Main Content RSS FeedÖnceki Yazılar

Liberal Düşünce Topluluğu İstanbul Ofisi Açılıyor »

10 Ekim 2009 Cuma, 19.00-21.00

Program:
14.30 – 16.00 : Açılış ve Kokteyl
16.00 – 18.00 : Meclis İçinden Gözlemler:

Liberalizmin TBMM içindeki yeri – Nursuna Memecan, AKP Milletvekili

Yer: Alemdar Mah. Çatalçeşme Sk. Yücel Han No:46/6 Sulltanahmet 
 
Adresin kesin tarifi veya 3H Hareketi ekibi ile beraber açılışa katılmak için bizimle irtibata geçin
 
Iletisim: 3hiletisim@gmail.com
     05355626521

…Bu makale ilginizi çektiyse…

Liberalizmin Kara Kitabı

Liberalizm asırlardır bir çok aşamalardan geçmiş, tarihi olaylarla kendisini imtihan etmiş bir düşünce geleneği. Değişmiş yanları var ama sabitleri de var. Bu sabitlerin içinde liberalizmin tehlikeli yönleri hatta YIKICI UNSURLARI da var. Bunları ortaya çıkarmak için “doğru” soruları sormak ve liberal perspektifte kalarak yanıt aramak gerekiyor… Büyük bir kısmı bu gelenekten olan düşünürlerin fikirlerinden istifade ederek liberalizmin kusurlarını ele alıyoruz bu kara kitapta: Adam Smith, Mandeville, John Stuart Mill, Hayek, Friedman, Röpke, Immanuel Kant, Alexis de Tocqville, John Rawls, Popper, Berlin, Mises, Rothbard ve Türkiye’de Mustafa Akyol, Atilla Yayla, Mustafa Erdoğan…

Liberallere, liberalimsilere ve anti-liberallere duyurulur.

Buradan indirebilirsiniz.

 

Liberalizmin Ak Kitabı

1930 model bir ulus-devletin, bir “devlet babanın” çocuklarıyız. Son derecede “Millî” bir eğitim gördük, öğrenim değil. Hayatta işimize yarayacak meslekî bilgileri ya da eleştirel bir bakışı öğrenmedik “millî” okullarda. “Varlığımızı Türk varlığına armağan etmek” için eğitildik, eğilip büküldük.

Liberallerin dilinden düşmeyen “Bireysel haklar ve özgürlükler” bizim gibi Kemalist çamaşırhanelerde yıkanmış beyinler için çok yeni. Türkiye’de yaşayan insanların ulus-devlet boyunduruğundan kurtulmasında önemli bir rol oynuyor liberaller. Biz de bu kitapta liberalizmin temel tezleriyle uyumlu, bu fikir akımına doğrudan ya da dolaylı destek veren makaleleri birleştirdik. Buradan indirin.

Tevhid’in ve Hikmet’in anlamı »

Sunuş: Aşağıda Sevgili Dostum ve Türkiye’de en değer verdiğim entelektüellerden olan Dilaver Demirağ’ın bir yazısı var. Derin Düşünce’de siyasi, ekonomik, ekolojik, toplumsal ve ahlakî  birçok meseleyi farklı perspektiflerden inceleyen yazılar çıkıyor. Dilaver Demirağ’ın aşağıdaki yazısı, Türk solunda eğer umut edilecek bir dal varsa, umut beklememiz gereken o perspektifi göstermesi açısından önemli bir yazı bence. Anarşist bir solcu; ama benim kendisini tanımladığım şekliyle bir “hikmet solcusu” olan Dilaver Demirağ’ın yazısının bu sitede önemli tartışmalar ve açılımlar yaratabileceğini düşünüyorum. Kendisinden izin alarak Derin Düşünce’de yayımladığımız bu yazısı, umarım ortak bir ahlakî – muhalif yapının kurulmasının da itici güçlerinden olur.

Enver Gülşen

Not: Yazı Yeşil Gazete’de yayımlanmıştır.

     Tevhid’in ve Hikmet’in anlamı (Dilaver Demirağ)

KOZOFİ  TARTIŞMALARI – I – 

İbrâhîm içimdeki putları devir, elindeki baltayla/kırılan putların yerine yenilerini koyan kim. Güneş buzdan evimi yıktı/koca buzlar düştü, putların boyunları kırıldı. İbrâhîm/Güneşi evime sokan kim. Asma bahçelerinde dolaşan güzelleri/buhtunnasır put yaptı/ben ki zamansız bahçeleri kucakladım, güzeller bende kaldı. İbrâhim, gönlümü put sanıp da kıran kim? (Asaf Halet ÇELEBİ )

Sevgili Yoldaşım Ramazan Kaya’ya 

TEVHİDİN VE HİKMETİN ANLAMI 

La İlahe İllallah sözü  bir devrim çağrısıdır. İnsanların kula kulluk ettiği bir zaman diliminde dağılmışlık da değil birlikte evrensel kardeşliği gerçekleştirmek mülkiyet ve iktidar tarafından esir alınmış olan, zulümle varolan düzene bir başkaldırıydı. Adaletin çağrısı, esenliğin çağrısı, insanlar arasında eşitliğin çağrısıydı dahası tüm tahakküm biçimlerinin kökten bir reddi idi. Bir Fransız yazarın güzel bir sözü vardır: Devrimler genç ve güzel bir siluetle doğarlar, ama daha sonra çürüyen bir ceset gibi olurlar. Tek Tanrılı dinler de bir devrim olarak gencecik ve güzel bir yüzle doğdular ama Read the rest

Postal yala, sıhhat bul! »

Bir Ses Yap Sitesinin katkısıyla

… Bu makale ilginizi çektiyse…

Türk milliyetçiliği birleştirir mi yoksa parçalar mı?

 İllâ ki bir tutkal/çimento mu gerekiyor? Milliyetçilik tutkalı adil ve müreffeh bir düzene alternatif olabilir mi? Adaletin, hukukun hâkim olmadığı ortamlarda Türklerin kardeşliği ne işe yarar? Belki de Türk Milliyetçiliği diğer milliyetçilikler gibi yok olmaya mahkûm bir söylem. Çünkü var olmak için “ötekine” ihtiyacı var. Ötekileştireceği bir grup bulamazsa kendi içinden “zayıf” bir zümreyi günah keçisi olarak seçiyor. Kürtler, Hıristiyanlar, Eşcinseller, solcular…150 sayfalık bu kitapta Türk Milliyetçiliğini sorguluyoruz. Müslüman ve milliyetçi olunabilir mi? Türkiye’ye faydaları ve zararları nelerdir? Milliyetçiliğin geçmişi ve geleceği, siyasete, barışa, adalete etkisiyle. Buradan indirin. 

 

Türkiye bölünür mü?

“Bebek katili! Vatan haini!…” PKK terörünü lanetliyoruz ama devlet eliyle işlenen suçlara karşı daha bir toleranslıyız.  “Kürtler ve Türkler kardeştir” diyenlerin kaçı “sen benim kardeşimsin”  demeyi biliyor Zaza, Sorani, Kurmanci dillerinde? Ülkemizin terör sorunu ne PKK ne de Kürt kimliğiyle sınırlanamayacak kadar dallandı, budaklandı. Bazı temel soruları yeniden masaya yatırmak gerekiyor: (*) Kürtler ne istiyor? (*)  İspanya ve Kanada etnik ayrılıkçılıkla nasıl mücadele etti? (*) PKK ile mücadelede ne gibi hatalar yapıldı? (*) İslâm ne kadar birleştirici olabilir? Töre cinayetlerinden Kuzey Irak’a terörle ilgili bir çok konuyu ele aldığımız 267 sayfalık bu kitabı ilginize sunuyoruz. Buradan indirin.

 

Türkiye’nin Ulus-Devlet Sorunu

Devlet gibi soğuk ve katı bir yapı bizimle olan ilişkisini hukuk yerine ırkımıza ya da inançlarımıza göre düzenleyebilir mi? GERÇEK hayatı son derecede dinamik ve renkli biz “insanların”. Birden fazla şehre, mahalleye, gruba, klübe, cemaate, etnik köke, şirkete, mesleğe, gelir grubuna ait olabiliriz ve bu aidiyet hayatımız boyunca değişebilir. Oysa devletimiz hâlâ başörtüsüyle uğraşıyor, kimi devlet memurları “ne mutlu Türk’üm” demeyenleri iç düşman ilân ediyor, Sünnî İslâm derslerini zorla herkese okutuyor… Bizim paramızla, bizim iyiliğimiz için(!) bize rağmen… Kürt sorunu, başörtüsü sorunu, Hıristiyan azınlıklar sorunu… Bizleri sadece “insan” olarak göremeyen devletimizin halkıyla bir sorunu var. Türkiye’nin “sorunlarının” kaynağı sakın ulus-devlet modeli olmasın? 80 sayfalık bu kitap Kurtuluş savaşı’ndan sonra Türkiye’ye giydirilmiş olan deli gömleğine işaret ediyor.  Ne mutlu “insanım” diyene! Kitabı buradan indirin.

 

Hrant için Adalet için! »

Arkadaşımız Hrant Dink 19 Ocak 2007 cuma günü öldürüldü. Aradan neredeyse 3 yıl, sayısız mahkeme geçti.

Bu davanın tanıkları, mağdurları ve takipçileri olarak durmaksızın adalet talep ettik. Taleplerimiz yerine gelmedi.

Aklımızı ve canımızı acıtan pek çok soruyla bir kez daha arkadaşımızı aramızdan alan karanlığa ve yaratılan katillere karşı durmak için 12 Ekim pazartesi günü saat 10.00’da Istanbul beşiktaş Meydanı’nda toplanıyoruz.

SUSMUYORUZ, VAZGEÇMIYORUZ, ADALET İSTİYORUZ.

Hrant için Adalet için. 

Korsan Mahyalar Semalarda! »

Yıldıray abime harbi teşekkürlerimle

 

Zaman Gazetesi’nin son reklâmı iyi ama… »

Zaman güzel bir çalışmaya imza atmış, « önyargılarımız, görünmez duvarlarımız » . Reklâm filminin verdiği mesaj aslında hem Türkiye’nin hem de dünyanın bir çok derdine ışık tutacak mahiyette. Tebrikler. Ancak Zaman Gazetesi’nde henüz çözemediğim şey kimi zaman BBPci, kimi zaman başka bayraklar altında kendini gösteren ırkçı damar. Zaman ve Taraf en çok okuduğum iki gazete. Bu sebeple bunların kusurları beni diğer gazetelere oranla daha çok ilgilendiriyor.

Uzun bir zaman önce « Sünnetsiz kundakçı DTP adına kurban derisi toplamış » başlığıyla verilen ırkçı haberi eleştirmiştim “Zaman Gazetesi ırkçı mı oluyor?” yazısıyla. Aradan geçen zamanda Read the rest

Karanlıktakiler ve Çağan Irmak »

Çağan Irmak filmleriyle ilginç bir ilişkim vardır. İlk filminden beri filmlerini izlerim. Ancak hiçbir filminde beklediğim bir sinema kalitesini bulduğumu söyleyemem. Çağan Irmak filmlerinden hep hayal kırıklığı ile çıktığım halde neden hala onun filmlerini izlemeye devam ediyorum diye düşünürüm zaman zaman. Zira filmlerini beğenmediğim yönetmenlerin sonraki filmlerini de genellikle ilgisizlikle karşılarım. Ama Çağan Irmak’ın “iyi” diye tanımlamadığım filmlerinde görebildiğim bir yetenek, önemli filmler yapabilecekmiş izlenimi veren bir ışık, beni onun yaptığı her yeni filmi – çoğunlukla istemeden de olsa – izlemeye sevk ediyor. Son filmi “Karanlıktakiler”, bu beklentimin boşa olmadığını görmek açısından benim için mutluluk verici oldu. Read the rest

İstanbul’daki Büyük Camilerde Irkçı Mahyalar »

Haksöz Haber

Müslümanların ilk kıblesi Mescid-i Aksa Siyonist işgal altında! Türkiye’deki kimi büyük camiler ise ırkçı kuşatma altında! Evet, bu akşam İstanbul’da kimi camilerin minareleri arasına asılan ışıklı yazılar “açılım” çabalarına karşı adeta avaz avaz bağırıyor! 05.10.2009 23:51

Kuşatma Altında Olan Sadece Mescid-i Aksa mı?

Aşağıdaki fotoğraflar bu akşam İstanbul Eminönü’nde bulunan Süleymaniye Camii’nde çekildi. “İstanbul’un Kurtuluşu” yıldönümü nedeniyle asıldığı öğrenilen yazılar, camilerin de nasıl resmi ideolojinin kıskacı altında olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Ramazan aylarından alışık olduğumuz kimi rahatsız edici yazılar, bu sefer ırkçılığı Read the rest

Son 90 günde en çok okunan, yorumlanan, bağlantı verilen yazılar »

  1. Fahişelik, şehitlik ve özgürlük
  2. “Atatürkçü/Kemalist mahalle baskısı” veya “Yıpranan TSK değil, benim!”
  3. Dücane Cündioğlu’nun Elif Şafak Eleştirileri Üzerine
  4. Din, felsefe ve demokrasi ilişkisine bir kapı olarak tasavvuf
  5. Başörtüsüne kızarım, Türkiye’yi yakarım!
  6. Doğu Türkistan
  7. Güçlü orduya lüzum yok, kaliteli olsun yeter
  8. Liberalizm İslam ile Flört Edebilir mi?
  9. Türk bölücübaşı Osman Pamukoğlu
  10. Öcalan realitesi ve Kürt açılımı
  11. Ayıp sanat olur mu?
  12. Bu ülkede askere gidilir mi?
  13. Mücahid Abi, beni bildin mi?
  14. Nedir Şu Tasavvuf Dedikleri? 
  15. Dipçiklemeseydik de beslesemiydik?
  16. Yine bir pazartesi yazısı
  17. Mezopotamya’nın çocuklarının adına…
  18. Ne mutlu? “Türk’üm” diyene!
  19. ‘Atatürk milliyetçiliği’ bitmiştir
  20. Çocuklar, Kürtler ve İzmir
  21. Yobaz laiklerin korkusu

Ceylanem Kezew – Ceylanım ciğerim »

TARAF

HALASININ OĞLUNDAN CEYLAN’A AĞIT / Ceylan’ı yalansız ve sebepsiz sevebilir misiniz? O zaman bu ülke yekpare kalacak. Çıkarlarınızı bırakıp hayatı seçtiğiniz zaman…
 
Lütfen virgülüne noktasına dokunmayın ki acılarımızı anlattıktan sonra nokta bırakabileyim. Ceylan dayımın kızı. Daha on dördüne on dört gün kalmıştı. Zeki mi zeki bir kız. Ramazan ayında Kuran-ı Kerim’i iki defa hatim edecek kadar zeki, akıllı bir kız. Yaşıtları ona PİRE (nene) diyor. Kendisi dininin gereklerini yerine getirmekte herkesten hassas, kendi yaşıtlarının anlamayacağı kadar olgun. Babası dayım onu KERGEM (tavuğum) diye seviyor. Kürdün sevmesi, doğası gibi saf ve yalın ve yalansız. Okuduğu Read the rest