Kafesi öz vatanı sanıyor Kuzgun »
By my on Oca 4, 2014 in Aydınlanma, Modernleşme, Pozitivizm, Psikanaliz, Sigmund Freud, Uygar(?) Batı | 1 Comment
Monteverdi – Kalbimdeki ızdırap öyle lezzetli ki / Si dolce è ’l tormento’dan:
“… Kalbimdeki ızdırap öyle lezzetli ki Maşuk’umun bu acımasız güzelliği beni mutlu ediyor
Güzellik semasında acımasızlık artabilir, varsın merhamet gösterilmesin bana,
Sadakatım gurur okyanusunda varlığını sürdürecektir.
Vuslat’ın vehmi tekrar gelebilir ama ne sevinç ne de huzur bir daha nüzûl etmeyecek üzerime,
Taparcasına sevdiğim beni reddedebilir, bu dahi beni teselli eder,
O’na olan sadakatım bâkî kalacaktır sonsuz ızdırap ve düş kırıklığı arasında,
Ne ateş ne de dondurucu soğuklar derdime derman olur,
Sükûnet bulacağım tek yer Semâ’nin kapısıdır.
Acı bir ok kalbime öldürücü bir darbe vurduysa
Kaderim değişecek ve kalbim Ölüm’le şifa bulacaktır …”
Yazı için fon müziği tavsiyesi: Monteverdi, Si dolce è ‘l tormento
Ölü kanatlarla rüzgâra tutunup sallanıyor kafes. Bir ileri, bir geri. Zincirin müsade ettiği mütevazi çemberler çiziyor havada. Kafes rüzgârda sallandıkça zavallı kuzgun uçtuğunu vehmediyor. İleri ve geri gidilen mesafeyi toplasak kim bilir kaç kilometre eder? Ey Kuzgun! Limandan çıkar çıkmaz fırtınaya tutulmuş bir gemi gibisin; çok yol yaptın ama hiç seyahat etmedin. Seneca’nın kulakları çınlasın. İyice yaşlandın artık ama öldüğünde sana da bebek cenazesi yapılacak; tıpkı Sicilya valisi Lucilius gibi. Minik tabutuna emzik, biberon ve oyuncaklar bırakacağız. Çünkü yaşam süren doldu ama sen hayatı yaşamadın be kuzgun. Ölüm’ü henüz vakti gelmemiş bir olay, gelecekte bir nokta sanıyorsun. Oysa her geçen gün biraz daha ölmektesin, azar azar azalmaktasın. Hayatının yani ölümünün çoğu geçmişte kaldı. Anla artık kuzgun; Ölüm bir nokta değil bir çizgidir.
Ölü ozanlar konuşmazlar, konuşturulurlar
1856’da doğan Sigmund Freud teorik olarak hayatının son yarısını 20ci asırda geçirmiş olmalıydı. Çünkü Read the rest







Geçtiğimiz aralık ayında sitemiz mevsim normallerinin üzerinde bir ziyaret kaydetti. Aylık tekil ziyaretçi sayısı 113.725 idi ve 




“… Erdoğan Gezi’de, post-vesayet dönemindeki yeni toplum ve yeni siyaset tablosunu fark etti ve derslerini muhtemelen çıkardı. İttifakın “diktatör” diyerek saldırdığı ve “hal edileceğinden” emin olduğu Erdoğan, bir yandan kararlı durdu, öte yandan Gezi grupları ile uzun toplantılar yaptı ve referandum kararı aldı. Dün bahsettiğim eski yöntemler ve dar dünyalarından çıkamayan örgütlerin “eyleme devam” kararı aldığı noktada ise Gezi’nin kazananı Erdoğan oldu.



Bilim ve teknoloji ile zaman arasındaki ilişkiye gelince elbette Newton’dan Einstein’a ve Kuantum mekaniğine kadar uzayan, epistemolojiden fizik teorilerine kadar dallanıp budaklanan sorgulamalar söz konusu.

