RSS Feed for This Post

Türk tipi bişey: Türk tipi anayasa, Türk tipi başkanlık

anayasa-baskanlik-sistemi Türk tipi bişey: Türk tipi anayasa, Türk tipi başkanlıkSistem değişikliğine ilişkin anayasa taslağı nihayet görücüye çıktı. Aylardır her tartışıldığında “elimizde somut bir metin yok, olsa daha rahat konuşurduk” deniliyordu; artık var. Gerçi cumartesi gecesi yaşadığımız melun terör saldırısından sonra, ne kadar önemli de olsa sistem tartışması yapmaya kimsenin iştahı kalmamıştır zannediyorum. Bu çok tabii; zira yaklaşık 1,5 yıldır şehirlerimizin tam ortasında patlayan bombalar zincirine bir halka daha eklendi ve yüreğimiz parçalandı. Kahrolsun tüm failleri ve müsebbipleri. Bu son olsun duasıyla şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Mekânları cennet makamları âli olsun.

Terör ve terörle mücadele konusunda onlarca yazı yazılacak birkaç gün. Fakat şurası kesin ki, önümüzdeki günlerden itibaren yoğun bir biçimde bu anayasa teklifini konuşacağız kaçınılmaz olarak. Çünkü Son 4-5 yıldır her fırsatta gündeme getirilen başkanlık sistemi sonunda ciddi bir değişiklik önerisi olarak karşımızda artık. Bu mesele üzerinden keskin karşıtlıklar oluştuğu için tartışmanın da çok gürültülü olacağını tahmin etmek zor değil. Biz de şimdiden düşüncelerimizi giriş mahiyetinde kısmen ifade edelim.

anayasa-baskanlik-sistemi-2 Türk tipi bişey: Türk tipi anayasa, Türk tipi başkanlıkTeklifte MHP’nin azımsanmayacak bir etkisinin olduğunu söyleyebiliriz. Cumhurbaşkanı seçilme kriterlerine “doğuştan Türk vatandaşı” ibaresini eklettirmek değil kastımız sadece, daha fazlası; aşağıda izah etmeye çalışacağız. Sadece “Türk vatandaşı” ya da “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı” yeterli olabilecekken “doğuştan” ifadesi gerçekten itici olmuş. Kapsayıcılığı ve kuşatıcılığı ile bir imparatorluk anayasası hayal ederken böyle sekter hatta ırkçı bir zihniyetin ürünü olduğu izlenimi verecek ifadelerin konmasını geriye bir adım olarak görmek lazım. Bunun bir adım dibi “brakifesal kafa yapısına sahip, Orta Asya halklarının genlerini taşıyan adaylar arasından” filan olur herhalde. Şaka bir tarafa bunun, 2002’den bu yana tanıdığımız ve takip ettiğimiz, yaptığı açılımlarla ufkunu ve vizyonunu her daim öteye taşıyan Ak Partinin kabul edeceği bir yaklaşım olmadığına inanıyoruz. Ama 41 milletvekili ile MHP’nin “ne olursa olsun Başkanlık” diyen Ak Partinin bu zaafını iyi kullandığı görülüyor. Yoksa Ak Partinin normalde razı olacağı bir ifade değil diye düşüyorum. Sadece bir kelime deyip geçmeyelim. Ruhuyla bir bütündür dediğimiz anayasaların ruhunu işte böyle kellimeler belirliyor ve yıllar sonra anlaşılmaya çalışıldığında bir hortlak gibi karşımıza çıkıp bütün yorumlarımızı etkileyebiliyor.

MHP’nin durduk yere neden AK Partiye destek olduğu çok sorulmuştu; kendi açımdan cevabımı aldığı söyleyebilirim. Şöyle bir şey yapmış MHP: Bir statüko partisi olarak “hiçbir şeyin değişmemesi için her şeyin değişmiş gibi gösterilmesi” kuralını işletmiş ve katkısını bu yönde sunmuş. Bu sistemle MHP bir parti olarak kendisini imha ediyor deniliyordu ya hani, bilakis varlığını garanti altına almış, hatta bir kilit bir parti olma görevini üstlenerek konumu güçlendirmiş.

Peki, nasıl olmuş, bu? Teklif ile aslında pek bir şeyin değişmediği sonucuna götüren düzenlemeler ile aynı sebepten. Evet, TBMM’ye sunulan değişiklik teklifinin, adına ne dersek diyelim pek bir şey değiştirmediğini düşünüyorum. Yapılan öneri parlamanterimsi sistemin tüm avantaj ve dezavantajlarını bünyesinde barındırmaya devam ediyor. Hangi açıdan? İstikrar ve artık koalisyonların olmayacağı iddiaları açısından.

Ak Parti, başkanlık sistemini topluma sunarken etkin ve hızlı bir yürütme, istikrar vurgusu ve koalisyonlardan kurtulmuş bir Türkiye vaadini öne çıkarıyordu. Şahsen ben de başkanlığı çevremde pazarlarken, en avantajlı tarafının koalisyonlara mahkûm olmayacağımızı, seçimin ertesi günü yürütmenin hemen icraatlarına başlayabileceğini söylüyordum. İkinci olarak güçlü bir parlamento olacağını, etkin bir denge denetim mekanizması kurulursa Türkiye’nin önünü açacak bir sistem olduğunu ekliyordum. Fakat yedek milletvekilliği müessesesi ile bu avantajların ortadan kalktığını düşünüyorum.

Parlamenter sistemde bir parti tek başına iktidar olduğunda istikrar açısından sorun olmuyor. Meclis içinden çıkan güçlü bir yürütme hızlı ve etkin çalışabiliyor. 14 yıldır olduğu gibi. Fakat buna karşılık parlamentonun yürütmeyi denetleyememesi sorunu ile karşı karşıya kalıyorduk. Başkanlık sisteminin iyi örneklerinde bakanlar dışardan atanıyor. Bu hem yürütmeyi hem de bakanlık beklentisi içinde olmayacakları için milletvekillerini güçlü kılıyor. (Burhan Kuzu Hoca hep böyle savunurdu başkanlığı ve yanlış da değil).

Oysa değişiklik teklifinde bakanların meclis içinden atanmasına engel yok. Eğer meclisten birisini seçerse, milletvekilliği düşecek ve onun yerine yedek milletvekili geçecek. Peki, bir Başkan neden bunu istesin, adam mı yok dışardan atayabileceği? İşte burada koalisyona mahkûm olduğumuz noktaya geliyoruz.

Önerilen yeni sistemde herhangi bir parti tek başına Meclis çoğunluğunu elde edemezse (Haziran 2015 seçimleri gibi) Başkanın/Cumhurbaşkanının başkanlığında zımni bir koalisyon kurulmak zorunda kalınacak. Yine pazarlıklar yürütülecek. Bakanlıklar talep edilecek, koalisyon ortağı partinin milletvekilleri kabineye girecek parti liderleri belki de cumhurbaşkanı yardımcısı filan olacak. Yani parlamenter sistemin bu en büyük zaafı olarak gösterilen koalisyon yönetimlerinden tamamen kurtulamıyoruz. Halk olarak Başkanı/Cumhurbaşkanını doğrudan seçmememizin muhtemel avantajlarını yaşayamayabileceğiz.

2015 Haziran seçimlerini bu açıdan değerlendirin ve küçük partilerin (örneğin MHP) ne kadar güçlü olacaklarını hesap edin. Tüm seçimler aynı gün yapılacak. Başkanı/Cumhurbaşkanını bu hafta seçemezsek gelecek pazar bir şekilde seçeceğiz. Ama oluşacak meclis aritmetiği değişmeyeceği için gizli pazarlıklar örtülü koalisyonlar kaçınılmaz. Kısacası bu açıdan bir Başkanlık sistemine filan geçmiş olmayacağız yeni teklif ile.

Cumhurbaşkanın yetkileri açısından baktığımızda muhakkak tartışılması gereken birkaç nokta var. Öncelikli şunu belirtmeliyiz ki cumhurbaşkanının yetkilerini değerlendirirken, mevcut anayasamızdaki yetkiler ile değil, eski yürütme ile, yani bakanlar kurulunun yetkileri ile karşılaştırmalıyız. Çünkü başbakanlık makamı kalkıyor ve cumhurbaşkanı doğrudan yürütmenin başı oluyor.

Burada cumhurbaşkanının kararname yetkisi dikkati çekiyor. Değişiklik teklifinin 9 uncu maddesinde “… Anayasada münhasıran kanunla düzenlemesi öngörülen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılmaz. Kanunda açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılmaz. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kanunlarda farklı hükümler bulunması halinde kanun hükümleri uygulanır. Türkiye Büyük Millet Meclisinin aynı konuda kanun çıkarması durumunda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükümsüz hale gelir…” denilmekte.

Bu düzenlemede şöyle bir risk var: Her ne kadar kanunlar ile kararnamelerin birbirine aykırı olamayacağı, aykırı ise kanun hükümlerinin geçerli olacağı söylense de, çoğunlukla yapıldığı gibi, zorlama yorumlar ile ya da basit yorum farklılıkları ile her türlü boşluk kullanılarak kanunlara aykırı olmadığı iddiasıyla kararname çıkarılabilir. Hukukçuların ya da çeşitli bürokratların bazen çok çok açık olduğu düşünülen bir kanun hükmünü bile nasıl taban tabana zıt yorumlayabildiklerini bildiğimizden kararname yetkisinin kapsamının daha net bir biçimde tanımlanması gerektiğini düşünüyorum. “Kanunların açıkça düzenlemediği alanlarda kararname çıkarmak” ile “bir kanuna dayanarak kararname çıkarmak” arasındaki farkın üzerinde ciddiyetle durulmalı. Bu noktanın muğlak bırakılmaması ve hangi konularda kararname çıkarılabileceğinin ayrıntılı düzenlenmesi, gerekirse tadat edilmesini önemli görüyorum.

Anayasa değişiklik teklifi üzerinde toplum olarak daha konuşacak vaktimiz olacak. Uzatmamak adına şimdilik bu kadarıyla yetiniyoruz. Başkanlık sisteminin vadettiği güçlü ve denetleyen meclisin nasıl oluşamadığı, HSYK’daki üye atama oranları, seçimlerin aynı tarihte yapılması gibi şimdilik dikkatimizi çeken ve muhakkak tartışılması gereken önemli maddeleri var. Güçlü bir Başkan/yürütme istediğimiz gibi ondan daha az güçlü olmamak üzere güçlü milletvekili/yasama da vazgeçilmez talebimizdir. Siyasi partiler kanunu ve seçim sistemi değişmeden bu çok mümkün görünmüyor.

Bu birkaç aylık tartışma döneminde yandaş tesmiye edilen ve fakat bence bundan hiç gocunmaması gereken yazar-çizer gazeteci yorumcu akademisyen araştırmacı kitleden ricam şudur: Lütfen, lütfen ama lütfen, 15-20 kişinin bilgisi dâhilinde hazırlanan bir anayasa değişiklik teklifine kutsal metin muamelesi yapıp, her bir maddesini methederek savunmaya kalkmak yerine, eleştirin, geliştirin, bulabildiğiniz noksanlıkları cesaretle dile getirin. Lütfen bunu yapın ve makulün sesi olun. Boş kâğıda imza atmış üç yüz küsur milletvekilini daha iyi farklı bir düzenlemeye yönlendirecek başka bir yol görünmüyor.

 

Edebiyat, Sinema, Siyaset, Sanat tarihi, Mimarî, Ateizm, Kemalizm, İslâm, Kadın hakları, Feminizm, Tarih, Felsefe… Bugün 75 kitap var. Yakında yenileri eklenecek, bu sayfayı takip edin… 

Rönesans’ın Kara Kitabı

ronesans-kara-kitap-kapak Ücretsiz kitap indirin75 kitap indirin Türklerin Tarihi / Jean-Paul Roux Türklerin Tarihi / Jean-Paul Roux Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz Ezansız Semtler / Yahya Kemal Beyatlı Küçük burjuva ideolojisi / Maksim Gorki Dokuz yüz katlı insan / Mustafa Merter Bilim demokrasiden üstündür! Evvel / Origin / Beginning / πρώτος / أولا Büyük Patlama / Big Bang / Urknall / الانفجار العظيم Dolar'ın Yükselişi Hakkında; Gerçekten Ne Oldu? ne Oluyor? Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz (3) Eskiden liberalizme düşman olan bürokrasi nasıl onun bekçi köpeği oldu? Sanayi devrimini kim devirdi? Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz (4) : Cesaret PİSA Sonuçlarının Düşündürdükleri Teröre karşı sıradan vatandaşların yapabilecekleri 3 şey... Lozan intiharını kutsayan bir imparatorluğun şehadetnamesidir! Türk tipi bişey: Türk tipi anayasa, Türk tipi başkanlıkRönesans sanatın yeniden doğuşu değil ölümü oldu… ve daha bir çok şeyin! Rönesans’ın fikir dünyamızda açtığı yaralar bugün dahi kapanmış değil. Maddenin mânâyı tahakküm aldığı, adına “Aydınlanma” dediğimiz karanlık çağların miladı hiç şüphesiz bu dönem. Güzel ahlâk ile güzel sanatın irtibatının kopuşudur Rönesans. Bu kopuş yüzündendir ki insanlık sadece sanatta değil siyaset, bilim, felsefe, iktisatta lâdini dünya görüşünü Hakikat’in yerine koydu. Sonradan bütün dünyaya dayatılacak olan Avrupa sanatı Rönesans’tan itibaren bilimselleşti. Anatomi, optik, matematik kuralları ve özellikle de merkezî perspektif sanatta insanî ifade imkânını sınırladı. Sömürgeciliği, dünya savaşlarını ve insanları homo-economicus zanneden ideolojileri doğuran işte bu zihniyet oldu.

İnsanlık asırlardır hapsolduğu Rönesansçı perspektiften kurtulabilir; kurtulmalıdır da. Bu kurtuluşun neticeleri ise sadece sanatla sınırlı kalmayacak, ahlâkî, siyasî, felsefî tekâmüllere kapı açacaktır. Rönesans’ın Kara Kitabı bu kurtuluşa katkıda bulunmak amacıyla yazıldı. Başta Pavel Florenski ve Erwin Panofsky olmak üzere George Orwell, Juhani Pallasmaa, Michel Foucault, Ahmed Yüksel Özemre, Zygmunt Bauman, Stanley Kubrick, Cemil Meriç, Henri Lefebvre, Lucien Lévy-Bruhl, Rasim Özdenören, Mircea Eliade, René Guénon gibi sanatçı ve düşünürlerin eserlerinden ve iki değerli araştırmacımızın, Ozan Avcı ile Gönül Eda Özgül’ün makalelerinden istifade edildi. Buradan indirebilirsiniz.


Derin Medeniyet

derin-medeniyet Ücretsiz kitap indirin75 kitap indirin Türklerin Tarihi / Jean-Paul Roux Türklerin Tarihi / Jean-Paul Roux Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz Ezansız Semtler / Yahya Kemal Beyatlı Küçük burjuva ideolojisi / Maksim Gorki Dokuz yüz katlı insan / Mustafa Merter Bilim demokrasiden üstündür! Evvel / Origin / Beginning / πρώτος / أولا Büyük Patlama / Big Bang / Urknall / الانفجار العظيم Dolar'ın Yükselişi Hakkında; Gerçekten Ne Oldu? ne Oluyor? Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz (3) Eskiden liberalizme düşman olan bürokrasi nasıl onun bekçi köpeği oldu? Sanayi devrimini kim devirdi? Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz (4) : Cesaret PİSA Sonuçlarının Düşündürdükleri Teröre karşı sıradan vatandaşların yapabilecekleri 3 şey... Lozan intiharını kutsayan bir imparatorluğun şehadetnamesidir! Türk tipi bişey: Türk tipi anayasa, Türk tipi başkanlıkNedir medeniyet? Opera? Demokrasi? Parklar ve bahçelerle süslü şehirler? Metro? Asansör? Modern çağın karanlık dehlizlerinde kaybolan bizler için medeniyet, teknoloji ve kültür mefhumlarını birbirinden ayırdetmek zor ama şurası kesin: Hiroşima, Gazze ve Halep’te şehirleri (medineleri) haritadan silen Batı’ya “medenî” diyenler büyük bir suç işliyorlar. Zira katil bir insanı bir kere öldürür ama katile “katil” demeyenler içlerindeki insanlığı, vicdanı öldürmüş olurlar. (Vicdan / Conscious / Conscience / ضمير)

Evet… Kimileri adaletle hükmedilmiş mülkler bıraktılar geriye; kimileriyse kan ve göz yaşıyla, kul hakkıyla çimentosu karılmış duvarlar, piramitler, kuleler. Elinizdeki bu kitap şu veya bu medeniyeti anlatma değil medeniyet mefhumunun derinlerine inme derdinde. İnsanlar arasındaki münasebetleri yani muhabbet, merhamet, adalet, ticaret ve şiddeti yönetebilme gücü açısından medeniyet mefhumuna yeni bir bakış açısı teklif ediyor. Miras olarak köprü bırakanlarla duvar bırakanları tefrik etmeye yarayacak bir bakış açısı. Buradan indirebilirsiniz.

fikir-kirintilari-2 Ücretsiz kitap indirin75 kitap indirin Türklerin Tarihi / Jean-Paul Roux Türklerin Tarihi / Jean-Paul Roux Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz Ezansız Semtler / Yahya Kemal Beyatlı Küçük burjuva ideolojisi / Maksim Gorki Dokuz yüz katlı insan / Mustafa Merter Bilim demokrasiden üstündür! Evvel / Origin / Beginning / πρώτος / أولا Büyük Patlama / Big Bang / Urknall / الانفجار العظيم Dolar'ın Yükselişi Hakkında; Gerçekten Ne Oldu? ne Oluyor? Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz (3) Eskiden liberalizme düşman olan bürokrasi nasıl onun bekçi köpeği oldu? Sanayi devrimini kim devirdi? Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz (4) : Cesaret PİSA Sonuçlarının Düşündürdükleri Teröre karşı sıradan vatandaşların yapabilecekleri 3 şey... Lozan intiharını kutsayan bir imparatorluğun şehadetnamesidir! Türk tipi bişey: Türk tipi anayasa, Türk tipi başkanlıkBir kez daha sosyal medyada paylaştığımız mesajları kitaplaştırdık. Yayına girdiği günden beri Fikir Kırıntıları-1o kadar çok ilgi gördü ki biz de yeni e-kitabı ilginize sunmak için elimizden geleni yaptık… Ve her zamanki gibi konuları derinleştirmek isteyenler için ise makaleler ve kitaplar da tavsiye ettik. Fikir Kırıntıları-2’nin konuları şöyle:

Taktik ve Strateji, Enerji, Vatikanizm, Gündem Zehirlenmesi, İslâm Sanatı, Kanlı Fotoğraf Yayma, 1 Mayıs, Amigo-Tarihçi, Futbol, mafya, uyuşturucu, fuhuş ve terör, Namaz illâ namaz, Müslümanlarda içe kapanma ve dışa açılma, Neden okuyalım? Ne okuyalım? Nasıl okuyalım?, Ekonomistler neden ekonomiden anlamaz?, Münâfıkûn ve Siyaset-i Nebevî, Sosyal Medya, Gurbet, Çirkin Şehir, Devrim, Yeni PKK ve “Private Security”, Şifalı ottan zehir yapma, Kadına Karşı Şiddet, Liberalizm, Gerçeği görme, Çalışan kadın, Suriye, Tasavvuf, Hollywood-Pentagon, Beyin yıkama ve psikolojik harp. Buradan indirebilirsiniz.

Fikir Kırıntıları – 1

fikir-kirintilari Ücretsiz kitap indirin75 kitap indirin Türklerin Tarihi / Jean-Paul Roux Türklerin Tarihi / Jean-Paul Roux Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz Ezansız Semtler / Yahya Kemal Beyatlı Küçük burjuva ideolojisi / Maksim Gorki Dokuz yüz katlı insan / Mustafa Merter Bilim demokrasiden üstündür! Evvel / Origin / Beginning / πρώτος / أولا Büyük Patlama / Big Bang / Urknall / الانفجار العظيم Dolar'ın Yükselişi Hakkında; Gerçekten Ne Oldu? ne Oluyor? Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz (3) Eskiden liberalizme düşman olan bürokrasi nasıl onun bekçi köpeği oldu? Sanayi devrimini kim devirdi? Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz (4) : Cesaret PİSA Sonuçlarının Düşündürdükleri Teröre karşı sıradan vatandaşların yapabilecekleri 3 şey... Lozan intiharını kutsayan bir imparatorluğun şehadetnamesidir! Türk tipi bişey: Türk tipi anayasa, Türk tipi başkanlık140 karakterle derdini anlatabilenlerden misiniz? Kısa mesajlar, FaceBook’taki özlü sözler, Twitter’da kısaltıldıkça sloganlaşan fikirler… Tabi insanlar sözü uzatmanın yeni yollarını buldular: Video, caps, … Ancak kısa söz her zaman derinlikten mahrum olmakla eş anlamlı değil. Az sözle çok ama çok derin mânâlar da aktarılabilir. Kısa sözün hikmeti dışarıdan aktarılan, alimden cahile verilen yeni bir şey değil. Meselê ârifin irfanıyla agâh olunması; dinleyende bilkuvve (potansiyel) olarak  bulunan güzelliklerin uyandırılması, bilfiil (aktif) hale geçirilmesi. Bunun için “dinleyen anlatandan “ârif olsa gerek” buyurmuş büyükler. Biz de Twitter’da paylaştığımız kısa mesajları konularına göre tasnif edip kitaplaştırdık, ilginize sunduk. Eğitimden Türk soluna, ekonomik krizlerden petrol savaşlarına, ölüm korkusundan küresel ısınmaya kadar çok farklı konularda aforizmalar… Konuları derinleştirmek isteyenler için ise makaleler ve kitaplar da tavsiye ettik. Buradan indirebilirsiniz.

Kitap tanıtan kitap 7

kitap-tanitan-kitap-7 - kucuk Ücretsiz kitap indirin75 kitap indirin Türklerin Tarihi / Jean-Paul Roux Türklerin Tarihi / Jean-Paul Roux Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz Ezansız Semtler / Yahya Kemal Beyatlı Küçük burjuva ideolojisi / Maksim Gorki Dokuz yüz katlı insan / Mustafa Merter Bilim demokrasiden üstündür! Evvel / Origin / Beginning / πρώτος / أولا Büyük Patlama / Big Bang / Urknall / الانفجار العظيم Dolar'ın Yükselişi Hakkında; Gerçekten Ne Oldu? ne Oluyor? Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz (3) Eskiden liberalizme düşman olan bürokrasi nasıl onun bekçi köpeği oldu? Sanayi devrimini kim devirdi? Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz (4) : Cesaret PİSA Sonuçlarının Düşündürdükleri Teröre karşı sıradan vatandaşların yapabilecekleri 3 şey... Lozan intiharını kutsayan bir imparatorluğun şehadetnamesidir! Türk tipi bişey: Türk tipi anayasa, Türk tipi başkanlıkKitap tanıtan kitapların 7cisine damgasını vuran düşünür Susan Sontag oldu. 1977’de yayınladığı“Fotoğraf Üzerine” isimli cesur kitaptan bahseden 4 makale ile başlıyoruz. Mehmet Özbey’in kaleminden eskimeyen bir kitabı ziyaret edeceğiz sonra: Yüzyıllık Yalnızlık (Gabriel Garcia Marquez) Değerli yazarlarımızdan Mehmet Salih Demir ve Mustafacan Özdemir tek bir kitaba ve tek bir yazara odaklı kitap sohbetlerinden farklı makaleler hazırladılar. Bunlar kavram ve/veya olaylara odaklı, birden fazla kitaptan ve müelliften istifade eden çalışmalar: Terör, vicdan, modernleşme, bilim felsefesi (Kuhn, Heidegger, Derrida, Gadamer, Dilthey, Mach, Baudrillard, Toulmin) … Suzan Nur Başarslan’ın yazdığı Türk romanının tarihçesiveSeksenli Yıllarda Türk Romanı Ve Post Modern Eğilimlerde bu kategoriye dahil edilebilir. Bunların  yanısıra yazar kadar hatta bazen daha fazla ünlenmiş kitaplara adanmış makaleleri de yine bu sayıda bulacaksınız: Zeytindağı (Falih Rıfkı Atay), Hayy Bin Yakzan (İbn-i Tufeyl), Körleşme (Elias Canetti), Taşrada Düğün Hazırlıkları (Franz Kafka). Kitap tanıtan Kitap 7’nin daha önceki sayılardan bir diğer farkı da Georg Simmel’e adanmış iki makale içermesi. Karl Marx ve Max Weber arasındaki kayıp halka olarak nitelenen Simmel’in “Büyük şehir ve zihinsel yaşam” (Die Großstädte und das Geistesleben, 1903) isimli özgün çalışmasından bahsettiğimiz makaleler kitabın sonunda. Buradan indirebilirsiniz.

Önceki kitap sohbetleri:

Derin Lügat 4.0

derin_lugat-4 kapak Ücretsiz kitap indirin75 kitap indirin Türklerin Tarihi / Jean-Paul Roux Türklerin Tarihi / Jean-Paul Roux Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz Ezansız Semtler / Yahya Kemal Beyatlı Küçük burjuva ideolojisi / Maksim Gorki Dokuz yüz katlı insan / Mustafa Merter Bilim demokrasiden üstündür! Evvel / Origin / Beginning / πρώτος / أولا Büyük Patlama / Big Bang / Urknall / الانفجار العظيم Dolar'ın Yükselişi Hakkında; Gerçekten Ne Oldu? ne Oluyor? Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz (3) Eskiden liberalizme düşman olan bürokrasi nasıl onun bekçi köpeği oldu? Sanayi devrimini kim devirdi? Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz (4) : Cesaret PİSA Sonuçlarının Düşündürdükleri Teröre karşı sıradan vatandaşların yapabilecekleri 3 şey... Lozan intiharını kutsayan bir imparatorluğun şehadetnamesidir! Türk tipi bişey: Türk tipi anayasa, Türk tipi başkanlıkYeni sürümlere dair not: Eski sürümleri indirip okumuş olanların işini kolaylaştırmak için kelimelerin sırasını değiştirmiyoruz. Yani her yeni sürümde okumaya kaldığınız yerden devam edebilirsiniz.

4cü sürümle eklenen yeni terimler:Paraklitos, Hudud, Ehliyet, Zâhir ve Batın, Barış, Unutmak.

3cü sürümle eklenen yeni terimler: Eksen Kayması, Bilgi toplumu, Zamanda Yolculuk, Ateist , Yokluk , Çağdaş, Gurbet, Kader.

İnsanlık neredeyse 4 asırdır “ilerleme” adını verdiği müthiş bir gerileme içinde. Tarihteki en kanlı savaşlar, sömürüler, soykırımlar, toplama kampları, atom bombaları, kimyasal ve biyolojik silahlar hep Batı’nın “ilerlemesiyle” yayıldı dünyaya. En korkunç barbarlıkları yapanlar hep “uygar” ülkeler.  Her şeyin fiyatını bilen ama hiçbir şeyin değerini bilmeyen bu insanlar nereden çıktı? Yoksa kelimelerimizi mi kaybettik?

Aydınlanma ile büyük bir karanlığa gömüldü Avrupa. Vatikan’ın yobazlığından kaçarken pozitivist dogmaların bataklığında kayboldu. “Yeniden doğuş” (Rönesans) hareketi sanatın ölüm fermanı oldu: Zira optik, matematik, anatomi kuralları dayatıldı sanat dünyasına. Sanat bilimselleşti, objektif ve totaliter bir kisveye büründü.

Kimse parçalamadı dünyayı “Birleşmiş” Milletler kadar. Güvenliğimiz için en büyük tehdit her barış projesine veto koyan BM “Güvenlik” Konseyi değil mi? Daimi üyesi olan 5 ülke dünyadaki silahların neredeyse tamamını üretip satıyor. “Evrensel” insan hakları bildirisi değil güneş sisteminde, sadece ABD’deki zencilerin haklarını bile korumaktan aciz. Bu kavram karmaşası içinde Aşk kelimesi cinsel münasebetle eş anlamlı oldu: ing. To make love, fr. Faire l’amour… Önce Batı, sonra bütün insanlıkakıl (reason) ile zekânın (intelligence) da aynı şey olduğunu sanmışlar. Oysa akıl iyi-kötü veya güzel-çirkin gibi ayrımı yaparken zekâ problem çözer; bir faydayı elde etmek ya da bir tehditten kurtulmak için kullanılır. Bir saniyede 100.000 insanı ve sayısız ağacı, böceği, kediyi, köpeği oldürecek olan atom bombasını yapmak zekâ ister ama onu Hiroşima üzerine atmamak için akıl gerekir.

İster Batı’yı suçlayalım, ister kendimizi, kelimelerle ilgili bir sorunumuz var: İşaret etmeleri gereken mânâların tam tersini gösterdikleri müddetçe sağlıklı düşünmeye engel oluyorlar. Çözüm ürettiğimizi sandığımız yerlerde yeni sorunlara sebep oluyoruz. Dünyayı düzeltmeye başlamak için en uygun yer lisanımız değil mi? Kayıp kelimelerin izini sürmek için yazdığımız Derin Lügat’ı ilginize sunuyoruz. Buradan indirebilirsiniz.

Edward Hopper’ı okumak

hopper-kapak Ücretsiz kitap indirin75 kitap indirin Türklerin Tarihi / Jean-Paul Roux Türklerin Tarihi / Jean-Paul Roux Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz Ezansız Semtler / Yahya Kemal Beyatlı Küçük burjuva ideolojisi / Maksim Gorki Dokuz yüz katlı insan / Mustafa Merter Bilim demokrasiden üstündür! Evvel / Origin / Beginning / πρώτος / أولا Büyük Patlama / Big Bang / Urknall / الانفجار العظيم Dolar'ın Yükselişi Hakkında; Gerçekten Ne Oldu? ne Oluyor? Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz (3) Eskiden liberalizme düşman olan bürokrasi nasıl onun bekçi köpeği oldu? Sanayi devrimini kim devirdi? Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz (4) : Cesaret PİSA Sonuçlarının Düşündürdükleri Teröre karşı sıradan vatandaşların yapabilecekleri 3 şey... Lozan intiharını kutsayan bir imparatorluğun şehadetnamesidir! Türk tipi bişey: Türk tipi anayasa, Türk tipi başkanlıkAmerikalı ressam Edward Hopper sadece Amerika’nın değil bütün Batı kültürünün en önemli ressamlarından biri. Hopper ile Batı resmi asırlardan beri ilk defa kısır ekol savaşlarını, soyut resim / figüratif resim gibi ölü doğmuş dikotomileri aşma fırsatı yakaladı.

Bu bağlamda, perspektif, ışık, gölge vb tercihleri aşan Hopper’ın yeni bir şey yaptığını savunuyoruz: Hopper Rönesans’tan beri can çekişen figüratif resme yeni bir soluk verdi. Tezimiz budur. Bu lisan-ı sûreti tahlil etmek için sadece Hopper’dan etkilenen diCorcia gibi fotoğrafçıları değil ondan beslenen Hitchcock, Jarmusch, Lynch gibi sinema yönetmenlerini, romancıları da kitabımıza dahil ettik. Diğer yandan Hopper’ın tutkuyla okuduğu filozoflardan yani Henry David Thoreau ve Ralph Waldo Emerson’dan da istifade ettik. Elinizdeki bu kitap Hopper tablolarına aceleyle örtülen melankoli ve yalnızlık örtüsünü kaldırmak için yazıldı. Hopper’a bakmak değil Hopper’ı okumak için. Buradan indirebilirsiniz.

Senin tanrın çok mu yüksekte?

senin-tanrin-cok-mu-yuksekte Ücretsiz kitap indirin75 kitap indirin Türklerin Tarihi / Jean-Paul Roux Türklerin Tarihi / Jean-Paul Roux Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz Ezansız Semtler / Yahya Kemal Beyatlı Küçük burjuva ideolojisi / Maksim Gorki Dokuz yüz katlı insan / Mustafa Merter Bilim demokrasiden üstündür! Evvel / Origin / Beginning / πρώτος / أولا Büyük Patlama / Big Bang / Urknall / الانفجار العظيم Dolar'ın Yükselişi Hakkında; Gerçekten Ne Oldu? ne Oluyor? Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz (3) Eskiden liberalizme düşman olan bürokrasi nasıl onun bekçi köpeği oldu? Sanayi devrimini kim devirdi? Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz (4) : Cesaret PİSA Sonuçlarının Düşündürdükleri Teröre karşı sıradan vatandaşların yapabilecekleri 3 şey... Lozan intiharını kutsayan bir imparatorluğun şehadetnamesidir! Türk tipi bişey: Türk tipi anayasa, Türk tipi başkanlık

Güzel olan ne varsa İnsan’ı maddî varoluşun, bilimsel determinizmin ötesine geçirecek bir vasıta. Sevgilinin bir anlık gülüşü, ay ışığının sudaki yansıması, bir bülbülün ötüşü ya da ağaçları kaplayan bahar çiçekleri… Dinî inancımız ne olursa olsun hiç birimiz güzelliklere kayıtsız kalamıyoruz. Etrafımızı saran güzelliklerde bizi bizden alan, yeme – içme – barınma gibi nefsanî dertlerden kurtarıp daha “üstlere, yukarılara” çıkaran bir şey var. Baş harfi büyük yazılmak üzere Güzel’lik sadece İnsan’a hitab ediyor ve bize aşkın/ müteâl/ transandan olan bir mesaj veriyor: “Sen insansın, homo-economicus değilsin”.

İşte bu yüzden “kutsal” dediğimiz sanat bu anlayışın ve hissedişin giriş kapısı olmuş binlerce yıldır. Tapınaklar, ikonalar, heykeller insanları inanmaya çağırmış. Ancak inancı ne olursa olsun bütün “kutsal sanatların” iki zıt yola ayrıldığını, hatta fikren çatıştığını da görüyoruz:

  • Tanrı’ya benzetme yoluyla yaklaşmak: Teşbihî/ natüralist/ taklitçi sanat,
  • Tanrı’yı eşyadan soyutlama yoluyla yaklaşmak: Tenzihî/ mücerred sanat.

Kim haklı? Hangi sanat daha güzel? Hangi sanatçının gerçekleri Hakikat’e daha yakın? Bu çetrefilli yolda kendimize muhteşem bir rehber bulduk: Titus Burckhardt hem sanat tarihi hem de Yahudilik, Hristiyanlık, İslâm, Budizm, Taoizm üzerine yıllar süren çalışmalar yapmış son derecede kıymetli bir zât. Asrımızın kaygılarıyla Burckhardt okyanusuna daldık ve keşfettiğimiz incileri sizinle paylaştık.Buradan indirebilirsiniz.

Öteki Sinemanın Çocukları

oteki-sinemanin-cocuklari Ücretsiz kitap indirin75 kitap indirin Türklerin Tarihi / Jean-Paul Roux Türklerin Tarihi / Jean-Paul Roux Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz Ezansız Semtler / Yahya Kemal Beyatlı Küçük burjuva ideolojisi / Maksim Gorki Dokuz yüz katlı insan / Mustafa Merter Bilim demokrasiden üstündür! Evvel / Origin / Beginning / πρώτος / أولا Büyük Patlama / Big Bang / Urknall / الانفجار العظيم Dolar'ın Yükselişi Hakkında; Gerçekten Ne Oldu? ne Oluyor? Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz (3) Eskiden liberalizme düşman olan bürokrasi nasıl onun bekçi köpeği oldu? Sanayi devrimini kim devirdi? Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz (4) : Cesaret PİSA Sonuçlarının Düşündürdükleri Teröre karşı sıradan vatandaşların yapabilecekleri 3 şey... Lozan intiharını kutsayan bir imparatorluğun şehadetnamesidir! Türk tipi bişey: Türk tipi anayasa, Türk tipi başkanlıkYakında sinemanın bir endüstri değil sanat olduğuna kimseyi inandıramayacağız. Zira “SinemaEndüstrisi” silindir gibi her şeyi ezip geçiyor. Sinema ürünleşiyor. Reklâm bütçesi, türev ürünlerin satışı derken insanlar otomobil üretir gibi film ÜRETMEYE başladılar. Belki en acısı da “sinema tekniği” öne çıkarken sinema sanatının unutulması. Fakat hâlâ “iyi bir film” ile çok satan bir sabun veya gazozun farkını bilenler de var. Çok şükür hâlâ ustalar kârlı projeler yerine güzel filmleryapmaya çalışıyorlar. Derin Düşünce yazarları da “İnsan’sız Sinema Olur mu?” kitabından sonra yeni bir sinema kitabını daha okurlarımıza sunuyorlar. “Öteki Sinemanın Çocukları” adlı bu kitap 15 yönetmenle buluşmanın en kolay yolu: Marziyeh Meshkini, Ingmar Bergman, Jodaeiye Nader Az Simen, Frank Capra, Dong Hyeuk Hwang, Andrey Rublyov, Sanjay Leela Bhansali, Erden Kıral… Buradan indirebilirsiniz.

kitap-tanitan-kitap-6 Ücretsiz kitap indirin75 kitap indirin Türklerin Tarihi / Jean-Paul Roux Türklerin Tarihi / Jean-Paul Roux Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz Ezansız Semtler / Yahya Kemal Beyatlı Küçük burjuva ideolojisi / Maksim Gorki Dokuz yüz katlı insan / Mustafa Merter Bilim demokrasiden üstündür! Evvel / Origin / Beginning / πρώτος / أولا Büyük Patlama / Big Bang / Urknall / الانفجار العظيم Dolar'ın Yükselişi Hakkında; Gerçekten Ne Oldu? ne Oluyor? Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz (3) Eskiden liberalizme düşman olan bürokrasi nasıl onun bekçi köpeği oldu? Sanayi devrimini kim devirdi? Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz (4) : Cesaret PİSA Sonuçlarının Düşündürdükleri Teröre karşı sıradan vatandaşların yapabilecekleri 3 şey... Lozan intiharını kutsayan bir imparatorluğun şehadetnamesidir! Türk tipi bişey: Türk tipi anayasa, Türk tipi başkanlıkKitap Tanıtan Kitap 6

Bir varmış, bir yokmuş. Mehtaplı bir eylül gecesinde Ay’a bir merdiven dayamışlar. Alimler, yazarlar, şairler ve filozoflar bir bir yukarı çıkıp oturmuşlar. Hem Doğu’dan hem de Batı’dan büyük isimler gelmiş: Lev Nikolayeviç Tolstoy, René Guénon, Turgut Cansever, El Muhasibi, Şeyh-i Ekber, Cemil Meriç, Arthur Schopenauer, Ahmet Hamdi Tanpınar, Mahmud Sâmi Ramazanoğlu, Mahmut Erol Kılıç… Sadece bir kaç yer boş kalmış. Konuklar demişler ki “ başka yazar çağırmayalım, bu son sandalyeler bizim kitabımızı okuyacacak insanlara ayrılsın”. Evet… Kitap sohbetlerinden oluşan derlemelerimizin altıncısıyla karşınızdayız. Buradan indirebilirsiniz.

Önceki kitap sohbetleri:

sen-insansin Ücretsiz kitap indirin75 kitap indirin Türklerin Tarihi / Jean-Paul Roux Türklerin Tarihi / Jean-Paul Roux Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz Ezansız Semtler / Yahya Kemal Beyatlı Küçük burjuva ideolojisi / Maksim Gorki Dokuz yüz katlı insan / Mustafa Merter Bilim demokrasiden üstündür! Evvel / Origin / Beginning / πρώτος / أولا Büyük Patlama / Big Bang / Urknall / الانفجار العظيم Dolar'ın Yükselişi Hakkında; Gerçekten Ne Oldu? ne Oluyor? Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz (3) Eskiden liberalizme düşman olan bürokrasi nasıl onun bekçi köpeği oldu? Sanayi devrimini kim devirdi? Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz (4) : Cesaret PİSA Sonuçlarının Düşündürdükleri Teröre karşı sıradan vatandaşların yapabilecekleri 3 şey... Lozan intiharını kutsayan bir imparatorluğun şehadetnamesidir! Türk tipi bişey: Türk tipi anayasa, Türk tipi başkanlıkSen insansın, homo-economicus değilsin!

Avusturyalı romancı Robert Musil’in başyapıtı Niteliksiz AdamJames Joyce‘un Ulysses ve Marcel Proust‘un Geçmiş Zaman Peşinde adlı eserleriyle birlikte 20ci asır Batı edebiyatının temel taşlarından biri. Bu devasa romanın bitmemiş olması ise son derecede manidar. Zira romanın konusunu teşkil eden meseleler bugün de güncelliğini koruyor.  Biz “modernler” teknolojiyle şekillenen modern dünyada giderek kayboluyoruz. İnsan’a has nitelikleri makinelere, bürokrasiye ve piyasaya aktardıkça geriye niteliksiz bir Ben’lik kalıyor. İstatistiksel bir yaratık derekesine düşen İnsan artık sadece kendine verilen rolleri oynayabildiği kadar saygı görüyor: Vatandaş, müşteri, işçi, asker…

Makinelerin dişli çarkları arasında kaybettiğimiz İnsan’ı Niteliksiz Adam’ın sayfalarında arıyoruz; dünya edebiyatının en önemli eserlerinden birinde. Çünkü bilimsel ya da ekonomik düşünce kalıplarına sığmayan, müteâl / aşkın bir İnsan tasavvuruna ihtiyacımız var. Homo-economicus ya da homo-scientificus değil. Aradığımız, sorumluluk şuuruyla yaşayan hür İnsan.Buradan indirebilirsiniz.


tezyin_kapak-150 Ücretsiz kitap indirin75 kitap indirin Türklerin Tarihi / Jean-Paul Roux Türklerin Tarihi / Jean-Paul Roux Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz Ezansız Semtler / Yahya Kemal Beyatlı Küçük burjuva ideolojisi / Maksim Gorki Dokuz yüz katlı insan / Mustafa Merter Bilim demokrasiden üstündür! Evvel / Origin / Beginning / πρώτος / أولا Büyük Patlama / Big Bang / Urknall / الانفجار العظيم Dolar'ın Yükselişi Hakkında; Gerçekten Ne Oldu? ne Oluyor? Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz (3) Eskiden liberalizme düşman olan bürokrasi nasıl onun bekçi köpeği oldu? Sanayi devrimini kim devirdi? Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz (4) : Cesaret PİSA Sonuçlarının Düşündürdükleri Teröre karşı sıradan vatandaşların yapabilecekleri 3 şey... Lozan intiharını kutsayan bir imparatorluğun şehadetnamesidir! Türk tipi bişey: Türk tipi anayasa, Türk tipi başkanlıkGözle dinlenen müzik: Tezyin

Batı sanatı her hangi bir konuyu “güzel” anlatır. Bir kadın, batan güneş, tabakta duran meyvalar… İslâm sanatının ise konusu Güzellik’tir. Bunun için tezyin, hat, ebru… hatta İslâm mimarîsi dahi soyuttur, mücerred sanattır.

Derrida, Burckhardt, Florenski ve Panofski’nin isabetle söylediği gibi Batılı sanatçı doğayı taklid ettiği için, merkezi perspektif ve anatomi kurallarının hakim olduğu figüratif eserler ihdas eder. Bu taklitçi eserler ise seyircinin ruhunu değil benliğini, nefsini uyandırır. Zira kâmil sanat tabiatı taklid etmez. Sanat fırça tutan elin, tasavvur eden aklın, resme bakan gözün secdesidir. Tekâmül eden sanatçı (haşa) boyacı değil bir imamdır artık. Her fırça darbesi tekbir gibidir. Zahirde basit motiflerin tekrarıyla oluşan görsel musiki ile seyircilerin ruhu öylesine agâh olur ki kalpler kanatlanıverir. Müslüman sanatçı bu yüzden tezyin, hat, ebru gibi mücerred sanatı tercih eder. Güzel eşyaları değil Güzel’i anlatmak derdindedir. Çünkü ne sanatçının enaniyet iddiası ne de seyircinin BEN’liği makbul değildir. Görünene bakıp Görünmez’i okumaktır murad; O’nun güzelliği ile coşan kalp göğüs kafesinden kurtulup sonsuzluğa kanat açar.

Tezyinî nağmeleri gözlerimizle işitmek için yazıldı bu e-kitap. John locke gibi bir “tabula rasa” yapmak için değil Hz. İbrahim (as) gibi “la ilahe” diyebilmek için. Buradan indirebilirsiniz.

Kaybedenler Klübü: Anti-demokratik bir muhalefetin kısa tarihi

Ücretsiz kitap indirin75 kitap indirin Türklerin Tarihi / Jean-Paul Roux Türklerin Tarihi / Jean-Paul Roux Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz Ezansız Semtler / Yahya Kemal Beyatlı Küçük burjuva ideolojisi / Maksim Gorki Dokuz yüz katlı insan / Mustafa Merter Bilim demokrasiden üstündür! Evvel / Origin / Beginning / πρώτος / أولا Büyük Patlama / Big Bang / Urknall / الانفجار العظيم Dolar'ın Yükselişi Hakkında; Gerçekten Ne Oldu? ne Oluyor? Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz (3) Eskiden liberalizme düşman olan bürokrasi nasıl onun bekçi köpeği oldu? Sanayi devrimini kim devirdi? Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz (4) : Cesaret PİSA Sonuçlarının Düşündürdükleri Teröre karşı sıradan vatandaşların yapabilecekleri 3 şey... Lozan intiharını kutsayan bir imparatorluğun şehadetnamesidir! Türk tipi bişey: Türk tipi anayasa, Türk tipi başkanlıkT.C. kurulurken Hitler, Mussolini ve Stalin başrolleri paylaşıyordu. İki dünya savaşının ortalığı kasıp kavurduğu o korkunç yıllarda “bizim” Cumhuriyet gazetesi’nin faşizme ve faşistlere övgüler yağdırması bir rastlantı mıdır? Kemalistlerin ilâhı olan Atatürk’ün emriyle 80.000 Alevî Kürd’ün Dersim’de katledilmesi, Kur’an’ın, ezanın yasaklanması, imamların, alimlerin idam edilmesi, Kürtleri, Hristiyanları ve Yahudileri hedef alan zulümler de yine Atatürk ve onu ilahlaştıranlar tarafından yapılmadı mı?

Bu ağır mirasa sahip bir CHP ve Türk solu şimdilerde “İslâmî” olduğu iddia edilen bir cemaat ile, Fethullah Gülen’in ekibiyle ittifak içinde. Yobaz laiklerin, yasakların kurbanı olduklarını, baskı gördüklerini iddia ediyor bu insanlar. Ama bir yandan da alenen İslâm düşmanlığı yapan her türlü harekete hatta İsrail’e bile destek vermekten çekinmiyorlar. Tuttukları yol İslâm’dan daha çok bir ideolojiye benziyor: Gülenizm. Millî istihbarattan dershanelere, dış politikadan bankalara kadar her konuda dertleri var. Ama Filistin’de, Doğu Türkistan’da, Irak’ta, Suriye’de, Arakan’da zulüm gören Müslümanları dert etmiyorlar. Acayip…

Türk solu, CHP ve Fethullah Bey… Nereden geldiler? Nereye gidiyorlar? Elinizdeki bu kitap meseleyi tarihsel bir perspektifte ele almayı amaçlıyor.Buradan indirebilirsiniz.


freud-kapak Ücretsiz kitap indirin75 kitap indirin Türklerin Tarihi / Jean-Paul Roux Türklerin Tarihi / Jean-Paul Roux Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz Ezansız Semtler / Yahya Kemal Beyatlı Küçük burjuva ideolojisi / Maksim Gorki Dokuz yüz katlı insan / Mustafa Merter Bilim demokrasiden üstündür! Evvel / Origin / Beginning / πρώτος / أولا Büyük Patlama / Big Bang / Urknall / الانفجار العظيم Dolar'ın Yükselişi Hakkında; Gerçekten Ne Oldu? ne Oluyor? Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz (3) Eskiden liberalizme düşman olan bürokrasi nasıl onun bekçi köpeği oldu? Sanayi devrimini kim devirdi? Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz (4) : Cesaret PİSA Sonuçlarının Düşündürdükleri Teröre karşı sıradan vatandaşların yapabilecekleri 3 şey... Lozan intiharını kutsayan bir imparatorluğun şehadetnamesidir! Türk tipi bişey: Türk tipi anayasa, Türk tipi başkanlıkGurbetçi Freud ve “Das Unheimliche”

Modern insanın kalabalıkta duyduğu yalnızlığı sorgulamak için iyi bir fırsat… Sigmund Freud gurbette olma duygusunu, yabancılık, terk edilmişlik hissini anlatan “Das Unheimliche” adlı denemesini 1919’da yayınlamış. İsminden itibaren tefekküre vesile olabilecek bir çalışma. Zira “Unheimliche” alışılmışın dışında, endişe verici bir yabancılık hissini anlatıyor.

Bu hal sadece İnsan’a mahsus: Kaynağında tehdit algısı olmayan, hayvanların bilmediği bir his. Belki huşu / haşyet ile akrabalığı olan bir varoluş endişesi? Gurbete benzer bir yabancılık hissi, sanki davet edilmediğim bir evdeyim, kaçak bir yolcuyum bu dünyada. Freud’un İd (Alt bilinç), Benlik (Ego), Üst Benlik (Süperego) kavramları iç dünyamızdaki çatışmalara ışık tutabilir mi? Dünyada yaşarken İnsan’ın kendisini asla “evinde” hissetmeyişi acaba modern bir hastalık mıdır? Teknolojinin gelişmesiyle baş gösteren bir gerginlik midir? Yoksa bu korku ve tatminsizlik hali insanın doğasına özgü vasıfların habercisi,  buz dağının görünen ucu mudur? Hem Sigmund Freud’u tanıyanların hem de yeni keşfedecek olanların keyifle okuyacağını ümid ediyoruz. Buradan indirebilirsiniz.

fethullah-gulen-kapak Ücretsiz kitap indirin75 kitap indirin Türklerin Tarihi / Jean-Paul Roux Türklerin Tarihi / Jean-Paul Roux Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz Ezansız Semtler / Yahya Kemal Beyatlı Küçük burjuva ideolojisi / Maksim Gorki Dokuz yüz katlı insan / Mustafa Merter Bilim demokrasiden üstündür! Evvel / Origin / Beginning / πρώτος / أولا Büyük Patlama / Big Bang / Urknall / الانفجار العظيم Dolar'ın Yükselişi Hakkında; Gerçekten Ne Oldu? ne Oluyor? Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz (3) Eskiden liberalizme düşman olan bürokrasi nasıl onun bekçi köpeği oldu? Sanayi devrimini kim devirdi? Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz (4) : Cesaret PİSA Sonuçlarının Düşündürdükleri Teröre karşı sıradan vatandaşların yapabilecekleri 3 şey... Lozan intiharını kutsayan bir imparatorluğun şehadetnamesidir! Türk tipi bişey: Türk tipi anayasa, Türk tipi başkanlık

Fethullah Gülen’i iyi bilirdik

(Son güncelleme: 5inci sürüm, 11 Ağustos 2016)

Türkçe Olimpiyatlarını ve Türk okullarını sevmiştik. Gözü yaşlı vaizin Amerika’da yaşamasına alışmıştık. 1980 öncesinde komünizme karşı CIA ile işbirliği yapmasına “taktik” demiştik. Fethullah Gülen aleyhine açılan davalardan birinin iddianamesinde “pozitivist felsefeye karşı olmak” ile suçlanıyordu. Biz de karşıydık pozitivizme.

Sonra bir gün… Mavi Marmara! Doğu Akdeniz’de, uluslararası sularda oyuncak ve gıda taşıyan bir gemi saldırıya uğradı. Masum ve silahsız insanlar öldü. Psikopat bir devletti bunu yapan. İsraillileri hapsettiği korku duvarları Filistin’i hapseden beton duvarlardan daha yüksekti. Ama Fethullah Gülen İsrail’den izin alınması gerektiğini söyledi. Bu terörist devletten “otorite” diye bahsediyordu. Gülen’e göre İsrail Doğu Akdeniz’in efendisiydi, uluslararası sularda bile masum sivilleri öldürme hakkına sahipti. Gülen cemaati dünya ile uğraşmaktan ahirete vakit ayıramıyordu. Gülen cemaati bir cemaatten başka herşeye benziyordu.

15 Temmuz gecesi yaşadığımız darbe girişiminde yaşadıklarımızla birlikte değerlendirince can acıtan bir soru kendini dayatıyor bize: Fethullah Gülen ve kurmayları bizi baştan beri kandırdı mı? Yoksa “küçük eller” dediğimiz masum insanların teşkilâtı sonradan mı kokuştu?

 Kitabı buradan indirebilirsiniz.

Soyut Sanat Müslümanın Yitik Malıdır

yitik Ücretsiz kitap indirin75 kitap indirin Türklerin Tarihi / Jean-Paul Roux Türklerin Tarihi / Jean-Paul Roux Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz Ezansız Semtler / Yahya Kemal Beyatlı Küçük burjuva ideolojisi / Maksim Gorki Dokuz yüz katlı insan / Mustafa Merter Bilim demokrasiden üstündür! Evvel / Origin / Beginning / πρώτος / أولا Büyük Patlama / Big Bang / Urknall / الانفجار العظيم Dolar'ın Yükselişi Hakkında; Gerçekten Ne Oldu? ne Oluyor? Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz (3) Eskiden liberalizme düşman olan bürokrasi nasıl onun bekçi köpeği oldu? Sanayi devrimini kim devirdi? Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz (4) : Cesaret PİSA Sonuçlarının Düşündürdükleri Teröre karşı sıradan vatandaşların yapabilecekleri 3 şey... Lozan intiharını kutsayan bir imparatorluğun şehadetnamesidir! Türk tipi bişey: Türk tipi anayasa, Türk tipi başkanlıkAfganistan’daki bir medreseyi, Bosna’daki bir camiyi, Hindistan’daki Taj Mahal’i görsel olarak islâmî yapan nedir hiç düşündünüz mü? Anadolu kilimlerini, İran halılarını, Fas’taki gümüş takıları, Endülüs’teki sarayları birleştiren ortak unsur nedir? Müslüman olmayan bir insan bile kolaylıkla“bunlar İslâm sanatıdır” diyebilir. Sanat tarihi konusunda hiç bir bilgisi olmayanlar için de şüpheye yer yoktur. Şüpheye yer yoktur da… bu ne acayip bir bilmecedir! Endonezya’dan Fas’a, Kazakistan’dan Nijerya’ya uzanan milyonlarca kilometrekarelik alanda yaşayan, belki 30 belki 40 farklı lisan konuşan Müslüman sanatkârlar nasıl olmuş da böylesi muazzam bir görsel bütünlüğe sadık kalabilmiştir?

Bakan gözleri pasifleştiren tasvirci sanatın aksine İslâm sanatı okunan bir sanattır. Yani görünmeyeni anlatmak için çizer görüneni. Doğayı taklid etmek değildir maksat. İnsanların aklını uyandırması, kalplerine hitab etmesi sebebiyle İslâm sanatının soyut bir sanat olduğu da aşikârdır. Ama Avrupa kökenli soyut sanattan ayrıdır İslâm sanatı. Meselâ Picasso, Kandinsky, Klee, Rothko gibi ressamlar gibi sembolizme itibar edilmemiştir. 284 sayfalık kitabımıza çok sayıda İslâm sanatı örneği ekledik. Bakmak için değil elbette, görünen sayesinde görünmeyeni akledebilmek, yani İslâm sanatını “okumak” içinBuradan indirebilirsiniz.


İslâm’da Mimar ve Şehir

Cumhuriyet’in ilânından beri yaşadığımız şehirler hızla tektipleşiyor. Betondan yapılmış kareler ve dikdörtgenler kapladı ufkumuzu. Trabzon, Aydın, Malatya… Anadolu’nun her yeri birbirine benzedi. Fakat Türkiye’ye has bir sorun değil bu. Batının “alternatifsiz” Ücretsiz kitap indirin75 kitap indirin Türklerin Tarihi / Jean-Paul Roux Türklerin Tarihi / Jean-Paul Roux Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz Ezansız Semtler / Yahya Kemal Beyatlı Küçük burjuva ideolojisi / Maksim Gorki Dokuz yüz katlı insan / Mustafa Merter Bilim demokrasiden üstündür! Evvel / Origin / Beginning / πρώτος / أولا Büyük Patlama / Big Bang / Urknall / الانفجار العظيم Dolar'ın Yükselişi Hakkında; Gerçekten Ne Oldu? ne Oluyor? Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz (3) Eskiden liberalizme düşman olan bürokrasi nasıl onun bekçi köpeği oldu? Sanayi devrimini kim devirdi? Savaş Üzerine / Carl von Clausewitz (4) : Cesaret PİSA Sonuçlarının Düşündürdükleri Teröre karşı sıradan vatandaşların yapabilecekleri 3 şey... Lozan intiharını kutsayan bir imparatorluğun şehadetnamesidir! Türk tipi bişey: Türk tipi anayasa, Türk tipi başkanlıkdemokrasisi ve serbest piyasası mimarları da tektipleştirdi. Farklı düşünemeyen, yerel özellikleri eserlerine yansıtmayan mimarlar kutu gibi binalar dikiyor. Moskova, Tokyo, Paris, Hong Kong da tektipleşiyor ve çirkinleşiyor.

Çare? Binalara değil de mimara, yani insana odaklanmakolabilir; yani eşyayı ve sureti değil İnsan’ı ve sîreti merkeze almak. Zira bu bir norm ya da ekol meselesi değil: İslâmiyet’in ilk asırlarında bir şehir övüleceği vakit binalar değil yetiştirdiği kıymetli insanlar anılırmış. Biz de güzel binalarda ve güzel şehirlerde hayat sürmek için önce güzel mimarlar yetiştirerek başlayabiliriz işe. İnsan gibi yaşamak için mimarî çirkinliklerden ve bunaltıcı tektipleşmeden kurtulabiliriz. Bu ancak Güzel Ahlâk ile Güzel Mimarî arasındaki bağı yeniden tesis etmekle olabilir. Çare Mimar Sinan gibi cami yapmak değil Mimar Sinan gibi insan yetiştirmek. Kitabımızın maksadı ise teşhis ve tedaviye hizmet etmekten ibaret. Buradan indirebilirsiniz.

Trackback URL

  1. 1 Trackback(s)

  2. Jan 18, 2017: Başkanlık Sistemi: Halkın İçinden, Halka Doğru | Ne Mutlu "İnsan'ım" Diyene!

ÖNEMLİ

--------------------------------------------------------------------

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahipleri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşlere katıldığımız anlamına gelmez.

Hakaret içerse dahi bütün yorumlar birer fikir eseridir. Ama bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatın yine de.

Not: Sitenin ismini dert etmeyin, “derinlik” üzerine bayağı bir geyik yaptık, henüz söylenmemiş bir şey bulmanız oldukça zor :)

Editörle takışmayın, o da bir anne-babanın evlâdıdır, sabrının sınırı vardır. Siz haklı bile olsanız alttan alın, efendilik sizde kalsın.

Sitenin iç işleriyle ilgili yorum yapmayın, aklınıza takılan soruları iletişim kutusundan sorun, kol kırılsın, yen içinde kalsın.

Kendi nezaketinizi bize endekslemeyin, bizden daha nazik olarak bizi utandırın. Yanlış ve eksik şeylerden şikayet etmek yerine bilgi ve yeni bakış açısı sunarak tamamlayın, düzeltin, tevazu ile öğretin bize bildiklerinizi.

Bu kurallara başkasının uyup uymamasına aldırmayın, siz uyun. Bütün yorumları hızla onaylanan EN KIDEMLİ YORUMCULAR arasındaki nizamî yerinizi alın.

--------------------------------------------------------------------
  • Siz de fikrinizi belirtin