Soyut görme: Teori ve Pratik(7) – Nokta »
By my on Ağu 7, 2013 in Görmek, Göz, Soyut Sanat Müslümanın Yitik Malıdır | 1 Comment
“… Ucu yanmakta olan bir sopayı eline alsan da tez tez, sağa sola oynatsan, göze durup duran, kesilmeyen bir ateş çizgisi gibi görünür. Ömür de pek tez akar gider de, bu yüzden devamlı duruyormuş gibi görünür. Ucu ateşli bir dalı hızla sallasan, o ateş noktası sana, uzun bir çizgi gibi görünür. […] Ömür, ırmak gibi yeniden yeniye gelir gelir akar gider, yenisi gelir. Fakat biz, bu akışı, kesintisiz olarak görürüz. Bu ömür uzunluğu, bu sürüp giden zaman, yaratılışının süratindendir. Cenâb-ı Hakk’ın yeniden yeniye ve hızlı yaratması ömrü böyle uzun ve dâimî gösteriyor …” (Mesnevî’den)
Nokta gerçekten acayip bir kavram. Matematik dersinde “boyutsuz” diye ögreniyoruz. Varlığı ölçülemez, cismen yok, kavram olarak var. Biraz büyükçe olsa “benek” denir, “leke” denir, daire veya kare biçiminde olur. Gerçek nokta boyutsuz. Ama bu boyutsuz nokta hareket edince çizgi meydana geliyor. Çizgi de gizemli bir kavram. Yokluk diyarından gelen, tasavvur edilen Nokta’nın Varlık diyarına geçip tezahür etmesi, görünür olması. Karagöz perdesinde “aktörlerin” görünmesi gibi. Çizgi’nin boyu var ama eni yok. Bir eni, kalınlığı olsa şerit olur, kurdela gibi uzun bir dikdörtgen olur. Ama öyle değil. Çizgi iki düzlemi, komşu iki sathı birbirinden ayırıyor ama kendine ait bir satıh yok. Yukarıdaki satırların Read the rest

























