RSS Feed for This Post

Mutluluk / Tatmin / Bonheur /Satisfaction / سعادة

Bv87hI2IcAAweMw Mutluluk / Tatmin / Bonheur /Satisfaction / سعادةMutluluk / Tatmin / Bonheur /Satisfaction / سعادة

Lisanı uzun müddettir bozuk olan Batı insanı mutluluk ve tatmin gibi çok  farklı iki kavrama aynı isimleri veriyor, kafalar karışık: İngilizler “welfare, happiness,  satisfaction…”, Fransızlar “bonheur, bien être, satisfaction…” Almanlar “Wohlfahrt, Glück, Zufriedenheit” kelimeleri arasındaki farkları göremiyorlar. Bu kelimelerle sosyoloji yaptıkları için kendi toplumlarını anlamıyorlar. Bu kelimelerle siyaset yaptıkları için demokrasi denen ateşkes rejimine mahkûmlar. Bu gidişle daha iyisini inşa etmeleri de imkânsız. Artık adaletsiz demokrasi Batı’nın aşılmaz ufku olmuştur. Batı tarzı demokrasinin kusurları için “Banka Ordudan Tehlikelidir!” isimli e-kitabımızın şu bölümlerine bakılabilir:

  • Demokrasinin en büyük düşmanı halktır!
  • Bize Demokrasi değil Adalet lâzım

Ne değildir?

Mutluluk başka, tatmin başkadır. Tatmin insanda ve hayvanda ortaktır. Aş, iş ve eş bulan insan tatmin olur. Ama insan nefsi yedikçe acıkır. Sürekli tatmin olanlar mutlu olmayabilirler. Sigmund Freud’un tabiriyle:

“… İnsan bir şeyden haz alabilmek için o şeyin yokluğunu, ızdırabını tatmaya muhtaç. Açlık gibi, soğuk gibi, yalnızlık gibi. Ama istenen bir kere ele geçti mi verdiği haz sönüp gidiyor. Yani geçici şekilde tatmin olmak mümkün ama mutlu bir halde sürekli kalmak imkânsız.” (Unbehagen in der Kultur – Mutsuzluk Kültürü, 1929)

Çünkü tatmin ten içindir, mutluluk can içindir. Ölecek olan tenin hazzı ölümsüz ruha yeter mi? (Bkz. Derin Lügat, İnsan / Birey / Kul / Homo Economicus maddesi) İnsan tıpkı hayvan gibi elde ettiği maddesel hazları uzuvlarıyla tadar. Tadı güzel bir yemek, sıcak bir ev, dokunması hoş bir kumaş insana sonsuz haz veremez. Aşk’ı arayan bir kadının kalbindeki boşluğu kürkle, mücevherle dolduramazsınız; ama sürekli vererek o kadını bunların altına diri diri gömebilirsiniz. (Bkz. Kırık parçalar / Marilyn Monroe) Tatmin ile mutluluk arasındaki bu farkı (biraz) fark etmiş olan Alman filozof Arthur Schopenhauer şöyle demiştir:

“insan aldığı hazzı arttırmak için aslında tatmini hayvanlarınkinden ancak biraz güç olan ihtiyaçlarını bilerek artırır; bütün bu lüksün, lezzetli yiyeceklerin, tütün, afyon ve içkilerin, zarif ve gösterişli elbiselerin ve daha bunlar gibi insanın hayatı için zaruri olduğunu düşündüğü binlerce şeyin sebebi budur.” (Die Welt als Wille und Vorstellung  – İsteme ve Temsil Olarak Dünya, 1819)

Nedir?

Mutluluk ve tatmin farklı. Hayvanda tatmin var. Mutluluk İnsan’a has. Nimetin kendisi tatmin ederken onu Veren’e hamd etmek mutlu ediyor. Mutluluk nefsi değil ruhu tatmin ederek kazanılır.  Lezzetli yiyecekler, şöhret, eş-evlât sevgisi gibi sonlu hazlar asla sonsuz olan ruhu tatmin edemez. Mutluluk yani ruhun tatmini ancak biyolojik ömrümüz bittikten sonraki varoluşa, ölümden sonrasına uygun biçimde yaşamakla elde edilebilir.

Tavsiye okuma

Makale

E-kitap

Kitap

Trackback URL

  1. 9 Trackback(s)

  2. Sep 9, 2014: Modern Dünyanın Krizi / René Guénon (2)
  3. Oct 14, 2014: Bizler ayrı kelimelerin insanlarıyız efendim…
  4. Mar 5, 2015: Kötülük / mal / evil / شر
  5. May 25, 2015: American Way of Life / tarik-al hayat el emrikiya / طريقة الحياة الأمريكية
  6. May 29, 2015: Fayda / utility / utilité / فائدة
  7. Jul 4, 2015: Kapitalizm / Capitalism / капитализм / رأسمالية
  8. Jul 6, 2015: İktisad / Economy / οικονομία / اقتصاد
  9. Apr 25, 2016: Ekonomistler neden ekonomiden anlamaz? | Ne Mutlu "İnsan'ım" Diyene!
  10. May 13, 2016: Barış / Sulh / Peace / Paix / صلح / سلام | Ne Mutlu "İnsan'ım" Diyene!

ÖNEMLİ

--------------------------------------------------------------------

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahipleri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşlere katıldığımız anlamına gelmez.

Hakaret içerse dahi bütün yorumlar birer fikir eseridir. Ama bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatın yine de.

Not: Sitenin ismini dert etmeyin, “derinlik” üzerine bayağı bir geyik yaptık, henüz söylenmemiş bir şey bulmanız oldukça zor :)

Editörle takışmayın, o da bir anne-babanın evlâdıdır, sabrının sınırı vardır. Siz haklı bile olsanız alttan alın, efendilik sizde kalsın.

Sitenin iç işleriyle ilgili yorum yapmayın, aklınıza takılan soruları iletişim kutusundan sorun, kol kırılsın, yen içinde kalsın.

Kendi nezaketinizi bize endekslemeyin, bizden daha nazik olarak bizi utandırın. Yanlış ve eksik şeylerden şikayet etmek yerine bilgi ve yeni bakış açısı sunarak tamamlayın, düzeltin, tevazu ile öğretin bize bildiklerinizi.

Bu kurallara başkasının uyup uymamasına aldırmayın, siz uyun. Bütün yorumları hızla onaylanan EN KIDEMLİ YORUMCULAR arasındaki nizamî yerinizi alın.

--------------------------------------------------------------------
  • Siz de fikrinizi belirtin