Main Content RSS FeedÖnceki Yazılar

İsrail’den El Kaideli Tuzak! »

Yusuf Gezgin 

Ne El Kaide’si?

Ne tuzağı?

Türkiye’nin El Kaide denilen silahlı terör örgütü ile ne işi olabilir ki?

“Türkiye ılımlı İslam’ın ve teröre cevaz ve taviz vermeyen tarikatlerin, cemaatlerin, gurupların olduğu bir ülke. Bu ülkede İslamcılar kıyımlara uğradığında, Kur’an öğrenmeleri, ezan okumaları yasaklandığında bile silaha müracaat etmeyi düşünmediler de; şimdi mi silaha başvuracaklar? Marjinal, güdümlü silahlı guruplar çıksa dahi, Türkiye’nin imajını bozacak etkinlikte değiller!” diye düşünülebilir. Doğrudur; Türkiye radikal ve silahlı guruplara müsait bir dini ve toplumsal ortama, anlayışa sahip değil.

Ama Irak, Pakistan, Yemen, hatta Sudan gibi ülkelerde Read the rest

Kırgızistan Rusya’dan Askeri Yardım İstiyor »

EkoPolitik

Kırgızistan’ın en büyük ikinci kenti Oş’ta patlak veren etnik çatışmalar bugün de varlığını koruyor. Özbek mahallelerinin ateşe verildiği kanlı olayların engellenmesi için geçici yönetim Rusya’dan yardım talebinde bulundu. Bölgeyi ziyaret eden geçici yönetim yetkililerinden Azimbek Beknazarov da ulusal televizyonda yaptığı açıklamada “Sık sık silah sesleri duyuluyor, çok sayıda bina ateşe verilmiş durumda, insanlar korku içinde.” şeklinde konuşurken durumun « oldukça sıkıntılı » olduğunu belirtti.

Sağlık Bakanlığı’ndan edinilen son bilgilere göre Özbek ve Kırgız gençler arasında Perşembe akşamdan bu yana süren etnik çatışmalar 51 kişinin hayatına mal olurken 700 kişinin de yaralanmasına yol açtı. Ancak Özbek yaralıların yaşadıkları korku sebebiyle tedavi olmak için hastaneye gelmekten çekindiklerini belirten doktorlar ve insan hakları savunucuları bu sayıların çok daha fazla olabileceği kanaatinde. SSCB’nin dağılmasını müteakiben 1991 yılında bağımsızlığını elde etmesinden bu yana meydana gelen etnik gerilimler, Özbekistan’ın komşusu olan bu ülkede hayatı zor bir hale getirdi. Read the rest

Temizlik »

 Etyen Mahçupyan

Yaşamak kirlenmektir… Kimse doğduğu andaki saflığında ve temizliğinde kalmıyor. Ne kadar dikkatli olsanız da haksızlık yapmamanın imkânsız olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Olayların çok yönlülüğü ve kaçınılmaz muğlâklığı ise ahlaki açıdan temiz kalmayı zorlaştırıyor, çünkü taraf olmak zorundasınız ve desteklediğiniz tarafın tamamen temiz olmadığını Read the rest

Bu pazartesi Amerika’da bir başörtülü »

 (OPRAH.com)

Krista Bremer 2008 Pushcart ödülü ve 2009 Rona Jaffe Kurumu Yazar ödülü sahibidir. Edebiyat dergisi The Sun’ın yayımcısıdır ve şimdi kültürler arası evlilik üzerine hatıralarını yazmaktadır.

Dokuz yıl önce, Kuzey Carolina’daki evimizin oturma odasında yeni doğan kızımla 70’lerin çocuk klasiği olan, California’da çocukken ezberlediğim ve her sözü hoşgörü ve cinsiyet eşitliğinden bahseden “Free to Be… You and Me” şarkısını söyleyip dans etmiştim.

Libya doğumlu eşim, İsmail, ise kızımızı kucağına almış, verandada gıcırtılı bir sallanan sandalyede saatlerce oturup ona eski bir Arapça halk şarkısı mırıldanmıştı. Sonra onu bir Müslüman alime götürüp küçük, kadife kulağına ezan okunmuş, uzun bir yaşam için dua edilmişti.

Espresso gözlüydü ve sulu siyah kirpikleri aynı babasınınki gibiydi. Sütlü-kahve derisi yaz güneşinde hemen koyulaşıyordu. İsmini Aliya koyduk, anlamı Arapça “yüce” demekmiş. Eşimle, en baştan kızımızı çok farklı yetişme tarzlarımızdan hangisini seçeceği konusunda serbest bırakma konusunda anlaştık.

Bu anlaşmada kendime gizli bir güven duyuyordum – onun konforlu Amerikan tarzı hayat stilini mütevazi Müslüman yetişme tarzına tercih edeceği konusunda emindim. İsmail’in ailesi Trablus’ta rüzgarlı ve derbeder bir sokakta küçük bir taş evde yaşıyorlardı. Duvarları birkaç ahşap üzerine oyulmuş Kur’an levhaları dışında çıplaktı, yer döşemesi ise yatmak için iki kat yapılan ince yastıkların dışında bomboştu.

Benim ailem ise Santa Fe’de geniş bir evde yaşıyor, 3-arabalık garajları, düz-ekranlı ve yüzlerce kanallı TV’leri, buzdolaplarındaki organik yiyecekleri ve torunları için bir dolap dolusu oyuncağın bulunduğu Read the rest

Furkan’ın Babası! »

Dün gece bir televizyon kanalına çıkmış, solgun, zayıf, yüreğinin ta derinliklerindeki acıyı metanet ve inancının getirdiği direnç ile çığlıklardan daha derin ve etkili bir sükunete dönüştürmeyi başarmış beyefendi acaba bir hafta öncesine kadar böylesi bir acıya ve pek çoğumuz için vicdanlarımızı, dürüstlüğümüzü teste tabi tutacak bir tanınmışlık haline maruz kalacağını aklının ucundan geçirmiş miydi ?
 
Onu, ilk defa oğlunun cenaze töreninde gördük; elinde oğlunun gülümseyen fotoğrafı ile nasıl onun ölüm haberini aldığını, ilk gördüğünde onun kurşunlarla dolmuş bedenine sarılışını, o an kendisine mis gibi gelen kokusunu anlatıyor sözün burasına geldiğinde inceden gözünden yaşlar dökülüyordu. Elindeki fotoğrafı göstererek bebeğini gösterir gibi şefkatle “nasıl kıydılar, bakar mısınız insan nasıl kıyar böyle bir çocuğa” diyordu. Böylece takip eden günlerde 19 yaşında ki Furkan’ın öyküsünü defalarca dinledik Read the rest

Kitapta indirim »

www.Kitapadresi.com 

Sıradan İsrail… »

Israeli Attack on the Mavi Marmara, May 31st 2010 // 15 min. from Cultures of Resistance on Vimeo.

David Usborne: Derdi Çevre Değil, Para »

EkoPolitik

Meksika Körfezi’ndeki felaketin ilk duyulduğu günlerde olaya anında müdahale etmesi nedeniyle BP’nin aldığı övgüleri hatırlıyorsunuz değil mi? BP hatalı olduğunu kabul etmiş ve hatasını telafi edeceği sözünü vermişti. Fakat sonra, paranın patronu olaya el koydu ve şirket kaypaklaşmaya başladı; herkesin güvenini kaybetti.

Şu anda BP, Körfez’de yaşanan felaketi gerçekte olduğundan daha önemsiz yansıtmakla suçlanıyor. Bu suçlamanın en büyük sorumlusu olarak da, şirket tepe yöneticisi Tony Hayward gösteriliyor zira kendisi, yaşananların çevreyi “çok hafif” oranda etkileyeceğini açıklamıştı geçtiğimiz günlerde. BP’nin yatırımcılar karşısında piyasa değerini korumak gibi bir sorumluluğu bulunuyor. Ancak Amerikalılar BP’nin çevirdiği dolabın farkındalar. BP esasen gezegenimiz için kaygılanmıyor. Onun asıl derdi para, borsa değeri, muhtemel para cezaları ve şirketi yönetenlerin koltukları.

On gün önce, BP’nin patlayan petrol kuyusunu yoğun çamurla tıkamaya çalıştığı Read the rest

Müslüman olan Avustralyalı genç.. »

DUYURU: İsrail’in Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde yargılanması için »

İsrail’in Uluslararası Ceza Mahkemesi önünde yargılanması için imza toplanıyor. 500.000 imza lazım ve şu anda imza sayısı 138.000 civarına yaklaştı.

Uluslararası imza kampanyası Birleşmiş Milletler Genel Meclisi’ne hitaben, İsrail’in Gazze’de gerçekleştirdiği savaş suçlarını yargılamak üzere bir defaya mahsus uluslararası bir ceza mahkemesi oluşturmasını talep eden bir imza kampanyası
AFPS
Çünkü 1945’de Birleşmiş Milletler Yasası bizim adımıza imzalandı…

Çünkü Filistin’in paylaşım planı bizim adımıza BM Genel Meclisi tarafından 1947’de onaylandı…

Çünkü 1949’da, Cenevre Sözleşmeleri imzalandı…

Çünkü Filistin’le ilişkili hiç bir BM kararı – ki onlar da bizim adımıza kabul edilmişti – İsrail Devleti tarafından uygulanmadı. İsrail Devleti, kuruluşundan bu yana, sürekli olarak, cezaya maruz kalmaksızın ve her geçen gün daha umarsızca, BM ilkelerini ve uluslararası sözleşmeleri ihlal etmekte.
Biz, dünya vatandaşları olarak bugün, uluslararası topluluğa ödevlerini hatırlatma zorunluluğu Read the rest