    ben dirisini anlamakta zorlandığım

    Samimi bir müslümandi

    Hayati dinle mucadele ile gecti

  10. Yazan:ENDER GÜÇLÜ Tarih: Nov 10, 2008 | Reply

    SÖZÜMONA DAYATMALARIN PSİKOLOJİK BASKISINDAN YILAN ARKADAŞLAR, BUYURUN SİZE MALZEME, YAZIN.DÜN 50.000 ALEVİ VATANDAŞ ANKARADA MEYDANLARDAYDI BİZE KENDİ MEZHEBİNİZİ DAYATMAYIN DİYORLARDI. AMA İŞİNİZE GELMİYOR,İKİYÜZLÜ DAVRANIYORSUNUZ,GÖRMÜYORSUNUZ, YAZMIYORSUNUZ.AMA İŞ DTP YE GELİNCE HEPİNİZ DEMOKRASİ KALEMŞÖRLERİSİNİZ.BAKIN NET BİR ŞEKİLDE ÖNÜNÜZDE DURUYOR HADİ BAKALIM ENGİN FİKİRLERİNİZİ YAZINDA ÖĞRENELİM.

  11. Yazan:fasulye Tarih: Nov 10, 2008 | Reply

    bende gülebiliyorum biliyor musunuz? çok masumca geldi tepkiniz bana başlıktan birden bende gülümsedim hem de gerçekten..

    mustafa kemal hakkında ders kitaplarının yazdığından fazlasını merak ediyor olunsaydı insanlar çocukluğumuzda yapay gelen o törenlerde karşınıza bir ders konusu olarak çıkan ve çocuk aklımızla hiç birimizin anlayamadığı ve bize ezberletilen Atatürk’ün aslında gülebilen hayatı seven bir insan olduğunu zaten anlar ve bir belgeselde bir araya gelip de adına zaaf konmasını beklemezdi kimse aa Atatürk insanmış ve gülüyormuş demek için ancak ona çoook uzaktan bakıyor olmak gerekir yani bir suret ya da heykelden ibaret olmadığını anlayacak kadar. Ne yazık ki o heykellere ve suretlere bakmaktan gerçeği göremeyenler onun bir insan olduğunu çoktan unuttular. Nasıl bir insan olduğu demiyorum dikkat ederseniz, sadece bir insan olduğunu diyorum.
    Kemal’i sevenlere Tanrılaştırıyorlar diyenler de onu sadece heykelleştirip ve suretlerden ibaret kılıp sonra da onlarla savaşmalarına bende gülüyorum.
    O elbette ki bir insandı.
    Ve aslında hep öyleydi, taaa 1881 den beri .. 🙂
    Törenlerde öğretmenlerinizi size ne sırıtıyorsunuz derken Atatürk’ü sevmeyi değil saygılı olmayı dayatıyorlardı bu arada. Tıpkı okulunuzun müdürü çıkmış konuşurken, ya da öğretmeniniz ders anlatırken çıkıştıkları gibi. Onların görevi belirli bir disiplini sağlamak olduğu için. Sanıyor musunuz ki onlar Atatürk’ü sizden daha çok anlamışlardı. Anlamış olsalardı zaten siz bu gün bunları söyüyor olmazdınız bana göre.
    Her görüşe saygım var. Bu da benim görüşüm
    Fasulye

  12. Yazan:Mustafa Akbas Tarih: Nov 10, 2008 | Reply

    T.C.’yi yıkmaya gerek yok cünkü T.C. daha tam kurulmus bir Devlet görünümü vermiyor.
    Disaridan baktinmi Türkiyenin Sosyal ve Ekonomik durumu ücüncü Dünya Ülkelerine daha yakin oldugunu gösteriyor. Az olmayan milli gelirin anlamsiz ve gereksiz bir ic savas icin harcanmasi, sivil iradeye hesap vermeyen bir ordu ülkemizi yabanci ülkelerinin kredilerini muhtac etmektedir.Ülkemizde yetisen verimli beyin gücleri ve verimli bilek güclerin hic durmadan dis ülkelere kacmaktadir. Ilim elitlerin ülkemizden kacmasi ülkemize verilecek en büyük zarardir. 8 yasindaki bir ilkokul ögrencisini Militarist terbiye vermekle Atatürkcülük asilanamaz. Atamiz hayatinda gülmüs ama simdi bize bakip, ülkemizin haline hüngür hüngür agliyordur.

  13. Yazan:Aziz Yılmaz Tarih: Nov 10, 2008 | Reply

    Ender Bey,

    Bence evvela belirsiz bir kesimi sanal bir cephe içine sokup değerlendirmekten vazgeçin.Kimlerin ne söylediğine değil,nelerin konuşulduğuna,neyin tartışıldığına yoğunlaşın.Yorumlarınızı takip ediyorum tek icraatınız sürekli birilerini cephe almanız.Ve bu yorumunuzda yine “birileri”ni samimiyete davet etmişsiniz.Son derce insani ve demokratik bir talebi yani alevi yurttaşlarımızın sorunlarına duyarlı olmaya bir çağrınız var.Peki bu çağrıyı kimlere yöneltiyorsunuz(benimkisi sadece merak,elbette yanıtlamak zorunda değilsiniz)bu bir.İkincisi Ermenilere,Kürtlere,hakları kısıtlanan sünni müslümanlara geldiğinde katı bir tutum içine girerken alevi vatandaşlarımızın haklarını savunmanız sizce ne kadar samimi bu iki.Ve üçüncüsü,bir şekilde güven verici bulmadığınız yani Kürtlerin hamiliğine soyunup da Alevi vatandaşlarımıza aynı duyarlılığın gösterilmediğine hangi kanıtlara dayanarak iddia ediyorsunuz?Siz de mümkünse bu soruların cevabını verin.Yok buna hazır değilseniz bence dinlemeden,anlamadan sadece peşin hükümlerle atıp tutmaktan vazgeçin.Vaz geçin çünkü Alevi yurttaşlarımızla ilgili bir çok yazı ve makale yayımlandı bu sitede.Umarım editör arkadaşımız bu yorumu okur da yardımcı olur.Zira ben bilgisayar kullanımında pek yetenekli değilim.Ama tek taraflı diye kestirip attığınız yazar ve katılımcıların iş Alevi sorununa gelince farklı bir tutum izlediklerine pek şahit olmadım.Elbette yanılmış da olabilirim,ama bu yönde kuşkularınız varsa lütfen biz okurlarla da paylaşın ki biz de aydınlanalım(tabi eğer maksadınız buysa).

    Umarım kişisel algılamamışsınız.”Engin fikirlerinizi yazın da öğrenelim”şeklindeki talebinizi fikir alışverişiyle karşılamak istedim sadece.Kuşkusuz sizin,benim ve hepimizin fikirleri mutlak doğru olmayabilir…eleştirilebilir ve eleştiriye açık olmalıdır.Doğruları bulmamızın yolu bu çünkü.

    Saygıyla

  14. Yazan:seviyesiz Tarih: Nov 10, 2008 | Reply

    Ender Bey

    CUMHURİYETİ 1950 DEN BERİ YÖNETEN EĞİLİMLERLE HESAPLAŞSANIZ SANIRIM SONUCA DAHA ÇABUK ULAŞIRSINIZ

    Onla da hesaplaşmak lazım haklısınız, ama 10 yılda bir darbe olan yalnız ve güzel ülkemizde sıra, dediğinize gelemedi malesef. Demokrasi baltalanmasın, bahsettiğiniz zihniyetle de hesaplaşır bu millet. Haksız isem oturun hesaplayın kaç tane darbe olmuş, ülkeye ne kadar zarar vermiş diye.

    snowqueen
    Bursa Nutku’na pek güvenmeyin derim.Şuraya bir göz atmanızda fayda var:
    http://arsiv.sabah.com.tr/2008/08/15/ardic.html

  15. Yazan:kehribar Tarih: Nov 11, 2008 | Reply

    bu site baştan sona atatürk ü karalamak üzerine kurulu. sebep belli atatürk laikliği getirdi hazmedemiyorsunuz. ama farkındaysanız aslında hiç bir zaman, asla ve asla atatürk e sitenin hiç bir yerinde dil uzatamıyorsunuz. çünkü mümkün değil. çünkü gerçekten ciddi biçimde karalanabilmesi çok ama çok zor biri o!

    birincisi, sizin sitenizde her satırda ön plana çıkardığınız, son yıllarda kurtarıcı bir yol olarak gördüğünüz ve bence sadece türban ile sınırlı kalmaktan öteye gidemeyen ve gitmesi de mümkün olmayan demokrasi denen şeyi bu ülkeye getiren kişi atatürk.

    ikincisi, osmanlı osmanlı diyorsunuz! ama atatürk osmanlının bir padişahı olup keyfine bakma yolunu seçmedi! sahip olduğu her şeyi vatan için harcadı ve saltanat sürme lüksünü yaşamadı!

    üçüncüsü, bahsettiğiniz kişi büyük bir devrimci! diktatörlüğü bile tartışıldı burada! evet diktatördü tabii! kolaymı sizin gibilerin hakkından gelmek! evet diktatördü, diktatör olması gerekiyordu. yüzlerce yıl saltanat altında ezilmiş halka sizin dilinizden düşürmediğiniz demokrasiyi getirmek kolay mı? tabii ki değil ve demokrasi için diktatörlük yapmak zorunda kaldı. devrimci kişilikleri yüzlerce yıl sonra bile karalamak yada devirmek her baba yiğidin harcı değildir. sizin ise hiç değildir.

    siz bugünkü törenleri kasıntı ve asık yüzlü olarak algılayabilirsiniz, normaldir ve doğaldır. sizlerden fazlasını beklemek mümkün değil ama şunu bilin ki o sirenler çalarken benim gibi ağlayan kişi sayısı o kadar çok ki! bunu sakın gözardı etmeyin, o gözyaşlarında boğulursunuz.

    evet sizlerin asıl amacı aslında atatürkü her fırsatta karalamak, küçük düşürmek. geçen gün bir yazıda boyunun kısa olduğunu bile yazan bir yazar vardı! şaşırdım. evet boyu kısa olabilir! ama kısa boyuna rağmen yaptıkları ortada. ölümünden 70 yıl sonra bile sizleri çileden çıkarabiliyor yaptıkları ile. üstelik hemen şimdi gidin bulabildiğiniz bütün atatürklü fotoğraflara bakın! göreceksiniz atatürk hiç bir fotoğrafta çevresindekilerden daha kısa boylu değil! bumudur yani sizin entellektüel ölçüleriniz. atatürk için 70 yıl sonra bile gerçekten ağlayabilenlerin çok fazla sayıda olması size bir anlam ifade edebilecek bir ölçü değilmi?

    ender bey çok açık ve net yazmış. sorununuz aslında atatürk ile ama şu savlarınız, yazdıklarınız var ya! o konuda size söyleyebileceğimiz tek şey var: gidin derdinizi atatürkten sonra gelenlere anlatın. yada marko paşaya anlatın. yazdıklarınızın hiç biri atatürk ü bağlamaz.

    sizler asla ve asla bu seçtiğiniz yollarla atatürk ü karalamayı küçük düşürmeyi filan beceremezsiniz. sizleri okudukça atatürk e çok daha sıkı sıkıya bağlanan ve atatürkü daha fazla tanrılaştıran kişilerin gittikçe arttığını unutmayın. ve açıkça belirteyim sizlerden gittikçe çok daha fazla nefret ediyoruz. bu nefreti burayı okuduğum her gün daha da büyütüyorum ve sizlere ve sizin gibilere zerre kadar da saygım filan kalmıyor. sizin gibiler bir yandan insanları dinden soğutuyorlar diğer yandan da insanları atatürke daha fazla yaklaştırıyorlar. size bir kere teşekkür etme hakkım olursa bunu bu sebepten dolayı kullanabilirim. çok teşekkürler sayın derin düşüncesiz yazarlar.

    fikirlere çok açık olduğunuzu biliyorum ve memnuniyetle bu yazıları yayınlayacağınızdan da eminim.

  16. Yazan:Aziz Yılmaz Tarih: Nov 11, 2008 | Reply

    @kehribar,

    Gördüğünüz gibi “bilimsel makale”niz orjinal haliyle yayımlandı.Demek ki kimselerin sizin gibi kin,öfke ve hezeyan kusan(sözde)fikirlerden çekindiği falan yok.Yani sansürlenme kaygılanırız boşa çıktı.Kaygılarınız vardı,zira siz her kesi kendiniz gibi düşünerek böyle bir önlem alınacağını düşündünüz.Ama rahat olun sizin küstah ve saldırgan üslubunuzdan çok daha beter olanlarını da gördü bu site.Neden yayımlanıyor,her şeye rağmen belki bir fikir kırıntısına rastlanır da demokratik bir tartışma malzemesi çıkar diye.Eminim bu zembereğinden boşalmış kin ve nefretinize rağmen tartışıyor olabilmek;doğrulara ulaşmaya,asgari de olsa ortak bir paydada buluşmaya katkı sunacaktır.

    Kimselere saygı duymadığınızı yazmışsınız.Bunu belirtmenize gerek yoktu,sizin kendinize saygınız yokken sanırım başkası sizden saygı beklemeyecektir.Kendinize bir parça saygınız olsaydı eminim kendinizi bu komik duruma düşürmezdiniz.Çünkü yazdığınız her satırda batırdıkça batırmışsınız kendinizi.Sadece kendinizi değil,inandığınızı sandığınız değerleri de batırmışsınız.Bakın,bugüne kadar Atatürk’ü sözde savunmak isteyen hiç kimseden “o bir diktatördü”dendiğine hiç şahit olmadım.Atatürk’ü karalıyorsunuz diye suçladığınız kesimler bile işi bu noktaya getirmemiştir.Ama daha ilginci demokrasinin ancak diktatörlükle kurulabileceğini savunmuşsunuz.Bunu da siz söylediniz,iftira yoluna başvurarak başkasına sakın mal etmeyin,harfi harfine yazınızın içinde duruyor ve dolayısıyla demokrasinin sizin için ne anlama geldiğini kendi beyanınızla yani kendinizi ele vererek yapmışsınız.

    Eğer demokrasi anlayışınız buysa bence bu kadar bağırıp çağırmakta,isyan etmekte haklısınız.Zira suçladığınız ve düşmanlık beslediğiniz kesimlerin demokrasi anlayışı sizinkine uymuyor.Zaten bütün sıkıntınız da bu.

    Bence saçmalayarak sağa sola sataşacağınıza,sizin bu henüz alışık olmadığınız demokrasiyi sindirmeyi öğrenin.Biraz tadına varın,hazmedin.Eminim biraz gayret ederseniz pek çok şeyin değişeceğini/değişebileceğini anlayacaksınız.Ama benim böyle bir derdim yok diyorsanız,durmayın,kırıp dökmeye devam edin…Anlamadan dinlemeden,biraz soluklanıp nefes almadan durmadan yargılayın…Olmadı tehditler savurun,düşüncelerine katılmadığınız anda hakaret ve aşağılamaya başvurun.Peki sizce böyle bir tutumda ısrar etmekle ne elde edeceksiniz?Size uymayan insanların düşüncelerinin değişeceğini mi?Yoksa memleket sorunlarının çözüleceğini mi?Hayır,bu metodla hiçbir şey eskisinden daha iyi,daha güzel ve daha doğru olmayacak.Bunu görün,anlayın lütfen.Bir kez olsun karşınızdakini dinlemeye çalışın,gerekirse eleştirin ama çocukça bir inatla “banane banane” demekten de vazgeçin.

    Neyse,epey uzun oldu.Umarım daha verimli tartışmalarımız olur.Ben hiçbir şeyden umutsuz değilim.Toplumuzun her kesiminden insanların birgün birarada kardeşçe yaşayabileceği,(gerekirse) demokratik kurallar içersinde tartışabileceği,her kesin diğerini farklılıklarıyla kabul edebileceği günlerin uzak olmadığı umudumu hep canlı tutuyorum.

    Siz insanlardan saygıyı esirgemişsiniz:)Hayır ben yine de saygıyla diyorum.Çünkü insanlar saygıya ve saygı görmeye değerdir.

  17. Yazan:ENDER GÜÇLÜ Tarih: Nov 11, 2008 | Reply

    AZİZ BEY;ÖNCE ALEVİLERLE İLGİLİ ÇAĞRIMI KİME YAPTIĞIMI AÇIKLAYAYIM;MAKALE KONUSU AYRILIKÇI KÜRTLER,SÖZDE SOYKIRIM İMALI ERMENİ YAZILARI,TÜRBAN OLUNCA MANGALDA KÜL BIRAKMAYAN KADROLU YORUMCULARA SESLENDİM.SESLENDİM ÇÜNKÜ ALEVİLERİN AYRILIKÇI OLMADIKLARINI,OSMANLI DÖNEMİNDE KILIÇTAN GEÇİRİLDİKLERİNE İNANMALARINA RAĞMEN BUNU SİYASETE HİÇ ALET ETMEDEN DEVLETLERİNE MİLLETLERİNE BAĞLI VATANDAŞLAR OLARAK YAŞAMALARI VE SADECE ANAYASADAN DOĞAN TALEPLERİ OLDUĞU İÇİN YUKARIDA YAPTIĞIM TANIMA UYAN YORUMCU VE YAZARLARDAN HİÇ İLGİ GÖRMÜYORLAR.BELİRSİZLİK ORTADAN KAKLTI SANIRIM.YANILIYORDA OLABİLİRİM VARSA O KONUDA MAKALELER NASIL ULAŞACAĞIM KONUSUNDA YARDIMLARINIZI BEKLİYORUM.AMA HALA BU KONUDA(YANİ ALEVİLERİN T.C ANAYASASINDAN KAYNAKLANAN TALEPLERİ) ENGİN FİKİRLERİNİZİ YAZMADINIZ.SAYGILAR

  18. Yazan:mine Tarih: Nov 11, 2008 | Reply

    ATATÜRK DİYOR Kİ;
    Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.

  19. Yazan:Aziz Yılmaz Tarih: Nov 11, 2008 | Reply

    Engin Bey güldürmeyin beni alahaşkına!Alevi vatandaşlarımızın kendilerini ifade etmelerine,inançlarında özgür olmalarına hiç bir zaman anayasal güvence getirilmedi ki.Siz şimdi bana neyi soruyorsunuz?(tam anlayamadım da).Anayasal hakları yasalarca belirlendi de”hani bu haklar neden uygulanmıyor?”diye mi, yoksa doğuştan sahip oldukları haklarının neden anayasal güvence altına alınmadığını mı? Eğer birincisini soruyorsanız zaten size verilecek ne bir “bilgim” ne de bu konuda size tavsiye edebileceğim bir kaynak olabilir.Zira dediğim gibi bu haklar Cumhuriyet kurulalı beri yasal güvence altına alınmamıştır.Tabiatıyla Alevi sorunu dediğimiz problem de zaten yıllardan beri alevi yurttaşlarımızı dışlayan ayrımcı devlet politikasının sonucudur…O sizin pek övündüğünüz laik devlet anlayışının yani.Dolayısıyla şayet bu sınırlayıcı ve inkar temelli uygulamaları tuhaf buluyorsanız emin olun sorumlusu ben değilim:)En azından benden önce laik CHP ye,onun laik başkanı sn. Baykal’a sorun.Zira onların da iktidar olduğu zamanları gördük ve bildiğim kadarıyla hiçbir düzenleyici,iyileştirici yasal değişiklik olmadı.Ayrıca farklı hükümetler döneminde de bu hakların verilip de geri alındığına şahit değilim.Yanılıyorsam düzeltin lütfen.Kısacası bu,partilerden çok bir devlet sorunudur ve elbette Alevi yurttaşlarımızın hakları gaspedilmiştir.Tabi bu,AKP nin doğru yolda olduğu anlamına gelmez.AKP,Türkiye’nin önemli sorunlarından hiçbirini çözememiştir ki alevi sorununu çözsün.Onlar denge siyasetinin peşindeler.Parti çıkarları,siyasi iktidar ve menfaat her şeyden önce gelir.

    Fakat şurasını hatırlatmakta tekrar yarar görüyorum.İnsanlar giyim tercihlerinde serbest olsun denince AKP yanlısı diye yaftalıyorsunuz.Ona keza ağzından bireysel özgürlükler,demokrasi,adalet,eşitlik lafı çıkanları yandaş medya,kadrolu yorumcu hatta Fettullahçı falan diye lanse edersiniz…Ayrıca alevileri görmezden geliyor ama kürt ayrılıkçılığ yapıyor diye bu siteyi ve yorumcularını itham edersiniz.Şimdi bütün bunları yanyana koyun ve çıkan tabloya bir göz atın.Erdoğan herhalde size göre kürtçü falan değildir,hatta sizden bayağı da övgü almıştı son “veciz”sözlerinden dolayı.Ee,siteyi de kürt ayrılıkçısı ilan ediyorsunuz.Şimdi size soruyorum bu nasıl perhiz nasıl lahana turşusu?
    Denklemin sonucunu ben vereyim bari.Erdoğan kürt ayrılıkçısı olmadığına+görüşleri hoşunuza gitmeyen kesimler ile Derin Düşünce platformu da kürt “ayrılıkçıları” olduğuna göre(bu sizin iddianız)= AKP YANDAŞI DEĞİL.O halde bir karar verin kimi nereye koyacağınıza.Ama önce kendinizden başlayın.Ben hâlâ nerede olduğunuzu tam çözemedim de.İlahi Ender Bey,sonunda benim de kafamı karıştırdınız.Neyse sağlıcakla kalın.

  20. Yazan:uveys Tarih: Nov 11, 2008 | Reply

    Yazimizi yazarken, yorumlarimizi yaparken, nedense hep birileri cikar gecmisle ilgili yazilarini kaleme alirken muhattabinin kimler olabilecegini kestirmeksizin gecmis donemlerde yasamis, ve suan icin kendini savunamiyacak durumda olan birilerini hedef gosterirken birileride kalkar ataturk’u anma torenlerinde onu sevmedigimiz halde neden saygi duymamiz gerektigine atifta bulunur. Sonunda da bunun demokratik hakki oldugunu dusunur. Birileride cikar bu goruse yorum yaparken mevcut verilere(yorumlara) dayanarak iste siz boylesiniz ataturk dusmaniziniz der, diger birileride iste sizin demokrasi anlayisiniz bukadar herkes dusuncesinde evrensel olmalidir gibisinden sozler sarf eder.Buraya kadar hersey guzel.

    Aziz bey, Sizden ricam hani sizinde dediginiz gibi demokratiz ya. Cvp vermeme hakkiniz var elbet. Mumkunse demokrasininin nedemek oldugunu, Size gore demokrasinin standartlarini, hangi ulkelerin demokrasiyle nasil yonetildigini, hatta bu demokrasinin etkisinde nasil kaldiginizi? Bu sorularima yanit verirseniz bende enaz sizler kadar etkilenmek istiyorum. Cunku ben mevcut demokrasinin ne varligina nede boyle bir olgunun etkisinde kalip ciddi anlamda demokrasiyle yoneten, yonetilen bir ulkeye rastladim.

    Ataturk’un bir diktator, sadist ruhlu biri hatta daha ileriye gidelim bir sizofren oldugunu varsayalim yazarin yazdiklarinin etkisinde kaldigimi, soylediklerini kabul ettigimi dusunun. Iyide olayin muhattabi suan yasamiyor onun savunma gucu olmadigini bile bile olumsuzluklar siralamanin onu karalamanin nesi demokrasi, Nasil demokrasiye siginabiliyorsunuz? sayin. Kehribarin uslubu sert olmasina sert kabul ediyorum. Ataturk’unde etten kemikten yaratilmis biri oldugunu biliyoruz. Fakat; bilmedigimiz hatta hicbir zaman ogrenemiyecegimiz tek gercekte o anki psikolojiyle ataturk’un nasil biri oldugu neden boyle diktatorel kararlar verdigi gercegidir. Bende bugune kadar herzaman ataturk aleyhtari yada destekleyici yazilara rastladim. Fakat her ikisinide demokrasi sinirlari icerisinde degerlendiremezken siz bu gaflete nasil dusebiliyorsunuz? Sorular sorarak yada karsimizdakini sabote, pravoke ederek yorumunuzun sonunda da Sn. kehribara yonelik Siz insanlardan saygıyı esirgemişsiniz:)Hayır ben yine de saygıyla diyorum.Çünkü insanlar saygıya ve saygı görmeye değerdir. Demeklemi sayginizi ispat etmis oldunuz? oysaki.! yukardaki pragraflarinizda kustah demissiniz sizce bu etikmi? yada saygi sinirlari icerisine nasil dahil ettiniz kustahlik kelimesini? Karsinizdakine psikolojik baski uygulamaya calismaniz, onu egale etmeye calismaniz onun gerceklerini degistirirmi sizce?

    Sahsen bende bu sekil yazilarin yerine, ogunun psikolojisini hissetirecek ataturk’u ciddi anlamda anlamaya, yorumlamaya calisacak yazarlar o yazarlarada destek veren sizleri gormek istiyorum. Bu benim demokratik hakkimsa ataturk aleyhtari yazilar yazmayi birakin. Gunumuz bakanlari hale meclisi box maclarinin yapildigi ring zannediyorlar. Basbakanlarimiz cok SIK gaf yapabiliyorlar.. Inanmadigi birine, rahatlikla mevkisini unutup cifcinin hali harab oldu diyen birine ananida al git diyebiliyor. Boylesine bir ortamda gundemi hale ataturk aleyhtari yazilarla mesgul etmek bence gericilik hatta korlüktür. Ataturk bunlari muhattab alamaz cunku hayatta degil bunu o kafalara sokmak gerekir. Aksi halde ileriyi goremiyecez.

  21. Yazan:water Tarih: Nov 12, 2008 | Reply

    Henüz 20 yaşındayım.Henüz hiçbirşeyin farkında değilim belki.Ama siz yukarda bir sürü yorum yapan ‘KOCAMAN!!’ insanlar..Hiç mi önyargısız bakmayı öğrenemdiniz?Hiç mi kurdğunuz cümlelerdeki alengirli kelimelerin ‘gerçek’ anlamlarına bakmadınız?!Hiç mi O yüce adamın sayesinde şu anda bu yorumları yapabiliyor olduğunuzun farkına varmadınız?!Tartıştığınız konuların gerçek cevaplarını bile bile,içinize sindiremediğinizden yine de karşı koydunuz o ‘kocaman’ beyinlerinizle!
    Atatürk’ün hangi düşünceyle,hangi psikolojiyle hareket ettiğini anlamaya bizim gücümüz,aklımız yetmez!!Yetseydi şuanda başka bir Atatürk’ü kötülerdi yukarıdaki ‘kocaman’ beyinler.Ama bu ‘yobaz düşünceler,dinden soğutanlar’ başımızdayken bizim daha çok savaşmamız gerekecek bu kafa yapılarıyla.Sonuç ne olur bilemiyorum ama ben ne olursa olsun bana dinimi en güzel şekilde aşılayan,Atatürk’ü en güzel şekilde aşılayan aileme minettarım!Hepsiyle ve en başta Atatürkçülüğümle gurur duyuyorum!!

  22. Yazan:Aziz Yılmaz Tarih: Nov 12, 2008 | Reply

    @Uveys,

    Sizinle bir hayli yorumlaştığımızı biliyorum.Ayrıca bunun dışında da sıklıkla yorum gönderiyorum siteye.Bütün bunlardan hâlâ demokrsi anlayışımın ne olduğunu çözemediyseniz bence boş verin gitsin.Boşa vakit kaybetmeyelim.

    Saygı ve selamlar.

  23. Yazan:mustafa Tarih: Nov 12, 2008 | Reply

    Sn. Aziz yilmaz;

    Ben bosveriyorumda veremiyen sizlersiniz. Isinize geldigi gibi demokratik hakkinizi kullanabilirsiniz. Fakat kestirme cevaplarla bosver gitsin derken; bu insiyatifinizi ataturk aleyhtari yazilara yorum yaparkende kullanirsaniz cok memnun olacam. Ataturk karsiti yazilari gordugunuz zaman bizahmet bosverin, gormezden gelin; olurmu? cunku: Dedigim gibi kendini demokrat gorenler bilmelidirlerki…! Ataturk onlara cvp veremez bu yuzdendendir ki, dinimizde ölmüs birinin giyabinda konusmak yorum yapmakta hos karsilanmaz.

    Saygi, sevgi sizlerin olsun…

  24. Yazan:Aziz Yılmaz Tarih: Nov 12, 2008 | Reply

    @Mustafa,

    Daha önce yorumlaştığım birisiyle olan diyaloğum(afedersiniz ama)sizi niye ilgilendiriyor?Ayrıca düşünce hakkımı kullanırken sizden izin almam gerektiğini de hiç sanmıyorum.

  25. Yazan:burak Tarih: Nov 12, 2008 | Reply

    Bugün yine 10 Kasım. Yine Sovyet Rusya’nın, Kuzey Kore’nin totaliter rejimlerini andıran bir sürü kasıntı, asık yüzlü tören yapılacak. Acıklı şiirler okunacak.

    Ben hiç görmedim Mehmet Hocam böyle bir tören. Belki de gördüm de Kuzey Kore’nin totaliter rejimlerini bilemediğim için benzetemedim. Sahi siz hangi ara gördünüz Kuzey Kore’yi?

    Benim merak ettiğim nokta şu. Merhumun özellikle ölüm yıldönümünde ne gerek var böyle bir yazıya?

    Böyle gidersek bu şekilde ortak bir nokta bulunamayacağını hep beraber yıllar boyunca izleyeceğiz. Nedenine gelince; sizin gibi mehmet hocam bu duruma tepkili olanlar, boyle bir yazıyı boyle bir gunde kaleme alarak kusura bakmayın da insanları provoke etmeyi pek bir seviyorsunuz.

    Yakıştıramadım.

    Yazıya gelince:

    Kendi adıma söyleyeyim, Atatürk’e ne sevgi ne de nefret duymuyorum. Anlama çabası içindeyim. Köhne, çürümüş yozlaşmış(!) bir Osmanlı imparatorluğunu yıkıp yerine taptaze bir cumhuriyet kurduğu rivayet edilen Atatürk’ün gülen fotoğraflarına bakarak kendi kendime soruyorum:

    * 1) T.C. vatandaşı olarak doğmadığına göre o da bir Osmanlı idi,
    * 2) İlk, orta, lise ve askeri okulu Osmanlı mekteplerinde okudu,
    * 3) Çürümüş(!) Osmanlı’yı yıktı ama yerine kurduğu T.C. neden yeni Atatürkler yetiştiremedi?

    ilk iki madde’ye “so what?” dan başka bir şey diyemiyorum da üçüncüsü için; bizim Atatürk’ü gördüğümüz gibi eminim bazılarının Atatürk gibi gördüğü bir insan var. Hatta bu sitenin ahalisinden de bu insanlar gibi olanlar olabilir. Bu lider olarak gördükleri insan, Türkiye’nin her noktasına ulaşmış, ülkesini kurtarmakla sevgi kazanan biri değil parayla, dinle insan kazanan bir lider. Yalan mı?

    Sevgiler

  26. Yazan:MY Tarih: Nov 12, 2008 | Reply

    Tolga Bey,

    Ben her hafta sonu Kuzey Kore’ye gezmeye giderim, malum Paris’e çok yakin 🙂

    Ekrem’in bu yazisini okumadiniz galiba?
    Tam Bağımsızlık masalları, Kuzey Kore ve Juche

    Vaktiniz yoksa iste bu Tam Bagimsiz(!), süper laik ve liderine tapan (tipki bizim kemalistler gibi)
    ülkeden bir kaç resim (birazdan sorulariniza da yanit verecegim)

    Bizim törenlerimize ne kadar da benziyor.

    “ulu önder – Kore’nin babasi” Kim Jung halki trenden selamlarken 🙂

    ulu onder
    Kuzey kore gencligi

    kuzey koreli kizlar

    kuzey kore'de milli bayram

    propaganda afisleri

    ulu önder'in bir putu, pardon heykeli

    cagdas ve modern kore halki

    kore'nin babasi

  27. Yazan:MY Tarih: Nov 12, 2008 | Reply

    Benim merak ettiğim nokta şu. Merhumun özellikle ölüm yıldönümünde ne gerek var böyle bir yazıya? (Burak)

    Ne gerek mi var? Zorunlu din dersi ile Alevi, hristiyan ve ateist ailelerin çocuklarina sünni Islam ögretilmesi sizi rahatsiz etmiyor mu?

    Beni ediyor. halktan toplanan vergiler ile isleyen bir devlet okulu nasil olur da kemalizmin rituellerini çocuklarimiza dayatir?

    isteyen kemalistler toplansinlar Anitkabir’e, istedikleri törenleri yapsinlar. 10 milyon çocugu zorla kemalist ritüellere alet etmenin anlam ne?

    Böyle gidersek bu şekilde ortak bir nokta bulunamayacağını hep beraber yıllar boyunca izleyeceğiz. Nedenine gelince; sizin gibi mehmet hocam bu duruma tepkili olanlar, boyle bir yazıyı boyle bir gunde kaleme alarak kusura bakmayın da insanları provoke etmeyi pek bir seviyorsunuz. Yakıştıramadım(Burak)

    Esas ben sizin gibi akilli birine yakistiramiyorum. Basörtülü kadinlarin kocalari orduda terfi edemiyor, “ne mutlu Türküm” demedi diye Kürtler düsman ilan ediliyor (Bkz Büyükanit) ve siz bunlari PROVOKASYON olarak görmüyorsunuz.

    Ordunun kara kuvvetleri komutani (bkz Büyükanit, 2003)medya toplantisi yapip “biz sinirlari koruyamiyoz, 2000 terörist içeri girdi” diyor, kimse hesap soramiyor.

    Ayni büyük sahis açikça Islam’i düsman ilan ediyor, ilahi okuyan kizlari “suçüstü” yakalayip “ben darbe yapçam haa” diye bloguna yaziyor. Butün bunlari da KEMALiZM’i savunmak için yapiyor.

    Ben bu haksizliklari isaret edince insanlari kiskirtmis oluyorum öyle mi?

    Ne zamandan beri hakkini savunmak provokatörlük oldu Burak bey?

    Atatürk 19 mayis’ta provakatörlük mü yapti? Bunu mu söylemek istiyorsunuz? Erzurum ve sivas kongreleri, amasya genelgesi birer provokasyon muydu? Cik, cik, cik. Ne kadar ayip etmis Atatürk 🙂

    Bu lider olarak gördükleri insan, Türkiye’nin her noktasına ulaşmış, ülkesini kurtarmakla sevgi kazanan biri değil parayla, dinle insan kazanan bir lider. Yalan mı? (Burak)

    Yalan. Istiklâl Mahkemeleri, sapka kanununa muhalefetten asilanlar, dil devrimi (YIKIMI?), Osmanli büyüklerinin açilan mezarlari ve ölçülen kafa taslari, Atatürk’ün sagliginda ve milletin parasiyla dikilen heykeller, vs vs vs

  28. Yazan:burak Tarih: Nov 12, 2008 | Reply

    Burak da Tolga da ben oluyorum galiba. Öyle bir hata yaptınız ki; bu genç yaşımda 10 yıllık olan dostum, kardeşimi erasmus programı dolayısıyla ilk kez bu kadar uzun süre göremedim. Onun da adı Tolga, hüzün çöktü şimdi durup dururken. O da şu an sizin güneyinizde bir yerlerde takılıyor olsa gerek.

    Vazgeçtim söylediklerimden, herkese herşey çok yakışıyor, herkes kendine yakışanı giyiyor. Ne de olsa toplum giydiriyor, çeşit, çeşit her renkten. Senin giysin güzel benim giysim güzel muhabbeti şu an çok uzak bana.

    Yine de açıklık getirmek istediğim bir iki husus var. Hocam yazdığınızın hatalı/yanlış olduğunu soylememiştim, zamanını hatalı bulmuştum bu bir.

    İkincisi Atatürk’ün de hataları oldu tabii. O da insan(siz de insan olduğunu savunuyordunuz, değil mi). Hataları için de eleştirilir fakat Atatürk’ün bu ülkeye kattıklarını hiçbir şekilde unutamam, unutturmam. Siz dersiniz ki bunlar endoktrinasyon, ben derim ki yok bunlar benim şahsi, öz ve katıksız düşüncelerim. Sonrasında shöredingerin kedisi’nden bahsetmeye başlarız. İkimiz de haklı çıkamayız. Ha bu arada mustafa olmazdı da sahneye beş sene sonra Mehmet çıkardı, bu da olabilirdi tabii. Sadece o dönemde tarih sahnesinde Atatürk ve askerlerimiz vardı, bu yuzden ben ona ve şehit yüzbinlerce insanıma minnettarım.

    Sevgilerimle.

  29. Yazan:MY Tarih: Nov 13, 2008 | Reply

    🙂

    kusura bakmayin, sizin düsüncelerinize yakin duran bir Tolga Bey vardi, mail vasitasiyla konusuyorduk daha çok, sakin kardesiniz olmasin 😉

    Neyse, duygusallastiniz, elbette insaniz. Ama Atatürk’ü tanrilastiranlari (biraz da Atatürk’ün yaptiklarini) elestiren yazi ve yorumlarin altina
    “sehitlerimize minnettarim” yazinca olmadi.

    a contrario, “siz degilsiniz” gibi oldu. Milliyetçileri de elestiriyorum bu yüzden.

    Sevilmesi dogal, sevilMEMEsi ise patalojik olacak bir seyi sevdigini söylemenin baska nasil bir yorumu olabilir?

    Simdi gözünüzün önünde canlandirin, eslerle yapilan bir aile toplantisi, biri ayaga kalkiyor, “ARKADAS BENiM KARIM NAMUSLUDUR” diye haykiriyor.

    Ötekiler demezler mi, “kardesim sen bizim karilara dil uzatiyorsun” diye.

    Elbette Atatürk’ün yaptigi iyi isler için minnettar olacaksiniz. Bunun tersi zaten saçma olurdu:
    “Atatürk çok iyi seyler yapti, bunun için nefret ediyorum ondan!”.. Böyle mi diyecektiniz?

    Ama Türkiye’de kemalizm resmî devlet dinidir. Iran’da siilik ve Humeynizm karisimi bir devlet dini var. Biz de de bu.

    “Humeyni’nin bazi hatalari oldu” diyemezsiniz ulu orta. Bunun için zavalli iranlilar geçmislerinden ders çikaramiyorlar. Türkiye’de Atatürk’ü koruma kanunu diye bir kanun var 🙂 Kanun ile korunan kaç ölü taniyorsunuz siz dünyada? gitmedim ama Kuzey Kore ve Iran’da olabilir böyle seyler. Her ne hikmet ise internete en çok yasan koyan ülkeler de bunlar:
    çin, Türkiye, Iran, Kuzey Kore…

    Atatürk’ün yaptigi isleri iyi-kötü diye ayirabilsek iyi olanlari sürdürüp kötü olanlari düzeltiriz.
    Eti kemigi çürümüs, gözlerine kurtlar dolmus bir cesetle veya öbür tarafa geçmis bir ruh ile
    benim ne alip veremedigim olabilir? isteyen Fatiha okur, isteyen “hakkimi helal etmiyorum” der.

    Ama böyle “sehitlerimiiiiiiz” diye baslarsaniz lafa, ne yapacagiz? Elimize birer Türk bayragi alalim, sokaklara dökülelim “Sehitler ölmez, vatan bölünmeeeez” diye bagiralim.

    iyi de adam ölmese sehit olur muydu? Demek ki ölüyor sehitler. Haa iki kere ölmeyecegini mi söylemek istiyor? aferin, cin gibi bunlar. (sözüm meclisten disari)

    Tabi PKK teRörü hergün can almaya devam etsin, biz de Ata’nin heykelleri önünde meditasyona devam edelim 🙁

    Aleviler de diyanet kalksin diye yürüyüs yapsin. iyi de TSK neden diyanet gibi davraniyor?
    Kimin sehit olacagina karar verme yetkisini TSK’ya ALLAH ne zaman verdi?

    Selam ve saygi ile

  30. Yazan:burak Tarih: Nov 13, 2008 | Reply

    Mail’le de çok konuştuk, buyuk ihtimalle burdaki burak mailde de tolga zannettiğiniz ama gerçekte burak olan benim ya, neyse:)

    _______

    Nasıl bir sistematik sizi şehitlerimizden uzaklaştırıyor ve nasıl bir düşünce yapısı şehitlerimiz deyince boyle acı laflar ettirebiliyor? Anlamakta güçlük çekiyorum mehmet hocam.

    Ama böyle “sehitlerimiiiiiiz” diye baslarsaniz lafa, ne yapacagiz? Elimize birer Türk bayragi alalim, sokaklara dökülelim “Sehitler ölmez, vatan bölünmeeeez” diye bagiralim.

    Ben şehitlerriiiiimiz demedim bu bir, elime bir turk bayrağı alıp sokaklara dokulmedim bu iki(milli maçlar hariç) ve ya doğru bir laf olmasına rağmen yüklendiği bazı anlamlar itibariyle bahsettiğiniz sloganı da ağzıma hiçbir zaman perseng etmedim, bu da üç. Yani neymiş “şehitlerimiz” diyen her profil bu eylemleri de gerçekleştirmek zorunda olan profil değilmiş.

    insanların bu şekilde konuşabilmesine hakikaten üzülüyorum. Birileri, sizin için ölüyor ve bazı insanlar bunu alay konusu bile edebiliyor. Gerçi samimiyetinize de güvendiğim için zaten haddim olmayarak size kızamıyorum. Size bu sözleri edebilmenize neden olan insanlara kızıyorum diyeceğim fakat işte zaten bu noktada paradoxal bir yapının içine hatta loop’a giriyoruz, sonsuza kadar dön dur. O yüzden benim adıma en iyisi daha fazla yorum yapmamak.

    Sevgiler

  31. Yazan:MY Tarih: Nov 13, 2008 | Reply

    “Birileri, sizin için ölüyor ve bazı insanlar bunu alay konusu bile edebiliyor.”(BURAK)

    Hayir, tirbünlere oynamaya basladiniz çünkü benim hakli oldugumu gördünüz. Ama zarari yok, bu da bir geri çekilistir. Her yigidin bir yogurt yiyisi vardir. Tabi yigitçe, mertçe bükemediginiz eli öpseydiniz daha iyi olurdu. Ben olsam öyle yapardim, yaptim da.

    Zarari yok, cidal pesinde degilim. istediginiz zaman geri gelin, kapimiz açik.

    Dostlukla

  32. Yazan:ENDER GÜÇLÜ Tarih: Nov 13, 2008 | Reply

    AZİZ BEY SIRALADIĞINIZ SORULAR İÇİNDE SADECE BİRİNE CEVAP VEREREK HEPSİNİ YANITLAMIŞ OLAYIM.KİMİ NEREYE KOYDUĞUM SORUSU. ELEŞTİRDİĞİM ZİHNİYETLERİN BİR TÜRLÜ YERLERİNDE DURMAMASI NEDENİYLE BU KONU OLDUKÇA DURUMSALLAŞTI,ŞÖYLEKİ DAHA DÜN DİNCİ, TOTALİTER OLAN BUGÜN DEMOKRAT OLDU,DÜN DEMOKRAT OLANLAR BUGÜN SİZİN DEYİMİNİZLE VATANDAŞINA BEĞENMEYEN GİDER DEDİ(BUNA TAMAMEN KATILIYORUM).DÜN MUHALEFETKEN ERMENİ CUMHURBAŞKANIYLA GÖRÜŞEN İKTİDARI AĞIR ELEŞTİRENLER BUGÜN ERMENİSTANA GİDİP ABD YE FRANSAYA FOTOĞRAF GÖNDERİR OLDU,DÜN HAPİSANEDE TERÖR SUÇUNDAN YARGILANANLAR DAHA AKLANMADAN BUGÜN KONUTTA CUMHURBAŞKANI İLE YEMEK YİYOR.KESİNLİKLE HAKLISINIZ KİMİ NEREYE KOYACAĞIMA BİR KARAR VERSEM HER ŞEY ÇOK NET OLACAK.AMA İMKAN BULAMIYORUM.

  33. Yazan:burak Tarih: Nov 13, 2008 | Reply

    Bakın Mehmet Hocam, size hocam diyorum, saygı duyuyorum ama siz de haddinizi aşmayın.

    Tribune falan oynadığım yok ne düşünüyorsam onu soyluyorum. Ama siz buna bile inanamıyorsunuz. Herkesi yekpare düşünüyorsunuz. Biri böyle söylemişse, “hah bu böyledir!” fikriyatıyla konuşuyorsunuz. Yukardaki yorumunuz resmen hakarettir. Sonra hem yazıp hem oynuyorsunuz. Yok siz haklıymışsınız da ben tribune oynuyormuşum da vs vs.

    Ayrıca biz burda konuşuyoruz, ille bir kazananı mı olması gerekir konuşmanın anlamıyorum ki ne el öpmesi, ne bükmesi.

    Bir yere falan da gittiğim yok kapımız açık falan lafları da bimana.

    Gerçekten yukardaki yorumumu tüm samimiyetimle yazmıştım. Bu yüzden üzüldüm bu tarz bir tepki vermenize, umuyorum samimiyetime güvenip tekrar okur ve ona göre düşünebilirsiniz.

    Selametle

  34. Yazan:snowqueen Tarih: Nov 13, 2008 | Reply

    @MY

    Eğer totaliter ideolojileri eleştirecek noktaya gelindiyse, dindeki totaliterlikte eleştirelecek noktadır. Burada yapılamayan bu.
    Koyduğnuz resimleri ele alalım.
    Fromm’a göre Rusya ve Kore gibi ülkelerde devlet törenleri dini benzerlik gösterir, kilise yerini devlete bırakır, şeytan kovam ayinleri düşmün korkutma ayinine dönüşür diyelim.

    İyi peki de, bu törenler kaynağını nereden alıyor? Dindeki totaliterlikten.
    Bunu kabul eden olacak mı mesela?
    Pıstmodern zamanda, dönüp modernizmin devlet törenleriyle dalga geçmek kolay.
    Peki biri çıkıp, Kore fotoğraflarının yanına
    Kabe’de dönen insanların fotoğraflarını koyarsa ne olacak?

    Bahsettiğimiz Habermas’ın cuk oturan sözüne tekabül ediyor, modernizmin gerçeleşmemimiş vaadleri karşısında, postmodernizmin arkasında sığınıp kaçak muhafazakarlık yapmak. Bu ülkede çok güzel yapılıyor bu.

  35. Yazan:MY Tarih: Nov 13, 2008 | Reply

    Eğer totaliter ideolojileri eleştirecek noktaya gelindiyse, dindeki totaliterlikte eleştirelecek noktadır. Burada yapılamayan bu.(SnowQueen)

    iki seyi birbiriyle karistirmayalim isterseniz,

    “dindeki totaliterlik” derken neyi kasdediyorsunuz? dinin kendisinin dogmatik olusu mu? Yoksa dini ideolojilestiren Iran gibi devletlerin totaliter olusu mu?

    Bir din kendi kendine totaliter olmaz. isteyen inanir, isteyen inanmaz. Nokta. Ama bir ruhban sinifi (veya bir kral, sultan) çikar, onu kurumsallastirir, o kurum kendisini “namusun, dinin, imanin bekçisi” ilan eder. Toplumun ahlâkî degerlerini tekel altina alir.

    Islam’da Emeviler ve Abbasilerde buna benzer seyler görürsünüz. Türklerin Misir’daki Memluklardan aldigi’!) halifelik de tamamen siyasi bir güçtür.

    Katoliklerde de papalik böyledir. Budizm ve Hinduizm de bu süreçten geçmis, kurumsallasmis ve bir kisim inananlar inancin özünden uzaklasip politik-folklorik bir yapi içinde adeta yeni bir din icad etmislerdir.

    Totaliter rejimlerin ihdas ettikleri yapay dinler iste bu folklorik-politik yapinin bir kopyasidir.

    Ama yukarida anlattigimiz gibi bunlari reddetme hakki verilmez halka. Atatürk’ü yeterince sevmezseniz basiniza bir sürü sey gelir.

    Haa, totaliter Islamci rejimleri (Iran, Sudan, Suudi Arabistan, Nijerya’nin bazi eyaletleri) bu sitede elestirmedigimizi söylüyorsaniz büyük haksizlik ediyorsunuz demektir. Umarim bu degildi demek istediginiz.

  36. Yazan:Bedr Tarih: Nov 13, 2008 | Reply

    Kimin sehit olacagina karar verme yetkisini TSK’ya ALLAH ne zaman verdi?

    Kimin şehit olamayacağına karar verme yetkisi size ne zaman verildiyse o zaman verilmiştir. Biz vatanı için ölene şehit deriz. Siz demezsiniz. Son kararı tabii Allah verir. Neden bu konu sizi bu kadar rahatsız ediyor? Ben şehit kardeşiyim. Benim için onlar şehit. Ben de seve seve olacağım. Biz ailece (ve eminim bütün şehit yakınlarınca) Atamıza, tsk ya, milletimize ve kendimize hala daha çok güveniyorsak sorun yok demektir. Bizler şehit aileleri olarak bir şehit verdik, daha da verirsek helal olsun diyorsak, size susmak düşer. Ben daha bir tane bile tsk ya kızan şehit yakınına rastlamadım, size ne oluyor? Beni yada kardeşimi benden çok düşünme yetkisini kim verdi size ki şehitler için bu kadar laf ediyorsunuz. Bu ülkeyi şehit kanları kurtardı ve kurdu! yine şehit kanları ile korunacak. Budur! Gerisi teferruattır.

    Atatürk gülebiliyormuş! ne demek bu? Atatürk ün gülmeye ayıracak zamanı varmıydı? Saltanatı ve hilafeti yıkıp, Cumhuriyeti kurup devrimleri yaptıktan sonra ölünceye kadar belki gülecek, keyfini çıkaracak vakti olmuştur. Boş işlerle uğraşmadı ki! saltanat da sürmedi! dünyayı gezmadi, eğlenmedi, sigarası vardı ve akşam sofraları eğlence olarak algılanabilecek! ki o sofralarda kurulup şekillendi bu ülke!

    sizler ne diyorsunuz yaw! nedir derdiniz?

    Eti kemigi çürümüs, gözlerine kurtlar dolmus bir cesetle veya öbür tarafa geçmis bir ruh ile
    benim ne alip veremedigim olabilir?

    bu sözünüz için rica etsem özür dilermisiniz! bizim Atatrükümüz et kemik değil! bizim Atatürkümüz onun beyninden çıkanlar! Onun yaptıkları!

    eğer siz beğenseniz de beğenmeseniz de bir ülkeyi yoktan var edip kurmuş büyük bir lideri sadece eti kemiği çürümüş bir ceset olarak görüyorsanız ben sizin saygısız olduğunuzu düşünürüm ama saygı beklemediğim için düşünmüyorum.

    burada yazan yorumculara bile hitap ettikten sonra saygılar demeyi ihmal etmeyen birinin Atatürk e bu derece saygısızca davranması o kişinin ne derece yoldan çıkmış olduğunun kanıtıdır.

    ne yani dünyada bir sürü lider var, dini lider var hatta peygamberler var, onlardan birine “eti kemiği çürümüş, gözlerini kurtlar yemiş” kişi olarak hitap etsek ne derece hoşlanırsınız?

    Herkes insan değilmi? herkes gülebilir ağlayabilir, tabii lafı “Atatürkün gülen fotoları piyasaya çıkarılmıyor” demeye getiriyorsunuz. eğer Atatürke biraz olsun ilginiz olsaydı arar bulurdunuz! ama radığınızı zannetmiyorum.

    hengi liderin önderin bir sürü gülen fotoğrafı var ki zaten! kafanızı Atatürk e takmışsınız!

    tabii hemen aklıma “kaç ülkenin Atatürk gibi bir lideri oldu” sorusu geldi!!

  37. Yazan:Sibel Tarih: Nov 13, 2008 | Reply

    Sayin Bedr Bey/Hanim,

    Baska bir forumda kardesinizin Amsterdamda yasadigini ve parali askerlik icin ispartaya gittigini soylemistiniz. ne zamandan beri ispartadaki mehmet agalar sehit olmaya basladi? bastir parayi 3 hafta kiyak askerlik yap, uniforma giyip resim filan cektir nisanlin icin, sonra gel boyle blof yap, ben sehit kardesiyim filan… biraz ayip olmuyormu?

  38. Yazan:Arzuhan Tarih: Nov 13, 2008 | Reply

    @Bedr,

    ben de sehit karisiyim.basortulu oldugum icin hala ordu evine giremiyorum.sizin ataturkunuzun kiyafet devrimi yuzunden.siz ona tapinmaya devam edin.biz elhamdullillah muslumaniz.benim kocam sehit oldu diye butun genclerinde olmeye devam etmesi gerekmez.bu sehitlerin hayatlarinin ziyan olmamasi icin akan kan durmali.ancak memleketimize baris gelirse onlarin ruhu sah olacak.onlar basklari olmesin diye olduler.yoksa kan govdeyi gotursun diye degil!!!!!!!!!!!!

  39. Yazan:bedr Tarih: Nov 14, 2008 | Reply

    sayın sibel, ben öyle bir şey yazmadım. üstelik ben ilk defa yazdım! başka bir bedr varsa bilemiyorum. Sistem ona müsaitmi onu da bilmiyorum ama ben ne amsterdamda yaşadım nede kardeşim paralı askerlik yaptı. yanlışınız var.

    sayın arzuhan ben de kot pantolonlu iken giremiyorum. üstelik yurtdışında yaşıyorsunuz neden ordu evine giresiniz ki!

  40. Yazan:bedr Tarih: Nov 14, 2008 | Reply

    sayın sibel üstelik türkiyede paralı askerlik ıspartada değil, burdurda yapılıyor! ıspartada dağ komando eğitimi veriliyor. biraz ayıp olmuyormu bu yazdıklarınız ve bana yalancı demeniz! sizsiniz yalancı bilmeden yazıyorsunuz. hem paralı askerlik yurt dışında yaşayanlar için verilmiş bir haktır.

  41. Yazan:bedr Tarih: Nov 15, 2008 | Reply

    sibel ve arzuhan isimli kişilerin olmadığınından eminim! daha doğrusu biliyorum! mehmet yılmaz kendisi yazıyor bunları farklı isimlerle. onu da biliyorum. sizler kimi kandırıyorsunuz ki? aptalmı var karşınızda???

    yazdıklarınız türkiyedeki gerçeklerden o kadar uzak ve tuhaf ki!!!!!!! ayıptır ayıp!!

  42. Yazan:seviyesiz Tarih: Nov 15, 2008 | Reply

    dünyayı gezmadi, eğlenmedi, sigarası vardı ve akşam sofraları eğlence olarak algılanabilecek! ki o sofralarda kurulup şekillendi bu ülke!

    Pek iyi şekillenememiş o halde. 85 yıl oldu tık yok bizim Cumhuriyet’te. Elin oğlu aya çıkıyor.

  43. Yazan:ali Tarih: Nov 15, 2008 | Reply

    Yazıma baslmadan once herkesden ozur dılerım. ımla kurallarını pek bılmedıgım ıcın ımla hataları olabılır.bolcada olacaktır.
    Yazıdan daha cok yorumlar ılgımı cektı ve ne guzelkı herkesdıledıgını bellı bır saygı cercevesı ıcınde dıle getırebılıyo.
    Benım yorumuma gelınce, bence yazıda bahsedıldıgı gıbı 10 kasımlar hep bır zorunlu matem havasında gecırtılıyo.Bır arkadas demıskı
    herhangi bir mezarlıgana gıttıgınde gulup eglenıyorsmusunuz? bırıncısı ataturk herhangı bırı degıl ıkıncısı mezarında aglamakdan matem tutulmasından bahsedılmıyo burada ataturkun öldüğü gunu bu denlı karamsar gecırmekden bahsedılıo. ataturku ıster kabul edersınız ıster etmezsınız kendı sorununuz. Ben buyuk bır sahsıyet oldugunu dusunuyorum. ılk 5 yıl 10 yıl 10 kasımların boyle bır havayla gecırılmesı mantıklı acı taze ama aradan 60 yıl gecmıs her yıl bu matem bu karamsar havanın gereksızlıgını goremıyormusnuz.Dını bakıs acımdan dolayı olulerın hıc bır ekstra gucune ınanmıyorum. insanlar bence olur ve yok olur.
    ha dıceksınızkı burada anılmasının sebebı ataturkun kendısı degıl ılke ınkılapları ve onumuze koydukları dıosanız bunuda boyle karamsar bır havada gecırmeye gerek yok bence bu olay artık bır sova donmus.sabah programalrında, samımıyetsızlıgı cok net bellı olan kısıler yalandan goz yası dokuyo cocuklar daha okuldakı ılk aylarında anlamadıkları bır matemı tutuyo.

    ayrıca suda onemlı bır nokta su anda 7-8 yaslarında bır cocuk bulun ve allahın neye benzedıgını sorun sacları gozlerı ne renk bunu sorun.
    bu ıstememın sebebı arkadaslarımla ataturk hakkında konusurken o yaslarda cogumuzun ruyalarda yada baska bır sekılde tanrıyı ataturke benzetmemız ortak noktaydı hanı demek ıstedıgım su kı atatur tanrı derecesınde ınsanların onune koymaya ne gerek var zaten bır kısı okuyarak ataturkun dogrumu yada yanlısı bır kısı olacagına cok kolay gelebılır.

    bırde soyle bakalaım olaya hanı mahalle baskısı dedıgımız olay yada dının bence en belırgın ozellıgı musluman olan aılelerın cocukları musluman olur hrıstıyanınkı hrıstıyan
    ıstısnalar olabılır ama bu genelde boyledır.
    cunku daha kucuk yasta aıleden okuldan zorla yada tatlı dılle cevresınden bunu ogrenmıstır bunu kabul etmıstır. ıste ataturkude bu sekılde daha kucuk yasta beyınlere empoze etmeye ne gerek var.
    ataturku tanrı kemalızmıde bır dın olarak gormek bence sacmalıgın danıskasıdır.

    konunun kapsamı genıslemıs sehıtlerede degınmıssınız.
    askerlık yıllarımda karakol komutanımız o gun gazetede bır astsubayın(kısa donem) sehıt dustugunu ve annesının cenazesınde hakkınızı helal edıomusunuz(vatana)sorusuna hayır etmıyorum dedıgını okudu ve yanındakı dıger rutbelı askere sunu soyledı
    “osmanlıdan berı bu boyledır,gönder köylüyü olsun fazla ustune gıdılmez sebeb sorulmaz aılesı sehıt der vatan sagolsun der susar demıstı ne zamankı sıra kulturlu,dusunen ınsanların basına gelıyo bu olay tepkısını dırek ortaya koyar(annenın tepkısı hemen hemen; benım oglum hayatında elıne sılah almamıs,bır karıncayı bıle ıncıtmemıstır onu nasıl bır sebebden dolayı kısa bır egıtımden sonra bunların onune koyabılırler gıbı bırseydı” neden hep koylu yada garıban ınsanlar sehıt dusuo dusundunuzmu

    son olarak farklı yakıstırmalar almamak ıcın kendım acıklayayım.
    Hiç bir sekılde ataturkden nefret etmıyorum bılakıs buyuklugu onunde saygı duyulmaması aptallıkdır ama onun ıdeolojısını bu sekılde bıze dayatanlardan ınanılmaz nefret edıyorum.

  44. Yazan:blue Tarih: Nov 15, 2008 | Reply

    Türkiye’de bazı sorunların çözülmemesinin başlıca nedeni insanların kendilerini siyasetçi zannedip hamaset yapmaya kalkışıvermeleri. İkiyüzlülük, içtensizlik ağızdaki sarımsak kokusu gibi kendini belli eder. Ne zaman samimiyetle düşünceler yazsak, lafı dönüp dolandırıp “kutsal” değerlere yaslanıp taarruz ateşi yapılıyor. Sağlıklı bir tartışma ortamını baltalayan şeyler bunlar. Atatürk’ü tartışmak gibi bir şeye dahi tahammül yok. En çok illet olduğum “sen şimdi bunları yazabiliyorsan ona borçlusun, nankör !” mealindeki klişe. Halbuki Atatürk zamanında ona laf dokundurmak mümkün olmadığı gibi; bugün “Aldırma gönül aldırma..” diye türküsünü okuduğumuz Sabahattin Ali bile bu hışmın kurbanıydı. Atatürk yaşasaydı kimsenin bir şey konuşamaması ihtimali daha büyük bir olasılık yani. Bugün böyle konuşuyorsak bunu çok partili demokrasiye geçişimize borçluyuz. Padişahların bile eleştirilebildiği 2.meşrutiyetin çok partili demokrasisinden sonra, 1950’lere kadar demokrasi açısından tamamen kayıp yıllardır ve bunu, Serbest Cumhuriyet Fırkası’nı ve daha sonra Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasını kapattırıp üyelerini idam ettiren Atatürk’e borçlu olduğumuzu ve günümüz, yukarıdaki bazı yorumlarda olduğu gibi, hala diktatörlüğü savunan görüşleri de yine ona borçlu olduğumuzu söyleyebiliriz, eğer illa bir borç çıkartılacaksa….

  45. Yazan:Aziz Yılmaz Tarih: Nov 15, 2008 | Reply

    ANKARA – Fransa parlamentosunda yarın görüşülecek sözde Ermeni soykırımının inkarını suç sayan yasa teklifi nedeniyle ürünlerinin boykotu gündeme getirilen Fransa’nın dış ticaretinde Türkiye’nin payı, yüzde 1.3 ile oldukça düşük düzeyde. Türkiye’nin ithalat ve ihracatında ise Fransa’nın payı, ortalama yüzde 5-6 düzeyinde değişiyor. Türkiye’nin doğrudan ithal ettiği Fransız ürünlerinin toplam değeri geçen yıl sonu itibariyle 5.8 milyar dolar düzeyinde gerçekleşirken, Türkiye’de otomotiv, gıda, sigortacılık, bankacılık, perakende, akaryakıt başta olmak üzere, pek çok sektörde toplam 524 Fransız sermayeli şirket faaliyet gösteriyor.

    Bunlara bakıldığında, özelleştirme kapsamında en son Ziraat Bankası’nın Başak Emeklilik’teki yüzde 41’lik hissesi, Fransa’nın en büyük ikinci sigorta şirketi olan Groupama’ya, Mayıs ayında satılmıştı. Groupama; Fransa dışında İspanya, İngiltere, İtalya, Portekiz, Macaristan, Çin ve Vietnam’da da faaliyet gösteriyor ve cirosunun yüzde 15’ini uluslararası pazarlardan sağlıyor.

    RENAULT 1969’DAN BERİ TÜRKİYE’DE
    Otomotiv sektöründe, 1969’dan beri OYAK ile ortak faaliyette bulunan Renault’un Batı Avrupa dışında en yüksek otomobil kapasitesine sahip fabrikası Türkiye’de bulunuyor. Türkiye’de üretilen otomobiller, Avrupa ülkelerinin yanı sıra BDT ülkelerine de ihraç ediliyor. Türkiye Ekonomi Bankası’nın (TEB) yüzde 84.25 oranındaki hissedarı TEB Mali Yatırımlar A.Ş, 10 Şubat 2005’te, dünyanın 7’nci, Euro Bölgesi’nin kar ve toplam piyasa değeri açısından en büyük bankası olan ve 87 ülkede faaliyet gösteren BNP Paribas ile ortaklık anlaşması imzalamıştı. BNP Paribas; TEB Yatırım, TEB Leasing, TEB Factoring, TEB Sigorta, TEB Portföy Yönetimi ve Amsterdam’da bir Hollanda bankası olarak faaliyet gösteren TEB NV’de pay sahibi olmuştu.

    CARREFOUR’A YILDA 125 MİLYON MÜŞTERİ GELİYOR
    Dünyada modern perakendeciliğin temelini oluşturan Carrefour, Türkiye’de ilk mağazasını 1993 yılında İçerenköy’de açtı. 1996 yılında da Sabancı Grubu ile işbirliği yaparak CarrefourSA ismini aldı. İlk Carrefour alış veriş merkezi de bir yıl sonra Adana’da hizmet vermeye başladı. 2005 yılının Mayıs ayında gerçekleştirdiği operasyonla Gima ve Endi’yi satın aldı. Türkiye genelinde 470 mağazası bulunan CarrefourSA’da halen 7 bin 500 kişi çalışıyor. Kasalarından yılda 125 milyondan fazla müşteri geçiyor.

    Türkiye’de 1989’dan beri çimento sektöründe faaliyet gösteren Lafarge Türkiye, bugün çimento dışında agrega ve beton, alçı ve alçı levha ile çatı malzemeleri alanında da üretim yapıyor. Lafarge Türkiye’nin 2005 yılı sonunda tüm faaliyet alanlarında cirosu 350 milyon Euro’ya, çalışanlarının sayısı da bin 500’e ulaştı.

    TOTAL’İN 500 İSTASYONU VAR
    Taze sütlü ürünler ve şişelenmiş suda dünya lideri ve tatlı bisküvilerde dünya ikincisi olduğu belirtilen Danone, Türkiye’de de su ve süt sektöründe faaliyet gösteriyor. Türkiye’de 1992 yılından beri ayrı ayrı faaliyet gösteren Total ve Elf şirketleri ise dünya genelinde gerçekleştirilen birleşmeyi takiben, 2002 yılı içinde Total Oil Türkiye A.Ş. adı altında birleşti. 2003’te Totalgaz’ı bünyesine alarak, 600 çalışanı ile tek bir akaryakıt, madeni yağ ve LPG şirketi olarak faaliyet göstermeye başladı. Geçen yıl 2.5 milyar dolar ciro gerçekleştiren Total Oil Türkiye A.Ş, yaklaşık 500 istasyonu ile akaryakıtta yüzde 7, madeni yağda yüzde 10 ve LPG’de yüzde 6 pazar payına sahip bulunuyor.

    Fransız şirketi olan Sodexho Pass, hizmet kart ve ve çekleri üreterek bunları kurumsal müşterilerine pazarlıyor. Sodexho Alliance, toplu yemek (catering) dahil kurumsal hizmet sektöründe faaliyet gösteriyor. Citroen ve Peugeot, Türkiye’de yaygın olarak satılan otomobiller arasında. Türkiye’ye 1989’da giren L’oreal ise kozmetikte en yaygın kullanılan markaları satıyor.

    TİCARET HACMİ FAZLA DEĞİL
    Hazine Müsteşarlığı verilerine göre, bu yılın ilk yarısında 67 Fransız sermayeli şirkete sermaye giriş izni verildi. Bunlardan 7’si, 500 bin doların üzerinde sermaye getirdi. Fransız sermayeli firmaların Türkiye’deki yoğun faaliyetlerine karşın, iki ülke arasındaki doğrudan dış ticaret fazla değil. Dış Ticaret Müsteşarlığı (DTM) verilerine göre, geçen yıl Fransa’ya 3 milyar 788,9 milyon dolar ihracat yapılırken, ithalat 5 milyar 870,7 milyon dolar düzeyinde gerçekleşti.

    Türkiye’nin toplam ihracatında Fransa’nın payı yüzde 5.2 olurken, Fransa’nın ithalatında Türkiye’nin payı yüzde 0.8’de kaldı. Geçen yıl Türkiye’nin toplam ithalatının yüzde 5.1’i Fransa’dan yapılırken, Fransa’nın toplam ihracatından Türkiye yüzde 1.3 pay aldı. Avrupa’nın ve dünyanın en büyük ekonomilerinden biri olan Fransa geçen yıl 450.3 milyar dolar ihracat, 479.8 milyar dolar ithalat gerçekleştirdi.

    Geçen yılki 9.6 milyar dolarlık dış ticaret hacminde Türkiye yaklaşık 2.1 milyar dolar açık verdi. İki ülke dış ticareti, sürekli Türkiye aleyhine gelişiyor. Dış ticaret hacminin küçüklüğü nedeniyle, Fransız sermayeli ürünlere olası boykot, Fransa’dan doğrudan ithalattan çok, Türkiye’de faaliyette bulunan Fransız sermayeli şirketleri etkileyebilecek. Bu şirketlerin, 10 binlerce işçi istihdam ettiğine dikkat çekiliyor.

    TİCARETTE ULAŞIM ARAÇLARI DİKKAT ÇEKİYOR
    Türkiye ile Fransa arasındaki dış ticarette; kara ulaşım araçları önemli yer tutuyor. Halen ihracatın ve ithalatın yaklaşık yüzde 30’unu kara ulaşım araçları oluşturuyor. Türkiye, Fransa’ya, kara ulaşım araçları, giyim eşyası ve aksesuarları, tekstil elyafı ve mamulleri, sebze-meyve ve ürünleri, elektrikli makine ve cihazlar, haberleşme ve ses kayıt cihazları ihraç ediyor.

    Fransa’dan ithal edilen ürünler arasında ise kara ulaşım araçları, elektrikli makina ve cihazlar, demir-çelik, vitaminler hormonlar, antibiyotikler, ilaçlar, tıbbi eşya, plastik ve ürünleri, organik kimyasal ürünler, metallerden nihai ürünler, çeşitli mamul eşya bulunuyor.

    ****
    Ender Bey,yukarıdaki metin,Ermeni soykırımı iddialarının inkarını suç sayan yasa teklifinin Fransa parlamentosunda görüşüleceği 2006 yılının gündemiyle ilgili bir haber ajansından alıntıdır.İçerikle ilgili yorum ve istatistikler bana ait değil anlayacağınız.Sadece Fransızlarla varolan ticari ilişkileririmizin(diğer alanları saymıyorum,isterseniz onları da sunmaya hazırım)bilançosunu vermeye çalıştım.Dolayısıyla bu kadar yoğun uluslararası ilişkiyle içiçe olduğumuz bir ülke için”vay efendim Ermenistanda çekilen hatıra fotoğrafları Oralara gönderildi”diye hayıflanmak,bunun üzerinden bir şeyler ima etmek sizce inandırıcı olabilir mi?O açıdan biraz da gerçekleri görmeye çalışalım.Bu işler öylesine atıp tutmakla olmuyor çünkü.

  46. Yazan:BEDR Tarih: Nov 15, 2008 | Reply

    dünyayı gezmadi, eğlenmedi, sigarası vardı ve akşam sofraları eğlence olarak algılanabilecek! ki o sofralarda kurulup şekillendi bu ülke!

    Pek iyi şekillenememiş o halde. 85 yıl oldu tık yok bizim Cumhuriyet’te. Elin oğlu aya çıkıyor.(seviyesiz)

    iyi de seviyesiz, bunun Atatrükle ne ilgisi var??????? ne yani o kadar işi başarıp üstüne bir de bizi aya götürecek hale mi getirecekti???

    inanın ben sizleri okudukça hayretler içine düşüyorum! sizler beğenseniz de beğenmeseniz de, Atatürk kadar ülkesine yol katettiren başka biri var mı?

    lütfen herkese hakkını teslim edelim.

    konu “aaa aman Allah ım Atatürk gülebiliyormuş” gibi bir tuhaf konu ve üstelik yorumların da çoğu oldukça tuhaf!

    seviyesiz, “85 yıl” oldu diyorsunuz! kendiniz yazıyorsunuz süreyi, lütfen o 85 yılın hesabını Atatürk e sormayın! bunu akıl edemeyecek biri olmadığınızdan eminim. o 85 yılın Atatürksüz geçen kısmını çok iyi irdeleyin lütfen. o 85 yıl birbirinden hiç farkı olmayan bir sürü sağ iktidarın beceriksiz yönetimi ile geçti ve defalarca geriye gittik. hala daha geriye gidiyoruz. Samsun a ayak basma anı ile Atatürk ün ölüm anına kadar geçen süre içinde gerçekleştirilenler aynı ivme ile devam edebilseydi inanın biz bugün böyle olmazdık. biz onlarca yıl önce bugünden çok daha ileriydik! Avrupaya girin teklifi bile almıştık da ecevit reddetmişti! özellikle demokrat partiden sonraki dönem biz sürekli bölündük, dejenere olduk ve bugüne kadar geldik.

    ben ilk 10 yıldaki heyecanımız devam etseydi bugün biz çoktan aya gitmiştik! ya düşünebiliyormusnuz bugün hala daha Atatürk zamanında yapılan demiryollarını kullanıyoruz!!!!! bu çok büyük bir utanç bence! ve inanın bu utancı yaşıyor olsaydı en fazla hissedecek olan kişi de Atatürk olurdu.

    DİĞER YANDAN ŞUNU İLAVE ETMEK DURUMUNDAYIM:

    SİZLER HANGİ ORTAMDA YAŞIYORSUNUZ????? ÇOK MERAK EDİYORUM! ŞU YAZDIKLARINIZ EVET BELKİ 10 SENE ÖNCE GEÇERLİYDİ AMA BUGÜN İÇİN YUKARIDAKİ YORUMLARIN ÇOĞU O KADAR KOMİK KALIYOR Kİ!

    ARKADAŞLAR ATATÜRK ÜN ÖLDÜĞÜ GÜN NEREDEYSE 10 YILDIR, BELKİ DE 15 YILDIR BU ÜLKEDE ESKİDEN OLDUĞU GİBİ KARAMSAR, HÜZÜNLÜ, SALYA SÜMÜK GEÇMİYOR! SİZLER UZAYDA MI YAŞIYORSUNUZ? YOKSA ÇEVRENİZDE OLUP BİTENLERİ ALGILAYAMAYACAK KADAR MI YOLDAN ÇIKTINIZ.

  47. Yazan:seviyesiz Tarih: Nov 16, 2008 | Reply

    Benim yorumunu alıntıladığım arkadaş, büyük ihtimalle istemeden, önemli bir tespit yapmış: ki o sofralarda kurulup şekillendi bu ülke! diyerek. Bugün yaşadığımız bir çok sorun o sofranın şekillendirmesiyle ortaya çıktı. Dediğiniz gibi herkesin hakkını teslim etmek lazım.
    Ayrıca lise İnkılap Tarihi kitaplarının dogmalarını ezberden tekrarlamak yerine, Cumhuriyet’in ilk yılları hakkında biraz okumanızı tavsiye ederim. Neler yapılmış, yapılanlar ne kadar meşruymuş, yapılanların halkın yaşamına etkisi ne olmuş gibi sorular sormak lazım. Kafadan “Atatürk güzel yurdumuzu bir anda cennet bahçesine çevirdi” demek olmuyor, bir şey ifade etmiyor.
    Bu arada ben doğal ortamımda yaşıyorum. Diğer arkadaşları bilemiyeceğim.

  48. Yazan:blue Tarih: Nov 16, 2008 | Reply

    Sayın bedr,

    Atatürk zamanında öyle bir ivmelenmişiz ki, aynı hızda devam etseymişiz şimdi Mars’taydık filan gibi sözleriniz, Atatürk dönemini hiç bilmediğinizi ifşa ediyor. Çünkü Atatürk’ün irtihal ettiği 38 yılında ne iç açıcı bir ekonomi vardı, halk sefalet içindeydi- Mustafa filminde bunun yanındaki dalkavuklar tarafından nasıl Mustafa Kemal’e aktarılmadığı ve öğrendiği zamanki üzüntüsünü izlemişsinizdir umarım. Üniversiteler berbat bir durumdaydı; tek yaptıkları Türk tarih tezi gibi saçmalıklar peşinde koşturmaktı üniversitelerimizin. Özgürlük ve demokrasi diye bir şeyin kokusu bile yoktu. Hür basın susturulmuştu, muhalif bütün sesler kısılmıştı. Serbest piyasayı ve liberalizmi savunan Terakkiperver Fırkası, parti programında “Fırkamız dine hürmetkardır” ifadesi bahane edilerek kapatılmıştı. Tamamen devletçi bir yapı vardı ve bütün kararları merkezi hükümet veriyordu. Bunun sonucu olarak bizler ikinci dünya savaşına girmediğimiz halde iki yıkıcı savaş enkazı altından çıkan Almanya, Japonya dünya devi olurken biz kös kös oturuyorduk. Türkiye’nin hamle yapması bugün karşı devrim diye adlandırılan Adnan Menderes hükümetinin ürünüdür. Turgut Özal olmasaydı da herhalde Atatürk ilkeleri doğrultusunda devletçi politikalarla herhalde Küba veya Venezuella gibi bir ülke konumunda olacaktık. Bu yüzden halk CHP’yi sevmez; CHP zihniyeti de halkı sevmez. Her 10 yılda bir Atatürkçü cuntalarımız bu ülkenin yolunu tıkamasaydı şimdi çok farklı bir ülkede yaşıyor olacağımızı rahatlıkla söyleyebiliriz.

  49. Yazan:deveye hendek atlatici Tarih: Nov 16, 2008 | Reply

    Cumhuriyetten önce de basın hür değildi babıali sarayın ya da ittihatçıların istemediklerini yazamazdı.

    Ama cumhuriyetten sonra önemli bir değişiklik oldu. Basın sadece hükümete dokunan unsurları yazamamakla kalmadı, hükümetin istediklerini aynıyla yazmaya başladı.

    Bu çok önemli bir farktır. Gerileme budur. Atilla Hoca’nın kulakları çınlasın.

  50. Yazan:Aziz Yılmaz Tarih: Nov 16, 2008 | Reply

    Bir konuyu çok işledim.Fakat bazı şeylerin netlik kazanması,açıklığa kavuşması için bu ısrarımı sürdürmeye kararlıyım.Nedir konu?Konu,doğrudan bazı yorumcuların özgür düşünce adına buraya aktardıkları düşüncelerdir.Hayretlere düşüyorum,acaba tamamen bir futbol takımının fanatikleri gibi davranan ve bir yorumu veya görüşü diğerini tutmayan katılımcılar ne yazdıklarının farkına varamıyorlar mı?Düştükleri çelişki ve tutarsızlıkların kendilerini elevermesi hiç mi kaygılandırmıyor onları.Hani ilkeydi,etikti,tutarlılıktı hepsinden vazgeçtim,insan biraz sıkılır ya,pişkinliğin de bir sınırı,bir ölçüsü olmalı.Fakat nerdeee?Şimdi değerli katılımcılardan küçük bir deney yapmalarını rica edeceğim:Yorum niyetine “atış serbest”diyerekten saldırgan bir üslubu adet edinmiş bildik birkaç yorumcunun farklı yazılara gönderdikleri yorumları bir yan yana getirin ve inceleyin,anlayacaksınız ne demek istediğimi.Ben bunu denedim çünkü.Adam “şehit”lik kavramının istismarıyla ilgili yazıya yorum yazıyor,bir bakıyorsunuz yazara ağza alınmıyacak hakaretler saydırıyor.Fakat bu aradada kutsallıktan,dinden imandan sözetmekten de geri kalmıyor;”şehit kanlarıyla sulanmış kutsal topraklar”,”şahadet şerbeti”vs.söylemleri gırla.Hani bilmeyen koyu bir inançlı zanneder.Fakat aynı yorumcu,mizah dergileri ve karikatür mizahıyla ilgili bir başka yazıda da bir bakıyorsunuz ki dine sövüyor ve bunu da “sol”culuktan sayıyor.Bir başka yazıda “feminist”,ötekinde”milliyetçi”,yerine göre “liberal”,oldu olacak “muhfazakar”…Yahu bir karar ver diyeceği geliyor insanın.Yani bu kadar 180 derece kesin dönüşler yapılarak ne amaçlanıyor anlamak kolay değil.Demekki insanın yüzü kösele gibi olunca ar ve utanma duygusu diye bir şey kalmıyor.

  51. Yazan:burak Tarih: Nov 16, 2008 | Reply

    Pek iyi şekillenememiş o halde. 85 yıl oldu tık yok bizim Cumhuriyet’te. Elin oğlu aya çıkıyor.

    🙂

    Sizin Cumhuriyet’ten önceki haliniz pek bir yamandı ya, Cumhuriyet’ten sonra olamadığınız şeyler için de cumhuriyeti suçlayın, komik.

  52. Yazan:bedr Tarih: Nov 16, 2008 | Reply

    sizler tek bir noktaya odaklanmışsınız! size dert anlatmak bence imkansız. beni aşıyor. bahsettiğimiz ülke sevr ile parçalara ayrılmış, paylaşılmış, içine girilmiş, yerleşilmiş, her tarafı harap edilmiş, yakılmış yıkılmış, insanların tonlarca mermiyi sırtlarında taşıyarak, ve gerektiğinde aç susuz savaşarak ucu ucuna kurtardıkları bir ülkenin ilk 10 yılından bahsediyoruz!!!

    sizler Atatürk ü ve yaptıklarını tümden reddetme sevdalısı olduğunuz için üzgünüm ben yada başka biri size asla derdini anlatamaz.

    bu yüzden boşveriyorum ben sizleri ve sizin gibileri.

    sizin gibiler o dönemlerde de vardılar. ama o zaman bile başarılı olamadılar, amaçlarına ulaşamadılar. şimdi ise mümkün değil.

    size tek şey söylenebilir: HAKLISINIZ.

    SİZLER CUMHURİYETİN İLK YILLARINDA HER ŞEYİN MEŞRU OLMASINI BEKLEYECEK KADAR İLGİNÇ KİŞİLERSİNİZ!!!

    ne yani 1920 li yıllarda yeni kurulmuş Türkiye Cumhuriyetinde bugünün Danimarkasının sahip olduğu gibi bir ülkemi bekliyorsunuz!!! anlamadım ki!!!

    her şey inkılap tarihi haricindeki kitapları okumakla yada süper bilgili filan olmakla bitmiyor ne yazık ki!!!

    azcık da mantık lazım!!! okuduğunu anlamak, irdelemek ve fikir yürütmek için sadece bilgi yada zeka yetmiyor, bence azcık da mantık lazım ama sizin bence mantığınız körelmiş çünkü kafanızın içindeki kurtların iş görebilmesi için mantıksız olmanız gerekiyor. umarım bu sözlerimi hakaret anlamında kabul etmezsiniz çünkü hakaret anlamında değil. ben bilgisiz ve cahilim ama 1920 li yıllarda nelerin meşru olabileceği nelerin meşru olamayacağı üzerinde mantıklı düşünebiliyorum. sizler ise o dönem türkiyesinde her şeyin “süper” olmasını bekliyorsunuz. kolaysa sizler yapın şimdi o süperliği! sizlerin görüşüne yakın kişiler bu hale getirdi bu ülkeyi!

    unutmayın daha doğrusu bence bilin! ki 40 lı yıllarda da 70 li yıllarda da Türkiye Cumhuriyeti Avrupa ülkelerinin çoğundan çok daha iyi durumda idi!!! özellikle 40 lı yıllarda. sizler okumuş bilgisizlersiniz, ben ise gerçekten cahilim ama 60 larda 70 lerde bile bir çok avrupa ülkesinin bizden daha kötü durumda olduğunu bile bilmiyorsunuz. gidin bir ispanyol, yunanlı yada italyanla görüşün bakalım. biz çöktük ama bu çöküşte ben suçu 38 yılında kaybettiğimiz Atatürk e yükleyip geçmiyorum sizin gibi.

    rusyaya bakın! nereden nereye gitti ve döndü!!! onlar dönüyor ama sizler hala daha gitmeyi bile beceremediniz. BECERİKSİZLER!!! AKLINIZI MUSTAFA KEMAL E TAKTIĞINIZ İÇİN BECERİKSİZSİNİZ SİZ!!! GERİYE BAKMAYA ALIŞMIŞSINIZ!!! İLERİYE BAKIN İLERİYE.

    buradaki yazılar 3. sınıf dedikodu mahiyetinden öteye gidemiyor bence. bilmem kaç yıldır 10 kasımlar matem havasında geçmiyor ama sizlerin kafası oralarda kalmış!

    gün geçtikçe yobazların, bölücülerin ve yobaz-bölücülerin asla hiç bir şey beceremeyeceklerini görüyor ve anlıyorum ve bu benim yüreğime su serpiyor.

    Her geçen gün Atatürk adına çok daha fazla üzülüyorum. keşke bir türlü layık olamadığımız, bir türlü yaşatamadığımız şu cumhuriyeti filan kurmasaydı. keşke osmanlı padişahı olarak devam etseydi. keşke. ama yapmamış. kadir kıymet bilmeyen nankör insanlar bir de şu 2. dünya savaşını yaşasalarmış bunun üzerine de iyice temizlenseymişik. belki o zaman şimdi çok farklı olurduk.

  53. Yazan:seviyesiz Tarih: Nov 16, 2008 | Reply

    peki.

  54. Yazan:Aziz Yılmaz Tarih: Nov 17, 2008 | Reply

    @bedr,

    “Sizler” diye başlayıp yine aynı şekilde bağladığınız yorumlarınızda kasdettiğiniz kesim,muhtemelen görüşlerine katılmadığınız herkesi kapsıyodur.Öncelikle fikirlerinizi belirtirken şu”siz-biz”sendromundan kurtulmanızı öneririm.Zira hiç kimse sizinle aynı görüşe sahip olmak durumunda değil,ayrıca herkesin yekpare bir görüş ve düşüncede olması da zaten mümkün değil bu bir.Dolayısıyla bu tavrınızda ısrar ettiğiniz sürece,(sizin değiminizle)kimselere “derdinizi”anlatmanız mümkün olmayacak.Bu yakınmanızı “çünkü bir noktaya odaklanmışsınız”şeklinde ifade etmişsiniz.Bu noktada size hak veriyorum,”anlaşılamama” durumu genellikle hep bir noktaya odaklanmaktan doğar.Bunu(haklı olarak)düşünürken,bence kendinizin de bu duruma düşüp düşmediğinizi sorgulamakla başlayın.Eminim o zaman bazı noktalarda anlaşabilmenin zemini de doğacaktır.

    Şimdi izninizle bu yazı üzerinde yeniden tartışalım.Yazar kendince Atatürk’ü anma günlerinin abartısına değinmiş.Haklı veya haksız fikrini belirtmiş.Ancak gördüğüm kadarıyla Atatürk’ü karalamak gibi bir çaba içinden olmaktan çok bizim toplum olarak bu yöndeki bakış ve davranışlarımıza eleştiride bulunmuş.Dediğim gibi buna katılırız veya katılmayız,bu son derce doğal.Ben şahsen bu tür yazıların toplumsal barışa çokça katkı sunduğu kanaatinde değilim.Çünkü henüz toplumca bazı konuları tartışmaya hazır değiliz.Dolayısıyla da böylesi yazılar genellikle bizim bu sitedeki tartışma şekline benzeyen polemiklere,çatışma ve kamplaşmalara yolaçar.Oysa ülkemizde içinde bulunduğumuz süreç,kamplaşmaları daha da keskinleştirmek yerine birbirimizi doğru anlamaya ve toplumca birarada yaşayabileceğimiz ortak zeminleri kurmayı gerektirir.

    Bu zeminin kurulması için de hepimizin aynı düşüncede,aynı inançta,aynı dünya görüşünde olması gerekmiyor.Gerekirse tartışacak,gerekirse eleştireceğiz.Bu yazı için de aynı şeyi yapabilirdik ve yapmalıyız.

    Peki biz ne yaptık?(siz-biz hepimiz).Yazıyı sadece bir kavga ve çatışma malzemesi haline getirdik.Bir kısmımız ülkemizin mevcut durumundan geçmişi(cumhuriyet dönemi)sorumlu tutma kolaycılığına kaçtı,diğer bir kısmımız ise bir savunma içgüdüsüyle geçmişi yüceltmeyi seçti.

    Şimdi bunun etrafında dönüp durmaya devam ediyoruz.Ancak bunu yaparken de zaman zaman konudan ve tartıştığımız gerçeklerden ne kadar koptuğumuzun ve uzaklaştığımızın farkında olamıyoruz.Artık öyle bir noktaya geliyoruz ki,sadece haklı olma ya da “diğer”ini suçlu bulma derdine düşüyoruz.Bu da doğal olarak bizleri çelişkilere sürükleyerek hem tartışmanın kalitesini düşürüyor hem de birbirimizi doğru anlamayı engelliyor.

    Şimdi de son yorumunuza gelelim.Mantık üzerine yoğunlaşmışsınız,daha doğrusu “birilerini” mantık yoksunu ilan etmişsiniz.Yakın tarihimizle ilgili bir mantık yürütmüşsünüz.Size bir yere kadar katılıyorum.Elbette birisi çıkıp Kurtuluş Savaşı döneminde biz niye diğer devletlerden geriydik diye bugünün koşullarında tarihi yargılasa bu doğru bir değerlendirme olmayacak.Öyle bir çalkantının içinde, olmayacak,olması mümkün olmayan icraatler beklemek tabiatın kanuna aykırı olur.Fakat size şu kadarını söyleyeyim,bu tarz karşı çıkışlar da,geçmişi sürekli hamaset edebiyatıyla öven anlayışlar nedeniyle oluyor.Birileri çıkıp Cumhuriyetin(ilk on yılı da dahil)nimetleri,gelişmişliği üzerinenden edebiyat yaparsa doğal olarak bunun doğru olmadığını iddia edecekler de çıkacaktır.Ki bana göre son derece de yerinde itirazlar;tarih,çok partili döneme geçinceye dek bu ülkenin nasıl yönetildiğine tanıktır.Ha koşullar öyle olmasını mı gerektiriyordu,farklı alternatiflerin bulunmasına imkan var mıydı yok muydu,elbet bu ayrı bir tartışma konusu.Fakat tarihi gerçeklerimiz durumun atıp tutulduğu gibi tozpembe olmadığını da gösteriyor.

    Şimdi mantık yürütmenize geri dönelim.Ülkemizin çok büyük badirelerden geçtiğini,büyük sıkıntılarla bu Cumhuriyetin kurulduğunu belirtişsiniz,amennah size katılıyorum.Ama bakın 2008 yılındayız artık.Hem bizim gibi devletlerini yeniden inşa eden,bu tür badirelerden geçen ilk ülke biz değiliz.Biz bir savaş atlattık elin oğlu iki dünya harbini yaşadı.İşte Fransa,(Fransız devrimi ve öncesi toplumsal çalkantıları saymıyorum bile)işte Almanya,japonya ve Yunanistan ve diğerleri.

    Demek ki”siz şöyle yaptınız,bakın biz şöyle şöyle yaptık”şeklinde kısır tartışmalarla bir şey düzelmiyor,sorunlar çözülmüyor.Bunu yapmaktansa adını andığım ülkeler neden bizden daha ilerdeler,neden bizim yaşadığımız sorunları yaşamıyorlar diye daha ciddi düşünmek lazım.Tabii bugün de ülke koşullarımızın çok daha hassas ve kendine özgü handikapları olabilir,bu doğrudur.Ancak bu ülkenin vatandaşları olarak bize düşen görev,hep beraber elbirliğiyle bu türlü açmazları aşmak,sorunları çözüme kavuşturacak açılımlar bulmak olmalıdır.Ama eğer hadiseyi sen-ben,siz-biz kıskacından kurtaramazsak,sanırım sadece boş boş tartışmaktan öteye hiç geçemiyeceğiz.

  55. Yazan:bedr Tarih: Nov 18, 2008 | Reply

    sayın Yılmaz,

    siz-biz ayrımını yapmaya çok yeni başladım! bu site de dahil olmak üzere bazı siteleri yeni keşfettim! bu derece saplantılı bir düşmanlığa zannedersem yeni yeni tanık olmaya başladım! bütün yazarlarının bütün yazılarında sadece belli bir noktaya odaklanmış olduğu bu sayfalar özür dilerim ama bana çok fazla yıpratıcı ve düşmanca geldi. tabii ki yazıyı okuduğumda ne demek istediğini anlıyorum. ama her fırsatta bu gibi konuların biz okuyucuların önüne getirilmesini yadırgıyorum. 10 kasım günü ‘bu bilimsel makale’ den daha derin şeyler yazabilecek bir yazarın bulunmayışı çok kötü. ben daha ortaokul öğrencisi iken babama kızardım bu konu yüzünden!! sadece 10 kasım geceleri bütün Atatürk fotoğraflarını çıkarır ve büyük bir üzüntü içinde bana ders verirdi! Atatürk ün ölümünün üzerinden 10 larca yıl geçmesine rağmen matem tutulmasını çok saçma bulurdum. şimdi, 2008 yılında bu basit söylem üzerinden yazarın gereksiz bir yazı yazmasını çok yadırgadım. üstelik siz benim yorumumu yukarıda bir yerlerde gayrı bilimsel bulmuştunuz! çok fazla bilimsel bir yazıya gayrı bilimsel yorumlar yazdığım için özür dilerim.

    neyse, konu bu değil, dağıttım, sonuçta ben Atatürk düşmanlarını ‘onlar’ olarak görüyorum! bende yalan yok. Körü körüne Atatürk düşmanlığı yapanlar benim için bizden değildir.

  56. Yazan:bedr Tarih: Nov 18, 2008 | Reply

    Demek ki”siz şöyle yaptınız,bakın biz şöyle şöyle yaptık”şeklinde kısır tartışmalarla bir şey düzelmiyor,sorunlar çözülmüyor.Bunu yapmaktansa adını andığım ülkeler neden bizden daha ilerdeler,neden bizim yaşadığımız sorunları yaşamıyorlar diye daha ciddi düşünmek lazım.

    aynı denizde yüzüyoruz fakat farklı kıyılarında sayın Yılmaz. Ben de yukarıda yazmıştım bu konudaki fikrimi, okumadınız herhalde. bu sorunun kökenine inince sizler Kemalizmi görüyorsunuz ama ben Kemalizmin uygulanamamış olmasını görüyorum. fark budur. Atatürk yapacağını yapmıştır ve ‘alın size burada devrediyorum, gelecek size emanet’ demiş ve görevini tamamlamıştır. Sonrası tamamen beceriksizce yönetimler yüzünden ve darbelerle kararmıştır!

    SORUNLARIN SEBEBİ ATATÜRK DEĞİLDİR. BUNU BİR KERECİK BURADA OKUYABİLSEM İNANIN SAÇMALAMAYACAĞIM!!!

  57. Yazan:Aziz Yılmaz Tarih: Nov 18, 2008 | Reply

    @bedr,

    Sizi gayet iyi anlıyorum.Sizin kimi katılmadığım ve eleştirdiğim noktalara ben de düşüyorum çünkü.Katılmadığım görüşler karşısında zaman zaman aşırı tepkisel davrandığımın farkındayım.Yukardaki yorumlarınızdan birinde,benim sizin başka bir yorumunuza( farklı bir isimle yazdığınız)yaptığım eleştiriye de gönderme yapmışsınız.Bu serzenişinize hak vermiyor değilim;daha ılımlı bir üslup kullanabilirdim.Fakat emin olun asıl amacım sizinle daha yapıcı bir diyalog başlatmaktı.Hazır burda bana bu hatırlatmayı yapmışken,şayet şahsınıza yönelik incitici sözlerde bulunmuşsam bunu o anki ruh halime vermenizi bekliyor,daha yapıcı tartışmalarda buluşmayı umudediyorum.

  58. Yazan:anti kemalist Tarih: Nov 19, 2008 | Reply

    bedr,

    Sorunların sebebi Atatürk değildir. Atatürk’ü , dönemin birçok aydınını da etkileyen dönemin pozitivist, materyalist, aydınlanmacı akımlarıdır. Popüler ırkçı, faşist yönelimlerdir. Her zamanın bir modası var. İsmet İnönü’nün o garip bıyığının Führer’inkine benzemesi tesadüf mü? Atatürk’ün brakisefal kafatası incelemeleri; aryan ırk teorileri nazilerinkinden ne kadar farklıdır? 6 okun kaç tanesi orjinal buluştur?

  59. Yazan:hediye Tarih: Nov 30, 2008 | Reply

    Günümüzde Can Dündarın hazırlayıp sunduğu sinama belgesel filmi ‘Mustafa’ gündemde bu filimde Can Dündar Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün tanımadığımız ,bize öğretilmeyen yaşam biçimi duygularını ortaya çıkarmaya çalışmış.Başarılı olmuş veya olmamış bu tamamen izleyicinin kendisinşn vereceği bir karar yalnız Atatürke bu tataftanda bakabilmemiz gerekli çünkü bazı şeyler hep yarım kalıyor.Neticede Mustafa Kemal Atatürkte bir insan.bunu sölemekten korkanlar var.Herkes biliyorki Atatürük büyük bir askeri siyasi deha, bunu kimse inkar edemez düşman devletlerin komutanları devlet başkanları bile bunu kabul ediyor.Atatürkün yaşadığı aşkı sevgiyi korkuyu heyecanı bilmemiz, gülen hatta ağlayan yüzünü görmemiz ondan değer kaybettirmeyeceği gibi kimsenin bakış açısını olumsuz yönde değiştirmeyecektir.
    Türk milleti olarak biz onlarca devlet kurup dünyaya adını duyuran sayısız devlet adamı yetiştirmişizdir.Bunlardan en sonuncusu M.Kemal Atatürktür.Atatürkten öncesi de var Kanuni ,Yavuz, Akşemsettin ,Fatih ,Orhan Bey ,Osman Bey ,Alparslan ,Alaaddin Keykubat, ve daha niceleri bizim tarihimiz osmanlının yıkılışıyla başlamıyor.Osmanlı devleti ki 623 yıl ayakta durup üç kıtaya hakim olmuş bunlar durup dururken olacak şeyler değil bunun için mükemmel bir devlet düzeni kusursuz bir askeri ordusu ilmi biliimi sanatı ve en tabiki şaşılmayacak bir hedefinin olup onun peşinden gidilmesidir..Niye tarihimize gereken değer verilmyip karalama gereği duyuluyortarihimizi bilmemiz bizim atatürk ilke ve inkilaplarından şaşacağımız anlamınamı geliyor.bu tamamen paranoyadır ürk billeti okuyor artık artık böyle şeylere gerek yok.Ne bir kişiyi övmek için bütün tarihi karalamaya ne de bütün bir tarihi övmek için bir kişiyi karalamay gerek vardır bırakın biz tarihimizi bütün olarak kavraalım çocuklarımız ve geleceğimiz için bu çok önemlidir

  60. Yazan:aytunc Tarih: Dec 1, 2008 | Reply

    YOBAZ VE TERORİST DÜŞÜNCELERİN DIŞINDAKİLERE MERHABA
    şimdi kendinize bir sorun cumhuriyet kurulalı kaç yıl oldu? (85 yıl ) japonya ya atom bombası atılalı kaç yıl oldu ? her iki kore birbirinden ayrılalı kaç yıl oldu ? ARKADAŞLAR SİZ A BUNLARI DÜŞÜNÜN hani bir laf var millet ay A biz yine kaldık yaya ATATÜRK ten bahsediyorsunuz yada bahsediyorlar yıllardır, ne istiyorsunuz ATATÜRK ten bugün düyanın en önemli liderlerinin bile saygı duydugu bir lideri sizler yerlerde sürüdürüyorsunuz UTANIN KENDİNİZDE!!! tabi bu utanma duyusu kişiye göre değişir az yada çok, bugün dünyanın teknoloji gücü olan japonya TÜRKİYE CUMHURİYETİNDEN çok daha sonra toparlanmaya başladı ama onlar liderleri ile uğraşmadı, bugün ekonomisi ilerleyen bir ülke olan KORE liderlerini göklere çıkarttı kısır çekişmeler olmadan bizi bile solladı
    siz kendinize sorun birdefa biz neden kendi arabamızı üretemiyoruz diye ? ancak patentle işi götürüyoruz, bizim verdiğimiz vergilerle yobazlar çankaya köşkünde ahkam kesiyorlardı zamanında, bizim verdiğimiz vergilerle, gizli alemler yapıyorlardı bazı kesimler, pekii şimdi soruyorum sizlere ATATÜRK Ü yerden yere vururken acaba milletin tek kuruş parasını yemişmi araştırdınızmı ? ben araştırdım , yememiş bu ülkede ATATÜRK varken TÜRK, KÜRT kavgası yokmuş da neden sonradan bu olmuş, bu ülkede ATATÜRK varken yobazlar dışında din kavgası türban kavgası yokmuş da neden sonradan son 20 25 yılda bu kavgalar başlamış, neden mi, bazı kendini bilmezler kendi akılları ile değil dış mihrakların akılları ile hareket ettikleri için,allah insana kendisi düşünsün kullansın ama iyiy insanlıgın hizmetine kullansın ki aynı zamandada sevap kazansın diye BEYİN vermiş fakat görüyorum ki maalesef bu BEYİN ler gün geçtikçe küçülüyorlar, SİZLER (Atatürk düşmanları) bu ülkede yaşıyorsanız onun sayesindedir hanginiz birgün allah razı olsun her ne olursa olsun bize müslüman bir ülke kazandırdı deyipte dua ettiniz
    ATATÜRK e? insanların günahları sevapları nı sorgulayacak tek yüce güç ALLAH tır. ATATÜRK yeri geldi sizler için kurşun yedi ölebilirdi ama ALLLAH ın mucizesi saati kurtardı, SİZ YOBAZLAR İÇİNMİ, benim dinimde öğrendiğim şey müslüman bir insan, müslüman bir insanın arkasından konuşmaz dedikodu yapmaz , gelelim diğer tarafa BÜGÜN DÜNYADA KOMİNİZM DİYE BİRŞEY KALMAMIŞKEN BİRKAÇ DEVLET DIŞINDA ki bu koministler diye küçümsedigimiz toplumlardaki insanlar bile LİDERLERİNİ göklere çıkartırken bizim uğraştıgımız şeye bakın yaa, ARKADAŞLAR BEYİN ÜRETİN BEYİNN size fikir üretin demiyeceğim çünkü fikir üretmek için önce beyin olması gerek bugün DİN ile uğraşanlara, bugün ATATÜRK ile uğraşanlara acıyorum inanki, laf üreteceğinize iş üretin ülkemize birşeyler kazandıralım bu iş üretmek kitlesel olarak büyümektir bugün dünyadaki ülke yöneticilerine bakarsanız ki en son hindistanda yaşadık bunu hat ve japonya ingiltere,almanya,kore,amerika, ve bunu gibi bir çok ülkede , yaşayan onurlu yöneticiler en ufak hatalarında istifa ederlerken bizdeki lerin nasıl bir onurları vardır buna şaşıyorum(geçmişten buyana) kısacası İirdeleyecekleriniz toplumun rahat için olan şeyler olsun ekonomiyi nasıl ayakta tutarız , ülkeme nele kazandırabilirim, yarın çocuklarımıza neler bırakabiliriz diye düşünün ve birşeyler yapalım 1 elin nesi 2 elin sesi mantıgı güdün arkadaşlar ve BENCE DİN İLE ATATÜRK İLE UĞRAŞMAKTAN VAZGEÇİN bırakın isteyen dinini kendisi istediği şekilde yaşasın bunun yorumu sizlere değil ileride yetiştirebileceğimiz ve rahat bir hayat bırakabileceğimiz çocuklarımıza ait olsun unutmayın içinizden birisi birgün çok ileriki mevkilerde olabilir ve yine içimizden birisi nin evladıda sizi yerden yere vurabilir ve bana göre 1 km ileri gitmeyen beyinler KENDİNİZDEN UTANIN allah razı olsun demeyi öğrenin
    re degil ileride rahat bir hayat bı

  61. Yazan:aytunc Tarih: Dec 1, 2008 | Reply

    arkadaşlar yukarıdaki yazım klavyenin arızalanmasından dolayı bazı anlamsızlıklar taşımaktadır umarım okurken düşüncelerinizi ve yazdıgım kileme ve cümleleri çeşitlendirerek okursunuz teknoloji hatasından dolayı sizlerden özür dilerim…

  62. Yazan:Aziz Yılmaz Tarih: Dec 1, 2008 | Reply

    @aytunc,

    Sizce daha yorumunuza başlarken beğenmediğiniz fikir sahipleri için “yobazlar”,”bölücüler”diye ayırmak doğru bir davranış mı?Böyle davranmakla sanırım asıl bölücülüğü kendinizin yaptığınızın bile farkında değilsiniz.Keza yazınızın akışı içinde “arkadaşlar şöyle yapın”,”doğrusu budur”şeklinde gayet sağduyulu bir edayla insanları doğru yola,olayları doğru okumaya ve idrak etmeye davet eden telkinleriniz var.Amennah,doğru bir davranış bu,hepizin zaman zaman birbirimizi uyarmamamız gerekli.Fakat sizce bunun yolu yordamı bu mu?

    Hayır sayın aytunc,böyle davranmakla insanları ikna edemezsiniz.Elbette eleştiriye ve tartışmaya açık yorum ve yazılar vardır,olacaktır.Fakat bunu düzeltmenin,ortak paydalarda buluşmanın ve bir ikna zemini yaratmanın yolu insanları yaftalamaktan geçmez.Gerçekten maksadınız gerçeklerin anlaşılması ve dolayısıyla daha iyiye,doğruya ve güzele ulaşılması ise,katılmadığınız ve sizi düşündüren bölümleri tartışmaya açın,tartışmayı derinleştirin,itirazınızın nereye olduğunu sağlam kanıtlarla ifade edin.Öyle yapın ki “doğru”yolda olmadığını düşündükleriniz bundan bir ders çıkarsın,tekrar düşünsün,gerekirse tartışmayı daha da genişletsin.

    Elbette bu yönde bazı düşüncelerinizi de aktarmışsınız.Ülkemizin kalkınma ve gelişmesi üzerine bazı emsaller göstermişsiniz.Fakat bunları bir daha gözden geçirmenizi tavsiye ederim.Zira verdiğiniz Kore örneği bu konuda yeterli bilgi ve donanıma sahip olmadığınızı gösteriyor.Bunu bir polemik olarak algılamayınız lütfen.Biz sadece tartışıyoruz,katılmadığınız ve yanıldığımı düşündüğünüz bir nokta varsa düzeltiniz.Bu yargıya nereden vardığımı soracak olursanız,bu yorumunuzun içindedir.Zira siz Kuzey Kore ve Güney Kore’yi karıştırmışsınız.Bizden daha ileride olanı K.Kore değil G.Koredir.Ve bildiğim kadarıyla liderlerinin babadan oğula posterlerini şehir duvarlarına asıp da sefalet içinde yaşayan ülke K.Koredir.G.Kore’de bu takıntılar yoktur.Ha,bununla ille de bir çıkarıma varmak gibi bir amacım yok.Fikir sizden çıktı ben de biraz açma gereği duydum.

    Liderlere saygı konusunda ben de sizinle hemfikirim.Ancak liderlere saygı göstermek ile bir lideri,düşünce,inanç veya felsefeyi istismar etmek farklı şeylerdir…Bu iki davranış biçimi birbirine karıştırılmamalıdır.Makale,toplum olarak bazı kesimlerin bu istismarı kurumsallaştırması üzerine yazılmış Atatürk’ü karalamak üzerine değil.Tabii yorumlar içinde bu maksadı aşan tutumlar olabilir.Ne var ki hiç biri sizin birilerini yobaz,gerici,bölücü diye yaftalamanızı gerektirecek aşırılıkta değil.

    Dolayısıyla her farklı fikir ve düşünceyi bölücülük,irtica suçu işlemiş psikolojisiyle karşılamak iananın bizi daha ileriye götürmeyecektir.Bunu yapmaktansa alternatif oluşturacak düşüncelerimizle tartışmaya bir şeyler katmak bizim için de ülkemiz için de daha yararlı olacaktır diye düşünüyorum.

  63. Yazan:Mustafa Akbas Tarih: Dec 1, 2008 | Reply

    Kesinlikle sözde Atatürklügü,Atatürkcülük Milliyetciligini ve Laiklik deye lanse edilen Militarist baski rejimini ret ediyorum.Yobazlik ancak Mustafa Kemali kötüye kullanip ülkmezin insanini 85 senedir sömüren ve kana bulayan Fasist Kemalistlere yakisir ama bencee yobazligi bile beceremiyorlar.

  64. Yazan:tayfun c Tarih: Dec 1, 2008 | Reply

    Şuna kısaca ‘Ben Atatürk’ü sevmiyorum, sevmek de istemiyorum’ desen de, rahat etsen Mehmet kardeşim, biz de rahat etsek, gerilmesek…
    Osmanlı meğersem çağının en ileri devleti ve ülkesiymiş de (!), Osmanlı paşası Mustafa Kemal yıkmış, bir de kendi ülkesinin öz geçmişine çamur atmış.. öyle mi?
    Okuma oranı yüzde 10… Bozdur bozdur harca.. Ve unutma.. Ölüm yıldönümünde sırıtma özgürlüğünü de kullandığın bu büyük adamın sayesinde buradasın, -şimdi bu sözümü de beğenmezsin ya- özgürsün…
    Sırıt sırıtabildiğin kadar… Artık yasak değil…

  65. Yazan:Mustafa Kemal Tarih: Dec 2, 2008 | Reply

    3) Çürümüş(!) Osmanlı’yı yıktı ama yerine kurduğu T.C. neden yeni Atatürkler yetiştiremedi?

    bu yazıyı yazan yoz arkadaşıma şunu belirtmek istiyorum. Osmanlıyı Atatürk değil 1. Dünya savaşı vesilesi ile diğer devletler yıkmıştır. Daha bunun bilincinde olmayan, buraya yazar olabilen, insanlara bir fikri empoze etmeye çalışan insan ne hakla eline klavyeyi alabilmiştir ?

    Mustafa Kemal Atatürk, hakeza hadi var diyelim onu bu olaya iten gizli kişiler, onun yanındaki kişiler olmasaydı şimdi sen bu yoz kafa ile bu yazıyı buraya yazamıyor, belkide hristiyanlık propogandası olarak sayılacak yoz yazılar yazıyor olacaktın.

  66. Yazan:serdar Tarih: Dec 2, 2008 | Reply

    Mılletımızı Bu yollada Ikıye ayırmıslar Osmanlı İmparatorlugunu Sevenler ve Atatürk ü sevenler…
    Bız turk Genclıgı olarak silsile ile gelen tarıhımızın tum parcalarını tum olusumlarını aynı anda sevemezmıyız Atatürk üde Vahdettinide aynı anda Sevemezmı bu Insanlar.
    Osmanlıyı Ataturk yıkmadı T.c. Yide Atatürk tek basına kurmadı.
    Saraydan bır kurtulus hareketının olmayacagını Bılen Vahdettının Ataturk u Anadoluya gondermesı,Osmanlının elınde kalmıs en buyuk Ordusunun Komutanı Kazım Karabekırın Sıvıl olarak erzuruma gelen Atatürke Ordunun ve kendısının emrınde oldugunu soyleten kuvvet Anandolu hareketını destekleyen Saray yonetımınden baskası degıldır.
    Ama Dondem ıcınde gelısen sebepler Cumhurıyetı kurmak ve paısahlıgı kaldırmak sonucunu dogurmusur.
    Sozun Özü Bizler Atatürk ünde Fatıh Sultan mehmetınde Gulebıldıgını cok ıyı bılıyoruz ve Her ıkısınide yeryuzundekı tum mılletlere karsı haklı bır gurur yasattıkları ıcın ovunerek seviyoruz.
    Hataları ve Gunahları olmustur.Bunu Artık sızdegıl yaradan yargılar.
    Fatıh Devletın bekası ıcın sucsuz gunahsız daha er yaşta olmamıs kardesını (Ahmet)bogdurmus ıse Atataurk de Devlatın bekası ıcın sıze gore anlamsız gelen kararlar almıs olabılır.
    Bu tarz konular acıp yorumlar almak belkı saglıklı olabılır ama edınılen amacın bu olduguna emın degılım saygılar…

  67. Yazan:mustafa çalık Tarih: Dec 2, 2008 | Reply

    bu ülkenin temel sorunu kanaatimce düşünce sistematiğinin bozuk olması.verileri analiz edip sonuç çıkarma değilde,kafamızdaki mevcut olan yargıya verileri uydurmaya çalışıyoruz.tarihimizede ,toplumsal sorunlarımızada bu bakış açısıyla bakıyoruz.yani pür ideolojik bakış açımız bizi dogmatizme götürüyor.cumhuriyet tarihini salt resmi tarih perspektifinden değerlendirenler kemal atatürkü kutsamanın kaçınılmazlığına düşüyorlar.

  68. Yazan:Mustafa Akbas Tarih: Dec 3, 2008 | Reply

    Sayin Mustafa Kemal, Atatürk bizim yakin tarihimizi ve bugünlerimizi etkileyen Ulu bir Önder onun icin Atamizi her yönden sorgulama kendisini Türk deyenin dogal hakkidir. Atasi icin terör estiren bile var ülkemizde, hatta Ulu Önderimizi Peygamberi olarak gören zavallilar bile var. Sanki inen Peygamberler yetmedi.

  69. Yazan:oflu göksal Tarih: Dec 4, 2008 | Reply

    tabiki benden önceki hiçbir mesajı okumadım konu ne onu da bilmiyorum
    şimdi arkadaşar atatürk deyince aklıma gelen
    atatürk filmi diye bir film yapıldı ve can dündar yerden yerlere vuruldu…

    birileri atatürk ü öyle bi insan zannediyolarki bu insan fizikötesi her yaptığı doğru hayatında hiç yanlış karar almamış bi insan portresi çiziyorlar..

    onun nihayetinde bir insan olduğunu unutuyorlar.
    ve madem osmanlı kötü bir devletti böyle bir vatan evladı bu devletin askeri okullarından yetişti.. yetişti diyorum çünkü okuyan ve ıkumayan arasındaki fark ortadadır ….. atatürk ve atatürkçülüğün temelinde atatürkün aldığı bu eğitim ve bilgi ve beceriyi ona kim sağladı osmanlı okuları osmanlı okullarında ne kadar hoşgörü vardı ki kendini yok eden insanı yetiştirecek kadar…

    neyse bu atatürkün aldığı eğitim yönüydü.

    ve aynı cümleleri de askeri okulda öğrendiği askerlik bilgisi için söylemeye gerek yok sanırım
    yine ulusumuzu kurtaran atatürk bu osmanlı okullarından yetişti…

    gelelm inkılaplarına
    en sevdiğim çalışması türk dil ve tarih kurumunu kurmasıdır ki tarihini bilmeyen ulusun sonu aşikardır…

    en gereksiz bulduğum inkılabı ise şapka ve kılık kıyafet devrimi dir ki bana göre bu devrim çok gereksiz bi devrim dir..
    neden mi…

    güzel ülkemiz 7 bölge ve dört iklimli bi ülke
    zaten her bölgemin kendine göre bi modası var… efelerin giydiği kıyafet ortada
    karadenizlilerin kıyafeti ortada doğu ve güneydoğunun kıyafeti ortasda..
    ne gerek ve ren renk cümbüş cümbüş giyinen insanları tek bi sınıf içine sığdırmak..

    ha bide yeri gelmişken
    kıyafet dedik te şu baş örtüsü konusu var şu fransızcadan türban olarak çevrilen

    anadoluda başlık ta denir buna
    maraşta kurtuluşun sembolu olan yaşmaktır aynı zamanda. adına türlü türlü şeyler de denir her bölgede .

    köyde kalması gereken köylülerin başına yakıştırılan okumak isteyenlere siyasi simgesi sayılan ama chp siyasete malzeme yaparsa bişey olmayan türban ..

    ah türban sen nelere kadirsin.. ya ..

  70. Yazan:tekcelik11 Tarih: Dec 5, 2008 | Reply

    Ah Ender bey, maymun gözünü açtı hala siz açamamışsınız, tamam 1950 den sonrası malum da peki 1950 öncesinin durumu ne? o dönem içinde yapılması zorunlu siyasi oyunlarmı diye geçiştireceğiz…

  71. Yazan:matt matthew Tarih: Dec 8, 2008 | Reply

    Peygamber kim mustafa kemal kim ayrimini iyi yapin…
    birisi benim önderim ahirette kurtaricim digeri sıradan biri..
    baziları atam der mustafa kemal icin benim atamin soyu belli Aksemsettinden gelir annasida babasida bellidir
    bence atam demeden once babasinin kim oldugunu ogrenin

  72. Yazan:Ayça Tarih: Dec 8, 2008 | Reply

    Bu nasıl bir başlıktır böyle ya ? Ne demek ATATÜRK te gülebiliyormuş?? Bu nasıl sacma bi konu böyle ne kadar gereksiz.. Atatürk Türk halkına mal olmuş Türk halkını belkıde esaretten kurtarmıştır bir adamdır.. Siz hem ATATÜRK ün kurtartıgı bu vatan topraklarının üzerinde yaşayın , bu memleketin havasını teneffüs edin sonrada böyle saygısızca kendını bilmezce bir başlıkla Atatürkün resmını koyun. Ben bu yapılanı KENDİME! hakaret olarak kabul ediyorum! Yapılan büyük terbiyesizlikltir! arkadas demişki ne onu seviyorum ne de nefret edıyorum. Bak arkdasım sen ATATÜRKÜN kurtartıgı kurdugu bu ülkede yasıyorsan Atatürkü seveceksın! Ha sevmıyorum diyorsanda bu ülkeden gideceksin!!! Keske diyorum keşke ATAM yaşasaydıda bu ülkeyi kimlere teslim etmiş görseydi!! Ve son olarakta böyle düşünen gencler oldukca bu ülke oldugu yerde sayar ve hiçbir ilerleme gösteremez diyorum!!! UYAN TÜRK GENÇLİĞİ UYAANN !!!!

  73. Yazan:Ali Tarih: Dec 9, 2008 | Reply

    anlayamadığım bir şey var.. sözde yazarsınız ve bir siteye birşeyler karalıyorsunuz..ama bugüne kadar Atatürk ün gülen bir fotoğrafıyla karşılaşmıyorsunuz.. siz ilkokulda size öğretilenden başka kendi çabanızla ya bu adam kimdir diye hiç düşünüp araştırmadınız ; O nun hayatıyla ilgili anasının, babasının adından başka birşeylerle ilgilenmediniz , ezbere cevap verip doğduğu yeri söylediniz ve şimdide bize O nun gülebildiğini mi söylüyorsunuz.. bence o dediğiniz T.C yi yıkacak olan ATATÜRKLER değil sizlersiniz.. ha sen çok mu biliyosun derseniz söyliyim evet sizden çok biliyorum.. ve bununla gurur duyuyorum..

    bir de yazmadan edemiyeceğim Siz kimi seviyorsunuz ? yanlış anlamayın merak ettim.. bence çevrenizdekilerle konuşun bunu.. bakalım onlar ne diyecek buna….

  74. Yazan:MAHİR DENİZ Tarih: Dec 10, 2008 | Reply

    çok saçma atatürk insan değilmi..

  75. Yazan:Bergseeaugen Tarih: Dec 10, 2008 | Reply

    Bakiyorum Atatürkcüler 3. Inönü taarruzuna gecmis durumunda:-) Atatürkcüler icin hür düsünce sitelerinde ucuzca ötmek kolay. Sözde her Türk asker dogarmis ama Atatürkcüler hep devletin sahibi olarak doguyor galiba. Eyyy Atatürcüler siz samimiyseniz cephelere kendiniz cikiniz. Baski altinda tuttugunuz basörtülü kadinlarin oglanlarina muhtac olmayin.En azindan bir iki vatani icin sehit olmus Atatürkcü görelim.

  76. Yazan:Kamuran A. Kadipasaoglu Tarih: Dec 11, 2008 | Reply

    Bir yanda Allah’a tapanlar; obur yanda Ata’ya tapanlar. Ustelik “Benim taptigima tapmak istemeyenler memleketten cikip gitsin!” diyebilenler.

    Carl Popper onemli 20. yy dusunurlerindendir. Bilim Felsefesi hakkinda “Deneysel olarak curutulmesi imkansiz teoriler bilimsel olamaz, dogma olarak kalir” demistir. “Bilimsel teoriler ise surekli imtihana tabi tutulur; imtihani gecenler kuvvetlenir, kalanlar terkedilir”.

    Allah’in varligini ispat edecek ya da reddedecek bir deney tasarimlanamayacagi icin, Allah kavrami bir dogmadir. Ata kavrami icinse, tarihi belgeler karsimizdadir. “Ata iyidir” hipotezi kolaylikla imtihana tabi tutulabilir ve eldeki belgeler isiginda kabul veya ret edilebilir. Bunun gibi, “Turkiye Cumhuriyeti Laikdir” ya da “Turkiye Cumhuriyeti bir Hukuk Devletidir” teorileri de kolayca teste tabi tutulup dogrulanabilir veya curutulebilir.

    Bilimsel yontemin ilk sarti “Tabu”, “Dogma”, “Yasak”, “Ayip”, “Korku”, “Vatan”, “Yuce”, “Kutsal” gibi kavramlara ve kisitlamalara metodolijide yer verilmemesidir. Insanlar her turlu hipotez-tez-antitez yurutmekte serbest birakilmali, tezlerinden (dusuncelerinden) dolayi ayiplanip, afaroz edilip, adli sorusturmaya tabi tutulmamali ve devlet de (Hukuk Devleti de) bu serbestinin bir numarali koruyucusu olmalidir. Bilimsel yontemin olmazsa olmaz ikinci sarti ise, hipotezleri curutmek veya destelemek icin one surulecek belgelerin birinci dereceden ve obfektif kaynak olmalaridir. Ornegin, bilimsel bir tartismada “Senin gibi kargalar zaten Ata’yi karalamak icin firsat ararlar. Onun icin bu dedigine de inanilmaz” sozu, subjektiftir, herhangi bir arsiv belgesine dayanmamaktadir ve dolayisiyla saygin ve inandirici kaynak teskil edemez. Oysa “Riza Nur’un anilarinda dedigi gibi” ya da “Nutuk’da bahsi gectigi gibi” onerileri yukarida belirtilen arsiv ve objektivite kriterlerine uymalari acisindan ozgun kaynak kabul edilebilirler (her ne kadar donem sahsiyetlerinin subjektif fikirlerini temsil etseler de).

    Bilimsel yontemin bunlari gerektirmesine ragmen, ne yazik ki yurdum insani “ben bunu bilirim; fikrime katilmayani da dusman sayarim” diyerek siyah-beyaz kamplara ayrilir ve enerjisini “dahili bedhah” olarak tanimladigi olgularla ugrasmaya harcar. Ihtimal ki bu, Islam-Osmanli-Turkiye cizgisinin pozitif ilimden israrla ne kadar uzak oldugunun/tutuldugunun bir emaresidir. Fakat ne yazik ki sosyal, psikolojik, ekonomik, ve politik sonuclari itibariyle insanimiza cok agir darbeler indirmis bir emaresidir. 1902 de Ahmet Riza Bey’in milliyetci “Osmanli Terakki ve Ittihat Cemiyeti” ve Prens Sabahaddin’in liberal “Teşebbüs-i Şahsi ve Adem-i Merkeziyet Cemiyeti” arasindaki ayrimdan itibaren, bahsettigimiz bu dahili bedhahlarla ugrasma sendromu Milli Mucadele yillarinda Cumhuriyetci-Hilafetci, Tek Parti Donemi’nde CHP’li-Murteci, 50’lerde Militarist-Vatan Cephe’ci, 70’lerde Solcu-Sagci, gunumuzde ise Kemalist-Turbanci kimliklerine burunerek surdu gitti.

    Bilim disi donelerden etkilenip-esinlenerek fikr-i sabitler edinip, fikirlerimizi asla elestiriye acma olgunlugunu gosteremedigimiz, dusunduklerimizin elestirilmesini sahsimiza hakaret addederek birbirimizle didistigimiz, karsimizdakilerden nefret edip, onlarla dogusup onlari oldurdugumuz icindir ki “Muasir Medeniyetler” den asirlarca geri kaldigimiz yetmezmis gibi milli birligimizi de hic kuramadik.

    Yorumlardan gordugum kadariyla degisen pek bir sey yok. “Sen anandan yine dogardin amma/Baban kimdir bilemezdin serefsiz” mantalitesi ve uslubu hala satirlarimiza hakim. Kimbilir, parlamentosunu istifa nedir bilmeyen politikacilarin, sokaklarini sari isik yanar yanmaz arkadan korna calan soforlerin, universitelerini kendi senatosunun sectigi degil de Cumhurbaskani’nin atadigi rektorlerin altinda gorev yapmayi onuruna yediren profesorlerin, hanelerini cocuklarina “sen boyundan buyuk islere karisma bakalim” diyen ve gerekirse onlara ve karilarina dayak atabilen babalarin, stadyumlarini hakemin annesiyle turlu cesitli pozisyonlarda seks yapmak isteyen taraftarlarin, hapishanelerini yurt disina kacmis sizofren bir “haham”in cizdigi orgut semalarina istinaden tutuklanmis ve aylardir ne ile suclandiklarini bilmeden ozgurlugu elinden alinmis rejim muhaliflerinin, devlet universitelerinin dersliklerini karsi cephenin sembol olduguna kani oldugu fakat kendilerince Anayasal vicdani ozgurlukleri geregi serbestce kullanmalari gereken bir aksesuari ancak baska bir aksesuarin altina gizleme konformistigine zorlanarak egitim haklarinin ellerinden alinmasina mani olabilen kizlarin susledigi bir ulkede, elektronik serbest tartisma ortamlarinin bilimsel ve medeni seviyesinin daha yuksek olmasini beklemek saflik mi olurdu acaba?

    Nacizane tavsiyem, tedrisatimiza ilkokuldan baslayarak bilimsel yontem dersleri koymak, cocuklarimiza orijinal kaynaklara inerek arastirma yapmayi ogretmek, sozlerini muhakkak gecerli referanslarla destekleme terbiyesini asilamak olabilir.

    Boylece, sosyal ve siyasi ortamlarda inanmadigimiz tezleri savunanlari daha basindan “su veya bu dusmani” olarak damgalamak yerine Voltaire’in dedigi gibi “dusunduklerine inanmiyorum ama dusuncelerini ifade ozgurlugunu sonuna kadar savunurum” ilkesinden hareketle saygiyla dinlemeyi ilke edinen kusaklar yetistirebiliriz.

    Kimbilir, belki de, savundugumuz ya da karsimizda savunulan tezlerin hangisinin bilimsel, hangisinin dogmatik oldugunu bilirsek, kanitlanamayacak ya da curutulemeyecek konularda tartismayi birakip enerjimizi daha bilimsel konularda cozum uretmeye ayirabiliriz. Narsistik yaralarimizi unutup toplumsal yaralarimizi sarmaya baslariz.

    Kimbilir belki de boylece, tarihimizde ilk defa, dusman kamplara ayrilmak yerine tezlerin ve antitezlerin carpismasindan sentezler yaratmaktan korkmayan, kendi ulusal cizgisinde ve toreleriyle uyumlu ozgun ve dinamik felsefeler yaratabilen, kendisiyle ve gecmisiyle barisik, secimle basa getirdiklerinin magrur ve serefli bir dis politika izleyebilecek kadar cesur oldugu, insani ve tabii kaynaklarini kendi gelistirdigi bilim ve teknolojilerin dogrultusunda adil ve efektif bir sekilde refah duzeyini yukseltmek icin kullanabilme bilincine sahip bir toplum haline gelebiliriz.

    Kimbilir?

  77. Yazan:nihan Tarih: Dec 11, 2008 | Reply

    Umarim Popper’in ayni mantigini Hz.Muhammed’in de yasamina ve eylemlerine uygulayip onun da eylemlerinin hic de ahim sahim olmadigini gorebiliyorsunuzdur.

  78. Yazan:Selahattin Tozlu Tarih: Dec 12, 2008 | Reply

    Ben tarihçiyim, Atatürk’ün
    aslında “güleç yüzlü bir insan” olduğunu biliyorum. Ama, bilmeyenlere iyi
    olmuş. Aynı yazıda, CHP’nin, “22 Temmuz’da Atatürk Kazanacak” deyip
    kaybetmesine atıfta bulunulmuş. Uzatmadan iki şey:
    1) CHP’nin Atatürk ile bir alakası yoktur, çünkü, “halk” ile alakası
    olamayanlar ne Atatürkçü olabilir, ne de Sosyal Demokrat.
    2) 22 Temmuz’da kaybeden ve bundan sonra da kaybedecek olan CHP’dir. Bazı
    hassasiyetleri kullanarak milleti inandırmaya çalışanlar sadece CHP’de
    değil, hemen bütün partilerde var. Onlar da günün birinde kaybedecek.

  79. Yazan:ali boztepe Tarih: Dec 14, 2008 | Reply

    Yeni Atatürk’lerin doğmayışı, Türk varlığının en son ocağının,Çanakkale ve Kurtuluş savaşlarında son neferine kadar şehit olması ile sonuçsuz kalmıştır.
    İnönü ile birlik de sonuçsuz kalmıştır.
    Yine bu sonuçsuzluk, köhnemiş ve bağnaz Osmanlının kendisi Türk olduğu halde,Türk’e eziyet ve işkence eden anlayışının bir sonucudur.Çünkü Haçlıya yaranmak için Türk’e Eşşek Türk dahi dedirtecek kadar kendisini kaybetmiştir.
    Ulu önder Atatürk tabiki bir insan olarak gülmüştür bunda şaşılacak ne var ki!
    Chp’ye gelince: Chp kesinlikle Atatürkçü bir partı veya oluşum değildir.Bir kere Atatürk tam bağımsızlıkçıdır CHP’de bu emarelerin hangisi var Allah aşkına söylermisiniz!?
    Açık söylemek gerekirse:Bugün için oy atılacak ne bir parti ne de bir lider vardır.
    Allah sonumuzu hayır etsin demiyorum,çünkü bu anlayış, bugünün sıradan müslümanının MİSKİN anlayışından başka bir şey değildir.
    Sonuç olarak: Ulu önder Atatürk’ün dediği gibi çok çalışmalıyız çok.
    Yani devrim olmalı,yani zihin devrimi…
    Yani farkında olmak…
    Yani OKU’mak…

  80. Yazan:KEMALİST Tarih: Dec 16, 2008 | Reply

    Mehmet Yılmaz şöyle demiş:

    a) Osmanlı o kadar tu kaka değildi de, devrimlerin iyi gösterilmesi için mi geçmişimiz karalandı?

    Osmanlı ilkel bir imparatorluktur. Ancak 200 yıl sömürgen olup vergi toplayarak egemen olduktan sonra, batılı ülkelerin bilimde, teknolojide ve sanayide ilerlemesine ayak uyduramadığından çöküşe başladı ve en sonunda batılılar tarafından HAM yapıldı..

    Din yüzünden çağına ayak uyduramayaşından çökmüştür. Ne zamanki matbaa bulundu gavur icadı diye 200 yıl getirilmedi aramızdaki fark açıldı. Din ile devlet işlerini karıştıran ülkelerin ilerlemesi mümkün değil. Bunu dünyaya baktığınızda görürsünüz.

    Koskoca savaşta sadece Çanakkale başarısı var, gerisi tümden rezalet, perişanlık ve bir milyon askerin bile bile ölüme gönderilmesi. Birinci dünya savaşı köhne, topallayan, işi bitmiş, çürümüş, devlet yönetimi çökmüş, tüm dünyanın kamburu Osmanlı’nın çöpe atılması operasyonudur.. 6 milyon kilometre karelik imparatorluk toprağının 700.000 kilometre kareye düşürülme operasyonudur. Osmanlı kenefe atılmış, sifon da çekilmiştir.. Osmanlı bir tek Balkanlarda egemen oldu, sonunda ise tekme tokatla kovalandı..

    Saygılar…

  81. Yazan:Ekrem Senai Tarih: Dec 16, 2008 | Reply

    Kemalist,

    Okuyan da Osmanlı’ya tekme tokat girişen ve sifonu çekenin sen olduğunu sanır. Bırak bu ezberleri. Millet hiç okumasa İlber hocanın kitaplarını okuyor. Yok ilkel bir imparatorlukmuş, gericilikten yıkılmış da…
    Ya bana bir tane günümüz işleyen kurumlarından Osmanlı’ya ait olmayan bir kurum söylesene…
    O kadar endoktrine olmuşsun ki her şeyi abartarak anlatıyorsun. Osmanlı’da 1 milyon kişi nerede ölüme gönderilmiş, bahsettiğin Sarıkamışsa 90.000 kişidir.
    Osmanlı gavur icadı diye matbaayı getirmedi eyvallah da, sen gavur icadı diye mi iki satır kitap okumuyorsun?
    Bir de bana hangi tarihçi Osmanlı’nın parçalanmasının sebebinin teknolojiyi takip etmemek olduğunu söylüyor iletebilir misin?
    Balkan savaşlarını teknoloji yüzünden mi kaybetmişiz? Halbuki ben bütçenin hep silah teknolojisine kaydırıldığını biliyorum, yanlış biliyorum demek ki. Peki günümüz teknolojik ordusu, üç beş çapulcu dediği PKK’yı neden halledemiyor, 3.dünya savaşı olsa modern ordumuz İngiltere’ye kafa tutabilir mi mesela?
    Hem 6 milyon metrekareden 700 bin’e yarabbi şükür diyen Atatürk değil mi, kimi kimse şikayet ediyorsunuz? Enver Paşa Sarıkamışda, Fahrettin Paşa Arabistan’da neyin peşindeydi? Mustafa Kemal neden Misak-ı Milli diye tutturdu? Hadi ona da eyvallah, Musul ve Kerkük niye verildi o zaman? Osmanlı bilmiyor muydu, bize 700.000’i verin, alın 6 milyon m2’yi, biz kendi halimize bakalım demesini?

  82. Yazan:ali boztepe Tarih: Dec 16, 2008 | Reply

    Baştan belirteyim: Sayın yazar arkadaşlar, Türkçemiz imla konuları hakkında yanlışlarım olabilir affınıza sığınır saygılar sunarım.
    Konumuza gelecek olursak:
    Mustafa Kemal, “gidemediğin yer senin dğildir” demiştir.
    Yine aidiyet dygusunu aşılamak için şair Ahmet Kutsi Tecer’in yazdığı; “Orda bir köy var uzak da gitmesek de kalmasak da o köy bizim köyümüzdür” hikayesinde olduğu gibi gidilmeyen,varılmayan,gidilemeyen varılamayan yer,yerler senin değildir, doğrusu da bu değilmidir?
    Din iman vaveylesiyle savaşa tutuşulmayacağını Osmanlı Atalarımız kavrayamamıştır.Bilimsel konular bazı çok değerli padişahlarımız zamanında takip edilmiştir ama, aradaki din yobazları yüzünden o da yarım yamalak kalmıştır.Yenileşme çabalarına açık olan padişahlarımızın başlarına gelenler terihteki yerlerini almışlardır.Oysa Yüce Kur’an, ilk ayetinde, tüm insanlığa “OKU” demiştir bu çoğu zaman layıkiyle algılanamamıştır.
    Osmanlı, aslında, muhteşem Süleyman diye tarihteki yerini haklı olarak alan Kanuni zamanında çökmüştür, çünkü Kanuni,Akdenizde ki ticaret işini Venediklilere olabildiğince serbest ettiğinde,yani Venediklilere öylesine imtiyazlar vermiştir ki,Cenevizlilere,yani üçüncü bir devlete dahi Osmanlı karasularında ticaret iznini,yine Venediklilerin vermesine dahi ses çıkartmamıştır.
    Osmanlı,öyle yada böyle tarihin en büyük ve şanlı imparatorluğudur,ancak bağnazlığı daha çok Din ve millilik alanında olmuş,kendi soyu olan Türklüğü kendisi tüketerek tarihte ona güç ve ihtişam veren varlığını inkar ettiği için de yok olmuştur.
    Aslında en derin mesele gözardı ediliyor!
    Mustafa Kemal’in elinde Millet mi kalmıştı,Türk mü kalmıştı?Millet mi kalmıştı da misakı milli den daha ileri gidecekti!
    Mustafa Kemal elindeki gücü ve o gücün nasıl kullanacağını ve nelere muktedir olacağını bilen biri olarak gerekeni yapmış veya en azından yapılabilecek olanın en iyisini yaparak görevini layıkıyla yerine getirmiş,dolayısyla tarihteki muhteşem yerini de altın harflerle yazdırmştır.
    Mustafa Kemal Atatürk Osmanlı gibi hayel aleminde yüzmüyordu O gerçekciydi,realistti.
    Yanmış yıkılmış Osmanlıyı Mustafa Kemal Atatürk yangından kurtarmıştır.
    Gerisi hikayedir.
    slolan vatan millet Sakarya diyerek öncesini ve sonrası nı hakikiolarak düşünüp varlık ve yokluk arasındaki ince çizgiyi iyi hesap etmemeiz gerektiğidir.

  83. Yazan:KEMALİST Tarih: Dec 17, 2008 | Reply

    @ Ekrem Senai;

    İlber Ortaylı deyip duruyorsunuz, belli ki sadece adını biliyorsunuz, ondan bir satır yazı okumamışsınız..

    Arap yarımadasından Yemen’e kadar uzanan bir coğrafyada, Mısır ve kanal’da, yukarıda Kars, Ardahan, Gürcistan ve taa Azerbaycan’a kadar olan bölgede, İran’da yapılan bir genel savaşta kaybedilen askerlerin genel toplamı bir milyonu bulmuştur dedik, ne zaman buldu diye tafra atıyorsunuz.. Oysa ki kaba taslak hesaba başlasanız sırf Çanakkale’de ölenlerin 250.000’i bulduğunu görürsünuz. Buna sarıkamışta savaşmadan donarak ölen 70.000’i de ileve ederseniz 300.000’i aşar.. Diğer cephelerde ölenlerle birlikte 1 milyonu bulur.. Hatta aşar bile..

    Osmanlı çürümüş, köhne bir imparatorluktu.. O nedenle çöktü ve toprakları paylaşıldı gitti. Bu gün çalışan kurumların hepsi Cumhuriyet kurumlarıdır. Neyse ki Osmalıdan kalma bir kurum kalmamış, hepsi Cumhuriyetle birlikte modernize edilmiştir.

    Osmanlı birinci dünya savaşında teslim olduktan sonra elinde zırnık toprak kalmamışi Musatafa Kemal ise kalmayanlardan ancak ne kurtarabildiyse kurtarmıştır.

    Bırakın artık Osmanlıya övgüler dizmeyi, titreyip kendinize gelin.. Osmanlı tüm pislikleri ve rezillikleriyle artık tarihin çöplüğüne gitti..

  84. Yazan:Ekrem Senai Tarih: Dec 17, 2008 | Reply

    Kemalist,

    Popüler diye, belki okursunuz diye İlber hocayı söyledim. Hani sayfa sayısı az. Onu da okumazsanız ezberiniz bozulur diye NTV’de programı var, izleseniz de olur.

    Kaba taslak hesap yapıp bile 1 milyonu bulamamışsınız. Çanakkale savaşında da yeni bir abartma yapmışsınız. Kayıp, ölü demek değildir. O dediğiniz rakamın yarısı kadar kayıp bile yoktur Çanakkale’de. Tarihçilerden en fazla söyleyen 40-50 bin ölü olduğunu söylüyor. Ayrıca, siz Osmanlı’nın 1 milyon insanı ölüme “gönderdiğini” söylüyorsunuz. Vatanı için savaşmak ne zamandan beri ölüme “göndermek” oluyor?
    Bugün çalışan kurumların tamamı Osmanlı’ya aittir ve “modernize” edildikten sonra ne yazık ki hiçbir değer üretemez hale gelmişlerdir.
    Tek bir örnek vermekten aciz olmanız zaten haklılığımı kanıtlıyor.
    Osmanlı birinci dünya savaşında teslim olmamıştır. Sevr anlaşmasında Osmanlı imzası “bu-lun-ma-mak-ta-dır”. İmparatorluğun zayıf düşmesinin sebebi köhnelik filan değil, milliyetçilik akımlarına karşı koyacak bir strateji geliştirilememiş olmasıdır. Dünya savaşlarıyla ulus devlet dönemine girilmiştir; tutunmanın tek çaresi ya İngiltere gibi güçlü bir emperyalist olmaktır- ki çok şükür böyle olmamıştır- ya da unsurları birarada tutacak strateji geliştirilmesidir. Bunda başarısız olunmuştur, bunda abdülhamidi alaşağı eden jön türklerin payı büyüktür. Mustafa Kemal’in de Şeyh Sait isyanıyla başlayan ve Dersim isyanıyla taçlanan yönetimine bakınca bu konuda pek başarılı olduğu söylenemez.
    Kurtuluş Savaşının mimarı Mustafa Kemal değildir. Kazım Karabekir ve Rauf Orbay kendisine kurtuluş savaşını başlatmak istediklerini, kendilerine katılmalarını önerdiklerinde, o sırada sadrazam değişimiyle genelkurmay başkanı olmak hayalleri sebebiyle kurtuluş savaşı projesine “ben size sonra katılırım” diye uzak kalmıştır. Kurtuluş savaşı Atatürk samsuna çıktığında başlamamıştır. Ondan çok önce müdafaai hukuk cemiyetleri ve çeteler kurulmuştur ve başarıyla savaşmaktadır.
    Bugün dünyada Türkiye’nin bir prestiji varsa, bu Osmanlı sayesindedir. Siz, sıfırdan bir medeniyet kurulduğu ezberleriyle devam edin; sahip olduğumuz ne varsa Osmanlı mirasıdır. Sizin pislik, köhne, bilmem ne demeniz gerçeği değiştirmez.
    Modernleşme bahsettiğiniz gibi Atatürk’le başlamaz. 3.Ahmed’e kadar gider. Açın biraz Şerif Mardin’in “Türk modernleşmesini” okuyun. Kalın mı geldi, bari şuradan başlayın. Cahilce tartışmayın. Köhne diyorsanız buna delil getirin:
    http://www.derinsular.com/pdf/bireysel-haklar-tarihimiz.pdf

  85. Yazan:agece Tarih: Jan 6, 2009 | Reply

    Mustafa Kemal hakkında konuşabilmeyi becerebilseydiniz keşke.Kemalist düşünceyi beğenmediği için eleştirenlere tek soru sormak istiyorum sizin düşünceniz nedir?Sanki kendi düşüncelerini kendileri kurmuşcasına burada kemalizme ve Mustafa Kemale karşı yorumlarınızda hiç gocunmadan ne güzel yazabilmişsiniz.Aslında ben neyi merak ediyorum biliyormusunuz:Mustafa Kemal in bir milletin yok olup gitmesine diğerleri gibi seyirci kalmayı tercih etse ve bu gün ne Kemalizm,ne laiklik,ne bir Türkiye Cumhuriyeti devleti olmasa idi ne yapacaktınız?Bulgaristan,Irak,Eski SSCB Suriye yada büyük AB üyesi Yunanistanda ne olarak yaşıyabilirdiniz?2008 yılında etrafınıza bakın önce sonrada bu gün sahip olduklarınıza.Hala 10 Kasımda bunları sağlamak adına kendi hayatını hiçe sayarak menfaatleri yerine bu gün sizlerin var olabilmesi için ömrünü harcayanların önünde belki saygılı olmayı seçersiniz.Ama çok istiyorsanız babanızın annenizin kabrinde dansöz kıyafeti giyip göbekte atabilirsiniz.

  86. Yazan:ender güçlü Tarih: Jan 8, 2009 | Reply

    Yazan:tekcelik11 Tarih: Ara 5, 2008 | Reply

    BU ÜLKEDE ALİ KEMALLER’DE BİTMEZ,MUSTAFA KEMALLER’DE BİTMEZ.AMA MÜCADELE DEVAM EDECEK BEN KENDİ ADIMA BU TOPRAKLARI ALİKEMALLERE TESLİM ETMEYECEĞİM.
    Yazan:tekcelik11 Tarih: Ara 5, 2008 | Reply Ah Ender bey, maymun gözünü açtı hala siz açamamışsınız, tamam 1950 den sonrası malum da peki 1950 öncesinin durumu ne? o dönem içinde yapılması zorunlu siyasi oyunlarmı diye geçiştireceğiz… MAYMUNUN GÖZÜNÜ AÇTIĞI BELLİ SİZİN BURADA AVUKATLIĞINI YAPTIĞINIZ ADAMLAR YÜKÜNÜ TUTTU YOLSUZLUK DOLANDIRICILIK AYYUKA ÇIKTI.BENİM GÖZÜM KAPALI TABİ AÇINCA BİRİDE BANA GEMİ ALIR, ALLAH KORUSUN.BEN KILIFINA DA UYDURAMAM YAZIK OLUR GENÇLİĞİME.

  87. Yazan:Meryem YILMAZ Tarih: Jan 12, 2009 | Reply

    Atatürk Osmanlı’yı yıkıp yerine Türkiye Cumhuriyeti’ni kurdu. Bunu sadece bir devleti yıktım diğerini kurdum olarak değerlendirmek ne kadar da sığ bir yaklaşım…
    Atatürk bir halkı tüm bireyleri ile özgür ve bağımsız hale getirdi. Eski devletin şu andakine benzer bencil, toplumu giderek fakirleştiren, Amerika’ya teslim yonetimini kaldirdi. Nasıl atlarsınız bu noktayı?!

  88. Yazan:seviyesiz Tarih: Jan 12, 2009 | Reply

    Meryem hanıma katılmamak mümkün değil. Atatürk döneminde vatandaş zenginlikten parayı koyacak yer bulamazdı. Fethi Bey 1930 yılında vatandaşın fakirlikten ot yemeğe başladığını iddia etmişse de asılsızdır kesin. Ayrıca düşünce ve ifade özgürlüğü de inanılmaz gelişmişti. Sıra sıra kapatılan gazeteler, susturulan muhalifler vs. O kadar özgürlükçü olunur yani. İnsanlara zorla şapka giydirilmesi de gerçekten bireylerin özgürlüklerine duyulan saygının ifadesi olmalı. Allah’ım ne güzel günlerdi onlar!

  89. Yazan:ÇİĞDEM Tarih: Jan 15, 2009 | Reply

    Yazan arkadaisn beyninin olmaidigni düsünüyorum.Yada söyle söyliyeyim.gercekten düsünce sistemi oturmamıs havadan kapma sözler kalip sözlerle hayatlarina devam edenlerden.Atatürkü sevmeniz için önce beyninizi kullanıyor olmanız gerekir sizde o kapasite nerde

  90. Yazan:nejla Tarih: Jan 15, 2009 | Reply

    ” Kendi adıma söyleyeyim, Atatürk’e ne sevgi ne de nefret duymuyorum.”
    diyen bir kimseyle tartişmam bile!
    sevemiyorsan neyi anlayabilirsin?

  91. Yazan:ŞATHİYAT Tarih: Jan 15, 2009 | Reply

    Nejla hanım,ben “Kadir’in götürdüğü yere git” felsefesine inananlardanım bu nedenle affınıza sığınarak size kalbimden geçenleri yazma ihtiyacı duydum.

    Nejla sana karşı ne nefret duyuyorum ne de sevgi ama tabii ki bu durum bunlardan birini sana karşı hiç hissetmeyeceğim anlamına gelmez.Nedense,bazıları seni sevmem gerektiğini bazıları da aksine senin nefret edilecek biri olduğunu söylüyorlar.Şuan ki halinle benim tipim değilsin ama eğer saçlarını sarıya boyatırsan,gözlerine mavi lens takarsan,kılık kıyafetin biraz daha trendy olursa seni sevebilme ihtimalim söz konusu olabilir.Hele bir de benim yaptıklarımı yapar ve benim sevdiklerimi seversen seni sevmek benim için kaçınılmaz bir son olur.

    Sana biraz kendimden söz etmem gerekirse eğer;Ben,kendisi ile barışık,özgüveni yüksek bu nedenle de kendini oldukça seven biriyim ve elbette bana benzeyenleri de her zaman severim 🙂
    Hatta o kadar yoğun bir insan sevgisine sahibim ki herkesi kendime benzetmeyi istiyorum.
    Farkındaysan “Bana benzer misin?” diye sormuyorum bile zira bana benzediğinde elde edeceğin imkanların sana sağlayacağı ayrıcalığın farkında olacak kadar akıllı,sağduyulu ve medeni bir genç kız olduğunu biliyorum.
    Sana riayet etmen şartı ile sevgi kurallarımı içeren bir klavuz kitapcık göndereceğim.Ha bu arada o kitapcıkda gelecek planlarımı da bulacaksın,çocuğun erkek olması gerektiği,askerlik dışında bir meslek edinemeyeceği gibi.İkimiz bu kadar benzerken senin ses etmene ne gerek var ki zaten ben, “biz” adına düşünür,karar verir ve biz uygularız!

    Nejla sana bir şeyi itiraf etmeliyim;tüm bu sevebilme şartımı anlayamayan ve hatta bunu benimle tartışma ihtiyacı bile duymayan zihniyete sahip insanları inan anlayamıyorum üstelik konu siyah-beyaz netliğine sahip olacak kadar basitken!Ama sen,beni anlayabilirsin;sevemeyen neyi anlayabilir ki,sende ve ben de bu potansiyel var biz birbirimizi anlarız,değil mi?

  92. Yazan:ŞATHİYAT Tarih: Jan 15, 2009 | Reply

    Düzeltme;”Kadir’in “değil “kalbinin” olacaktı! .-)

  93. Yazan:Ali yazar Tarih: Jun 14, 2009 | Reply

    Osmanli taka tuka degildi de sona nasil

    gelindi?

    Mondros antlasmasini babam imzalamadigina göre!

    Nedir bu kin..ön yargilar..

    Atatürkte bizim, Yavuz da fatih te, vahdettinde..Damat Feritler..sizler de biziz iste biz buyuz..Birbirini yemekten hoslananlar!

  94. Yazan:ozi Tarih: Aug 17, 2009 | Reply

    oncelikle imla kurallarina uymadan yazdigim icin kusuruma bakmamanizi rica ediyorum.

    buradaki yazar arkadaslarimizin kelimeleri cok guclu ve etkileyici.insan bazen dogrulari karistiriyor.eger senin hitap yetenegin benimkinden daha etkili ise yanlisi savunanlar dogruyu savunanlara karsi galip gelebilir.ama bu gercegi degistirmez…

    Osmanlı o kadar tu kaka değildi de, devrimlerin iyi gösterilmesi için mi geçmişimiz karalandı?

    yoksa bu gercek miydi.eger oyleyse mustafa kemalin gucune guc katmiyor mu bu?
    600 yillik bu imparatorlugu (bu guclu imparatorlugu) yikip turkiye cumhuriyetini kurmak bayagi bi guc ve akil ister.
    o zaman ataturk bizim sandigimizdan daha da zeki ve buyuk biriymis.biz hep bildik ki dahi bir adam geldi hasta adam osmanliyi yikip turkiye cumhuriyetini kurdu.bu demek oluyor ki sizin varsayimlariniz dogrultusunda size gore biz mustafa kemalin tam hakkini vermiyoruz anlasilan…

    birde sunu anlayamadim,ingilizler,fransizlar,yunanlilar vs bunlar osmanliyi cok mu seviyorlardi?
    amarikanin simdiki iraka yaptigi gibi osmanlinin toprak butunlugu icin mi mustafa kemalin karsi tarafindaydi.yoksa onlar degil de mustafa kemal ataturk mu isgalciydi.
    halkini isgalcilere karsi osmanli gibi(son donem)boyun egmeyip onlara ozgur bir ulke sunmak icin mucadele eden bu adam mi isgalciydi size gore???

  95. Yazan:ÖZge Tarih: Nov 10, 2009 | Reply

    HEr beyin Mustafa Kemal’i anlayamaz KEşke anlasa ama olmuyor işte… Neyse ki Ata bunları da biliyordu sizlerden de haberdardı sizin gibilerin hep olacağını çıkacağını söyledi. Ve o kadar zekiydi ki yıkamayacağınız bir sistem kurdu.!! Yoksa neler yapardınız düşünmek bile korkunç. Bu ülkede yaşayan bir insanın Mustafa KEmal’i sevmemek için aklında zoru olması lazım. Başka bir ihtimal yok. Sevseniz de sevmeseniz de en azından saygı duymayı bilseniz keşke. En azından NANKÖRLÜK yapacak kadar HAİNleşmeseniz. Çok yazık. Bahsettiğin adam senin dilin dinin toprağın için ömrünü harcamış herseyden vazgeçmiş tertemiz bir insan 42 yasında evlenmiş. Nelerden vazgeçmiş bir kahraman. LAyık olamayanları gördükçe üzülüyor insan. NE fena şu nankörlük.. bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak… atasına ihanet edecek kadar düşman olmak cahil olmak korkunç şeyler!

    Ha Mustafa Kemal’in gülen fotoğrafları yeni değil hep varlardı hatta salıncakta da bir fotoğrafı vardır. Ülküyle çocukca oyunlarının videoları vardır. Bu kadar bihaberken ehh anlıyorum tabi ordan bu şaşkınlık cahilllik

  96. Yazan:Rakaful Tarih: Nov 10, 2009 | Reply

    Yeni “heykel”lere ihtiyacımız var mı bilemiyorum ama, eğer yeni bir medeniyet inşâ edecek yiğitlere ihtiyaç varsa, onlar kendilerine “Türklerin Atası” manasına atatürk demezler, böyle kaba bir tabir kullanacaklarını sanmıyorum.Onların oturuşları ve kalkışları gibi, mahlasları ya da nâmları da tevâzû yüklü olur kanaatindeyim.

    “Muhammed Allah’ın elçisidir. Onun yanında bulunanlar da kâfirlere karşı çetin, kendi aralarında merhametlidirler. Onları rükûa varırken secde ederken görürsün. Allah’tan lütuf ve rıza isterler. Yüzlerinde secdelerin izinden nişanları vardır. Bu, onların Tevrat’taki vasıflarıdır. İncil’deki vasıfları da şöyledir: Onlar filizini yarıp çıkarmış, gittikçe onu kuvvetlendirerek kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş bir ekine benzerler ki bu, ziraatçıların da hoşuna gider. Allah böylece onları çoğaltıp kuvvetlendirmekle kâfirleri öfkelendirir. Allah inanıp iyi işler yapanlara mağfiret ve büyük bir mükâfat vaad etmiştir.” (Fetih 29)

  97. Yazan:Mustafa Demircioğlu Tarih: Nov 10, 2009 | Reply

    Özge hanım merakımı bağışlayın.Yazı tam bir yıl önce yayımlanmış.İçeriğini eleştirmeniz gayet doğal.Yalnız madem bu kadar saydıracaktınız,yazı olduğu yerde duruyor neden özellikle bugünü seçtiniz?
    Merakıma gelince,bakın yeni yorum düşülmeseydi(sizin yorumunuzla farkettim)inanın istesem de yazıyı bulamazdım.Sadece bu yazıyı değil herhangi bir yazıyı sitede anında bulmak oldukça zor ve zahmetli.Demekki siz özellikle not ettiniz ve bugünü beklediniz.Yani bir yıl içinizde biriktirdiğiniz öfkeyi sakladınız ve bazılarına “haddini bildirmek”için fırsat kolladınız.Neyse bu kısmını geçiyorum,sonuçta burası bir fikir platformu ve elbette düşüncelerinizde hürsünüz;tamamı nankörler,hainler,cahiller gibi genelleyici ithamlardan oluşan nezaket ve estetikten yoksun karalayıcı sözlerden oluşsa bile.

    Anlamadığım nokta şu:Madem “sizler”diye bir kesimi saygıya davet ediyorsunuz,sizce sizin bu saldırgan üslubunuz ne kadar saygı ölçüleriyle bağdaşıyor.Merak ettim,saygı böyle mi öğretilir.Ya da sizce bazı insanlar saygıyı haketmiyor mu,felsefeniz bu mu?Buna da eyvallah!Ama şunu unutmayın,fevri ve tahammülsüz davranışınızla kanıtladığınız tek şey,sizin kendinize saygınızın olmadığıdır.

    Bu bakımdan saygıdan sözetmeden önce bence tezelden kendinizle barışık olmayı deneyin.Zira böyle intikam eteşiyle yanıp tutuşmanız halinde Atamıza duyduğunuzun saygının da bir anlamı kalmaz.Biz Atatürkçü gençleri utandırıyorsunuz çünkü.

  98. Yazan:hafize Tarih: Mar 24, 2011 | Reply

    sen yat kalk atatürk e dua et hangi ülkenin sömürgesi olurdun kimbilir seni kınıyorum

  99. Yazan:qemal Tarih: Mar 24, 2011 | Reply

    T.C’yi yıkmak için yeni atatürklere ihtiyaç mı var

  100. Yazan:burante Tarih: Apr 27, 2011 | Reply

    bu memlekette bir dönem gerçekleştirilen her olay bir kişinin üstüne yüklenmiştir, bir süre sonra onu her konuda tek suçlu ilan edilmek içindir adeta. resmi tarihi 1940 tan beri yazanlar kimlerdir, ezanı yeniden arapçaya çevirenler, 100 bin cami yapanlar, koreye asker gönderenler, darbeler yapanlar, sovyet kızıla karşı yeşil kuşağın yükselmesini sağlayanlar, sonra bu yeşil kuşağın yükselişi altında kalanlar, bu adamlar bu işleri atatürk ün hiç de istemediği biçimde yapmışlardır. cumhuriyet bir dayatmadır bu bir gerçek,ama görülüyor ki yarım kalmış bir projedir, geçmişe özlem duyan din ve faşist duygular içerisinde bulunanların ellerinde yarım kalmış bir projedir. ama tarihimize dikkatli bakılırsa da osmanlı devletinin şanından başka bir yönü görmezden mi geliniyor? asılanları, kesilenleri, vergilerini, muhalefet edeni cezalandırmasını görmemek de saçma oluyor.

  101. Yazan:volkan Tarih: May 5, 2011 | Reply

    Destan uzunluğunda yorum yazmaya gerek yok. Atatürk’ü anmak, Anıtkabir’e gitmek bu ülke insanlarının büyük çoğunluğunun hiç de istemeyerek yaptığı şeyler değil. Aksine o günler çok da keyifli anılardır. Hiçbir öğretmenin öğrencisini azarlamadığı, hiçbir aksiliğin yaşanmadığı, steril, mükemmel bir dünyada yaşamadığımız için de mi Atatürk’ü suçlayacaksınız? 🙂 Gittikçe garipleşiyorsunuz. Eğer bu törenlere gitmek istemiyorsanız gitmeme hakkınız olmasını gönülden diliyorum. Oturup evde yorum yazarsınız 🙂

  102. Yazan:SC Tarih: Jun 24, 2011 | Reply

    Atatürk Osmanlı’yı yıktı yerine T.C. kurdu demişsiniz; lakin Osmanlı devleti son döneminde dünyaya gerek endüstriyel gerek kültürel manada ayak uyduramamış işgal altında olan bir hanedanlıktı. Mustafa Kemal Atatürk bu devlette yaşayan bir birey olarak bağımsızlık için, işgalden kurtulmak için tıpkı sırtında cephanelikler taşıyan analarımız gibi bir mücadele verdi. Askeri dehası ve ileri görüşü bu mücadeleye önderlik etmesine uygundu ve bu görevi takdir edersinizki layıkıyla yerine getirdi. Sonra düşündü ki madem bu millet kurtardı bu ülkeyi madem bu ülke için bu millet savaştı madem bu topraklar için bu millet kanını döktü, o da bu milletin hakketiği gibi kendisini yönetebileceği emeğini kendisi için harcayabileceği bir cumhuriyet kurdu. ( kendisine sultanlık ve halifelik teklif edilmesine rağmen.) Ben bir Türk genci olarak; Mustafa Kemal Atatürk gibi bütün dünyanın örnek aldığı, bütün dünyanın önünde saygıyla eğildiği bir insanı ATAM olarak bilmekten gurur duyuyorum ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak onu sevmeyen ona saygı göstermeyen vatandaşlarımı gördüğümde hayretler içerisinde kalıyorum. 10 Kasım 1938 gününde gözyaşlarına boğulan insanların torunları çocukları biz değil miyiz? Bunun adı ister tabu olsun ister minnet ‘ bir kişiyi hiç görmeden sevdim o da Mustafa Kemal Atatürk.’

  103. Yazan:buraK Tarih: Jun 27, 2011 | Reply

    Sen xxx xxx xxx xxx xxx xxx xxx xxxx

  104. Yazan:ATATURKCU Tarih: Apr 10, 2013 | Reply

    Ataturku ezmeye hakkin yok

  1. 3 Trackback(s)

  2. Nov 28, 2008: Son 30 günün en çok okunan yazıları : Derin Düşünce
  3. Sep 14, 2009: En çok okunan ve tartışılan yazılar : Derin Düşünce
  4. Jan 12, 2010: En çok okunan ve tartışılan konular : Derin Düşünce

ÖNEMLİ

--------------------------------------------------------------------

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahipleri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşlere katıldığımız anlamına gelmez.

Hakaret içerse dahi bütün yorumlar birer fikir eseridir. Ama bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatın yine de.

Not: Sitenin ismini dert etmeyin, “derinlik” üzerine bayağı bir geyik yaptık, henüz söylenmemiş bir şey bulmanız oldukça zor :)

Editörle takışmayın, o da bir anne-babanın evlâdıdır, sabrının sınırı vardır. Siz haklı bile olsanız alttan alın, efendilik sizde kalsın.

Sitenin iç işleriyle ilgili yorum yapmayın, aklınıza takılan soruları iletişim kutusundan sorun, kol kırılsın, yen içinde kalsın.

Kendi nezaketinizi bize endekslemeyin, bizden daha nazik olarak bizi utandırın. Yanlış ve eksik şeylerden şikayet etmek yerine bilgi ve yeni bakış açısı sunarak tamamlayın, düzeltin, tevazu ile öğretin bize bildiklerinizi.

Bu kurallara başkasının uyup uymamasına aldırmayın, siz uyun. Bütün yorumları hızla onaylanan EN KIDEMLİ YORUMCULAR arasındaki nizamî yerinizi alın.

--------------------------------------------------------------------
  • Siz de fikrinizi belirtin