Gün Üzerine Günden Bağımsız »
By Muhsin Selman Trabzon on Oca 3, 2017 in Modernleşme, Toplum | 0 Comments
Bismillahirrahmanirrahim
Tarihe tanıklık ettiğimizi söylüyorlar. Kanaatimce doğrudur. Fakat söyleyenlerin büyük kısmının ifadelerinden haberdar olduğu kanaatine sahip değilim. Bir süre yazmayı planladığım (ki genelde planlarım ve yapamam) yazı dizisinin girişi niteliğindedir.
Modernliğin bitişiyle birlikte post-modern durum denilen hal ile yüz yüze geldik. Ümmet o süre boyunca modernliği yeni yeni çözümleme noktasında emeklemeye başlamıştı oysa. Post-modern durumla karşılaştığı vakit sadece duvara çarptı. Fazlası değildir. Modernliğin kurucu mantığıyla mücadele edermişçesine post-modern durumla savaşmaya çalışıldı. Mesela dinin hakimiyet alanını sadece kılık kıyafet üzerinden kurduğu mücadele alanıyla tanımladı. Zaferlerini bunun üzerinden inşa etti. Oysa bu ticaret karşılığında elinden alınan pek büyük oldu, oluyor.
Modernlik bildiğimiz gibi insanın kendi kendine tapma sürecinin önünü açtı. Hristiyanlık-Roma-Grekler üçlüsünün cemi olan Batı Uygarlığı kurucu 3’lünün yerlerini belirledi. Tanrıyı kiliselere hapsetti. Hukukunu Roma Hukuku’nun temelinde yükseltti. Aklını ise Grek aklının –özel de ise Platon ve Aristo’nun- üzerine inşa etti. (Bu noktada eleştirel yahut olumlayıcı tavırların büyük farklar yaratmadığını söylemek isterim.) Kendi adlandırmaları ile ‘Ortaçağ’ı karanlık zamanlar olarak gördüler ve yok saydılar. Hristiyanlığın salık verdiği ilkelere karşı modernlik tam tersi istikamette bir uca salındı. Başlangıcını ‘dindar’ düşünürlerin ortaya çıkardıkları modernlik sonucunda Read the rest








Marks, her zaman şunu önerirdi: “Devrimci süreç birkez işlemeye başlamışsa, proletarya aralıksız darbe indirmelidir.” Sürekli derinleşmeyen bir devrim, geri giden bir devrimdir. Mücadele edenler yorgun, güvenlerini yitirmeye başlarlar ve sonra burjuvazinin bize önceden o kadar sık talim ettirdiği manevralardan herhangi biri tasarlanan etkiyi meydana getirebilir. Bu, seçimler sırasında devrik diktatörden daha melek yüzlü ve daha tatlı sesli bir baya iktidarın devri ile, ya da genellikle ordu tarafından yürütülen ve bu arada dolaylı veya dolaysız ilerici güçleri destek olarak kullanan gericilerin bir hükümet darbesiyle de olabilir. Daha başka manevralar düşünülebilir, fakat taktik hileleri araştırmak amacımız değildir.
Tavsiye Sohbet






