Kötü insan nasıl üretilir? »
By Mehmet Yılmaz on Mar 14, 2007 in Adalet, ahlak, Erdem, İnsan, Kötülük, Toplum | 80 Comments





Teşekkür : Yazıyla ilgili fotoğraf, film ve belge sağlayan Stanford üniversitesi
öğretim üyesi Prof. Dr. Philip G. Zimbardo‘ya samimi teşekkürlerimizi sunarız.
Yazıyla ilgili videoları http://www.prisonexp.org/ sitesinden izleyebilirsiniz.
Tutuklamalar başlıyor
Kaliforniya’daki Palo Alto şehrinde sessiz sakin bir ağustos sabahı başlıyordu.
Bir polis arabası aniden bir evin önünde durdu, arabadan inen polisler içeri
girerek üniversitede öğrenci olan bir genci evinden çıkardı, kendisine Ceza
Kanunu’nun 211inci maddesini ihlâl ettiği ve silahlı soygun suçundan
tutuklandığı bildirildi. Komşularının şaşkın bakışları arasında ellerine
kelepçe takılırken hakları okundu, üzeri arandı ve polis arabasına bindirildi.
Komsular şaşırmakta haklıydılar çünkü Palo Alto Polis şefinin de çok iyi bildiği
gibi o gün tutuklanan birçok üniversite öğrencisi aslında suçsuzdu. Sadece günlük
bir kaç dolar karşılığında bir sosyal psikoloji deneyine katılmayı ve mahkûm rolü
oynamayı kabul etmişlerdi.
Stanford üniversitesi öğretim üyelerinden Philip G. Zimbardo’nun 1971’de yaptığı
ilginç deney bugün hâlâ güncelliğini koruyor ve sadece ABD değil Türkiye de
dâhil bütün ülkeleri ilgilendirecek bulgular sunuyor.
Türkiye çağdaş medeniyet seviyesine yaklaşıyor!
25 Şubat 2007 tarihli bir gazete haberine göre Türkiye suç
işleme konusunda da hızla batılı ülkelerin seviyesine yaklaşmakta:
Adalet Bakanlığı’nın istatistiklerine göre sabıkalı sayısı 8 milyonu,
mahkûm sayısı 68 bini geçti. Emniyet’in rakamları da olayın boyutlarını
gözler önüne seriyor.









Futbol ve Siyaset
Fikir Kırıntıları-6
“3 tarafı deniz, 4 tarafı düşmana çevrili cennet vatan” paranoyası neden üretildi? Çağdaş ve laik Türkiye’nin evlâdı, Kavala yahut Halep’te yatan dedesinin mezarına bile pasaportla gidecekti. Eskiden vali gönderilen yerlere şimdi büyük elçi atanıyordu. Churchill’in dediği gibi “iki petrol kuyusunun etrafına sınır çizen” İngiliz, bir gecede ülkeler icad edilmişti. Ama Kemalist millî(!) eğitimin iğdiş ettiği beyinler bunu sorgulamaktan aciz. Körfez ülkeleri, Basra yolunun, İsrail, Doğu Akdeniz’in petrol tıpası olacaktı. Türkiye hem Rusya’nın güneye doğru genişlemesini engelleyecek hem de Bakü petrolünün Avrupa’ya ulaşıp fiyat kırmasına mani olacaktı. Diğer yandan Lazkiye ve Hayfa’dan dünya piyasalarına erişen Musul ve Kerkük petrolü bir gün pekâlâ Türkiye’den geçip İskenderun’a akabilirdi ve bu da Londra için büyük bir risk unsuruydu.






Bir kez daha sosyal medyada paylaştığımız mesajları kitaplaştırdık. Yayına girdiği günden beri 






























Söz yıkar şiir imar eder



Kitap Tanıtan Kitap 2



Roman nedir? Tarif dahi edilmesi zor bir kavram. Sanatçının İnsan’a bakışını, toplumla kurduğu ilişkiyi yansıtır sanat eserleri. Bu sebeple sanat her çağda yeniden icad edilir. Ünlü yazar Heinrich Mann’ın dediği gibi: “Bütün romanların ve hikâyelerin amacı kim olduğumuzu bilmektir, Edebiyatın önemli bir konuma sahip olmasının nedeni, sadece doğanın ve insanlar âleminin ayrıntılarını tek tek açıklaması değil, insanları hep yeni baştan keşfetmesidir.” Değerli yazarımız 






















Hayatta en kötü mürşit ilim ve fen olmasın sakın? Eğer Atatürk bir kaç yıl daha yaşasaydı o meşhur sözünü geri alır mıydı acaba?… Ateşi keşfetmeden önceki insanlık ile bugünkü “uygarlığımızı” karşılaştırdığımızda hiç yol almadığımız söylenebilir. Bundan 200 bin yıl önce komşusunun yiyeceğini çalmak için başına taşla vuran neandertal insani ile 2003 yılında Irak in petrolünü çalmak için bir milyon ıraklı sivili öldüren (veya buna seyirci kalan) homo economicus ayni uygarlık seviyesinde. Aralarındaki tek fark kullandıkları silahların teknolojik üstünlüğü. Teknoloji ve bu teknolojinin uygulanmasını mümkün kılan bilimsel buluşlar sıradan insanlar kadar bilim adamlarının da gözlerini kamaştırdı. Bugün karşımıza kâh bilimci (scientist), kâh deneyci (ampirist) olarak çıkan ahlâkî-felsefî bir duruş var. Bu duruş eğitim sistemimize ve resmî ideolojimize öyle derinden işlemiş ki sorgulanması dahi çok sayıda insanı öfkelendirebiliyor, rejimin savunma mekanizmalarını harekete geçirebiliyor. Bilim ve teknolojinin insanlığa otomatik olarak barış getireceğinden şüphe etmek neredeyse bir suç. Buna cüret edenler gericilikle, bağnazlıkla suçlanabiliyor. Pozitivizm ve “modern” yaşam üzerine yazılmış makalelerimizin bir derlemesini 75 sayfalık bir kitap halinde sunuyoruz. PDF formatındaki bu kitabı 







Kendi ülkesini işgal eden ordu

