Elodie Stevenson’un Gerçek Hayatı / Frédérique Uidour »
By Katrin Baskiotis on Kas 12, 2015 in Ben kimdir?, edebiyat, Frédérique Uidour, Kitap Alıntısı | 0 Comments
Elodie eve geç gelip yemek hazırlayacak vakit bulamadığında pizza ısmarlıyordu. Pizzayı getiren her seferinde aynı çelimsiz delikanlıydı. Seyrek sakallı, ergen sivilceli yüzü 14 yaşlarında gösteriyordu ama üniformanın içinde kaybolan bedeni sanki 10 yaşlarında bir çocuğa aitti. Elodie her seferinde gecenin o saatinde, bazen karda kışta oğlanı kapısına getirttiği için suçluluk hissediyor, sonra uzun uzun teşekkür ederek yüklü bir bahşiş veriyordu. Utangaç pizzacı ise başıyla hızlı bir selâm verip gözden kayboluyordu. Elodie oğlanın sesini hemen hiç duymamıştı. Sadece aşağıdan zile bastığında “pizza” diyordu, hepsi bu.
Bir gün beklenmedik bir şey oldu: Pizza istemediği halde geç saatte kapı çaldı:
“Kim o?”
“Pizza!”
“Ben pizza istemedim ama…”
“Pizza!”
Elodie kapıyı açtı. Pizzacı yukarı çıktı. Kapının önüne geldi. İlk defa Elodie’nin yüzüne, gözlerinin içine bakıyordu. Buz gibi bir sesle:
“Annem seni yarın çay çağırıyor, saat 5’te gelsin dedi”
Pizzacı Elodie’nin cevap vermesini beklemeden Read the rest






Yüzyıllık Yalnızlık kitabında yazar, babaannesinin anlattığı gerçeküstü hikâyelerden yola çıkar. Gerçek hayattan beslenebildiği için dünya çapında bilinen ve sevilen bir kitaptır. Marquez kitabının arkasında Yüzyıllık Yalnızlık adına kendi dilinden şunları söyler;


1 Mayıs 1977 olayları nedeniyle Türk solcuları Taksim Meydanı’nı “kutsal” sayar. O gün doğanlar bugün 37 yaşında. Hala kocaman bebecikler.

