Main Content RSS FeedÖnceki Yazılar

Bir Süre Ak Partiliyim »

[KUYEREL‘de yayınlandı]

Bitmeyen Kürt Misafirliği…

  Azat’ı bilir misiniz?

  2.5 yaşında işkence ile tanışan bir Kürt çocuğu. Suçu, annesi ile misafir oldukları bir evde bulunuyor olmak. Azat, Kürt ve misafir olmak suçundan cinsel tacize uğramış, bedeninde sigara söndürülmüş bir çocuk.

  Sanırım bu ülkenin sorunlarından biri de bu; Kürtlerin halen misafir sayılmasından ve halen Kürt olmalarının kabahat sayılmasından kaynaklı bir sorun.

  Bu ülke de Kürtler hep misafir kalsın isteniyor; umduğunu değil bulduğunu yesin, yeri geldiğinde ‘ ne misafirliği burası sizin eviniz sayılır ‘ densin ama hiç onların evi olmasın, hep misafir kalsınlar isteniyor. Hiç yerleşmesinler, kendilerine verilen aş ile bir kuru yatak ile idare etsinler isteniyor. Read the rest

Bu pazartesi Başörtüsü Yasağı Tarihçesi »

Kaynak

1950’lerde daha net bir ifade kazandığı görülen öze dönüşün ülkemizde gözle görünen en önemli sonucu 1960’larla birlikte kadınlardaki örtünme eğiliminin giderek artış göstermesidir.

Bu sayısal artışın diğer bir nedeni ise özellikle 1950’den sonra uygulanan Read the rest

Kötülük Kader Değildir! »

Free Gazze Hareketi ve İHH öncülüğünde gerçekleştirilen Gazze’ye İsrail tarafından uygulanan ambargoyu kırma eylemi ve sonrasında gelen tepkiler modern zamanlarda yerleşik bir kötülüğe karşı nasıl mücadele edilebileceği, aynı zamanda kötülüğün (ya da zulmün) hangi zihinsel kodlar ile varlığını sürdürebildiği konusunda son derece önemli ipuçları taşıyor.

 Filistinlilerin, tarihsel arka planı 1800 lü yıllara uzanan, 1948 lerden beri ise yaşadığı  dram ve bu dramın bu kadar uzun süreli, bu kadar ağır çekim ve aynı zamanda can yakıcı hikayesi pek çok açıdan kendine özgü şartlar taşır. Filistin’in işgali ve orada yaşayan “yerli” halkın topraklarından sürülmesi eşi benzeri görülmemiş bir olay değildir bir yönüyle. Tarih pek çok işgal ve barbar istilası hareketleri  ile doludur. Yüzeysel bir bakışla bile Kızılderililerden, Ermenilere, Ruanda’dan, Çeçenistan’a pek çok yıkım işgal, soykırım olayı yaşadı dünya. Uygarlık dediğimiz şeyin ise insanları daha medeni, daha hak tanır, daha az kan dökücü yaptığına dair inancın boş bir hayalden ibaret olduğunu 100 yılı aşkın süredir yaşanan savaşların ve kıyımların ardından çaresizce gördü insanlık. Uygarlık insanoğlunun barbarlığını evcilleştiren bir durum değil; aksine bu barbar yönüne daha sistemli, daha modern, bilimin hizmetiyle ve teknolojinin gücüyle daha etkili ve sonuçları itibarı ile dehşet verici araçlar sunan bir kaçınılmaz hale işaret eder.

 Geçmiş çağların savaşları  er meydanında toplanan iki ordunun askerleri arasında iken uygar dünyada savaşların artık çok azı askeri güçler arasında yaşanıyor. Öyle ki artık kimse eskisi kadar güvende değil. Irak’ta yapılan bir işgal her an Londra’da bir metroda işine gitmek isteyen bir kasiyeri vurabilir, bir pilotun sadece bir düğmeye basması ile koca bir şehir bir anda nükleer bir bombanın etkisi Read the rest

Tatilde kitap okumak isteyenler için… bu sitede kitap var »

Bu sayfadaki kitaplardan istifade edin

Çığlık »

Nasıl bir kutuplaşma, nasıl bir kendi içine, haklılığına kapanma bu… Savaşarak kazanmaktan başka bir çözüm üretemeyen ikiz ruh halleri…

Ancak ne olmasını  bekliyorduk ki?

Darbe üzerine darbe; travma üzerine travma yaşayan bu memleketin insanlarının bugünlere gelmesi hiç mi beklenmeyen bir sonuçtu?

“Her Türk asker doğar”, “Varlığım Türk varlığına armağan olsun” diye diye, Türk’üyle, Kürt’üyle hakkaniyet isteyen herkes askerleşti ve kendini feda eder oldu. Sivil otoritenin asker karşısında ezikliği, bugün Kürt sivil siyasetçiler için de geçerli; onların da en kutsal bildikleri otorite, “askerî otorite” oldu. Bugün birçok Kürt çocuğu televizyon dizilerindeki kahramanlara değil; “gerillalara” özeniyorlar.

Ne olmasını  bekliyorduk ki? Daha 20 sene önce Saddam’ın kimyasal silahlarından kaçıp, Türkiye sınırlarına yığılan Kürtlere -“Kürt” dememek için- “Peşmerge” deme garabetinin sergilendiği bu memlekette, yerlerinden yurtlarından edilen, çocukluklarını yaşamak için etraflarında gördükleri şiddeti oyunlaştırmaktan Read the rest

Türkü öldür, yat dinlen (Uri Avnery) »

Açık denizde kara sularının dışında gemi donanma tarafından durduruldu. Komandolar gemiye çıktılar. Güvertedeki yüzlerce insan direndi, askerler zor kullandılar. Bazı yolcular öldürüldü, pek çoğu yaralandı. Gemi limana getirildi, yolcular zorla indirildi. Dünya onları rıhtımda yürürken seyretti, erkek, kadın, genç, yaşlı, hepsi perişan vaziyette ve her biri iki askerin arasında.

Geminin ismi ‘Exodus 1947’ydi. Soykırımdan kurtulmuş insanlarla doluydu ve Britanya ablukasını yarıp Filistin sahillerine ulaşabilmek ümidiyle Fransa’dan yola çıkmıştı. Eğer oraya varabilmelerine izin verilseydi, kıyıya çıkacaklar, yasa dışı mülteci sayıldıkları için Britanya askerleri daha önce yaptıkları gibi onları alıp Kıbrıs’taki tutuklu kamplarına DEVAMI KOXUZ’DA

El-munkizu Min-ad-dalâl (Hz Gazâlî) »

İskoçyalı düşünür David Hume gibi iflah olmaz bir şüpheci ile Aziz Augustinus gibi, felsefî sorgulamaları için Tanrı’dan özür dileyen bir din adamı aynı zihinde birleşirse ne olur? Felsefî bir Big Bang?

“Biz ALLAH rızası için ilim tahsiline başlamadık. Fakat ilim ALLAH rızası için olmaktan başka bir gayeyi kabul etmedi” (Hz Gazâlî)

Bazı kitaplar vardır, insan onları okurken aklını aCZ bırakan bir muCiZenin kıyısında durduğunu idrak edebilir. Kitabın sayfaları değildir ikiye açılan, Kızıldeniz’in yarılan sularıdır adeta! Çünkü böylesi kitaplar yazıldıkları asırların, coğrafyaların günlük/yerel gerçeklerini delip geçerler ve Hakikat’e dair bir şeylere dokunurlar. Adeta yazan âlim zamanda seyahat etmişçesine kitaptan önceki ve sonraki asırlarda da geçerli olan/olacak şeyler anlatır size. Bu âlimlerin kalemiyle yazıldığında Hakikat ile Gerçek zeytinyağı ve su gibi birbirinden ayrı durur. İnsan düşüncesi tıpkı Sanat gibi güçlü bir matkaba evrilir, belki de olgunlaşır, varoluş sebebine erişir:

“Sanat bu kusurlu ve dengesiz dünyanın yanıltıcı, aldatıcı şekillerinden görünenin içindeki Gerçeklik’i çekip alır… O gerçeklik zihnin keşfettiği üstün bir Hakikat ile donanır. Aldatıcı görüntülerin tersine Sanat günlük gerçeklikten daha üstün ve daha gerçek bir Hakikat içerir” (Hegel, Estetik veya sanat felsefesi [aestheticam sive philosophiam artis], 1820-1829)

Bu “Matkap” kitaplar insana heyecan, hayret ve ardından idrak kazandırır. Gazâlî Hazretleri’nin yazdığı El-munkizu Min-ad-dalâl adlı kitaptan bahsetmek istiyorum bu gün.  Büyük âlimin kendini ve hayatındaki dönüm noktalarını anlattığı, kısmen otobiyografi sayılabilecek bir eser. Ancak bilimsel yöntemden felsefeye, nübüvvetten tasavvufa, aklın sınırlarından toplum fertlerinin ve alimlerin sorumluluklarına kadar Read the rest

Taraf’ta bir ilan: Suçsuzum »

Son 30 günde en çok okunanlar »

  1. Liberalizmin kusurları(2): Çalışan Bireyleri intihara sürükler
  2. Gemi’den İnsan Manzaraları
  3. Liberalizm’in kusurları(4): Birey Fetişizmi
  4. Liberalizmin kusurları(3): Liberalizm ahlâksızdır!
  5. Müsaade Var Mı, Vicdani Ret Hakkımı Kullanacağım?
  6. Dar Kapı (André Gide)
  7. Bu pazartesi yobaz laiklerde henüz yeni bir şey yok
  8. Erik ile röportaj

DUYURU: İletişim ve Kültürel Çalışmalar Konferansı 2010 »

18-20 Haziran 2010 tarihlerinde Bilkent Universitesinde İletişim ve Kültürel Çalışmalar Lisansüstü Konferansı gerçekleşecektir.

 
PROGRAM
18 Haziran 2010, Cuma
Kayıt 10:00 – 10:30
Açılış 10:30 – 11:00
Davetli Konuşmacı 11:00 – 12:00
Doç. Dr. Beybin Kejanlıoğlu, Ankara Üniversitesi
“Soru İşaretleri: Türkiye’de Eleştirel Medya ve Kültür Çalışmalarının İzini Sürmek”
Öğle Yemeği 12:00 – 13:30
1. Oturum 13:30 – 15:00 Azınlıklar ve Toplumsal Hafıza
Oturum Başkanı: Pelin Aytemiz
“Farklı Bir Mebus” Artin Boşgezenyan Üzerine Bir İnceleme
Emre Can Dağlıoğlu Read the rest