Main Content RSS FeedÖnceki Yazılar

Kimliğimin derdi ordumu gerdi! »

lemanbuyuk1.jpgİnsan kendisini sürekli yeniden tarif eden bir varlık. Geçmişimizden, ailemizden ve mahallemizden devraldığımız mirasın üzerine hayallerimizi, korkularımızı, umut ve düş kırıklıklarımızı ekleyerek bir BEN oluşturuyoruz. Adına kimlik dediğimiz bu “şey” devletin bize verdiği kimlik kartı gibi sabit yapı değil. Üzerindeki fotoğrafın eskimesi gibi çocukluk ve gençlik duygularımız da değişiyor, evrim geçiriyor.

Gençliğinde komünist olan biri liberalleşiyor, İslâm cumhuriyeti kurmak için yola çıkanlar demokratlaşıyor.

Hayatı boyunca ateist olarak yaşamış bir kadın eşinin ölümünden sonra birden dine sarılabiliyor. Müslüman bir ailenin çocuğu 18 yaşına geldiğinde dinden soğuyabiliyor.

Kadın, Alevî, Kürt, Çemişkezekli, Ermeni, Read the rest

İyi ki Atatürk Kemalist değildi! »

kemalist-kafa-trasi.jpgGeçenlerde Ermeni bestekâr Kemani Sarkis Efendi’nin sevilen şarkısını  dinliyordum Muazzez Abacı’dan:

“Kimseye etmem şikayet, ağlarım ben halime
Titrerim
mücrim gibi baktıkça istikbalime
Perde-i
zulmet çekilmiş, korkarım ikbalime
Titrerim mücrim gibi baktıkça istikbalime.”

Bazıları Kemalistlere fazla yükleniyorlar şu aralar. Yok efendim onlar elitistmiş, halktan uzakmış, artık Türkiye için bir projeleri yokmuş… Kemalizm sizin sandığınız gibi bir ideoloji veya siyasî Read the rest

Bir Demokrasi Hikâyesi; Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası »

image680021.jpgCumhuriyet’in kurulmasıyla inkılâpların hayata geçirilmesi konusunda yakın tarihimizde bitmek tükenmek bilmeyen bir muallâka gömülmüş bulunmaktayız. Dönemin, uzunca bir süre ve hatta 21. yüzyılı yaşadığımız şuanda bile “eleştirilmezlik” zırhıyla korunması tarihi gerçeklerden bizi uzaklaştırmakta ve bazen de körü körüne yanılgılara sokmaktadır. Şüphesiz bu yanılgılar en çok inkılâplar dönemindeki tarihi eleştirilerde ortaya çıkmaktadır. Günün konjonktürleri içerisinde değerlendirdiğimizde Read the rest

Türk Korkusu »

sola-bakan-turkshead1.jpg« Bu kanlı hayvanı, çarmıha gerilmiş İsa’nın düşmanı olan acımasız ejderhayı görmüyorsunuz belki de? Elbette şu kâfir Türklerden bahsediyorum. Önce Şark’ı yerle bir ettiler ve iğrenç kokan nefesleriyle sayısız Hıristiyanı zehirlediler. Şimdi İtalya’ya yaklaşıyorlar ve bir harabeye çevirmek istedikleri Roma kilisesine saldırıyorlar. »

Bu satırlar 16cı ve 17ci yüzyıllarda gerçek bir best-seller olan ve hemen bütün Avrupa dillerine çevrilen bir kitaptan, « Türklerin gelenekleri ve gizli kötülükleri » adlı hatırattan. Aslı Latince olan kitabın yazarı Macaristanlı Georges 1526’da Osmanlıların eline esir düşüyor ve 13 yıllık esareti sırasında önce Müslüman oluyor ardından da Bektaşi . Macaristanlı Georges’un verdiği teknik bilgiler o kadar ayrıntılı ve bugünkü bilgilere o kadar yakın ki Read the rest

Vahşi olan kapitalizm değil devlettir »

 Pascal Salin’in Fransızca özgeçmişi, kitapları ve makaleleri (47 sayfa)   pascal-salin-vahsi-olan-devlettir4.jpg 

 “Devletin hiç bir ahlâkî veya bilimsel meşruiyeti yoktur, sadece insan toplumlarındaki şiddetin bir ürünüdür.” Bu sözlerin sahibi Pascal Salin radikal liberaller(*) olarak adlandırılan Frédéric Bastiat , Ludwig von Mises ve Friedrich Hayek gibi düşünürlerin izinden yürüyen dünyaca ünlü bir ekonomist. Paris IX Dauphine üniversitesinde öğretim üyesi olan Salin ile Paris’teki evinde görüştük. Liberalizmin ekonomi dışında kalan alanlara nasıl uygulanacağını sorduk kendisine. Hukuk devletinden bireysel sorumluluğa, millî eğitimden başörtüsü yasağına kadar çeşitli konulara değindik.

Prof. Dr. Salin Libéralisme adlı kitabında önce özgürlük, sorumluluk ve mülkiyet ile temellerini attığı liberalizmi alışılmışın çok dışında bir açıdan sunuyor. Bilimsel bir titizlikle liberal düşüncenin insana, üretkenliğine, farklılığına ve çeşitliliğine olan saygısını anlatıyor.

Bireylerin bir kalıp içinde eritilmeye çalışıldığı ülkelerde yaşayan, tebalaşmış adeta “kamulaştırılmış” milletler için son derecede şaşırtıcı fikirler bunlar. Read the rest

Vatan Toprağı, Tehlike Seçmeden, Her Türlü Tehlikeden Korunmalıdır! »

hpim3704.jpg31 Ekim 2007 günü, Milliyet Gazetesi, bir haberi manşetten verdi. Yalnız o günlerden gündem, şehitlerimiz, kaçırılan askerlerimiz, PKK ve Irak’a girip girmeme konuları ile dolu idi. Bu yüzden, manşetten verildiği halde, bu haber, birçok kişinin dikkatini çekmedi belki de. Gündem yine sıcak, yine yoğun… Fakat bu konular da ertelenebilecek gibi değil aslında. Vatanımızın toprak bütünlüğü tabii ki çok önemli bir konu ama topraklarımızın sağlığı da bir o kadar önemli. Bizim olan ama sağlığını, verimliliğini tamamen kaybetmiş bir vatana sahip olmayı hiçbirimiz istemeyiz sanırım. Vatan toprağı sağlıklı olmazsa , üzerinde bitkiler, hayvanlar yaşayamazsa, bizler de yaşayamayız, unutmayın.

Şu dikkatlerden kaçmış olabilecek haberi hatırlayalım: “Antalya Belek Ormanları’nın turizm alanı ilan edilmesinin ardından, 2 yıl içinde, büyük bir doğa katliamı yaşandı; bölgeden 500 bin ağaç kesildi.” (1)
Read the rest

O Gün Bebek Nasıl Katil Oldu? »

Kendini Orta Asyalı zannetmenin zararları

a-bebek-nasil-katil-olur-kucuk.jpgÖyle güzel romanlar vardır ki okuyup bitirdiğinizde neredeyse üzülürsünüz. O.S’in Hırant Dink’i öldürdüğü yaştayken okuduğum Richard Bach’ın Mavi Tüy adlı romanı da bunlardan biri.

Romanın başlangıcında bulunan şiir bir nehrin içinde kayalara tutunarak yaşayan bir grup hayvanı anlatıyor. Bir gün bu hayvanlardan biri tutunduğu kayayı bırakmak istiyor nehrin nereye gittiğini görmek için. Arkadaşları onu “Asla! Nehir seni taşlara vurarak yok eder” diye uyarsa da bizimki aklına koyduğunu yapıyor ve aldığı darbelere rağmen direniyor tutunmaya. Bir süre sonra nehrin akıntısına ayak uyduruyor ve çarpmadan “akmayı” Read the rest

Devlet Opera ve Balesi Satılsın »

Yazan : Ekonomix
opera_image3.jpg[Ekonomi Türk sitesinde  KASIM 03, 2007’de yayınlandı]
Ne operayı severim ne de baleyi. Devlet tiyatrolarını severim ama. Yine de bu, burada yazacaklarımı etkilemez. Konu basit.

Bir tanıdığım köyde öğretmenlik yaparken arkadaşlarıyla içmeye gitmişler. Tesadüf bu ya köylülerden biri de kasabaya is için inmiş, onları görünce yanlarına gitmiş. Adama rakı ikram etmişler, daha hayatında rakı içmemiş. Tadına bakar bakmaz yüzünü ekşitmiş ve bizim tanıdığa “Hocam bi soru soracam, siz simdi bu rakıyı hukumat zoruynan mı içiyonuz yoksam kendi rızanıznan mı?” demiş. Read the rest

‘Sivil Anayasa’ya Destek »

1982 Anayasası, çeyrek asır önce bir kurtuluş reçetesi olarak yürürlüğe konulmuş, o günün gereklerine ve anlayışına göre yaşama geçirilmiş bir anayasadır. Bunun neticesiyle o günden bu yana mevcut anayasa bu ülkeye deli gömleği giydirmiş, yapılan onca düzeltmeye rağmen bir türlü dikiş tutmamış, içinde saklı bubi tuzakları ile düzenlemelerin hepsini boşa çıkartmayı becermiş, otoriter bir yönetimi mümkün kılan, hak ve özgülüklere önem vermeyen, “özde” toplumsal olmayan ama kavramsal tanımı ile “sözde” ‘toplumsal sözleşme’ olan bir belge haline bürünmüştür.

Bilindiği gibi ülkemizin değerli bilim adamları ve siyasileri bir süredir daha demokratik ve çoğulcu, toplumsal dengeleri doğru tartan, bireysel hak ve özgürlüklere maksimum hak tanıyacak Read the rest

Filistin Sorunu »

Şimon Perez ve Mahmut Abbas Türkiye’ye gelmiş. El sıkışmışlar, samimi pozlar vermişler, gülüşmüşler falan.. Keşke böyle gösteriler bir anlam ifade etse.

Bu arada Batı Şeria’da sanayi bölgelerinin kurulmasına yönelik antlaşma imzalanmış, antlaşmanın orta ve uzun vadede Filistin’e sağlayacağı imkânlar çok güzel elbet.

Bu ticarî antlaşma çok önemli ama mesele ticaret antlaşmaları ile hallolacak kadar kolay değil.

İsrail-Filistin meselesi hakkında çeşitli sitelerde pek çok yazı yazdım, yaşanan asırlık süreci de iyi kötü bilirim. Dünya üzerinde, bu kadar kangren olmuş, çözümü çok zor olan bir başka konu var mıdır; hiç zannetmiyorum.

Filistin aslında kâğıt üzerinde varlığı olmakla birlikte, fiilen var olmayan bir devlet. Mahmut Abbas’ta bu olmayan devletin olmayan başkanı adeta. Çünkü Abbas, Filistinlileri temsil etmekten çok uzak. Ne acı ki bu aynı zamanda Ortadoğu’nun bir resmi gibi. Çünkü Abbas gibi temsil sorunu olan isimlerden bol miktarda var bu coğrafyada.
Read the rest