Nazi Almanyası, Irak ve Suriye »
By my on Eki 18, 2017 in Aforizmalar, Enerji, İran, İslâmistan, petrol, Savaş, Tarih | 1 Comment
Aralık 1942’de Alman Afrika Kolordusu komutanı mareşal Rommel, Süveyş kanalına doğru hızla ilerliyordu. Almanların petrol sıkıntısı bitecekti.- Üstelik Süveyş, Suudi Arabistan, Filistin ve Basra’nın Alman kontrolüne geçmesi İngilizleri petrolsüz bırakacaktı.
- Texaco ve SoCal (Standard Oil Co. of California; Bugünkü Chevron) petrol şirketlerinin patronları Harold Ickes’tan ABD donanmasının yardımını istediler.
- Kurt siyasetçi Harold Ickes, Washington’dan 10.000 km uzaktaki petrolü korumadan önce iddia edilen rezervleri kontrol için en iyi uzmanı yolladı.
- DeGolyer’e göre Suudi Arabistan’da 100 milyar varil petrol olabilirdi. Yani bütün Amerikan şirketlerinin bütün dünyadaki ispatlanmış rezervlerinin 4 katı!
- DeGolyer Washington’a çektiği telgrafta şöyle demişti: “Buradaki petrol insanlık tarihinde ele geçmiş en büyük hazinedir”
- Böylece İngilizler, Osmanlı’dan çaldıkları petrolü Amerikalı korsanlara kaptırmış oldular.
- Almanların patates, Japonların çam kökünden yakıt üretmeye çalıştığı 1945’te ABD’nin elinde o kadar çok petrol vardı ki sivilleri napalm ile yakıyordu.
- 1942’de sadece 2 Japon tankeri batıran ABD, ertesi yıl 23 tanker ve nihayet 1944’te 131 tanker batırdı. Japon petrol tedariki %50 düştü.
- Batı cephesinde, meselâ Bastogne’daki Alman yenilgisinin sebebi de petrol sıkıntısı. Alman tank ve uçaklarının %40’ı yere çakılıp kalmıştı.
- Mazotsuz kalınca hareket kabiliyetini kaybeden Alman zırhlı birlikleri ABD uçakları için çok kolay hedefler haline geliyordu.
- Buraya kadar anlattıklarımız işin görünen kısmı. Esas tuhaflıklar mutfakta. Yani Hitler’e petrol veren ABD’liler ve ABD ordusuna teknoloji veren Alman firmaları.
- Ama önce Kerkük-Hayfa hattını konuşalım. Rommel Süveyş kanalına yaklaşırken Rodos adası da Almanların eline geçti. Neden önemli?














Kitap tanıtan kitapların 7cisine damgasını vuran düşünür Susan Sontag oldu. 1977’de yayınladığı “Fotoğraf Üzerine” isimli cesur kitaptan bahseden 4 makale ile başlıyoruz. Mehmet Özbey’in kaleminden eskimeyen bir kitabı ziyaret edeceğiz sonra: Yüzyıllık Yalnızlık (Gabriel Garcia Marquez) Değerli yazarlarımızdan Mehmet Salih Demir ve Mustafacan Özdemir tek bir kitaba ve tek bir yazara odaklı kitap sohbetlerinden farklı makaleler hazırladılar. Bunlar kavram ve/veya olaylara odaklı, birden fazla kitaptan ve müelliften istifade eden çalışmalar: Terör, vicdan, modernleşme, bilim felsefesi (Kuhn, Heidegger, Derrida, Gadamer, Dilthey, Mach, Baudrillard, Toulmin) … Suzan Nur Başarslan’ın yazdığı Türk romanının tarihçesi ve Seksenli Yıllarda Türk Romanı Ve Post Modern Eğilimler de bu kategoriye dahil edilebilir. Bunların yanısıra yazar kadar hatta bazen daha fazla ünlenmiş kitaplara adanmış makaleleri de yine bu sayıda bulacaksınız: Zeytindağı (Falih Rıfkı Atay), Hayy Bin Yakzan (İbn-i Tufeyl), Körleşme (Elias Canetti), Taşrada Düğün Hazırlıkları (Franz Kafka). Kitap tanıtan Kitap 7’nin daha önceki sayılardan bir diğer farkı da Georg Simmel’e adanmış iki makale içermesi. Karl Marx ve Max Weber arasındaki kayıp halka olarak nitelenen Simmel’in “Büyük şehir ve zihinsel yaşam” (Die Großstädte und das Geistesleben, 1903) isimli özgün çalışmasından bahsettiğimiz makaleler kitabın sonunda. 