Gerilla Savaşı / Ernesto Che Guevara »
By Александр Исаевич Солженицын on Ara 24, 2016 in devrim, Kitap Alıntısı | 0 Comments
[…] Yeni toplumların ebesi olan şiddetten korkmamalıyız; yalnız şiddete, halk önderlerinin en uygun koşulları buldukları anda başvurmalıdır…
Bu koşullar hangileridir? Bunlar, birbirlerini tamamlayan ve kendileri tarafından mücadele sürecinde yavaş yavaş derinleşen iki etkene öznel olarak bağlıdırlar: bir değişimin zorunluluğunun bilinci ve bu devrimci değişim olanağının gerçekliği, bunlar, —hemen hemen tüm Amerika’da mücadelenin gelişmesi için fazlasıyla uygun olan objektif koşullar— o amaca erişmek için gösterilen iradenin sağlamlığı ve dünyadaki yeni güçler dengesi ile birlikte hareketin türünü belirlemektedir.
Sosyalist ülkeler ne kadar uzak da olsalar, mücadele eden halklara yaptıkları olumlu etkiler daima hissedilir olacak ve onların eğitici örnekleri bunlara daha büyük güç verecektir. Bu yılın (1963) 26 Temmuz’unda, Fidel Castro şöyle diyor:
“Ve devrimcilerin görevi, herşeyden önce, şimdi, dünyadaki güçler dengesinde meydana gelmiş olan değişiklikleri farkedebilmek, duyabilmek ve bu değişikliğin hakların mücadelesini kolaylaştırdığını kavrayabilmektir. Devrimcilerin, Latin-Amerikalı devrimcilerin görevi, güçler dengesindeki değişikliğin Latin-Amerika’da sosyal devrim mucizesini doğurmasını beklemek değildir, tersine, bu değişikliğin devrimci hareket için güçler dengesinde sunduğu tüm avantajların doğru olarak kullanılmasıdır ve devrimlerin yapılmasıdır.” Read the rest







Tavsiye Sohbet



beğenileri aynı gerçeklikle farklı olmaz mı? Öteki’nin anlaşılmadığı için eleştiri aldığını ve beğenilmediğini ifade ettim. Bu durumda kıstas olarak hangi kitleyi almalıyız? Döneminde anlaşılmayan ancak bugün hakkında birçok yazı kaleme alınan Öteki kime göre kötüdür? İsmet Özel bir eserinde şiir için “Biz şairler sözcüklerle çatıyı oluştururuz. Okuyucu bu çatının içini kendisi doldurur” diyor. Roman için de aynı düşünceyi benimseyebilir miyiz? Örneğin bir roman her okuyucu da yeniden üretilebilir mi? Eğer öyleyse yazarın elinden çıkıp okuyucuyla buluşan kitap onu okuyan insan sayısınca tekrar tekrar yazılmış olur. Belki bu bakış açısı sanat eserleri konusunda keskin yorumlardan kaçınmamızı sağlayabilir.
Savaş tarihi hakkı ile incelenmiyor. Teknoloji, ticaret, endüstri ve askeri strateji ayrı kişilerce öğrenildiğinden dünyayı anlamamız zor.



