Main Content RSS FeedÖnceki Yazılar

Kafalara Mayın Döşemek »

Yazar: Doç. Dr. Serdar M. Değirmencioğlu,

 Kaynak: www.evrensel.net

Genelkurmay Başkanlığı tarafından hazırlatılan “Sarı Gelin – Ermeni Sorununun İç Yüzü Belgeseli” Milli Eğitim Müdürlüğü yazısı ile 2008’de okullara gönderilmiş. Bu ne bir belgesel, ne de eğitsel malzeme. Ama okullarda gösterilmesi istenmiş ve gösterilmiş. Read the rest

Kemanın Zirvesi Farjad »

Nasıl çıkarır bu sesleri, melodileri, nasıl yakar, nasıl da kavurur bizleri doğunun incisi Farjad, bu incilerden sadece bir tanesi.  
      
 Yangından ne kurtuluş vardır ne de ölüm.  Ateşin içindedir, yanıp kurtulmayı istese de bitmez sancılar, sürer gider saatlerce, yıllarca, asırlarca… damarlar değildir onca acının, sancının olduğu mekan, sancı daha da içtedir, daha da işlemiştir onun notalarına. Ağrılar, acılar melodinin bütünündedir ve bedenin her yerinde. Bildiğiniz ama bilmediğiniz yerler, gördüğünüz ama görmediğiniz renkler, tattığınız ama tatmadığınız duygular, hisler keşfedersiniz, boşlukta boğulur, dolulukta kaybolursunuz Read the rest

MHP’liler Patrikhaneyi ziyaret etti! »

Bugün Türkiye’nin her yerinde seçim mitingi yapabilen, her ilinden oy alabilen çok az parti var ve MHP bunların arasında değil. Çünkü milliyetçilik birleştirici değil bölücü bir ideoloji ve bunun neden böyle olduğunu «Türk Milliyetçiliğinin intiharı: CHP ile MHP birleşsin! » adlı makalemizde gerekçeleriyle anlatmıştık. 

 MHP lideri Bahçeli’nin insanların üzerine yağlı urgan fırlattığı mitingleri de “Psikopatlık ve Karizma ” adlı yazımızda irdelemiştik. Ülkücülük ve genel olarak milliyetçilik kanaatimizce %99’u Müslüman olduğu iddia edilen ülkeler için uygun değil. Müslüman bir ülkede milliyetçilik yapmak salyangoz değil domuz eti satmaya benziyor. “Kurtlu hilal ” isimli incelememizde de ülkücü söylem ve sloganların Kur’an ve hadisler ile nasıl ters düştüğünü uzun uzun açıkladık.

 Bu yazıları okumuş olduğundan mıdır bilinmez bazı MHP’lilerin “doğru yola” yüz çevirdiklerini görerek seviniyoruz.

 Bugün elimize Read the rest

Son 30 günde en çok okunanlar »

  1. Siz insan öldürmeyi iyi bilirsiniz!
  2. Açı doyurmak, üşüyeni ısıtmak devletin en temel görevidir
  3. Kemalizme göre Türk Kadını ve Cumhuriyet Gazetesi
  4. Bediuzzaman’la Ortadoğu Problemlerine Bakış
  5. Ahmet Kaya cinayeti ve Ertuğrul Özkök
  6. Cumhuriyet Gazetesi Kürtleri neden yamyam ilân etti?
  7. Tarihsel Acılar Üzerine Bir Kimlik ve Ulus İnşa Etmek
  8. İslam’ı yeniden yorumlamak
  9. JİTEM’in Kurtlar Vadisi operasyonu
  10. Liberaller neden başarısız?

Albert Einstein de İsrail devletine “one minute!” demişti! »

Kenan Korkmaz

Recep Tayyip Erdoğan’ın Davos forumunda yaptığı çıkış bütün dünyada etki yarattı. Türkiye’de en muhalif kesimlerin bile övgüsüyle karşılanan bu çıkış, özellikle İran ve Filistin’de çok daha farklı yorumlandı. İranlılar Erdoğan’ı hemşehri ilan ederken, Hamas yanlıları adına şarkı bile besteledi. Buna karşılık İsrail basınında ve lobilerinde durum değişikti. Amerikan Yahudi Komitesi Başbakan Erdoğan’ı yolladığı mektupla kınadı. Pek çok İsrailli basın kuruluşu Türkiye’yi kınadı. Hatta Türkiye’ye turizm için gelinmemesine yönelik kampanya bile başlatıldı.

Peki bu Yahudiler İsrail devletine ilk “one minute” diyenlerin kimler olduğunu biliyor mu? Siyonizmin, Yahudilik inancından değil Avrupa

Read the rest

Müslümanın afyonu: Yahudi nefreti – Bölüm V »

Çanakkale bir zafer miydi?

Tarihin yumruğunu suratına yiyen toplumlar yerden bir daha kalkamıyorlar kolay kolay. Çünkü bir boksörün yerden kalkması için önce yere yıkıldığını fark etmesi gerekiyor. Ayakta dimdik duruyormuş gibi yumruklarını sallamaya çalışan zavallı adam aslında sırtının üzerinde debeleniyor çaresizce…

 Ama o son yumruk öyle sert, öyle amansız ve öylesine beklenmedik bir şekilde suratına patlamış ki yerdekinin hafızasına kaydedil(e)memiş çarpışma anı. O sadece kendi attığı yumrukları hatırlıyor.

 “Çanakkale Geçilmez” diyor ama Çanakkale’den geçip İstanbul’u işgal eden donanmayı hatırlamıyor. Düşmanlarının fetihlerini hafızasına kaydetmemiş. Balkanları, Kuzey Afrika’yı, Osmanlı’yı yıkan Filistin cephesini bilmiyor. Millî güvenlik algısı Read the rest

Popülizm ile sosyal devlet arasındaki nüans: kömür, yiyecek, yardımları »

Seçim yaklaştıkça sosyal devlet ilkesi çerçevesinde tartışmalar artıyor. Cumhuriyet Halk Partisi yöneticileri hükümetin valilikler aracılığı ile dağıttığı kömür ve yiyecek paketlerini eleştirirken, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Kemal Kılıçdaroğlu 600 liralık nakit yardım vaadinde bulundu. İki taraf da birbirini popülizm yapmakla suçluyor. 

Popülizm ile sosyal devlet arasında çok ince bir çizgi var. Kömür, yiyecek dağıtmak mı, 600 lira mı popülizmdir? Yazının sonunda sorumuzun cevabını alacağız.  Read the rest

“Omurgasız” Muhafazakârlık ile Nereye Kadar? »

Liberallere cevap hakkı : Geçen hafta “Liberaller neden başarısız?” adlı bir yazı yayınlayarak kendini tanımlamakta ve ahlâkî bir baz oluşturmakta zorluk çeken bu akımın temel sorunlarına işaret etmiştik. Okuyucularımız kaliteli yorumları ile öyle güzel bir tartışma başlattılar ki 72 saati doldurmadan 50 yorum alan yazı katılımlardaki zenginlik sayesinde amacına ulaştı.

 Liberalizm ve genel olarak siyasî ahlâk üzerine tartışmalarımızı yıl boyunca sürdürmeyi amaçlıyoruz.

Bu bağlamda komşu sitemiz liberal 3H Hareketi bizim eleştirilerimize ve yazarımız Emre Er‘in sosyal adalet üzerine yazdıklarına cevaben bir makale yolladı. Site editörü ve değerli dostum Alper Akalın’ın bu makalesini hem cevap hakkına saygı hem de gerçekten emek verilmiş bir çalışma olarak ilginize sunuyorum.

 3H hareketi internetteki aktivitesinin yanında toplantılar düzenleyen, eylemlere katılan genç ve dinamik bir ekip. Makaleyi yayına girdiğimiz şu saatlerde yüksek vergileri protesto etmek için İstanbul’da toplandılar.

 Bir çok okuyucumuzun 3H ile tanışmaktan kazançlı çıkacağını tahmin ediyoruz.

 MY

“Omurgasız” Muhafazakârlık ile Nereye Kadar? (Alper Akalın)

Giriş: İdeolojik Omurgasızlığın Tanımı

Çağın popüler siyaset paradigması “post-modernizm”in dayatmış olduğu “ilkesiz” ideolojik ( ya da ideolojiksiz) duruş, kendini sadece entelektuel duzeyde değil, aynı zamanda reel politik alanında da göstermekte. Öyle ki, artık kim liberal, kim sosyalist, kim muhafazakar kim ilerici birbirine girmiş durumda. Böylesine bir ortamda, pragmatist; yani duruma göre renk ve içerik değiştirebilen ama nihayetinde kendi içerisinde tutarsız fikir akımları ile söylemlerini sürdürenlerin sesi de daha çok çıkıyor haliyle. Günümüzde, modern ideolojilerin artık yeri olmadığını, sadece sosyalistlerin değil, liberallerin de fikir savaşlarından mağlup çıktığını iddia eden zatların göstermiş olduğu kibir midir, cehalet midir bilinmez ama kesin olan tek şey var ki, o da “omurgasız fikirlerin” eklemlenmiş oldukları akımların şu an halk nezdinde daha çok kabul gördüğü gerçeğidir.  Read the rest

Sonbahar (Özcan Alper) »

Özcan Alper’in çektiği ilk uzun metrajlı film olan “Sonbahar”, izlerken çeşitli şekillerde başka filmleri de hatırıma getirdi. “Güz Sancısı” filmi hakkında yazdığım yazıda Tarkovsky’den bir alıntı yapmıştım: “Bunuel’in filmlerinde her zaman karşımıza konformizme karşı olmanın yüceliği çıkar. Onun içten, uzlaşmaz ve acımasız protestosu, her şeyden önce, insanı duygusal açıdan etkileyen filmlerinin aynı şekilde duygusal yapısında dile gelir. Bu, hesaplanmış, rafine, zekice düzenlenmiş bir protesto değildir. Bunuel, bir sanat eserine doğrudan yansıtıldığında bir sahtekârlıktan başka bir şey olmayan salt politik coşkuya kendini kaptırmayacak kadar duyarlı bir sanatçıdır. Ancak, Bunuel’in filmlerinde varolan politik ve toplumsal protesto, daha az önemli pek çok yönetmene sonsuza dek yeter”. Bu alıntı, bir filmin politik bir protesto Read the rest

Yüksek Vergi Öldürür! »

“2002 senesinde Gönül Ülkü hastalandı. Üç yıl onun tedavisi için büyük harcamalar yaptık. Ben by-pass ameliyatı geçirdim. O dönemde vergimizi ödeyemedik. 30-40 bin YTL’lik vergi borcu, faizle katlanarak birkaç yıl içinde 500 bin küsur YTL oldu. 78 yaşındayım ve ben bu parayı hayatta ödeyemem.” Read the rest