Main Content RSS FeedÖnceki Yazılar

Çocuklar için adalet çağırıcılarını tebrik ve teşekkür »

Bir kaç gündür haberlerde duyduklarımıza inanamıyorduk. Birisi bir şeyi iptal edecek, geri adım atılacak diye korkuyorduk. Son zamanlarda okuduğumuz hiç bir mesaj bize bu derecede mutluluk vermemişti:

“Herkese Merhaba,
Yaklaşık iki yıllık soluksuz ve aralıksız bir sivil mücadele sonucu, istediklerimizin tümü karşılanmamış olsa da, elde edilen sonuçtan sevinç duyuyorum. Bu başarı bizlere Türkiye’de gerçek bir vicdan hareketinin neleri başarabileceğine ilişkin hepimize moral motivasyon sağladığını düşünüyorum. Sizler gibi bu ülkenin temiz yürekli vicdanlı insanlarıyla bir arada olmaktan mutluluk duyuyorum. Tüm TMK Mağduru Çocuklar ve aileleri adına Diyarbakır’dan hepinize teşekkür ediyorum. Daha birlikte gideceğimiz çok yol ve yapmamız gereken çok iş olduğunu düşünüyorum. Sevgi ve dostlukla kalın.
 
Av. Mehmet Emin Aktar
Diyarbakır Barosu Başkanı”

Bu güzel insanların fikrî ve vicdanî gücü ile atılan bu adımı saygıyla selamlıyoruz. Elde edilen başarı sadece çocuklarla sınırlı kalmayacak, bu kesin. Türkiye’de haksızlığa uğrayan herkes için BARIŞÇI YOLLARLA bir şeyleri değiştirmenin mümkün olduğunu ispat ettiler.

Kendilerini tebrik ediyoruz. Türkiye’yi ve Barış’ı çok seven insanlar olarak onlara teşekkür borçluyuz.

Kemal Kılıçdaroğlu’na açık mektup »

Mehmet Şarman

Kemal Bey, cumhuriyetin toplamı sensin. Sensin, köy enstitülerin kırık menteşesi.  Önün ilikli, pantolonun  ütülü, önünde evraklar kapmışsın devlet dersinde(Ece Ayhan’ın hep ikmale kaldığı ders)yıldızlı pekileri. Yakaladığın her “yolsuzlukta”  yüzün tam orta yerinde mazoşist bir haz damlası, onuna adı da Mustafa olsun.

Bir dersin vardı, kaldığın derslerden bir Dersim vardı Kemal. Bit kadar bir şey, koca bir haritada. Hani demirden kuşlar uçmuştu tepenizde sen daha bir fikir  bile değilken.  Hani dağların anahtarını kaybettiğin o günlerin evraklarına ne oldu. Sen şimdi beş kuruşu olmayanın kaçak elektriğini yakalayan Read the rest

Derdim Çoktur Hangisine Yanayım (ALİ EKBER ÇİÇEK) »


ANKET: 12 Eylülde Anayasa değişikliğine ne diyeceksiniz? »

12 Eylül’deki referandum yaklaşıyor. Okurlarımız arasında yaptığımız ankete katılın. Sağ kolonda anket bölümünde oy kullanabilirsiniz.

Kürtajdan önce son durak… »

Sevgili evlâtlarım,

Size hakkıyla baba olamadım. Affınızı diliyorum. Bu mektubu yazma sebebim de budur. Mektubum elinize geçecek mi? Birbirinize sarılıp okuyacak mısınız? Yoksa bana ve annenize söverek yırtacak mısınız bu kâğıdı?

Siz ikinizden sonra doğan kardeşlerinize gerektiği gibi sevgi ve merhamet gösterdiğimi umuyorum. Ama ne yazık ki size karşı görevlerimi yerine getiremedim. İnanın çok ama çok pişmanım. 20 yıl gecikmeyle olsa da sizin yaralarınızı sarabilmek isterim. “Babamız bizi unutmamış” diyerek sevinmenizi Read the rest

Atatürk İngiliz valisi olmak istedi mi? »

“Eğer İngilizler Anadolu için sorumluluk kabul edecek olurlarsa Britanya idaresinde bulunan tecrübeli Türk valileri ile işbirliği halinde çalışmak ihtiyacını duyacaklardır. Böyle bir selahiyet dâhilinde hizmetlerimi arzedebileceğim münasip bir yerin mevcut olup olmayacağını bilmek isterim…” (Moustapha Kemal)

Resmî tarihin Sultan Vahdettin saplantısı (M.Armağan)

 1918 şartlarında İngilizleri tutmayan var mıydı ki, Hürriyet gazetesinde yer alan bir köşe yazısında(1), Mondros Mütarekesi’ni ve İngiliz himayesini kabullendiği için Sultan Vahdettin’e hain yaftası yapıştırılabiliyor?

Açın bakın, Mondros’ta İngiltere ile aramızda rica minnet çöpçatanlık yapan General Twnshend’in hatıralarını, İngiliz gemileri kasım ayında Çanakkale’den nasıl birer ‘kurtarıcı prens’ olarak girmişlerdir, hayretle görürsünüz. Hadi onu bulamadınız diyelim, bari tarihçi Orhan Koloğlu’nun 1918 yılı üzerine yazdığı kitabındaki(2) basın taramasını okuyun ve zamanın PTT’sinin Mondros Mütarekesi’ni kutlamak için tam 22 bin serilik bir posta pulu çıkardığını Read the rest

Tasavvuf ve Kuantum fiziği »

Ibrahim B. Syed, Ph.D, D.Sc.
Uluslar arası İslami Araştırmalar Derneği Bşk

Çeviren: Ekrem Senai
Tasavvuf ve kuantum teorisinin birçok ortak noktası bulunmaktadır. Örneğin, fizikçilerle sufilerin dünya görüşleri birbirine çok yakındır. Mekanistik dünya görüşünün aksine, Sufiler, evrendeki herşeyin birbiriyle ilişkili olduğunu, aynı mutlak gerçeğin farklı cilveleri , tezahürleri olduğunu düşünürler. Gerçeğe erişmek, varlıktaki tekliğin ve karşılıklı ilişkinin farkına varmak, benliğini aşmak ve kendisini mutlak gerçeklik içinde tanımlamaktır.

Mekanistik bilim oldukça karmaşık bir matematik dille Read the rest

İHH’dan İsrail raporuna açıklama »

İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı, İsrail’in Mavi Marmara saldırısıyla ilgili uluslararası bir komisyon kurulması ve soruşturmanın bu komisyon tarafından yürütülmesi konusunda ısrarcı tavrını sürdürüyor. Read the rest

İktidarın Sınırlandırılması ve Anayasal Demokrasi »

Prof. Dr. Coşkun Can AKTAN

“Bütün insanlarda bir tehlike mevcuttur. Özgür bir devlet için tek kural şu olmalıdır: Güce sahip olan herkes halkın özgürlüğü için bir tehlikedir.”1
(John Adams)

“Güç sözkonusu olduğunda, insanlara fazla güvenme ve onları anayasanın zincirlerine bağla”2
(Thomas Jefferson)

Demokrasinin en klasik tanımını Abraham Lincoln yapmıştır: “Halkın, halk için, halk tarafından yönetimi.” Ancak, Lincoln tarafından ifade edilen “gerçek demokrasi” yüzyıllar boyunca insanlığın hep “ideali” olmuş, gerçek yaşamda ise bir “fantasma” olmanın ötesine geçememiştir. Büyük Fransız filozoflarından Jean-Jacques Rousseau’nun dediği gibi “gerçek demokrasi sadece bir idealdir.” Demokrasi uygulamada halk için, halkı yönetenlerin despotizminden başka bir şey Read the rest

Son 90 günde en çok okunan ve tartışılan yazılar »