Halkbank’ın arkasında yeni bir darbe mi var? »
By Şivan Taşkıran on Ara 18, 2013 in AKP, Beyin Yıkama, darbe, Psikolojik harp | 3 Comments
“… Yolsuzluk yapan bedelini ödeyecektir. Ancak ortada bu kez başka türden bir vesayet girişimi var gibi görünüyor. Hedef yine seçilmişler…Ve postmodern atanmışların tek amacının yolsuzlukla mücadele olduğuna kimse inanmıyor. Sosyal medyaya bakın , olayın ilk saatleri dahil olmak üzere kimse bunun gerçek bir yolsuzluk operasyonu olduğunu düşünmedi. Ancak niyetin farklı olması gerçek eldivenler kullanılmadığı gerçeğini değiştirmez. Tekrar ediyorum ortada bir yolsuzluk varsa bedelinin ödenmesi gerekir, ancak yolsuzlukla mücadelenin meşruu bir amaç olması vesayet tartışmasını sona erdirmez. Zira askeri vesayetin de ‘meşru’ gerekçeleri vardı: Vatanın birliği bütünlüğü ya da laikliğin gerçekten önemli konular meşruu sebepler idi. Lakin bunların hiçbiri günün sonunda siyaseti çalışamaz hale getiren, milletin iradesini bloke eden vesayetçi askerlerin eylemlerini/darbelerini makul göstermeye yetmedi. Aynı şey başka kurumların vesayet girişimleri için de geçerli …” (Nihal Bengisu Karaca)
“… İsrail lobi kuruluşu AIPAC, geçtiğimiz günlerde Türkiye aleyhine bir kampanya başlatmıştı. ABD’de 47 milletvekili de, İran’la ticarete aracılık ettiği gerekçesiyle Halkbank’ı suçlamıştı. […] Türkiye’nin Halkbank üzerinden İran’la ticareti artırdığı iddiasıyla, Türkiye aleyhine bir imza kampanyası başlatılmıştı. Türkiye ve İsrail arasındaki “özür diplomasisi” sonrası başlayan yakınlaşmanın aksamasının da etkisiyle, Washington’ın en güçlü lobi örgütlerinden İsrail yanlısı AIPAC’in önayak olmasıyla yürütülen kampanyaya 47 milletvekili destek vermişti …” (Basın)
“… Yeni bir küresel denklem oluşuyor. Bu denklemde Türkiye ağırlık kazanmak istiyor. Ancak küresel aktörler, Türkiye’nin yeni rolünden ve taleplerinden rahatsız. Onun için Türkiye’ye ayar vermek istiyorlar […] Erdoğan’sız bir Türkiye hayal edenler, hem yerel seçimlerde hem de cumhurbaşkanlığı seçiminde AK Parti’nin kaybetmesini hedefliyor. Bu amaçla bir süredir, iç içe girmiş birbiriyle ilintili oyunlar sahneleniyor …” (Şamil Tayyar)
… Bu konuda okumak için…
Hükümeti devirmek isteyen birileri mi var?
4 Türk bankası çalışanlarını sömürmek, tüketiciyi kandırmak ve haksız rekabetten dolayı çok ağır cezalar yediler. Hemen ardından Türkiye tarihin en büyük anti-kapitalist ayaklanmasını yaşadık. Göstericiler “Sosyalist Türkiye” ve “yaşasın devrim” sloganları atarak orak-çekiçli pankartlar, Deniz Gezmiş posterleri taşıdılar. Tuhaf olan ise bazı bankaların ve holdinglerin bu ayaklanmaya destek olmasıydı. Anti-kapitalist göstericiler 20 gün boyunca İstanbul’un en lüks otellerinden birinde bedava kaldılar. Tuhaflıklar bununla da bitmedi. CNN, BBC, Reuters ve daha bir çok medya kuruluşu bir kaç sene önce, üstelik yabancı ülkelerde çekilmiş yaralı ve ölülerin fotoğraflarını “Türkiye” diyerek servis etti. Tayyip Erdoğan’a destek için toplanan AKP’lilerin fotoğrafı CNN tarafından kazayla(?) “Ayaklanmış Protestocular” olarak yayınlandı.
Dünyada da tuhaf şeyler oldu:
- Türkiye ile neredeyse aynı anda Brezilya’da bir halk(?) ayaklanması başladı.
- Georges Soros’a ait ekonomi gazeteleri Çin ekonomisi hakkında aşırı kötümser haberler yaydılar.
“Kazalar” bu kadar çoğalınca insanlar ister istemez bazı şeyleri sorguluyor:
- Türk bankaları neden sermaye düşmanı, anti-kapitalist bir ayaklanmaya destek oldu?
- Acaba 2008 krizinden sonra kan kaybeden ABD ve Avrupa kaçan sermayeyi geri çekmeye mi çalışıyor?
- Brezilya, Çin ve Türkiye Avrupa ve ABD’deki yatırımları çekmenin cezasını mı ödüyor?
Elinizdeki kitap bu sorulara ve darbe iddialarına cevap arıyor. Buradan indirebilirsiniz.










Vech-i yâre dûş olan âlemde seyran istemez



Söz yıkar şiir imar eder

Roman nedir? Tarif dahi edilmesi zor bir kavram. Sanatçının İnsan’a bakışını, toplumla kurduğu ilişkiyi yansıtır sanat eserleri. Bu sebeple sanat her çağda yeniden icad edilir. Ünlü yazar Heinrich Mann’ın dediği gibi: “Bütün romanların ve hikâyelerin amacı kim olduğumuzu bilmektir, Edebiyatın önemli bir konuma sahip olmasının nedeni, sadece doğanın ve insanlar âleminin ayrıntılarını tek tek açıklaması değil, insanları hep yeni baştan keşfetmesidir.” Okuyacağınız bu eserle







