Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz (6) : Savaş bilimsel değil insanî bir faaliyettir »
By my on Oca 14, 2017 in Derin Savaş, Kitap Sohbeti, Savaş, Strateji | 2 Comments
28 Ocak 1986’da Uzay Mekiği Challenger fırlatıldıktan 73 saniye sonra, yerden 15 km yüksekte infilak ettiğinde hiç kimse bunun birkaç yüz dolarlık güvenlik contaları yüzünden olduğunu tahmin edemezdi. 7 astronot öldü; 200 milyar dolarlık uzay mekiği programına 3 yıl ara verildi; ABD ve NASA önemli itibar kaybına uğradı.
Aslında gizli saklı bir şey yoktu. Fırlatmanın yapılacağı günden önceki gece, hava sıcaklığı tasarımcıların öngördüğü sınırın altına, -8 °C’ye düşmüş ve rampanın bazı yerleri buz tutmuştu. Bu sebeple katı yakıt roketinin güvenlik contaları büzülmüştü. Ertesi gün güneşin yükselmesine rağmen fırlatma saatine kadar contalar yeterince genleşmediler ve fırlatma sırasında tam tecrid sağlanamadı. Bunu tahmin eden bazı mühendisler fırlatmanın ertelenmesini istemişlerdi ama NASA yine de onay verdi.
Savaşta her şey çok basittir, fakat en basit şey zordur
Parçaları ister insan olsun ister makine, sistemler karmaşıklaştıkça aralarındaki sebep-sonuç ilişkilerine hâkim olmak zorlaşır. Başta bilmek zaviyesinde kendini gösteren bu zorluk emir-komuta zincirine sirayet eder ve yapmak/yaptırmak zemininde gösterir kendini. Adına “ordu” denen makineden istediğini alamaz komutan. Oysa isteklerinin çoğu son derecede basit şeylerdir. Prusyalı General Clausewitz bu iç dirence “sürtünme” (Alm. Friction) adını vermiş:
“… Savaşta her şey çok basittir, fakat en basit şey zordur. Güçlükler birikir ve öyle bir sürtünme yaratır ki, savaşı görmemiş olan bir insan bunu gözünün önünde canlandıramaz. Sürtünme kayramı, gerçek savaşı kitaplarda okunan savaştan ayıran tek kavramdır. Askeri makina, yani ordu ve ona ilişkin her şey, aslında son derece basittir ve bu bakımdan idaresi kolaymış gibi görünür. Fakat şunu hiç bir zaman hatırdan çıkarmayalım ki, ordu yekpare bir kitle değildir, her biri kendi öz sürtünmelerini muhafaza eden bireylerden oluşur. Read the rest












Kitap tanıtan kitapların 7cisine damgasını vuran düşünür Susan Sontag oldu. 1977’de yayınladığı “Fotoğraf Üzerine” isimli cesur kitaptan bahseden 4 makale ile başlıyoruz. Mehmet Özbey’in kaleminden eskimeyen bir kitabı ziyaret edeceğiz sonra: Yüzyıllık Yalnızlık (Gabriel Garcia Marquez) Değerli yazarlarımızdan Mehmet Salih Demir ve Mustafacan Özdemir tek bir kitaba ve tek bir yazara odaklı kitap sohbetlerinden farklı makaleler hazırladılar. Bunlar kavram ve/veya olaylara odaklı, birden fazla kitaptan ve müelliften istifade eden çalışmalar: Terör, vicdan, modernleşme, bilim felsefesi (Kuhn, Heidegger, Derrida, Gadamer, Dilthey, Mach, Baudrillard, Toulmin) … Suzan Nur Başarslan’ın yazdığı Türk romanının tarihçesi ve Seksenli Yıllarda Türk Romanı Ve Post Modern Eğilimler de bu kategoriye dahil edilebilir. Bunların yanısıra yazar kadar hatta bazen daha fazla ünlenmiş kitaplara adanmış makaleleri de yine bu sayıda bulacaksınız: Zeytindağı (Falih Rıfkı Atay), Hayy Bin Yakzan (İbn-i Tufeyl), Körleşme (Elias Canetti), Taşrada Düğün Hazırlıkları (Franz Kafka). Kitap tanıtan Kitap 7’nin daha önceki sayılardan bir diğer farkı da Georg Simmel’e adanmış iki makale içermesi. Karl Marx ve Max Weber arasındaki kayıp halka olarak nitelenen Simmel’in “Büyük şehir ve zihinsel yaşam” (Die Großstädte und das Geistesleben, 1903) isimli özgün çalışmasından bahsettiğimiz makaleler kitabın sonunda. 


Aralık ayında sanal kitaplığımızdan indirilen kitap sayısı 19.106 oldu. En çok okunan ve toplam indirmelerin %50’sini teşkil eden kitapların listesi şöyle: