Main Content RSS FeedÖnceki Yazılar

Saldırı vesilesiyle Barış Projesi… »

Hiç kendimizi kandırmayalım….

Bana düzenlenen saldırının zihinsel artalanını kazıdığınızda karşımıza bu ülkede ısrarla yoksaymak istediğimiz Alevi meselesi çıkmaktadır…

O programda o kadar konuşulan konu varken, çok da fazla konusu geçmeyen “Maraş” olgusu geniş kitlelerde kanı beyine sıçratabilmektedir… Bu kan sıçrayışı hem Alevi kesimler için hem de ülkücü-milliyetçi camia bazında geçerlidir…

Evet, bu ülke Alevi katliamları olgusunu zihninden silemiyor… Sildiğini zannettikçe bu mesele daha da kangren haline gelerek nüksediyor… Bu mesele etrafında dürüst bir yüzleşme yaşayamazsak, Read the rest

Son 60 günde en çok okunanlar »

Kemalistler neden Google’a gıcık kaptı? »

Geçen gün Alper Ecer sormuştu: “Google’ı kapattırmanın Atatürkçülüğe ne yararı var?” diye. Sanırım cevabı buldum: Google’a girip „Kemalizm” yazınca 8ci sırada Derin Düşünce Sitesi’nin kemalizm sayfası çıkıyor. Ben de Kemalist olsam gıcık kapardım, adamlar haklı.

 

 

 Kemalizm : Derin Düşünce

Kemalizm (Atatürkçülük), seksen yılık rejimin -ilk dönemindeki yapısı itibariyle- merkezinde fakat oldukça derin’lerinde bir mevzi edinmiştir.
www.derindusunce.org/category/kemalizm/ – 149k – ÖnbellekBenzer sayfalar

Örtmenim bu konular kitapta yazmıyor… »

Çoluk çocuk durmadan yazıyor, sana okulda öğretmediler mi Atam vatanı kurtardı diye? Pes yani bu kadar bilgisizlik olmaz, bak ilkokul kitapları bile yazıyor. İlkokul kitaplarında YAZMAYAN bir şey gerçek olabilir mi? Feryadı basıyorlar: Örtmenim Sevan dersini çalışmamış!!

Halbuki ilkokul kitaplarında benim bildiğim bir sürü şeyi yazmıyorlar. Belki unutuyorlar, belki de vatanmillet edebiyatından sıra gelmiyor. Buyurun, aklıma gelenlerden bir demet sunayım. Daha bir sürü var, bunlar misal.

Dünya harbinde DÜŞMAN’ın amacı yurdumuzu bölmek parçalamak ele geçirmek sömürgeleştirmek değil miydi?

Birinci Dünya Savaşının son döneminde düşman savaştan sonra kurmak istediği düzeni herkesin anlayacağı şekilde açık seçik ilan etti. 5 Ocak 1918’de İngiltere Başbakanı Savaş Hedefleri deklarasyonunu yayınladı. Ondan üç gün sonra ABD Başkanı meşhur Ondört İlkesini açıkladı.

Türkiye’ye dair ikisinin söylediği Read the rest

Ahlâksız Herifler »

Vakit gazetesine bağlı internet sitesinin Türkay Saylan ile alakalı bir ‘haber’i: [viaYıllarca savaştı sonunda muhtaç kaldı

Ayıp kelimesi yetmiyor artık.  Bırakın şu ‘İslamî’ sıfatınızı bir kenara da  daha fazla zarar vermeyin İslam’a. Düşün müslümanların yakasından, yeter.    Muhafazakâr sayılır mıyım bilmiyorum ama en azından geniş anlamda ortak inanca sahip olduğum bir insan olarak; sizin gibilerinden utanıyorum.

Üzmez gibi birine sahip çıkmalar, yılbaşında gerçekleşen şofben faciasına çirkin yorumlar yapmalar, hasta bir kadının kullandığı bir aksesuar üzerinden intikamvari haber servisleri, vb  binbir türlü sinsilik, sahtekârlık, terbiyesizlik..

Saylan’ın  inanç bağlamında muhalif düşüncede olması ve bu düşünceleri uğruna mücadele etmesi, bunu yaparken de  zaman zaman saygısızca ve faşizan söylemlerde bulunmuş olması,  bir hastalık nedeniyle oluşan görüntüsüyle alay edilmesini haklı çıkartır mı hiç? Nasıl bir ahlâk anlayışı bu, nasıl bir vicdan?

Hz. Peygamber (s) sağ olsa topunuzu önüne katıp kovalardı, ahlâksız herifler.

Askerlik, erkeklik ve şiddet »

Ükemizde şiddet olayları denince ilk akla gelen PKK; “derin devlet”in faili meçhulleri, darbe girişimleri, yer altı örgütlenmeleri gibi konularda erkeklik konusu ele alınmadığı sürece bunlara dair söylenenler epeyce eksik kalacaktır. Şiddet biçimlerinin öğretildiği bütün legal veya illegal yapılarda öğretilen şeylerin erkeklikle ilişkisi kurulur ve erkeklik insanlıktan daha değerli bir hale getirilir ki başarılı olunsun yani “başarılı” bir şekilde şiddet gösterilsin, emir geldiğinde, erkekliği kaybetmektense emire uyulsun.

Ülkemizde askerlik dönemi “delikanlıların” yetişkin birer “erkek” olması için bir geçiş dönemi gibidir ve sünnetten sonra Read the rest

Faili Meçhul Kıyak Hareketi »

Blog’larda, facebook’ta ve kulaktan kulağa yayılan yeni sokak hareketinin adı bu. Birine, onun haberi olmadan kıyak yapıp yanında bir de Faili Meçhul Kıyak kartı bırakıyorsunuz. Şu anda google’da 30
bin FMK sayfası olan hareket, salgın haline geliyor.

AYCAN SAROĞLU – GAZETE HABERTURK

Sürekli takip ettiğim www.fikiratolyesi.com‘da, küçük bir kartvizite yerleşmiş, dev güneş gözlüğüyle hınzırca gülen bir yüze rastladım geçenlerde. “Seni gülümsetebildiysem ne mutlu. Sen de birine bir kıyak
yap, bıraktığın tek iz bu kart olsun” yazıyordu kartvizitte. O hınzır surat, bloglarda, facebook ve ekşi sözlük’te çok ‘konuşulan’ ve kulaktan kulağa yayılan Faili Meçhul Kıyak Hareketi’nin (FMK) kahramanı. Bu serseri ve gizemli hareketle siz de bir anda tanışabilirsiniz. Ruhunuz bile duymadan kafede masanıza bırakılan çikolata ya da sipariş etmediğiniz halde Read the rest

Google’ı kapattırmanın Atatürkçülüğe ne yararı var? »

Toplum ve Politika Enstitüsü

İki gün önce ADD sayesinde Türkiye’yi sarsan ve Youtube vakası’ndan beter bir olay daha yaşadık. ADD YouTube gibi Google’ın da kapatılmasını istedi ve Ankara Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. Gerekçe de şu: Bir internet sitesinde Atatürk’e hakaret ediliyormuş ve bu sitenin kim tarafından açıldığını bulamamışlar, fakat sitenin üzerinde bulunduğu ücretsiz servis sağlayıcının sahibinin google olduğunu tespit etmişler.

Bilmeyenler için anlatayım. Büyük internet firmalarının ve bir çok internet servis sağlayıcının ücretsiz web sitesi hizmeti vardır. Mesela Yahoo’nunkinin adı Geocities’dir (gerçi benzer sebepten çok uzun bir süre önce kapatıldığı için artık Geocities’e Türkiye’den ulaşılamıyor), ya da Lycos’unkinin adı Angelfire’dır. Google’ın da var doğal olarak ve sözkonusu site de bunun üzerinde. Ücretsiz alan sağlanmış bir web sitesinde problem olursa o zaman şikayetçi kişi firmayla kontağa geçer Read the rest

israil’in yeni hükümeti »

İsrail’in yeni hükümeti seçimden ancak bir buçuk ay sonra kurulabildi. Seçimden birinci çıkan Kadima koalisyonu kuracak çoğunluğa sahip olmadığı için Netanyahu tarafından kurulan koalisyon, aşırı sağ niteliğiyle dikkat çekiyordu. Ancak koalisyona son olarak İşçi Partisi’nin sürpriz şekilde girmesi ile bu durum farklı bir boyut kazanmış oldu. 

İsrail tarihinin en kalabalık hükümeti Likud, Evimiz İsrail, İşçi Partisi, Shas ve Birleşik Yahudi Tevratlığı partileriyle kuruldu. 30 bakan ve 7 bakan yardımcısının görevlendirildiği hükümet zorlu müzakerelerden sonra kurulabildi. Bu kırılgan durum hükümetin önümüzdeki dönemde istikrarsız bir görüntü çizmesine neden olabilir (1).  Read the rest

Dikkat Kuduz Tehlikesi! »

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

… Bu makale ilginizi çektiyse…

Türk milliyetçiliği birleştirir mi yoksa parçalar mı?

 İllâ ki bir tutkal/çimento mu gerekiyor? Milliyetçilik tutkalı adil ve müreffeh bir düzene alternatif olabilir mi? Adaletin, hukukun hâkim olmadığı ortamlarda Türklerin kardeşliği ne işe yarar? Belki de Türk Milliyetçiliği diğer milliyetçilikler gibi yok olmaya mahkûm bir söylem. Çünkü var olmak için “ötekine” ihtiyacı var. Ötekileştireceği bir grup bulamazsa kendi içinden “zayıf” bir zümreyi günah keçisi olarak seçiyor. Kürtler, Hıristiyanlar, Eşcinseller, solcular…150 sayfalık bu kitapta Türk Milliyetçiliğini sorguluyoruz. Müslüman ve milliyetçi olunabilir mi? Türkiye’ye faydaları ve zararları nelerdir? Milliyetçiliğin geçmişi ve geleceği, siyasete, barışa, adalete etkisiyle. Buradan indirin. 

 

Türkiye bölünür mü?

“Bebek katili! Vatan haini!…” PKK terörünü lanetliyoruz ama devlet eliyle işlenen suçlara karşı daha bir toleranslıyız.  “Kürtler ve Türkler kardeştir” diyenlerin kaçı “sen benim kardeşimsin”  demeyi biliyor Zaza, Sorani, Kurmanci dillerinde? Ülkemizin terör sorunu ne PKK ne de Kürt kimliğiyle sınırlanamayacak kadar dallandı, budaklandı. Bazı temel soruları yeniden masaya yatırmak gerekiyor: (*) Kürtler ne istiyor? (*)  İspanya ve Kanada etnik ayrılıkçılıkla nasıl mücadele etti? (*) PKK ile mücadelede ne gibi hatalar yapıldı? (*) İslâm ne kadar birleştirici olabilir? Töre cinayetlerinden Kuzey Irak’a terörle ilgili bir çok konuyu ele aldığımız 267 sayfalık bu kitabı ilginize sunuyoruz. Buradan indirin.

 

Türkiye’nin Ulus-Devlet Sorunu

Devlet gibi soğuk ve katı bir yapı bizimle olan ilişkisini hukuk yerine ırkımıza ya da inançlarımıza göre düzenleyebilir mi? GERÇEK hayatı son derecede dinamik ve renkli biz “insanların”. Birden fazla şehre, mahalleye, gruba, klübe, cemaate, etnik köke, şirkete, mesleğe, gelir grubuna ait olabiliriz ve bu aidiyet hayatımız boyunca değişebilir. Oysa devletimiz hâlâ başörtüsüyle uğraşıyor, kimi devlet memurları “ne mutlu Türk’üm” demeyenleri iç düşman ilân ediyor, Sünnî İslâm derslerini zorla herkese okutuyor… Bizim paramızla, bizim iyiliğimiz için(!) bize rağmen… Kürt sorunu, başörtüsü sorunu, Hıristiyan azınlıklar sorunu… Bizleri sadece “insan” olarak göremeyen devletimizin halkıyla bir sorunu var. Türkiye’nin “sorunlarının” kaynağı sakın ulus-devlet modeli olmasın? 80 sayfalık bu kitap Kurtuluş savaşı’ndan sonra Türkiye’ye giydirilmiş olan deli gömleğine işaret ediyor.  Ne mutlu “insanım” diyene! Kitabı buradan indirin.