RSS Feed for This Post

İslâmî devlet olur mu?

  • İslâmî devlet olur mu?Bütün –izm’ler ölülerin dirilere hükmetmesidir. İslâmizm, komünizm, liberalizm, kemalizm… Bir zamandaki siyaset tarzı başka bir zamana dayatılamaz.
  • İslâm âlimlerinde bir –izm var mı? Nasihatü’l-mülük, Umdetü’l-mülük, Tuhfetü’l-mülük, Zahiretü’l-mülük, Enisü’l-mülük, Kitabu’s-siyase, Rumuzu’l-kenz…
  • Asr-ı Saadet’te veya Osmanlı, Selçuklu, Endülüs’te, İslâmî mânâda siyaset felsefesi bir ideoloji arayışı mıdır? Hayır. Yok.
  • Katı, tepeden inmeci metinler yok karşımızda. Toplumu proletarya, burjuva vb sınıflara bölmek yok. Yazıldıkları dönemler için cari olan etnik ve dinî zümrelere işaret edilmiş: Türkmenler, Şiiler, hariciler…
  • Devlet soğuk bir yapı. Bir düzen, bir mekanizma. Oysa İslâm’ın muhatabı İnsan’dır; makineler, mekanizmalar değil.
  • Yani iyilik, güzellik ve doğruluk prosedürleşemez; endüstriyel kalıplara sıkıştırılamaz.
  • İslâmcılık çok sorunlu bir kavram. İslâm’ın önüne veya arkasına takı getirenler ancak İslâm’ı anlamayanlardır.
  • İslâm bir tanedir ama İslâm-cılıklar onlarca. Bir araya gelip ortak tarif yapamazlar. Çünkü beşerî fikirle, menfaat üzere bina edilmiştir. Tevhid olmaz, kesrete gider.
  • İlginçtir, komünizm ve liberalizm de böyle bin parçadır. Devletin rolü, sınırları gibi bir çok konuda ekol savaşları vardır.
  • Müslüman ve mü’min kimdir? Bunun tarifi Kur’an ile sabit. İslâmcı ise rüzgâra göre döner durur. Ruslar Afganistan’ı işgal edince ABD’yi savundular.
  • Dün İran ABD’ye efelik yapıyor diye Hizbullahçı ve Humeynist olanlar bugün anti- İrancı. Bu savrulmalar böyle sürüp gidecek. Neden?
  • Çünkü kendi nefislerinden gelen gadabı cihad zannediyorlar. Müslüman olmadan İslâmcı olmaya çalışanlara dikkat edin hepsi pozitivist!
  • Bugün Daeş terörünün İslâm olmadığını kimseye anlatamıyorsak bu biraz da Nazi selâmı veren ve intihar saldırısı yapan manyakları eleştirmekte geç kalmamız yüzünden değil mi?
  • Devrim, zulümdür. Adının “İslâmî” olması hiçbir şey değiştirmez.
  • 1789 Fransız Burjuva devrimi, 1917 Rus proleterya devrimi ve 1979 İran İslam Devrimi, iktidarı devirdikten 1 gün sonra muhafazakâr oldular.
  • Ruslar KGB’nin temelini atarak çeka’yı kurdular. Fransızlar ve İranlılar da “devrim muhafızlarını”. Komik ve aptalca: Hem devrimci hem muhafazakâr!
  • Tekrar edelim, bütün –izm’ler zulüm getirir. Yeryüzü cenneti vaad eden komünizm işçilere bile zulmetti.
  • Gelelim işin zor kısmına: İslâm ne istiyor? Devlet nasıl yönetilmeli? Demokrasi? Krallık? Ya ekonomi nasıl olmalı? Liberal? Devletçi?
  • Ortak bir İslâm anayasası/ ideolojisi/ doktrini inşaa etmeye çalışanların en büyük hatası kronosantrik olmak yani yaşadıkları çağı tarihin merkezi zannetmek.
  • Her İslâm ülkesinin şartları birbirinden farklı. 17.000 adaya yayılmış Endonezya’nın, denizi olmayan Çad ile aynı yasaları uygulaması mümkün mü?
  • Endonezya’da içme suyu parayla satılabilir ama bu Çad’ın kuzeyindeki çöllük bölgede uygulanırsa zulüm olur.
  • Keza, bir ülkenin her yerinden az miktarda petrol çıkıyorsa devlet çevre koruma ve enerji piyasası düzenleyici kanunlarla üretim ve ticareti serbest bırakabilir. Ama bütün petrol tek bir noktadan çıkıyorsa bu zenginliğin bütün halka hizmet etmesi için kuyular kamulaştırılır. Yani her meselenin tartışılmaz bir İslâmî çözümü yok. Bizim için temel ilke şu: “Sorunları nasıl çözersen çöz ama adil ol!”
  • İslâmî çözüm, liberal, anti-liberal, komünist veya anti-komünist değil. İslâmî çözümler adil olmalı.
  • Devleti yönetenlerin halk gözünde meşru olması gerek. Ama bu meşruiyet bir soydan gelebileceği gibi seçimle, ilimle veya başka yolla olabilir.
  • Siyaset, en basit şekliyle içtimaî fırsat ve tehditler karşısında kullanılan müşterek karar sistemidir: Savunma, yol, su, para basma…
  • Her yerden su fışkıran bir ülke ile çöldeki siyaset bir olmaz. Sürekli savaşan ülkenin siyasetinde asker baskındır. Yeni şartlar yeni siyasetler gerektirir.
  • İslâmî siyasette bürokrasi ve piyasa gibi müşterek karar mekanizmaları, ideolojik saplantılarla değil, adil şekilde tercih edilmelidir.
  • Ekonominin şartları, zaman dilimi, teknoloji vb yüzlerce etken dikkate alınarak aynı problemlere her ülke farklı adil çözümler üretebilir.
  • İslâmî açıdan “Bürokrasi her şeyin en doğrusunu bilir” diyen devletçiler kadar “piyasa neylerse güzel eyler” diyen liberaller de hata içindeler.
  • Müslümanca bir siyasetin hedefi şu veya bu doktrini uygulamak değil adaleti tesis etmek olmalı. İslâmî siyasetin ayakları yere basmalı.
  • Savaştan yeni çıkmış bir ülkede devletin gıda üretip ucuza satması gerekebilir. Türkiye’de yakından tanıdığımız bir sorundu bu: Yakın zamana kadar şeker, et, süt, kumaş ve ayakkabı üreten devlet fabrikalarımız ve bunları satan devlet mağazalarımız vardı. Ama normal şartlarda devletin bunu yapması, küçük üretici ve esnafla haksız bir rekabete girmesidir:

“… Ticaret ve ziraatte, az maliyede büyük kazançlar ve ürün elde edildiğini gören devlet de ticaret ve ziraat yapmaya başlar. Alışverişteki kâr, sermaye oranında olduğu ve devletin elinde de büyük bir servet bulunduğu için; ekonomik girişimleriyle, sermayesi az olan tüccarları zor duruma sokar …” (İbn Haldun, Devlet)

  • Bu satırları okuyup, İbn Haldun’u liberal ilân eden,  “İslâm bir ticaret medeniyetidir, devlet ekonomiye hiç karışmamalı” diyen liberaller de çıktı ortaya. Bu bakış açısı elbette yanlış. 2008 krizinde bankalar ABD ve Avrupa’yı trilyonlarca dolarlık zarara soktular. Alaska’da, Meksika körfezinde, Manş denizindeki petrol kazaları doğayı ve bölge ekonomilerini mahvetti. Kimi büyük şirketlerin hükümet darbesi düzenlediği ve savaş çıkardığı da bir gerçek. Hal böyleyken ekonomik aktörler kendi hallerine bırakılabilir mi? İnsan nefsinin azgınlıkları ve doymak bilmez tutkuları kendisini en çok ticaret ve finasta izhar eder. Bu, günümüze has bir durum değil. Bin yıl önce, bugünkü kravatlı eşkiyaların benzerleri vardı. Bu sebeple adalet bugünkü kadar gerekliydi. Eksik tartanlara, yetişmemiş meyvayı, yakalanmamış balığı satıp fiyatlarla oynayan sahtekârlara, yiyecek stoklayıp halkı aç bırakan düzenbazlara karşı devletin agâh olması gerekiyordu:

“… Keza tartı ve fiyatların adilâne tutulması, alışveriş ilişkilerinin sağlıklı bir zeminde icrası, taşradan pazara getirilen malların bir yalan dolan olmaması için eksiksiz denetimi, ölçü taşlarının ağırlığının doğruluğu ve emr bi’l ma’rûf ve nehiy ani’l münker emrini ifa için her şehre bir muhtesib görevlendirmelidir. Mülkün ve adaletin temelinde yatan düsturların başında hükümdarın ve memurların muhtesibi himaye etmeleri gelir. Bundan gayrı bir tavır olursa fakir fukara meşakkat çeker. Tacirler keyfince alışverişe koyulurlarsa halkın başına dertler açarlar. Ardından sapkınlığın gelip şer-i şerifin paymal olması gecikmez. İşlerin adaletle yürümesi ve İslam kurallarının yürütülmesi için şu hikâyede geçen veçhile muhakkak bu mesele işin erbabına, bir hadime yahut hiç kimseden korkusu olmayan bir Türk’e emanet edilmelidir …” (Nizamü’l-Mülk, Siyasetname)

  • Neticede bütün –izm’ler ve devrimler, otomatik adalet(!) sistemleri zulüm getirir. İslâmî siyaset ise soğuk kurallar değil uyanık ve adil insanlarla yürür.
  • İnsanlar bencilse, komşusu açken pastaları yutup rahat uyuyabiliyorsa, ne demokrasi, ne sosyalizm ne liberalizm adaleti kuramaz.
  • Adaletin ve demokrasinin en büyük düşmanı bencil insanlardır. Vatandaşların bencilliği hem zulüm hem de diktatörlük doğurur.
  • Nefsin arzularını siyasetin ana motoru gibi gören birey fetişizmi, bütün içtimaî projeleri çökertir.
  • Alexis de Tocqueville’in 1835’te yayınlanan kitabı “Amerika’da Demokrasi”, bir çok İslâmcı yazarın kitaplarından daha İslâmîdir.
  • Çocukların, aKRaBalarından önce markalarla KuRBiyet kurduğu, evvelâ markaları bildiği ve sevdiği bu dünya sorgulanmalıdır.
  • İslâmî anayasa ve İslâm eko-politiği tartışmaları verimsiz. Çünkü bugünkü sorunları üreten zihniyetin pozitivist duvarları içinde çare arıyoruz.
  • Gerçek bir İslâm eko-politiği bina etmek ancak uhrevî cepheyi hesaba katmakla mümkün. (Bkz. Gelecek Zaman’ın hikâyesidir Vakıf) Yani:
    • Muhabbet,
    • Merhamet,
    • Adalet,
    • Ticaret,
    • Şiddet.

Seçilmiş Derin Lügat maddeleri:

  1. Büyüme / Growth / Croissance / نمو »
  2. Hoşgörü / Tolerance / толерантность / تسامح »
  3. Az gelişmiş ülke / Underdeveloped Country / بلد متخلف »
  4. Uluslararası adalet / International justice / العدالة الدولية »
  5. Demokrasi / Democracy / Демократия /デモクラシー/ ديمقراطية »
  6. Kuvvetler ayrılığı / Separation of Powers / Séparation des pouvoirs / فصل السلطات »
  7. İlerleme / Terakki / Progrès / ترقی / تقدم »
  8. Muhafazakârlık / Conservatisme / سياسة محافظة »
  9. İnovasyon /イノベーション / инновация / التجديد »
  10. Hudud / Sınır / граница / Frontière / الحدود »
  11. Çağdaş / Modern / Contemporary / معاصر »
  12. Bilgi toplumu / Information society / مجتمع المعلومات »
  13. İktisad / Economy / οικονομία / اقتصاد »
  14. Kapitalizm / Capitalism / капитализм / رأسمالية »
  15. Ulus-devlet / Etat-Nation / الدولة القومية »

 

Edebiyat, Sinema, Siyaset, Sanat tarihi, Mimarî, Ateizm, Kemalizm, İslâm, Kadın hakları, Feminizm, Tarih, Felsefe… Bugün 77 kitap var. Yakında yenileri eklenecek, bu sayfayı takip edin… 

Ücretsiz kitap indirin77 kitap indirin Hatırat / Joseph Goebbels Büyüme / Growth / Croissance / نمو Fareler ve İnsanlar / John Steinbeck Agapi / Sarah Jio Ulysses / James Joyce Gerçek sonrası / Post-Truth / Post-vérité / عصر ما بعد الحقيقة Mrs. Dalloway / Virginia Woolf Siyasetname / Nizamü'l-Mülk Siracul Mülûk / Muhammed Bin Turtuşi Bir Silah Sistemi Olarak Para Amerika'da Demokrasi / Alexis de Tocqueville İslâmî devlet olur mu?Derin Savaş

Savaş bir şiddet hareketidir ve bu bilkuvve (potansiyel) şiddetin sınırı yoktur. İnsanlık olarak sürekli savaşmıyorsak bunun sebebi yüksek ahlâkımız(!) değil menfaatlerimizdir. Ancak savaşı sonuçlarından tecrid ederek, sağlıklı bir şekide düşünmek kolay değil. Çünkü yol açtığı ölümler ve maddî zarar o kadar büyük ki her ne pahasına olursa olsun kaçınmak gereken bir anormallik veya uluslararası ilişkilerde bir aksama gibi görünüyor. Oysa her savaşsızlık hâli barış değil; geçici bir ateşkesten ibaret. (Bkz. Barış / Sulh / Peace / Paix / صلح / سلام ) Meselâ iki dünya savaşı arasındaki 1918-1939 dönemine kim “barış” diyebilir? Üstelik her ne pahasına olursa olsun savaştan kaçan bir lider, düşmanlarının ölçüsüz şantajına çanak tutmuş olmaz mı? Adolf Hitler’e akıl almaz ödünler veren Birleşik Krallık Başbakanı Neville Chamberlain gibi savaştan kaçmak için “her pahayı” ödemek, üstelik sonunda yine de savaşmak zorunda kalmak iyi bir strateji mi?

Ölmenin değil yaşamanın tesadüf olduğu  savaşta asker, sağdaki yahut soldaki sipere koşarken serbesttir. Belki de en güvenli siperi, bir robot veya bir hayvan, insandan daha iyi seçebilir. Ama insan, vatanı için ileri atılmakla nefsi için geri kaçmak husunda özgürdür. İşte savaşın neticesi üzerinde çok ağır basabilen insanlık faktörü tam buradadır. (Bkz. Hayvan Serbesttir, İnsan Özgürdür…) Savaş, bütün sosyal bilimcileri zorlamış bir saha. Elinizdeki bu kitap, savaşın mekanik ve insanî veçhelerini en dengeli şekilde işleyen müelliflerden biri olan Prusyalı General Carl von Clausewitz’in fikirlerinden istifade ederek yazılmış bir deneme. Teknolojik ilerlemenin eskitemediği ilkeleri bugünün savaş şartlarında değerlendirdik: Strateji, taktik, cesaret, savaşta aklın önemi ve sınırları… Buradan indirebilirsiniz.

Fikir Kırıntıları-3

fikir-kirintilari-3-kapak Ücretsiz kitap indirin77 kitap indirin Hatırat / Joseph Goebbels Büyüme / Growth / Croissance / نمو Fareler ve İnsanlar / John Steinbeck Agapi / Sarah Jio Ulysses / James Joyce Gerçek sonrası / Post-Truth / Post-vérité / عصر ما بعد الحقيقة Mrs. Dalloway / Virginia Woolf Siyasetname / Nizamü'l-Mülk Siracul Mülûk / Muhammed Bin Turtuşi Bir Silah Sistemi Olarak Para Amerika'da Demokrasi / Alexis de Tocqueville İslâmî devlet olur mu?Artık gazeteler okurlarıyla, TV kanalları seyircileriyle rekabet halinde. Kimilerine göre Donald Trump bile seçimi sosyal medya sayesinde kazandı. Rakibi Hilary Clinton, Başkan Obama, hatta CNN, FOX gibi kanallar sürekli sosyal medyadan yayılan “yalan haberlerden” (fake news) yakınıyorlar. Belki de yalan haberden değil yalan tekelini kaybetmekten rahatsız oldular? Gerçek ne olursa olsun teknoloji eskiden bir oligarşiye ait olan medya gücünü -bir parça da olsa- sıradan insanların eline verdi. Sosyal medya elbette ırkçılık, iftira ve hakaretin yayılması için uygun bir zemin ama “haber” ve “bilgi” ve bunlara ait yorumları herkesin erişebileceği bir noktaya getirmesi açısından ilginç. Fikir Kırıntıları-3 Derin Düşünce’nin sosyal medyada paylaştığı mesajları kitaplaştıran bir çalışma. Yayına girdiği günden beri Fikir Kırıntıları-1 ve Fikir Kırıntıları-2’nin gördüğü ilgi bize yine cesaret ve güç verdi. Tabi her zamanki gibi konuları derinleştirmek isteyenler için makale ve kitap da tavsiye ettik. “Fikir Kırıntıları-3” adlı e-kitabı buradan indirebilirsiniz.

Rönesans’ın Kara Kitabı

ronesans-kara-kitap-kapak Ücretsiz kitap indirin77 kitap indirin Hatırat / Joseph Goebbels Büyüme / Growth / Croissance / نمو Fareler ve İnsanlar / John Steinbeck Agapi / Sarah Jio Ulysses / James Joyce Gerçek sonrası / Post-Truth / Post-vérité / عصر ما بعد الحقيقة Mrs. Dalloway / Virginia Woolf Siyasetname / Nizamü'l-Mülk Siracul Mülûk / Muhammed Bin Turtuşi Bir Silah Sistemi Olarak Para Amerika'da Demokrasi / Alexis de Tocqueville İslâmî devlet olur mu?Rönesans sanatın yeniden doğuşu değil ölümü oldu… ve daha bir çok şeyin! Rönesans’ın fikir dünyamızda açtığı yaralar bugün dahi kapanmış değil. Maddenin mânâyı tahakküm aldığı, adına “Aydınlanma” dediğimiz karanlık çağların miladı hiç şüphesiz bu dönem. Güzel ahlâk ile güzel sanatın irtibatının kopuşudur Rönesans. Bu kopuş yüzündendir ki insanlık sadece sanatta değil siyaset, bilim, felsefe, iktisatta lâdini dünya görüşünü Hakikat’in yerine koydu. Sonradan bütün dünyaya dayatılacak olan Avrupa sanatı Rönesans’tan itibaren bilimselleşti. Anatomi, optik, matematik kuralları ve özellikle de merkezî perspektif sanatta insanî ifade imkânını sınırladı. Sömürgeciliği, dünya savaşlarını ve insanları homo-economicus zanneden ideolojileri doğuran işte bu zihniyet oldu.

İnsanlık asırlardır hapsolduğu Rönesansçı perspektiften kurtulabilir; kurtulmalıdır da. Bu kurtuluşun neticeleri ise sadece sanatla sınırlı kalmayacak, ahlâkî, siyasî, felsefî tekâmüllere kapı açacaktır. Rönesans’ın Kara Kitabı bu kurtuluşa katkıda bulunmak amacıyla yazıldı. Başta Pavel Florenski ve Erwin Panofsky olmak üzere George Orwell, Juhani Pallasmaa, Michel Foucault, Ahmed Yüksel Özemre, Zygmunt Bauman, Stanley Kubrick, Cemil Meriç, Henri Lefebvre, Lucien Lévy-Bruhl, Rasim Özdenören, Mircea Eliade, René Guénon gibi sanatçı ve düşünürlerin eserlerinden ve iki değerli araştırmacımızın, Ozan Avcı ile Gönül Eda Özgül’ün makalelerinden istifade edildi. Buradan indirebilirsiniz.


Derin Medeniyet

derin-medeniyet Ücretsiz kitap indirin77 kitap indirin Hatırat / Joseph Goebbels Büyüme / Growth / Croissance / نمو Fareler ve İnsanlar / John Steinbeck Agapi / Sarah Jio Ulysses / James Joyce Gerçek sonrası / Post-Truth / Post-vérité / عصر ما بعد الحقيقة Mrs. Dalloway / Virginia Woolf Siyasetname / Nizamü'l-Mülk Siracul Mülûk / Muhammed Bin Turtuşi Bir Silah Sistemi Olarak Para Amerika'da Demokrasi / Alexis de Tocqueville İslâmî devlet olur mu?Nedir medeniyet? Opera? Demokrasi? Parklar ve bahçelerle süslü şehirler? Metro? Asansör? Modern çağın karanlık dehlizlerinde kaybolan bizler için medeniyet, teknoloji ve kültür mefhumlarını birbirinden ayırdetmek zor ama şurası kesin: Hiroşima, Gazze ve Halep’te şehirleri (medineleri) haritadan silen Batı’ya “medenî” diyenler büyük bir suç işliyorlar. Zira katil bir insanı bir kere öldürür ama katile “katil” demeyenler içlerindeki insanlığı, vicdanı öldürmüş olurlar. (Vicdan / Conscious / Conscience / ضمير)

Evet… Kimileri adaletle hükmedilmiş mülkler bıraktılar geriye; kimileriyse kan ve göz yaşıyla, kul hakkıyla çimentosu karılmış duvarlar, piramitler, kuleler. Elinizdeki bu kitap şu veya bu medeniyeti anlatma değil medeniyet mefhumunun derinlerine inme derdinde. İnsanlar arasındaki münasebetleri yani muhabbet, merhamet, adalet, ticaret ve şiddeti yönetebilme gücü açısından medeniyet mefhumuna yeni bir bakış açısı teklif ediyor. Miras olarak köprü bırakanlarla duvar bırakanları tefrik etmeye yarayacak bir bakış açısı. Buradan indirebilirsiniz.

fikir-kirintilari-2 Ücretsiz kitap indirin77 kitap indirin Hatırat / Joseph Goebbels Büyüme / Growth / Croissance / نمو Fareler ve İnsanlar / John Steinbeck Agapi / Sarah Jio Ulysses / James Joyce Gerçek sonrası / Post-Truth / Post-vérité / عصر ما بعد الحقيقة Mrs. Dalloway / Virginia Woolf Siyasetname / Nizamü'l-Mülk Siracul Mülûk / Muhammed Bin Turtuşi Bir Silah Sistemi Olarak Para Amerika'da Demokrasi / Alexis de Tocqueville İslâmî devlet olur mu?Bir kez daha sosyal medyada paylaştığımız mesajları kitaplaştırdık. Yayına girdiği günden beri Fikir Kırıntıları-1 o kadar çok ilgi gördü ki biz de yeni e-kitabı ilginize sunmak için elimizden geleni yaptık… Ve her zamanki gibi konuları derinleştirmek isteyenler için ise makaleler ve kitaplar da tavsiye ettik. Fikir Kırıntıları-2’nin konuları şöyle:

Taktik ve Strateji, Enerji, Vatikanizm, Gündem Zehirlenmesi, İslâm Sanatı, Kanlı Fotoğraf Yayma, 1 Mayıs, Amigo-Tarihçi, Futbol, mafya, uyuşturucu, fuhuş ve terör, Namaz illâ namaz, Müslümanlarda içe kapanma ve dışa açılma, Neden okuyalım? Ne okuyalım? Nasıl okuyalım?, Ekonomistler neden ekonomiden anlamaz?, Münâfıkûn ve Siyaset-i Nebevî, Sosyal Medya, Gurbet, Çirkin Şehir, Devrim, Yeni PKK ve “Private Security”, Şifalı ottan zehir yapma, Kadına Karşı Şiddet, Liberalizm, Gerçeği görme, Çalışan kadın, Suriye, Tasavvuf, Hollywood-Pentagon, Beyin yıkama ve psikolojik harp. Buradan indirebilirsiniz.

Fikir Kırıntıları – 1

fikir-kirintilari Ücretsiz kitap indirin77 kitap indirin Hatırat / Joseph Goebbels Büyüme / Growth / Croissance / نمو Fareler ve İnsanlar / John Steinbeck Agapi / Sarah Jio Ulysses / James Joyce Gerçek sonrası / Post-Truth / Post-vérité / عصر ما بعد الحقيقة Mrs. Dalloway / Virginia Woolf Siyasetname / Nizamü'l-Mülk Siracul Mülûk / Muhammed Bin Turtuşi Bir Silah Sistemi Olarak Para Amerika'da Demokrasi / Alexis de Tocqueville İslâmî devlet olur mu?140 karakterle derdini anlatabilenlerden misiniz? Kısa mesajlar, FaceBook’taki özlü sözler, Twitter’da kısaltıldıkça sloganlaşan fikirler… Tabi insanlar sözü uzatmanın yeni yollarını buldular: Video, caps, … Ancak kısa söz her zaman derinlikten mahrum olmakla eş anlamlı değil. Az sözle çok ama çok derin mânâlar da aktarılabilir. Kısa sözün hikmeti dışarıdan aktarılan, alimden cahile verilen yeni bir şey değil. Meselê ârifin irfanıyla agâh olunması; dinleyende bilkuvve (potansiyel) olarak  bulunan güzelliklerin uyandırılması, bilfiil (aktif) hale geçirilmesi. Bunun için “dinleyen anlatandan “ârif olsa gerek” buyurmuş büyükler. Biz de Twitter’da paylaştığımız kısa mesajları konularına göre tasnif edip kitaplaştırdık, ilginize sunduk. Eğitimden Türk soluna, ekonomik krizlerden petrol savaşlarına, ölüm korkusundan küresel ısınmaya kadar çok farklı konularda aforizmalar… Konuları derinleştirmek isteyenler için ise makaleler ve kitaplar da tavsiye ettik. Buradan indirebilirsiniz.

Kitap tanıtan kitap 7

kitap-tanitan-kitap-7 - kucuk Ücretsiz kitap indirin77 kitap indirin Hatırat / Joseph Goebbels Büyüme / Growth / Croissance / نمو Fareler ve İnsanlar / John Steinbeck Agapi / Sarah Jio Ulysses / James Joyce Gerçek sonrası / Post-Truth / Post-vérité / عصر ما بعد الحقيقة Mrs. Dalloway / Virginia Woolf Siyasetname / Nizamü'l-Mülk Siracul Mülûk / Muhammed Bin Turtuşi Bir Silah Sistemi Olarak Para Amerika'da Demokrasi / Alexis de Tocqueville İslâmî devlet olur mu?Kitap tanıtan kitapların 7cisine damgasını vuran düşünür Susan Sontag oldu. 1977’de yayınladığı “Fotoğraf Üzerine” isimli cesur kitaptan bahseden 4 makale ile başlıyoruz. Mehmet Özbey’in kaleminden eskimeyen bir kitabı ziyaret edeceğiz sonra: Yüzyıllık Yalnızlık (Gabriel Garcia Marquez) Değerli yazarlarımızdan Mehmet Salih Demir ve Mustafacan Özdemir tek bir kitaba ve tek bir yazara odaklı kitap sohbetlerinden farklı makaleler hazırladılar. Bunlar kavram ve/veya olaylara odaklı, birden fazla kitaptan ve müelliften istifade eden çalışmalar: Terör, vicdan, modernleşme, bilim felsefesi (Kuhn, Heidegger, Derrida, Gadamer, Dilthey, Mach, Baudrillard, Toulmin) … Suzan Nur Başarslan’ın yazdığı Türk romanının tarihçesi ve Seksenli Yıllarda Türk Romanı Ve Post Modern Eğilimler de bu kategoriye dahil edilebilir. Bunların  yanısıra yazar kadar hatta bazen daha fazla ünlenmiş kitaplara adanmış makaleleri de yine bu sayıda bulacaksınız: Zeytindağı (Falih Rıfkı Atay), Hayy Bin Yakzan (İbn-i Tufeyl), Körleşme (Elias Canetti), Taşrada Düğün Hazırlıkları (Franz Kafka). Kitap tanıtan Kitap 7’nin daha önceki sayılardan bir diğer farkı da Georg Simmel’e adanmış iki makale içermesi. Karl Marx ve Max Weber arasındaki kayıp halka olarak nitelenen Simmel’in “Büyük şehir ve zihinsel yaşam” (Die Großstädte und das Geistesleben, 1903) isimli özgün çalışmasından bahsettiğimiz makaleler kitabın sonunda. Buradan indirebilirsiniz.

Önceki kitap sohbetleri:

Derin Lügat 6.0

Derin Lügat güncellendi. Sürüm 6.0 yayında. Ücretsiz kitap indirin77 kitap indirin Hatırat / Joseph Goebbels Büyüme / Growth / Croissance / نمو Fareler ve İnsanlar / John Steinbeck Agapi / Sarah Jio Ulysses / James Joyce Gerçek sonrası / Post-Truth / Post-vérité / عصر ما بعد الحقيقة Mrs. Dalloway / Virginia Woolf Siyasetname / Nizamü'l-Mülk Siracul Mülûk / Muhammed Bin Turtuşi Bir Silah Sistemi Olarak Para Amerika'da Demokrasi / Alexis de Tocqueville İslâmî devlet olur mu?Yeni sürümlere dair not: Eski sürümleri indirip okumuş olanların işini kolaylaştırmak için kelimelerin sırasını değiştirmiyoruz. Yani her yeni sürümde okumaya kaldığınız yerden devam edebilirsiniz.

  • 6cı sürüme eklenen yeni terimler: Demokrasi, Muhafazakârlık, Kuvvetler ayrılığı, İnovasyon, İlerleme, Erken – Geç.
  • 5ci sürüme eklenen yeni terimler:Hissiyat – Maneviyat, Tanrı Parçacığı, Bâkî, Kelime, Cehalet, Mürşid, Evvel, Büyük Patlama.
  • 4cü sürüme eklenen yeni terimler:Paraklitos, Hudud, Ehliyet, Zâhir ve Batın, Barış, Unutmak.
  • 3cü sürüme eklenen yeni terimler: Eksen Kayması, Bilgi toplumu, Zamanda Yolculuk, Ateist , Yokluk , Çağdaş, Gurbet, Kader.

İnsanlık neredeyse 4 asırdır “ilerleme” adını verdiği müthiş bir gerileme içinde. Tarihteki en kanlı savaşlar, sömürüler, soykırımlar, toplama kampları, atom bombaları, kimyasal ve biyolojik silahlar hep Batı’nın “ilerlemesiyle” yayıldı dünyaya. En korkunç barbarlıkları yapanlar hep “uygar” ülkeler.  Her şeyin fiyatını bilen ama hiçbir şeyin değerini bilmeyen bu insanlar nereden çıktı? Yoksa kelimelerimizi mi kaybettik?

Aydınlanma ile büyük bir karanlığa gömüldü Avrupa. Vatikan’ın yobazlığından kaçarken pozitivist dogmaların bataklığında kayboldu. “Yeniden doğuş” (Rönesans) hareketi sanatın ölüm fermanı oldu: Zira optik, matematik, anatomi kuralları dayatıldı sanat dünyasına. Sanat bilimselleşti, objektif ve totaliter bir kisveye büründü.

Kimse parçalamadı dünyayı “Birleşmiş” Milletler kadar. Güvenliğimiz için en büyük tehdit her barış projesine veto koyan BM “Güvenlik” Konseyi değil mi? Daimi üyesi olan 5 ülke dünyadaki silahların neredeyse tamamını üretip satıyor. “Evrensel” insan hakları bildirisi değil güneş sisteminde, sadece ABD’deki zencilerin haklarını bile korumaktan aciz. Bu kavram karmaşası içinde Aşk kelimesi cinsel münasebetle eş anlamlı oldu: ing. To make love, fr. Faire l’amour… Önce Batı, sonra bütün insanlık akıl (reason) ile zekânın (intelligence) da aynı şey olduğunu sanmışlar. Oysa akıl iyi-kötü veya güzel-çirkin gibi ayrımı yaparken zekâ problem çözer; bir faydayı elde etmek ya da bir tehditten kurtulmak için kullanılır. Bir saniyede 100.000 insanı ve sayısız ağacı, böceği, kediyi, köpeği oldürecek olan atom bombasını yapmak zekâ ister ama onu Hiroşima üzerine atmamak için akıl gerekir.

İster Batı’yı suçlayalım, ister kendimizi, kelimelerle ilgili bir sorunumuz var: İşaret etmeleri gereken mânâların tam tersini gösterdikleri müddetçe sağlıklı düşünmeye engel oluyorlar. Çözüm ürettiğimizi sandığımız yerlerde yeni sorunlara sebep oluyoruz. Dünyayı düzeltmeye başlamak için en uygun yer lisanımız değil mi? Kayıp kelimelerin izini sürmek için yazdığımız Derin Lügat’ı ilginize sunuyoruz. Buradan indirebilirsiniz.

 

Edward Hopper’ı okumak

hopper-kapak Ücretsiz kitap indirin77 kitap indirin Hatırat / Joseph Goebbels Büyüme / Growth / Croissance / نمو Fareler ve İnsanlar / John Steinbeck Agapi / Sarah Jio Ulysses / James Joyce Gerçek sonrası / Post-Truth / Post-vérité / عصر ما بعد الحقيقة Mrs. Dalloway / Virginia Woolf Siyasetname / Nizamü'l-Mülk Siracul Mülûk / Muhammed Bin Turtuşi Bir Silah Sistemi Olarak Para Amerika'da Demokrasi / Alexis de Tocqueville İslâmî devlet olur mu?Amerikalı ressam Edward Hopper sadece Amerika’nın değil bütün Batı kültürünün en önemli ressamlarından biri. Hopper ile Batı resmi asırlardan beri ilk defa kısır ekol savaşlarını, soyut resim / figüratif resim gibi ölü doğmuş dikotomileri aşma fırsatı yakaladı.

Bu bağlamda, perspektif, ışık, gölge vb tercihleri aşan Hopper’ın yeni bir şey yaptığını savunuyoruz: Hopper Rönesans’tan beri can çekişen figüratif resme yeni bir soluk verdi. Tezimiz budur. Bu lisan-ı sûreti tahlil etmek için sadece Hopper’dan etkilenen diCorcia gibi fotoğrafçıları değil ondan beslenen Hitchcock, Jarmusch, Lynch gibi sinema yönetmenlerini, romancıları da kitabımıza dahil ettik. Diğer yandan Hopper’ın tutkuyla okuduğu filozoflardan yani Henry David Thoreau ve Ralph Waldo Emerson’dan da istifade ettik. Elinizdeki bu kitap Hopper tablolarına aceleyle örtülen melankoli ve yalnızlık örtüsünü kaldırmak için yazıldı. Hopper’a bakmak değil Hopper’ı okumak için. Buradan indirebilirsiniz.

Senin tanrın çok mu yüksekte?

senin-tanrin-cok-mu-yuksekte Ücretsiz kitap indirin77 kitap indirin Hatırat / Joseph Goebbels Büyüme / Growth / Croissance / نمو Fareler ve İnsanlar / John Steinbeck Agapi / Sarah Jio Ulysses / James Joyce Gerçek sonrası / Post-Truth / Post-vérité / عصر ما بعد الحقيقة Mrs. Dalloway / Virginia Woolf Siyasetname / Nizamü'l-Mülk Siracul Mülûk / Muhammed Bin Turtuşi Bir Silah Sistemi Olarak Para Amerika'da Demokrasi / Alexis de Tocqueville İslâmî devlet olur mu?

Güzel olan ne varsa İnsan’ı maddî varoluşun, bilimsel determinizmin ötesine geçirecek bir vasıta. Sevgilinin bir anlık gülüşü, ay ışığının sudaki yansıması, bir bülbülün ötüşü ya da ağaçları kaplayan bahar çiçekleri… Dinî inancımız ne olursa olsun hiç birimiz güzelliklere kayıtsız kalamıyoruz. Etrafımızı saran güzelliklerde bizi bizden alan, yeme – içme – barınma gibi nefsanî dertlerden kurtarıp daha “üstlere, yukarılara” çıkaran bir şey var. Baş harfi büyük yazılmak üzere Güzel’lik sadece İnsan’a hitab ediyor ve bize aşkın/ müteâl/ transandan olan bir mesaj veriyor: “Sen insansın, homo-economicus değilsin”.

İşte bu yüzden “kutsal” dediğimiz sanat bu anlayışın ve hissedişin giriş kapısı olmuş binlerce yıldır. Tapınaklar, ikonalar, heykeller insanları inanmaya çağırmış. Ancak inancı ne olursa olsun bütün “kutsal sanatların” iki zıt yola ayrıldığını, hatta fikren çatıştığını da görüyoruz:

  • Tanrı’ya benzetme yoluyla yaklaşmak: Teşbihî/ natüralist/ taklitçi sanat,
  • Tanrı’yı eşyadan soyutlama yoluyla yaklaşmak: Tenzihî/ mücerred sanat.

Kim haklı? Hangi sanat daha güzel? Hangi sanatçının gerçekleri Hakikat’e daha yakın? Bu çetrefilli yolda kendimize muhteşem bir rehber bulduk: Titus Burckhardt hem sanat tarihi hem de Yahudilik, Hristiyanlık, İslâm, Budizm, Taoizm üzerine yıllar süren çalışmalar yapmış son derecede kıymetli bir zât. Asrımızın kaygılarıyla Burckhardt okyanusuna daldık ve keşfettiğimiz incileri sizinle paylaştık. Buradan indirebilirsiniz.

Öteki Sinemanın Çocukları

oteki-sinemanin-cocuklari Ücretsiz kitap indirin77 kitap indirin Hatırat / Joseph Goebbels Büyüme / Growth / Croissance / نمو Fareler ve İnsanlar / John Steinbeck Agapi / Sarah Jio Ulysses / James Joyce Gerçek sonrası / Post-Truth / Post-vérité / عصر ما بعد الحقيقة Mrs. Dalloway / Virginia Woolf Siyasetname / Nizamü'l-Mülk Siracul Mülûk / Muhammed Bin Turtuşi Bir Silah Sistemi Olarak Para Amerika'da Demokrasi / Alexis de Tocqueville İslâmî devlet olur mu?Yakında sinemanın bir endüstri değil sanat olduğuna kimseyi inandıramayacağız. Zira “Sinema Endüstrisi” silindir gibi her şeyi ezip geçiyor. Sinema ürünleşiyor. Reklâm bütçesi, türev ürünlerin satışı derken insanlar otomobil üretir gibi film ÜRETMEYE başladılar. Belki en acısı da “sinema tekniği” öne çıkarken sinema sanatının unutulması. Fakat hâlâ “iyi bir film” ile çok satan bir sabun veya gazozun farkını bilenler de var. Çok şükür hâlâ ustalar kârlı projeler yerine güzel filmler yapmaya çalışıyorlar. Derin Düşünce yazarları da “İnsan’sız Sinema Olur mu?” kitabından sonra yeni bir sinema kitabını daha okurlarımıza sunuyorlar. “Öteki Sinemanın Çocukları” adlı bu kitap 15 yönetmenle buluşmanın en kolay yolu: Marziyeh Meshkini, Ingmar Bergman, Jodaeiye Nader Az Simen, Frank Capra, Dong Hyeuk Hwang, Andrey Rublyov, Sanjay Leela Bhansali, Erden Kıral… Buradan indirebilirsiniz.

kitap-tanitan-kitap-6 Ücretsiz kitap indirin77 kitap indirin Hatırat / Joseph Goebbels Büyüme / Growth / Croissance / نمو Fareler ve İnsanlar / John Steinbeck Agapi / Sarah Jio Ulysses / James Joyce Gerçek sonrası / Post-Truth / Post-vérité / عصر ما بعد الحقيقة Mrs. Dalloway / Virginia Woolf Siyasetname / Nizamü'l-Mülk Siracul Mülûk / Muhammed Bin Turtuşi Bir Silah Sistemi Olarak Para Amerika'da Demokrasi / Alexis de Tocqueville İslâmî devlet olur mu?Kitap Tanıtan Kitap 6

Bir varmış, bir yokmuş. Mehtaplı bir eylül gecesinde Ay’a bir merdiven dayamışlar. Alimler, yazarlar, şairler ve filozoflar bir bir yukarı çıkıp oturmuşlar. Hem Doğu’dan hem de Batı’dan büyük isimler gelmiş: Lev Nikolayeviç Tolstoy, René Guénon, Turgut Cansever, El Muhasibi, Şeyh-i Ekber, Cemil Meriç, Arthur Schopenauer, Ahmet Hamdi Tanpınar, Mahmud Sâmi Ramazanoğlu, Mahmut Erol Kılıç… Sadece bir kaç yer boş kalmış. Konuklar demişler ki “ başka yazar çağırmayalım, bu son sandalyeler bizim kitabımızı okuyacacak insanlara ayrılsın”. Evet… Kitap sohbetlerinden oluşan derlemelerimizin altıncısıyla karşınızdayız. Buradan indirebilirsiniz.

Önceki kitap sohbetleri:

sen-insansin Ücretsiz kitap indirin77 kitap indirin Hatırat / Joseph Goebbels Büyüme / Growth / Croissance / نمو Fareler ve İnsanlar / John Steinbeck Agapi / Sarah Jio Ulysses / James Joyce Gerçek sonrası / Post-Truth / Post-vérité / عصر ما بعد الحقيقة Mrs. Dalloway / Virginia Woolf Siyasetname / Nizamü'l-Mülk Siracul Mülûk / Muhammed Bin Turtuşi Bir Silah Sistemi Olarak Para Amerika'da Demokrasi / Alexis de Tocqueville İslâmî devlet olur mu?Sen insansın, homo-economicus değilsin!

Avusturyalı romancı Robert Musil’in başyapıtı Niteliksiz AdamJames Joyce‘un Ulysses ve Marcel Proust‘un Geçmiş Zaman Peşinde adlı eserleriyle birlikte 20ci asır Batı edebiyatının temel taşlarından biri. Bu devasa romanın bitmemiş olması ise son derecede manidar. Zira romanın konusunu teşkil eden meseleler bugün de güncelliğini koruyor.  Biz “modernler” teknolojiyle şekillenen modern dünyada giderek kayboluyoruz. İnsan’a has nitelikleri makinelere, bürokrasiye ve piyasaya aktardıkça geriye niteliksiz bir Ben’lik kalıyor. İstatistiksel bir yaratık derekesine düşen İnsan artık sadece kendine verilen rolleri oynayabildiği kadar saygı görüyor: Vatandaş, müşteri, işçi, asker…

Makinelerin dişli çarkları arasında kaybettiğimiz İnsan’ı Niteliksiz Adam’ın sayfalarında arıyoruz; dünya edebiyatının en önemli eserlerinden birinde. Çünkü bilimsel ya da ekonomik düşünce kalıplarına sığmayan, müteâl / aşkın bir İnsan tasavvuruna ihtiyacımız var. Homo-economicus ya da homo-scientificus değil. Aradığımız, sorumluluk şuuruyla yaşayan hür İnsan.Buradan indirebilirsiniz.


tezyin_kapak-150 Ücretsiz kitap indirin77 kitap indirin Hatırat / Joseph Goebbels Büyüme / Growth / Croissance / نمو Fareler ve İnsanlar / John Steinbeck Agapi / Sarah Jio Ulysses / James Joyce Gerçek sonrası / Post-Truth / Post-vérité / عصر ما بعد الحقيقة Mrs. Dalloway / Virginia Woolf Siyasetname / Nizamü'l-Mülk Siracul Mülûk / Muhammed Bin Turtuşi Bir Silah Sistemi Olarak Para Amerika'da Demokrasi / Alexis de Tocqueville İslâmî devlet olur mu?Gözle dinlenen müzik: Tezyin

Batı sanatı her hangi bir konuyu “güzel” anlatır. Bir kadın, batan güneş, tabakta duran meyvalar… İslâm sanatının ise konusu Güzellik’tir. Bunun için tezyin, hat, ebru… hatta İslâm mimarîsi dahi soyuttur, mücerred sanattır.

Derrida, Burckhardt, Florenski ve Panofski’nin isabetle söylediği gibi Batılı sanatçı doğayı taklid ettiği için, merkezi perspektif ve anatomi kurallarının hakim olduğu figüratif eserler ihdas eder. Bu taklitçi eserler ise seyircinin ruhunu değil benliğini, nefsini uyandırır. Zira kâmil sanat tabiatı taklid etmez. Sanat fırça tutan elin, tasavvur eden aklın, resme bakan gözün secdesidir. Tekâmül eden sanatçı (haşa) boyacı değil bir imamdır artık. Her fırça darbesi tekbir gibidir. Zahirde basit motiflerin tekrarıyla oluşan görsel musiki ile seyircilerin ruhu öylesine agâh olur ki kalpler kanatlanıverir. Müslüman sanatçı bu yüzden tezyin, hat, ebru gibi mücerred sanatı tercih eder. Güzel eşyaları değil Güzel’i anlatmak derdindedir. Çünkü ne sanatçının enaniyet iddiası ne de seyircinin BEN’liği makbul değildir. Görünene bakıp Görünmez’i okumaktır murad; O’nun güzelliği ile coşan kalp göğüs kafesinden kurtulup sonsuzluğa kanat açar.

Tezyinî nağmeleri gözlerimizle işitmek için yazıldı bu e-kitap. John locke gibi bir “tabula rasa” yapmak için değil Hz. İbrahim (as) gibi “la ilahe” diyebilmek için. Buradan indirebilirsiniz.

Kaybedenler Klübü: Anti-demokratik bir muhalefetin kısa tarihi

Ücretsiz kitap indirin77 kitap indirin Hatırat / Joseph Goebbels Büyüme / Growth / Croissance / نمو Fareler ve İnsanlar / John Steinbeck Agapi / Sarah Jio Ulysses / James Joyce Gerçek sonrası / Post-Truth / Post-vérité / عصر ما بعد الحقيقة Mrs. Dalloway / Virginia Woolf Siyasetname / Nizamü'l-Mülk Siracul Mülûk / Muhammed Bin Turtuşi Bir Silah Sistemi Olarak Para Amerika'da Demokrasi / Alexis de Tocqueville İslâmî devlet olur mu?T.C. kurulurken Hitler, Mussolini ve Stalin başrolleri paylaşıyordu. İki dünya savaşının ortalığı kasıp kavurduğu o korkunç yıllarda “bizim” Cumhuriyet gazetesi’nin faşizme ve faşistlere övgüler yağdırması bir rastlantı mıdır? Kemalistlerin ilâhı olan Atatürk’ün emriyle 80.000 Alevî Kürd’ün Dersim’de katledilmesi, Kur’an’ın, ezanın yasaklanması, imamların, alimlerin idam edilmesi, Kürtleri, Hristiyanları ve Yahudileri hedef alan zulümler de yine Atatürk ve onu ilahlaştıranlar tarafından yapılmadı mı?

Bu ağır mirasa sahip bir CHP ve Türk solu şimdilerde “İslâmî” olduğu iddia edilen bir cemaat ile, Fethullah Gülen’in ekibiyle ittifak içinde. Yobaz laiklerin, yasakların kurbanı olduklarını, baskı gördüklerini iddia ediyor bu insanlar. Ama bir yandan da alenen İslâm düşmanlığı yapan her türlü harekete hatta İsrail’e bile destek vermekten çekinmiyorlar. Tuttukları yol İslâm’dan daha çok bir ideolojiye benziyor: Gülenizm. Millî istihbarattan dershanelere, dış politikadan bankalara kadar her konuda dertleri var. Ama Filistin’de, Doğu Türkistan’da, Irak’ta, Suriye’de, Arakan’da zulüm gören Müslümanları dert etmiyorlar. Acayip…

Türk solu, CHP ve Fethullah Bey… Nereden geldiler? Nereye gidiyorlar? Elinizdeki bu kitap meseleyi tarihsel bir perspektifte ele almayı amaçlıyor.Buradan indirebilirsiniz.


freud-kapak Ücretsiz kitap indirin77 kitap indirin Hatırat / Joseph Goebbels Büyüme / Growth / Croissance / نمو Fareler ve İnsanlar / John Steinbeck Agapi / Sarah Jio Ulysses / James Joyce Gerçek sonrası / Post-Truth / Post-vérité / عصر ما بعد الحقيقة Mrs. Dalloway / Virginia Woolf Siyasetname / Nizamü'l-Mülk Siracul Mülûk / Muhammed Bin Turtuşi Bir Silah Sistemi Olarak Para Amerika'da Demokrasi / Alexis de Tocqueville İslâmî devlet olur mu?Gurbetçi Freud ve “Das Unheimliche”

Modern insanın kalabalıkta duyduğu yalnızlığı sorgulamak için iyi bir fırsat… Sigmund Freud gurbette olma duygusunu, yabancılık, terk edilmişlik hissini anlatan “Das Unheimliche” adlı denemesini 1919’da yayınlamış. İsminden itibaren tefekküre vesile olabilecek bir çalışma. Zira “Unheimliche” alışılmışın dışında, endişe verici bir yabancılık hissini anlatıyor.

Bu hal sadece İnsan’a mahsus: Kaynağında tehdit algısı olmayan, hayvanların bilmediği bir his. Belki huşu / haşyet ile akrabalığı olan bir varoluş endişesi? Gurbete benzer bir yabancılık hissi, sanki davet edilmediğim bir evdeyim, kaçak bir yolcuyum bu dünyada. Freud’un İd (Alt bilinç), Benlik (Ego), Üst Benlik (Süperego) kavramları iç dünyamızdaki çatışmalara ışık tutabilir mi? Dünyada yaşarken İnsan’ın kendisini asla “evinde” hissetmeyişi acaba modern bir hastalık mıdır? Teknolojinin gelişmesiyle baş gösteren bir gerginlik midir? Yoksa bu korku ve tatminsizlik hali insanın doğasına özgü vasıfların habercisi,  buz dağının görünen ucu mudur? Hem Sigmund Freud’u tanıyanların hem de yeni keşfedecek olanların keyifle okuyacağını ümid ediyoruz. Buradan indirebilirsiniz.

fethullah-gulen-kapak Ücretsiz kitap indirin77 kitap indirin Hatırat / Joseph Goebbels Büyüme / Growth / Croissance / نمو Fareler ve İnsanlar / John Steinbeck Agapi / Sarah Jio Ulysses / James Joyce Gerçek sonrası / Post-Truth / Post-vérité / عصر ما بعد الحقيقة Mrs. Dalloway / Virginia Woolf Siyasetname / Nizamü'l-Mülk Siracul Mülûk / Muhammed Bin Turtuşi Bir Silah Sistemi Olarak Para Amerika'da Demokrasi / Alexis de Tocqueville İslâmî devlet olur mu?

Fethullah Gülen’i iyi bilirdik

(Son güncelleme: 5inci sürüm, 11 Ağustos 2016)

Türkçe Olimpiyatlarını ve Türk okullarını sevmiştik. Gözü yaşlı vaizin Amerika’da yaşamasına alışmıştık. 1980 öncesinde komünizme karşı CIA ile işbirliği yapmasına “taktik” demiştik. Fethullah Gülen aleyhine açılan davalardan birinin iddianamesinde “pozitivist felsefeye karşı olmak” ile suçlanıyordu. Biz de karşıydık pozitivizme.

Sonra bir gün… Mavi Marmara! Doğu Akdeniz’de, uluslararası sularda oyuncak ve gıda taşıyan bir gemi saldırıya uğradı. Masum ve silahsız insanlar öldü. Psikopat bir devletti bunu yapan. İsraillileri hapsettiği korku duvarları Filistin’i hapseden beton duvarlardan daha yüksekti. Ama Fethullah Gülen İsrail’den izin alınması gerektiğini söyledi. Bu terörist devletten “otorite” diye bahsediyordu. Gülen’e göre İsrail Doğu Akdeniz’in efendisiydi, uluslararası sularda bile masum sivilleri öldürme hakkına sahipti. Gülen cemaati dünya ile uğraşmaktan ahirete vakit ayıramıyordu. Gülen cemaati bir cemaatten başka herşeye benziyordu.

15 Temmuz gecesi yaşadığımız darbe girişiminde yaşadıklarımızla birlikte değerlendirince can acıtan bir soru kendini dayatıyor bize: Fethullah Gülen ve kurmayları bizi baştan beri kandırdı mı? Yoksa “küçük eller” dediğimiz masum insanların teşkilâtı sonradan mı kokuştu?

 Kitabı buradan indirebilirsiniz.

Soyut Sanat Müslümanın Yitik Malıdır

yitik Ücretsiz kitap indirin77 kitap indirin Hatırat / Joseph Goebbels Büyüme / Growth / Croissance / نمو Fareler ve İnsanlar / John Steinbeck Agapi / Sarah Jio Ulysses / James Joyce Gerçek sonrası / Post-Truth / Post-vérité / عصر ما بعد الحقيقة Mrs. Dalloway / Virginia Woolf Siyasetname / Nizamü'l-Mülk Siracul Mülûk / Muhammed Bin Turtuşi Bir Silah Sistemi Olarak Para Amerika'da Demokrasi / Alexis de Tocqueville İslâmî devlet olur mu?Afganistan’daki bir medreseyi, Bosna’daki bir camiyi, Hindistan’daki Taj Mahal’i görsel olarak islâmî yapan nedir hiç düşündünüz mü? Anadolu kilimlerini, İran halılarını, Fas’taki gümüş takıları, Endülüs’teki sarayları birleştiren ortak unsur nedir? Müslüman olmayan bir insan bile kolaylıkla“bunlar İslâm sanatıdır” diyebilir. Sanat tarihi konusunda hiç bir bilgisi olmayanlar için de şüpheye yer yoktur. Şüpheye yer yoktur da… bu ne acayip bir bilmecedir! Endonezya’dan Fas’a, Kazakistan’dan Nijerya’ya uzanan milyonlarca kilometrekarelik alanda yaşayan, belki 30 belki 40 farklı lisan konuşan Müslüman sanatkârlar nasıl olmuş da böylesi muazzam bir görsel bütünlüğe sadık kalabilmiştir?

Bakan gözleri pasifleştiren tasvirci sanatın aksine İslâm sanatı okunan bir sanattır. Yani görünmeyeni anlatmak için çizer görüneni. Doğayı taklid etmek değildir maksat. İnsanların aklını uyandırması, kalplerine hitab etmesi sebebiyle İslâm sanatının soyut bir sanat olduğu da aşikârdır. Ama Avrupa kökenli soyut sanattan ayrıdır İslâm sanatı. Meselâ Picasso, Kandinsky, Klee, Rothko gibi ressamlar gibi sembolizme itibar edilmemiştir. 284 sayfalık kitabımıza çok sayıda İslâm sanatı örneği ekledik. Bakmak için değil elbette, görünen sayesinde görünmeyeni akledebilmek, yani İslâm sanatını “okumak” içinBuradan indirebilirsiniz.


İslâm’da Mimar ve Şehir

Cumhuriyet’in ilânından beri yaşadığımız şehirler hızla tektipleşiyor. Betondan yapılmış kareler ve dikdörtgenler kapladı ufkumuzu. Trabzon, Aydın, Malatya… Anadolu’nun her yeri birbirine benzedi. Fakat Türkiye’ye has bir sorun değil bu. Batının “alternatifsiz” Ücretsiz kitap indirin77 kitap indirin Hatırat / Joseph Goebbels Büyüme / Growth / Croissance / نمو Fareler ve İnsanlar / John Steinbeck Agapi / Sarah Jio Ulysses / James Joyce Gerçek sonrası / Post-Truth / Post-vérité / عصر ما بعد الحقيقة Mrs. Dalloway / Virginia Woolf Siyasetname / Nizamü'l-Mülk Siracul Mülûk / Muhammed Bin Turtuşi Bir Silah Sistemi Olarak Para Amerika'da Demokrasi / Alexis de Tocqueville İslâmî devlet olur mu?demokrasisi ve serbest piyasası mimarları da tektipleştirdi. Farklı düşünemeyen, yerel özellikleri eserlerine yansıtmayan mimarlar kutu gibi binalar dikiyor. Moskova, Tokyo, Paris, Hong Kong da tektipleşiyor ve çirkinleşiyor.

Çare? Binalara değil de mimara, yani insana odaklanmak olabilir; yani eşyayı ve sureti değil İnsan’ı ve sîreti merkeze almak. Zira bu bir norm ya da ekol meselesi değil: İslâmiyet’in ilk asırlarında bir şehir övüleceği vakit binalar değil yetiştirdiği kıymetli insanlar anılırmış. Biz de güzel binalarda ve güzel şehirlerde hayat sürmek için önce güzel mimarlar yetiştirerek başlayabiliriz işe. İnsan gibi yaşamak için mimarî çirkinliklerden ve bunaltıcı tektipleşmeden kurtulabiliriz. Bu ancak Güzel Ahlâk ile Güzel Mimarî arasındaki bağı yeniden tesis etmekle olabilir. Çare Mimar Sinan gibi cami yapmak değil Mimar Sinan gibi insan yetiştirmek. Kitabımızın maksadı ise teşhis ve tedaviye hizmet etmekten ibaret. Buradan indirebilirsiniz.

Trackback URL

ÖNEMLİ

--------------------------------------------------------------------

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahipleri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşlere katıldığımız anlamına gelmez.

Hakaret içerse dahi bütün yorumlar birer fikir eseridir. Ama bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatın yine de.

Not: Sitenin ismini dert etmeyin, “derinlik” üzerine bayağı bir geyik yaptık, henüz söylenmemiş bir şey bulmanız oldukça zor :)

Editörle takışmayın, o da bir anne-babanın evlâdıdır, sabrının sınırı vardır. Siz haklı bile olsanız alttan alın, efendilik sizde kalsın.

Sitenin iç işleriyle ilgili yorum yapmayın, aklınıza takılan soruları iletişim kutusundan sorun, kol kırılsın, yen içinde kalsın.

Kendi nezaketinizi bize endekslemeyin, bizden daha nazik olarak bizi utandırın. Yanlış ve eksik şeylerden şikayet etmek yerine bilgi ve yeni bakış açısı sunarak tamamlayın, düzeltin, tevazu ile öğretin bize bildiklerinizi.

Bu kurallara başkasının uyup uymamasına aldırmayın, siz uyun. Bütün yorumları hızla onaylanan EN KIDEMLİ YORUMCULAR arasındaki nizamî yerinizi alın.

--------------------------------------------------------------------
  • Siz de fikrinizi belirtin