PK-Peekay: “Hepimiz kardeşiz, bu kavga ne diye?” »
By Arif Selim Aydın on Nis 13, 2015 in İman, Sanat, Sinema | 0 Comments
Hindistanlı yönetmen Rajkumar Hirani’nin son filmi “PK-Peekay”, insanın dünyaya bembeyaz boş levha (tabulara rasa) gibi bir zihinle geldiğini, içine doğduğu toplumun kültürü ve her türden değer yargıları ile donandığını fikrini esas John Locke çizgisini izliyor. Yönetmen, meselesini işleyebilmek için temiz zihinli bir insan evladı yerine, bir “uzaydan gelen”den yola çıkıyor. Hikâyesine dayanak oluşturan esas sorusunun şu olduğunu söyleyebiliriz, yönetmenin: Dünyamıza ait hiçbir inançla, kültürle, ideolojiyle “kirlenmemiş” bir uzaylının dünya toplumları arasındaki her çeşit farklılığı algılama ve yorumlama biçimi nasıl olurdu? Bununla kalmıyor tabi filmin sorgulaması; bir sonuca da varıyor: Tüm toplumsal değer yargılarına bir uzaylı gibi tepeden, yukardan bakabilsek, aslında hiç çatışmak zorunda kalmazdık; hiç korkmadan sorular sorar ve yeterince didiklersek inançlarımızı, tüm kavgalarımızın esas müsebbiplerinin bizi aldatan menfaatperest din taciri şarlatanlar olduklarını göreceğiz. İlk elden tüm cevabın bundan ibaretmiş gibi göründüğünü söylemek mümkün. Ayrıca yönetmenin/filmin kahramanı uzaylının bu noktaya varması bir dizi eğlenceli olayın sonunda Read the rest











Marxçı kelimelerle (Marxist değil) konuşursak Para’nın dünya malından daha kıymetli olmasının sebebi şu: Hislerimizin terazisinde bu faydasız kâğıt parçalarının 













Kitap Tanıtan Kitap 6