Main Content RSS FeedÖnceki Yazılar

İsrail Kürt sorununu deşebilir »

Neşe Düzel / (eski) TARAF

“Geminin sonuçları olacak. İsrail, PKK’nın Türkiye’nin yumuşak karnı olduğunu iyi biliyor. Kürt sorunu deşilebilir. Türkiye, Ermeni meselesiyle sıkıştırılabilir.”

“‘Türkiye dış politikada eksen kayması yaşıyor’ diyenler yanılıyorlar. Rusya, Suriye, İran ve Yunanistan’la ilişkileri aynı anda maksimize etmek hangi milli çıkarımıza zarar veriyor?”

“Türkiye, Arap rejimlerini bilinçli olarak eleştirmiyor. Zira Büyük Ortadoğu Projesi bitti. Demokrasi vurgusunun yerini karşılıklı bağımlılıkla Read the rest

Son 30 günde en çok okunanlar »

  1. Maymunist imanla nereye kadar?
  2. Bu Acı Kimin? – Türkiye’de Ermeni Olmak…
  3. Baykal, din, medya
  4. İslam ve Özgürlük: Var mı Bir sorun?
  5. Kılıçdaroğlu: Komplonun parçası mı, değil mi?
  6. Dersim’de ne oldu? Unutma! Unutturma!
  7. Kemalperestlikten Baykalperestliğe
  8. Kadınlar Parça Parça, Tercihli Kadın Paramparça
  9. Uranyum Takası Türkiye’de Yapılacak
  10. Hitler’le Milli Şef’in ne âlâkası var?

Bir gemi vardı, bir Gazze vardı, bir de İsrail vardı… »

Ağlayan İsrail’in komandosu »

Çocuk öldürmekten, okul ve hastahane bombalamaktan savaşı öğrenmeye vakit bulamayan bir ordu… insan sormadan edemiyor, “ya bir de İsrail’in uydurduğu yalan gerçek olsaydı? Ya gemidekiler gerçekten silahlı olsalardı?”

 

 

Utanç »

Bu pazartesi yobaz laiklerde henüz yeni bir şey yok »

Türkiye’de başörtüsü yasakları sürüyor. Unutma, unutturma.

… Bu makale ilginizi çektiyse…

 Alaturka Laiklik: “Beni bir bir sen anladın, sen de yanlış anladın!”

Türkiye Cumhuriyeti’nde Alevîlere zorla Sünnî İslâm öğretilirken Sünnîlerin başörtüsü devlet dairelerinde yasak. Türk Ordusu’nun istihbaratı camileri ve namaz kılanları fişliyor. Hristiyan Ermenilerin ne kiliseleri, ne yetimhaneleri ne de cemaat lideri seçimleri özgürce yapılamıyor. Rumların ruhban okulları özgür değil. Yahudiler diğer gayrı Müslimler gibi askerde ayrımcılığa uğruyor. Ateistlerin kitapları, internet siteleri yasaklanabiliyor, kapatılabiliyor. Gayrı Müslimlerin alın teriyle biriktirdikleri vakıf malları 1970′lerde gasp edildi, hâlâ geri verilmiyor.

Sahi Laiklik neye yarıyor? Bu kitap son yıllarda Türkiye’nin gündemine gelen, birbirinden ayrı gibi duran ama çekirdeğinde Yobaz Laiklik Meselesini barındıran konuları ele alıyor.Buradan indirebilirsiniz.

Beyrut’ta Hizbullah’tan binlerce kişilik gıyabi namaz »

Dikkat Kitap: Liberalizmin Kara Kitabı »

Liberalizmin Ak Kitabı” adlı kitabımızın önsözünde söz verdiğimiz gibi sıra Kara Kitap’ta!

Neden? Kemalist ulus devletin tektipleştirici silindiri altında ezilenler için bir umut teşkil etti liberalizm. Kürt, Ermeni, Alevî, “aşırı” dindar, Eski Solcu, vs Atatürkçülerin gözünde “makbul olmayan” kimlikleri haiz insanlar “ideolojisiz bir ideoloji” bulduklarını düşündüler.

Yine de sormak gerekmez mi  “Ben de liberalim” diyenlerin içinde kaçı bu düşünce geleneğini derinlemesine inceledi? Güçlü ve zayıf yanları, Türkiye’ye uyan ve uymayan vasıfları hakkında bilgi sahibi oldu?

Liberalizm asırlardır bir çok aşamalardan geçmiş, tarihi olaylarla kendisini, temel ilkelerini imtihan etmiş bir düşünce geleneği. Değişmiş yanları var ama sabitleri de var. Bu sabitlerin içinde YIKICI KUSURLARI var. Bunları ortaya çıkarmak için “doğru” soruları sormak ve liberal perspektifte kalarak yanıt aramak gerekiyor.

Özgürlük nedir? Devletin, toplumun ve bireylerin özgürlükler üzerindeki hakları sınırlandırılabilir mi? Liberalizmin merkezine aldığı bireysel özgürlükler ve piyasa her derde deva mıdır? Özgürlüklerin birbiriyle sınırlanması ANLAMLI mıdır?

Büyük bir kısmı liberal olan düşünürlerin perspektifinden liberalizmin kusurlarını ele alıyoruz bu kara kitapta: Adam Smith, Mandeville, John Stuart Mill, Hayek, Friedman, Röpke, Immanuel Kant, Alexis de Tocqville, John Rawls, Popper, Berlin, Mises, Rothbard veTürkiye’de Mustafa Akyol, Atilla Yayla, Mustafa Erdoğan…

Liberallere, liberalimsilere ve anti-liberallere duyurulur.

Buradan indirebilirsiniz.

Muhatabına taş atan laikçiler »

İskender Pala Üstadımızın “İki Darbe Arasında” adlı kitabını okudum.

Sözleşmeli personel olarak Subaylık mesleğini icra ederken, sadece ve sadece muarızlarının cehaletinden dolayı yaşadığı sıkıntılarını  anlatmakta Büyük Usta.

Osmanlıca yazılmış bir eseri Kur’an sanan omzu kalabalıkları mı sayalım, bu yobazlığı daha da ileri götürüp düşmanlıkla taçlandıranları mı anlatalım bilemiyorum. Hani, Hazreti Ali’nin güzel bir sözü vardır: “Kişi bilmediğinin düşmanıdır” der ya…

Türkiye’de sayıca azınlık olmalarına rağmen cesaretleri bir o kadar fazla bir kitle var ki gündemi çok meşgul ediyorlar. Bu kitlenin alâmetifarikasının “cahil cesareti” olmasına rağmen aynı oranda korkak olması da ayrı bir paradoks.

Yine de ben onları anlar gibiyim…

Çocukluğumun tümü, gençliğimin de çok büyük bir kısmı tütün tarlalarında, şeftali bahçelerinde geçti. Ne güzel hatıralara sahibimdir o günlere ait; haftada bir gün gelen motorlu dondurmacıyı beklemeler, Kuşadası yolu üzerinde bulunan ve şimdi hayli yaşlanmış ikiz armudun dibinde kavun satmalar, Read the rest

Devlet Kuranların Millet Kurgusu; 27 Mayıs 1960 Darbesi (3): İhtilal Sonrası »

  Bir ihtilal sadece gerçekleşme süreci ve gerçekleşmesi ile tarif edilemez. İhtilallerin en önemli etkileri sonrasında yaşananlarda saklıdır. 

  Daha önce işlediğimiz 2 bölümü zihin toparlamak açısından özetleyelim; 

  60 Darbesi öncesinde bu ülkenin tarihinin yapı taşlarından olan militer sistem, Tek Partili Dönemden, Çok Partili Dönem’e geçişi bir türlü hazmedememiş Read the rest