Big Data çağında İslâmî devlet olur mu? »
By my on Tem 29, 2017 in Adalet, Bilgi Teknolojileri, Devlet, İslâm ve Eko-Politik (Kaynak), Keşkül Yazıları, Teknoloji | Big Data çağında İslâmî devlet olur mu? için yorumlar kapalı
“… Padişahın haftada iki gün divan-ı mezâlime oturup, mazlumun hakkını zalimden alarak ona vermesi, konuyu aracısız bir şekilde tebaadan bizzat kendisinin dinleyip ona hükmetmesi gerektir. Nispeten önemli olanlar yazılı olarak kendisine arz edilmeli ve hükümdar bu meselelerin her birinin neticelerini de kâtiplere yazdırması lazımdır. Cihan hükümdarının haftada iki gün haksızlığa ve gadre uğrayanları huzuruna çağırıp onları bizzat kendisinin dinlediği haberi memlekette yayılınca zalimler dehşete kapılır, ayaklarını denk alırlar ve cezaya çarptırılma korkusundan ötürü hiç kimsenin haksızlık ve yolsuzluk yapmaya gözü kesmez …” (Nizamü’l-Mülk, Siyasetname)
Yönetmenliğini Steven Spielberg’in yaptığı, başrolde Tom Cruise’un oynadığı Minority Report (Azınlık Raporu, 2002), potansiyel katilleri, cinayet henüz işlenmeden yakalayabilen bir devleti konu alıyordu. Bir bilim kurgu filmiydi bu. Özel psişik hassasiyeti haiz genç insanların hislerini veri olarak kullanabilen güçlü bir bilgisayar, her şeyi önceden polise bildiriyordu: Suç mahali, müstakbel suçlunun siması, kullanacağı alet, öldüreceği kişi…
Gelecekten haber veren(!) bir aletin gerçekten yapılabilmesinden daha önemlisi, insanların, böyle bir şeyin mümkün olduğuna inanması. Zira insan akılcı bir yaratık değildir; aklıyla değil hisleriyle hareket eder. Bu sebeple, algıları yönetmek, gerçekleri yönetmekten daha önemlidir. Yani yalan da bir gerçektir. Bu bağlamda, Minority Report filmindeki determinist, otomatik adaletin(!) gerçek hayata geçmesi, her hukuk devleti için gerçek bir tehdit ve bunun ABD’de yayıldığını, Avrupa’ya sirayet ettiğini, Türkiye’nin de risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Neden?
Birkaç senedir, Amerika Birleşik Devletleri’nde binlerce tutuklu ve mahkûmun hayatını bilgisayarlar yönetiyor. Ziyaretçilerle geçirecekleri süreden tutun da, çarptırılacakları cezaya kadar her karar, big data teknolojisinin imkânlarını kullanan yazılımlar tarafından veriliyor! Kaliforniya, Utah, Pensilvanya, Florida, Connecticut… Toplam 12 eyalet bilgisayar programlarının tarafsızlığına, objektifliğine(!) ikna olmuş durumda. Read the rest










Derin Lügat 7.0
Kitap tanıtan kitapların 7cisine damgasını vuran düşünür Susan Sontag oldu. 1977’de yayınladığı “Fotoğraf Üzerine” isimli cesur kitaptan bahseden 4 makale ile başlıyoruz. Mehmet Özbey’in kaleminden eskimeyen bir kitabı ziyaret edeceğiz sonra: Yüzyıllık Yalnızlık (Gabriel Garcia Marquez) Değerli yazarlarımızdan Mehmet Salih Demir ve Mustafacan Özdemir tek bir kitaba ve tek bir yazara odaklı kitap sohbetlerinden farklı makaleler hazırladılar. Bunlar kavram ve/veya olaylara odaklı, birden fazla kitaptan ve müelliften istifade eden çalışmalar: Terör, vicdan, modernleşme, bilim felsefesi (Kuhn, Heidegger, Derrida, Gadamer, Dilthey, Mach, Baudrillard, Toulmin) … Suzan Nur Başarslan’ın yazdığı Türk romanının tarihçesi ve Seksenli Yıllarda Türk Romanı Ve Post Modern Eğilimler de bu kategoriye dahil edilebilir. Bunların yanısıra yazar kadar hatta bazen daha fazla ünlenmiş kitaplara adanmış makaleleri de yine bu sayıda bulacaksınız: Zeytindağı (Falih Rıfkı Atay), Hayy Bin Yakzan (İbn-i Tufeyl), Körleşme (Elias Canetti), Taşrada Düğün Hazırlıkları (Franz Kafka). Kitap tanıtan Kitap 7’nin daha önceki sayılardan bir diğer farkı da Georg Simmel’e adanmış iki makale içermesi. Karl Marx ve Max Weber arasındaki kayıp halka olarak nitelenen Simmel’in “Büyük şehir ve zihinsel yaşam” (Die Großstädte und das Geistesleben, 1903) isimli özgün çalışmasından bahsettiğimiz makaleler kitabın sonunda. 


