Tarihçi ve Tarihçi »
By Ayla Chignardet on Tem 20, 2011 in Psikolojik harp, Resmî Tarih, Tarih | 0 Comments
Önceki YazılarBy Ayla Chignardet on Tem 20, 2011 in Psikolojik harp, Resmî Tarih, Tarih | 0 Comments
By Editorden on Tem 19, 2011 in Site İstatistikleri | 0 Comments
By Ekrem Senai on Tem 18, 2011 in Akıl, Hamza Yusuf | 3 Comments
Bu yazı, Hamza Yusuf’un 2010 yılı Mayıs’ında Oxford üniversitesinde yaptığı konuşmanın tercümesidir. Konferansın videosuna ve transkriptine rethinkingislamicreform.co.uk adresinden ulaşılabilir.
Değinmem gereken tüm konulara temas etmeye gayret edeceğim fakat bundan önce bu problemi İslam geleneği ve İslam inancı perspektifinden değerlendirirken; birbirinden farklı İslami arka plana sahip ve içlerinde batılıların da bulunduğu geniş bir gruba hitap etmenin zorluğundan bahsetmek istiyorum. Bilimde, ‘tamamlayıcı olmayan paradigmalar’ denilen bir olgu vardır. Mesela Newton fiziğinin bir dünya görüşü vardır ve bir seviyeye kadar iş görür. Fakat Newton Fiziğini Kuantum Mekaniğine uygulamaya kalktığınızda çalışmaz; çok farklı şeylerden bahseden bir sisteminiz vardır ve tanımlanması için farklı bir dile; mantık kurabilmek için farklı bir teorik temele ihtiyaç duyar. Birçok yönden, sanayileşme sonrası, post-modern Batı Liberalizmi Kuantum Mekaniği gibidir ve İslami gelenek ise Newton Mekaniği gibidir. Bu ikisi konuşmaya kalkıştığında, tamamen farklı dillerden konuşur ve bu durum Read the rest
By Ayla Chignardet on Tem 18, 2011 in atatürkçülük, Başörtüsü Yasağı, Laiklik, Yobaz Laikler | 0 Comments
By Tavit Kilimciyan on Tem 17, 2011 in İnsan Müzikleri | 0 Comments
By Tahsin K. on Tem 16, 2011 in BDP, Kürtler, şiddet | 26 Comments
By Katrin Baskiotis on Tem 16, 2011 in İnsan Müzikleri | 0 Comments
By Katrin Baskiotis on Tem 15, 2011 in BDP, Kürtler, şiddet | 0 Comments
Berat Özipek
Barışa en fazla yaklaştığımız bir zamanda insan çok daha fazla isyan ediyor bu ölümlere. Kandan kına yakılacağını sanan Türk ve Kürt milliyetçilerine sözüm yok.
Ama milyonlarca insanının oyunu alan ve bu sorunun ağırlığını omuzlarında hissetmesi gerekirken, hem milliyetçi olmadığını söyleyip hem de Türk solunun milliyetçilik dahil bütün hastalıklarını bünyesinde taşıdığını sıkça gösteren BDP‘ye var.
İntihar bombacısı “Zilan yoldaş”ı “ölümsüz” ilan eden, onun şiddetinden feminist mesaj çıkaran, “öztürkçeciliğine” varıncaya kadar Türk solunun kalıbından çıkma, sadece Sebahat Tuncel‘e özgü olmayan bir tür İttihat Terakki-CHP tarzı bir zihniyet ve dilden söz ediyorum. Üstelik de kimi zaman 30’ların CHP’sini akla getirecek kadar da acıklı bir benzerlikle malul.
Kürt milliyetçisi oldukları gerçeğiyle yüzleşemeyen ve kendisini “evrenselci demokrat” sananların gözüyle bakınca gerekçe üretmek zor değildir: Devletin samimi olmaması, operasyonların durmaması, “Akepe”nin hataları, niyeti vesaire. “Yazık, günah” demenin veya “kandan kına yakılmaz” gibi “romantik” yakınmaların alemi yoktur; “yaşamın ve mücadelenin diyalektiği”dir bu! Ve birilerinin felaketinden kardeşlik devşirmek mümkündür.
Bu zihniyet BDP’de hep vardı; bugün de var ve çözümün önündeki bir engel de bu. TAMAMI
By Sevinc Gul on Tem 15, 2011 in BDP, Kürtler, şiddet, Yeni Anayasa | 2 Comments
“Ben başından beri BDP’nin dışlanmaması gerektiğini, Türk siyaseti açısından önemli bir aktör olduğunu defalarca yazdım. Ben yine defalarca ‘BDP sahici bir siyasi aktör haline gelmeli, kendisi kendisine inanmazsa ve kendisini gerçek bir siyasi aktör gibi görmezse başkaları hiç görmez’ diye defalarca yazdım. BDP hep kötü polis oluyor, sürekli krizi tırmandıran, sert beyanatlar veren. İmralı ise farklı beyanatlar vererek durumu toparlamaya çalışıyor. BDP’nin kendisini gerçek bir aktör haline getirmesi gerekiyor.
Kürt meselesinin tarihinde atılmış çok önemli adımları biz sın dönemlerde attık. BDP bu süreçlerin hiçbirisine destek vermedi ya küçümseyen bir tavır içerisine girdi veya ‘bizim mücadelemizin neticesidir’ diye yine kendisine pay çıkartmaya çalıştı. Süreçleri sabote etmesine, germesine rağmen biz tek taraflı da olsa süreci devam ettirdik, BDP’yi sistemin içinde tutmaya çalıştık.
BDP, dayatma üslubunu, terörden medet uman, sıkıştığı zaman ‘yeri göğü yıkarım’ mesajları veren yaklaşımını bırakması gerekir. BDP’li milletvekilleri yemin ederek, yeni Anayasa çalışmalarına katılmalıdır. “ TAMAMI