Main Content RSS FeedÖnceki Yazılar

Liberalizm’in kusurları(4): Birey Fetişizmi »

“…Vicdan ve özgür irade her geçen gün biraz daha gereksiz ve nadir oluyor, daha küçük alanlara hapsediliyor. Özgürlük böylece insanların parmakları arasından kayıp giderken birey [felçli bir hasta gibi] kendini yönetme kabiliyetini tamamen kaybediyor…” (Alexis de Tocqueville)

Geçen hafta bir insan grubu liberal kriterlere göre düpedüz delilik olan bir şey yaptılar. Kendilerine hiç bir ekonomik fayda getirmeyeceğini bildikleri halde işlerini, güçlerini bıraktılar, Gazze’deki çocuklara süt tozu ve ilaç götürdüler. Gazze’deki çocukların dolgun kredi kartı hesapları yok. Kendilerine süt tozu taşıyanlarla paylaşacakları Yapı Kredi World puanları da yok.

Bu tehlikeli yolculukta bazı insanlar öldürüldü çünkü siyasî taleplerini insan öldürerek “ifade eden” bir ülkenin, İsrail’in kuşatması altındalar Gazze’li çocuklar. Gazze’ye belki hayatında hiç gitmemiş, hiç Gazze’li görmemiş, onların dilini konuşmayan, yemeklerini, müziklerini, geleneklerini bilmeyen bu insanlar neden yaptılar bu “çılgınlığı” ?

Liberallerin kutsadığı birey kavramının özünde çok sakat olduğunu düşünüyorum. Birey konusuna “liberal bir bakışla” Read the rest

Gazze’de umut, Türkiye’de hücre cezası… »

Bugün bir mesaj geldi kutuma, yorumsuzum 🙁

“merhaba arkadaşlar
gecen ay içinde hasta arkadaşlarının tedavileri yapılmadığı için Diyarbakır E tipi cezaevinde 7 ve 12. koğuşlarda kalan TMK Mağduru çocuklar isyana teşebüs etmişlerdi. birde newroz bayramında çocuklar havalandırmada kendi giysilerini yakarak newrozu kutlamışlardı. bu eylemlerden dolayı 3 hafta spordan men 3 gün havalandırma ve bunların en ağırı olan 3 günde hücre cezası ayrıca ceza evi yönetimi tarafında kamu malına zarar vermekten haklarında soruşturma başlatılmıştır 3 hafta spordan men, havalandırmaya, çıkrılmama sosyal aktivitelerden men, cezaları uygulamay başlandı 3 günlük hücre cezası çocuklara tebliğ edildi uygulama halen başlatılmadı. soruşturma için ifadelerine alınmış karar helen yazılmamıştır çocukların intihara teşebüs edecekleri kadar pisikolojileri bozuk ken yanlız tek başlarına hücreye konulmaları ne kadar doğru olur bilmiyorum bizleri aileler çok büyük kaygı içindeyiz

arif akkaya “

ABD teröre böyle destek verdi »

Kaynak: Time Türk

… Bu konu ilginizi çekiyorsa …

Amerika Tedavi Edilebilir mi?

 Amerikalılar neden bu kadar gaddar? Dünyanın geri kalan kısmında yaşayan insanlara karşı niçin bu denli acımasız?  Bayrak yakmanın ve Amerikan/İsrail mallarını protesto etmenin dışında bir şeyler yapmak gerektiğini düşünenler için yapılmış bu çalışmayı ilginize sunuyoruz. ABD desteği son bulmadan Ortadoğu’nun psikopatı İsrail’in saldırganlığı bitmeyecek ve Ortadoğu’ya huzur gelmeyecek gibi görünüyor. Vietnam’da ve Latin Amerika’da yaşanan katliamlar Ortadoğu’da devam ediyor.
 
 
 

Yahudi oldukları için mi zalimler?

İsrail bir çok bakımdan Türkiye’ye benzeyen bir ülke. Paranoyak bir ulus-devlet. “Yoktan var edilmiş bir millet” dört tarafı “düşmanla çevrili” kutsal bir vatanda yaşıyor. Terör tehlikesine karşı ülkenin güvenliği için(?) haklar ve özgürlükler çiğneniyor. Devlet eliyle düşman üretiliyor! 

Gidemeyenlerin ülkesi oluyor İsrail… Kendi zulmü altında ezilen, korku içinde yaşayan, dünyasıyla beraber Ahiret’ini de kaybetmiş olan İsrailli zannederim Filistinliden bile daha zavallı bir durumda bu yüzden. Buradan indirebilirsiniz.

 

En çok okunan kitaplar »

Gittikçe artan bir ilgi gören E-Kitap sayfamızda şu an 31 kitap bulunuyor. Bu kitapların ilk 21 tanesi doğrudan bizim sunucumuzdan indirildiği için en çok indirilen kitapları site istatistiklerinden takip edebiliyoruz. Geçtiğimiz mayıs ayında 6187 e-kitap indirilmiş. En çok indirilen kitaplardan ilk dördü bu rakamın yaklaşık %25’ini, ilk yedisi ise yaklaşık %50’sini temsil ediyor. Kitaplarımıza gösterdiğiniz ilgiye teşekkür ediyoruz. Bu PDF dosyaları Acrobat Reader ile okunabilir, kâğıda yazdırılabilir. Tamamen ücretsizdir. E-mail yoluyla gönderebilir, kendi sitenizde paylaşabilirsiniz.

  1. Derin İnsan 
  2. Türkiye bölünür mü?
  3. Derin Göz
  4. Yahudi oldukları için mi zalimler?
  5. Türk milliyetçiliği birleştirir mi yoksa parçalar mı?
  6. Türkiye’nin Ulus-Devlet Sorunu
  7. Ermeniler ve Türkler
  8. Müslüman’ın Zaman’la imtihanı
  9. Liberalizmin Ak Kitabı
  10. Bir pozitivizm eleştirisi
  11.  Zorunlu Askerlik Gerekli mi?
  12.  Türk Solu 
  13. “Ötekilere” bakarken (Çeviriler)
  14. Para Yenir mi?
  15. Eşcinsellik ve Biz
  16. Bir roman incelemesi, Baudolino (Umberto Eco)
  17. Sanat karanlıkta çakılmış bir kibrittir…
  18. Amerika Tedavi Edilebilir mi?
  19. Kadınlar… Günümüzün Don Kişotları
  20.  Kadın hakları ve Kemalizm
  21. Maymunist imanla nereye kadar?

Dikkat Kitap: Maymunist imanla nereye kadar? »

Evrim ve Big Bang gibi konular genellikle sağlıklı biçimde tartışılmaz. İdeoloji ve inançlar, felsefî tercihler bilim-SELLİK maskesiyle çıkar karşımıza. Özellikle evrim tartışmaları “filanca solucanın bölünmesi” veya falanca Amerikalı biyoloji uzmanının deneyleri etrafında döner ve bir türlü maskeler inmez. Madde ve o Madde’ye yüklenen Mânâ maskelenir.

Oysa perde arkasında tartışılan başkadır. İnsan’a, Hayat’a dair temel kavramlardır. Sadece et ve kemikten mi ibaretiz? Yokluktan gelen ve ölümle yokluğa giden, çok zeki de olsa SADECE VE SADECE bir maymun türü müdür insan? BİLİM DIŞINDA bir insanlık yoksa, Aşk yoksa, Sanat yoksa, Güzellik yoksa ve Adalet yoksa Hayat‘ın anlamı nedir? Aşık olmak hormonal bir abartıysa, iyilik enayilikse, neden birbirimizin gırtlağına sarılmıyoruz ekmeğini almak için? Neden bir çocuğa tecavüz edilmesi midemizi bulandırıyor ve neden fakir bir insana yardım etmek istiyoruz?

Taj Mahal’in, Ayasofya’nın, Notre Dame de Paris’nin değeri bir arı kovanı veya termit yuvasına eşdeğer ise, Mesnevî boşuna yazıldı ise neden Hitler’i lanetliyoruz ve neden Filistin’de can veren bebeklere üzülüyoruz?

Maymun olmanın (veya kendini öyle sanmanın) BİLİM DIŞINDA, psikolojik, siyasî, ahlâkî, hukukî öyle ağır sonuçları var ki…

İşte geçtiğimiz ay bu maskelerin düştüğü, kartların açık oynandığı çok kaliteli iki tartışmaya tanık olduk. İki makale işaret fişeği görevi yaptı. Sağolsun bir çok değerli okurumuz yüzden fazla yorumla konuyu DERİNLEMESİNE tartıştı. Derinlemesine diyoruz çünkü Madde’nin arkasındaki Mânâ bu kez gerçekten masaya yatırıldı. Evrim senaryosunu kabul etmenin etik ve siyasî neticeleri hatta evrimciliğin etimolojik değeri bile konuşuldu.

Biz de bu sebeple söz konusu iki tartışmayı 116 sayfalık bu kitapta topladık. Buradan indirebilirsiniz.

(Ayrıca konuyla ilgili okurlarımız Bir pozitivizm eleştirisi  isimli kitabımızdan da istifade edebilirler)

Olup biteni bu medyayla anlayabilir miyiz? »

 

Haşmet Babaoğlu

Bir yayın yönetmeni düşünün ki…
Ortadoğu, Hamas ve terör konusundaki algısı ve bilgisi sokakta top oynayan çocuklardan bile geride…
Birtakım yazarlar var ki…
Basındaki “Doğan görünümlü şahin” mevzilerine yerleştirilmiş liberal ve hümanist olduklarını iddia eden bu yazarlar…
Aşdot liman otoritesinin sözcüsüymüş gibi hiç utanıp sıkılmadan Mavi Marmara gemisine “konşimento” soruyorlar!
“Hamas, dünyaya yalan söylemiş ve ambargoyu delmeye kalkmıştır” diyerek olup biteni sözümona analiz ediyorlar! İnsan okurken gözlerine inanamıyor!

…Bu makale ilginizi çekti ise…

Gazetecilik Neden Dibe Vurdu?

Gazeteciler bizi bilgilendiriyor mu yoksa aldatıyor mu?  Gazetecilik galiba dürüstçe yapılmasına imkân olmayan bir meslek. Çünkü birbirine zıt işlerin aynı anda icra edilmeleri gerekiyor: Öğretmenlik, savcılık, soytarılık, amigoluk…  Gazeteci kendisine bilgi verebilecek herkesle iyi geçinmek için biraz politik davranmak daha doğrusu yalan söylemek zorunda. Ama aynı zamanda ondan gözü kara bir savcı gibi olayların üzerine gitmesi, iyi bir hâkim gibi dürüst olması da bekleniyor. Bir bilim adamı gibi konuları derinlemesine irdelemesi ama sıkıcı olmadan toplumun her kesimini eğlendirebilmesi… Gazetecilerden halkı aydınlatmaları isteniyor ama aynı zamanda da halka benzemeleri. Yoksa gazeteleri satılmıyor, TV kanalları izlenmiyor. Bu koşullarda “gazeteci gibi” gazetecilik yapılabilir mi? Derin Düşünce yazarları sorguluyor…

Buradan indirebilirsiniz.

Of’lu haklı galiba »

Bu Meclis Anayasa değişikliği yapamaz mı?

Yapar, hem de bal gibi yapar. İstediği ülkeye savaş açma yetkisi verdiğiniz bir meclis, pek de suya sabuna dokunmadan da olsa anayasa değişikliğini yapar ve sen de seyredersin. Peki, bir ülkeye savaş açtık diyelim, bu savaşı yönetecek Başkomutan kim olabilir sizce?  Read the rest

Liberalizmin kusurları(3): Liberalizm ahlâksızdır! »

UYARI: “Liberalizm kötü ahlâklıdır” demiyorum, su nasıl renk-siz, hava nasıl koku-suz ise liberalizm de öyle ahlâk-sızdır diyorum.

Sunuş: Ben liberalizmin en çok ahlâklı olma ihtimalini sevmiştim. ” Günah işleme özgürlüğü” isimli yazıda savunduğum gibi devletin vicdan rolü üstlenmesine, halkı çocuklaştırmasına karşıyım. Bu sebeple yaklaşık iki yıl önce liberal dostlarıma yazdım ve “Liberal Ahlâk” hakkında kaynak istedim. Çok iyimserdim. Aynı inançları ve değerleri paylaşMAyan insanları ortak bir zeminde buluşturabilmek için liberalizm büyük bir umut teşkil ediyordu gözümde. Özgürlük kavramı zaten sorumluluk olmadan düşünülemezdi. Liberalizmi var gücüyle savunan bunca insan vardı her şeyden önce. Bir yarış arabasına fren sistemi takmayı unutacak kadar delirmiş olabilirler miydi?

 Özetle Adam Smith’ten, Mandeville‘den, John Stuart Mill‘e, Hayek‘e, Friedman‘a, Röpke‘ye uzanan, dallanıp budaklanan liberal gelenekte mutabık kalınmış olması gereken, SAPASAĞLAM ve din dışı bir ahlâk zemin arıyordum.

Bugün vardığım nokta Read the rest

Son 30 günde en çok okunanlar »

  1. Maymunist imanla nereye kadar?
  2. Bu Acı Kimin? – Türkiye’de Ermeni Olmak…
  3. Modern Bir Put: Bilim
  4. İsrail Türkiye Arasında Kurulan Analojilere Neden Karşıyım?
  5. Masum değiliz, hiçbirimiz!
  6. Albert Camus, Yabancı (L’Étranger)
  7. Kimlik Müslümanı, Din Müslümanı ve Hikmetler Kitabı (Hz Gazâlî)
  8. Baykal, din, medya
  9. Dante ve İslam: Mirac kıssasından İlâhî Komedya’ya
  10. İslam ve Özgürlük: Var mı Bir sorun?

Gemi’den İnsan Manzaraları »

Read the rest