Devlet adamı değil, devlet memurusun İlker Paşa…
By Rasim Ozan Kütahyalı on Haz 28, 2009 in Ergenekon Nedir?, Kemalizm, Türk Silahlı Kuvvetleri, Türk faşizmi
İlker Başbuğ dün biz aciz Türkiye halkına gerçekleri açıkladı… Türkiye’de bir askerî darbe olması konusunda hassas olanların TSK’ya karşı örgütlü olarak asimetrik psikolojik harekât yürüttüğünden bahsetti Başbuğ… Bir darbe ortamının yaratılmasını amaçlayan bu tip planlar Genelkurmay bünyesinde asla yer almazmış… Bu rapor birileri tarafından “TSK’yı yıpratmak amaçlı” hazırlanmış… TSK içinde böyle şeyler asla ve asla olmazmış. TSK mensupları demokrasi ve hukukun dışına çıkmazmış…
Bu sözlerin hiçbirine elbette ne İlker Başbuğ ne de oradaki diğer generaller inanıyor… Tüm generaller ellerinden kaç tane bu tarzda rapor geçtiğini kendileri de çok iyi biliyorlar… Kaç tane “muhteşem örgütlenme” vasıtasıyla bu devletin kendi yurttaşlarına karşı psikolojik harekât yürüttüğünü en iyi orada oturan generaller biliyorlar. En başta da Başbuğ biliyor… O generallerin hepsi kaç defa, çeşitli ortamlarda “Şartların olgunlaşmasını biraz daha bekleyelim” dediler astlarına karşı… Kaç defa o “şartların olgunlaştırılması”nın stratejileri ve taktikleri üzerine dersler aldılar ve dersler verdiler harp okullarında ve akademilerde… TSK’nın “yönetime el koymak zorunda kaldığı” günlere nasıl gelindi, o günler içinde “dışarıda” nasıl konuşuldu, “içeride” nasıl konuşuldu, en iyi o generaller biliyor, en başta da Başbuğ… Gelin bu halkı artık kandırmayın… Zaten bu halk da kanmıyor artık… Başkalarının da size karşı dürüst olması için, en başta sizin dürüst olmanız gerekir İlker Paşa…
Gelin o başka açılardan da dürüst olalım… Biliyoruz ki, Başbuğ’un tüm konuşmasının gerisinde Emniyet istihbarat birimlerine vurgu var. Bu istihbarat birimlerinin içindeki Gülen hareketi mensuplarına dokundurma var… Zaten hemen her konuşmasında temel vurgu “bir cemaat” dediği Gülen hareketine yönelik Başbuğ’un…
Siz, Genelkurmay tarihinde olmuş ve halen olmakta olan, bu ülkenin yurttaşlarının varlığına kasteden andıçları, lahikaları, eylem planlarını, psikolojik harp manevralarını reddederseniz, başkaları da Emniyet içindeki varlıklarını reddederler… Siz bal gibi varolan ve herkesin de ne olduğunu bildiği psikolojik harekât planlarını “Yasal platformda kanıtlanamaz” diye savuşturursanız, başkaları da haliyle kontr-harekât planlarını hayata geçirmek için tetikte bekler… Bu ülkenin yurttaşları, özgürce girebildikleri kimi devlet kurumları vasıtasıyla varlıklarını sürdürmek ve garantiye almak için kendi orduları geçmişte ne yaptıysa, aynılarını yapacak hale gelir…
Temelden sakat olan şey bu ülkenin ordusunun kendi yurttaşlarının ciddi kısmını baştan “potansiyel tehdit” sayması, kendi içinde asla barındırmaması ve “şartların olgunlaştığı” bir uygun zamanda da bu yurttaşların hayatını felç edebilecek operasyonlara girebilecek olmasıdır… Gelin bu gerçeği inkâr etmeyin General Başbuğ… Türkiye’nin Kürtleri, gayrımüslimleri ve dindarları hatta şu an TSK’ya müttefik gibi gözüken Alevileri bu korkuyla yaşıyor her an… “Şartların olgunlaştığı” bir anda güme gitmekten korkuyor bu ülkenin yurttaşlarının ciddi kısmı… İnkâr etmeyin ki hem siz hem başında olduğunuz Genelkurmay’ın zihniyeti bu insanları kimliklerinden ötürü “makbul yurttaş” saymıyor… Gülen hareketi de bu “ikinci sınıf yurttaş” addedilen grupların içinde en büyük ve en güçlü olanı… Ve şu an sizin baş hedefiniz… Bu hareket de “survive” edebilmek için teyakkuz halinde yaşıyor. Evet, Emniyet teşkilatı içinde, özellikle istihbarat birimlerinde Gülen hareketinin kurumlarından yetişmiş, ya da bir şekilde bu harekete sempati duyan çok sayıda emniyetçi var… Bunu inkâr etmek de dürüstlük olmaz…
Ergenekon soruşturması süreci Emniyet içinde bir haysiyet davası olarak görülüyor. Gülen hareketiyle hiç alakası olmayan emniyetçilerin de genel algısı bu yönde… Askerî istihbarat ile Emniyet istihbarat arasında sürekli bir psikolojik harp var… Ben bu ikili durumdan rahatsız olduğumu daha evvel de yazdım. Ergenekon zihniyetine karşı kontr-Ergenekon taktikleriyle mücadele edilmesini meşru görme fikri beni ürkütüyor… Fakat İlker Başbuğ, böyle müfrit konuşmaya ve davranmaya devam ettiği müddetçe, bu durum değişecek gibi de gözükmüyor…
İlker Başbuğ kendinden sürekli “devlet adamı” diye bahsetti konuşmasında… Başbuğ’un ve tüm generallerin en başta öğrenmeleri gereken şey “devlet adamı” değil, “devlet memuru” olduklarıdır… Devlet adamları, siyasi sorumluluk sahibi olarak, toplumsal iradeyle bir makama gelmiş olan siyaset adamlarıdır… “Genelkurmay içinde olacak şeyler için garanti benim” diyemez bir devlet memuru… İstanbul Başsavcılığı’na “Belge gerçek mi, değil mi, sizden öğrenmek istemiyoruz, eğer ek bilgi gelirse dosya yine burada açılır” diye “kükreyemez” bir devlet memuru…
Esas TSK’yı yıpratan, TSK’yı bir Patagonya ordusu seviyesine indiren, TSK’yı madara eden bu zihniyettir… Bu ülkenin güçlü ve ciddi bir orduya ihtiyacı var… Böyle keyfî, sorumsuz, çocuksu böbürlenmelerle dolu hareketler bir orduyu mahveder… Bu böbürlenmeler arasında o ordunun içi kevgir haline gelir de siz hiç fark etmezsiniz… Bilmem anlatabildim mi İlker Paşa?
2 [?]



13 Yorum
Yazan:Hakkı Bentek Tarih: Haz 29, 2009 | Reply
Peki Rasim Bey,
Sorunu buldunuz,İhtiyacı belirlediniz. Nasıl yapılacak bu dediğiniz ?
Orduya sürekli laf söylersek ne olacak ? Bütün generallerin istifa etmesini mi bekliyorsunuz ?
Yoksa ordumuzu dağıtacak mıyız ?
Ergenekon eğer Darbe isteyen bir örgütse, Orduyu kızdırmak, orduya saldırmak suretiyle darbeye yönlendirenler de bu örgütün parçalarıdır.
Yazan:Teğmen X Tarih: Haz 29, 2009 | Reply
Bence bu yazının sahibi gelsin bu ülkede bir gün genelkurmay başkanı olsun da göreyim, oturduğun koltuktan ahkam kesmek pek kolay Sayın Yazar!
O sözde belgeleri kimin servis ettiğini sen benden daha iyi biliyorsun, lütfen bırak bu entel liberal ayaklarını.
Umarım liberal editörleriniz benim mesajlarımı yayınlar, hiç olmazsa liberalliğinizi görmüş oluruz.
Yazan:Olcayto Tan Haskol Tarih: Haz 29, 2009 | Reply
Teğmenim,
2 lafınızdan biri yafta liberal entellektüel ayaklar liberal liberal liberal.
Sizden rica ediyorum bu batı tanımlarını bir kenara koyarak meseleye geniş açıdan bakın.
Sıradan bir vatandaş varsayın beni söyleyeceklerimi böyle yorumlayın.
Şanlı kurumumuz Türk silahlı kuvvetleri işleri yürütmek için bizden talepte bulundu.
Elbette bulunacaktı çünkü güvenlik istiyorsak bunun için bir şey yapmak zorundaydık güvenliği sağlayan kimse yada kimseler ailelerini geçindirecek.Güvenlik için askeri teknoloji üretilecek ,silah üretilecek vs vs..
Bir şekilde bu kaynağı temin edeceğiz ve ettikte terörler mücadeleye bu ülkede zikredilen yanlışım varsa düzeltin 120-130 milyar dolara yakın para harcandı.Bunun yanı sıra ordu zounlu hizmet talep etti bu halk bunuda verdi döneme göre 8 ile 18 ay arası zorunlu kamu hizmeti verildi insanlar silah altına alındı.
En önemli bedelse kaybedilen 40000 insan oldu.Dile kolay 40000 insan bu da verildi.
Toparlıyorum 40000 insan,120-130 milyar dolar para,zorunlu kamu hizmetleri ki en büyük ekonomik değeride bu oluşturuyor zannedersem.
Kurban derilerini bağışları şunları bunları geçiyorum.
Peki Türk silahlı kuvvetlerinin demokrasinin içine etmesi bir yana bunları kullanarak elde ettiği askeri başarı nedir?
Neden bu rakamlara rağmen biz silah altında yüzbinlerce kekliğiz?
Neden bundan çok daha ufak rakamları kullanarak dünyanın süper güçleri çevre hükümetlerini devirebiliyor görülmemiş askeri teknolojiler geliştiriyorda biz bir arpa boyu yol alamıyoruz?
Pkk’yı dış mihraklar destekliyor diyorlar.Kardeşim kesin o zaman desteğini sizin işiniz bu değilmi?Bu nasıl bir zaafiyet ne demek dış mihraklar destekliyor sen ne iş görüyorsun orada?
Birleşik Devletler yılda 400 milyar dolara yakın askeri harcama yapıyor en civcivli zamanlarında ve dünyanın her tarafında savaşıyor.Latin Amerika ülkelerindeki soğuk savaştan direk askeri müdahalelere kadar uçak gemisiyle patriotuyla gap sistemleriyle kan kusturuyor.
Şimdi bu askeri teknoloji ile bizimki kıyaslandığında komik durumdayız.Neden?Aynı oranda bir askeri teknoloji beklemiyorum.Aynı oranda bir askeri başarıda beklemiyorum.Neden diyorum bu kaynakları sevkedebilen düzenli bir ordu gerilla karşısında zaafiyet gösterir?Başarısız olur?
Bana bunun hesabını verin yaptırmıyorlar ettirmiyorlar diyede maval okumayın.İşiniz bu çünkü.
Verdiğim vergiler nerede?Neden hala insan ölüyor?
En önemliside benim verdiğim vergi sayesinde teğmensiniz.Sakın bana neyi nasıl düşüneceğimi,Nasıl yorumlayacağımı anlatmayın.Haddinizi bilin ukalalık yapmayın. önce işinizi yapın.Bir numaranızı görelim.
Yazan:aliosman-china Tarih: Haz 30, 2009 | Reply
az gelismis ordular ve hicbiryeri isgal edemeyen ordular kendi ulkelerini isgal ederler, iste ornegi .tsk yi limited sirketli uluslararasi sermaye statusune sokanlar pentagon-kneset ortakli tasfiye mekanizmasindan kurtulmalari cok zor olsa gerek. kaldi ki halkini 1. sinif tehdit olarak gormus bi takimin ise ic destekten mahrum olacagi kesindir.irtica diye mangalda kul birakmayan ordu icin irtica kaynakli sehit tapularini da tsk nin elinden almak isteyecek bir avuc insandan baska kimseyi de bulman basari olcaktir.tsk bi yol ayrimina gelmek ve secim yapmak zorundadir. ya emperyalizmin tetikcisi olmaya devam ederek bolgeden tasfiye olcak, veyahutta ulkenin asli unsurlariyla irtica ayaklarindan vazgecip omuz omuza emperyalist postaya meydan okuyacaktir.
Yazan:Mekin Tarih: Haz 30, 2009 | Reply
Olcayto Tan Haskol Dikkatine
Pkk dış mihraklar tarafından besleniyor evet doğru fakat dış mihraklar bu desteğini kesmesini sağlayacak kurum TSK değildir siyaset kurumudur.Mecliste çoğunluğu sağlamış olan hükümetin görevidir zamanında Suriye bu tip destek verdi bölücü örgüte zamanın hükümeti gerekli olan iradeyi gösterdi ve suriyedeki kamplarda barınamaz oldu bölücü örgüt ve şu anki hükümet malesef aynı tutumu göstermiyor yada gösteremiyor talabani kedi bile vermeyiz diyor bizden tık yok.Bahsettiğiniz gerilla savaşıda izlediğiniz rambo filmlerine benzemez ne kadar güçlü ordun olursa olsun gerilla savaşı topyekün savaştan hezmanan sonuç alınması zamanı bakımından daha uzun sürer.Merak etmeyin teknolojik olarak bizim ordumuzda diğer ordulardan pek geri kalır yanı yok dünyanın sayılı ordularındandır.Her vatandaş gibi sizde verginizi vereceksiniz bunuda bir marifetmiş gibi sen Teğmensin benım vergim sayesinde gibi alçaltıcı ifadeler kullanmak bence çok yanlış.
Yazan:mehmet faruk Tarih: Haz 30, 2009 | Reply
Bu gövde gösterisi de kime?
Devlet adamı değil, alt tarafı devlet memurusunuz! Hal böyle iken, bu ne caka, bu ne fiyaka ve bu ne gösteriş? Hani duyanda sütten çıkmış ak kaşık sanır sizi…50 yılda 5 cuntayı yapıp, yüzlerce insanı asıp kesip, zindanlarda işkence yapanlar kimlerdi ? Demokrat ve de hukuka bağlıysanız; önce bir özeleştiri yapıp haddinizi bilin o zaman!
ASKER - SİVİL TÜM POLİTİKACILAR:
KRAL ÇIPLAK DEĞİL ARTIK!
Kimi kime yutturmaya çalışıyorsunuz?
NEREDE PARTİ İÇİ DEMOKRASİ?
NEREDE ADİL BİR SEÇİM SİSTEMİ?
NEREDE HALA AB KRİTERLERİ?
Yazan:Teğmen X Tarih: Tem 1, 2009 | Reply
Biz sanki PKK’yı bilerek bitirmiyoruz gibi bir imaj oluşturmak isteyen zihniyet, bu uğurda şehit olmuş erinden subayına tüm vatan evlatlarına en büyük acıyı veren zihniyettir.
Tayyip Erdoğan şehite kelle diyorsa, bölücübaşına sayın diyorsa, madem şeffafsınız, madem demokrasi sevdalısısınız, bunları sorgulayan tek bir yazı var mı Allah aşkına koca sitede!
Biz sadece görevimizi yapıyoruz. Tayyip Efendinin oğlu ve tüm siyasetçilerin oğlu askerlikten kaytarsın, sonra ordu PKK’yı neden bitiremiyor deyin. Meclise PKK’lı kansızlar girsin, birileri onlarla el sıkışsın, resepsiyonlarda ağırlasın, biz tepki verince, ordu siyasete karışıyor oluyor. Ayıp be, ayıp!
Eleştirinizde kısmen haklısınız, ama bu kadar gaflet içinde tek yanlı yayın yapmak günümüzde demokratlığın simgesi galiba.
Unutmayın beyler, tek bir ordumuz var. İlker Başbuğ Komutanımız açıklama yaptı, TSK demokrasiye bağlıdır dedi. Yürekliyseniz, biraz da siyasileri eleştirin.
Tek taraflı, kalıplaşmış eleştiri olmaz.
Yazan:rüştü hacıoğlu Tarih: Tem 1, 2009 | Reply
sanıyorum taraf gazetesi teğmenlerin inançları üzerinde derin kırılmalara sebebiyet veriyor. üstlerinin gözlerine bakmaktan korkan bir insanın, üstüne soru sorması mümkün değilken; lider kültü üzerinden pekiştirilmiş hiyerarşik/militarist proses zihniyetlerin ” soru ” üretmesi de mümkün değildir. üstleri tarafından belletilmişi tekrar; hitlerin deyimiyle ” ne kaa tekrar, o kaa köfte ” yada daha açık bilinen bir izah yapalım:
türk sinemasının ticani eleştirme klişelerinden biri ” babeyli balabula capcup ” ya, teğmen endoktrinasyon programında kullanılan içerik çeşitlendirilerek aynı yöntem uygulanmaktadır. yoksa militer yapılanma mümkün olmaz. bu durumda cuntacı generalleri görevden alıp albaylardan bir üst kurul oluştursanız yahut hepsini lağvedip teğmenleri terfi ettirip yepisyeni bir dizayn yapsanız göreceksinizki yenilerin tümü, eskileri aratmayacak ” küçük pinoşetler ” olarak kaldıkları yerden yola devam edeceklerdir. mesele kişiler değil; bu sonuçları mümkün kılan zihniyetin bizatihi kendisidir.
Yazan:Ekrem Senai Tarih: Tem 1, 2009 | Reply
O halde bitirmek istiyoruz da beceremiyoruz mu diyeceğiz? Halbuki ben çocukluğumdan beri PKK için “3-5 çapulcu” dendiğini biliyorum. Ya bu 3-5 çapulcu Matrix’teki Ajan Smith gibi öldürdükçe yerine yenisi geliyor, ya da işin içinde başka işler olmalı.
Sitede öyle “şu bunu demiş, şu adam kaka adamdır, haindir, dönektir, diğer adam cicidir, biz çok severiz kendisini” cinsi yazılar yok. Analiz yazıları var. AKP’yi de bir çok icraatı için defalarca eleştirdik; çok daha sert eleştiriler de yapabilirdik ama dürüst olmak gerekirse gece yarısı andıçları, Ergenekon belgeleri, kapatma davaları, darbe tertipleri elimizi klavyeden geri çekti. Çünkü her ne sorun olursa olsun demokrasinin üstünde olamaz. İnsanların özgür olmadığı ve seçilmişlerin elinin kolunun bağlandığı bir ortamda eleştirilecek, iktidardan çok önce bir çok kurum bulunuyor. Mesela bence Apo’ya sayın demekten daha çok; Apo’yla sarmaş dolaş resim çektirenler; hükümeti devirmek için Apo ile işbirliğine girenler, karakolda askerler şehit olurken golf sopası sallayıp, “karakolları güçlendirmedik çünkü paramız yoktu” deyip Apo’yu kahkahalarla neşelendirenler ilgilendiriyor.
Evet Tayyip Erdoğan’ın oğlu bir fenomen. Ama aynı şekilde hiçbir genelkurmay başkanının oğlunun ve hatta yeğenlerinin de doğuda askerlik yapmadığını eklemeyi unutmuşsunuz.
Meclis’e halk kimi seçiyorsa o girer. Beğenmeseniz de halkın tercihine karışma hakkınız yok.
Tek bir ordumuz var. Bu yüzden kışlaya çekilmali, rejim kollayıcılığı yapmamalı. Ülkenin yarısını düşman olarak nitelememeli. İrtica, laiklik diye diye ömrümüzü tüketmemeli. Siyaseti siyasetçilere bırakmalı. Saygınlığını korumak istiyorsa içindeki ergenekoncuları temizlemeli, sahip çıkmamalı, gizlememeli.
Biz AKP’yi de eleştiriyoruz; başörtüsü konusunda, yeni anayasa konusunda gerekli dirayeti gösteremiyor diye. Yoksa öyle abidik gubidik oğlu yat almış, Apo’ya sayın demiş… bunlar eleştiri değil, kahve muhabbeti. Onu zaten sokaktaki adam da yapıyor.
Tuti kuşu gibi bu ifadeyi tekrarlayanların da bir kere ordunun siyasete müdahalesini ve rejimi eleştirdiğine şahit olsak?
Yazan:Babaturk Tarih: Tem 5, 2009 | Reply
Dunyada her devletin bir ordusu vardir
Turkiye’de devleti olan bir ordu vardir
Yazan:Babaturk Tarih: Tem 5, 2009 | Reply
Tegmen’e cevap
Soyle bir bakiyorumda son kirk elli sene icinde, Cecen, Azeri, Bosnak, Kosova, Makedonya, Arnavut, Kirim, Ahiska Turkleri, Irak Turkmenleri, Bulgar ve Yunanistan Turkleri katliamlardan gecirilip surgun edilirlerken TSK “irtica” denilen dusmanla mesgul kalmisdir ve darbeciklerle ugrasmisdir. Yeni 5 yildizli ordu evleri yapmakla mesguldur. bunun icin birkac capulcu teroristi bitirememisdir. Itiraf etmez ama PKK askerin icindedir ve nufuz etmisdir. Fakir halkin parasini alirken kendini halkin hizmetcisi degilde halki kendisinin hizmetcisi olarak gormektedir. Darbe yapmayi, halk uzerine tank yurutmeyi, halkin parasi ile alinan silahi haka dogrultmayi bir vazife gormektedir. Bas ortululeri istedigi zaman istedi yerden kovma zorbaligi gostermektedir.
Bu bir isgal ordusu degil sayin okurlar, bizim kendi ordumuzdur. Tovbestagfurullah dusunmeye basladim acaba hangisi halka daha duyarlidir diye artik….
Yazan:Ali Duman Tarih: Tem 6, 2009 | Reply
Türbanla Ayşe’nin oğlu
mehmetçik olur,
gazi olur, şehit olur,
ancak türbanlı Ayşe’nin oğlu,
Subay olamaz,
Astsubay olamaz,
türbanlı Ayşe orduevine giremez,
türbanlı Ayşe askeri kışlaya giremez,
harp okuluna giremeyen, askeri liseye giremeyen türbanlı Ayşe’nin oğluna er olmak zorunluluk, şehit olmak vazife.
mehmetçik olabilen, şehit olabilen türbanlı Ayşe’nin oğlu subay’da, astsubay’da olacaktır, er/erbaş olabiliyorsa, şehit olabiliyorsa o’da olacaktır,
subay, astsubay yapmıyorsanız er’de yapmayın, askerde olmasınlar, üzümü sen ye, talkını başkası, yok öyle nağme.
Yazan:cenk Tarih: Eki 31, 2010 | Reply
liberal geçinen xxxxxxxxx Olcayto Tan Haskol yazmış şu kadar para nereye gitti mealinden xxxxxxxx . o giden paranın iki 2 katı 8 senede çöpe gitti xxxxx arkadaş. liboş olmak kolay diil dimi. güzel cümleler kurup devlete küfür edeceksin zor iş. devlet hata mı yaptı edin küfürü ama sizin xxxxxxxx xxxxxxxx iktidarda hata mı yaptı xxxx xxxxxxxx xxxxxxxxx xxxxxxxxxx …