Main Content RSS FeedÖnceki Yazılar

Endoktrinasyon ve Türkiye’de Toplum Mühendisliği (Serdar Kaya) »

Kemalizmin tarih sahnesinden silinmeye yüz tuttuğu şu günlerde bizi yeni sorunlar bekliyor. Neden? Çünkü Türkiye’deki fanatik Kemalistleri ya da milliyetçi solcuları eleştirirken sürekli içine düşülen bir hata var. Özellikle MÜTEYEDDİN / İSLÂMCI /MÜSLÜMAN gençlerin yakasını bırakmayan bir saplantı bu: Osmanlı fetişizmi. “En uzağa biz gittik, en çabuk da biz döndük, en güzel saksafonu Osmanlılar çalardı” şeklinde özetlenebilecek bu kolektif kibir nereden geliyor?

Sanırım bir beyin yıkama süreci ve bunun doğurduğu aşağılık kompleksinden. Ne yazık ki bu fikrî hastalıktan muzdarip Müslüman gençler de dünyayı “biz ve ötekiler = iyiler ve kötüler” gözlüğünden okuyor. Daha doğrusu bu isli, sisli, pis puslu gözlükten baktıkları için tıpkı Kemalistler ve Ulusalcı solcular gibi hiç bir şey anlamıyorlar etraflarını çeviren dünyadan. Çirkin Cumhuriyet ve Mânâ’sız Maneviyat makalesinde anlattığımız gibi  akıllar ve vicdanlar hâlâ uykuda. Çiçekler, Gönüller, Bahçeliler,  ve Pamukoğlular hâlâ pistte kıvırmaktalar.

Derin Düşünce Sitesinde yorum yazan, makale gönderen Read the rest

Türk Ordusu’nun Subayları Kıbrıs’ta Cami Yakmış »

Kemalizmin Zararları(4):Pastadan Atatürk çıkartır »

Hürriyet Video’larını izlemek için Flash 7 veya daha yüksek eklenti yüklenmeniz gerekmektedir. Yüklemek için tıklayınız!!!

Barış Hakkâri’den doğabilir »

Hilâl Kaplan/Taraf
PKK’nın 1 Ekim 2006’da ilan ettiği bir yıllık ateşkesin dolmasına iki gün kala Şırnak Beytüşşebap’ta, Beşağaç (Hemkan) köyüne giden bir minibüs durduruldu ve 12 yolcu kurşuna dizildi. Hükümet PKK’yı, PKK derin devleti suçladı. TBMM İnsan Hakları Komisyonu’nun yayınladığı raporda katliamı PKK’nın yaptığına dair resmî açıklamanın dışında herhangi bir somut delil yer almadı. Ancak sonradan olayın korucu aşiretleri arasındaki bir çıkar çatışmasından kaynaklandığı.. TAMAMI

Zaman Nedir? »

Atatürkçüler Referandumdan Ne Öğrendi? »

Referandum sonuçlarının ardından, “hayır” cephesinde yer alan kişiler ve konumlar çevresinde gezindim bir süre, kendiliğinden. Yaşanılan mağlubiyetin muhasebesiyle ilgili bir cümle olsun duyabilirim, diyordum. Bir mağazada genç bir adam Kürtlerin nasıl da tıynet olarak (Bir Cihan Aktaş yazısı, gözden kaçmasın)

Zaman; Bünyamin’i Bekleyişidir, Yusuf’un… »

” And the lamp-light o’er him streaming throws his shadows on the floor;
And my soul from out that shadow that lies floating on the floor
Shall be lifted–nevermore! ” *

  Ceplerimde insanlar taşıdığımı düşünüyorum. Ağırlığım bundan olsa gerek. Diyorum, kendi kendime. Öyle ellerim cebimde, gözlerim bir yazı dizisini takip ediyor. Gözlerimin satır başlarından kayışıyla uyuşuyor parmaklarım. Ellerim ceplerimde, ancak yoklayamıyorum. O temiz adamın, tertemizlerini okuyorum. Aşkı tanımlıyor, her bulduğu maddeye can vererek, yaratmak bu diyorum, ekliyorum: Estağfirullah. Alex, diyor. Bir yalnızlık yürüyüşünün eylemcisi. Sola kayıyor gözlerim, emekçilik tümden hikâye. An ile gözlerim, kulaklarıma ilişiyor. Saatin tik taklarına veriyorum kendimi, gece 01.43. Ne anlamı var ki zamanın? Ben tik taklara bakıyorum, düşünüyorum; görüyor muyum, yoksa duyuyor mu? Arkamdan bir ses geliyor; ‘ biraz acıtacak’. Oysa yalnızım, 01.44. Kimin sesi. Birden irkiliyorum Read the rest

Şimdi seçim olsa ne olur? »

Bugün seçim olsa yüzde 42- 43’ün üzerinde bir oyla Ak Parti kazanır ve iktidar olur. Yüzde 26-28 oyla CHP ikinci olur. MHP de yüzde 11-12’nin altında kalır. MHP baraj altı da olabilir. BDP de 6-7 oy alır. (Neşe Düzel‘in röportajı, gözden kaçmasın: TAMAMI)

Son 90 günde en Çok Okunan ve Tartışılan Yazılar »

Anıtkabir’i İzmir’e taşıyalım! »

 “Referandum ne getirecek ne götürecek” gibi soruları sormak için de, cevap aramak için de artık çok geç. Halkının temayüllerini üç aşağı beş yukarı bilen aklı başında her insan evladı gibi sonucu tahmin edebiliyordum. Ben daha çok mağlup cenahın sıcağı sıcağına ilk tepkilerini merak ediyordum.

Yakın çevremden başladım ve İzmir beni yanıltmadı. Canan Arıtman, mağlubiyeti “bidon kafa”, “göbeğini kaşıyan adam” bağlamında çözmüş. En azından çözmüş ona sevindim. Sorunları çözmedeki bu ilk başarısı da değildi zaten kendilerinin. Hatırlarsanız, Muazzez İlmiye Çığ’dan aşırdığı Sümeroloji bilgisiyle türban ve Sümer fahişeleri arasında ilişki kurmuş ve türbanını çıkaran kızların özgürleşeceğini muştulamıştı biz düzdeki çobanlara.

Canan arıtman deyip geçmeyin sakın! Çünkü röfleli saçların altındaki bir İzmir Milletvekili değildir sadece Canan Arıtman. Kendi kutsalından başkasına yaşam hakkı tanımadığı gibi, saygı göstermeyi dahi kendine yediremeyen “İzmir Skolâstiği” kavramını literatüre sokan insandır benim gözümde.

Rasim Ozan Kütahyalı “faşist” olmakla itham ettiği zaman karnından konuşabilmişti koca İzmir hatırlayın. Karnından konuşmuştu çünkü İzmir’in bir medyası yoktur. Tıpkı sanayisi, ekonomisi, kültürü, sineması, sanatçısı olmadığı gibi. Siyasi arenada kendini temsil edebilecek Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakan falan ne dün, ne bugün hak getire. Daha da kötüsü istikbal de vaat etmiyor. Son elli senede çıkardığı tek ünlü Sezen Aksu’dur, Onun da adını salaş bir sokağa vermişlerdi şimdi geri almaya çalışıyorlar.

Tek numarası Laik refleksidir. Çünkü en aciz kötürüm bile bir refleks gösterir. İzmir de gösterdi zaten, meraklısı internette araştırsın. Bir öneri getirmişler; “Anıtkabir’i İzmir’e taşıyarak Atatürk’ün ruhunu rahatlatacaklarmış”. Read the rest