RSS Feed for This Post

Nazım Hikmet’e yapılan Fethullah Gülen’e yapılmasın(*)

20080618_derin_dusunce_org_gulen.jpgÜlkemiz karşıt görüşlerin ülkesi. İşin ilginç yanı, çelişkiler değişik yollarla fertlerde görülmekle kalmıyor, bazen aynı kişide görülüyor. Mesela insanın yanılması doğaldır, beşer şaşar. Yanıldığını anladıktan sonra doğruya yönelme makul olanıdır fakat makul olmayan aynı cinsten başka cürümü işlemesidir. Bu kadar felsefeden sonra lafı dolambaçlı yoldan bahsetmeyi bırakıyorum.

Efendim malumunuz iki gündür Cem vakfı Başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan‘ın buyurduğu beyanat ortalıkta tartışılıyor. Kimileri: “Vurun bu azdır” diyor kimileri: “Etmeyin el insaf yahu bu okumuş adam boş yere kürek çekmez” diyor. Bizde bir iki klavye vuruşuyla bu konuya parmak basalım dedik.

1902 yılında Selanik’te doğan Nazım Hikmet Atatürk döneminde 1928′de 15 yıl hapse mahkûm edildi. Ayrıca 1931 de ve 1933′te yine mahkûm edildi. Cumhuriyetin 10. yılı vesilesiyle ilan edilen genel aftan yararlanarak hapisten çıktı. 1938 de eserleri yasaklandı ve orduyu isyana tahrik etmek suçuyla 28 yıl hapse mahkûm edildi. 1. İnönü devrinde hapishanede yattı. Hapishaneden çıkar çıkmaz Rusya’ya kaçtı, 1951 de T.C. vatandaşlığı’ndan çıkarıldı.

UNESCO 2002 yılını “Nazım Hikmet Yılı” ilan etmişti. Anadolu’da olduğu gibi Avrupa’da değişik ülkelerde de anma toplantıları yapılmıştı ve Nazım Hikmet Bibliyografisi dahi hazırlanmış ve dönemin Kültür Bakanlığı da kitaplarını İngilizceye çevirmişti.

  Tuhaftır ki Nazım Hikmet’i savunup ona methiyeler düzenler, Kemalizm’e ve İnönü’ye bağlılığı kimseye bırakmayan insan topluluklarıdır. Lakin 16.06.2008′de Habertürk kanalında yayınlanan Paragraf programında Cem evlerinden sorumlu kişi : “Nazım Hikmet bir Kemalist ve de Atatürk ilkelerine sadık bir neferdi” diyordu. Neyse ben bu vakaları fazla hatırlatıp yoruma girmiyorum ve kurcalamıyorum. Öyle görünüyor ki yazar ve sanatçıların çoğu gibi bizzat devletimiz bile kendi aleyhinde olmakta, mahkûm edip vatandaşlıktan bile çıkardığı bir kişiye iade-i itibar yapmakta ve resmen olmasa da fiilen yanıldığını itiraf etmektedir. Bunlara muhalif birisi değilim. Fikrine ve dünya görüşüne katılmasam da hatta Türk milletinin büyük çoğunluğunun onun fikirlerini benimsemediği gün gibi aşikâr iken ülkemizde her türlü fikre sahip insanlar yaşadığına göre Nazım Hikmet gibi birisine de elbette bir yer olabilir.

  Diğer yandan 50 yıldan beri halkımıza hizmet eden, özellikle son 25 yıldan bu yana Türkiye çapında tanınmış ve ünü yurtdışına ulaşmış bir şahıs olan Fethullah Gülen vardır. Fikir babalığını yaptığı eğitim kurumlarıyla 110 ülkede Türk halkı arasında eğitim ve dostluk köprüsü kurulmasına vesile olmuştur. Gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında Türk okulları madalyalarına yenisini eklemekteler ve son örneğini Meclis Başkanı Köksal Toptanın katılımıyla gerçekleşen 6. Türkçe olimpiyatlarında gördük. Türk aydınlarının da hayranlığı içinde anlayışı bakımından da bu kurumları az çok tanıyan herkesin takdirini celbetmiştir. Merhum Ecevit dahi baskılara rağmen bu kurumları kanunlara aykırı bir tarafının olmadığını defaatle belirtmiştir. Hatta şuan da dünyanın 110 ülkesinde ileri gelen devlet adamları bakan ve milletvekilleri bile çocuklarının bu okullarda okumaları için yarışıyorlar.

  Yazımın başında değindiğim aydın Nazım Hikmet’in sanatını, olumlu yönlerini büyüteç altına alıp olumsuz taraflarını örtbas etmeye çalışıyorlar. Buna bir şey demiyorum. Lakin Fethullah Gülen hakkında yapılan bir açıklama dahi bir avuç suda fırtına koparan insanları görmekteyiz. Birçok mahkemede ve zamanında DGM’de hep beraat ettiği vaki bulmuşken ve Nazım Hikmet gibi hiçbir kitabı dahi yasaklanmamışken Fethullah Gülen’i suçlu ilan etmek herhalde kantarın topuzunu kaçırmak olsa gerek.

 Her siyasi çalkantıda Fethullah Gülen ismi duymak insanları gınağa getiriyor. Bundan iki hafta önce vizyonda Mahmut Ustaosmanoğlu varken sırada Fethullah Gülen’i görmekteyiz. Birileri hep açık kartını gösteriyor gibi. Felaket tellalları yine ortalıkta, Amman dikkat diyorum zira bizde bir gün manşette olabiliriz. Ahir zaman medyası kudurmuş gibi(özellikle bizim ülkemizde), her yana kin kusuyor sanki. Fikirlerinden emin olamadıklarından mıdır nedir, kim bilir daha hangi konularda kin ve bağnazlıklarını tahrik etmeye girişecekler.

 Nazım Hikmet’e bir takım zorlamalarla sahip çıkanların hiç zorlanmadan sahip çıkabilecekleri bu kişiyi anlamaya çalışmalarını bunu yapmıyorlarsa hiç değilse ona karşı haksızlık etmemeleri gerektiğini hatırlatmak istiyorum. Cem vakfı başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan’ın buyurduğu beyanat kısmen şahsi olsa da diğer Alevi topluluğunun bunu hazmedememesi Alevilerinde nasıl bir yol ayrımında olduğunu gayet açık bir şekilde gözler önüne seriyor.

Fethullah Gülen aleyhindeki bir avuç kimsenin asılsız ve mesnetsiz iftiralarından dolayı kimseden af dileme durumunda değildir. Bende onun affedilmesi veya iade-i itibarı içinde yazmıyorum. Fakat ülkesine bu kadar katkısı olmuş bu kişinin aleyhindeki iftiralara kanarak haksızlıkta bulunanları kendilerini temize çıkarmak için kendilerine iyilik etmeleri için onun hakkında insaflı olmaya çağırıyorum.     

(*) Cem Vakfı Başkanı Prof. İzzetttin Doğan

3 [?]

Trackback URL Print This Post Print This Post

  1. 17 Yorum

  2. Yazan:snowqueen Tarih: Haz 18, 2008 | Reply

    “Atatürk’ü herkes sevmek zorunda mı kardeşim” şeklinde yazılar yayınlayan bir sitede
    “Fethullah Gülen hakkında asılsız ve mesnetsiz iftiralarda bulunan bir avuç insan, size sözüm” diyerek parmak sallamak nasıl bir çelişkidir
    valla Allah şaşırtmasın ne diyeyim.

    Fethullah Gülen’in fikri derinliğinde, ayaklar yere değmeden yüzmeye çalışmak bile beşeri özelliklere aykırı ya, neyse birşey demiyorum ben.

  3. Yazan:sinan Tarih: Haz 18, 2008 | Reply

    nazım hikmet ile fetullah gülen aynı kefeye koymak ne kadar doğrudur?. fetullah gülen’in amerika emperyalizminin coğrafyamızda sistem olarak gerçekletirmek istediklerinin bir parçası, oyuncağı olduğunu artık bilmeyen mi var allah aşkına? neden ülkemize din motifli bir kıyafet giydirilmeye çalışılıyor? neden başkaları ülkemizi yönetim şeklini tarif etme peşindeler ve bu tarife göre fetullah gülen gibi dini istismar eden insanlar görevlerini yerine getirirken nazım’ın tarihini bilenler veya bildiğini iddia edenler hangi mantıkla eş değer görüyor anlayabilmiş değilim?. cahil olmak kötü ama en kötüsü de okumuş cahil olandır!. yazık yazık…

  4. Yazan:MY Tarih: Haz 18, 2008 | Reply

    @SnowQueen,

    Gülen-Atatürk eslestirmeniz uymadi yan gitti :)

    Gülen fotografi önünde sakiz çignedigi için mahkemeye veilen birini duydunuz mu? Gülen’e “bu adam” dedi diye linç edilen akademisyen var mi ortada?

    iki farkli seyi birbiriyle karistiriyorsunuz hem de fena halde: Cemaat üyeleri liderlerini elestirmek istemeyebilirler, hatta cemaat disindan gelen elestirilerden rahatsiz olabilirler. Bunu uygarca meselâ bir yazi yazarak anlatabilirler.

    Ama Atatürkçü-Vatansever-Ulusalci takimi bir kere insanlari hapse atiyor, olmadi arabasina evine bomba koyuyor, olmadi her firsatta anayasa çiginiyor, üniversitelerden, ordudan, basindan yandas toplayip çete kuruyor, MISYONERLIK, SIYONISTLIK, ILIMLI ISLAM(!) gibi temalarla komplo teorileri üretip kotku yayiyor.

    Sonra bu korku ortamindan istifade edip demokrasiyi, insan haklarini askiya aliyor.

    Ve siz gelip bütün bunlari bir makale yazmak ile ayni kefeye koyuyorsunuz.

    Yani bir yazi yazarak Gülen’i savunmak ile Diyarbakir askeri ceza evinde Kürtlere iskence yaparak marslar ve Nutuk’tan bölümler ezberletmek ve onlari böylece “kemalist” yapmak ayni sey mi?

    12 Eylül’den sonra yapilan bütün zulümlerin, idamlarin, iskencelerin sorumlusu da elini kolunu sallayip ortalarda gezerken siz hâlâ Gülenofobinizi konusturuyorsunuz.

    Birakin Dev-Sol’u, ülkücüleri bir yana. Gayet siradan bir insan olan zavalli babam gözlerimizin önünde bir kursun yiyecekti ensesine az daha. 12 Eylül döneminin korku ortamini illa ki her kusagin yasamasi mi lâzim? “Biz bir duvardan düstük” diyoruz, agzimiz burnumuz kirildi. Siz illa ki “hayir inanmiyorum, ben de bir kez çikip düsmek istiyorum” diyorsunuz.

    Bu hirstofobi, gülenofobi, yahudifobi, BOPfobi … ile, bu kadar korku ile varacaginiz yerin eninde sonunda fasizm oldugunu görmüyor musunuz?

    El insaf, el insaf, el insaf!!!!!

  5. Yazan:snowqueen Tarih: Haz 18, 2008 | Reply

    Gülen’e “bu adam” dedi diye linç edilen akademisyen var mi ortada?

    Yazısında cemaat lideri Fethullah Gülen’den “Feto” olarak söz eden gazeteci Hacı Boğatekin, savcı Ovacıklı’nın, “Fethullah Gülen Hoca Efendi Hazretlerine Feto diyemezsin” diye çıkışarak tutuklamak istediğini söyledi.
    http://www.bianet.org/bianet/kategori/bianet/104069/sen-misin-fethullah-gulene-feto-diyen

    Animal Farm’ı bilirisiniz, ne demişler, gelen gideni aratır.
    Daha şimdiden, bırakın Fethullah Gülen’i eleştirmeyi, dönem koşullarında hizmet ettiği misyona bile objektif bakamıyor insanlar.
    Cemaat üyelerinin bu konularda “uygarca”yazılarını görmedik henüz.

    Ulus devleti kıyasıya eleştiriyorsunuz ama cemaatlerin de
    bireyi erittiklerini hatırlatırım. İdolleştirmenin sadece heykel dikerek yapılmadığını.

    12 Eylül’den sonra yapilan bütün zulümlerin, idamlarin, iskencelerin sorumlusu da elini kolunu sallayip ortalarda gezerken siz hâlâ Gülenofobinizi konusturuyorsunuz.

    Fethullah Gülen’in hakkında “cennetlik” dediği Kenan Evren’den mi bahsediyorsunuz?:)
    12 Eylül’ün korku ortamını o dönem birden yıldızı parlayan Gülen’e hatırlatın derim.

  6. Yazan:snowqueen Tarih: Haz 18, 2008 | Reply

    Sonra bu korku ortamindan istifade edip demokrasiyi, insan haklarini askiya aliyor.

    “demokrasi bir tramvaydır, işimize gelen yerde ineriz”
    bir yerden tanıdık geldi mi?

  7. Yazan:TT Tarih: Haz 18, 2008 | Reply

    Yazısında cemaat lideri Fethullah Gülen’den “Feto” olarak söz eden gazeteci Hacı Boğatekin, savcı Ovacıklı’nın, “Fethullah Gülen Hoca Efendi Hazretlerine Feto diyemezsin” diye çıkışarak tutuklamak istediğini söyledi.
    http://www.bianet.org/bianet/kategori/bianet/104069/sen-misin-fethullah-gulene-feto-diyen

    -Animal Farm’ı bilirisiniz, ne demişler, gelen gideni aratır.
    Daha şimdiden, bırakın Fethullah Gülen’i eleştirmeyi, dönem koşullarında hizmet ettiği misyona bile objektif bakamıyor insanlar

    ***
    Telekulakçılar,Susurlukçular,CHP’liler..
    Bu ülkede başı başı her sıkışanın “Fethullahçılık” can simdine tutunması ilginç(diğer versiyonu irtica)…

    Daha da ilginç olanı objektiflik iddiasında bulunanların da buna inanıp tutunması!

    Eeee Hürriyet gazetesi kafalı olunca mecburen! oluyor demek ki..:))
    Hürriyet ve Doğan medyası da objektiflikten,basın meslek ilkelerinden sürekli dem vururlar ama bir gün bile uygulamazlar..

    Sözü bu noktada Zaman’dan Bülent Korucu’ya bırakalım:

    “Savcıların gözünü korkutma operasyonlarından en komiği Adıyaman Gerger’de yaşanıyor. Hakkında 89 tane bölücülük davası açılan bir gazeteci, savcıyı sindirmek için ‘Fethullahçı’ yaftası yapıştırıyor. Güya savcı Sadullah Ovacıklı, gazeteci Hacı Boğatekin’i ’sen hocaefendi hazretlerine nasıl Feto dersin? Özür dilemezsen seni yakarım’ diye tehdit etmiş. Özür dilemeyince dediğini yapıp içeri tıkmış.
    Bir savcının böyle konuşması için Fethullahçı olması yetmez, aynı zamanda zekâ özürlü olması gerekir.
    Bu masalı sayfalarına taşıyıp inanmamızı bekleyenlerin zekâlarına ise sözüm yok.
    Bence onların sorunu kalplerinde.”
    http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=678234

    Ne demiştik?
    ..mecburen mecburen mecburiyetten!

  8. Yazan:suzannur Tarih: Haz 18, 2008 | Reply

    “Ulus devleti kıyasıya eleştiriyorsunuz ama cemaatlerin de bireyi erittiklerini hatırlatırım.”
    Cemaatleşme sosyolojik bir olgu olarak karşımıza çıkar ve dinamiklerini sadece dini kimlik inşa ederek oluşturmaz. Mensubiyetler çeşitli çeşitli olabilir. Birey-Cemaat arasındaki ilişki için salt bireyi yok eder demek doğru olmaz.Yatay ve dikey bir ilişki kurulur ve bu süreçte birey ve cemaat arasında karşılıklı bir etkileşim vardır. Cemaatin bireyi değiştirmesi kadar bireyin de cemaati değiştimesi söz konusudur.
    (Özellikle Mahcupyan’ın bu konudaki tespitleri çok önemlidir, mutlaka okunmalıdır)
    Animal Farm’ın sosyolizme yönelik eleştiri yaptığını söyleyerek(Orwell’ın düşkırıklığının yansımasıdır başlı başına), Troçki ile Lenin’i karşılaştırdığı ve bunu alegorik anlamda yaptığını düşünürsek, Animal Farm’dan bir alıntı yapma zorunluluğu varsa ve bu, bu duruma adapte edilecekse, en uygun adaptasyonun, bazı hayvanlar eşittir ama bazıları daha eşittir söylemi olduğunu hatırlatmak isterim. Ama o daha eşit olanların kim olduğu sorusu bu ülkede bellidir. Darbe çığırtkanlığı yaparak kendilerine sunulan vesayet sistemini devam ettirmek isteyenler, tenis kortlarında Türkiyenin kaderini değiştirenler, daha fazla nemalanmak için gazetelerini adı laik, demokratik, sosyal hukuk devletimizin kendilerince savunmasına adarken, hukuku, demokrasiyi ve evet laikliği kullananlar.
    Nazım’ı kim sürgün etti bu ülkeden? Şiirleriyle kimi hedef aldı Nazım? Neden ülkesinin dışında ölmek zorunda bırakıldı? Bundan kimler mutlu oldu?
    Aynı durum Fethullah Gülen için de geçerli bence. Sadece inandıkları değerler farklı ve sığındıkları ülkeler. Oysa trajedi hep aynı, aynı, aynı…
    İş, tarafsız bir gözle her iki tarafa da eşit mesafeden ve nesnel bakabilmekte. Bu mümkün mü? Evet, bunu yapabilen insanlar var bu ülkede, aydın kimliğini hak eden ve demokratik kültürü içselleştirmiş insanlar…

  9. Yazan:Deveye Hendek Atlatıcı Tarih: Haz 18, 2008 | Reply

    “Atatürk’ü herkes sevmek zorunda mı kardeşim” şeklinde yazılar yayınlayan bir sitede “Fethullah Gülen hakkında asılsız ve mesnetsiz iftiralarda bulunan bir avuç insan, size sözüm” diyerek parmak sallamak nasıl bir çelişkidir

    Allah akıl fikir iz’an vicdan, insaf versin..

    Bu ikisi cümle nasıl birbirine eşit görülür? Aynı biçimde “Fethullah Gülen’i herkes sevmek zorunda mı kardeşim” deyin, Atatürk hakkında asılsız ve mesnetsiz iftiralarda bulunmayın” deyin bunlar birbirini dışlar mı hiç, bu nasıl akıl fukaralığı?

    Bir fıkra anlatayım bu zihniyet için.

    Temel bir gün İstanbul-Ankara otoyolunda ters istikametten gidiyormuş. O sırada radyodan anons yapılıyormuş. “İstanbul-Ankara otoyolunda bir araba ters yola girmiştir.” Bunu duyan Temel “ne biu ne biru, hepsu hepsu” demiş.

    İnsan ideolojik kör olmaya görsün, ne cevherler yumurtlayabiliyor.

  10. Yazan:Deveye Hendek Atlatıcı Tarih: Haz 18, 2008 | Reply

    Gülen fotografi önünde sakiz çignedigi için mahkemeye veilen birini duydunuz mu? Gülen’e “bu adam” dedi diye linç edilen akademisyen var mi ortada?

    :-))

    Okka gibi laf olmuş, altında kalana yazık olmuş.

    Savcıya da çok güldüm. Demek öyle demiş. Demek Feto demek handiyse yasakmış artık. Yahu peki bu google hazretlerinde feto yazında çıkan yazılar nedir? Aydınlık dergisi her hafta sövüyor başka ülkede mi çıkıyor? Türk Solu dergisinde küfrün bini bir para, soruşturma mı açılmış hiç?

    Hiç Atatürk ile kıyası kabil mi? Nasıl bir şaşkınlık bunu iddia etmek?

    İnsanın bunu iddia etmek için utanma duygusundan arınması gerekir. (Azıcık varmış yine ki kazı çevirmiş yanmasın diye, geleceğe randevu vermiş, “ileride şööle şööle yapacaklar” paranoyasına sığınarak. İşte bunlar kendilerine demokrat gözümüzün içine bakarak. İnsanın kafasını duvarlara duvarlara vurası geliyor.)

  11. Yazan:snowqueen Tarih: Haz 19, 2008 | Reply

    Aynı dili konuşup, aynı açıdan bakmıyoruz. KanalTurk sitesinde gibi hissettim kendimi bağnazlığı görünce. Kim ideolojik kör acaba?

    Bu kadar basit bir açıklamada, anlaşılmayan nedir, anladım gitti.
    “Atatürk’ü sevme” zorunluluğunu eleştiren sizler, Fethullah Gülen’i şirin bulmayan herkesi “bir avuç” ve eleştirilerini “mesnetsiz” bularak
    karşı çıktığınız idolleştirme, mitleştirme, tabulaştırıp kutsallaştırma
    tavrını kendiniz sergiliyorsunuz.

    Ulus devletin bireyi eriten, şekillendiren yönünü gene eleştiriyorsunuz ama iş cemaatlere gelince sanki içeride mükemmel bir nizam, demokrasi söz konusu. Birey, devleti de değiştirebilir ama
    bu günümüzdeki “bireyi şekillendiren ideolojik kafes” durumunu eleştirmeye engel değil ama iş cemaatlere gelince sadece suskunluk.

    Fethullah Gülen’i sevmiyorum, yaptıklarını ve hizmet ettiği misyonu tasvip etmiyorum, entellektüel derinliği olduğuna da inanmıyorum,
    egemen güçlerle el ele başka bir ideolojik kafes, Türk-İslam sentezi dayayıp şimdi timsah gözyaşları dökmeye de inanmıyorum.

    Atatürk’e yapılan “idollleştirme”yle kabil evet.
    Bir popstara yapılan “idolleştirme” de hepsiyle kabil mesela.
    İnsan karmaşık ama aslında oldukça basit bir varlık,
    İnsanlık Nietzche’nin dediği gibi bir solucan, böcek kadar yol almadı daha.
    Anlayacak çap yoksa ben ne yapayım,
    Seni ben eğitemem, aç Fromm oku “idollere bağlılık teorisi”.
    Gerçekten çok sıkıldım, Gülen-izm ile mutluluklar, Bir de “Kemalizm dini” diyorusunuz sizin ne farkınız var .
    Buna ne denir hatırlamıyorsanız hatırlatayım: KULA KULLUK ETMEK
    F.Gülen tabiriyle “bir katille eşdeğer ateist” imzasıyla hatırlatırım hemde, bir katile (Kenan Evren) cennetlik demiş F.Gülen tabiriyle.
    Bu nasıl bir çarpıklıktır ya. Nasıl bir kirlenmişlik.
    Şimdi ister altında kalın ister kalmayın umurumda değil. Bana ne oluyorsa. Yazmayacağım birşey.

  12. Yazan:akasya Tarih: Tem 2, 2008 | Reply

    arkadaşlar lütfen vicdanlarınıza sesleniyorum türkçe olimpiyatları hiç mi duygulandırmıyor sizi orda türkçe şarkı söyleyen zenci kız halkoyularmızı oynayan vietnamlı çocuklar sizi hiç mi ilgilendirmiyor.bunları görüp nasıl FETHULLAH GÜLENN hakkında bu kadar acımasızca konuşabiliyorsunuz?peki birde şöyle sorayım diyorsunuzki bu adam bop çu vatanı amerikalılara satıyor yahu bu adamın bir düzine kitabı var bir tyanesinin içinden bu fikirleri savunan tek bir cümle getirin istediğinizi söyleyin yapabilir misiniz bunu yapamazsınız çünkü o kitaplarda yüce dinimizden başka birşey anlatılmıyor ayrıca deniliyorki fethullah gülen amerikan ajanı yahu el insaf daha iki gün önce bir kısım medya davulla zunayla duyurdu haberi amerika vize vermiyor diye bu adam abd ajanı olsa basit bir vizeyle uğraştırırlar mı rica ederim sorun bunu kendinize

  13. Yazan:grajuva Tarih: Eyl 9, 2008 | Reply

    gorusleri, duyuslari , fikirleri ne olursa olsun, ister asiri sag, ister asiri sol, her insanin vataninda yasamaya hakki vardir, ve bu vatanin evladidir. fikirleri siddete dondugu, ve digerlerine zor ile empoze etmeye basladigi zaman kanunlar ve kolluk gucleri geregini yapar, ama yine bu vatanin evladidir.
    bu vesile ile: kardes kardesi bicaklamis donmus yine kucaklamis…

  14. Yazan:sırmalı Tarih: Eyl 10, 2008 | Reply

    ya bırakın sizin gibi yeşilciler niye hep böyle düşünüyor.

  15. Yazan:osman Tarih: Eyl 28, 2008 | Reply

    Fethullah Gülen’i sevmiyorum, yaptıklarını ve hizmet ettiği misyonu tasvip etmiyorum, entellektüel derinliği olduğuna da inanmıyorum,
    egemen güçlerle el ele başka bir ideolojik kafes, Türk-İslam sentezi dayayıp şimdi timsah gözyaşları dökmeye de inanmıyorum.

    19-20 yaşında daha ülkesi için hiç birşey yapmayan çocuklar bile seni hor görüyorlar ben buna acıyorum.
    F.Gülen tabiriyle “bir katille eşdeğer ateist” imzasıyla hatırlatırım hemde, bir katile (Kenan Evren) cennetlik demiş F.Gülen tabiriyle.
    Bu nasıl bir çarpıklıktır ya. Nasıl bir kirlenmişlik.

    Ben gerçekten merak ediyorum Fethullah Gülen’in kaç kitabını okudun kaç vaazını dinledin de onun hakkında bu kadar mesnetsiz konuşabiliyorsun. Arkadaşlar hiç kimse birbirini sevmek zorunda değildir ama mişli muşlu ifadelerlede bir insana kirlenmiş yaftasını vurmak ahlaki değildir.
    ben derim ki bir insanı eleştirmeden önce demek istediklerini anlayalım ve biraz okuyalım. yazılan yazılar yanlı yaklaşımların dışa vuruşu olarak cereyan etmektedir.
    Bakın cemaatçi değilim cemaatle lisede bağlantım olmuştu 1 sene. Ben liseyi bitireli 10 sene oldu.Başkasının fikirleirini okuyarak değil bizzat Fethullah Gülen’in yazılarını okuyarak ve vaazlarını dinleyerek tanıdım onu ve inanın bana sadece söylenenleri dinleyip Fethullah Gülen düşmanı olmak çok kolay.

  16. Yazan:uveys Tarih: Eyl 28, 2008 | Reply

    Insanlarin sabit fikirli olamamasi surekli kendisiyle celisiyor olmasi nekadar aci.. Bellekler hep butur; kirici, hirpani, bolucu vs…fikirlerle doldurulmus elbette arayis icerisinde olup dogruyu kovalamak ona ulasmak icin fikirler degisebilir. Ama karekterlere lanse etmemeli. Yazik birisi digerini boluculukle suclarken kendisinin dustugu pozisyonu gorememesi bu Turkiye nereye gidiyor?, Bu hastaligin adi nedir?

  17. Yazan:enis Tarih: Eyl 28, 2008 | Reply

    burda konuşan fetullah gülen severlere ve sevmeyenlere bir kaç yaşadığım hikayeyi anlatmak isterimki kafanızda kimin ne olduğu daha net canlansın iki sene önce bilindiği gibi fetullah gülenin dersanesi feme gittim kutlu doğum haftası etkinlikleride nedense son bir kaç yıldır olduğu gibi 23 nisana denk getirilmiş ve bir etkinlik düzenlenmişti öncelikle osmanlı devletinden girildi söze ikinci mehmet kanuni sultan süleyman derken en son söz tartışması hala daha süren sultan abdülhamit e geldi tabi konu kendisine gelince diğer padişahlarımızın lafı bile olmaz yarım saat kendisinin dinimize katkılarından bahsedildi yataktan nası çıktığına varıncaya kadar anlatıldı.2.olay şuydu dershanedeki hocalarımızdan birtanesi boğaziçine irticayı getirdiğini uluorta sölemekten çekinmemiş oraya giren türbanlı neferleriyle övünüyordu.3.sü ise sene sonunda bir arkadaşımızın aldığı puan doğrultusunda bizim kamuda adamımız yok sen kamu yaz demeye cesaret edebilmiş insanların burda blunmasıydı.şimdi sizlere sorarım nasıl bir ulusal bayram haftasında ki bu bayramı tıpkı ramazana şeker bayramı denmesine kızan kimileri gibi çocuk bayramı diye geçiştiren mahluklar böle bir haftada bu derece duyarsızlaşabiliyorlar iki bu insan sıradan bir öğremenide dahil olmak üzere tüm öğrencilerini nası kendi kadrolaşmasının içine dağil etmeye yeltenebiliyor.anlamak istemediğiniz şey şu ki yurt dışındaki o okullarda türk kültürünün öğretilmeside aslında bundan ibaret bu dershaneye girdiğinizde karşınıza çıkan sadece oraya göstermelik konulmuş bir atatürk büstüyken o okullardada atatürk bu zihniyet içersinde sadece göstermelik öğretiliyor.bazı şeyleri sadece okuyup dinlemek yetmiyor bazen içindede bulunmak gerekiyormuş anlamak için ben bir sene devamlı zaman gazetesi okudum hala daha arada okuyorum ve okurken çok gülüyorum arkadaşlar gözünüzü bağlayan kulağınızı tıkayan yoksa şu ülkedeki dini istismarı kimin timsah gözyaşlarıyla yaptığı anlaşılıyor.

  18. Yazan:osman Tarih: Eyl 28, 2008 | Reply

    Tabi arkadaşım haklısın kutlu doğum haftasında Peygamberimizi hatırlamaya tabiki 23 Nisan daha önemli!!!
    (haşa)

ÖNEMLİ

--------------------------------------------------------------------

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahiplerinin kendileri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşleri Derin Düşünce Grubu üyelerinin benimsediği anlamına gelmez.

Yorum bölümü özgür bir tartışma ortamı yaratmak için vardır. Ancak saldırgan ve düzeysiz yorumlar yayınlanmayacaktır. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatmanızı istirham ederiz.

--------------------------------------------------------------------
  • Siz de fikrinizi belirtin