Türk ordusundan hesap soran bir Türk annesi
By Rasim Ozan Kütahyalı on Ara 6, 2008 in Militarizm, PKK, Terör, Türk Silahlı Kuvvetleri, Ulus-Devlet
Bu toprakların bitmeyen savaşında, bu ülkenin evlatlarını kaybetmeye devam ediyoruz… “Yeter!!” denmesinin bile artık bir samimiyeti kalmadı…
Yağmur yağması gibi normalleşti bu berbat durum… Arada yağmur yağar, ıslanırız… Arada bu kirli savaş hortlar, çocuklar ölür… Öyle algılıyoruz artık… Sonra hayat yeniden devam eder. Bazen dolu yağar, bazen günlerce biteviye az az yağar, sonra yeniden durur… Sonra yeniden başlar… Yağmur tanelerinin yere düşmesi kadar doğal bu ülkenin gençlerinin ölmesi artık… Bir kişinin ölümünün trajedi, onbinlerce kişinin ölümünün istatistik olacağına ilişkin Stalin’in lanet derecede gerçekçi sözü hükümran bu topraklarda… Şehitler diye yalan edebiyatlarla andığımız gençler bu devlet için istatistikî rakam tanelerinden ibaret…
“Vatan sağolsun demeyeceğim”
Bu bence hepimiz adına tam anlamıyla kanıksanmış bir alçaklıktır… O sebeple mesela geçen hafta kaybettiğimiz Jandarma Er İsmail Uygun’un annesinin feryatlarıyla kimse ilgilenmedi… O feryatlar, egemen devlet mantığının işine yarayan feryatlar değildi çünkü… “Bir oğlum şehit düştü, öbür oğlumu da vermeye hazırım” diyen ya da dedirtilen anneler hemen her yerde manşet olurdu. Fakat bu anne başka şey söylüyordu… Bu toplumda gittikçe yükselen bir haykırışı bir kez daha dillendiriyordu…
Bu anne “Vatan sağolsun demeyeceğim” diyordu. Bu kez bu anne geleneksel ve örtülü bir anneydi. Daha evvel kentli-eğitimli laik ortasınıftan bir annenin bu itirazına şahit olmuştuk. Bu hissiyatın o kesimde çok geniş biçimde paylaşıldığını bu köşede yazmıştım… Şimdi de tevekkül ve metanetleri devlet tarafından istismar edilen geleneksel dindar annelerden biri bu çıkışı yapıyordu… Hem de kaybettiği oğluyla ilgili çok acı bir olayı da naklederek…
“Oğlumun komutanı, namaz kıldığı için tepki gösteriyormuş. Onun gibi diğer kısa dönem askerler masa başında otururken üç aylık er olan İsmail’im günde yedi saat nöbet tutuyormuş. Oğlum komutanına söyleyemiyordu ama bunları telefonda bize söylüyordu. Komutanı oğluma gıcık kapmış.”
Aynı anne Ulaştırma Bakanı’nın kendilerini ziyaretinde de şunları söylüyordu…
“Başın sağolsun demek kolay. Ben onu ne hallerde büyütüp yetiştirdim. Ne zorluklarla büyüttüm. Ciğerim yanıyor. Bazı şeyler çok zoruma gidiyor. Torpil olduğunu bilseydim ben de yaptırırdım. Hiç zengin ailelerin çocukları oralarda askerlik yapıyor mu?”
“Bu çocuk evin önünden geçen yabancılardan korkardı. Bu nasıl teröristlerle çarpıştı? ‘Şarjörü takamadı’ diyorlar. Kocam ‘arama’ dedi ama dün akşam komutanını aradım. ‘Seni Allah’ın mahkemesine havale ediyorum. 12 saat nasıl nöbet tutturdunuz’ dedim. Bize şehit haberini vermek için gelen kişi ‘oğlunuz yemekhanede öldü’ dedi. Daha sonra da dediler ki, teröristlerle çatışırken siperdeyken ‘kafanı kaldırma’ demişler. Benim çocuğum da kaldırmış. Kafası parçalanmış. Cesedi tanınmaz haldeydi.”
Genelkurmay’a sorular
Devletimizi yönetenler, özellikle de Genelkurmay karargâhının generalleri bilmeli ki bu annenin sesi Derin Anadolu’nun sesidir… Bu ülkenin anneleri askerlik tecrübesinde “korku”nun ne demek olduğu zorla öğretilen kocalarından daha cesur ve daha yüreklidir… Kocaları korkup “Yapma, etme, arama kimseyi hanım” dese de durmayacaktır… İsmail Uygun’un annesinin bu tepkisini şimdilik karambole getirebilirsiniz, egemen medya da hemen gerekeni yapar… Ama bu anneler akın akın artmaktadır, bilesiniz…
Şimdi Genelkurmay yetkililerine soruyorum… Bu şehit anasının bahsettiği komutanla ilgili ne işlem yapılmıştır? Namaz kıldığı için Er İsmail’e saatlerce tutturulan nöbet olayını kamuoyu önünde aydınlatmayacak mısınız? Yoksa Aktütün katliamında olduğu gibi bu komutanın da “Hiçbir ihmal, zaaf ve hatası yoktur” mu diyeceksiniz? “Daha analar çok mehmetçikler doğurur, bu sızlamaları da bu toplum unutur” diye mi düşünüyorsunuz?
Hesap sormak
Bu ülkenin halkı olarak şunu bilmeliyiz… Bizler, evlatlarımızın değerini bilip korkmadan bu devlete ve orduya hesap sormadıkça askerlerimizin ölümü ordumuzca “zayiat” olarak görülecek, maalesef çoğu zaman bir askerin ölümü bir Skorsky helikopterin düşüşünden daha az önemli olarak algılanacaktır… Üçüncü dünya ordularının hemen hepsi askerlerine böyle bakar, çünkü o halklar ölen çocukları adına ordularından hesap sormazlar… Israrla söylemekten bıkmayacağım ki bir kurum hesap vermedikçe, denetlenmedikçe yozlaşır ve çürür… Bugün TSK meselemiz bu minvaldedir…
Bedeni tanınamaz hale gelen er İsmail Uygun’un annesi gibi anneler arttıkça, korkmadan yürekli biçimde kendi devletlerine hesap sordukça bu ülke daha güzel bir yer olacak… Türk ordusu, hesap soruldukça denetlendikçe güçlenecek… Bunları diyenlere “Ordu düşmanlığı yapıyor” diyenler, Türk ordusunun adım adım çürümesini ve çökmesini hızlandıran gafillerdir… Çürümüş bir ordu Er İsmail’lerimizi koruyamaz, vatanımızı da savunamaz…
2 [?]



12 Yorum
Yazan:Gorkem Tarih: Ara 6, 2008 | Reply
Oldu, millet terör estirsin, dış güçlerle bir olup ülkeyi parçalamaya çalışsın sonra ordu da gerekeni yapınca suçlu olsun yok ya..! Bu Türk annesi ordudan değil, teröre destek veren en azından önlem almayan BOP eşbaşkanlarından hesap soruyor..!! Irak’ın haline bakın ve TSK’ya saldırmaktan vazgeçin.. Türkiye’nin doğusu bölünürse orası Kürtlere mi kalacak sanıyorsunuz? ABD dalıp orayı Irak’a çevirecek.. Şu an TSK hepimizin atardamarı ama farkında değilsiniz.. Irak işgali demokrasi, TSK’ya saldırıp ABD’ye destek vermek demokrasi, başka derdiniz?? Oldu o zaman Irak gibi olalım, birbirimize düşelim, kadınlar tecavüze uğrasın 1.5 milyon kişi öldürülsün bunu mu istiyorsunuz? Türk-Kürt kardeştir, Kürt ırkçılığı yapan teröristler ve onları destekleyenler ise bu kardeşliğe bir darbe vurmaktadırlar..
Yazan:Aziz Yılmaz Tarih: Ara 6, 2008 | Reply
Keşke Er Ramazanların ve nice ana kuzusunun ölümü sadece medya ve bir kaç kurum nezninde hafife alınabilseydi.Fakat ne yazık ki eski gladyatör savaşlarındaki seyirciler kadar “kan istiyoruz!”diye kendinden geçerek bağıranların sayısı hiç de azımsanacak gibi değil.Tabii Ramazanlar ölmüş bunların umurunda mı,yeter ki militarist-faşist egoları tatmin olsun.Fakat er veya geç bu topraklara elbet barış da gelecek.Ve umarım vicdanı nasır bağlamış bu insanlık fukaraları bir gün gelir utançlarıyla başbaşa kalırlar.
Yazan:ç-z Tarih: Ara 6, 2008 | Reply
Öğretmen,doktor,polis,avukat,hakim,bakan,başbakan yanlış yapınca hesap soruluyor da bir asker hata yapınca yada kasten görev ihmalinde bulununca neden “halk” hesap soramıyor ve bu tehdit olarak değerlendirilip parmak sallanıp kırık olduğu aşikar olan kol yokmuş gibi hesap soranlar hizaya sokulmaya çalışılıyor?
Bu sorunun cevabı aşağıdaki paragrafta çok açık bir şekilde verilmiş;
Cumhuriyet tehlikeye düştüğünde kendilerine görev düştüğü mantığı var.
Seçime dayalı yönetim biçimini(cumhuriyeti) tehlikeye düşüren onu var eden bu niteliğin askıya alınarak ihlal edilmesi hali değil midir zaten!Tehlikenin bizatihi kendisi bunu görev yada sorumluluk olarak tanımlayarak “tek başına sahiplenmek”tir.Devlete ait bir kurumun bu sahiplenmeyi “görev” telakki etmesi siyaset yaptığının çok aleni bir ifşasıdır.Elinde “silah” gibi bir güç bulunduran kurum, “sivil” yönetme gücünü kendi tayin ettiği “tehlikeye” karşı ele geçirme hakkına sahiptir,bunun hesabı sorulamaz hatta eleştirilemez bile, denilen bir yerde kuvvetler ayrılığı(denge) diye bir şey yoktur.Özetle genele hakim olan kanaat ,cumhuriyeti bulunduğu tehlikeden kurtarmakla görevlendirilmiş olanlar hata yapmaz,yapılan her şey gerek görüldüğü için gerektiği biçimde yapılmış demektir,tır,ortada hata ve hesap sorabilecek merci yoktur.Kolun kırık olup olmadığını yen “sahibinden” daha iyi kim bilebilir ki!
@Görkem,
Madem her gerekeni yapan olarak orduyu görüyorsunuz bırakalım seçimi,demokrasiyi falan bizi ordu yönetsin,ne dersiniz?Nasılsa ordu içi hiyerarşik düzen bizi asla kurtarıcısız bırakmaz böylelikle biz de “düşünmek,seçmek” gibi külfetlerden kurtulmuş olur ve sahip olduklarımızla yetinmenin,taktir edilene “razı” olmanın keyfini çıkarırız…terör olmaz,parti kapatma gibi sorunlarımız olmaz,laiklik,irtica gibi kurtarılmak zorunda kalacağımız durumlara da düşmeyiz.
Şu yazıyı okumanızı tavsiye ederim.
Yazan:ç-z Tarih: Ara 6, 2008 | Reply
@Görkem,
Yazmayayım dedim ama dayanamayacağım.
Bu ne takıntılı Altaylı zihniyetidir anlamak mümkün değil.İlla bir cinsiyet üzerinden korku iması yapacaksanız kendi poponuzu dilinize dolasanıza!Gerçekten biraz edep yahu!
http://www.postmedya.com/news_detail.php?id=6420
Yazan:seyduna Tarih: Ara 6, 2008 | Reply
Derya Alabora: Çözüm isteyene sunulur, çözüm istemiyorlar ki
Zeynep Tanbay: Oğluma silah kullanmayı öğretmelerini istemiyorum
Jale Aytaç: Kadınlar olarak her koşulda savaşa karşıyız
Hülya Avşar: Bu sorunu annelerin ‘hayır’ demesi çözer
kürt anaları gibi türk analar da bu kirli savaşı sorgulamaya başlıyorlar artık ve umuyorumki artık hiçbirşey eskisi gibi olmayacak birileri kirli bir savaş uğruna ölürken birileri golf oynayıp bodrumlarda tatil yapıyor ey insanlık açın artık gözlerinizi!
Yazan:Olcayto Tan Tarih: Ara 6, 2008 | Reply
millet terör estirsin, dış güçlerle bir olup ülkeyi parçalamaya çalışsın sonra ordu da gerekeni yapınca suçlu olsun yok ya..!
Değerli Görkem,
zannedersem yazarında parmak bastığı nokta, gerekenin yapılması sizin gereken dediğiniz nedir?Ordunun güdümünde bir siyaset mi?Ya da askerlik mesleği icabı hatalı oluşturulmuş stratejilerin eleştirisi mi? komşumuzda kıyamet kopuyor bu tarafada bir şeyler esecek muhakkak bu kaçınılmaz ancak mücadele verirken bu doğru yapılmalı mesele budur, sanıldığı gibi ölen insanlar toprak bütünlüğü veya cumhuriyet kazanımları gibi ulvi bir dava için değil BOŞUNA ölüyorlar,3 adamla tutulacak yere 50 tane acemi yığıyorlar hiç bir yerleşimin olmadığı ücralara tepeler arasına karakol kuruyorlar mesele bu. Ayrıca sizin yapısal sorunlarınız yoksa hiç bir “iyi niyetli yabancı” sizin memleketinize el uzatamaz karıştıramaz, kürtler bu bağlamda görmezden gelindiği için uluslararası platformlarda hak arayışına gittiler bizim sahip çıkmadıklarımıza el uzatmadıklarımıza bir başkası el uzattı.Türk-Kürt kardeştir şüphesiz, kürt ırkçılığı yapanlarda bu kardeşliği örselemektedir bunada tamam peki resmi kanallar vasıtasıyla Türk ırkçılığı yapanlar cuntacılar,radikal ulusalcılar bu kardeşliği nereye götürmektedirler?
Ne Mutlu Türk’üm Diyene…
Yazan:Yasin Tarih: Ara 10, 2008 | Reply
Ah görkem Arkadaşım, göremedin mi bu sitede bir kemik yapı var. İşte ithal düşünme komedisi böyle birşey. Kendilerinin dilleri heryere uzanmalıdır, mümkünse kemiksiz mantıksız. Karşı durana liberal olmak, demokrat olmak diye çıkışırlar, ama sen olaki kendinden olanı savun, hatası vardır, eksiği vardır düzeltmeye çalış seni linç ederler. Cevap verecek olsalar kaçamak, yanlı taraflı. Kendilerine liberal diyenlerin rüzgarına kapılmış bu düşüncesiz insanlara, neden KUZEY IRAKTA gelişen KÜRT MİLLİYETÇİLİĞİ-PANKÜRDİZM hakkında bu sitede önlemler, tedbirler, eleştirler yer almaz, Barzani’nin İStihbarat ÖRGÜTÜ PARESTİN ifade edilmez ve şehirlere sokulan patlayıcıların AKP nin çok sevdiği barzani ile ilişkisi olduğundan bahsedilmez desek, ne cevap verirler? Hiç. Ahmakça bir ulusun kaderine hançerle çentik atma cesareti gösterirler, tabi memleketin denetime dair tüm yapısı talan edilmiş, üstüne dilenci edilmişiz. Ama sen kalkar, kadınlarına tecavüz etmeyi ERKEKLİK saya gelmiş bir Yunan gerçeğine atıf yaparsan cinsiyetçilikten kınanırsın. Bu kadar aptal, bu kadar cahildir bunlar. Ve bu kadar zavallı. En kötüsü de bu aptallar senin cesaret ve fedakarlığına güvenerek sana bu saygısızlığı yaparlar. Çünkü, “ah şu vatanseverler, sizden nefret etsekte, bu işin yükünü siz çekersiniz, aman bir yere kaybolmayın hem biz sizi ölüme yollayan sistemi alkışlarız hemde aşağılarız ama orada olmaya devam edin ki YİYELİM alt düşüncesi ceplerinde bi yerdedir”. Görkem arkadaşım umarım anlatabilmişimdir.
Yazan:Olcayto Tan Tarih: Ara 10, 2008 | Reply
Vatanseverlik nedir?Bilinen mevzuları evirip çevirip histerik bir şekilde paranoyalarla mı yaşamaktır?Kürt milliyetçiliği, Barzani, pkk, localar örgütler, karımıza kızımıza tecavüz etme niyetinde uluslar.
ve?
çok saygıdeğer vatansever siz akvaryumunuzda döne döne ne verdiniz bu pek sevdiğiniz vatanınıza.Sizin yıllardır eveleyip gevelediğiniz mevzuları konuşan çözüm üretmekten yoksun zihniyet ne verdiki bu memlekete sen vatansever oldun ?Nasıl taktın bu nişanı koluna.
Yürek dağlayan sözleriniz ve gözyaşartan vatanperverliğiniz terör konusunda kimlere fatura kesiyor?Algılayamadığınız bir uslubamı yönetim biçimine mi? Yoksa demokrasiye mi?
Bunları konuşan insanları keyfi, vakti hali yerinde Emre Kongar-Mehmet Barlas mı sandınız?
Bunu yazan adama dava açıldı içeri alındı haberiniz var mı?
Siz ne yaptınızda cesur ve fedakar oldunuz bir anda ?
Ne Yük çekiyorsunuz siz bizden fazla yada Bunu yazan adamdan fazla
Körler sağırlar birbirini ağırlıyor gene ah ediyorsunuz vah ediyorsunuz şöyle pankürdistler böyle şerefsizler hep hep hep aynı terane
, boş konuşanlar kendilerince ellerinde avuçlarında kalan son ulus-kalelerini savunmak adına sesleri bastırmayamı çalışıyor neden?
Beceriksizlik, zaafiyet kendisine beceriksiz diyeni susturarak mı gizliyor hatasını?
Işık ses ve gayz uğultularıyla söndürülebilir mi?
Aynı beylik lafları,aynı boş üslup bir ulusu arkadan hançerlemek, sloganlar mloganlar satılık,yardakçı o , bu.Ne bir fikir, ne bir anlayış ne bir gelişim, yeşil otlaklar uzanıyor çevrenizde siz kendi etrafınızda dönüp duruyorsunuz….hiç bir şeyi değişmez dönüşmez zannediyorsunuz.
Birde üstüne fikir üreten adamlara çirkinleşen üsluplar…
Nedir sizden çektiğimiz?
Yazan:Serkan Çekiç Tarih: Ara 10, 2008 | Reply
Ordunun siyasetin karışması çok önemli bir konu. Aslında şu an için kimse türk ordusunda siyaset yoktur diyemez.Bunun en temel sebebide orduya siyaset karıştırmama çabasıdır.Ancak unutulmamalıdırki her modern topluma siyaset er yada geç karışır bunu önlemeye çalışmakta asla başarılı olamayacak nafile bir çabadan başka bir şey değildir.Fakat sorun şu ki türk ordusunda yanlızca sosyal demokrat zihniyet rahat rahat filizlenebilir geri kalanlar daha sesini çıkaramadan bastırılır.Bunun sebebide inönüden beri süregelen sosyal demokrat geleneğin tamamıyla temiz bir ideoloji olarak kabul edilmesi ve bunun devletin ordunun ideolojisi olarak görülmesidir.Bir miktar milliyetçiliğin de varlığını kabul etmek lazım şüphesiz.Ancak durum artık değişiyor bunun en temel sebebide dış dünyaya açılmamız sonucu ithal ettiğimiz yeni fikirler bunun en güzel örneği sanırım liberalizmdir 1980 lere kadar türkiye genelinde liberalizm üzerine yazılmış toplam tezlerin sayısı 10 u geçmemiştir.Birde şimdiye bakalım liberaller denen bir kesim bile oluştu.Şu an için ordunun durumuna bakarsak eskiye göre daha iyi oldğu şüphesiz.Artık hem toplumde hemde ordudada insanlar kendileri gibi düşünmeyenlerinde vatanın iyiliğini isteyebileceğni kabullenmeye başladılar.Artık bir insana vatan haini, Atatürk düşmanı demeden önce dinleyip düşünür oldular.Tabi hala arada düşünmeden saldıranlar var Şekil 1 A Yasin Bey.Bütün bu gelişmeleri göz önünde bulundurursak böyle devam ederse Türk ordusunun siyaset üzerindeki etkinliği her geçen gün dahada azalacak diyebiliriz mesela artık darbe gibi ihtimalleri göz önünde bulundurmak bile yersiz bence.Buna rağmen asla tamamıyla siyasetten çekilmeyecek yada bir avrupa ordusu gibi olmayacak en azından PKK sorunu varlığını koruduğu sürece.Çünkü PKK nın varlığı orduya ihtiyacı koruyor.Bu da orduya fazlasıyla sorumluluk veriyor.Sorumluluklar temsili olmadığı sürece gücüde yanında getirir.Yani bu güç varlığını korduğu sürece ordu gerekli gördüğünde siyasete bulaşacaktır.
Diğer değinmek istediğim konuda öğrertmenler, askerler ve polislerde her zaman biraz sosyal demokratlık ve totaliterlik bulunur.Bu mesleklerin doğasından gelen birşey.Belli bir topluluğa koşulsuz şartız hükmetme yetkisinin insan beyinlerindeki sonucu.Bu sınıfın talepleri belli ölçüde karşılanmazsa (Örn:Sosyalist Rejimler) işin sonu faşizmi bile rahatlıkla bulur.Almanyada, İtalyada faşizm işçi kesiminden değil hep bu tabakadan doğmuştur. sinema bileti 7 ytl, Kölelik yolu 12 ytl, Therion albümü 14 ytl bir öğretmenin yüzüne bunu söylemenin değeri paha biçilemez.:D
Yazan:Bergseeaugen Tarih: Ara 10, 2008 | Reply
Jakoben Komutanlarin Atatürkcülük sevdasi daha cok Türk gencinin canindan olmasina neden olacaktir. Herhangi Müslümam TürK askerin Annesinin acisi Atatürkcülerin umrunda degil. Halki tarafindan kontrol edileyemen bir Devlet kurumu halkina kesinlikle acimaz.
Yazan:fatih Tarih: Oca 26, 2009 | Reply
bu vatan da türk oğlu türkler olduğu s
rece sizin gibi hainlere meydan bırakmayacağız rasim ozan beyfendi artık ülkeyi bölmekten vazgeçin çünkü vatan sağolsun diyen analar ve mehmetler hiç bitmeyecek
Yazan:ender güçlü Tarih: Oca 28, 2009 | Reply
Rasim Abi bu yazıları senin yazdığına inanmıyorum.Sen yazıyor olsaydın Televizyona çıktığında da en azından %10 u kadar performans gösterirdin.Faraş seni duvardan duvara çarptı sesin kısıldı.Yanaklarındaki kırmızılığı hiç anlatmayayım.Şaka bir yana Kirli savaş hikayesi yazmayın kimse yemiyor,kendiniz çalıp kendiniz oynuyorsunuz.Bu ülkede kimin, kimlerin hangi egemen güçlerle işbirliği yaptığını herkes biliyor.Orduyu yangelip yatmakla suçlayanlar,Kelle sıfatı yakıştıranlar,Teröristbaşına sayın diyenler bile vazgeçip gerçeği gördüler.Bir tek etnik siyaset yapanlar kaldı(Dtp).Bölge egemenlerin gazıyla bölünmeye doğru gidiyor.Ve buna dur diyecek tek otorite Ordu.
Yazan:Serkan Çekiç Tarih: Ara 10, 2008 | Reply
Fakat sorun şu ki türk ordusunda yanlızca sosyal demokrat zihniyet rahat rahat filizlenebilir geri kalanlar daha sesini çıkaramadan bastırılır.Bunun sebebide inönüden beri süregelen sosyal demokrat geleneğin tamamıyla temiz bir ideoloji olarak kabul edilmesi ve bunun devletin ordunun ideolojisi olarak görülmesidir.Hocam bu çıkarımına kendin inanıyormusun Allah aşkına. Ordu Sosyal demokratmış.öyle olsaydı her müdahalede iktidar bir sağ partiden alınıp bir diğerine verilirmiydi. Ordu Ordudur İçinde sosyaldemokrat dahil her görüşten insan mutlaka vardır.Hatta seçimler yakın Lojmanların olduğu yerlerdeki sandık sonuçlarını Ysk sayfasından incelersen görürsün.Ama ortak bir noktaları vardır Atatürkçülerdir.Birde daha kayseriden doğuya geçmemiş birsürü yorumcunun İnternetten okudukları haberlerle ahkam kesmesi var en çokda bunu seviyorum.Ben egel olmayayım siz devam edin.