Bırakınız Açsınlar, Bırakınız Örtsünler »
By Fethi Sipahi Tan on Ara 11, 2007 in Makale | 43 Comments
Başörtüsü ile ilgili bir yazı yayınladığımızda tartışmalar uzayıp gidiyor.
1. Öncelikle başörtüsü ile ilgili bir devlet yasağı vardır, benzer yasak fiili ya da potansiyel olarak başı açık hanımlar ve toplumun geleneksel kesimince tuhaf karşılanan uzun saçlı, kulağı küpeli erkekler için geçerli değildir. Şu anda ilgilenilmesi gereken muhayyel yasaklar değil fiili yasaklardır.
2. İleride herhangi bir kesim için muhtemel bir devlet yasağı söz konusu olabilir mi? Türkiye’de bu mümkün ama şu an için tahminidir ve bunu önlemenin yolu bugün başörtüsünü yasaklamak değil bu konularda kişi özgürlüğünü kısıtlamayacak negatif nitelikli, özgürlüğü tanımlamayan sağlam yasalar oluşturmaktır. Read the rest





Birçok yerde bu durumla karşılaşıyorum. Nedir bu durum? Gazali ve İslam felsefecileri arasındaki ihtilaf, İbn-i Rüşd’ün ünlü savunması ve neticede ortaya saçılan bir takım önyargılı düşünceler.
Epey önce
Süleyman Nazif (1870-1927) Batarya ile Ateş adlı kitabında şöyle diyor:
Dikkat! : Bu yazıda bahse konu olaylar tamamıyla gerçektir. Konusu ve içeriğindeki şiddet tasvirleri nedeniyle 18 yaşından küçükler tarafında
“3 tarafı deniz, 4 tarafı düşmana çevrili cennet vatan” paranoyası neden üretildi? Çağdaş ve laik Türkiye’nin evlâdı, Kavala yahut Halep’te yatan dedesinin mezarına bile pasaportla gidecekti. Eskiden vali gönderilen yerlere şimdi büyük elçi atanıyordu. Churchill’in dediği gibi “iki petrol kuyusunun etrafına sınır çizen” İngiliz, bir gecede ülkeler icad edilmişti. Ama Kemalist millî(!) eğitimin iğdiş ettiği beyinler bunu sorgulamaktan aciz. Körfez ülkeleri, Basra yolunun, İsrail, Doğu Akdeniz’in petrol tıpası olacaktı. Türkiye hem Rusya’nın güneye doğru genişlemesini engelleyecek hem de Bakü petrolünün Avrupa’ya ulaşıp fiyat kırmasına mani olacaktı. Diğer yandan Lazkiye ve Hayfa’dan dünya piyasalarına erişen Musul ve Kerkük petrolü bir gün pekâlâ Türkiye’den geçip İskenderun’a akabilirdi ve bu da Londra için büyük bir risk unsuruydu.






Bir kez daha sosyal medyada paylaştığımız mesajları kitaplaştırdık. Yayına girdiği günden beri 

Derin Lügat 7.0





Kapitalizmin simgesi haline gelen büyük ve saygın firmaların adlarının karıştığı skandallar sıklıkla kapitalizmin kendisinin sorgulanmasına yol açar. Ancak davalar ve medyadaki fırtınalar sürerken, söz konusu firmaların hisse senetleri borsada dalgalanırken bir analiz yapmak kolay değil. Her gün yeni bilgilerin veya spekülasyonların birbirine karıştığı ortamlarda sıcağı sıcağına tepki vermenin verimsiz olduğunu düşünüyoruz.