Main Content RSS FeedÖnceki Yazılar

Erik ile röportaj »

Erikle tartıştım.

Kadim bir dostla kırıcı  bir tartışma yaşamak gibiydi. Kendimi ya da onu suçlamıyorum. Böyle şeyleri bilirsiniz. Bazı dostlar sizin o kadar özünüzde, o kadar içinzde, o kadar hassas yerinizdedir ki en ufak hareketi dönüşü canınızı yakar. Onları sevgiye mahkum ederiz.

En çok onları sevdiğimiz için en az toleransımız onlaradır. Sabırlı bir adam dışarıdan küfür yese umursamaz belki. Ama yakın dostun bir kinayesi düşüncelere daldırır, gecemizi zehir eder.

O benim için öyle bir dosttu. Siz bir erikle dost olmayı Read the rest

Bu terör ne zaman biter? »

Bir çiftlikte, kendi halinde yaşayan bir fare varmış. Bir gün çiftlik sahibinin elinde bir paketle geldiğini görmüş. Merak bu ya, Paket açılıncaya kadar bulunduğu duvar deliğinden ayrılmamış. Bir müddet sonra paket açılınca dünyalar başına yıkılmış. Çünkü açılan paketten bir “fare kapanı” çıkmış.

Başına gelecekleri anlayan fare soluğu komşusu yılanın yanında alır ve durumu anlatır. Yılan oralı bile olmaz ve kayar gider. Fare umudunu kaybetmez ve tavuğu bulur. Tavuk da aynı minval üzerine gider ama fare kendine taraftar bulmak zorundadır. Koyunun yanına gider Read the rest

Öğretmenim İsrail! »

Müslümanlar işledikleri günahlardan pişmanlık duyup tövbe ederler. Bu sebeple onların günahları da hayra vesile olur. Başlarına gelen musibetler de böyledir. “Bu iş benim başıma neden geldi? Nasıl böyle çaresiz bir duruma düştüm?” diye sorguladıklarından musibetler de er veya geç hayra vesile olur.

Bizim kısıtlı ömrümüz bu hayırların meyvesini görmeye yetmez bazen. Umutsuzluk, karamsarlık kaplar içimizi. Ama geçicidir bu. Zaman’ın Sahibi sabır verir, Mutlak Merhamet Kapısı‘nı çalar yeniden Müslüman. Ölen kardeşleri için döktüğü göz yaşlarını siler. İşe koyulur ilk günkü heyecanla.

İHH ekibinden ölen ve yaralanan kardeşlerimiz elde kılıç olMAdan da Cihad’a gidilebileceğini, iyi, güzel ve doğru adına savaşılabileceğini hatırlattılar bize. Ekmekle, ilaçla binmişlerdi gemilere. Servetlerini, vakitlerini feda ettikleri daha kıymetli amaçlar uğruna canlarını da feda edilebileceklerini gösterdiler.

Hayatını kaybedenlere rahmet diliyorum, yakınlarına sabır ve baş sağlığı.

Silah ticareti, elmas kaçakçılığı, uluslararası terörizm, kara para aklama ve daha adını bilmediğimiz her türlü pisliğin akıp biriktiği, foseptik çukuru gibi bir mafya-ülke oldu İsrail. Kötülükten, insanların korkularından, cehaletinden besleniyor. Eski MOSSAD ajanı Victor Ostrovsky’nin örgütün çalışma (ve çalışTIRma) yöntemlerini anlattığı By Way of Deception kitabından bahsetmiştik MOSSAD için çalışmak ister misiniz? makalede.

Müslümanların öğretmeni artık İsrail. Bu ülkenin ürettiği kötülüğü dengeleyecek kadar iyilik üretebilecek miyiz? Zulme karşı nerede olursa olsun, kime karşı olursa olsun direnebilecek miyiz?

Hasan Basrî Hazretleri’nin bir sözü geliyor aklıma: “Siz Sahabeyi görseydiniz deli sanırdınız. Onlar sizi görseydi kâfir derlerdi.”

Bir miktar “delirmek” gerekiyor zannediyorum…

AB: İsrail Barış İstemediğini Gösterdi »

Kaynak: TimeTurk

İsrail ordusunun Gazze’ye insani yardım götüren gemilere uluslararası sularda düzenlediği saldırıda ölü sayısı 19’a yükseldi.

İsrail askerleri Gazze’ye insani yardım ulaştırmayı hedefleyen konvoydaki Mavi Marmara gemisine saldırı düzenledi. Hücüm botlar ve helikopterle gemiye saldıran askerler, geminin üzerine çıkarak ateş açtı.

İsrail ordu sözcüsü saldırıda en az 10 kişinin öldüğünü açıkladı. İsrail televizyonları ise ölü sayısının 19 olduğunu duyurdu. El Cezire televizyonu saldırıda ölenlerin en az 9’unun Türk olduğunu bildirdi. Saldırıda en az 30 kişinin de yaralandığı gelen bilgiler arasında.

Saldırıya uğrayan insani yardım gemisinde 800 kişi bulunuyor. İsrail ordusu Mavi Marmara gemisine yönelik operasyonda askerlere bıçak ve silahlarla saldırı düzenlendiğini, olaylarda 3 İsrail askerinin de yaralandığını ileri sürdü.

İsrail’in yardım gemilerine saldırması tepkiyle karşılandı. Filistinliler olayı katliam olarak tanımlarken, AB üzüntü bildirerek soruşturma istedi.

AB SORUŞTURMA İSTEDİ

Avrupa Birliği Dişilişkiler Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton, İsrailli yetkililerden gemiye yapılan saldırının koşullarına ilişkin tam bir soruşturma istedi.

ARAP LİGİ YARIN TOPLANIYOR

Saldırıyı “insani bir misyona karşı suç” olarak tanımlayan Arap Birliği de yarın olağanüstü toplanıyor. Birliğin Sekreteri Amr Musa, İsrail saldırısına karşı alınacak tedbirlere karar vermek için, “Salı günü Kahire’de bir toplantı yapılacaktır” dedi. Musa, yapılan saldırının “İsrail’in barış istemediği anlamına gelen yeni bir mesaj, çok güçlü bir mesaj” olduğunu belirtti.

FİLİSTİN TOPRAKLARINDA 3 GÜN YAS İLAN EDİLDİ

Filistin yönetimi başkanı Mahmud Abbas ve Filistin Başbakanı İsmail Heniyye de saldırıyı kınayarak, “katliam” ifadesini kullandı ve 3 gün yas ilan etti. Abbas, “Bu akşam zorlu kararlar alacağız” dedi.

Toplantının bu akşam saat 17.00 sıralarında Ramallah kentinde yapılması bekleniyor.

TÜRKİYE KINADI

Türkiye Dışişleri Bakanlığı ise saldırıyı sert bir açıklama ile kınadı. Bakanlık, uluslararası hukukun ihlali sayılan bu olayın iki ülke ilişkilerinde “telafisi olmayan sonuçlar doğurabileceğini” bildirdi. Açıklamada, “Açık denizlerde gerçekleşmiş, uluslararası hukukun ağır bir ihlalini teşkil eden bu müessif olay ilişkilerimizde telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabilecektir” dendi.

Bu Pazartesi: Onlar da Başörtüsü Yasağına Hayır Demişlerdi »

Geçtiğimiz aylarda başörtüsü yasağının hayatın her alanından kaldırılması için düzenlenip Başbakan’a teslim edilen Ak-Der’in imza kampanyası, toplumun çok farklı kesimlerinden, düşünce ve yaşam pratiklerinden gelen 20 bin insanın ve pekçok derneğinn verdiği imzalar ile kimsenin  bir diğerinin; özelde başörtülü insanların hukukunun çiğnemesini hoş görmediği bir vicdan manifestosu gibiydi.
Bu pazartesi mezkur imza kampanyasının Read the rest

Müsaade Var Mı, Vicdani Ret Hakkımı Kullanacağım? »

Sunuş: Vicdani ret, bireyin ahlaki değerleri, dini inançları, politik görüşleri doğrultusunda zorunlu askerliği reddetmesidir.  

  Vicdani reddin geçmişi ilk devletlere dayansa dahi resmileşmesi 20 y.y. başlarına dayanmaktadır.  

  Dünya üzerinde birçok ülke de vicdani ret hakkı bir tercih olarak kabul görürken Türkiye’de durum farklıdır. Vicdani reddini açıklayan insanların davaları 3-5 yıldır devam etmektedir. Hatta bu konuda yazan yazarların dahi hakkında soruşturma açılmıştır. Hatta hatta vicdani ret hakkını kullanmak isteyen Enver Aydemir 20.07.2007 tarihinden bu yana askeri cezaevinde tutuklu bulunmaktadır. 

  Halen askerlik görevinin kutsal kabul edildiği bir ülke de, dini inançları nedeniyle vicdani reddini açıklayan Enver Aydemir’in avukatı Davut Aydın ile hem Enver Aydemir’in durumunu, hem de vicdani reddi konuştuk. 

C.B. : Davut bey, Türkiye Cumhuriyeti hukukunda vicdani reddin durumu nedir?  

D.E. : Türkiye Cumhuriyeti yasalarında vicdani reddin yeri Read the rest

DESTEK: Gazze İçin Küresel Ses »

Gazze’ye doğru farklı ülkelerden yola çıkan gemiler bütünüyle silahsız bir insani yardım girişimidir. Gemiler Gazze halkının ambargo sebebiyle mahrum olduğu tıbbi yardım ve Gazze saldırıları sırasında evleri yıkılan Gazze halkına evler inşa edilmesi için gerekli yapı malzemeleri ile yüklüdür. Bu malzemelerin Gazze’ye ulaştırılması sorumluluğunu, biz uluslararası toplumun barışa ve adalete inanan yurttaşları adına, bine yakın silahsız insani yardım gönüllüsü DEVAMI

Baykal özelinde CHP »

Bahse konu kaseti izlemedim ve dahi izlemeyeceğim. Kişiler ilgi alanıma girmez!

Benim de dâhil olduğum “yandaş medya” ilk günden itibaren aynı minval üzerinden gitmekte zaten. Oysa ki gürültünün büyüğünü koparan da CHP’nin kendi “yandaş medyası” oldu. (bkz. Yılmaz Özdil, Tufan Türenç…)

Efendim, Deniz Baykal sanılanın aksine bir yere gitmez, sadece mevzi değiştirir. Gitmemesinin sebebi de Yılmaz Özdil ve Uğur Dündar’ın kendilerine atfettikleri “eşi menendi bulunmaz” liderlik vasıfları değil, konjonktürün uygun olmamasıdır.

Eğer o vasıflar, o çatı altında birinde olsaydı, bu halk bu siyasi harekete bir kez olsun iktidarı nasip ederdi. Tüm dünyada Sosyal Demokrat hareketler emek- sermaye ikilemi üzerinden politika yaparken, Türkiye’de ne hikmetse Read the rest

Müslümanların Kapitalizme İkna Olma Süreci »

Karl Polanyi ünlü eseri Büyük Dönüşüm’de (2000) liberal itikadın doğuşunun kapitalizmin iyice yerleşme ve genişleme çabasının bir sonucu olduğunu ifade eder. Yani liberal itikat tüm “doğallık” iddialarına rağmen kapitalizmin oluşmasından sonra türetilmiştir. Türkiye’de sol ilahiyat tartışmalarını geliştirmek için de, dindar zihinlerde “kapitalist itikadın” oluşum sürecini değerlendirmek icap eder. Bu tarihsel dönüşüm ve oluşum sürecini anlamak için, kapitalist sistemin yayılmasının getirdiği sonuçlar yanında, yerel bazı psikolojik ve sosyolojik etkenleri de hesaba katmak gerekir.   Bugün Müslümanların kapitalist zihniyeti temellük etmelerinin bir sembolü haline gelen ifadeyle “başörtülülerin de jipe binmeye başlaması” aslında dindarların “jipe” zaten çok önceden binmeye hazırlandıkları gerçeğini DEVAMI

 

…Bu makale ilginizi çektiyse…

Liberalizmin Kara Kitabı

Liberalizm asırlardır bir çok aşamalardan geçmiş, tarihi olaylarla kendisini imtihan etmiş bir düşünce geleneği. Değişmiş yanları var ama sabitleri de var. Bu sabitlerin içinde liberalizmin tehlikeli yönleri hatta YIKICI UNSURLARI da var. Bunları ortaya çıkarmak için “doğru” soruları sormak ve liberal perspektifte kalarak yanıt aramak gerekiyor… Büyük bir kısmı bu gelenekten olan düşünürlerin fikirlerinden istifade ederek liberalizmin kusurlarını ele alıyoruz bu kara kitapta: Adam Smith, Mandeville, John Stuart Mill, Hayek, Friedman, Röpke, Immanuel Kant, Alexis de Tocqville, John Rawls, Popper, Berlin, Mises, Rothbard ve Türkiye’de Mustafa Akyol, Atilla Yayla, Mustafa Erdoğan…

Liberallere, liberalimsilere ve anti-liberallere duyurulur.

Buradan indirebilirsiniz.

 

Liberalizmin Ak Kitabı

1930 model bir ulus-devletin, bir “devlet babanın” çocuklarıyız. Son derecede “Millî” bir eğitim gördük, öğrenim değil. Hayatta işimize yarayacak meslekî bilgileri ya da eleştirel bir bakışı öğrenmedik “millî” okullarda. “Varlığımızı Türk varlığına armağan etmek” için eğitildik, eğilip büküldük.

Liberallerin dilinden düşmeyen “Bireysel haklar ve özgürlükler” bizim gibi Kemalist çamaşırhanelerde yıkanmış beyinler için çok yeni. Türkiye’de yaşayan insanların ulus-devlet boyunduruğundan kurtulmasında önemli bir rol oynuyor liberaller. Biz de bu kitapta liberalizmin temel tezleriyle uyumlu, bu fikir akımına doğrudan ya da dolaylı destek veren makaleleri birleştirdik. Buradan indirin.

molinera cristina branco »