Main Content RSS FeedÖnceki Yazılar

Ölecek olan kendisi değil ki… »

OHAL istedi, profesyonel askerliğe karşı çıktı

MHP lideri Devlet Bahçeli, dün Çatalhöyük Kültür Şenlikleri ve toplu açılış törenlerine katılmak için Konya’nın Çumra ilçesindeydi. Konuşmasında olağanüstü hal isteğini yineleyen Bahçeli, “OHAL’e karşı olanlar akan kanı görmeyenler ve Türkiye’nin bölünmesi için elinden gelen gayreti gösterenlerdir. OHAL bir anayasal kurumdur. Demokrasiyle çatışır bir yönü yoktur.” dedi. 
  
 MHP lideri, “Profesyonel askerlikte Türkiye geç kaldı mı?” sorusu üzerine ise bütün bunların hepsinin Türkiye’deki açık bir mücadeleyi gölgelemekve kafaları karıştırmak için ortaya konulan şeyler olduğunu savundu. Her gün 2-3 tane şehidin verildiği bir dönemde bunların kim tarafından gündeme getirildiğine dikkat edilmesi gerektiğini anlatan Bahçeli, 20 yıldan beri aynı insanların aynı şekilde konuşarak televizyonları meşgul ettiğini, bu kişilerin insanların zihnini karma karışık hale getirdiğini ileri sürdü. Bahçeli, kökü kazınana kadar terörle mücadele edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi. ALİ ÖZSOY KONYA

Pazartesi Günlüğü: LYS’ye alınmayan ve hakaret edilen başörtülü öğrenci dava açtı »

Osmaniye Fen Lisesi’nde LYS matematik sınavına perukla girmek isteyen Zehra Aldemir, tartaklanarak okul kapısına çıkarıldığını iddia etti. Sınav başlamadan 40 dakika önce sınava gireceği salona giderek psikolojik olarak rahatlamak isteyen Aldemir, peruk takmasına rağmen dini inançlarına ve kendine hakaret edildiğini kaydetti. Başından geçenleri Mazlumder Gaziantep Şube Başkanı Abdurrahim Çelik’e anlatan Aldemir düzenlenen basın toplantısının ardından adliyeye giderek suç duyurusunda bulundu. DEVAMI

… Bu makale ilginizi çektiyse…

 Alaturka Laiklik: “Beni bir bir sen anladın, sen de yanlış anladın!”

Türkiye Cumhuriyeti’nde Alevîlere zorla Sünnî İslâm öğretilirken Sünnîlerin başörtüsü devlet dairelerinde yasak. Türk Ordusu’nun istihbaratı camileri ve namaz kılanları fişliyor. Hristiyan Ermenilerin ne kiliseleri, ne yetimhaneleri ne de cemaat lideri seçimleri özgürce yapılamıyor. Rumların ruhban okulları özgür değil. Yahudiler diğer gayrı Müslimler gibi askerde ayrımcılığa uğruyor. Ateistlerin kitapları, internet siteleri yasaklanabiliyor, kapatılabiliyor. Gayrı Müslimlerin alın teriyle biriktirdikleri vakıf malları 1970′lerde gasp edildi, hâlâ geri verilmiyor.

Sahi Laiklik neye yarıyor? Bu kitap son yıllarda Türkiye’nin gündemine gelen, birbirinden ayrı gibi duran ama çekirdeğinde Yobaz Laiklik Meselesini barındıran konuları ele alıyor.Buradan indirebilirsiniz.

Bugün yeni bir pazartesi… »

Bugün 28 haziran 2010, yeni bir pazartesi. Senin vatandasi oldugun ülkede yillardir büyük bir haksizlik yapiliyor. Inançlarina göre giyindikleri için insanlarin egitim haklari ve gelecekleri ellerinden aliniyor. Hastahanelerde, Orduevlerinde, mahkemelerde ve hatta kimi zaman resmî olmayan yerlerde dislaniyorlar, asagilaniyorlar.

Bu insanlarin ödedikleri vergiler onlara üniversite yasagi, polis copu olarak geri dönüyor. Yasadigin ülkenin siyasetçileri ve basini dahi bu linçe katiliyor. Kimi bilgi kirliligi yaparak, kimi susarak, seyirci kalarak.

“Ben tek basima ne yapabilirim ki?” deme. Elinle engel olamadigin bu haksizliga dilinle karsi çik. Dostuna, is arkadasina bunun kabul edilemez bir durum oldugunu anlat. Bu mesaji mail ile dostlarina, akrabalarina ulastir. Eger bunu yapacak cesaretin de yoksa en azindan kalbinle karsi çik bu duruma. 5 dakikacik olsun isi gücü birak bu sabah. Kendi kendine söyle, “ben bunu kabul etmiyorum, bütün kalbimle degismesini istiyorum” de sessizce ama inanarak, insanca, insancasina…

Toprak olmak ne garip şey anne! – Varlığın anlamı »

– Bu yazı nefsime yazılmıştır –

Bir baba, çocuğunun kabiliyetlerini ve içindeki cevherleri veya kuvveyi nefsaniyesini, yine kendisine göstermek üzere, bazı konularda onu sınamak ister. “Farz edelim senin büyük bir çiftliğin var, içinde pek çok teknik imkan, aletler, yirmi adet personel, iki traktör, iki dönüm meyve bahçesi, vs.” şeklinde bir cümle ile başlayan baba bu farazî çiftlik üzerinde çocuğa pek çok soru sorar. Alış verişler, adil yönetim, idari meseleler, hak hukuk meseleleri, felaketlerle yüzleşmeler, soğuklar, baskınlar ve savaşlar gibi pek çok senaryo üzerinde konuşulur. Artık çocuk çiftliğe iyice sahiplenmiştir. Nihayetinde baba çocuğa yeterince sınadığını düşünüp “Şimdi bu çiftliğin içindekilerle beraber yıkıldığını düşünelim.” dediğinde çocuk bunu bir türlü kabullenemez. Ve şaşkınlık içinde : “Ne yani, bütün bunların hepsi, ve işleyen bunca harika sanatların hepsi yok olmak, toprak olmak için midir?” demekten kendini alıkoyamaz.

 Rahmetli Ahmet Kaya şafak türküsünde; belki yaşadığı haksızlıklara bir anlam verememekten, belki sadece dünya penceresiyle gözlemlediği olaylara ve varlığa anlam verememekten olsa gerek, “Ölmek ne garip şey anne, toprak olmak ne garip şey” diyordu. Sanırım bu cümleler Read the rest

Son 12 ayda en çok okunan ve tartışılan yazılar »

DUYURU: İslami Çevrelere Kürt Sorununda Sorumluluk Çağrısı! »

Uzun yıllar boyunca katlanarak büyüyen Kürt sorununun, daha da yakıcı hale geldiği bir aşamadayız. Yaşanan gelişmeler herkesin en doğal haklarıyla, özgürce yaşama ihtimalini zayıflatırken; nefret tohumlarının her yere saçılmasına sebep oluyor. Acının ve öfkenin; aklı ve vicdanı körlediği bu iklimden hızla uzaklaşmak zorundayız. Bu sebeple, hakkı ve adaleti tavsiye edecek Read the rest

Irkçıların iç dünyası nasıldır? »

Terör tırmanışa geçti ya ırkçılar da uyandılar kan kokusuna. Siteye yağıyor küfürler, sloganlar, yeminler… Siliyoruz, engelliyoruz çoğunu.

Irkçılar sizin ve benimle aynı havayı soluyorlar ama içeride o oksijene, azota ne yapıyorlarsa netice hayret verici: Gün geçmiyor ki “Kürtler elektrik hırsızı, Ermeniler hain, zaten saksafonu Türkler icad etti, en uzağa Türkler gitti, en çabuk da Türkler döndü, Ne mutlu Türk’üm diyene, yazıklar olsun Brezilyalıyım diyene…” gibi sloganlar yorum diye bırakılmış olmasın siteye. Bu zırvaları genellikle siliyoruz. Yayınlanan saçmalıklar toplamın %1’idir belki. Bu %1’i yayınlıyoruz çünkü okurlar görsün istiyoruz Kemalist çamaşır makinelerinde yıkanıp cillop gibi olmuş bu beyinler ne fikirler üretiyor!  Ve umuyoruz ki olur da tam delirmemiş olan bir kaç ırkçı uyanır, titrer ve kendine gelir normal insanlarla tartışarak.

Trafikte, nikâh dairesinde karşınıza çıkan, okuduğunuz gazetenin köşesini yazan, yanında çalıştığınız patron veya ekmeğinizi getiren kapıcı, siyasetçiler, sınırlarımızı bekleyen askerler ve onların subayları arasında da ırkçılar var. Bunlar da dünya ve memleket meselelerini düşünmeye çalışıyor.

Fakat ırkçı kuş yemi ödülüyle “seni seviyorum” demeyi öğrenmiş bir papağan gibi. İlân ettiği aşk hakiki değil maddî. Madde ile mânâ birbirine karışmış çünkü. Terör mü var? Kapkaççılık arttı mı yaşadığı mahallede? Elbette Türk olamaz bu suçları işleyenler! Kanı bozuk birileri olmalı. “Türk milleti asildir” diye diye adam kendini gerçekten asil sanıyor.

Oysa “asalet insanın iyi, güzel ve doğru adına yaptığı şeylerden gelir, atalarının kurumuş kemiklerinden değil” (Hz Ali)

Dedik ya madde ile mânâ birbirine karışmış diye. Kaş-göz renginde, şivede, doğum yerinde kötülük arıyor adam. “Bunlar suça meyilli tipler, tarihte hiç devlet kuramadılar zaten!” Bilgi, beceri, erdem, ahlâk, iyilik kendi etinde, kanında. Ötekilerde hiç bir şey yok. Böyle ırkçılar. Ama düzelmeleri kolay değil. Site açıldığından beri bir sürü yazı girdik. Bazısıyla uzun uzun konuştuk. Ama adamların içi bozuk sanki? Kanları? Genleri? Yok yok. Irkçılığın lüzumu yok. Irkçılara karşı bile ırkçı olmayalım. İşte merak edenler için ırkçıları TEDAVi ETMEYE ÇALIŞTIĞIMIZ eski yazılardan bir demet:

  1. Zina da böyle bir şey işte…
  2. O Gün Bebek Nasıl Katil Oldu?
  3. Milliyetçiliğin Anatomisi
  4. Kurtlu hilal
  5. Atatürk Kürt Meselesinde Yanıldı
  6. Irkçıya kızılmaz, acınır!
  7. Milliyetçi Türk ırkçı mıdır?
  8. Önce Vatan mı, Önce Adalet mi?
  9. Dinlerarası diyalog : Diyanetizm ve İslâm

Ve üç kitap : Read the rest

Devlet Kurabilirsiniz, Millet Kurgulayamazsınız! »

Devlet, genellikle hareket unsurlarına göre tanımlanır. Buna göre devlet; ülke adı verilen belirli bir toprak üzerinde yaşayan insan topluluklarının bir egemenlik anlayışı ve hukuku içinde bir siyasi iktidar altında örgütlenmesidir.

   Türk tarihinde ‘ devlet ‘ en önemli organizmadır. Osmanlı ve hatta daha önceki dönemler dahil olmak üzere, bu ‘ devlet ‘ gerekliliğine olan inanç; iki Türk bir araya gelse devlet kurar sözüne kaynak olmuştur. Yine zorunlu bir gelenek olan devlet ve devletin bekâsı her türlü kavramın önünde durmuştur. Bu nedenle devlet başadır, kuzgun leşe. 

  Bireycilik, toplum ( ortak ) yaşam için neredeyse modern etkiler ile bir faciaya gidilen yolu açabilme yetisine sahip olsa dahi devlet – millet(ler) ilişkisinde yani burada kullandığım anlamıyla, devletin sınırlarını çizmesi ve bireyin haklarını Read the rest

Geveze generaller, ölen askerler… »

Gençler mühimmat gibi harcanıyor! »

MHP’nin komutanı Devlet Bahçeli ve terör örgütü PKK hemfikir, OHAL istiyorlar. OHAL olağan üstü hal demek. Adaletin askıya alınması, askerlerin ve polisin istediği kişileri “özgürce” tutuklaması, işkence yapması ve öldürmesi demek. OHAL devlet terörünün yasallaşması, meclis tarafından onaylanması demek. 1990’larda tecrübe edildi… sanki çok lazımmış gibi.

Terörün en büyük sebeplerinden biri o bölgede adaletin tesis edil(e)memiş olması. Şimdi bazıları diyor ki “madem şişmanlıyorsun, o halde daha çok tatlı ve yağlı yemelisin!”.

 Terörü durdurmak için OHAL ilân etmek budur. “OHAL istiyorum” demek, sırf hükümeti zora sokmak için, erken seçim isteyebilmek “10’ar 10’ar ölen ler bana yetmiyor, 100’er 100’er gelsin tabutlar. Çünkü ancak bu kan seli içinde seçim kazanabilirim ben” demektir.

Türkiye kan ve ceset edebiyatı konusunda Avrupa’dan ve Amerika’dan daha özgür bir ülke! Orada “hate crime” var, “incitation à la haine raciale” var. İnsanları intikama, ırksal nefrete itmek yasak. Bizde serbest.

Sırtlanlar, leş kargaları ve ölü yiyen böcekler kan kokusu duyunca toplanırlar bir araya. Güney doğuda insanlar ölüyor. Geride kalanların kimi üzgün kimi ise sevinçli.

Harcayın çocuklarınızı. Harcayın. Yarısını terörist yapın. Kalanları, musluk tamircilerini, bilgisayarcıları, simitçileri yollayın teröristlerin üzerine. Eğitime de gerek yok. Asker doğar bizim çocuklar, ölmek ve öldürmek için yaşar.

Yorumcumuz BSM’in dediği gibi:

“İttihat ve terraki’den günümüzde bütün toplum alanlarını ele geçirmiş Ergenekona,oradan uluslarası uzantıları olan “GLADYO”yu,PKK’yı,mafyayı,çeteleri aynı kulvarda buluşturan kirli bir ağ ile karşı karşıyayız.DÜĞÜMLENMİŞ BİR YUMAK misali çocuklarımızın kanı üzerinde kirli iktidar hespları çeviriliyor.Ve Türküyle,Kürdüyle bizler bu ortak çetelerin kurbanı oluyoruz.Onlar bizleri birbirine boğazlatırken Read the rest