Yeni CHP, Yine CHP »
By Uğur Şahin on Oca 25, 2013 in atatürkçülük, CHP, Kemalizm, Türk faşizmi | 3 Comments
Türk milliyetçiliği birleştirir mi yoksa parçalar mı?
Milliyetçilik birleştirici bir faktör, bir tutkal gibi sunuldukça insan soruyor kendi kendine: “Bu kadar kötü bir ülke mi Türkiye? Bir arada yaşamak için tutkallara ihtiyaç duyacak duruma mı düştük? Bu kadar mı nefret ediyoruz birbirimizden?”
Aramızdaki ilişkileri kanunlara saygı, iyi niyet, güzel ahlak gibi prensipler üzerine oturtarak huzurlu bir ülke kurmak mümkün değil mi? İllâ ki bir tutkal/çimento mu gerekiyor? Adalet ve ihsanın hâkim olmadığı ortamlarda Türklerin kardeşliği ne işe yarar?
Belki de Türk Milliyetçiliği diğer milliyetçilikler gibi yok olmaya mahkûm bir söylem. Çünkü var olmak için “ötekine” ihtiyacı var. Ötekileştireceği bir grup bulamazsa kendi içinden “zayıf” bir zümreyi günah keçisi olarak seçiyor. Kürtler, Hıristiyanlar, Eşcinseller, solcular… 150 sayfalık bu kitapta Türk Milliyetçiliğini sorguluyoruz. Müslüman ve milliyetçi olunabilir mi? Türkiye’ye faydaları ve zararları nelerdir? Milliyetçiliğin geçmişi ve geleceği, siyasete, barışa, adalete etkisiyle. Buradan indirin.











[…] Karmaşıklaştıran önemli bir etmen de bin 600 kilometre çölü geçen 40 kadar İslamcının Mali’den değil Libya’dan gelmesidir. Çok ciddi “korumaları” olması gerekirdi. Ayrıca yabancı bir gücün de Cezayirli içeriden birilerine istihbarat vermiş olması lazım. Rehineler (Reuters’in “Chedad” adını verdiği bir Kanadalı dahil) kaçıranların “Kuzey Amerika aksanına” sahip olduğunu söyledi. Hepsi yerleşke içerisinde yabancıların tam olarak nerede olduklarını da biliyorlarmış.
[…] Vietnam Savaşı’nı araştıranlar arkasından gelen bataklık için ilk adımın “danışmanlar” göndermek olduğunu fark edeceklerdir. Pentagoncu ironi bir kenara, ABD son yıllarda gerçekten Malili birlikleri eğitti. Bunlardan çoğu zamanı geldiğinde kaçtılar. Müsrif şekilde ve Fort Benning-eğitimli Yüzbaşı Haya Sanogo sadece seçilmiş Mali hükümetine karşı bir darbeye liderlik yapmadı aynı zamanda İslamcıların yükselişi için şartları da oluşturdu.


