RSS Feed for This Post

Dikkat Kitap: Rönesans’ın Kara Kitabı

ronesans-kara-kitap-kapak Dikkat Kitap: Rönesans’ın Kara KitabıRönesans sanatın yeniden doğuşu değil ölümü oldu… ve daha bir çok şeyin! Rönesans’ın fikir dünyamızda açtığı yaralar bugün dahi kapanmış değil. Maddenin mânâyı tahakküm aldığı, adına “Aydınlanma” dediğimiz karanlık çağların miladı hiç şüphesiz bu dönem. Güzel ahlâk ile güzel sanatın irtibatının kopuşudur Rönesans. Bu kopuş yüzündendir ki insanlık sadece sanatta değil siyaset, bilim, felsefe, iktisatta lâdini dünya görüşünü Hakikat’in yerine koydu.

Güzelliği fehmedemeyenlerin onu ölçmeyi vehmetmesi bir rastlantı değil. Rönesansçı zeminde güzel ve güzellik kavramı öylesine aşındı ki bugün “güzellik yarışmaları” yapılıyor. Güzellik’i kilogram ve santimetreler cinsinden ölçüp genç kadınları en güzelden en çirkine doğru dizebiliyorlar. Verimli inekler, ucuz otomobiller ve fabrikadaki kusurlu yedek parçalar gibi. (Bkz. Derin Lügat: Güzellik / Cazibe / Attraction). Sonradan bütün dünyaya dayatılacak olan Avrupa sanatı Rönesans’tan itibaren bilimselleşti. Anatomi, optik, matematik kuralları ve özellikle de merkezî perspektif sanatta insanî ifade imkânını sınırladı. Sömürgeciliği, dünya savaşlarını ve insanları homo-economicus zanneden ideolojileri doğuran işte bu zihniyet oldu.

Rönesans’ın yaptığı tahribatlardan biri, belki de en önemlisi mekân tasavvuru. Zira merkezî perspektifi Rönensans dogmaları arasına sokanlar ressam değil mimar ve matematikçiydi: Brunelleschi, Piero Della Francesca, Andrea Mantegna, Leon Battista Alberti… Fakat ne yazık ki ülkemiz ressamları halen Rönesans’ın kazdığı çukurun dibini sanatın doruğu sanmaktalar. Merkezî perspektif İnsan’ın etik ve estetik hürriyetine zincir vuran bir dünya tasavvurunu gözlerimize (=aklımıza) dayatıyor. Çünkü yalanlardan oluşan bir “akaid” üzerine bina edilmiş: Erwin Panofsky’nin tabiriyle:

« Tamamen rasyonel, başka bir deyişle sonsuz, sabit ve homojen bir mekân inşasını garanti edebilmek için merkezi perspektif aslında dile getirilmeyen son derece önemli öncüllerden/ mukaddemattan hareket eder: Bunlardan birincisi, hareketsiz tek bir gözle bakıyor olduğumuz öncülüdür; diğeri ise, görme piramidini bölen düzlemsel arakesitin, bizim optik imgemize muadil bir reprodüksiyon olduğudur. Aslında bu iki öncül de, gerçekliğin (tabii burada “gerçeklik” derken, hakiki, öznel optik izlenimi kastediyorsak) epey cüretkâr soyutlamalarıdır. » (Perspektif: Simgesel bir biçim, alm. Die Perspektive als “symbolische Form”, 1924)

Gerçekte mekân tekdüze/homojen bir varlık değildir, durağan/statik değildir. Olan her şeye olma imkânı veren mümkünat âleminin illâ bir şeyi ihtiva ettiğini iddia edeceksek bu sebepler ve sonuçlar olabilir; cisimler ya da vücutlar değil. (Bkz. Derin Lügat: Nedensellik / Causality / العلاقة السببية ) Zira Kant ya da Descartes’in vehmettiği ve bizi akvaryum balıkları gibi hapseden aşılmaz cam duvarlar yok etrafımızda. Hareketlerimizi ve tercihlerimizi mümkün kılan, hatta nefsanî serbestlik ile insanî özgürlük arasında her an yeniden özgürce tercih yapmamıza imkân veren bir kudret tecellisi var. (Bkz. Hayvan Serbesttir, İnsan Özgürdür)

İnsanlık asırlardır hapsolduğu merkezî perspektiften kurtulabilir; kurtulmalıdır da. Bu kurtuluşun neticeleri ise sadece sanatla sınırlı kalmayacak, ahlâkî, siyasî, felsefî tekâmüllere kapı açacaktır.

Rönesans’ın Kara Kitabı bu kurtuluşa katkıda bulunmak amacıyla yazıldı. Başta Pavel Florenski ve Erwin Panofsky olmak üzere George Orwell, Juhani Pallasmaa, Michel Foucault, Ahmed Yüksel Özemre, Zygmunt Bauman, Stanley Kubrick, Cemil Meriç, Henri Lefebvre, Lucien Lévy-Bruhl, Rasim Özdenören, Mircea Eliade, René Guénon gibi sanatçı ve düşünürlerin eserlerinden ve iki değerli araştırmacımızın, Ozan Avcı ile Gönül Eda Özgül’ün makalelerinden istifade edildi. Buradan indirebilirsiniz.

Trackback URL

  1. 2 Trackback(s)

  2. Dec 18, 2016: Derin Lügat güncellendi. Sürüm 5.0 yayında. | Ne Mutlu "İnsan'ım" Diyene!
  3. Mar 11, 2017: Derin Lügat güncellendi. Sürüm 6.0 yayında. | Ne Mutlu "İnsan'ım" Diyene!

ÖNEMLİ

--------------------------------------------------------------------

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahipleri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşlere katıldığımız anlamına gelmez.

Hakaret içerse dahi bütün yorumlar birer fikir eseridir. Ama bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatın yine de.

Not: Sitenin ismini dert etmeyin, “derinlik” üzerine bayağı bir geyik yaptık, henüz söylenmemiş bir şey bulmanız oldukça zor :)

Editörle takışmayın, o da bir anne-babanın evlâdıdır, sabrının sınırı vardır. Siz haklı bile olsanız alttan alın, efendilik sizde kalsın.

Sitenin iç işleriyle ilgili yorum yapmayın, aklınıza takılan soruları iletişim kutusundan sorun, kol kırılsın, yen içinde kalsın.

Kendi nezaketinizi bize endekslemeyin, bizden daha nazik olarak bizi utandırın. Yanlış ve eksik şeylerden şikayet etmek yerine bilgi ve yeni bakış açısı sunarak tamamlayın, düzeltin, tevazu ile öğretin bize bildiklerinizi.

Bu kurallara başkasının uyup uymamasına aldırmayın, siz uyun. Bütün yorumları hızla onaylanan EN KIDEMLİ YORUMCULAR arasındaki nizamî yerinizi alın.

--------------------------------------------------------------------
  • Siz de fikrinizi belirtin