Main Content RSS FeedÖnceki Yazılar

Hostesler, Ceylanlar, Geniş Araziler… »

Cihan Aktaş

ABD’ye ilk yolculuğumda Hollywood vitrininden yayılan imajlarla gerçekler arasındaki uçurumu önce uçakta, hostesler karşısında algıladım. Hemen hepsi, biraz önce bir aile mutfağından çıktığı izlenimi veren, moda ve reklam sektörünün gündemde tuttuğu saplantılı  kadın ölçülerinin uzağında,  yaşını başını almış, tavırlarıyla da sahiden de mutfak hizmetlerine yabancı olmadığı izlenimi uyandıran kadınlardı.  New York’un ardından West Virginia’ya doğru giderken karşılaştığım obez nüfus oranı ise milimetre hesaplarıyla kadın ölçülerini belirleyen ve kırkını aşan oyuncuyu yıldız tozuna çevirmekte tereddüt etmeyen Hollywood vitrini üzerine  başka bir açıdan düşünmemi sağladı. Daha sonra Amerikalı bir tanıdığımın, Japonya’da bilgisayar alanında eğitim gören  Nathan’ın ilk kez ABD dışına çıkarken Read the rest

Unutma, unutturma »


Başörtüsü Yasağı par MilliTalebe

Son 30 günde en çok paylaşılanlar »

  1. Ben sizi hiç sevmiyorum!
  2. Sosyalizmden kaçan işçi olur mu?
  3. ‘Statü’ İstemek, Ne Demek?
  4. Solcular, sosyalistler, komünistler
  5. Baran, Mecid Mecidi (2001)
  6. MHP ile BDP… Bütün Irkçılar Birleşsin!
  7. Seçim Sonuçları
  8. Marx’ın Sınıfsız Toplumu: Teori ve Pratik
  9. Temsiliyet ve Aynur Bayram
  10. Bozkurtlar ile Boz-Kürtlerin nikâhı kıyıldı

İnsan’ı devirmek için kökünden sökmek gerekir(3) »

Sunuş: Alman İdeolojisi Karl Marx’ın yakın arkadaşı Friedrich Engels ile birlikte 1845 yılında yazdıkları bir deneme. Yayıncı bulamadıkları için 1930’lara kadar basılmayan bu kitabın Fransızca ilk baskısı 1940’larda yapılmış. Özetle komünist / sosyalist / solcu camia üzerindeki etkisi gecikmeli olmuş. Türkçe tercümesi de mevcut. Sahneye çıkması gecikmiş bir kitap ama içerdiği fikirler sebebiyle marxizmi anlamak için son derecede faydalı, “arkeolojik” açıdan ise vazgeçilmez. Zira marxizmi embriyon safhasında görebiliyorsunuz. Marx ve Engels dönemin anti-komünistlerini, “ütopik sosyalistlerini” vs eleştirirken marxizmin ne olMAdığını tarif ediyorlar. Bir başka deyişle ideolojilerini Proudhon, Weitling, Feuerbach,  Bauer ve Stirner’e rağmen inşa ediyorlar. Marxçı materyalizmin, devrim fikrinin, müesses nizama itirazların kristalleştiği, ideolojileştiği bu mutfak-kitap okunmadığı müddetçe marxizmin anlaşılmasına imkân yok kanaatimce. (Max Stirner ile yapılan fikrî çatışmadan da bahsetmiştik daha önce: “Din Toplumun Afyonudur”)

Sonuncusunu okuyacağınız üç bölümlük bu seride insanlığın 1800’lerde yaşadığı büyük şoku tahlil etmeye çalıştık. Akıl’ın, Vicdan’ın “modasının geçtiği”, dinden, ahlâktan bahsetmenin gericilik sayıldığı bir çağın başlangıcındayız. Kelimelerin anlamları bile kayboluyor: İyilik ile FAYDA’nın arasındaki sınır silikleşiyor meselâ. İyi bir davranış ile “iyi” bir kazanç AYNI zannediliyor artık. Siyasî ve iktisadî tarihin kesişiminde müşahede ediyoruz ki bu YER SARSINTILARI İnsan’ı kökünden söküyor ve devrimlere, ideolojilere, büyük savaşlara, kurumsal ırkçılığa ve soykırımlara müsait bir hale getiriyor. Alman İdeolojisi’ni Marx ve Engels’e yazdıran ortam işte bu yaşamsal sarsıntıların ardı ardına geldiği ortamdır. Üç bölümlük bu serinin Alman İdeolojisi’ni anlamaya katkı sağlayacağını umuyoruz. Bu makaleye başlamadan önce ilk iki bölümü okumakta büyük fayda var:

Dikkate değer ikinci bir nokta ise doğrudan Müslümanları ilgilendiriyor: İslâmcı / İslâmî etiketler taşısalar dahi bütün ideolojilerin, devrimlerin hata olduğunu öğrendik bu makaleleri yazarken. Müslüman aydınlar “sadece” Müslüman olmayı becerebildiklerinde ALLAH-çı, Muhammed-çi, Kur’an-ist vs arayışlardan da kurtulabilirler. Otomatik, İnsansız çözümler peşinde koşanların artık pozitivizme hizmet ettiklerini idrak etme saati geliyor. İnsan derin ve karmaşık bir varlık. İnsan’ı devre dışı bırakarak insanları bir arada yaşatma arayışı ancak bir zindan inşaatı olabilir. Bu hatanın İslâm adına yapılması Müslümanlar için korkunç bir yıkım teşkil ediyor bizim gözümüzde. Peygamberimiz (SAV)’i devrimci zannedenlerin, sol ilahiyat, sosyalist İslâm gibi tehlikeli arayışlar peşinde koşanların da nihayet Hakikat’e âgâh olması duasıyla…(MY)

Makinele-N-mek ve Makinele-Ş-mek

Makinelerle donaNırken makineye dönüŞmek; Teçhizatın efendisi iken kölesi olmak… İnsan’ın 18ci ve 19cu asırdaki devrimlere, dünya savaşlarına ve soykırımlara hazır hale gelişini anlamak için önce bu KOPMAYI anlamak Read the rest

Portekizli Türkçe konuşsa ne olur? »

… Müslüman görünüp Müslüman’a tuzak kuranlar üzerine okumak için…

 

fethullah-gulen-kapak Gülen Cemaati’nin durumu iç dinamiklerinden mi kaynaklanıyor?Gülen Cemaati’nin durumu iç dinamiklerinden mi kaynaklanıyor? Münâfıkûn ve Siyaset-i Nebevî aforizmalarıMünâfıkûn ve Siyaset-i Nebevî aforizmaları seksenli yıllarda cemaat henüz askeri helikopterden kendi vatandaşına sıkacak güce ulaşamamıştıSeksenli yıllarda cemaat henüz askeri helikopterden kendi vatandaşına sıkacak güce ulaşamamıştı Haydaaa... Kongolu neden istiklâl marşı söylemiş ki?Haydaaa... Kongolu neden istiklâl marşı söylemiş ki?

Fethullah Gülen’i yi bilirdik

(Son güncelleme: Üçüncü sürüm, 28 Ocak 2014)

Türkçe Olimpiyatlarını ve Türk okullarını sevmiştik. Gözü yaşlı vaizin Amerika’da yaşamasına alışmıştık. 1980 öncesinde komünizme karşı CIA ile işbirliği yapmasına “taktik” demiştik. Fethullah Gülen aleyhine açılan davalardan birinin iddianamesinde“pozitivist felsefeye karşı olmak” ile suçlanıyordu. Biz de karşıydık pozitivizme. “Aferin” dedik, “bizdensin”.

Bugün gerçek şu ki Fethullah Bey’in ekibi manşetle, kasetle hükümet devirmeye çalışan, yalan haberle Türkiye’yi ve Müslümanları sürekli zora sokan çirkin insanların tahakkümü altında. Bizim sevdiğimiz, güvendiğimiz “küçük eller” ise koyun sürüsü gibi suskun. Medyada, devlet kurumlarında, emniyet ve adaletin içinde çeteleşme, ergenekonlaşma var. Gülen cemaati dünya ile uğraşmaktan ahirete vakit ayıramıyor. Gülen cemaati bir cemaatten başka herşeye benziyor.

Kitabın ilk yarısında Fethullah Bey’i ve ekibini öven, yapılan iyi işleri savunan, destekleyen makaleler bulacaksınız. Bugün yaşadıklarımızla birlikte değerlendirince can acıtan bir soru kendini dayatıyor bize: Fethullah Gülen ve kurmayları bizi baştan beri kandırdı mı? Yoksa “küçük eller” dediğimiz masum insanların  güzel teşkilâtı sonradan mı kokuştu? Kitabı buradan indirebilirsiniz.

kapak_kitap_capulcular 71 kitap indirin72 kitap indirin Münâfıkûn ve Siyaset-i Nebevî aforizmalarıMünâfıkûn ve Siyaset-i Nebevî aforizmaları seksenli yıllarda cemaat henüz askeri helikopterden kendi vatandaşına sıkacak güce ulaşamamıştıSeksenli yıllarda cemaat henüz askeri helikopterden kendi vatandaşına sıkacak güce ulaşamamıştı Haydaaa... Kongolu neden istiklâl marşı söylemiş ki?Haydaaa... Kongolu neden istiklâl marşı söylemiş ki?Çapulcular” ne istiyor?

Genel seçimler yaklaşırken başladı Taksim Gezi Parkı olayları. İnsanlar öldü, yaralananlar, tutuklananlar oldu. Taksim’deki sanat galerileri bile yağmalandı. Maddî zarar büyük: Yakılan otobüsler, özel araçlar, iş yerleri. Ancak hâlâ isyancıların ne istediğini bilmiyoruz. Taksim Dayanışma Grubu’ndan çelişkili açıklamalar geliyor. Polisi ya da göstericileri suçlamadan önce şunu bilmek gerekiyor: “Çapulcular” ne istiyor? Daha fazla demokrasi? Sosyalizm? Devrim? Darbe? Elinizdeki e-kitap bu sorulara cevap arıyor. Buradan indirebilirsiniz.

Kaybedenler Klübü: Anti-demokratik bir muhalefetin kısa tarihi

71 kitap indirin72 kitap indirin Münâfıkûn ve Siyaset-i Nebevî aforizmalarıMünâfıkûn ve Siyaset-i Nebevî aforizmaları seksenli yıllarda cemaat henüz askeri helikopterden kendi vatandaşına sıkacak güce ulaşamamıştıSeksenli yıllarda cemaat henüz askeri helikopterden kendi vatandaşına sıkacak güce ulaşamamıştı Haydaaa... Kongolu neden istiklâl marşı söylemiş ki?Haydaaa... Kongolu neden istiklâl marşı söylemiş ki?T.C. kurulurken Hitler, Mussolini ve Stalin başrolleri paylaşıyordu. İki dünya savaşının ortalığı kasıp kavurduğu o korkunç yıllarda “bizim” Cumhuriyet gazetesi’nin faşizme ve faşistlere övgüler yağdırması bir rastlantı mıdır? Kemalistlerin ilâhı olan Atatürk’ün emriyle 80.000 Alevî Kürd’ün Dersim’de katledilmesi, Kur’an’ın, ezanın yasaklanması, imamların, alimlerin idam edilmesi, Kürtleri, Hristiyanları ve Yahudileri hedef alan zulümler de yine Atatürk ve onu ilahlaştıranlar tarafından yapılmadı mı?

Bu ağır mirasa sahip bir CHP ve Türk solu şimdilerde “İslâmî” olduğu iddia edilen bir cemaat ile, Fethullah Gülen’in ekibiyle ittifak içinde. Yobaz laiklerin, yasakların kurbanı olduklarını, baskı gördüklerini iddia ediyor bu insanlar. Ama bir yandan da alenen İslâm düşmanlığı yapan her türlü harekete hatta İsrail’e bile destek vermekten çekinmiyorlar. Tuttukları yol İslâm’dan daha çok bir ideolojiye benziyor: Gülenizm. Millî istihbarattan dershanelere, dış politikadan bankalara kadar her konuda dertleri var. Ama Filistin’de, Doğu Türkistan’da, Irak’ta, Suriye’de, Arakan’da zulüm gören Müslümanları dert etmiyorlar. Acayip…

Türk solu, CHP ve Fethullah Bey… Nereden geldiler? Nereye gidiyorlar? Elinizdeki bu kitap meseleyi tarihsel bir perspektifte ele almayı amaçlıyor.Buradan indirebilirsiniz.

… Darbeler, Kemalcilik ve Atatürkizm üzerine e-kitap…

Hükümeti devirmek isteyen birileri mi var?

Hükümeti_devirmek_kapak Ücretsiz kitap indirin74 kitap indirin Darbeye direnmek neden önemlidir? Direnmezsek ne olur?Darbeye direnmek neden önemlidir? Direnmezsek ne olur? seksenli yıllarda cemaat henüz askeri helikopterden kendi vatandaşına sıkacak güce ulaşamamıştıSeksenli yıllarda cemaat henüz askeri helikopterden kendi vatandaşına sıkacak güce ulaşamamıştı Haydaaa... Kongolu neden istiklâl marşı söylemiş ki?Haydaaa... Kongolu neden istiklâl marşı söylemiş ki?4 Türk bankası çalışanlarını sömürmek, tüketiciyi kandırmak ve haksız rekabetten dolayı çok ağır cezalar yediler. Hemen ardından Türkiye tarihin en büyük anti-kapitalist ayaklanmasını yaşadık. Göstericiler “Sosyalist Türkiye” ve “yaşasın devrim” sloganları atarak orak-çekiçli pankartlar, Deniz Gezmiş posterleri taşıdılar. Tuhaf olan ise bazı bankaların ve holdinglerin bu ayaklanmaya destek olmasıydı. Anti-kapitalist göstericiler 20 gün boyunca İstanbul’un en lüks otellerinden birinde bedava kaldılar. Tuhaflıklar bununla da bitmedi. CNN, BBC, Reuters ve daha bir çok medya kuruluşu bir kaç sene önce, üstelik yabancı ülkelerde çekilmiş yaralı ve ölülerin  fotoğraflarını “Türkiye” diyerek servis etti. Tayyip Erdoğan’a destek için toplanan AKP’lilerin fotoğrafı CNN tarafından kazayla(?) “Ayaklanmış Protestocular” olarak yayınlandı.

Dünyada da tuhaf şeyler oldu:

  • Türkiye ile neredeyse aynı anda Brezilya’da bir halk(?) ayaklanması başladı.
  • Georges Soros’a ait ekonomi gazeteleri Çin ekonomisi hakkında aşırı kötümser haberler yaydılar.

“Kazalar” bu kadar çoğalınca insanlar ister istemez bazı şeyleri sorguluyor:

  • Türk bankaları neden sermaye düşmanı, anti-kapitalist bir ayaklanmaya destek oldu?
  • Acaba 2008 krizinden sonra kan kaybeden ABD ve Avrupa kaçan sermayeyi geri  çekmeye mi çalışıyor?
  • Brezilya, Çin ve Türkiye Avrupa ve ABD’deki yatırımları çekmenin cezasını mı ödüyor?

Elinizdeki kitap bu sorulara ve darbe iddialarına cevap arıyor. Buradan indirebilirsiniz.

Kemalizm ve darbe: Halka rağmen halkı yönetmekKemalizm ve darbe: Halka rağmen halkı yönetmek Son sınavda 3 doğru 1 yanlışı götürdü Darbeye direnmek neden önemlidir? Direnmezsek ne olur?Darbeye direnmek neden önemlidir? Direnmezsek ne olur? seksenli yıllarda cemaat henüz askeri helikopterden kendi vatandaşına sıkacak güce ulaşamamıştıSeksenli yıllarda cemaat henüz askeri helikopterden kendi vatandaşına sıkacak güce ulaşamamıştı Haydaaa... Kongolu neden istiklâl marşı söylemiş ki?Haydaaa... Kongolu neden istiklâl marşı söylemiş ki?Kendi ülkesini işgal eden ordu

Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Beceriksiz ordular disiplinsiz olduklarındanYABANCI DÜŞMAN ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleriİÇ DÜŞMANLAR uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler. İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için “etrafımız düşmanla çevrili” diyerek KORKU PROPAGANDASI yaparlar. Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler. Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. Buradan indirebilirsiniz.

Tarih şaşırmaktır

Kemalizm ve darbe: Halka rağmen halkı yönetmekKemalizm ve darbe: Halka rağmen halkı yönetmek Son sınavda 3 doğru 1 yanlışı götürdü Darbeye direnmek neden önemlidir? Direnmezsek ne olur?Darbeye direnmek neden önemlidir? Direnmezsek ne olur? seksenli yıllarda cemaat henüz askeri helikopterden kendi vatandaşına sıkacak güce ulaşamamıştıSeksenli yıllarda cemaat henüz askeri helikopterden kendi vatandaşına sıkacak güce ulaşamamıştı Haydaaa... Kongolu neden istiklâl marşı söylemiş ki?Haydaaa... Kongolu neden istiklâl marşı söylemiş ki?Evet… Tarih şaşırmaktır. Atatürk’e şaşırmak, Kürtlere şaşırmak, Lozan’a şaşırmaktır. Geçmişe hayret edip bugüne eleştirel bakabilmek, yarını hazırlamaktır Tarih. Geçmişe değil geleceğe dönüktür amacı. Özetle siyasî bir propaganda aygıtı değildir. Gaz vermek, “Asker millet” üretmek, atalarımızla gurur duymak için tarih araştırılmaz. Eğer resmî tarihin beyin yıkamasından bıktıysanız bu kitap ilginizi çekecektir…Buradan indirebilirsiniz.  

Kemalizm ve darbe: Halka rağmen halkı yönetmekKemalizm ve darbe: Halka rağmen halkı yönetmek Son sınavda 3 doğru 1 yanlışı götürdü Darbeye direnmek neden önemlidir? Direnmezsek ne olur?Darbeye direnmek neden önemlidir? Direnmezsek ne olur? seksenli yıllarda cemaat henüz askeri helikopterden kendi vatandaşına sıkacak güce ulaşamamıştıSeksenli yıllarda cemaat henüz askeri helikopterden kendi vatandaşına sıkacak güce ulaşamamıştı Haydaaa... Kongolu neden istiklâl marşı söylemiş ki?Haydaaa... Kongolu neden istiklâl marşı söylemiş ki?Alaturka Laiklik: “Beni bir bir sen anladın, sen de yanlış anladın!”

Türkiye Cumhuriyeti’nde Alevîlere zorla Sünnî İslâm öğretilirken Sünnîlerin başörtüsü devlet dairelerinde yasaktı. Türk Ordusu’nun istihbaratı camileri ve namaz kılanları fişliyordu. Hristiyan Ermenilerin ne kiliseleri, ne yetimhaneleri ne de cemaat lideri seçimleri özgürce yapılamıyordu. Rumların ruhban okulları özgür değildi. Yahudiler diğer gayrı Müslimler gibi askerde ayrımcılığa uğruyordu. Ateistlerin kitapları, internet siteleri yasaklanabiliyor, kapatılabiliyordu. Gayrı Müslimlerin alın teriyle biriktirdikleri vakıf malları 1970′lerde gasp edildi, daha yeni geri verildi. Sahi Laiklik neye yarıyor? Bu kitap son yıllarda Türkiye’nin gündemine gelen, birbirinden ayrı gibi duran ama çekirdeğinde Yobaz Laiklik Meselesini barındıran konuları ele alıyor.Buradan indirebilirsiniz.  

Kadın hakları ve Kemalizm

Kemalizm ve darbe: Halka rağmen halkı yönetmekKemalizm ve darbe: Halka rağmen halkı yönetmek Son sınavda 3 doğru 1 yanlışı götürdü Darbeye direnmek neden önemlidir? Direnmezsek ne olur?Darbeye direnmek neden önemlidir? Direnmezsek ne olur? seksenli yıllarda cemaat henüz askeri helikopterden kendi vatandaşına sıkacak güce ulaşamamıştıSeksenli yıllarda cemaat henüz askeri helikopterden kendi vatandaşına sıkacak güce ulaşamamıştı Haydaaa... Kongolu neden istiklâl marşı söylemiş ki?Haydaaa... Kongolu neden istiklâl marşı söylemiş ki?

“Kemalizm Türk kadınına özgürlük verdi” gibi sloganlarla düşünmeye daha doğrusu ezberlemeye itildiği için sık sık şaşırmaya mahkûm bir kuşak bizimki. Tarihi, belgeleri, siyasî söylemleri ve sloganları aklın imtihanına tabi tutan herkes hayretler içinde kalıyor. “İyi de biz bunu bunca sene nasıl yuttuk?” diye sormaktan alamıyoruz kendimizi. Kemalist düşüncenin, çağdaşlığın ve Atatürk devrimlerinin yılmaz bekçisi “çağdaş Türk kadını’nın sesi” Cumhuriyet Gazetesi’nin başyazarı olan Yunus Nadi kadınların siyasete atılmasına nasıl tepki vermiş meselâ? “Havva’nın kızları, Meclis’e girip yılın manto modasını tartışacak” Kadınlar Halk Fırkası kapatılınca yerine Türk Kadınlar Birliği kurulmuş. O da kapatılınca Cumhuriyet Gazetesi’nde şu başlık atılmış: “Türk Kadınlar Birliği kapatıldı, fesat çıkaran hatun kişilere haddi bildirildi.” Derin Düşünce Fikir Platformu yakasını resmî tarihten kurtarmak isteyen okurlarına ezber bozan bir kitap öneriyor : Kadın hakları ve Kemalizm ilişkisine alternatif bir bakış

Andrey Tarkovsky ve Savaşa iki Farklı Bakış: İvan’ın Çocukluğu ve Ayna »

İvan’ın Çocukluğu ve Ayna, Tarkovsky’nin savaş üzerine çektiği, birinci filmde merkezine savaş ve çocukluğu koyarken, ikincide merkezine kendi çocukluğunu koyduğu iki filmi. Aslında Ayna için savaşı anlatan bir film demek çok zor, ama belgesel niteliği taşıyan savaş görüntüleriyle iç içe geçen geçmiş-şimdi birlikteliği, anı-bellek-rüya üçlüsüne yaslanan görüntülerin savaştan etkilenimi bir şekilde filmi Tarkovsky’nin savaşa bakışı olarak ele almayı zorunlu kılıyor.    

İvan’ın Çocukluğu/Ivanovo detstvo/Ivan’s Childhood

İvan’ın Çocukluğu, Rus yönetmen Andrey Tarkovsky’nin 1962 yapımı ilk uzun metrajlı, İvan’a odaklanarak savaşı anlatan bir film. Yönetmenin daha sonra ustalaşacağı üslûbunun ilk verimi. Özellikle rüyalar, su, yağmur, at, kapı, suya yansıyan görüntüler… kamerada geniş açı çekimler. Bu filmde kimi yerlerde hareketli kamerayı kullansa da (ormandaki çekimler) bundan, daha sonra vazgeçmiş yönetmen ki filmde, insanı rahatsız eden çekimlerden biri burasıdır.

İvan’ın askeri okula gitmemek için karargâhtan kaçarken, çatısı olmayan, evi yıkılmış ama ocağı hep yanan, bacası hep tüten ve Alman askerlerin Read the rest

BDP’ye verilen oylar boşa mı gitti? »

“YSK’nın vermiş olduğu Hatip Dicle kararı bölgeyi yeniden germiştir. Daha önce 12 emek, özgürlük ve demokrasi bloğu adayını veto ederek bölgemizi geren YSK, bu kararından geri adım atarak bu adayların seçime girmesine yeşil ışık yakmıştı, seçime 3 gün kala daha önceki bir mahkûmiyet kararını onayan Yargıtay, Hatip Dicle’nin önünün kesilmesine yol açmıştır, aynı YSK’nın Dicle’nin seçimlere girebileceğini belirtmesi üzerine 80 bin oyla milletvekili seçilen Dicle’ye mazbatası verilmiştir.” dedi.

“BAĞIMSIZLAR HALKA DANIŞMADAN BOYKOT KARARI ALDI”

YSK’nın, milletvekili seçilmiş bir şahsın zorlama bir onamayla, verilen ceza nedeniyle daha önce seçime girmesine izin verdiği ve seçilmesini sağladığı bir milletvekilinin aleyhine bir karar Read the rest

Mekteb- i Sultani Ressamları »

Yıldız Ramazanoğlu

Tevfik Fikret’in bebek sırtlarında bir zamanlar yaşadığı evi ziyaret ettiğimde bir insanın aynı anda hem ressam hem de şair olmasının ne kadar olağan ve aynı zamanda olağandışı olduğunu hissettim. Sonra çağdaşı olan Mekteb-i Sultani ressamlarının izini sürmek istedim Pera Müzesi’ndeki bir sergide. Onların fırça darbeleriyle bize anlattıkları atmosferler şimdiki bütün tartışmalarımıza ayna tutuyor.  Fikret’in Bebek Sırtları tablosunda resmettiği huzurlu dingin diri havayı tekrar solumak mümkün görünmüyor. Ağaca yaslanmış kendinden emin güçlü yalnız bir kadın etrafı tevekkülle temaşa ediyor. Elinde bir demet papatya. Fırtınalarıyla barışık. Yatışmış halde.  TAMAMI

Offret / Kurban, Andrey Tarkovsky, 1986 »

Ulu Tanrım, Göklerdeki Ulu Tanrım, adın mübarek olsun.İnayetin üzerimize olsun.Yalnız senin dediğin olur.Rızkımızı sen verirsin.Bizi kötülüklerden korursun. Cennet senindir. Güç, zafer senindir.Amin. Tanrım, bu korkunç zamanda bizi esirge.Çocuklarımın ölmesine izin verme.Dostlarımı, karımı, Victor’u, seni sevenleri ve sana inananları, kör oldukları için sana inanmayanları da esirge. Seni bir an bile düşünmeyenleri de. Çünkü onlar acının ne olduğunu hiçbir zaman bilmediler. Bu saatte, bütün umutlarını, bütün hayatlarını, bütün geleceklerini kaybettiler. Sana teslim olma fırsatını kaçırdılar.Yürekleri korkuyla dolu olanlar, sonlarının yaklaştığını hissedenler, kendileri için değil, sevdikleri için korkanlar, onları senden, yalnızca senden başka hiçkimse koruyamaz. Çünkü bu en son savaş.Savaşların en korkuncu. Bu savaştan geriye ne yenen ne de yenilen kalacak.Şehirler, kasabalar, ağaçlar, otlar, kuyulardaki sular, göklerdeki kuşlar yok olacak. Sahip olduğum her şeyi sana vereceğim. Çok sevdiğim ailemi vereceğim. Evimi yıkacağım. Küçük Adam’dan vazgeçeceğim. Dilsiz olacağım. Bir daha kimseyle konuşmayacağım. Beni hayata bağlayan her şeyden vazgeçmeye razıyım. Yeter ki sen, her şeyi eskisi gibi yap. Bu sabah ve dün nasılsa öyle yap. Beni hasta eden bu ölümcül hayvani duygudan kurtulmama yardım et. Evet, her şeyim senindir! Tanrım! Bana yardım et! Söz verdiğim her şeyi yapacağım.

Kurban, Rus yönetmen Andrey Tarkovsky’nin 1986 yapımı filmi. Gazeteci, edebiyat ve tiyatro eleştirmeni, fakültede estetik dersleri veren Alexander’ın doğum gününde başlayan Üçüncü Dünya Savaşı’nda Tanrı’ya ettiği dua üzerine Read the rest

Site kurulduğundan beri en çok okunan ve paylaşılanlar »

  1. PKK… Ters giden nedir? Bundan sonra nereye?
  2. Küresel ısınma çok iyi bir şeydir
  3. Evrimcilerin iç hastalıkları
  4. Kemalizm Nedir?
  5. Kurtlu hilal
  6. Zorunlu Askerlik Kalkarsa
  7. Fethullah Gülen Cemaati
  8. Dağlara, Ormanlara, Doğaya Doğru Yol Aldık…
  9. Şeytan Ayetleri Vakası
  10. Lokumcu Cemilzade ve Türk Silahlı Kuvvetleri