Tabiat güzeldir-1 »
By Katrin Baskiotis on Tem 15, 2013 in Güzellik, Tabiat | 0 Comments
… Görmek üzerine e-kitap okumak için…
İnsan gözü daha verimli kullanılabilir mi? Aş, eş ve düşmanı gören Et-Göz’ün yanı sıra Hakikat’i görebilecek bir Derin-Göz açılabilir mi? Sanatçı olmayan insanlar için kestirme bir yol belki de Sanat. Çukurların dibinden dağların zirvesine, Yeryüzü’nden Gökyüzü’ne…Sanat’a bakmak için çeşitli yapıtlardan, ressamlardan istifade ettik: Cézanne, Degas, Morisot, Monet, Pissarro, Sisley, Renoir, Guillaumin, Manet, Caillebotte, Edward Hopper, William Turner,Francisco Goya, Paul Delaroche, Rogier van der Weyden, Andrea Mantegna , Cornelis Escher , William Degouve de Nuncques … Peki ya baktığımızı görmek, gördüğümüzü anlamak? Güzel’i sorgulamak için çağ ve coğrafya ayırmadık, aklımızı uyaracak hikmetli sözlere açtık kapımızı: Mevlânâ Hazretleri, Gazalî Hazretleri, Lao-Tzû, Albert Camus, Guy de Maupassant, Seneca, Kant, Hegel, Eflatun, Plotinus, Bergson, Maslow, … Buradan indirebilirsiniz.
Sanat Yoluyla Hakikat Bulunur mu?
Gözlerimizin sınırlı oluşu sayesinde algılıyoruz kavramları. Immanuel Kant’ın meşhur bir güvercini vardır, havayı iterek uçar ama havanın direncinden yakınır durur. “Hava olmasaydı daha hızlı uçabilirdim” der. İnanmak zor ama … eğer sınırsız görme kabiliyetine sahip olsaydık hiç bir şey göremezdik! güneşe dürbünle bakan biri gibi kör olurduk. Hakikat’i görmekte zorluk çekmemizin sebebi O’nun gizli olması değil tersine aşikar olmasıdır. Aksi takdirde Hakikat’i içeren, kapsayan ve perdeleyen daha hakikî bir Hakikat olması gerekirdi. İşte bu sebeple Hakikat’i görmek için Bilim’e değil Sanat’a ihtiyacımız var, bilmek için değil bulmak söz konusu olduğu için. Derin Düşünce yazarları Sanat-Hakikat ilişkisi üzerine yazdılar. Buradan indirebilirsiniz.








“… Sanat tarihi yeni bir disiplin olduğu için tıpkı diğer ilmi disiplinler gibi islam sanatını meydana getiren unsurları birbirinden ayrı vakalar olarak tahlil ederek bunları tarihi şartlarla açıklamaya çalışmaktadır. Bu yüzden bu sanat anlayışında zaman ve mekân üstü olan ebedi ve evrensel hakikatler böyle bir yöntemi kullanan sanat tarihi ilminin elinden uçup gitmektedir. Oysa islam sanatı gibi diğer dini sanatlar da daima içlerinde ebedi hakikatler ve unsurlar barındırırlar. Dolayısıyla bu tür sanatların bu aşkınlığı gölgelemeyecek bir yöntemle ele alınmaları gerekmektedir. Bazılarının islam sanatı da bazı form ve şekillerden meydana geldiği ve bu form ve şekillerde diğerleri gibi tarihi birer olgu olduklarından hareketle bunlarında zaman ve mekâna bağımlı olduklarını söyleyerek bize itiraz etmesi mümkündür. Bu anlayışa göre bu dini sanatların sahip olduğu unsur ve şekillerde tıpkı diğer tarihi olgular gibi gelişir ve sonra da tarih sahnesinden çekilirler. Dolayısıyla bunların sanat tarihi ilmi tarafından tarihsel bir yöntemle ele alınmaları mümkündür.



