RSS Feed for This Post

Türk Ordusu özelleştirilebilir mi?

Bugünlerde “paralı askerlik” yine gündemde. 17 Ağustos depreminden sonra olduğu gibi “şu kriz ortamında” askerî harcamalar için TSK’ya maddî bir destek sağlanması söz konusu. Hem de 7,5 milyar. Neredeyse TSK’nın yıllık bütçesi kadar. Ertelemiş olanlar, kaçaklar vs hesaba katılınca bu kadar ediyormuş!

 Peygamber ocağı(!), şehitlik, gazilik gibi kavramlardan ayrı düşünemediğimiz bir konu ordu. Laiklik, terörle mücadele ve darbeler ordumuzu siyasî bir aktör(!) olarak zihinlere kazımış vaziyette. Diğer yandan yurt savunması hassas bir konu. Şan, şeref için savaşan bir ordunun yerine “para için” savaşan profesyonellerin konabilmesi ancak bir zihniyet devrimi ile gerçek olabilir.

 Oysa İlker Başbuğ daha Kara Kuvvetleri komutanı iken bu yönde işaretler vermiş meselâ 6 komando tugayının tamamen profesyonel askerlerden oluşacağını, yani yedek subay ve er-erbaşın kısa süre sonra komando olamayacağını açıklamıştı. Başbuğ’un o zaman yaptığı açıklamalara göre buralarda görev verilmeyecek olan yedek subaylar sadece iç güvenlik birliklerinde görev alacaklardı.

 Sorunlar ve çözümler

Bugün Türk ordusu kendi vatandaşlarını gerekirse zorla yakalayıp askerlik yaptıran bir kurum. 600 bin civarındaki askeriyle dünyanın en kalabalık ordularından biri. Ama Türkiye dışında askerî üsleri bulunmadığı için manevra kabiliyeti oldukça kısıtlı. Teknik olarak da büyük ölçüde ithal silahlara sırtını dayamış olan ordumuz ne yazık ki hâlâ 1900′lerden kalma “etten duvar” zihniyetiyle yüzbinlerce asker besliyor.

 Oysa dünya değişti, değışiyor. Uzun menzilli füzeler ve uydu gözetleme sistemleri savaşı da ticaret gibi küreselleştirdi. Türkiye’ye yönelik bir tehdidi ortadan kaldırmak için sınırlarımızdan çok uzak noktalarda “askerî” mücadele vermek gerekebilecek. Meselâ Türkiye’nin enerji güvenliğini muhafaza etmek için Orta Asya’da veya Süveyş kanalı’nda gözetleme ve savunma imkânlarına ihtiyacı var.

 Modern zamanların yaygın tehdidi olan uluslararası terör konusunda da “etten duvar” ile fazla bir şey yapılamayacağını 40 bin insan öldükten sonra anlamış bulunuyoruz. (PKK… Ters giden nedir? Bundan sonra nereye?)

 Özetle 25-30 yaşında, üniversiteden ya da iş hayatından koparılmış, aklı evinde, çocuklarında kalmış, muslukçu ya da doktordan devşirme 600 bin “asker” ile 21ci yüzyılın tehditlerine cevap vermek mümkün görünmüyor.

 Nasıl bir ordu istiyoruz?

Kendini 19cuyüzyıldan kalma fosil ideolojilerin, ulus-devletlerin koruyucusu sanan silahlı bir topluluğa “ordumuz” demek hiç hoş değil. Hele bu silahlı güç kendi görevini kendisi tarif etmeye kalkıyor, basından, iş dünyasından suç ortakları devşirip korku yoluyla kendi ülkesi üzerine tahakküm kurmaya kalkıyorsa! (Onun adı asker, canı neler ister?)

 Modernleşme sürecini tamamladıktan sonra umud ediyoruz ki Türk ordusunun genel görünümü bir kışladan çok özel bir şirkete benzesin. Bütçesi, harcamaları, stratejik hedefleri oylarımızla seçilmiş sivil siyasetçilerin denetimi altında olsun.

 Umud ediyoruz ki TSK sınırlarımızı gözlediği gibi uluslararası bankalardaki işlemleri, vergi cennetlerini, Black Water gibi “özel savunma” şirketlerini gözaltında tutsun.

 İstihbarat, diplomasi ve yüksek teknoloji alanlarında üstün nitelikli insanlara ihtiyaç duyacak olan böyle bir orduyu alışık olmadığı türden bir zorluk bekliyor:

TSK insan kaynakları piyasasında ister istemez özel şirketler ile rekabet halinde olacak.

 Bugüne kadar “bedava” olarak bünyesine kattığı vasıfsız er “mehmetçik” yerini yavaş yavaş mühendis, bankacı Mehmet Bey’lere bırakacak. Şehit babasına madalya takılan törenlerin yerini komutanların kayıplar hakkında hesap verdiği mahkemeler  alacak.

 ”Vatan, millet Sakarya” nutukları unutulurken motivasyona dayalı yıl sonu primleri hesaplanacak. TSK’nın başarısı sınırdan içeri giren terörist sayısı gibi göstergeler ile ölçülebilecek. Görevini yapamayan genel kurmay başkanları tıpkı zarar eden şirket patronları gibi değiştirilebilecek.

 Yoksa çok şey mi istiyoruz?

Share on Facebook

6 [?]

Trackback URL Print This Post Print This Post

  1. 183 Yorum

  2. Yazan:amarat Tarih: Şub 25, 2009 | Reply

    Şimdi ben bu siteye zaman zaman şaşıyorum.Başka sitelerden gördügüm, okuduğum kadarıyla akp tarafına kaymakla eleştirilen bu site liberallerin dahi diyemedigi bu başlıgı ( başlık başa giyilir ) kullanıp bir yazı yayınlıyorsa diger söylenilenlerin doğru olmadıgı düşünülebilir.

    Fakat yazının başlığına itirazım var.Özelleştirilebilir mi demişsiniz ama özelleştirme değil profesyonel tabiri kullanılması daha dogru olurdu.

    Liberaller dahi polis teşkilatının özelleştirilip özelleştirilmeyecegini tartışırken, ah keşke olsa derken olması zor gözüken bir eylemi siz birkaç bin fersah ileri taşıyıp orduyu özelleştirmişsiniz.

    Şu kriz ortamında koca koca bankaların koca koca şirketler ile yaptıgı sözleşmeleri milyon dolarlık tazminatlar ödeyip fesh ettigi şu yaşanılan günleri unutmazsak özel ordular kurulmasının imkanı olmadıgını düşünebiliriz.Biz zaten profesyonelleşsin yeter diyoruz.Fazlasına gerek yok.

  3. Yazan:Ezel KARA Tarih: Şub 25, 2009 | Reply

    evet ordu özelleştirilsin ki sadece fakirler askere gidip ölsün. süper fikir,bravo!

  4. Yazan:Ali Duman Tarih: Şub 25, 2009 | Reply

    Türkiye 600.000 kişilik dünyanın en kalabalık ordusunu besler, bu değişmez neden mi? her şey 30-40 tane daha fazla GENERAL kadrosunu söndürmemek içindir. TSK Sağlık Komutanı (General), GATA Komutanı (General), Hastane komutanları (General/Albay) Doktor branşından olması gerekirken, zaman içerisinde Harp okulu mezunu General kadrolarına dönüştürülmüştür. Bu denli kalabalık ordu, salt GENERAL kadrosunu azaltmama adına sürdürülmektedir.

    Gerçekçi düşünmek gerekirse Generallerin konforuna aykırı düşecek hiç bir reform çalışmasının başarılı olma şansı yoktur, bu demektir ki önemli bir reform mümkün değildir.
    Bugüne kadar gündeme gelmeyen asıl en vahim olan şey ise İç Hizmet Kanunu ile Askeri Ceza Kanunu’dur. Musolini’den alınma bu kanunlar ile Amir’in, mahiyetindeki personele -mahkeme edilmeden- HAPİS CEZASI VEREBİLMESİDİR. Mahkeme edilmeden HAPİS cezası verilebilen yegane ülke Türkiye’dir. 2 nci Dünya Savaşı döneminden kalma söz konusu kanunun savaş dönemi yürürlükte bulunması doğal sayılabilir, ancak barışta yürürlükte olması vahimdir. Misal, ordu komutanı mahkeme etmeden emrindeki personel için 28 güne kadar hapis cezası verebilir ve bunu sayısız kez tekrar da edebilir. Bu devirde “kişi özgürlüğünün” bu denli kolay kısıtlanabilmesi vahimdir, asıl vahim olan diğer husus ise bu vahim durumun bugüne kadar gündeme dahi gelmemiş oluşudur.

  5. Yazan:Ali Duman Tarih: Şub 25, 2009 | Reply

    Ordu, soğuk savaş sonrası hızlı bir şekilde personel anlamında küçülmeli, vurucu ve teknolojik güç olarak daha etkin hale gelmeliydi. Personel anlamında küçülmesi ile silah, teknoloji, vurucu dinamik güç haline gelmesi arasında ters yönde bir ilişki vardır, zira personel tasarrufundan sağlayacağı kaynağı,silah ve teknolojiye aktarma imkanı mevcuttur.
    TSK, daha ekonomik bir personel yapılanmasıyla daha çevik, daha teknolojik, daha vurucu güç haline geleceğini çok iyi bilmektedir. Bu konuda çok çalışmalar yapmıştır, ancak yukarıda da anlattığım handikapları (general sayısının azaltılması) bu tarz yapılanmaya gitmesine engel teşkil etmektedir.

  6. Yazan:nazim alemdar Tarih: Şub 26, 2009 | Reply

    Özellestirme kelimesi yanlis. Parasi olanin askere gitmeyip, garip gurebanin askerlik görevini yapmasi, toplumda iki kategori yaratir.

    Askerlik sadece silah altina alinmak degil ayni zamanda birlikte yasama, zorluklara beraber direnme ve disiplinli yasamin ögrenilmesidir.

    kisaca fikrimi belirteyim;

    1-profesyonel ordu kurulmalidir. Askerligi meslek olarak kabul etmek isteyenler, mesleki ordunun elemani olurlar.

    2-her Türk Vatandasi (kadin ve erkekler) cok kisa bir egitimden gecirilmeli. Mesela 2-3 ay gibi bir dönem silah altina alinmali ve temek egitimden gecmeli.

  7. Yazan:Alpay Baykurt Tarih: Şub 26, 2009 | Reply

    Kesinlik ile zengin fakir ayrimciligi ulkede alip gidecek basini.fakir Askere zengin cocugu barlara.Bu ulke nice zaferler kazandi.guclu bir ordu her sinifi kapsasin.benim cocugum sehit olurken zenginin cocugu kiz arkadasi ile sefa surmesin.birimiz hepimiz,hepimiz birimiz icin.M.K.Ataturk

  8. Yazan:Ezel KARA Tarih: Şub 26, 2009 | Reply

    yok yok ordu özelleşsin ya da pardon daha kibar diyeyim profesyonelleşsin..askere sadece fakirler gitsin, onlar ölsün..ne ala memleket(!)

  9. Yazan:M.Bahattin Adıgüzel Tarih: Şub 26, 2009 | Reply

    Paralı askerliğe kesinlikle karşıyım.
    Bir ülkenin bağımsızlığı, toprak bütünlüğü, geçmişinin temiz kalması, geçmişine ve geleceğine sahip çıkılması ancak milli duyguların yüksek tutulmasıyla mümkün olabilir.
    Bir devletin ordusu olağanüstü koşullarda en önemli milli güç unsurudur. Bu özelliği nedeniyledir ki milli güç paralı askerlerle muhafaza edilemez.
    Türk Ordusunun harp silah araç ve gereçleri dışarıya bağımlı olamaz. Milyarlarca doların hazır malzeme alımları için yurt dışına yatırılması kabul edilemez.
    Kıbrıs Barış Harekatı sonrasında konulan ambargo nedeniyle kurulan; TAI, TEI, Havelsan, Aselsan, Roketsan, ve savunma sanayisinde üretim yapan diğer yerli ve milli şirketlerin neden kurulduklarını kimse unutmasın.
    Düşünen, yazan, üreten insanlara ve üretim için şirket kuran yatırımcılara destek olunsun.
    Dış alım yerine AR-GE çalışmalarına ve iç üretime önem verilsin.
    Para milli hudutlar içerisinde çarkını tamamlasın.
    Siyasiler ve bürokratlar yabancıların uşaklığını yapmaktan vazgeçsinler.
    Yabancı şirketlerin temsilciliğine soyunanlar ucuz ticaret yapmaktan ve bu ülkeye kötülük etmekten başka bir iş yapmıyorlar. Bu insanlar biraz tarih okusunlar veya düşünen insanların düşüncelerine hürmet etsinler. Okumayan insanlar hürmet etmeyi de bilmezler. Onun için hürmetin ne anlama geldiğini dahi çoğu anlayamayabilir.
    Bu ülke bizim ve bizi bizden başka hiç bir güç koruyamaz. Bunu bu devletin yöneticisinden, siyasetçisine, esnafından memuruna, bilim adamından medya mensubuna ve bu ülkede yaşayan ve bu ülkenin kimlik kartını ve pasaportunu taşıyan herkes bilsin…

  10. Yazan:denememeler Tarih: Şub 26, 2009 | Reply

    “zenginler paralı askerlik yapsın, fakirler askere gitsin” gibi, geçmişteki (osmanlıya kadar uzanan) temelli askerlik uygulaması, eşitliğe (hukuk önündeki eşitliğe) aykırıdır ve bu temelde zaten liberallerin savunacağı bir şey olamaz. Eksik olmasın muhafazakar dostlarımız bizden (amarat bey/hanım’ın sözleriyle) fersah fersah ilerideler. zorunlu askerliği kaldırmaktan değil, “zorunlu askerliğe tabi kişilerin askerlik yapmak yerine para ödemeleri” gerektiğinden bahsediyorlar.

    Zorunlu askerlik, tüm kurumlarıyla kaldırılmalıdır. erkek-kadın kimse zorunlu askerliğe tabi tutulmamalıdır. ülkenin dışarıdan gelebilecek şiddete karşı korunması gereği - bedel üzerinden değil - vergiler üzerinden yine devletin bir görevidir. Uluslararası kuruluşlarla yapılacak antlaşmalar çerçevesinde bir ordu kurulabilir. Bu ordu, emniyet teşkilatı nasıl teşkil edilmişse öyle teşkil edilebilir.

    Arkanızdan gelmemizin sebebi, size tur bindirmemizdir. Ben lisede okurken bunları söylüyordum. :) Sonra MGK filan devreye girdi tırstım, sustum.

    Eklemekte fayda var: tartışmalarımız kanun-nizam çerçevesinde. Hali hazırda zorunlu askerlik var ve ben kimsenin bu “bedelli çıkacak” söylentilerine kapılıp askerliğini erteletmesini tavsiye etmem. 30′unu aşıp askere gitmemenin zoruna SSK’sız, pasaportsuz ömür geçiren insanlar hakkındaki söylenenleri işitiyoruz. Bu konuştuklarımız önümüzdeki 10-20 yılın işleridir. Kulak asmayın, gidin gibi askerliğinizi yapın gelin.

    Bir de ek: askerliği erteletmek için doktora yapmayın. Bir doktora 10 kısa dönem askerliğe bedel bir çile. onun bedellisi de yok.

  11. Yazan:Özgür Taylan Tarih: Şub 26, 2009 | Reply

    Ordu’nun özelleştirilmesi değil de profesyonelleştirilmesi gerekir.Nitekim günümüzde insan sayısına dayalı ve cephede göğüs göğüse yapılan savaş dönemi bitmiştir. Günümüz savaşları tamamen teknoloji ve yüksek harp tekniklerine dayalıdır.Terörle mücadele ise mutlaka profesyonel bir orduyla yapılmalıdır.Zira teröristler genelde yüksek gerilla eğitimi almış kişilerdir.Bunlara normal mehmetçikle karşı savaşmak mümkün değildir.Hepimiz biliyoruz ki,mehmetçiğin askerlik süresi boyunca aldığı savaş ve silah eğitimi gerilla ile mücadele edebilecek kapasitede değildir.Böyle olunca da genç mehmetçiklerimizi yeterli donanıma sahip olmadan, gerilla eğitimi almış ve dağda yaşamaya alışmış teröristlerle savaşmaya gönderiyoruz.Ki bu nedenle de binlerce genç şehit veriyoruz.Halbuki bunun yerine gerçek mesleği ve uzmanlığı askerlik olan bir profesyonel ordu kurulabilirse terörle mücadelede daha az kayıpla ve çok daha etkin sonuç almak mümkündür.Bunun için,orduyu profesyonelleştirmeli,nicel olarak azaltıp niteliğini artırmalıdır.Kaynak ise askerlik bedelinin ödenmesidir.

  12. Yazan:Mehmet Kaptan Tarih: Şub 26, 2009 | Reply

    Orduda paralı askerlik askeriye ve Türkiye ekonomisine bir katkı bence sonuçta parasını veren herkes yapabiliyor. fakir zengin ayırmıyorlar. Eğer sizin düşündüğünüz gibi olsa yani fakirler ölsün dense o zaman özürlü arkadaşlarda askerlik yapmasın. Yurtdışındaki insanlar mecburen orda ve Türkiyeye çoğu zaman gelemiyorlar. Bu nedenle onlarda her Türk insanı gibi bu şanla şerefle dolu görevi yerine getiriyorlar birde bu yönden bakın…
    Ve unutmayın parayla pulla bu askerlik görevini yapan olduğu gibi gururuyla onuruyla askerlik yapan evlatlar babalar amcalarda var.
    Ve asıl bu konuda yorum yapması gerekenlerde bizler değiliz sanırım. Bu konuda asıl gaziler ve şehitler (konuşabilselerdi) yorum yapmalı en iyi dersi onlar verirler.

    Eğer yanlış söylediğim birşey varsa herkesten özür dilerim.

  13. Yazan:anti-militarist Tarih: Şub 26, 2009 | Reply

    evet ordu özelleştirilsin ki sadece fakirler askere gidip ölsün. süper fikir,bravo!

    Şimdi ölenler fakirler değil mi? Bu hizmetleri karşılığında da ayda 6 TL para (belki zam gelmiştir)ve karavana alıyorlar. Zenginler de raporu patlatıp, komutanlara pahalı hediyelerle kafa izinleri kopartıp, ya da orduevine yatay geçiş için torpil ayarlayarak evlerinde askerlik yapmaya devam ediyor. Siz askerlik yapmadınız herhalde.
    Herkesin askerlik yapmasının, askerliği öğrenmekle ilgisi yok. Askerlik boyunca 3 silah atışı yapıp, G3′leri söküp takmayı öğrenmekle, sağ sol uygun adım yürüyüşüyle askerlik öğrenilmez. Öyle olsa polislerin askere alınmaması lazım. Çünkü zaten bu talimden geçiyorlar.
    Amaç, bütün vatandaşlara askere selam çakmasını öğretmektir. Asker üstündür, ülkeyi kurtaracak askerlerdir, ülkenin sahibi kurmaylardır. Bütün bunları ve resmi ideolojiyi iyice bellersen, milli eğitimde atlandıysa askerde “rejimin neferi” haline gelirsin. Ama son yıllarda askere gidenler o kadar çarpıklık görüyor ki, neferden çok nefret üretiyor askeriye.

  14. Yazan:Ali Tarih: Şub 26, 2009 | Reply

    Askeri bir kurum olarak Türk Silahlı Kuvvetleri belli bir bütçeden faydalanmakta ve ülkede geliri eğitimden sonra 2. sırada yer almaktadır. Ordunun krize girme ihtimali zayıf, olsa dahil çok az etkilidir. Bütün bu noktaları gördükten sonra ordunun bedelli veya paralı askerlik durumu şuanki piyasa durumlarına göre şekillenmez. Hiçbir kriz dönemindede bende kriz var dememiştirde.
    Orduyu biraz yakından tanımış ve kavramış olanlar şunu çok iyi farkederlerki..ordu para ihtiyacını dile getirdiği dönemler; seferberlik,tezkere ve operasyon konulu dönemlerdir. Hiçbir tezkerede içerisinde maddi bir kaynak belirtilmeden meclisten çıkmaz,bu detay kamuoyuna bildirilmez.

    Benim fikrime gelince ;
    Ordunun profesyönel ve paralı kişilerce oluşturulmasını doğru buluyorum. Böyle bir yapılandırma hem ordu içtüzüğünün şeffaflığı, hem ekonomik varlığının tutarlılığını oluşturacak hemde atıl gücün varlığını ortadan kaldıracaktır.

    Son olarak ordu profesyönelleşirse şan,şeref,vatan,bütünlük gider diye bakanlara teknolojinin bugünkü şartlarını ve geldiği noktayı bir kez daha gözden geçirmelerini tavsiye ederim.
    İyi günler dilerim….

  15. Yazan:alper erensoy Tarih: Şub 26, 2009 | Reply

    askerliğimi uzun dönem yaptım ve kesinlikle paralı askerlik olması gerekir.millete hizmeti herkes yapabileceğinin en iyisiyle yapmalı. en kötünün yapabileceği standartları referans kabul eden bir sistemde değil. isteyen parasıyla, isteyen emeğiyle, isteyen bilgisiyle. her paralı askerlik yapan kızlarla barlarda dolaşmıyor. bu memleketin parası olan, milletini seven, çalışan çabalayan evlatları barlarda kızlarla gezenlerden kat kat fazla.kızlarla barlarda dolaşan adam da askerde askerlik yapmıyor zaten.torpili ile komutanlarınada arkadaşlarınada bela oluyor. ordu askerlikte herkese eşit muamele diye inat edip paspas yaptırarak askerlik yaptıracağına profesyonel olsa cephedeki adamda rahat eder, para veren adam da vatana hizmet eder. iş güç sahibi, vergi veren ve vatanını seven çok insan tanıyorum askerlik borcunu ödemek için can atan. vergi gibi askerlik borcuda kazanç cinsinden ödenmeli.özetle eşitlik değil adalet olmalıdır.

  16. Yazan:amarat Tarih: Şub 26, 2009 | Reply

    Öncelikle Ezel hanım’a şunu söylemek isterim aramızdaki mantalite farkı cümlelerinizi kurarken seçtiginiz kelimelerden görtmek mümkün.Misal siz askerlere ölsün demişsiniz ama benim mantaliteme göre Onlara ölü değil şehit demek daha doğru.Ayrıca sizin görüşünüze göre fakirler ölsün zenginler ölmesini savunuyorsunuz bunuda fakirikorumak adına soyluyorsunuz.Sizin gayet iyi niyetli masumane düşündügünüzden eminim.Fakat şehit olan askerler hali hazırda zengin ya da fakir demeden şehit oluyor.Askeriyemiz profesyonelleştikçe askerlerimiz işinin yani askerligin uzmanı olacaklar boylelikle şehit sayımızın azalacıgını umuyoruz bundaki temel savımızda şudur.

    3 ay acemiliği yapan birisi doguya gönderilince 1 sene daha askerlik yapıyor ve dagları, dereleri tepeleri tam ögrendi memleketine davullarla karşılanmak üzere geri gidiyor.Ayrıca şunu da söylemek isterimki evde babasından arabasını dahi alamayan kişi askeriyede araba sürüyor boyle olunca insan buna şaşıp kalıyor ama işte oluyor bunlar.

    Misal ben kendimden örnek vereyim, acemiligimi antalya merkez jandarmada yaptım 28 gün bize g3 eğitimi verdiler egitim dediysemde işte 9 mermi atış yaptık ve g3ün temizligini en kısa sürede yamamlama egitimi.oyle sürünme falan yok,neyse gel zaman git zaman 28 gün sonra kemere askerligimiz çıktı usta birligi olarak kemere geldik fakat burada fransız onlusu verilen tabanca verildi bir de mp5 denilen bir silah verildi ee hani g3 yok, olamaz da zaten o kadar yabancı insanın yanında g3 ile dolaşacak değiliz fakat es kaza bir çatışma olsaydı emin olun o fransız onlusu tabancayı nasıl çalıştıracagımı bilmiyordum, zaten bilsem dahi o tabancanın elimde patlamayacagından şüphe ediyordum, düşman yerine kendime zarar verebilirdim.

    Tabi ezel haım askerlik yapmadıgından bilmiyor bunları.ayrıca kısa dönem askerlerin askeriyede işi kebap, tuncelide arkadaşım operasyona gitmek için komutanından izin istiyormuş, mardindeki kısa dönemler nöbet dahi tutmuyormuş.Kısa dönemler el üzerinde tutuluyor açıkçası.

    Fakirler askere gitsin zenginler gitmesin.olaya para açısından bakarsak şunuda söyleyebilirim.Bir arkadaşım vardı keşke askeriyede kalabilsem diyordu zira memleketine gidince yapacak işi yok.Ben askerden geldim şimdi her ay maaşımdan kesilen kesintileri soylesem eminim ohannesburg dersiniz ama ben askerdeyken devlet beni orada tutarak bu kesintileri yapamadı.Keşke ben askere gitmeseydim vergimi ödeseydim.o doguya giden askerlerin her birine gece görüş dürbünü verilseydi daha iyi olmazmıydı ?

    1994 yılında siirt eruhta çatışmaya giren abimin sözleri.Çatışmaya girdik her 5 mermiden birisi izlidir.Eşiniz ya da arkadaşlarınıza sorun onlar bilir Ezel hanım.Şimdi abimin anlattıgına göre çatışmadan tırsan asker ki bence son derece haklı hayatında istiklal caddesinden çıkmamış bir kişinin mermilerinin düşman yerine havaya gitmesi gayet normaldirki kimi askerlerin mermilerinin havaya dogru gittigi görülmüş.Yani ya teroristlerin uçma yetenekleri var ya da bu durumda yanlış giden bir şey var.

    http://entelektuel.com/profesyonel-askerlik/

    zamanında yazmıştım ben bunu.

    Ayrıca denemeleri, ben smmm stajyeri iken tecilimi bozdurdum vatan aşkı ile askere gitmiştim :=) Doktora demişken daha yüksek lisanstayız.Umarım biz de o noktaya varırız.

  17. Yazan:Ali Duman Tarih: Şub 26, 2009 | Reply

    Mevcut sistemde zengin çocukları askerlik yapıyor denilemez, onlar mutlaka bir yolunu bulur ve bu işten bir şekilde sıyırlar.
    Bu cümleden olmak üzere sormak gerekirse “siz hiç seçkin bir ailenin çocuğunun ŞEHİT olduğuna tanık oldunuz mu?”
    Vatan savaşılması gereken dönemlerde halk çocuklarınındır, nimetlerinin yenilmesine gelince, vatan hakim sınıfındır. Çünkü devlet aygıtı “bir sınıfın diğer sınıflar üzerinde tahakküm kurması” üzerine kuruludur.
    Kıs vadeli en iyi çözüm, halkın sırtında daha az yük olacak bir organizasyona gidilmesidir, bunun için öncelikle personel sayısı bakımından “daha küçük”, “daha dinamik”, “daha vurucu”, “daha teknolojik” bir profosyonel ordu oluşturulmasıdır.

    Ülke savunmasının mantığı, adı konulmamış bir şekilde “ölmemesi gerekenlerin, ölmemesi üzerine kurulu”dur. Bu durumda “ölmemesi gerekenlerin”, “askerlik yapıyormuş” gibi görünmesinin de gereği yoktur. Bu ikiyüzlülüğe son vererek, bedelini ödeyebilenlerin askerlikten muaf tutulmalarını, sağlanacak bu kaynak ile askerlik yapan vatan evlatlarına en az “askeri ücret” düzeyinde maaş verilmesi gereklidir.

    Sahte çürük raporları, torpiller, kayırmalar, komutanlara rüşvet vererek arazi olmalar gibi sistemi içeriden çürüten bir çok olumsuzlukta kendiliğinden ortadan kalkmış olacaktır.

    Aslında “profosoyenel ordu” için kafa yormamıza hiç gerek yoktur, çünkü TSK bu konuda neler yapılması gerektiğini herkesten çok daha iyi bilmektedir, bu konuda birçok önemli çalışmaları da kurum olarak yapmıştır. Ancak, profosyonel orduya geçişin çok “UFAK” bir kusuru var, profosyonel ordu “GENERAL KADROSUNUN AZALTILMASINI GEREKTİRMEKTEDİR” İşte kusur budur, bilmem anlatabildim mi?
    Sn. Generallerimiz, sırf bu yüzden “profosyonel ordu” projesinden hiç haz etmezler.

  18. Yazan:birisi Tarih: Şub 26, 2009 | Reply

    Ordunun paralı hale getirilip şu andaki düzenin bozulması düşüncesi ancak ve ancak tarihi bilmeyen; bu ülkenin nasıl alındığını önemsemeyen kuş beinli beyinlerin fikridir ki bu da tartışmaya bile değmez.

  19. Yazan:Can Apak Tarih: Şub 26, 2009 | Reply

    Yaklaşık 25 yıl önce TÜBİTAK “Bilim ve Teknik” dergisinde çıkan bir makalenin özeti:

    Şimdiki Lübnan’da yapılan arkeolojik kazıda kalıntıları bulunan küçük bir ülkenin yazıları çözülünce, arkeologlar bu ülkenin ordusu olmadığını, sadece ticaretle geçindiklerini, gerektiğinde paralı ordu kiraladıklarını, günün birinde, kiraladıkları ordu kendilerine saldırdığı için yok olduklarını buldular.

    Bilmem başka yorum gerekir mi?

  20. Yazan:Ekrem Senai Tarih: Şub 26, 2009 | Reply

    günün birinde, kiraladıkları ordu kendilerine saldırdığı için yok olduklarını buldular.
    Bilmem başka yorum gerekir mi?

    Günün birinde (60,71,80,97) milletin kendi ordusu, kendilerine saldırmış; yok etmekten beter etmişler.
    Bilmem başka yorum gerekir mi?

  21. Yazan:Birkan Tarih: Şub 26, 2009 | Reply

    Teknolojinin tavan yaptigi su donemde bilek gucunun ne kadar zayif kalacagini hepimiz bilmekteyiz ve son zamanlarda Israil’in Filistine ne yaptigini hepimiz gormekteyiz. Profesyonel ordu “fakir askerlerimiz ölsun” den ziyade tam tersine son zamanlarda pkk ile carpismalarda kaybettigimiz sehit askerlerimizin amatorlugu ve amator olduklari halde alternatif olmadigi icin vatanimizi savunmak adina carpismalara girmeleri son bulacaktir.
    Profesyonel ordu askerleride turk vatandasi oldugu surece problem olacagini sanmiyorum.
    Ben askerligimi 18 ay yapmis bir turk vatandasiyim ancak benim gibi bir cok insan da bu zamanin cok gereksiz oldugunu dusunmektedir. Bu sure Turkiye devletine cok buyuk maddi kayiptir. Asker gucu ve silah gucu tabiki cok onemlidir ancak asil onemli olan bedelli askerlikten toplanan paralarin gelistirme projelerine yatirilmasi ve dogru yerlere gitmesi esas olmalidir. Son olarak ” Ali Duman ” arkadasimiza katiliyorum oyle yada boyle zengin cocugu diye tabir ettigimiz askerlerimiz bedelli olsun yada olmasin torpil, curuk yada rusvet bir sekilde kendilerini arka planda birakmaktadirlar. Bu ayrim her halukarda vardir ve olacaktir. Turkiye gibi guclu bir ulkenin ordusuda cok guclu ve profesyonel olmalidir diye dusunuyorum…
    Saygilar.

  22. Yazan:Cemal Guven Asti Tarih: Şub 26, 2009 | Reply

    Dedem Kazim Karabekirin ordusuyla Doguda olmus.
    Amcam Korede olmus.
    Abim Kibrista olmus.
    Obur abimin oglu Afganistanda yaralanmis.
    Ulan siz ne gecinmez milletsiniz.
    Otur komsularinla baris yap , is aglari kur.
    Ey boyyuk Turkiye cumhuriyeti ve onun korkusuz kahraman Turk Silahli Kuvvetleri bana guvenip kimseye savasip ilan etme. Bak onceden soyluyorum yoksa kendi basina ne halt edersen et.
    Haaaaa “Ulek! bu ulke 90 million TSK sanami kaldi sen kimsinki TSK sana guvensin!”. Diye dusunen varsa yanitim sudur.
    Eger TSK nin bana ihtiyaci yoksa o bire neden habire arkamdan 40 takla atip beni askere gitmeye zorluyor?
    Ben derken (ben sen o, onlar hepimiz) tabiki onemliyiz.
    Elbetteki TSK bensiz bir halt edemez. Elbetteki TR bensiz bir bk yiyemez.
    Simdiye kadar Turkiye bugun geri kalmissa nedeni nedir diye dusundunuzmu?
    Sen artislik yap ulkenin en egitilmis en iyi kadrolarini yurtdisina kaptir ondan sonra neden geri kaldik diye dusun.
    Ben (ve benim gibi bir suru insan)TR nin en iyi universitelerinde okudu. Okurken kahraman ordumuz bize saldirdi. Bizi hapislere attilar meydanlarda saldirdilar sokaklarda oldurduler, sehirlerin nemli bodrum katlarinda surundurduler. Bende yurt disina ciktim. Isimi buldum guzelim karimi buldum cocuklarim oldu evim arabam ciftligimde essegim oldu. Yurtdisinda fabrikalar tasarim ettim. Millete plan organizasyon yenilik getirdim. is kurdum. Ekonomilerine katkida bulundum. Birsuru insana destek oldum benden guc aliyorlar.Turkiyede ise yasli annemi bosanmis kiz kardesimi ve niteliksiz dolmus soforu, kasap ilkokul arkadaslarimi biraktim.
    Neyse sizlere farkli bir pencere sundum. Degisik diye sonuna kadar nasilda merakla okudunuz. Hoscakal kardesim benim.

  23. Yazan:adil akkoyunlu Tarih: Şub 26, 2009 | Reply

    Herkesin askerlik yapmasına gerek yok. Diğer iş ve meslekler gibi askerlik de profesyonel maaşlı memurlardan oluşturulabilir. Daha verimli olacağına inanıyorum. Selamlarımla…

  24. Yazan:Mr. Daddy Tarih: Şub 26, 2009 | Reply

    Ordunun paralı hale getirilip şu andaki düzenin bozulması düşüncesi ancak ve ancak tarihi bilmeyen; bu ülkenin nasıl alındığını önemsemeyen kuş beinli beyinlerin fikridir ki bu da tartışmaya bile değmez.

    Sn. birisi, ordumuzun pek değerli subayları paralı asker değil mi? Bütün askerlerin tıpkı subaylar gibi paralı asker olması niçin mevcut düzenin bozulması olsun? Subaylarımızda bir kusur olmadığına göre, bu talep ordunun kalitesinin yükselmesi demek. Siz ya memleketin cam silmekle alındığı düşüncesindesiniz yada askerlik yapmadınız.

  25. Yazan:Mustafa Akbas Tarih: Şub 26, 2009 | Reply

    Türk Ordusunu Özellestirmek yada daha verimli yapmak imkansizdir. Ordumuz Devletin icinde Devlet olmustur. Ordumuz görevini kendisine kendi verir, isine gelen rejimi halka uygulamaya calisir, sayisiz darbe yapmistir. Jandarmayi Polis olarak kullanir, Jitemle isine gelmeyen vatandaslari kiydirir. Tabii Ticaret alanda’da sayisir Faaliyet gösterir. Örnek olarak Oyak Banki, Oyak üretim tesislerini, Eti’yi vereyim. Ordumuz o kadar becerikli Salca bile üretir. Ordumuzum tayfasi icin hizmet veren Hastaneler,yargi mensublari ve Mahkemeler, Spor tesisleri faaliyet gösterir. Hatta Ordumuz yardim adi altinda vergi bile toplamaktadir.Yurt disindan senelik gelen 70 milyon Dollar bedelli askerlik kafa parasi direk’den Ordumuzum kasasina girer ama islemlerin ücreti Milli bütceye yüklenir.Harbiyeliler ucuz ve kolay yasamaya alismislar kolay kolay elde ettikleri avantaclari geri vermezler.Ordumuzu yapici sekilde elestirenlere derhal Orduya yipratma olayi dayatilidir. Komutanlar tahsilli olmalarina ragmen olur yolu görememeleri cok vahim bir durum. Benim yaptigim tesbit Ordumuz Jakoben sistemin kurbani olmustur. Ordumuzun baski altindan kendini kurtarmasi lazim ama bu daha coc cok uzun sürecek.

  26. Yazan:Birkan Tarih: Şub 26, 2009 | Reply

    Yukaridaki yazima ek olarak Ulkemizin en buyuk problemlerinden olan issizlige de buyuk katki saglayacagini dusunuyorum akli basinda ulkesini seven bir cok gencimize de gelir kapisi olabilir.
    Bu arada bu yazinin basligi benim fikrimce degistirlmeli ozellestirme diye bir durum soz konusu degil ordu halk’a arz edilmiyor, biri yada birilerine de satilmiyor.

  27. Yazan:Ahmet Yılmaz Tarih: Şub 26, 2009 | Reply

    Ordunun özelleşmesi başka bir şey, profesyonel orduya geçiş başka bir şey, bedelli askerlik yapmak başka bir şeydir. Bütün kavramları yerli yerine oturtmadıkça, doğru sonuca ulaşamayız. Her yurttaşın “vatan görevi” olarak mutlaka askerlik yapması, yerinde bir kuraldır. Ancak nüfusumuzun kalabalıklaşması, ordu mevcudunu isteklerimizin ve ihtiyaçlarımızın ötesinde yoğunlaşmasına sebep olmuştur. Bugünkü savaşların artık bir süngü savaşı olmadığını, dolayısıyla asker sayısıyla bağlantılı bir denklem kurulamayacağını hepimiz biliyoruz. Biraz teknolojiye adapte olamamışlığın, biraz eski alışkanlıkların, kısmen de “kalabalık orduya kalabalık komutan gerekir” mantığının sonucu olarak, Türkiye bugün hem gençlerini en verimli çağda uzun bir süre toplumdan uzak tutmakta hem de sırtına ağır bir malî yük bindirmektedir. Bu kapsamda sırada bekleyenlerin durumuna “bedelli askerlik”le çözüm bulunmaya çalışıldı ama, bu durum hemen hemen bütün arkadaşlarımızın belirttiği gibi, “parası olmayanın askerlik yapmak zorunda kalması” sonucunu ortaya çıkardı. Elbetteki bu, eşitlik ve adalet ilkesine aykırı bir durumdur. Uzmanları konuyu daha iyi bildikleri için daha uygun ve mantıklı çareler bulabilirler. Burada benim aklıma gelebilen en pratik çözüm, askerlik süresinin kısa tutulmasıdır. Eğitim sonrası askerlikte geçen zamanın çok uzun olduğunda şüphe yoktur.
    Öte yandan teknolojinin ön plana çıktığı bir devirde, daha profesyonel bir kadroyla bu işi yürütmek daha mantıklı gibidir. Böyle bir durum, askerliği “yüce bir makam” olarak algılayanlara biraz ters gibi gelse de, aslında silahlı kuvvetlerin muvazzaf subayları, bir anlamda bu işi aldıkları maaş sebebiyle yaptıkları içinzaten profesyonel birer askerdirler. Erat diye tabir edebileceğimiz alt kadronun da “savaş” meraklısı özel yetiştirilmiş kişilerden teşekkül etmesi, akıl dışı bir davranış değildir. Başlıkta yanlış olarak yer alan askerin özelleştirilmesi meselesi ise herhalde en azından günümüzde düşünülmesi bile mümkün olmayacak bir durumdur. Ancak yine de giderek farklı bir biçimde şekillenen global dünyanın, gelecekte nasıl bir durum ortaya çıkaracağını şimdiden kestirmek güçtür.

  28. Yazan:bertan gursel Tarih: Şub 26, 2009 | Reply

    HIÇ TARTISMASIZ, HER BRANSTA, HER IS KOLUNDA,
    PROFESSIONELLER DAIMA AMATORLERDEN ÇOOOOK
    DAHA VERIMLIDIR.
    BU MUNAKASASI DAHI EDILMEYECEK BIR GERÇEKTIR.
    200.000 KISILIK BIR PROFESSIONEL ORDU 800.000
    KISILIK AMATOR ORDUDAN 2 DEFA FAZLA NETICE ALIR.
    BERTAN

  29. Yazan:can Tarih: Şub 26, 2009 | Reply

    Bu ülkenin tarihini bilmeyen birileri ancak ordunun özelleştirilmesi fikrini ortaya atabilir. Bence bu fikri ortaya atanlara vatan haini damgasi vurulmali ve bu kisilerin vatandaşlıktan çıkarılması gerekmektedir. Sadece bu fikri ortaya atanlarin degil, bu fikri ortaya atmamasina ramen, bu ülkenin tarihini bilmeyenlerin de vatandaşlıktan ihrac edilmesi gerekir. Maddi acidan Turkiye Tarihi egitimini almaya imkani olmayanlara bu imkani ulkeyi yonetenlerin saglamasi gerekmelidir. Bunu saglamayanlar da yine vatandasliktan ihrac edilmelidir. Hatta bu konu anayasal bir zorunluluk yaratilmalidir. Hatta degistirilemeyecek maddelerden olacak sekilde…ve hatta zaman zaman bu egitimi almis olan insanlarin bilgisi test dahilinde sinanmalidir. Insanlar hukumet secimleri oldugu surece bu sinava girmeli ve yeterlilik alanlar oy kullanabilmeli..

  30. Yazan:Ekrem Senai Tarih: Şub 26, 2009 | Reply

    Sürekli birilerini vatan haini ilan etme fetişizmine sahip olanlar yeraltında yirmibin fersah bir yere sürgün ettirilmeli veya 80 günde devr-i alem yaptırılıp, sonra da Mars’a gönderilmek üzere NASA’ya takdim edilmelidir. Kendisini halktan üstün gören, kendini ülkenin sahibi sanan mütekebbirlere de kuyruk takıp ucuna da konserve kutusu bağlatılmalı ve kafasına bidon geçirip göbeklerine kıl plantasyonu yapılmalıdır.

  31. Yazan:Zeki Dikmen Tarih: Şub 26, 2009 | Reply

    Ezel Bey, umarım tavrımı fazla ofansif algılamazsınız. Affınıza sığınarak belirtmek isterim ki tavrınız tamamiyle demagojik olmakla birlikte tamamiyle milliyetçi duygusallıkla yaklaşan kesimi hedef alan popülist bir açıklama olmuş ve enteresandır ki -her ne kadar gaddarca gözükse de- ister kabul edin isterseniz etmeyin acı gerçek “doğal seleksiyon” kanunu hayatın her anında yüzümüze tokat gibi çarpmaktadır. İnsanlar doğarken bile eşit değilken neyin fırsat eşitliğinden bahsettiğinizi tam olarak anlayamadığımı da belirtmek isterim.

    Sizin önermenize karşılık sizin ters fikrinizi savunan birisi -ki bu ben değilim kesinlikle- “herkes askere gitsin, yararlı yararsız herkes ölsün” gibi bir önerme ile karşınıza çıkabilir.

    Kaldı ki askere giden herkes ölmüyor…

    Böylesi herkes ölüyor demek yerine gerçekçi çözümler üreterek vizyonları genişletmek çok çok daha isabetli bir seçim olacaktır.

    Benim fikrime gelince ise, paralı askerlik ücretinin eşiğini biraz daha aşağı çekerek talep artırılabilir. Böylelikle artan talebin yarattığı ciro, düşen asker sayısının maliyetlerini rahatlıkla karşılayabilirken öte yandan askerlik yapmakta olan insanlara aylık maaşlarının da bağlanabileceği bir tasarruf açığa çıkarma ihtimali de olacaktır.

    Böylelikle düşük gelirli olup paralı askerlik olanaklarından yararlanamayan kimseleri askerlik boyunca alacakları aylık maaşlarla askerden döndüklerinde kendi çaplarında istihdam yaratabilme fırsatları/imkanları olacaktır.

    Ya da paralı askerlikten ziyade gönüllü askerlik mantığı altında bir vizyon geliştirilerek askerliği reddeden kişilerden belli tazminatlar alınarak daha tartışmaya kapalı bir ortam yaratılabilir. Böylelikle gönüllü askerler ücret karşığında hizmet verirken askerliği reddedenler ise tazminatları karşılığında kuruma destek olurlar. Hatta daha da kurumsal düşünürsek acemilik döneminde maaş verilmeyerek maliyetler düşürülebilir. Çünkü acemilik dönemi tamamen eğitim iken sonraki dönem askeri hizmet kapsamına girmektedir.

    Hukuki olarak ne kadar doğrudur bilemiyorum.

  32. Yazan:Ahmet MiM Tarih: Şub 26, 2009 | Reply

    Konu basligi yanlis oldugundan, teknik alt yapinin forum olmamasindan dolayi, bu kadar fikir ve görüs belirtenlerin emeklerinin zay oldugunu düsünüyorum.
    Admin´den 1 ricam var:

    Konu basligini degistir.
    Önerilerim:
    öneri-1: TSK Nasil millilestirilebilir ?
    öneri-2: TSK Nasil demokratiklestirilebilir ?
    öneri-3: TSK Nasil kurtarilir ?

    Güzel çok hassas, çok önemli ve çok güncel bir konu. “Bu konuya, benim forumda girelim” gibi saçma bir teklifi sunmak yerine, burada paylasmayi da kabul ediyorum.

    Belirttigim gibi, ziyan etmeyelim zamanimizi.
    Ben varim…

    Her ülkenin bir ordusu vardir, 2 degil. Mevcut orduyu ABD nin ve Israil´in MANDA sindan kurtarmaktan baska bir seçenegimizde yoktur. Bu husustada çok seyler yapilabilir.

    MiM

  33. Yazan:mehmet salih Tarih: Şub 26, 2009 | Reply

    Bedeli askerlik şart oldu artık.
    http://www.bedelliaskerlik2009.net/

  34. Yazan:sagopa Tarih: Şub 26, 2009 | Reply

    bir makina mühendisi üniversiteden mezun oluyor,kafasında bir proje var ve onu uygulamak istiyor…ama önünde kocaman bir askerlik engeli var….şimdiki dünyada “zaman” kavramının ne kadar önemli olduğunu bilmeyen kimse yok ve tabikide patent ve üretim konusununda…bu çocuk askere gidiyor.kendisini oraya adapte etmek zorunda ve projeler kafasında eriyip gidiyor…şimdi memleket için hangisi hayırlı ??? bu çocuğa destek çıkıp üretime destek sağlaması mı??? yoksa askere gidip tüketici konumuna düşürülmesi mi?? güney doğuda kaybettiğimiz askerlere baktığımızda çoğu aşcı,terzi vs..yani prfosyonel asker değiller…ben 21.yy ayak uydurmamız gerektiğini prfosyonek askerliğin şart olduğunu düşünüyorum.saygılar

  35. Yazan:Ahmet MiM Tarih: Şub 26, 2009 | Reply

    MiLLi ORDUMUZ YOK !!!

    Hicbir ordu tamamen özellestirilemez, eger o ordu bir milleti ve onun yasadigi vatani korumakla yükümlü ise.
    Ordu nun en temel yapi tasi askerdir yani insandir. insanin yani askerin bir menfaati olmazsa, canini ortaya koymaz. Bu menfaat ise yasadigi toplumu yani milleti ve bu milletin üzerinde yasayarak, ikamet ettigi topraklari korumaktir.

    Ordulari kismen özellestirmek mümkündür.

    1. Özel Savunma Sanayii sayesinde ordunun her türlü infrastruktürel ve strukturel teknik ihtiyaci giderilebilir.

    2. Özel ihtisasli birliklerle, ihtisas isteyen savunma yürütülebilir. Parali askerlerdir bunlar.


    Her ordunun bir caydiricilik ve savunma gücü olmalidir ve bu gücüde her ordu;

    1. Teknik donanimindan,
    2. asgari miktardaki asker sayisindan ve
    3. ihtisasli askerlerinden,
    4. savas ideolojisinden,milliyetcilik, dincilik, vs..,
    5. iman indan alir.

    Özellestirme demek, özellestirilen isin finansmani demektir. Her toplumun ordusundaki özellestirmeler, o toplumun finansal yapisi ile dogru orantili olarak mümkündür.

    Bu gennel bilgileri sunduktan sonra, gelelim TÜRK ORDUSU na..

    Türk Ordusu; kurucusu, T.C. nin kurucusu Atatürk´ün izindeki bir ordu olup, Atatürk´ün imzaladigi MANDA ANLASMALARI nin bir parcasidir.
    Malum oldugu üzre T.C.Devleti, ABD ile imzaladigi MANDA ANDLASMALARI ile ABD nin savunmasi altindadir. ABD yönetimin emirleri altinda yönetilir.
    Kisacasi TÜRK ORDUSU´ne kendi emri, nede kendisinin asil sahibi Türk Milletinin emri altindadir.
    DARBELER kimin, kimlerin cikarlari icin, kimlerin emirleri ile yapilmistirlar ?

    Türk Ordusu; ABD den, bagimsiz bir ordu olmadigi sürece, yukardaki sundugum bilgileri kullanmak mümkün degildir.

    Herseyden önce TSK yi ABD MANDASINDAN KURTARMAK SARTTIR. Yani TSK nin millilestirilmesi sarttir.

    Eger bu ordu MILLI ORDU ise, bize yapacak isler düser. Yoksa ABD zaten istedigini yaptirtiyor Ordumuza.
    MiM

  36. Yazan:Serdar Ozince Tarih: Şub 26, 2009 | Reply

    Eger ordu ozellestirilirse bildigimiz sevdigimiz, milletimizi sınırlarımızı her türlü kosulda koruyan,dost,babacan,sevgi dolu yüzünü yitirir.Ve bir tehlike anında da işimiz şansa kalır. Biz, vatan ugruna ölen bir milletiz, para uğruna ölmek bizim genlerimizde yok..
    Turkiye’ye hali hazırda zaten yazık olmus durumda böyle bir şey olursa da hepten ruhuna fatiha okumamız gerekir.

  37. Yazan:ALİ KUNT Tarih: Şub 26, 2009 | Reply

    SORU,”TÜRK ORDUSU ÖZELLEŞTİRİLEBİLİRMİ” İSE ,YANIT, “EVET”OLUR, AKP ZİHNİYETİ, DİĞER SATMIŞ OLDUĞU TÜM DEĞERLERİMİZ GİBİ, ORDUYU DA GÖZÜNÜ KIRPMADAN BABALAR GİBİ SATAR. HATTA BUNUN İCİN BAZI DOST VE MÜTTEFİKLERİNDEN AFERİN BİLE ALIR.
    SORU “TÜRK ORDUSU ÖZELLEŞTİRİLSİNMİ” İSE, YANIT TABİİKİ “HAYIR” OLUR .HANGİ NORMAL ANA-BABA COK ZOR DURUMDA KALSA BİLE EVLADINI EVLATLIK VERMEK İSTER…..

  38. Yazan:Mustafa Akbas Tarih: Şub 26, 2009 | Reply

    Sayin Ahmet MiM bey,
    cok anlamli yazmissiniz.

    MiLLi ORDUMUZ YOK !!!

    ama baskici, darbeci, cok para harcayan, karanlik islerle ugrasan Kemalist bir Ordumuz var. Pardon yanlis oldu bizim Ordunun dehil biz ordunun halkiyiz. Simdi bana karsi cok cok sert sert bir gece yarisi aciklamsi gelirse hic sasirman.

  39. Yazan:umit Tarih: Şub 26, 2009 | Reply

    Zengin çocuğu fakir çocuğu ayrımına karşıyım.
    Ben zengin çocuğuyum, dedemim babasından itibaren yüksek eğitimliyiz. 25 yaşında hala okuyorum bir yandan çalışıyorum günde 8 saat kafamı kullanarak helal para kazanıyorum.
    Parası olan kolay yapar, fakirlere ayıp olur v.s geçin bunları. Adam gibi eğitiminiz varsa zengin çocuğu olmaya gerek yok. 3-5 aylık maaşınız bedelli için kafi. Ha fakirseniz zenginlere laf atmak yerine bunun hesabını kendi babalarınıza sorun. Neden eğitimsiz kalmışlar yada iş hayatında başarılı olmamışlar. Bizimkiler hayatlarını okullarda sınavlarla geçirirken, sizinkiler gibi köylerde çobanlık yapmamışlar. Dünyada emek veren herkes karşılığını alır, alamıyorsanda emeğe, başarıya saygı duyucaksın. Sizin yüzünüzen bu ülkede zenginlik sanki ayıpmış, suç işlemişmiş gibi muamele görüyor. Benim param var ve askerde kendi kalitemde adamlarla bir arada olmak istiyorum var mı. Zaten bedelli için 7500 euro para çıkarmak zenginlik mi, bu kadar paran yoksa zaten adam değilsin sana söyleyecek bir lafımda yok. ama şunu unutma böyle ileri geri konuşanlar, askerden sonra o zengin çocuğu dediğiniz adamların yanında işe girbilmek için yalvarıyor olacaksınız.

  40. Yazan:Ali Duman Tarih: Şub 26, 2009 | Reply

    Sn. Mustafa Akbaş;

    kısaca demek gerekirse;

    Türkiye ordusu olan bir devlet değil, devleti olan bir ordu’dur.

    (bu söz geçmiş zamanda Prusya için söylenmiş, oysa bize ne kadar da uygun düşüyor)

  41. Yazan:Mustafa Akbas Tarih: Şub 26, 2009 | Reply

    Sayin Kunt,
    mesele Orduya modernlestirmek ve yasadigimiz caga uygun hale getirmek. Ordumuzun görevi disinda hareket etmekte oldugu icin asil olan görevini yerine getiremiyor. Benim bildigim PKK karsi 30 yildir savasiyor. Normal bir Ordu bu ise coktan bitirmis olurdu. Hatta Amerikanin ve Yahudi Israilin yardimi olmasi belki PKK karsi savasi coktan kaybetmistik.Tek istegimiz vurucu ve caydirici gücü cok yüksek olan bir Ordumuzun olmasi.Maalesef Ordumuz ithal ve ikinci elden alinan silahlarda donaltilmis. Savunmaya asiri fazla para harcaniyor. Bu paranin büyük bir kismida dis ülkelere gidiyor.Dogru olan simdi biz dis güclere muhtaciz. Gecenlerle Sayin Basbug cikip 700 kisilik personeli oldgunun fali kulisin anlatdi..sanki Vatani insan sürüsüyle savunacak.Tabii yüksel rütbeli harbiyeli pasalar modern bir reforma karsi cikacak cünkü onlar profesyonel bir Orduyu yönetemeyeceklerini biliyorlar.

  42. Yazan:Mustafa Akbas Tarih: Şub 26, 2009 | Reply

    Sayin Ali Duman,

    tespitiniz cok dogru. Umarim cok yakin zamanda bu yanlisi düzeltiriz cünkü bizim halkimiz cok onurlu bir halk en azindan görevini yapan ve sectigimiz hür iradeden emirlerini alan bir Orduyu hak ettik.Benim kanatim hic cözemeyecegimiz bir sorun yok.Profesyonel bir Ordu yaratmak icin yeterli Para ve Personel mevcut. Sadece eski verimsiz aliskanliklari yikmamiz gerekiyor. Prusya’dan size Selamlar.

  43. Yazan:vedat demir Tarih: Şub 26, 2009 | Reply

    Bedelli askerlik haberleri dolasiyor.Turk vatandasi olup bedelli olarak,Turk askeri disiplininden kacmak istiyenlerdir.Benim buna bir cozumum var.Bedelli askerlik diye tutturanlar bedel versin ayrica tatile gidiyormus gibi bir ay icine sikistirilmis turk disiplini ve Turk asker disiplinini ve ihtiyata luzum goruldugunde vatanini kurtarmaya hazir olabilmesi icin BEDELE ILAVE OLARAK BIR AY HERKES GIBI EGITIMDEN GECMESI VE EN AZ CAVUSUNDAN VEYA ASTSUBAYINDAN HATIRA OLARAK BIR TOKAT YEMESI SARTIYLA OLMALIDIR. boylece Turkluk ve Turk disiplini korunmus olur.(bir aylik egitim ozel olmamali Herkesin aldigi tarzda olmali BEDEL VERMIS DIYE ISTISNA YOK.BIR AY ICINE SIGDIRILMIS BUTUN TURKLUK DISIPLINI ve RUHUNU KAPSAMASI GEREKIR

  44. Yazan:murat Tarih: Şub 26, 2009 | Reply

    Sayın yazar/düşünür!

    Ne demek istiyorsunuz inanın anlamadım. Gerçek düşüncenizi paylaşırsanız mutlu olurum. Hangi taraftasınız. Ben tarafsızım demeyin. Bir konu hakkında birşeyler yazabiliyorsanız bir taraftasınız demektir.

    İsterseniz ingilizce yazın. Belki söylediklerinizi anlarım.

  45. Yazan:Erkan AKA Tarih: Şub 26, 2009 | Reply

    “Ertelemiş olanlar, kaçaklar vs hesaba katılınca bu kadar ediyormuş!”
    Ben bu kısma katılmıyorum. Çünkü hiç gerçekçi değil. Neden mi?
    Daha 1 hafta önce askeri yoklamaya girdim. 24 yaşındayım. Okul dolayısıyla erteletmiştim.
    Bugün askere gitmek istiyorum diye dilekçe versem ne zaman giderim diye şubedeki asteğmene sordum?
    İstatistiklere göre askere gitmeyi bekleyen o kadar insan varmış bana sıra anca 1.5 yıl sonra gelirmiş..
    Yani kaçaklar, erteletenler yüzünden bu millet askersiz kalmaz.
    Bence ordudaki asker sayısının azaltılması gerek. Kalabalığa gerek yok. 40 km. menzilliği top yapacağımıza 4.000 km menzilli nükleer başlıklı füze yapalım: Bir tanesi 100.000 askere, 1000 topa, 1000 tanka, 100 uçağa bedel olsun..
    Bence orduya ayrılan bu maddi kaynağın tek sebebi “modernizasyon” dur..Bu da gereklidir.

  46. Yazan:safak öztürk Tarih: Şub 26, 2009 | Reply

    ne alakası var. zaten erler dışındaki herkez orduda para ile
    çalışıyor.maaş alıyor yani..burda paralı askerlik diye bahsedilen
    aslında bedelli askerlik.yani zamanı gelmiş ama bellii sebeblerden dolayı
    askere gidememiş yada gecikmiş kişiler için tanınan ve para karşılığı
    kısa süreli askerlik yapmalarına olanak verilen bir durum.
    konuyu saptırmada üstünüze yok hani. ayıptır ayıp yapmayın böyle
    .sizleri kimlerin yönlendirdiği ve yönettiği belli zaten.
    daha öncede bir kaç kere çıktı bedelli askerlik. ne oldu o zaman yurt
    savunması mı aksadı. ordumu zarar gördü.
    laliklik mi elden gitti.
    hem ülke ekonomisine 3 kuruş katkı olacak. ne var bunda….
    siz gerçekten zavallısınız.. bırakın bu boş işleride milletin
    kafasını karıştırmayın.
    erkeksenizde bu yazımı yayınlayın. tabii işinize gelirse…………….

    Web sitesi: yazık size

  47. Yazan:Ali Duman Tarih: Şub 26, 2009 | Reply

    Konuyu dağıtmak ve kişisel yönlere çekmek yerine daha somut fikirler üretilmesinden yanayım. Esasında şurada tartışmakta olduğumuz bu konu hayati derecede önemlidir, ülkenin sefil siyasetçileri “kayıkçı kavgası” yapmaktan kendilerini alamadıkları için böyle önemli konuları tartışmak onların yerine bize düşüyor.

    öncelikle belirtmek isterim ki; zengin, yoksul polemiğinin konuyla ilgisi yoktur, bu polemik yersizdir.

    Zenginin asker ocağında olması,kardan çok zarar getirmektedir. Komutanları çıkarcı, rüşvetçi durumlara alıştırdığı gibi, para ile sahte çürük raporları, sahte istirahat, hava değişimleri ile içten çürümelere yol açmaktadır.

    Maddiyatı uygun olan bedelini öder, askerlikten muaf olur, ancak askerlik yapan vatan evladı da, bu hizmetinin maddi karşılığını (en az asgari ücret tutarında MAAŞ) olarak alır, bu kadar basit bir çözüm zor olmasa gerek. Zira erat’a sembolikte olsa maaş verilmektedir. Kimse maaş almadan askerlik yaptım/yapıyorum diyemez.

    Reform ihtiyacı olan çok konu vardır. Misal olarak dünyanın hiç ülkesinde bir kişi SUBAY OLMAK İÇİN 8 YIL YATILI OKULDA OKUTULMAZ. Lise ve Harp okullarında 1′er yıl da sınıfta kalma opsiyonu olduğu düşünüldüğünde 10 yıl yatılı okulda okuyan bir öğrencinin SOSYALLİĞİ tartışılır. Subay yetiştiren Lise düzeyindeki askeri okullar kapatılmalıdır, subaylık için 4 yıllık harp okulu yeterli bir süredir.

    Soğuk savaş sonrası Tümen’ler, Tuğay seviyesine düşürülerek, küçülmeye gidilmiştir, ancak bu küçülme yeterli bir küçülme değildir.

    Askeri Okulda matematik, Türkçe, İngilizce vb. dersleri veren öğretmenin, askeri hastanede hasta muayene eden doktorun, tersanede mühendisin subay olmasınının hiç bir mantıklı açıklaması yoktur. Üniformanın savaşmak için yetiştirilene giydirilmesi daha ekonomik bir çözüm tarzı olacaktır.

    Akıllı mantıklı bir özelleştirme, ekonomik faydalar sağlayacağı gibi, savaşmak için yetiştirilmiş olanı da asli görevine odaklayacaktır.
    Misal; askeri kışlalardaki yemek hizmetleri özelleştirildiği dönemde bir öğün asker yemeği 1.800 TL’ye maledilirken, özelleştirme sonucu 1.500 TL’ye düşmüş, hem savaş için yetiştirilmiş personelin asli görevi olmayan yemek işiyle uğraşması yerine asli görevine odaklanması sağlanmış, hem de ekonomik anlamda tasarruf sağlanmıştır, başlıktaki özelleştirmeden bu tarz bir mantığı anlayabilirsek, daha anlamlı olacaktır.

  48. Yazan:Güneş Gürsel Tarih: Şub 26, 2009 | Reply

    BİZ ÖYLE BİR COĞRAFYA DA YAŞIYORUZ Kİ CİDDİ DİSİPLİNLİ ORDUYA İHTİYACIMIZ VAR.
    BİZ ÖYLE BİR ÜLKE DE YAŞIYORUZ Kİ ASKERLİK AYNI ZAMANDA EĞİTİMDİR BİZİM ÜLKEMİZDE. ASKERLİĞİ SADECE SİLAH TUTMAK DİYE DÜŞÜNMEYİP OKUMA YAZMA DA DAHİL OLMAK ÜZERE HAYATA DAİR BİLGİLENME OCAĞI DİYE YAPILANDIRABİLSEK VE KADINLARIN DA ASKERE GİTMESİNİ SAĞLAYABİLSEK KEŞKE.
    DOĞUDAKİ KADIN BATIYA BATIDA Kİ KADIN DOĞUYA GİDEBİLSE,BATILI KADININ ŞIMARIKLIĞI, DOĞULU KADININ CAHİLLİĞİNE İYİ GELİRDİ ASKERLİK. BU DURUM ERKEĞİN KADIN ÜSTÜNDEKİ EGEMENLİĞİNİ DE KIRAR.
    YÜZBİNLERCE ASKERİN MALİYETİNİN YÜKSEKLİĞİNE GELİNCE, ZATEN O YÜZBİNLERCE KİŞİ BU TOPRAKLARIN SAHİBİ VE BU TOPRAKLAR ONLARIN TEMEL İHTİYAÇLARINI KARŞILAMAK DURUMUNDA.

  49. Yazan:Hüseyin LAPTALI Tarih: Şub 27, 2009 | Reply

    Ordunun özelleştirilmesi bir nevi “Yeniçerileştirme” yolunu açar. Vatan sevgisi para sevgisine dönüşür, randıman düşer. Adam para için niye olsün ki!.. Aldığı maaş veya imkan onu bu düşünceye sevk eder. Yozlaşır. Başarılar parayla ölçülmeye başlar. İş çığırından çıkar. Kendi içinde para ve menfaat kavgası yapan bir sapkın yönleniş ortaya çıkar. “Önce Vatan, diyecek ideal, evladı şehit düşünce “Vatan Sağ Olsun,” diyebilecek aile bulunmaz olur. Cephe artık, düşman için ölmeye hazır çelik göğüslerle değil, ince çıkar hesapları yapan çedlikten zırh giymiş korkan askerlerle dolmuş olur.
    Bu sözlerimin detayları çık uzatılabilir. Şimdilik genel söyleyeceklerim bundan ibarettir. Hüseyin LAPTALI
    diyebilecek

  50. Yazan:Mustafa Tarih: Şub 27, 2009 | Reply

    Bence özelleştirilmeli. Dünya’nın başka hiçbir yerinde olmayan bir sistem. Savaşlar artık öyle eskisi gibi adam adama yapılmıyor arkadaslar. Yarin bir gun savas cikarsa biz aldigimiz 5 aylik egitimle birsey yapabilecekmiyiz, yapilacak savas kurtulus savasi olmayacak unutmayın. Tanklarla ucaklarla füzelerle yapılacak bir savastan soz ediyoruz. sonuc olarak evet bence profesyonel askerlik gelmeli…

  51. Yazan:nyoped Tarih: Şub 27, 2009 | Reply

    Orduyu ozellestirmek cok kotu bir fikir. Ozel sirketler kar icin vardir. Ozel bir ordu kendi gecerliligini korumak icin savas baslatir.

    Amerika’nin diger ulkelere saldirgan olmasinin en onemli sebeplerinden biri surekli karliligini korumaya calisa ‘devasa’ silah sektorunun (military-industrial complex) politikaya etkisdir. Guclu silah sektorunun demokrasiye zararlari ABD baskani Eisenhower ayrilik konusmasinda cok guzel ozetlemisti.

    Irak savasina bakarsaniz ABD’nin resmi ordusun askerlerinden daha cok ozel askerlerin oldugunu gorursunuz. Diger bir deyisle ikinci dunya savasindan sonra ortaya cikan ozel silah sektoru yetmiyormus gibi Irak savasi ile birlikte ozel ordu patlama yapti.

    Silahli kar amacli bir kurum demokrasiye sadece zarar verir.

  52. Yazan:Nazan iğdeli Tarih: Şub 27, 2009 | Reply

    Türk ordusu vatanı ve milleti için canını hiç düşünmeden veren mehmetçiklerle doludur.Nitekim bunu böyle olduğu tarihtede bellidir.Ordunun öelleştirilmesi fikrine kesinlikle katılmıyorum.Ordu bir ticarethane değildir.

  53. Yazan:ilhan arslan Tarih: Şub 27, 2009 | Reply

    ilk önce askerlik için vicdani ret hakkı tanınmalı. bu sayede vatan için; değil 1 ayını 3-5 bin tl sini vermek istemeyenler yani hainler ortaya çıksın ondan sonra paralı askerliği çıkarsınlar. sonrada vicdani ret yapanları vatandaşlıktan çıkarıp sonrasında da sınır dışı etsinler. nasıl fikir.

  54. Yazan:Hulagu Bulbul Tarih: Şub 27, 2009 | Reply

    Cok amatorce bir yazi,

    Para icin savasan profesyoneller ibaresi kullanacaksaniz, biraz fazla para veren dusmana memleketin satilabilecegi anlami cikar.

    Memleket icin daha hayirli isler yapmak yerine binlerce yillik geleneklerimizi yikmaya ugrasmayin lutfen.

  55. Yazan:UMUT SONER Tarih: Şub 27, 2009 | Reply

    · Dershane sahibi bir ögretmenim…günde ortalama 12-13 saat çalısarak buralara geldim…bana babamdan sadece borc kaldı…

    · su anda 14 ogretmene maas weriyorum…vergimi duzenli olarak yatırıyorum…butun ogretmenlerimin SSKlarını primlerini aksatmadan yatırıyorum…devletim benden para kazanıyor…

    · dershanecilik sektoru oyle bir sektor ki birakın 3-4 ayı 1 ay uzak kalırsanız butun cevrenizden olursunuz…eger isleri gucleri bırakır askere gidersem dersane mi kapatmak zorundayım…bu devlet bu krizde hic mi calısan insanları dusunemiyor??

    · su anda 33 yasına geldim bu bedelli cıkmadıgı durumda gercekten cok zor gunler beni bekliyor…üstelik evliyim ve 1 oğplum var.artık psikolojim bozuldu bunları her gun dusunmek beni yasadıgım vatanımdan sogutmaya basladı…bundan 10 yıl once boyle bir vatana sahip oldugum icin gurur duyan bir bireydim….artık bunların hicbirini dusunemiyorum… devlet benim hayatımı zora sokuyor…

    · dogu anadolu olmus izmir olmus karadeniz olmus ben askerlikte bunları dusunmedim hic…cunku ben burda hayat mucadelesi weriyorum…yoksa hicbirimiz askerlikten korkup kacmıyoruz…doguya gitmekten korkmuyoruz…. askere gidip geldikten sonra duzenimizin kalmıyacagından korkuyoruz….

    · barışta bedelli savaşta temelli diyoruz.

    · saygılarımla

  56. Yazan:murat Tarih: Şub 27, 2009 | Reply

    vatan için ölme… ölürsem şehit kalırsam gazi…
    bu terimler artık anlamsız vede boş olur sadece para için yapılan askerlikten başka ne beklersiniz ..Amerika örnek degil mi…

  57. Yazan:meltem Tarih: Şub 27, 2009 | Reply

    Bu ülkeden yaşayan her erkek mutlaka askere gitmelidir. Bunun bir istisnası olamaz, hele para bu istisnanın bir öğesi hiç olamaz. Paralı askerliğe inanmam, bizim gibi ülkelerde gerek te yoktur. Askerlik vatanını sevme duygusuyla birlikte, vatanını koruma içgüdüsünden kaynaklanır. Parayla bu işler olmaz. Herkes eşşek gibi askere gidecek ve görevini yerine getirecek, sağlık problemi dışında. Türk ordusu özelleştirilemez nokta.

  58. Yazan:Ali Duman Tarih: Şub 27, 2009 | Reply

    Tüm erkekleri “eşşek gibi” askere postalayan Meltem Hanıma diyorum ki;

    KIZLARI DA ALSINLAR ASKERE…

    yok öyle yan gelip yatmak annenin dizinin dibinde :):):)

  59. Yazan:şafak öztürk Tarih: Şub 27, 2009 | Reply

    evet meltem hanım…
    demek eşşek gibi öylemi…
    buyrun o zaman beraber gidelim.
    kim eşşek kim katır orda belli olur. :::))

  60. Yazan:Murat Aygen Tarih: Şub 27, 2009 | Reply

    “San, seref için savasan bir ordunun yerine para için savasan profesyonellerin konabilmesi mumkun mu?” EVET MÜMKÜN! 1960′dan sonraki başbakanlığı sırasında ismet inönü’ye bir vatandaş “bin sene tavuk gibi yaşamaktansa bir gün horoz gibi yaşamak istiyorum” mealinde mektup yazdığında sormalıydınız bu soruyu. Siyaset ve/veya kalemşörlüğe ismet inönü’ye -haşa- “ikinci ramses veziri haman” diyerek başlayan birinin eninde sonunda düşeceği bister-ü balin kucak ERGENEKON’dur. (Rusya’da ise o Jirinovsky bile Stalin ağama böyle kötü sözler söylemiyor.) Bu ERGENEKON denen kepazelikten ismet inönü kadar münezzeh bir cumhurbaşkanı, bir başbakan gösterin hadi..

  61. Yazan:Marinero Tarih: Şub 27, 2009 | Reply

    Merhabalar,
    Paralı askerlik ve özelleştirilen ordu tartismalari bu bozulmuş sistem içerisinde bana pek sasirtici gelmedi. Bir yanda küresel kriz neticesinde devletin politik oyunlarla arpalıklarını tasfiye ederek borclarini kapatip gemisini yüzdürmeye calisan bir parti, oteki yanda düzenin degismesi ve karlilikları düsen zümrelerin Atatürkcülüğü bahane edip hic merak edilmemiş tarihimizden ahkam kesmesi, diger yanda israillilerin meshur projesini gerceklestirmek icin GAP cevresinde tarim yapiyoruz bahanesi ile paravan Turk sirketleri ile arazi alisi, ve kadinlarinin Antep de italyan hastanelerinde dogum yapip Turk vatandasligini cocuklarina kazandirmalari, diger tarafta bizi birbirimize dusurmek icin satinaldiklari generaller, bu generallerin cikarttiklari terorist birimler ve kardesi kardese kirdirmalari…. Biz nereye gidiyoruz boyle? Ne kadar büyük bir oyun dönüyor üstümüzde. Simdi de bedelli askerlik alistirmalari ile ozel ordu. Tarihten hic mi ders alinmiyor? bunu dusunen hep bizim gibi basit insanlar mi oluyor. Hic Gazneli devleti neden yikildi diyen yok mu? Allah bilir onlarda kimdi der bircok insan. Hadi onlari gectik, alin Saddamin ordusu, ne oldu? Kacti lar, acikcasi Saddami sattılar, zaten onlari isi paraylaydi. sonuc olarak, cocuklarimizi askere gonderin. Gitmeyenleride ihbar edin. Zaten askerden kacan adam yarin birgun karisini kizinida tehlike aninda birakip kacar. En azindan olecekse de disarda telef olmaz, sehit olabilir.
    Sozun kisasi, birbirimizi ırk ve ve mezhep gozetmeden sevelim. Bizler bu vatan icin herseyi vermis olan milletin torunlariyiz.

  62. Yazan:Cemil ÖZBEY Tarih: Şub 27, 2009 | Reply

    Lütfen komik olmayalım , ordumuzun özelleşmesi diye bir durum söz konusu değil.Profesyonel askerler ise her zaman daha hareketli ve daha etkilidirler.Ayrıca şu an bir savaşta da değiliz. Şu an askeriyede beklemekte olan güç ihtiyati bir güç tür. min 600.000 kişi , Sefer görev emri bulunan yedek sayısını bilmiyorum , diğer taraftan 40 yaşına kadar hepimiz hazır yedek askeriz. Ordumuzun özelleştiği felan yok. Karnını PKKK doyurdu diye dağa çıkıpta terörist olacağına aç vatandaş, asker olsun çıksın dağa.Öyle üç otuz parayada değil, adam bir paraya çalıştırın dağdaki askeri, ve adam gibi bir para ödesin dağa çıkmak istemeyen mehmet beyler.Her türk erkeği değil , her türk vatandaşı temel askerlik eğitiminden geçtikten sonra evine gönderilmeli bence , bu süre en fazla 2 ay olmalı.Askeriyede nöbeti profesyoneller tutmalı. Gerek duyulduğunda hepimiz cephedeki yerimize zaten koşarız. Hem olayın diğer boyutu. Askeriyede idari kadrolar zaten profesyonel asker, kalanlar mecburi asker.Askerlik yapanlar bilir. Erat askeriyede bir kaç iş yapar kilit noktalarda olmaz. Hizmet işindedir her zaman.Hizmeti kimi zaman ŞEHADET tir, kimi zaman gazinoda bulaşık yıkamak, kimi zaman personel çocuklarını okullarına götürmek. Varsın bu hizmeti profesyonelelr yapsın canım.Şundan da şüpheniz olmasın.Yeri geldiğinde hepimiz her an ölmeye hazır Türk askerleriyiz.Para için ölecek bir insanlada ben 35 senelik ömrümde henüz tanışmadım.
    Saygılarımla

  63. Yazan:Mehmet Tarih: Şub 27, 2009 | Reply

    Polisin ve ordunun özellestirilmesi olabilecek, tarihte yapilabilecek en büyük hata olur. Özellestirmenin karsisinda 60 tane GENERAL kadrosunu göstermek ise sacmaligin daniskasi fikrimce. Cünki Ordu demek 60 General demek olmadigi gibi, uluslararasi devletlerarasi rapor ve planlar hakkinda hicbir bilgi sahibi olmadan, stratejik düsünmeden, evet haydi özellestirelim demek akilciliktan COK uzaktir.
    Özellestirilmis bir ordu, suanki bütcesinin nereden ele alirsaniz alin, onlarca kat fazlasina mal olacagi gibi, kimlerin hükmü altina girecegi de belli olmayan bir belirsiz güc teskil edecektir.
    O ismi zikredilen60 tane GENERAL kadrosu, özellestirmeyle ortadan kalkacak sananlara sunu söylemek isterim: RÜYA GÖRÜYORSUN, KALK!
    o 60 Kadroya bi 120si daha eklenecektir!

    Bilmiyorsan sükut et, bil ki sükut altindir..

  64. Yazan:Mehmet Gürcan Tarih: Şub 27, 2009 | Reply

    Er ya da geç, bugün ya da yarın bedelli askerlik çıkacaktır. 2009-2013 arasında olabilir. sonuçta da orduda profesyonelliğe geçiş hızlı bir şekilde gerçekleşecektir. bence çok tartışılacak bir şey yok.

  65. Yazan:Mustafa Akbas Tarih: Şub 27, 2009 | Reply

    Meltem hanimin,

    Herkes eşşek gibi askere gidecek ve görevini yerine getirecek, sağlık problemi dışında. Türk ordusu özelleştirilemez nokta.

    Cok isabetli bir söz, kadin eşşek konusun’da cok hakli cünkü tepeden inmeci Kemalist sistem Türk genclerini kendi cikarlari icin eşşek gibi kullaniyor.Harbiyeli Kemalist uyuntu takimi Golf oynarken, acemi müslüman Türk cephede sehit düsüyor.

  66. Yazan:kadir Tarih: Şub 27, 2009 | Reply

    dünyada emperyalizim ve katil ruhlu insanlar varken savunma halh tarafından parasız yapılmadır.yaksa ülkenin kıymeti bilinmez.

  67. Yazan:Kenan Polat Tarih: Şub 27, 2009 | Reply

    Evet, Askerlik - Vatanborcu… Kanunla belirtilen şartlardaki herkes Devlete bu borcu Askerlik yaparak ödemelidir. Ama herkes biraz farklı bir kavramdır;
    - Yurt dışında Danimarka hükümetine Vergi ödeyen, Yunanistan hükümetine 3 yıl süre ile(Bunu Yunan Ssyal Güvenlik kurumundan onaylatmalıdır); Olası bir Türk Yunan savaşında kullanılacak Mühimmatın/merminin alımı için Vergi ödeyen HERKES; azcık farklıdır, 21 gün süreyle Türiyede Paralı askerlik yapar…
    - Urfada oxford olmadığı için :) DEVLET tarafından eğitim hizmetini ilk okul, ortaokul yada lisede tamamlayan HERKES; azcık farklıdır.. 15 AY Askerlik yaparlar
    - PAralı okulda Parası ile okuyup, PArası ile Üniversite bitiren, Üstü Açık fakültelerde 10-15 senede okul bitiren HERKES azcık farklıdır, 5 Ay yada Aylık 2.000 lira alarak 12 AY askerlik yapar…
    Şimdi yukarıdaki denklemin matematiğini kuralım
    1=5=12=15
    Süper ya!
    haa bu arada; Bedelli Askerlik isteyen ;yaklaşık 7.5 milyar doları olası Türk Yunan Savaşı için Türk tarafına Mühimmat alınmasını isteyen bir grup varki…. işte onlar VATAN haini! ne lüzumu var? Git Yunanistanda 3 sene istihdam yarat! oraya vergini ver! burada 5.000 eur karşılığı askerlik yap!

    Beyler…
    Bayanlar…

    Şimdi Deniz Seki habelerini dinleyelim :)

  68. Yazan:Ali Duman Tarih: Şub 27, 2009 | Reply

    Kral’dan çok kralcılar bir adım öne çıksın dense, ancak bu kadar olurdu…pes be birader pes…

    Modernitenin bile yıkıldığı şu dönemde, feodolite’den moderniteye dahi geçemeyenlerin umum-i manzarası böyle oluyormuş demek ki, memleketimden insan manzaraları…

    Sn.Mehmet Bey,
    o generallik kadrosunun ne demek olduğunu siz bilemezsiniz. Bilgi sahibi olmadığınız için Sadece işkembe-i kübradan sallarsınız

    Türkiye’de bir subay iki kez doğar, iki kez ölür, 1 nci doğum gerçek doğumudur, 2 nci doğum subay çıkışıdır, 1 nci ölüm EMEKLİ oluş, 2nci ölüm ise gerçek ölümdür.

    Soğuk savaşın bitimi itibariyle, yaklaşık 20 yıldır profosonyelliğe geçiş için bir çok proje çalışması yapan, hatta bu konuda ücretli danışman kuruluşlara raporlar hazırlatan TSK, çok iyi bildiği prefosyonelliğe sırf bu general kadrolarını azaltamadığı için uygulayamıyor, darbeci Enver Paşa’dan beri bu ülkede Paşa’lık padişahlıktır.
    Osmanlıyı yıkan İttihat ve Terraki zihniyeti, engel olunmaz ise Türkiye’yi de yıkacak, hem de üstün vatanseverlik adına, unutmayın ki Enver Paşa’da çok vatanseverdi ama Osmanlı’yı yıktı, paşa keyfi öyle istediği için girdiği 1 nci dünya savaşında Osmanlı, 9 ülke kaybetti, bir hükmü olmamış ki kafa aynı kafa, kafa man kafa…

    (General kadrosunu azaltmak yerine arttırmak için 5 nci kuvvet olarak Gnkur’a bağlı TSK Sağlık K.lığı kurulmuştur, mesala bu sağlık komutanı general neden sağlık sınıfından (doktor) değildir de, harbiye mezunudur, fikir sahibi olmadan önce bilgi sahibi olmak gerekir, zira bilgi çağındayız)

  69. Yazan:Ali Özcan Tarih: Şub 27, 2009 | Reply

    Fikir üretmek ve tartışarak en uygun çözüme ulaşmak çok önemli ve gerekli size katılıyor um.Bu husus toplumumuzun en önemli eksiklerin den.Ancak bilgisiz fikir olamayacağı için fi kir fakirlerinin bu tartışmayı yapması ne derece doğru ve faydalı olur düşünün.Ülkesinin gerçeklerini göremeyen ,tarihi bilmeyen,jeopo litikle müşerref olamamış,dünya siyasetini gö -remeyen hele hele askerliği hiç bilmeyen insan la rın(askerliğini onbaşı,çavuş veya yedek subay olarak yapmış olan birisi) askerliği bil diğinimi sanıyorunuz?Böyle bir platform yaratmağa çalışmakla ne elde etmek istediğiniz üzerinde iyice düşünülmelidir.Yeterli olgunluk ve bilince ulaşmayan toplumlarda orduyu profes yonelleştirmek büyük sıkıntıları da berabe rin de getirir.Bu husus,yurt sevgisigelişmiş, yur dunun değerini idrak eden,görev bilinci geliş miş,yasalara uymayı alışkanlık edinmiş,insanlar haline geldikten sonra ancak düşünülebilir.Yukarıdaki bazısorumsuz veya art niyetli veya kompleksler etkisinde yazılmış yorumları görünce yazma gereği duydum biraz kırıcı olduysa okuyanların hoş görmesini dilerim.Allahtan niyaz ederimki insanları mız,bize hediye edilmiş olan bu yurdun değeri ni hür yaşamanın kıymetini bilen insanlar oluruz ve atalarımızın çektiği cefayı bir daha bu millet çekmez

  70. Yazan:HK Tarih: Şub 27, 2009 | Reply

    Sizin derdiniz nedir bu konularla anlamadım bilemiorum ama inanın keyifle bedelli askerlik yapıcam

  71. Yazan:Özer Özay Tarih: Şub 27, 2009 | Reply

    Aslen göçebe bir toplum olarak biz Türkler geçmişi oldukça güçlü bir ordu geleneğinden gelmekteyiz.Ordu millet adı verilen bir kavram türetilmiştir.Milletin her ferdinin asker sayıldığı gerektiğinde kadınların ve çocuklarında bu orduda görev aldığı bilnmektedir.Yalnız değişen zaman değişen ihtiyaçlarıda gündeme getirmiştir.Osmanlı devleyi dünyaya hükmettiği dönemlerde oldukça güçlü bir ordu yapısına sahipti bir anlamda kendisinden önceki güç olan Roma nın kurumlarına benzer yapılar oluşturmuştu.Örneğin askeri sınıflar içerisinde yeniçeriler Azepler gibi hiç evlenmeyen geride korkacak üzülecek bir şeyi bulunmayan askeri sınıflara sahipti yalknız bu sınıflar zamanla işlerliğini yitirmiş ve ülkenin başına bir dert olarak musallat olmuştur.Osmanlı devleti son 250-300 senesini Yeniçeri tasallutu altında geçirmiş ve nihayetinde 1821 yunan isyanından sonra osmanlı devleti bu 140 bin kişilk ordunun artık asli vazifesini yerine getiremediğine karar vermiş ve 1826 yılında padişah II.Mahmut önderliğinde silah bırakmayan vehertürlü yeniliğe karşı çıkarak imparatorluğun gerikalmasına sebep olan bu yapı tasfiye edilmiş 140 bin kişilik ordu 1 hafta müddetle topa tutularak ortadan kaldırılmıştır.Ordusunu modernleştirebilmek amacı ile eski ordusu ile çarpışmak zorunda kalan 3 devletten birisidir Türk ordusu diğerleri( japon ve Rus dur)hepsinin de ortak özellikleri abartılmış vatanseverlik veya hükümdara bağlılık ile donanmış gibi görünmekle beraber gerçekte o günkü statükoyu belirleyen ve ellerindeki güc ve menfaat imkanlarını kaybetmek istemeyen bir zümre tarafından yönetilip kontrol edildiğini görmekteyiz
    maalesef tamami ile feodal yapının temellendirdiği bu ordu sistemi değişen ve gelişen yeni yüzyılın ihtiyaçları ile örtüşememektedir.artık sanayi ötesi toplum yapısına geçmeye hazırlanan dünyada bu model bir örgütlenme ihtiyaçları karşılayamamaktadır.Değişim zamanının geldiğini ve çoktan geçmekte olduğunun sinyallerini bize vermektedir.1990 larboyunca PKK ya karşı yürütttüğümüz silahlı mücedele sırasında cumhuriyet dönemi klasik vatanseverlik duyguları ile ve özenle yetiştirilmiş üst komutakademesindeki bir çok subayın çatışma bölgesine gitmemek için sağlıkdahil bir çok nedeni ileri sürerek aslen kutsal sayılması gereken bu vazifeden kaçtığını görmekteyiz.Bu da bize şunu göstermektedir.ki yasalarla ve zorla insanları savaşmaya bir yere kadar zorlayabilirsiniz ve ordu sisteminizin profesyonel olması gerekliliği ortadadır.Bu nedenle mevcut (Conscript)askere alma silah altına alma sisteminin daha profesyonel bir yapıya kavuşturulması ihtiyacı had safhadadır.Bunun gerekliliğini anlamamız için illa ve mutlaka bir savaşa girip toprak mı kaybetmemiz gereklidir?.Gerekli değişim gerekli zamanda yapılmadığında daha sonra ödenecek bedeller daha ağır olabilmektedir.Son zamanlarda Rus ordusunda benzer yeni bir yapılanmayı gündeme getirmek isteyen Putin mevcut ordudaki mevcut 200 binden suay ve general sayısının fazlalığını giderebilmek amacı ile emekliye sevketme planını açıklamış ve şiddetli bir muhalafetle karşılamıştır.Bunun benzeri olarak başını ilker başbuğ paşa nın çektiği Türk ordusunda profesyonelleşmenin çekirdeğini teşkil edecek yeni silah ve donanımlara ve hızlı hareket kabliyetine sahip gerek vurucu gücü ve gerek teknolojisi yüksek bir yapının teşekkülünü sağlayacak bu yeni oluşum 21 Yüzyılda sözü geçen bir devlet olma yolunda Türkiyenin gücünü gerçek anlamda perçinleyecektir.Bu yapılanmaya paralel olrak yürütülen milli askeri sanyimizin kurulması,Milli Tank,Milli Helikopter ,Hava Erken Uyarı sistemi projesi AWACS,Gemi Seyrüsefer yönetim sistemi projeleri de bunu destekler mahiyettedir.
    Özetlersek Savunma Sanayi Müsteşarlığı ve Aselsan gibi bünyeler bağlı yürütülen projeler dostları sevindirmekte düşmanlara korku salmaktadır.Bu projeleri yürüten herkese başarılar dilerim.

  72. Yazan:umitsiz Tarih: Şub 27, 2009 | Reply

    Para kazanmak içinde zaman harcanıyor. Ya iş hayatında günde 8-12 saat çalışarak para biriktirmişsin ve bunu orduya bedelli olarak vermişsin, yada paran yok ve kazanabilecek eğitiminde yoksa gidip askeriyede çalışırsın asker olarak bir fark yok ki, hayatından giden zaman ikisinde de aynı.

  73. Yazan:prooffy Tarih: Şub 27, 2009 | Reply

    Askerlik bir profesyonellik gerektirir. Bu nedenle bir iki ayda eğitilen insanlar en ufak bir arbadede ne yazık ki ölürler ve biz bunlara şehit oldu deriz. Oysa diğer gelişmiş ülke ordularında olduğu gibi biz de erlerin profesynel olması zorunludur. Güçlü bir ordu asker çokluğuna değil eğitimli ve modern donanıma sahip olmalıdır.İsrail ordusu bir avuçtur ama tüm arap alaemine kafa tutabilmektedir. Teknolojik üstünlüğe sahiptir ve ordumuza da teknik destek sağlamaktadır. Tabii ücreti karşılığında.
    Umarım bu paralar doğru yerlere harcanır. İkdidar sahiplerinin ya da yandaşlarının kalkınmasında kullanılır. Belki de bu ikdirların oyunu olup Atatürk milliyetçiliğinin öğretilmesini engellemeye yönelik bile olabilir. Alınan paralar da ilgisiz alanlarda harcanır. Şu anda yapılan dış güdümlü çalışmalrla ülke ve insanınız parçalanmaya , sınıf kvgalarına süreklenmeye çalışılıyor.

  74. Yazan:Burçin Tarih: Şub 27, 2009 | Reply

    paralı askerlik olmaz..bugun para kazanan ( kazanmak !! ) dinci kesimin çocukları yarın askere gitmeyecekler..Mantıksız..Ataturk’un kitaplardan silindiği,resminin sınıflardan kaldırıldığı bu dönemde Ataturk’u ve ilkelerini,inkilaplarını öğrenmek zorunda kalacakları tek mekan askerliktir..Kadınlar da askere gitmeli..Siz bunu tartışın..Bu ulkenin kadınları rejimi belirler..Erkek eğitildiğinde 1 kişi eğitirsiniz ama kadın eğitildiğinde butun bir aile eğitilmiş olur..Profesyonel askerlik ile askerlik başka kavramlardır…Profesyonelleri siz sahada göremezsiniz zaten..Kaçımız askere gittik ve bordo bereli görduk??Gerekli olan bir suru işlemi gerçekleştirecek vasıfsız eleman lazımdır..Bunun için askerlik şart..Akşam dağdaki komando gunduz patates soyacak,Wc nobeti tutacal,mıntıka yapacak..:D

    Bu ulkenin topraklarında bu mumkun değildir..Norveçte paralı askerlik olur..Ama sizin 1000 yıl savaştığınız persler dibinizde iken,diğer komşunuz Yunanistan iken,kimileri Akdeniz’e çıkmayalım diye Kıbrıs duasında iken,Irak,Suriye,Gurcistan,Filistin,Ermenistan var iken…

    Sevgi,saygı..

  75. Yazan:Nihat KÖŞGER Tarih: Şub 27, 2009 | Reply

    Bu gün yıpratılmış ve yok edilmek üzere yoğun çaba harcanılan laik cumhuriyetimizi bu ORDU kurmuştur.Cumhuriyetimizi kuran o insanları ve o orduyu geri istiyorum.Onlar için her zaman vatan ve toplum menfaati, net bir şekilde önde olmuştur.Asla kendilerini ve menfaatlerini düşünmemişlerdir.Onlar için paranın lafını dahi edemezsiniz.Ve kesinlikle ordumuzun yeri ve statüsü korunmalıdır.Asla paralı olmamalıdır.Yargı ile birlikte vatandaşlarımızın eşitlik duygularını yaşadığı tek yer (zenginle fakirin eşit olduğu nokta) ORDU dur.Hele mevcut hükümet ve Çankayadaki AKP’li ile çağdaşlık ve cumhuriyetle ilgili yol almamız mümkün değildir.Aksine Cumhuriyet kurumlarımızı korumaya çalışmalıyız.Mümkünse hiç bir şeye el attırmamalıyız.Ama maalesef el atılmayan bir şey kalmadı. Sanırım ucubeye tam çeviremedikleri son nokta ORDU.Aman dikkat…,Saygılarımla,

  76. Yazan:Halıt Tarih: Şub 27, 2009 | Reply

    BENCE BEDELLI ASKERLIGIN CIKMASI COK YERINDE OLUR. OZELLESME MANTIGIYLA BAKMAMAK LAZIM BU KONUYA. SONUCTA SAVAS CIKINCA BEDELLI ASKERLIK YAPANLAR GITMEYECEKMI… ISINI GENC YASTA KURAN INSANLAR TAM VERIMLI CAGINDA ASKERE GIDIYORLAR. EN AZINDAN ONLAR ICIN BIR CIKIS YOLU OLUR…..

  77. Yazan:NACİ SAKALLIOĞLU Tarih: Şub 27, 2009 | Reply

    KILAVUZU KARGA OLANIN BURNU BOKTAN ÇIKMAZMIŞ
    Nedir bu özelleştirme merakı ?
    Kim icat etti bunu,veya neden özelleştirmeyi
    pervasızca savunur insanlar ?
    Ordu nun asker sayısı,hantallığı,silahlarının dışarıya bağımlı olması,yönetimi ve benzeri birçok konuda tartışma yapılabilinir.Özelleştirmeye gelince orda duracaksın ve ne dediğini kulağın iyi duyacak.
    Bir tarih ünlü spekülatör G.SOROZ demişti.”Sizin satacak malınız yok,ihraç edebilceğiniz sadece Ordunuz var”demişti.İşte
    budur orduyu özellştirmek isteyenlerin çıkış noktaları.İşte bu zihniyet elle tutulan gözle görülen ne varsa dünyada hepsini özelleştirmek
    isteyen.Suyu özelleştirmek için İstanbul da dünya su forumu yapılacak.Neyi konuşacaklar.İçilebilir suya ulaşamayanlara sumu götürecekler,tabbiki hayır.Sadece ve sadece Ülkemiz su kaynaklarıda dahil nasıl özelleştirip cebimizi daha fazla doldururuz buna bakacaklar.Yakında HAVA yıda özelleştirmeye kalkarlarsa hiç şaşmayın.Uğraşsınlar bakalım.Bizde uğraşacağız
    tersinden Özelleştirilen herşeyi geri almak,toplumun ortak malı haline getirmek vede
    daha adil,rekabetçi değil paylaşımcı bir dünyayı yeniden kurmak için var gücümüzle mücadele edeceğiz.BAŞKA BİR DÜNYA MÜMKÜN.
    Bu dünya hiçkimseyi aç ve açıkta bırakmaz yeterki adil paylaşmayı ve parayı değil insanca
    yaşamayı seçelim yeter.HERTÜRLÜ ÖZELLEŞTİRMEYE
    SON.

  78. Yazan:HACI MURAT DURU Tarih: Şub 27, 2009 | Reply

    SEVGİLİ DOSTLAR BU ORDU MİLLETİMİZİN ŞEREFİ ONURU ONU HİÇ BİR KUVVET ÖZELLEŞTİREMEZ. EN BÜYÜK TÜRK ATATÜRK. BİZLER TÜRK EVLATLARIYIZ CANIMIZ BU VATANA HEDİYE OLSUN

  79. Yazan:Yusuf Gümüşsoy Tarih: Şub 27, 2009 | Reply

    Ben şahsen ordumuzun yerine hiçbir şeyin olamayacagını düşünen lerdenim amma lakin ordumuzu herfırsatta ordumuzu olurolmaz şeylere alet edenler var güzelim ülkemizde başısıkışan orduçagırıroldu hiçbir yeteneyi olmayan insanlar kendini yetiştirip cözüm üretmek yerine kolayyoldan orduyudarbeye çagırıp orduyu olurolmaz işlere karıştıyor buda ordumuzu yıpratıyor malesef ordumuza ve baştacımız komutanlarımıza saygılar sunarım bizler para karşılıgı deyilvatan için askerlikyapmak isteriz.

  80. Yazan:METE ATAYATA Tarih: Şub 27, 2009 | Reply

    Paralı askerliğe karşı değilim. Her yıl paralı asker olarak orduya çağrılacak ve yetiştirilecek asker sayısı belirlenmeli ve ona göre hareket edilmeli.
    Özellikle Terör ile mücadelede seçkin birlikler devreye sokulmalı. Olabildiğince az ama nitelikli, vurucu gücü yüksek, kültürlü ve eğitimli askerler ile bu mücadele yürütülmeli. Hatta bunların bir kısmı terör ile mücadelenin yürütüldüğü yerlerde valiliklerde, belediyelerde hatta okullarda özel görevler verilmeli. BAzıları da Doğu’da veya güneydoğuda belli bir süre için sürekli olarak konuşlandırılıp gerekli istihbaratları sağlamak için görevlendirilmelidir. Bazıları da teröristler gibi mağaralarda yaşayıp b ölgede hem keşif için hem de vurucu güc olarak kullanılmalıdır. Güneydoğuda kullanılacak askerlerin muhakkak yöre kültürü hakkında bilgilendirilmesi lazım, hatta belli bir düzeyde bile kürtçe ve/veya ermenice ve/veya arapça öğrenmelerinde fayda vardır diye düşünüyorum. Bazıları da sağlık görevlileri gibi sağlık ocaklarında çalıştırılabilirler (tabi sağlık hizmetleri konusunda belli bir tecrübeleri de olması lazım).

  81. Yazan:Ali Duman Tarih: Şub 27, 2009 | Reply

    Hava bedava, su bedava en önemlisi MEHMETÇİK bedava…oh ne ala ne ala… gönder ölsün Aktütün’de, Dağlıca’da nasıl olsa ne hesap soran var ne de hesap veren.

    Maaşları verdiğimiz vergilerden ödenen Paşa’ların ne kadar da çok savunanı ve postal cilalayıcısı varmış, sanki onların savunuculara ihtiyaçı var, sanki onlar acizler ordusunu paşası.

    her canları istediğinde tüfek tipciğini gösteriyorlar halka size ne ihtiyaç, ancak siz bu tüfek dipciğini görmekten çok memnun gibisiniz, ne diyelim allah akıl fikir versin…
    Bu paşa yalakaları; eminim tv’de paşa görünce ayağa kalkıp, esas duruşa geçip, selama duruyorlardır. Bir de ordu denilince “vatan, millet sakarya” kendinden geçenlere şaşıyorum, sanki koskocaman imparatorluğu batıran (Osmanlı) bir paşa (Enver) değilmiş gibi, bir paşa Osmanlıyı yıkıyor, başka bir paşa cumhuriyeti kuruyor, bunada seviniyorlar, hani allah kuluna “önce eşeğini kaybettir, sonra da buldurup sevindirirmiş” ya tıpkı öyle, Osmanlıyı bir paşa yıktı, ancak bu cumhuriyeti Türk halkı kurdu, canıyla kanıyla.
    Velevki doğru olduğunu farz saysak bile, bir paşa’nın yıktığı koca bir imparatorluktu, başka bir paşa’nın kurduğu ise sadece bir devlet. Paşa’ların kazandırdığı değil, kaybettirdiğinin açık kanıtıdır bu durum.

  82. Yazan:Ali Duman Tarih: Şub 27, 2009 | Reply

    Aslında jakoben kemalistlerin çok seveceği bir önerim var;

    kızları da alsınlar askere, özellikle de iflah olmaz türbanlıları alsınlar, TSK nın laik subayları bu iflah olmaz türbanlılara laiklik eğitimi versin, laik yapıversinler, hep beraber kurtulalım, şu illet türbandan, sen sağ ben selamet, tüh yaaa nasıl gelmedi bu fikir bugüne kadar paşaların aklına, burdan okuyunca çok üzülecekler, akıl edemedikleri için.

  83. Yazan:mertbakan Tarih: Şub 27, 2009 | Reply

    profosyonel ordu buyuk bir gereksinimdir. acil gecilmesi gerekir. 3 aylik egitimle 10 yillik dagda yasamis ,catismis teroristle 20 yasinda kiz arkadasi bile olmamis bir cocugun karsilasamasi mumkun degildir.yillara dayali egitim almis, konusunda uzman maasini alan bir personele emanet edilmis çağdaş silahlar güdülen bir savas veya çatışma en az kayip en üst verim kavramina uygun olucaktir. günümüzde en başarılı ordular maaşlı personele dayali ordulardir. 12 ay sure ile as teymen kadrosu ile goreve gitmis bir universite mezununun komutanlik kabiliyeti nekadar olabilir? ayrica ayni guruba giren universite mezunu gence 6 ay sure ile er yapip ot verimsizlikten başka birsey degildir. 28 gunluk temel egitimi verip seferberlik durumunda tekrar cagracaganiz bir ordu olusturup bunun disindada profosyonellerden olsurulucak ana kuvettler hem ulke ekonomisine milyarlarca dolar katki saglar hemde cok daha başarılı olur.
    bedelli askerlik gorusune katiliyorum. bu insanlar is veren insanlar yanlarinda milyonlarca kişi calisiyor. islerini kapatip gitmek zorunda kaldiklarinda bundan etkilecek olan insanlarin vebali ne olacak ayrica TSK 30 yasinin ustunde birinden ne kadar fayda saglayabilir bilmiyorum. 7,5 milyar euro gelir bizi imf bagimliligindan kurtarir. 7,5 milyar euro ile 75 milyar euro kredi alinabilir.ulke bastan kurulabilir su kriz ortaminda cok verimli ve yararli olacagini dusunmekteyim.ayrica su anda işsizler ordusundaki 100 binlerce genc kriz ortaminda isbulamayacagi icin askere gitmek icin basvuruyor ve celp fazlasi var.bu durumda asker sayisini 1 milyon olmasinin bir anlami oldgunu dusunmuyorum. bedelli askerlik ulke icin faydalidir. kaynakla alinacak bir insansiz ucak 10binlerce askerin yapamayacagi isi bir kac sanaiyede yapar.

  84. Yazan:Ahmet Yazmaz Tarih: Şub 27, 2009 | Reply

    Para ile bu iş profesyonel bir şekilde yapılmalı, garson / aşçı / temizlikçi gibi kadrolar ile bu ülkenin kaynakları tüketilmemeli, unutmayın insan kaynağı bulunduğumuz çağda çok kritik.

    Bedelli askerlikten gelen paralar ile maaşlar ödenmeli ve dağa çıkan terörist olan insanlara ekmek ve aş verilirse bu vatan için mücadele bile ederler, bu unutulmamalı.

  85. Yazan:damla er Tarih: Şub 27, 2009 | Reply

    Merhaba,

    Ordu ozellestirilsin mi emin degilim ama kesinlikle profesyonellestirilsin.

    Kesinlikle etten duvar seklinde degil, daha stratejik, teknolojik acidan guclu, cagdas bir ordu olmali Turkiye’nin ordusu.

    El pence divan askeri hiyerarsi degil, demokratik ve cagdas bir askerlik egitimi de temel olmali.

    Artik, dusunceleri teknolojik cihazlarla okuma, ve hatta Rusya’da telepatik istihbarat ve savas uzerinde dahi calisilmaya baslanmis.

    Caga adapte olmakta gec kalmayalim.

    Artik, yenilenelim!

  86. Yazan:Mehmet Tarih: Şub 27, 2009 | Reply

    Asker profesyonel olmalı, burdan kasıt paralı askerler ve askerlik olmamalı.. yanlızca askere giden erler profesyonel şekilde eğitilsin, savaşıyormuş gibi.. gerisi hikaye parayla asker olunmaz.
    T.C nin bekaası ve huzuru için akla gelen gelmeyen yapılan herşey mübahdır…

  87. Yazan:mehmet kaya Tarih: Şub 28, 2009 | Reply

    ASkerlik mecburi olmamalı..
    Askere gitmek istemiyenlerden yüklü bir bedel alınmalı…
    Taksitli de olsa şu anda yurt dışında bulunup ta kısa devre Askerlik yapanlardan daha fazla bir miktar olmalı…
    Alınacak bu bedel yeni kurulacak Profosyonel ordunun finansmanı olmalı…
    Gelişimiş tüm ülkeler de oldugu gibi Askerlik bir MESLEK olmalı…

  88. Yazan:hidayet Tarih: Şub 28, 2009 | Reply

    ha paralı ha parasız ne fark eder! mankafa generalleri çadıra sokmadıktan sonra bu ordu ne işe yarar? geceyarısı elektrikli mektupla
    ihtarname çeker-ilahi okuyan kız çocuklarıyla uğraşır-ebegümeci tarımına karşı çıkar-nöbette sucuklu yumurta pişirirken darbe planlar-orduevinde bu milletin parasıyla ikibuçuk liraya kebabını yer rakısını içer..bizler de
    EŞŞEK olarak “paralı mı parasız mı olsun”u tartışırız..

  89. Yazan:Osman K. Tarih: Şub 28, 2009 | Reply

    bu memlekette is basindaki hükümet ve onun tepesindeki cumhurbaskani
    desteklendigi sürece daha cok degerler elimizden kacacak,kendimizi tarihimizi
    vatan sevgisini alip gidecekler.merak etmeyinnasil olsa kasimpasali basbakaniniz
    var sizleri kurtarir,benim üzüntüm tek güvendigimiz kurum olan TSK ve inanin
    benim o güvenim kalmadi,onuda benden sagolsunlar Genarellerimiz aldi gitti.
    Saygilarimla,,,,,,,

  90. Yazan:Melih Tarih: Şub 28, 2009 | Reply

    ANAYASA’NIN 10 ncu maddesi - Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî, inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.

    (Ek fıkra: 5170 - 7.5.2004 / m.1)

    Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür.

    Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.

    Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.

    ANAYASA’NIN 72 nci maddesi -Vatan hizmeti (askerlik) ile ilgili olarak şöyledir;
    ‘Vatan hizmeti her Türk’ün hakkı ve ödevidir. Bu hizmetin TSK veya kamu kesiminde ne şekilde yerine getirileceği veya getirilmiş sayılacağı yasalarda düzenlenir.’

    Elçiye zeval olmaz. Anayasa böyle der …

    Peki günümüzde hayat böyle midir ? Neden ülkemde insanlar (erkekler) borçlu doğmaktadır ve bu borç sadece bir zümrenin tekelinde ödenebilmektedir?

    Anayasamızın 10 ncu maddesi herhalde hukuk devrimi sırasında, İtalyanlardan, Fransızlardan, İsveçlilerden, Almanlardan, türlü yabancıdan kopyalanırken arada kalmış bir madde değildir !!?

    Mesela kadınlarımız; Yaşamsal bir eşitlik arayışı içinde olan kadınlarımızı haklı davalarında sonuna kadar destekliyorum ancak, erkekleri aslanlar gibi askere gönderirken, kendilerini bu karmaşık eşitlik fonksiyonunun dışına nasıl çıkarabiliyorlar? Anlayabilmiş değilim. Mazeretlerini ya da raporlarını bize de anlatırlarsa, belki bir garibanın işine yarar !!!. Haa eğer mazeretleri yoksa, neden onlar da kahraman olmuyorlar, işlerini güçlerini bırakıp, çocuklarını sütten kesip vatana hizmet için koşmuyorlar, kariyer de yapıp, çocuk ta yaparken, kısacık bir askerliğe neden katılmıyorlar, anlamak çook zor vallahi !! … Korunağın arkasından, aslanlara bağırmak, taş atmak kolay, hadi siz de er meydanına çıkın da bileğiniz ne kadar kuvvetli görelim. Yarın gidin askerlik şubelerinin önüne, BEN DE ASKERE GİTMEK İSTİYORUM diye dilekçe verin, mesela !! … Kampanya başlatın, sesinizi duyurmaya çalışın !, kurtarın kendinizi bu ikilikten ?

    Şaka tabii, cevabı merak etsem de, çok magazinleştirdim olayı, kusura bakmayın …!

    Mehmet Bey yine çok güzel bir konuya değinmiş, ellerine sağlık tebrik ederim, diğer yazıları gibi, zevkle okuyorum. Ancak ben de yazının başlığına, bazı katılımcılarımız gibi biraz takıldım. ‘Türk ordusu özelleştirilebilir mi ??’ Kesinlikle özelleştirilemez, neden? Çünkü öz el yani, bize özel değildir de ondan !… Ülkemizin göz bebeği, siyasetimizin değişmez koalisyon ortağı, seçilmeden görev alan ordumuz, sahip olduğu teknolojik imkanlar ve kabiliyet açısından inanılmaz oranlarda dışa bağımlıdır. Var olma sebebi ortadan kalkmış bir NATO (North Atlantic Treaty Organization) sisteminin hala önemli bir parçasıdır ve hizmetinde de sınır yoktur. Ağır silah sanayisinde, Amerika’ya ve son zamanlarda Avrupa’ya bağlanmış, yüksek silah teknolojisinde ise İsrail ile harika ortaklıklar kurmuştur. Yani lafı uzatmadan, üreten değil, satın alan, teknolojiden ancak stratejik ortaklarının izin verdiği kadar faydalanan. Kendi personelinden kestiği paralarla banka bile kurabilen, sonra bunu nedensizce yabancılara satan fakat kazanımı personeliyle paylaşmayan, ülke sermayesiyle kurduğu şirketlerinde, ülkenin yetiştirdiği en cevahir teknik adamları barındıran, karşılığında ya sadece montaj yapan ya da entegratör (yabancıdan aldığını, komisyonla ülkesine satan) firmalar olarak çalıştıran, suyun başında tanıdığı olanların da faydalanabildiği silah korumasında, ticari bir yapılanmadır. O nedenledir ki, ülkemizde, modası geçmesine rağmen, bir tank, bir helikopter, bir uçak, bir roket yapılamamaktadır - ki bunlar artık gelişmiş ülkelerde garajlarda yapılmaktadır. Tam uzaya göndereceğimiz pilotlarımıza vereceğimiz tanım (astronot, kozmonot gibi) düşünülürken, uzayın görülecek bir yer olmadığına kanaat getirilmiştir. Böylece, kendi teknolojimizi üretmek yerine, bize uygun görülenle yetinmekte ya da sıradanlaşmış teknolojileri sisteme katarak, 50 katı zaman ve para kaybederek, yenileştirmeye ya da uygunlaştırmaya (zoraki entegrasyon) çalışılmaktadır – senelerce yapılan hibelerin sebebi budur.

    Sonuç olarak şunu demek isterim ki, bizim ordumuzda özelleştirme yapılamaz, zaten özden gayrıdır. Neyi satacaksınız ki üretmeden, ilk önce kendi ürettiğimiz, uçakla, tankla, topla, gemiyle, roketle vb… ihtiyaç duyulan savaş araç gereciyle, öz bir ordu kurarız, teknoloji şirketleri, ağır metal sanayi, kimya sanayi ve üniversitelerde kurulacak labaratuvarlarla destekleriz, onbinlerce insanımıza hayat sağlarız … Ancak ondan sonra satalım mı, şirketleşsin mi falan filan deriz !!. Yazıktır ki kaynaklarımızı, iç çamaşırımıza kadar sattık, biliyorum da, kusura bakmayın, buradan para gelmez, şu anda dışarıya olukla gidiyor. Vergi oranlarının dünya ölçeğinde bu kadar yüksek olduğu bir ülkede, devlet neden kaynak ihtiyacına gereksinim duymaktadır… !!?? Yönetim zaafiyeti nedir ?

    Kahraman olmak için, kulaklarımızı tıkamaya gerek yoktur !

    Tabii yazdıklarım bazı katılımcılara biraz ağır gelmiş olabilir, kusura bakmasınlar. Bugünü düşünmek yerine, yüz sene önceki kahramanlıklarla uyutulmaya devam ettiğimiz sürece ancak, kişilik ve karakter gibi vasıflardan yoksun, bugun için her tür belanın müsebbibi olan, bizim kısaca, müttefik dediğimiz ülkelerin, gösterdiği doğrultu haricinde hiç bir yönde mücadele edemeyiz. Yaptıklarımız da, ‘gibi yapmaktan ’ öteye geçemez. İçim yanıyor, ben de, kurtuluş törenlerinde gökyüzünü dolduran uçakların, tatbikatlarda gösterilen gemilerin, vietnam savaşından kalma, boya fazlası tankların bizim olmasını isterdim. Böylece bilirdim, arkasında onbinlerce vatandaşımın emeği var. Maalesef bugün öyle bir gün değildir. Üzülün evlatlar … Ben çok üzgünüm …

    Orduyu satamadık, bedelli askerlik konusuna gelelim, yine hepimizin kafasının karıştığı bir mevzu. Çıksın mı, çıkmasın mı … ? Çıksın da …

    Bedelli askerlik uygulaması zaten vardır. Ancak ne hikmetse ülkemizde insanlar birbirlerine eziyet etmekten çok hoşlandıklarından, sadece ecnebi ülkelerde çalışan, o ülkelere değer kazandıran, vergi ödeyen, bilgili ya da iş kurabilecek kadar kıvrak zekalı ve zengin evlatlarımız faydalanabilmektedir. O zaman bu uygulama için, çıkmalı mı, olsun mu olmasın mı demek, yerinde bir soru değildir. Vardır, uygulama hatası yapılmaktadır. Nerede ve nasıl giderilmelidir?

    1- Şartsız olarak, yurdumuz dışında bulunan vatandaşlarımızı da kapsayacak şekilde bir defaya mahsus herkese uygulanmalıdır. O insanları, yurtdışında çalışmaya zorlamaya gerek yok, zaten işlerini kaybediyorlar, gelsinler burada ülkelerinde iş kursunlar.

    2- Yazımın başında ‘TC vatandaşı olan herkes, eşit anayasal hak ve özgürlüklere sahiptir’ demiştim. Bunu sağlamakta devletin asli görevidir !. O zaman sadece kendimiz için değil, askerde görev yapan vatandaşlarımızı da düşünmeliyiz. Bedelli askerlikle birlikte, askerlik süreside kısaltılmalıdır. Böylece misliyle kazanım sağlanmalıdır. Orada görev yapanlar da bizim evlatlarımızdır, zaafiyet oluşmamalıdır.

    3- Askerlik, vergi gibi devletin vatandaşına hizmet götürmesi ve koruması için gerekli bir yapılanmadır. Üniversite mezunu olsun olmasın vatandaşların ortak bilinçle katıldıkları bu sistemin süresi de herkes için aynı olmalıdır. Ben de üniversite mezunuyum ancak, üniversitede askerliğimin kısalmasına neden olabilecek bir ders aldığımı hatırlamıyorum !!. Hatırlayan varsa söylesin. Mezuniyete bakmadan herkes eşit sürede askerlik yapmalıdır. Çoban da insandır, cerrah ta, mühendis te, işçi de ve hepsinin TC kimlik numarası vardır. Kanunda belirtilen oranlarda, kazançlarından vergi de ödemektedirler.

    4- Uygun vasıflara sahip vatandaşlar, sözleşmeli olarak askeriyemiz için çalışmalıdır. Bu sadece, mühendis, doktor ya da diğer gözde meslekler için değil. Askere yaptırılan işler özelleştirilmeli, ordu evlerinde, kamplarda, dinlenme tesislerinde !, iç hizmette ihtiyaç duyulan insan gücü, özel şirketler vasıtasıyla, sözleşmeli olarak sağlanmalı ve denetlenmelidir. Askerlik adı altında, garsonluk, temizlikçilik, çaycılık, resepsiyon memurluğu, çevirmenlik vb gibi görevler yerine askeri ve teknolojik bilgi verilmeli, insan yetiştirilmelidir.

    5- Askerliği süresince vatandaşa, asgari ücretin en az yarısı kadar maaş bağlanmalı, eş ve çocuk yardımı yapılmalıdır. Bu adamlar ne yer ne içer askere nasıl gelir, nasıl gider diye düşünen yok. Sadece gel …!

    6- Bedelli askerlik uygulaması sonsuza kadar kaldırılmalı, askerlik süresi herkes için en fazla beş ay olmalı, askerde kalmak isteyenler sözleşmeli olarak alınmalı, silah altında hizmet etmek istemeyenler yedi ay süreyle memur statüsünde asgari ücretle sivil olarak hizmet vermelidir. Yedek subaylık kaldırılmalı, subay olmak isteyenlerden şimdi olduğu gibi sözleşmeli olarak subay statüsünde faydalanılmalıdır.

    Bahsettiklerim sadece öneri olsada, bir kısmını bile yapsak, dünyada insanına insan gibi muamele eden ülke olarak bilinmez miyiz. Çözüm, sevmekle başlıyor galiba, ama insanı, insanını sevmekle …

    Yaşamlarımız süresince hepimiz aşağı yukarı benzer şartlara tabi tutuluyor, farklı zamanlarda, benzer zorluklara maruz kalıyoruz. Hayatımızı sürdürebilecek kadar da, dişimizle tırnağımızla kazanıyoruz. Yaşam şartları çok zor, ev, eş, çoluk çocuk sahibi olmak, sorumluluk almak; hayatın kendisi. Bunları bırakmak, senin kazancınla hayatını sürdüren sorumlusu olduğun ya da çalıştırdığın insanları açlığa bırakmak gibi… neredeyse imkansız… Alın terinle çalışsan da, ülken için katma değer üretsen de, askerliğini yapmadığın zaman vatandaş sayılmıyorsun !. Keşke herşey askerliği yapmakla bitse, ya sonrası, dönünce kapattığın işlerini ne kadar zamanda toparlayacasın, paran, imkanın olacak mı ?. Kimse bunları düşünmüyor, büyüklerimiz (seçtiklerimiz), hayatın herkes için standart olduğunu, kişilerin askerlikten başka derdi olmadığını, keyfi için yapmadığını falan düşünüyor galiba…

    Söyleyeyim; Öyle değil hayat hiç sandıkları gibi değil.

    Konuyla ilgili sorun ÇOK, çözüm üreten, insiyatif alan yetkili YOK !. Böyle gelmiş, böyle gider. Herkes, koyun, nasılsa dümen dönüyor mantığı hala devam ediyor gibi … Askerlik kaçılacak bir iş değil ama insanın hayatınada bu kadar tesir edecek şekilde uygulanmamalı !! Acısını çeken bilir.

    Her sene benzer zamanlarda çıkan bu askerlik kısaltma ve bedelli çıkarma söylentileri, dilerim gereken yerlere ulaşır da, laf üretmekten çok, ihtiyacı olan insanları hayata döndürecek, mutlu edecek, çözümler üretilir. Biraz empati …

    Bedelli askerlik çıkarmak, ya da başkaları dürtmeden, ülke faydasına, tarafsız, akıllı, maddi kazanımlar sağlayacak, insanları mutlu edecek çözümlerin, bizler tarafından üretilmesi; IMF ya da Dünya Bankası gibi kuruluşların kapısında, onların belirleyeceği şartlarda, korkunç faizlerle para almaya çalışılmasından daha iyi daha onurlu değil midir.

    Saygılarımla
    MB

  91. Yazan:naci onuk Tarih: Şub 28, 2009 | Reply

    bedelli askerlik çıkınca sadece zenginlermi askere gidecek sanıyorsunuz?depremden sonra cıkarılan bedelliden yararlananların yarısı kredi alarak bedelliye başvurmuş sonuçta.Ayrıca sanki şuanki durumda da zenginler askerlik yapmıyor merak etmeyin.ya kendilerini yurtdışında calişiyor gösteriyorlar yada babalarının tanıdıkları sayesinde biryerlerini kaldırmadan paşa paşa askerlik yapıyorlar yada yapmıyorlarmı demeliydim…
    günümüzde nicelik degil nitelik önemlidir,yani sayı degil ordunun hareket kabiliyeti…buda profesyonelleşerek küçülen ordunun,modernizasyonunu tamamlayarak daha güçlü duruma gelecegi anlamına gelir…

  92. Yazan:Scubakas Tarih: Şub 28, 2009 | Reply

    Değerli Türk Vatandaşları,

    Orduyu özelleştirelim mi ya da profesyonelleştirelim mi gibi konuların bu zaman için çok sığ ve gerçekçilikten uzak fikirler olarak görüyorum. Bir defa bizim ordumuz dünyadaki birçok orduya göre çok daha deneyimli ve profesyonel bir ordudur. Bunun yanısıra ülkemizin sınır uzunluklarını ve ülkemizin başındaki belaları ve tarih boyunca yaşadıklarımızı düşünürseniz ordumuzun küçültülemeyeceği de başka bir gerçektir.
    Bunların hepsi bir kenara dünyada şu anda yaşanan devasa ekonomik krizin bile dünyayı nereye götüreceği çok daha büyük savaşlar doğurup doğurmayacağı bilinmemektedir. Unutmayın ki Amerikan ekonomisi kötüye giderse dünyada başka savaşlar çıkmalı ve Amerikan silahları satılmalıdır ki ekonpmi düzelsin. Bunun en güzel örneği de şu anda Alaska’nın altında yani buzulların altındaki bölgede kalan petrol ve doğalgaz yataklarının (dünyanın %20-25′i kadar stok burada bulunmaktadır) kime ait olduğu veya kimlere ait olduğu konusunda takışmalar ve tahrkler başlamış bulunmaktadır. Bugün o bölgede bulunan Norveç, İsveç, Finlandiya ve İzlanda bölgeye daha yakın olmasına rağmen hatta Kanada dibinde olmasına rağmen Rusya buzulların altına nükleer denizaltısını sokup bayrağını dikmiş bulunmaktadır. Peki bu ülkeler dünyanın hemen hemen en zengin ülkeleri olmasına rağmen ne yapabilmektedirler. Bugün Rusya’nın senelik silahlanma harcaması 25 Milyar USD’dir ve ordusu 1.250.000 kişidir. Buna karşılık diğer tarafta saydığım 4 ülkenin silahlanma harcaması 20 Milyar USD. olmasına rağmen toplam asker sayıları Rusya ordusunun 10 da biridir. Yani yaklaşık 125.000 kişidir. Peki size soruyorum bu kadar para harcayan modern silahlara sahip olan bu gelişmiş 4 ülke neden Rusya’ya kafa tutamamaktadır? Yani ordunun silah olarak gelişmiş olması hareket kabiliyetinin fazla olması tek başına yeterli değildir. Lütfen ordunun 50-60 tane daha fazla General, Amiral tutmak için bu büyüklükte tutulduğu gibi sığ ve zayıflatıcı düşüncülere kapılmayalım. Zaman bir vücut halinde davranma zamanıdır, birlik olmak zamanıdır, dinle ve dille ayrılma zamanı değildir. Ama ne yazık ki bir takım kişiler kendi ekonomik çıkarları bir kısmı da bazı dini istismar eden kesimlerin peşinden giderek Türkiye’ye zarar vermektedirler. Dünyada artık hiçbirşey uzak veya imkansız değildir… Bu ülke laik bir cumhuriyet ile yönetilmekte olup bundan sonra da böyle devam etmelidir. Aksini düşünenler kendileri ve ülkemiz için çok tehlikeli bir rüyanın peşinden koşmaktadırlar.
    Farkındamısınız, son senelerde Cumhurbaşkanlığı seçimi, Erken seçim, Anayasa Mahkemesi Başkanlığı seçimi, Rektörlük seçimleri ile daha önce itibarlı olan bu mertebeler vatandaşın gözünde alelade, televizyonda bir magazin programı düzeyine indirilmiştir. Nedense buna da halkla bütünleşme deniyor…
    En son bir cümlem şu olacaktır; bugün dünyada her ülkenin Başbakanı’nın oğulları, Prenslerinin oğulları, Kraliçe’lerin torunları askere giderken hem de savaş bölgelerine nakil olurken neden bizim Başbakanımız’ın oğulları askere gitmez ??? Şu anda Türkiye’yi kurtarmak için 90 Milyar $’ın üzerinde para gerekmektedir. Yani paralı askerliği çıkarmakla gelecek para limonata yapmak için koca bir sürahiye bir kesme şeker atmaya benzer.
    Okuduğunuz için şimdiden teşekkür ederim.
    Scubakas

  93. Yazan:Ömer Tarih: Şub 28, 2009 | Reply

    Türk ordusu yada Peygamber Ocağı! özelleştiriliyor mu? bunu kim nasıl anlarsa anlasın ne düşünürse düşünsün Türk ordusu İstanbulu Feth eden, Cihan imparatorluğu kuran,Çanakkalede destan yazan, kurtuluş savaşında dünyaya nasıl bir ordu ve millet olduğnu gösteren Ordu değil… mevcut ordu hantal, tamamen kendi ( rütbelilerin )egolarını tatmin etmek için kullandıkları bir insanlar yığını… Bu Ülke şehit kanları ile sulanmış can bulmuş vatan hala bir avuç teröristle baş edememiş işi sadece güvenlik olması gereken ancak işinden başka herşeyi yapan bir kurum! Bedelli askerliğe gelincede ne için olduğu nasıl olduğu önemli değil çıksın çıkmalı, ama bu kaynak son kuruşuna kadar denetlenmeli, görünürde denetlenebilir gibi görünsede hiç bir şekilde denetlenemiyor. Doğu ve Güneydoğu da binlerce şehit verildi bu ordu önce vicdani olarak bunun hesabını vermeli vatan sağolsun diyen canını veren analar başörtüsü var diye kışladan içeri alınmıyor!… Bu ayıbı Peygamber Ocağına yakışıyormu bunları gördükçe inasanın içi yanıyor. Aslında daha çok söylenecekler var ama duyacak güçleri ve tahammülleri yok… Siyaset, toplum muhendisliği, Saltanat v.s hepsi var Ordu ve Peygamber Ocağı olmanın dışında…

  94. Yazan:Mehmet Mutlu Tarih: Şub 28, 2009 | Reply

    İyi çalışan yapıları daha iyi çalışır hale getirmek için çalışmak lazım,her işte deneme yanılma yöntemini uygulayamazsınız.Buna haddiniz ve yetkiniz yok.

  95. Yazan:Naci Elmalı Tarih: Şub 28, 2009 | Reply

    Adı profesyonelleşme yada özelleşme ne olursa olsun, şu an için Türkiye Cumhuriyeti halkı böylesi bir ordunun kurulmasına elverişli değildir. Zira pirinç ithal edebilirsiniz ama ABD gibi yurtdışından asker ithal edemezsiniz. Ederseniz, Türkiye Cumhuriyeti Ordusu Kıbrıs Barış Harekatı sırasında onca engebeli doğa koşullarında, çok sıkı mevzilenen Rumlara karşı topu, topu 500 şehit vermişti. Toros kod adlı Milli Mukavemet Teşkilatı kurucularından Rauf Denktaş’ın örgütlediği yaklaşık 3500′de mücahit şehit. Profesyonel ordusu olan ABD işgal kuvvetleri Irak halkının üzerine sivil, çocuk, yaşlı demeden tonlarca bomba yağdırdığı halde, bir sürü de işbirlikçi ülkelerden asker aldığı halde kelle sayısı 5000 e yakındır. Bunlar iyi değerlendirilmelidir. Türk Ordusu profesyonelleşemez çünkü amatör bir ruha sahiptir. Hemen hemen her asker, öldüğünde şehit olacağını düşünür ve vatan topraklarını kutsal bilir. Bu gibi safsatalarla gündem yaratmak bile o fikrin bir gün gerçekleşecek zemin bulmasına Psikolojik Harp unsurlarından katkıdır. Türk Ordusu özelleştirilemez, çünkü 1. Boğaz Köprüsü değildir ki; bir tarafta Necdet Calp, diğer tarafta Turgut Özal otursun tartışsınlar. Biri sattırmam desin, öbürü satarım desin ve satsın. Özelleştirilirse Türkiye Cumhuriyeti özelleştirilmiş olur ve ihaleye Soros ve Quantum Fonu girer. İhale halkımızda kalır. Bedelini ihaleye çıkaranlar öder. Sitenizde böyle bir tartışmanın açılmasını bu yüzden kınıyorum.

  96. Yazan:HAKAN Tarih: Şub 28, 2009 | Reply

    DESENE AMERİKAN ORDUSUNA DÖNECEĞİZ. :(((

    PARANIN GİRDİĞİ HER YER = MANEVİYATIN AZALMASIDIR.

  97. Yazan:HALİL ÇETİN Tarih: Şub 28, 2009 | Reply

    Yıllardır terörle mücadele edildiği söylendi,şehitler verildi, maddi ve manevi kayıplar yaşandı. Şimdi terörü bazı genearellerin organize ettiği hatta ilk oluşumunu sağladığı ve desteklediği söyleniyor. Kim kiminle mücadele ediyor. Askerin liderleri ile terörün liderleri zaman zaman aynı masada oturup planlar yapıyormuş, bir birlerine destek olurken uçlarda duran erlerle militanlar satranç masasındaki piyonlar gibi birbirini yok etmekte. Üniversiteyi bitirmiş bilgisayar mühendisi hayatında bir kez bile dağ yürüyüşü yapmamış; bu adamı hakkarinin dağlarına gönder orda dağları kendi evi yapmış gerila ile çatışmaya sok, sonra bu adam çatışmada ölsün adı şehit olsun yok böyle bir şey, bunun adı bile bile katliamdır. O dağları, oraları bilen profesyonel askerler kontrol etmeli, ithal edilen silahlarla değil kendi silahlarımızla askeri gücümüzü ortaya koymalıyız. ihthal silahlar kumarhane sahibinin oyunlarına benzer, hiç bir zaman kaybetmez. örneğin bir mayın yada füze üretilir, bunu sana satar karşı tarafa bunnun anti-x i satılır. sonra bunun bir sonraki versiyonu üretilir oda satılır. sen kendin üretki senin yaptığının şifresini çözene kadar sen macına ulaş. Ülkemiz üzerinde oynanan oyunların tek bir amacı var terör üzerinden büyük gelir elde etmek. Ama mutluyum bu güne kadar söylenen yalanlara inanmayanların sayısı her geçen gün artmakta.

  98. Yazan:Ali Duman Tarih: Şub 28, 2009 | Reply

    Sn. Melih Bey,

    Gerçekten akıl ve emek ürünü olan çözümler sunan fikirlerinizin tamamına katılmaktayım. Esasında ülkemizde yaşanan ve kronikleşen sorunların çözümü çok zor da değil, ancak bu sorunların varlığından geçinenlerin “su başlarını” tutmuş olmalarından kaynaklı çözümsüzlük durumları mevcuttur.

    Bugün 28 Şubat’ın yıldönümü “irtica naraları” ile yapılan post-modern darbenin altından çıka çıka ne çıktı “21 BANKANIN BATIRILMASI İLE 100 MİLYAR DOLARLIK HORTUMLAMA” operasyonu çıktı, buna kimler baş aktörlük yaptılar, Generaller ve ortamı hazırlayan Kartel Medyası, belki de generaller iyi niyetle bir irtica tehlikesini engellemeye çalışmışlardı, ancak bu ortamı tesis etmek için görevlendirdikleri medyaya da sonradan bir armağan vermeleri gerekiyordu bu ahlaksız armağanın bizlere faturası 100 MİLYAR DOLAR oldu, böyle bir konjektörde bir ordunun özelleştirilmesini konuşmak yerine, o ordunun bulunması gereken çizgiye çekilmesini konuşmak daha anlamlı ve mantıklı olacaktır.
    Ordu özelleşmiş olur ise darbeler de özelleşebilecek midir?
    Atatürk’ün varlığı nedeniyle generallere gönülden bağlılık hissedenler, her nedense Osmanlı İmparatorluğunu hırsları yüzünden yıkan Enver Paşa’nın da bir general olduğunu unutuveriyorlar, üstelik her ikisi de Osmanlı Generaliydi. Unutulmaması gerekenler sadece iyi şeyler olmamalı, kötü şeyleri de unutmamalıyız. Misal 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubatlar unutmamalıdır. Zira durduk yere kendi halkına dipçik göstermek, hatta kafasına dipçikle vurmak ne affedilebilecek ne de unutulabilecek bir suçtur, asıl konuşulması gereken konu demokrasinin gereği ve sonucu olarak her kurumun olması gereken yer ve konumdur. Çizgisinin sürekli dışında olan bir ordu yıpranır, tartışmaların odağı haline gelir, oysa ordu herkesin ordusudur ve tartışılmamalıdır.

  99. Yazan:musab ibraimi Tarih: Şub 28, 2009 | Reply

    2000 yillik bir tarihi olan el ustunde goz nurumuz Turk ordusunun ozellesmesi bile baslik olarak Turk milletinin sonudur… Biz Turkler olarak iki avuc kagit ite atsan yemez ordumuzu satmayiz… Kurtulus savasinda ninelerimiz gouslerindeki cumhuriyet altinlarini satip silah almislar neden bu gunleri gormek icin… Dusunce olustururken kendini kaybetmeyin akliniza hakim olun

  100. Yazan:Önder Tarih: Şub 28, 2009 | Reply

    Yazının başlığında Özelleştirme ibaresi kullanılmış oysa bu bir özelleştirme değil bizim halkımız genelde yazıları okumadan başlıklara göre yorumlar yaparlar nitekimde burdaki yorumların çoğu öyle olmuş Başlıklar çok önemlidir.
    Ordu profesyonelleşiyor demek daha doğru olurdu
    bu kavram benim bildiğim yıllardan beri var zaten 3 ay eğitim gören 15 ay askerlik yapan sivilde eline silah bile almayan birini savaşa göndermek bence cinayet olur zaten bir avuç çapulcu pkk ile baş edememizin nedenide bu tabi uzun yıllar eğitim görmüş profesyonel askerlerin bu işi yapması en doğrusu ama paralı asker değil bu yola canını koymuş eğtimli kadrolu maaşlı asker paralı asker kavramıda yanlış çünkü paralı asker kim fazla verirse oraya gider
    Yıllar önce Şevket kazan Adalet bakanı iken bir öneri sunmuştu sokaktaki tinerci çocukları toplayıp orduya teslim edelim ordu onları yetiştirsin profesyonel asker yapsın demişti ama herkes itiraz etti onları ölümemi göndereceksin diye sanki şu an yapılan farklımı birçok askerimiz ölüme gitmiyormu

  101. Yazan:Ahmet MiM Tarih: Şub 28, 2009 | Reply

    Bu Sitenin teknik alt yapisi, bir tartisma platformu olmasina firsat vermiyor ???

    Daha önceki
    1. Yazimda konu ile ilgili görüslerimi belirtmistim.
    2. Yazimda ise; Editöre bir öneride de bulunarak, yapici ve netice verici bir tartisma icin bu sitenin teknik alt yapisinin yeterli olmadigini belirterek, bir forum alt yapisinin bu sitede sart oldugunu belirtmistim.

    Bu kritigime ragmen, tartisma platformu teknik alt yaopisi icin zorunlu olan forum teknigi bu siteye eklenmedi.

    “Alet isler el ögünür” misali, fikirlerin gelistirilerek, realiteye dökülebilmeleri icinde teknik alt yapi dedigim forum teknolojisinin kullanilmasi sarttir.

    Yoksa netice bu olur.
    Ne olur ?

    Çok degerli fikirleri okudum ve tebrik ederim sahiplerini, ama hicbir fikrin diger fikirle kaynastirilamadigini da gördüm. Herkes ayri telden, yüzeysel naralar atabilmis.
    Eger fikirler kaynastirilamiyorlarsa biribirileri ile, netice alinamaz..nara niteliklerinden kurtulamazlar..

    Bu nedenledir ki, bosa zaman harcamadim fikirlerimi yazarak..

    Editöre tekrar sesleniyorum:

    Fikirli insanlari burada nebzende olsa bulusturabildin, bunun icin tebrikler.

    Fakat teknik alt yapinin yetersizligi nedeni ile, bu fikir sahibi kisileri kaybedeceksin. bunun icinde yazik oluyor..

    Bu arada birkac Atatürkcü, Ulusalci, Irkci, demokrasiden bihaber, fikirsiz kisilerinde sloganlar atmasi da NORMAL..
    Eger akillilarimiz varsa, akilsizlarimizinda olmasi, tabiatin geregidir :)

    Ahmet MiM

  102. Yazan:Ahmet MiM Tarih: Şub 28, 2009 | Reply

    MiLLi ORDU ve ABD ile imzalanan MANDA ANDLASMALARI

    Ilk yazimda ortaya koydugum düsüncemde, ordumuzun MiLLi ORDU olmadigini, Atatürk tarafindan ABD ile imzalanan MANDA ANDLASMALARI ndan dolayi ABD ve Israil´in emrinde oldugunu belirtmistim.

    Türk Ordusu; ABD ve Israil´in özel ordusu oldugundan, silah alimlari esnasinda generallerimizin komisyonlarla mükafatlandirildigindan, özel ordunun, özellestirilmesinden bahsetmek, abesle istigal olur.

    TSK nin millilestirilmesi ile, TSK nin ABD ve Israil´den soyutlanmasi zaruretini ortaya koymak istedim.

    Düsünceme göre ilk önce ordunun millilestririlmesi, ondan sonrada ordunun kismi özellestirmelerle efektiflestirilmesi sarttir.

  103. Yazan:Fatih Tarih: Şub 28, 2009 | Reply

    Liseyi bitirdim. Ve çok hızlı bir kararla ve annemin emekli maaşından çektiği kredi ile 3.000 tl ile ufak bir dükkan açtım. cd sattım ,bilgisayar tamir ettim. ve gel gelelim 4 yılda tüm Türkiye geneline yazılımlar satan bir şirketim sahibi oldum. Sattıgım her yazılımdan ana üretici oldugum için milyarlarca kdv ve diğer vergileri ödüyorum. evlendim. sırf işlerimi bırakmamak için açık ögretime defalarca girdim çıktım. Ben bu durumda askere gidip onlarca insanı işten çıkartıp ailelerinide bu krizde ekmek parasız bırakacagıma mı üzüleyim yoksa geldiğimde şirketimin yerinde yeller edtiğini gördüğümemi üzüleyim. Ben askerden kaçmak için dükkan açmadım ama şartlar beni bu duruma getirdi. benim askere gitmem mi orduya ve bu ülkeye daha fazla yarar sağlar gitmemem mi ?

  104. Yazan:Mayis Tarih: Şub 28, 2009 | Reply

    MUCİZELER KUŞU
    (Vicdani Ret Beyanımdır)

    Bismillahirrahmanirrahim

    Kara ve kızıl kanatlarıyla bir tepeden bir vadiye
    ve sonra bir vadiden bir tepeye uçan,
    özgürlüğe imanlı bir kuştur anarşi dediğim benim

    Ve Hakk bildiğim
    Bir düşmüş bir kuş olduğunu gören
    Âdemoğlu kuşun kanadında bir tüy
    Kuş kanat çırpmış
    Tüy dârıdünyaya düşmüş

    Dünya, dönüp duran,
    Yıldızlı bir örtü altında yanan
    bir sır gibi gizlediğimiz
    yaralarımızdan sızan gece ve kan.
    Dünya, nice zulmet, nice yalan.
    Ve yine dünyadır işte
    bu cennet bu cehennem
    ayan beyan.
    Sen ben yer gök seyyârat
    İçlerinde inci mercan deryalar
    Meyveler, salkımlar, envai çeşit mahlûkat
    tecellisidir hep O’nun
    O öyle büyük öyle muazzam
    perdesi gene kendidir
    görmek istersen
    dön de bir kendine bak…

    Senden içeri bir sen
    Benden içeri bir ben
    Haşhaş sanmayasın sakın Hakkın esrârıdır
    Kalpsiz kalıp zulmete gömülmüş bir dünyada vicdan,
    bir ötmeye başladı mı susmak bilmeyen
    bir kuşun avazıdır,
    kaskatı kesilmiş taştan kalpleri deler geçer
    ve öyle taşlar vardır ki içlerinde nehirler kaynar
    öyle taşlar ki çatladı mı sular çağlar.
    Öyleyse ötsün artık mucizeler kuşu siz de duyun:
    Malik-ül Mülkü hiçe sayarak dünyayı kuşatan hiçbir orduda
    elime silah almayacağım.
    Saçlarımda çiçekler olacak, kulağımda küpeler, parmağımda yüzükler;
    içimdeki yaban çocuğun güzelliğine leke süren
    aşağılayıcı rütbeler takmayacağım omzuma
    uygun adım yürümeyeceğim
    ayaklarım talim edecek gerçeğe giden tüm dolambaçlı yolları
    ve Hünkârım, Beyim, Paşam
    yorma hiç o güzel ağzını emretmek için bana
    Hak sözünden gayrı bir buyruğa tabi olmayacağım bundan sonra.

    İnan Mayıs Aru

  105. Yazan:mka türkiye Tarih: Şub 28, 2009 | Reply

    Orduyu özelleştirelim.
    AKP Deniz feneri olayını kapatmak için,Ergekon adı altında askeriyeye yeterince zarar vermeye çalıştı ama başaramadı.Türk Milletini kandıramadı ve nasıl orduyu yok ederim düşüncesi ile kamu oyu yoklamasımı yapıyorsunuz.
    Orduyuda, Dünya devi olan Telekom v.b. gibi hepsini, ne varsa profesyonelleşme (özelleştirme)adı altında ABD, ingiltere ve israile satalım.
    Türkiye de türkiye kalmasın.Yok ediniz.
    Ondan sonra bakarsınız,insanlar sokaklarda rahatça dolasıyormu.? Kimin kimde olduğu bellimi.?
    Atatürk hakkında yazan Sn.ilgili Bu kadar rahatsanız, babanız, ananızın kim olduğunu biliyorsanız.İşte bu M.Kemal ATATÜRK önderliğinde, Türk milletimizin sayesindedir.
    Sizin gibi insanlara sadece güler geçeriz.
    Ne Mutlu Türküm Diyene.!

  106. Yazan:selim Tarih: Şub 28, 2009 | Reply

    fikirler doğru ama filiyatta samimiyet ararım. daima sözler doğru eyleme nefis karıştığı için yanılıyoruz.özü ve sözü doğru olan beri gelsin yoksa niyeti bozuksa uzak dursun
    selamlar

  107. Yazan:Sinasi Büyükdere Tarih: Şub 28, 2009 | Reply

    Ben, TSK özellestirilmesine karsiyim.Ama parali askerlige sicak bakiyorum.Yukarda bazi arkadaslarin yazdiklarina bakiyorum,bir yerde haklilar.Fakir askerlik yapicak,zengin yaticak. Isyeri olanin,Isyerini birakamayanin,bakima zorunlu oldugu ailesi olanin.Örnekler cok.Askere gittiginde,geride olabilecek ziyani düsünün.Böyle kisilerden zaten randiman alamassiniz.Neden?Cünkü akli Ailesinde,isyerinde.Birakin,bir bedel ödesinler,fakirin cocuguda Birliginde rahat etsin.Bugün hersey maddiyata dayaniyor.Ama hersey.Selamlar

  108. Yazan:Ali Beral Tarih: Şub 28, 2009 | Reply

    Merhaba,

    Derinsular.com sitesini önceden beri biliyordum. Ama bu yazıya başka bir siteden tıklayarak geldim. Yazı benim de öteden beri savunduğum ve bunun için çeşitli eylemlerde bulunduğum bir fikri anlatıyor ama başlık içerikle uyumsuz. Yazının başlığındaki “özelleştirme” ifadesi “profesyonelleşme” ifadesi ile değişmeli. İkisi ayrı anlama geliyor.

    Yazıya yapılan yorumlardan da çok şey öğrendim. Şimdi ben de kısaca bu konudaki fikirlerimi anlatmak istiyorum.

    Öncelikle bir konuyu açıklığa kavuşturalım. Türkiyede ne kadar insan gerçekten askerlik yapmak istiyor? Bunu bilemiyoruz. Askerlik zorunlu olduğu için insanlar zorunlu olarak askere gidiyor. Peki ama zorunlu olmasa ve dense ki “isteyen gelsin 15 ay askerlik yapsın, para falan da vermeyeceğiz”. Acaba kaç kişi gider? Bu konuda yapılmış bir anket çalışması da olmadığı için “her türk asker doğar” “bir türk dünyaya bedeldir” gibi mitleri bir kenara bırakıp şunu düşünmemiz lazım “acaba biz askerlik zorunlu olsun derken, askerliği zaten yapmış olduğumuz için mi, yoksa bir kadın olduğumuz için mi veya her AKP ye oy vermiş bidon kafalının, laik bir subaydan dayak yeme ihtimalini sevdiğimiz için mi, zorunlu askerlik olsun diyoruz?”. Bunu herkes bir düşünsün.

    Askerlik zor birşey değildir barış zamanlarında. Gidersin ot yolarsın, patates soyarsın, tuvalet temizlersin, komutanın arabasını yıkarsın. 80 senedir savaş çıkmadığı için ölme ihtimalin de yok. PKK yla savaşanlarda artık uzman çavuşlar. Peki o zaman acaba zorunlu askerliğe karşı çıkan Türkler neden vatan haini damgasını yeme pahasına buna karşı çıkıyor?

    Çünkü yapmalarını istedikleri bu şeyler, bizlerin yani hayatımızın en güzel yılları. Tam hayata atılacak, işe başlayacak, aile kuracakken ve de sağlığımızın gücümüzün en zirvesinde olduğumuz bir sırada, hayatımızın bu en değerli zamanlarını boşa geçrimek istemiyoruz.

    Şimdiye kadar çok askere giden arkadaşım, tanıdığım oldu hem kısa dönem hem uzun dönem. Yollarda da çok rastlıyoruz omuzlarda askere uğurlananlara. Ama şimdie kadar bir “tek” kişi bile döndükten sonra, bir daha yaparmısın soruma “evet” cevabı vermedi. ve benim gitmemi istemisin diye soruduğumda da “kaçabiliyorsan kaç” dediler.

    Evet daha önce çok güzel şekilde anlatılan işin teknolojik savaş boyutuna, uzmanlaşmanın amatörlükten daha başarılı olduğuna hatta isteksiz bir amatörlüğün hiç olmamaktan daha kötü olduğuna değinmeyeceğim. İleriki yazılarımda gerekirse değinirim.

    Barış zamanında askerlik yapmak boş iştir. Zaten savaş olunca mecburen herkes savaşa katılacaktır. Bunun binlerce örneği hem türk tarihinde hem dünya tarihinde görülmüştür.

    Ha, ben bir savaş çıksa ona da katılmam. İsmail hakkı karadayının genelkurmay başkanı olabildiği bir ülkede asker olunmaz. Belki karşısında savaşılır.

  109. Yazan:Behcet Tolga Tarih: Şub 28, 2009 | Reply

    Özelleştirme değil ama profesyonel ordu sart!

    Zengin-fakir meselesini bir yana birakalim (ki bence sadece fakirlerin öldüğü dogru degil; istatistik mi tuttunuz?) temel mesele ordunun ana islevini yerine getirecek sekilde yeniden yapilandirilmasidir.

    Bugun adami askere aliyorsunuz; aylarca egitim veriyorsunuz keskin nisanci; komando; tankci yapiyorsunuz. Egitimden sonra sahaya surdugunuzde dagda yillarini gecirmis terorist askeri iki kasinin arasindan vuruyor. Tankci ani bir baskin sırasinda ne yapacagini bilemiyor. Zayiat artiyor.

    Sahada gecirilen aylar sonunda asker tam tecrube kazanmisken hoop terhis ediyorsunuz ve herseye bastan basliyoruz. Bu devirde boyle savurganca bir insan kaynaklari politikasi surdurulemez. Bu yapilanmayla ciddi bir savasta sonuca asgari zayiatla ulasilamaz.

    Askerlik meslektir; her meslek erbabi zaman icinde olgunlasir. Birakin bu meslegi seven parasiyla isini yapsin. Askerlige uygun olamayan de en iyi bildigi is neyse yapsin.

    “Vatanini en cok seven, gorevini en iyi yapandir.”

  110. Yazan:Behcet Tolga Tarih: Şub 28, 2009 | Reply

    Ahmet Mim’e

    Asagidaki iddia da nereden cikti allahaskina?
    Nutuk’u okumadiniz mi siz? Bunun bir yerlerde belgesi varsa incelemeyi isterim. Ilk yazinizi da bulamadim (altyapi yetersiz haklisiniz)

    >Ilk yazimda ortaya koydugum düsüncemde, >ordumuzun MiLLi ORDU olmadigini, Atatürk >tarafindan ABD ile imzalanan MANDA >ANDLASMALARI ndan dolayi ABD ve Israil´in >emrinde oldugunu belirtmistim.

  111. Yazan:Hüsamettin Kazancı Tarih: Şub 28, 2009 | Reply

    Askerlik mesleği üstün bedeni akli ve ruhi bütünlük gerektiren fedakarlık gerektiren bir vazifedir. Her insan yaradılış itibarı ile farklı özellikler taşırlar. Askerlik gibi üstün yetenekler gerektiren bir vazife için sıradan insanların görevlendirilmesi, bu görevin başarılı bir şekilde yerine getirilmesine engeldir. Zaten yönetici askerlerimiz seçkin bir eğitimden geçirilerek geleneksel üstün performans yetenekleri kazandırılmaktadır.
    Ancak er erbaşların normal vatandaşlarla yapılandırılması sıkıntıya sebep olmaktadır.
    Yaşadığımız coğrafyada zayıf olmak tarih boyunca hiç affedilmemiş ve güçlü olmayı gerektiren stratejik öneme haiz bir ülkedir.
    Sadece kendi sınırlarımızla kalmayıp tüm bölgenin gözetimi ve denetimi güçlü bir askeri gücü zorunlu kılmaktadır.
    Netice her vatandaş askeri eğitim almalıdır.
    Ancak etkin ve caydırıcı güç geleneksel asker eğitimizle profesyonel olarak yerine getirilmelidir. Askeri kurumlarımızın ülke geleceğine daha etkin katılımı için bir diğer önemli husus askerin siyasetten ticaretten katiyetle uzak tutulması zaruridir.

  112. Yazan:Necla Şener Tarih: Şub 28, 2009 | Reply

    Sörler:

    Sayın Erdoğan, AKP yağcıları, DTP militanları, PKK militanları, ABD uşakları AB köleleri….

    Türk ordularını tamamen terhis etsek sizin için yeterli olur mu acaba..!!

    Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etütler Vakfı TESEV”in çıkardığı “Türkiye Güvenlik Sektörü ve Demokratik Gözetim” konulu almanağın tanıtım toplantısında konuşan Kretschmer, Silahlı Kuvvetlerin yasal ve kurumsal düzene saygı göstermediğini söyledi.
    Sivil konularda da askerin görüş bildirdiğini savunan Kretschmer, Türkiye”nin bu nedenle tam olarak demokratikleşemediğini öne sürdü.
    Yazar Elif Şafak”ın beraatını de değerlendiren Kretschmer, kararın olumlu olduğunu ancak 301″inci maddenin yürürlükte olması nedeniyle bu tür davaların devam edeceğini kaydetti.
    Yeni Ceza Kanunu kabul edilirken bu maddeye karşı çıktıklarını, ancak uygulamayı beklemeyi tercih ettiklerini söyleyen Kretschmer, “Uygulama ne olduğunu göstermiştir. Düşüncelerini demokratik olarak ifade edenler hakkında dava açılıyor”
    dedi.
    AB iledleme raporu ne dedi;
    Bakalım sevgili AB bizden ne istiyor.

    6 Kasım 2007 Türkiye İlerleme Raporu’ndan önemli ifadeler:

    — Laikliğin zayıfladığını öne süren Ordu, 27 Nisan’da bir bildiri yayımlayarak 22 Temmuz seçimine müdahale etmiştir.

    — Ordu çeşitli bahanelerle basını hedef almıştır.

    — Genelkurmay bir iç yönergeyle basın özgürlüğünü askeri konularda sınırlamıştır.

    — Orduyu eleştiren gazeteciler, askeri kabul ve brifinglere alınmamaktadır.

    — Üst düzey Komutanlar, Kıbrıs, laiklik ve Kürt sorunları, iç ve dış politika konularında daha çok açıklama yapmaya başladılar.

    — Komutanların, özellikle güvenlik ve azınlık haklarına ilişkin konularda, bilimsel araştırma ve tartışmaları sınırlama girişimleri vardır.

    — Ordunun, siyaset üzerindeki önemli etkisi devam etmektedir.

    — Orduya geniş bir manevra sahası tanıyan TSK İç Hizmet Kanunu ve MGK Kanunu değiştirilmemiştir.

    — Jandarmanın sivil alandaki faaliyetleri üzerinde sivil denetim sağlanmalıdır.

    — TBMM’nin, ordunun bütçesi ve harcamaları üzerindeki denetimi güçlendirilmelidir.

    — Orduya ait malların denetiminin yapılabilmesi için yasa uygulanmalıdır.

    — Vicdani red ile ilgili hususlarda herhangi bir ilerleme olmamıştır.

    — Türkiye, vicdani veya dini sebeplerle askerlik hizmeti yapmayı reddedenlerin, cezai takibata uğramalarını ve mahkûm edilmelerini engelleyecek yasal düzenlemeleri yapmamıştır.

    ORdu kadar taş düşsün kafanıza..

    Kim düşmandır orduya. AKP ve yandaşları, DTP ve PKK AB vE ABD..
    neden
    Çünkü müşterek hedefleri aynı.
    AKP:
    mevcut düzeni yıkarak ılımlı islam cumhuriyeti kurmak ister : bunu kimler istiyor ABD , AB,

    DTP ve onan askerleri PKK ne ister:

    Türkiye topraklarında kürdistanı kurmak , tabiiki önce federasyondan geçerek..

    Ne idüğü belirsiz , kaynağı malum taraf gazetesi ve onun yandaşları ne der.
    Biz BOP eş başkanıyız

    BOP’ u gerçekleştireceğiz.

    BOP neder:

    türkiye topraklarında kürdistan kurulsun, ılımlı islam devleti olsun..

    Emriniz olur sayın congar..

    siz nasıl olsa ABD ye kaçarsınız sıkışınca.

    Neden sizlerin yaklaşımları ve olanlar beni şaşırtmıyor artık.

    Yıllardır,Türkiye’miz üzerinde oynanan oyunlar bitmedi.. Bıkıp usanmadan, asırlardır hep gözler üzerimizde oldu.. Amaç hep şu; ne yapsak ta, bu güzel ülkeden Türkleri atsak ta bizler yerleşsek.
    Bizler kim mi…!!
    Çok düşünmeye gerek yok.. Onları asırlar boyu çok, çok gördük tanıdık.
    Hedef hep şuydu..
    Orta doğuda yada Anadolu da var olan Türkiye cumhuriyeti, ne ölsün, ne gülsün. Çok güçlü olmasın ama yokta olmasın.Kaynaklarını, insanlarını kullanalım..Alabilecek neleri varsa alalım..
    Uygulanan strateji hep şu oldu.
    Milleti millet yapan tüm değerlerine saldır, parçala,dejenere et böl ve yut..
    Bir dönem rejime taktılar..
    Oyuna geldik, sağ dedik, sol dedik birbirimizi yedik.. Birileri kıs, kıs güldü..
    Sonra;
    Irk dediler.
    Milli bütünlüğümüze saldırdılar..
    Dediler ki kurtuluş savaşını birlikte yaptığımız, yıllardır barış içinde yaşadığımız yurttaşlarımıza;
    Bak sen Kürtsün, Çerkezsin, Lazsın,tatarsın, vs. vs. sahte haksızlık yapıldığı senaryolarını bazı beyinlere işleyerek, bölücülük yapmaya teşvik ettiler.Neyse ki sadece Kürt yurttaşlarımızın küçük bir azınlığının dışında bu dolduruşlara gelen olmadı.
    Sonra dil dediler.. Yıllardır doğuda hala Türkçe bilmeyen onca vatandaşımız dillerini konuşurken, kimsede karışmazken,dilinizi konuşun vs. vs. kışkırtmalarıyla polemik yarattılar.
    Sıra dine geldi sonra..
    Bu güne kadar kimsenin dini inançlarına karışılmadığı ve herkes özgürce ibadetini yapabildiği ülkemizde ,dini siyaset aracı olarak kullanan bazı kişilerce, insanların dini inançları ve tarzları yargılanır oldu. Neredeyse tanrı katında gördü bazı kimseler kendini. Kim dinli, kim dinsiz diye yargılama, karar verme yetkisini buldular kendilerinde..Yılardır Anadolu kadını başını örter kimsede karışmazken, bunu da siyasi bir kimliğe dönüştürdüler ve adına türban dedikleri aslı başörtüsü olan örtüyle karmaşa yaratmayı başardılar..
    Yargıya el atıldı, yılardır cinayet işleyen PKK dan daha fazla üzerine gidilir oldu bazı spesifik olayların..Bazıları çok mutlu oldu,bir suçluyu sorgularken aldığı bilgilerden.Cinayetin hiçbir türü hoş görülemez.. Ama bu konuda da yanlı taraflı davranıldı..Unutuldu etkiye tepki gerçeği..
    Nihayet sıra ordumuza ve askerlik kavramı da tartışılır oldu.
    Askerlik yapmak istemeyen birileri, AİHM dava açıyor..
    Sonuç;
    Yapmaya bilir, zorlamak insan haklarına aykırıdır..
    Biz kurtuluş savaşında 7 düvele karşı gelmiş bir milletiz, kimsenin bir karış toprağında gözümüz yoktur, bir karış toprak içinde kanımızı akıtmaktan çekinmeyiz..
    Biz askerlerimize,mazluma,kadına,çocuğa,silah çekmeyi öğretmeyiz..
    Biz askerlerimizi,başkalarının topraklarını gasbetmesi,işgal etmesi için yetiştirmeyiz,
    Biz askerlerimizi savaş yapsın haksız yere, saldırsın diye yetiştirmeyiz.. sloganımız ”yurtta sulh.cihanda sulh”tur.
    Biz askerlerimizi, bir yerleri işgal edin sonrada orada gözünüze kestirdiğiniz kadına kıza tecavüz edin, hatta evlerini yakın nasılsa çıkacaktır, keyifle tecavüz edersiniz demeyiz..
    Biz askerlerimize nefsi müdafaa savaşlarında bile hamile kadınları süngüleyin karnındaki çocuğu öldürün demeyiz..
    Bizim askerimiz asırlardır.. aman dileyene silah çekmemiştir, arkadan vurmamıştır,
    Kimsenin ırzına namusuna malına mülküne inançlarına yaşam tarzına karışmamıştır..
    Biz çocuklarımızı, kendini, vatanını, ırzını,namusunu korumayı öğrensin diye davulla, zurnayla, gururla vatan borcunu ödemesi için askere uğurlarız..
    Bizim askerimiz bu hizmeti onur sayar, para için yapmaz..
    Bu nedenledir ki savaşlardan galip çıkar, insanlığı, azmi,vatanseverliği ,insan severliği, barış severliği ve hakkaniyeti ile ve Allah daima yanındadır, kollar gözetir..
    Gittiği her ülke halkına sevgi, iyi niyet sunmuştur onun içinde hep sevilmiştir..
    ..
    Askere çağrılırken ailedeki herkes bir anda çağrılmaz, mazereti olan,hasta olan zaten alınmaz..Çünkü o korunmaya muhtaçtır.
    Bizim çocuklarımız, kişiliğini bulur, ayakları üzerinde tek başına durmayı öğrenir.Hayatını gözden geçirmeyi, kendine çekidüzen vermeyi öğrenir. Bazen bir meslek edinmiş, okuma yazma bilmiyorsa, öğrenmiş olarak döner bazen askerden..
    Biz askerlik yapmayan erkeğimizi, erkekten saymayız, hatta bir mazereti yada rahatsızlığı nedeniyle askere gidememişlerimiz eksik hisseder kendini..
    Kısaca bizim için askerlik yapmak bir onurdur
    Biz stratejik ve bir çoklarının üzerinde asırlardır gözü olduğu gerçeği bilinen topraklarda yaşıyoruz..Kendimizi savunmayı öğrenmek zorundayız.
    Askerliğimizi de onurla gururla yaparız..
    VE hata da sorarız neden bayanlara da kısa süreli bir eğitim verilmiyor diye..
    Askerlik yapmak istemeyenlere ise sözüm şudur..
    Bir gün,düşman yada işgal kuvvetleri kapınıza dayandığında, evinizi, barkınızı, malınızı gasp ettiğinde, çocuklarınızı öldürdüğünde, karınıza ,ananıza bacınıza kötü davranıp hata tecavüz ettiğine, hamile karınızın karnını deştiğinde umarım onları gülücükle,gülle durdurabilir ve ailenizi koruyabilirsiniz..
    Paralı yapın,azaltın,pasıfize edin, yetkilerini sınırlayın, güçleri ayırın birbirinden.
    İsteyin de isteyin.
    Lafı dolaştıracağınıza ağzınızda açıkça söylesenize.!
    ”Sevr anlaşmasında olduğu gibi orduyu terhis edin” diye..
    Valla çekinmeyin, rahat, rahat isteyin. Bizim aramızda öyleleri var ki.!
    Buna bile bir kulp bulur, AB adına yapar, Türk’e hakaret edenleri. İftira atanları, tarihe rağmen yalan söyleyenleri. Başarı için vatana hakaret edenleri bile bağrına basanlar , buna tepki gösterenleri de hırpalayanlar var aramızda.
    VE elbette birilerine de bir çift sözüm olacak..
    Biz öyle bir milletiz ki.
    Barış zamanı birbirimizi yeriz.. Ama vatanımızın bütünlüğünü tehdit eden bir unsur oluştuğunda. Tek vücut,tek yürek olmasını da biliriz..
    Ama siz bunu zaten biliyorsunuz değimli..!!
    Onun içi açık ve aleni değil, yıllardır sinsice dibimizi oymaya çalışıyorsunuz.
    Kusura bakmayın isteklerinizi yapamayacağız:.
    Aslanları, çakallara teslim edemeyeceğiz..
    Yettiniz Artık.!
    Bitmez tükenmez taviz istekleriniz Milletin canına yeti.
    Eğer Aramızda vatanı satmak, yok etmek pahasına AB ye girelim diyen varsa,alsın çantasını eline, düşsün gurbetin yoluna..
    Güle, Güle. Sana yoluk açık olsun..

    Bu Vatan Kimin?
    Bu vatan toprağın kara bağrında
    Sıradağlar gibi duranlarındır.
    Bir tarih boyunca onun uğrunda
    Kendini tarihe verenlerindir.
    Tutuşup kül olan ocaklarından,
    Şahlanıp köpüren ırmaklarından,
    Hudutta gaza bayraklarından
    Alnına ışıklar vuranlarındır.
    Ardına bakmadan yollara düşen
    Şimşek gibi çakan, sel gibi coşan
    Huduttan hududa yol bulup koşan,
    Cepheden cepheyi soranlarındır.
    İleri atılıp sellercesine
    Göğsünden vurulup tam ercesine,
    Bir gül bahçesine girercesine,
    Şu kara toprağa girenlerindir.
    Tarihin dilinden düşmez bu destan,
    Nehirler gazidir, dağlar kahraman,
    Her taşı yakut olan bu vatan,
    Can verme sırrına erenlerindir.
    Gökay’ım ne yazsan ziyade değil
    Bu sevgi bir kuru ifade değil,
    Senci leyin hasmı rüyada değil
    Topun namlusundan görenlerindir.

    Orhan Şaik Gökyay
    Ne mutlu Türküm diyene:

    Necla Şener.

  113. Yazan:Mahmut Ekrem Tarih: Şub 28, 2009 | Reply

    Hiç duydunuz mu; Emperyalizm’i?! Amerika, neden Irak’da 1,5 milyon insanı, Müslüman’ı katletti? Afganistan’daki işgali, Gazze’de taşeronu İsrail’le giriştiği katliamlar neden? Bu soruların yanıtını önünüze koyup düşünmediniz mi hiç?! Ne profesyonel ordusu?! Burası İsviçre mi? Akli melekenizde bir sorun mu var? 21. YY da yaşıyoruz; Evet, 33. YY yaşıyor olsak ve emperyalizm ve kapitalizm eğer hala varsa (ki insanlık bunlarla 1 YY daha varolamayacaktır) siz İsviçre gibi maydanoz bir sömürgeci gölgesindeki develt mi sanıyorsunuz Türkiye’yi? Bu vatan ve bu topraklar, emperyalist devletlerin tümünü ağır bir mağlubiyete mahkum eden, Mehmetçik’le kazanıldı! 21. YY da değişen ne? Teknoloji! Emperyalistler, 40 milyon yerliyi soykırıma uğratıp, 30 milyon Afrikalı kölenin kanı ve emeği üzerine kurdukları kağıttan saltanatları için pişman olduklarını mı söylediler? Bağımsız ve özgür yaşamak bir irade meselesidir! “21. YY”, “fosilleşmiş ordu” vs safsatalarıyla emperyalizme hizmet ediyorsunuz! Bu vatan, bu topraklar ve Türk Milleti (Irkçı mahiyette değil; Anadolu’da Cumhuriyet’i kuran ve her etnik kökenden olan halkımız) ancak, çağın en büyük devrimcisi M.K. Atatürk’ün öngördüğü gibi, yalnız kendi gücü ve yeteneği ile istikbale taşınabilir! Emperyalizm dünya yüzünde varoldukça, halkımızın çıkarları ancak, Milli Hükümet, Milli Ekonomi, Milli Siyaset, Milli Eğitim, Milli Yayıncılık ve Mehmetçik sembollü, askerliği en büyük vatan borcu sayan bir irade ile korunabilir! Şirket! Şirket ne? Ne şirketi?! Gördünüz Liberalizmin acıklı halini, Amerika devletçi oldu! Haberiniz var mı?! Şerketleşerek sorunları çözeceksin öyle mi? Burası Belçika değil! Bunu iyi anlamanız gerek! Bu topraklar, kaynakları ve coğrafyasıyla, dünyanın hiç bir şeyi esirgemediği mitolojik ve derin tarihsel bir mirasa ev sahiplği yapan evliyalar, aşıklar, tasavvuf felsefesi, bilim beşiği topraklar! Sizler, Amerikan filmleri izleye izleye toplu hipnoza uğramış olmalısınız! Bizler, şerefli bir tarihin, onurlu bir geçmişi olan, devlet geleneği olan bir milletin temsilcileriyiz! Sizi bilmiyorum! Ne ABD ne AB tam bağımsız Türkiye’den yana bir iradenin temsilcileriyiz! Biz Türk Milleti, her türlü teknolojiyi, bilimi, sanatı geliştirecek yetenekte ve birikime sahip bireyleriyleriyiz bu büyük Millet’in! …Ve bağımsız, Amerika’nın, Avrupa’nın sömürge valiliği olmadan yaşamanın tek yolu olan (aknıtlanmış bilimsel bir gerçek olarak) Ulus Devlet’imizi Milli Ordumuz himayesinde, üreterek, çalışarak, onurla başı dik yaşatmaktan başka 2. bir yol olmadığını çok iyi bilen yurttaşlarıyız! Bu polemikler, yalnız ve yalnız, emperyalist ABD ve AB’nin değirmenine su taşır! Bunu iyi biliniz!

  114. Yazan:Nusret DEMİRAL Tarih: Şub 28, 2009 | Reply

    Türk’ün Millet olarak baş tacı ettiği konulardan öncelikli olanı ASKER MİLLET OLUŞUDUR.
    MİLLETÇE VATANI KORUMADA KOLLAMADA HER TÜRK’ÜN VATANDAŞ OLARAK ASKERLİK GÖREVİ OLACAKTIR, OLMALIDIR DA…
    Askerliğin paralı olması diye bir ortam yaratmak Askerliği profesyonel şekle çekmek olur. Bu da yanlıştır.Türkiye’de askerlik amotörce yanı parasız olmalıdır.
    Çünkü askere giden askerlik yapan vatandaşımız vatanı korumada kollamada gelişen prensipleri o ocakta öğrenmektedir.
    Vatan Millet, Devlet biz türklerin her şeyidir.
    Onun için canını vermek esas ödevdir.

  115. Yazan:jadederail Tarih: Şub 28, 2009 | Reply

    TSK nın özelleştirilmesi bir yana bence TSK acilet dağıtılmalı ve yok edilmelidir ..
    Bizim ülkemizi Polisimiz ve yurtsever halkımız mudafaa eder yeter ki Darbeciler yok edilsin..
    Demokrasinin önündeki en büyük engelleyici TSK dır…
    Musaddık demiştir ki 3. dünya halkları kendi ordularınca İŞGAL altındadır..

  116. Yazan:Ahmet MiM Tarih: Şub 28, 2009 | Reply

    BAGIMSIZ ORDU ÜZERiNDE KARAR ALINABiLiR..

    Behcet Tolga´ya, Tarih: Şub 28, 2009

    Ahmet MiM’e

    Nutuk’u okumadiniz mi siz?

    diye sormussunuz.

    Tabiiki okudum. Dilerim ki, sizde kirpilmamis Nutuk´u, yani orijinalini bulur okursunuz.

    1. Erzurum kongresinde ABD ile bir MANDA ANLASMASI yapmak, diger bir deyimle ABD nin korumasi altina girmek istedigini belirten Atatürk, cok büyük tepkilerle karsilasti.(BKZ:Nutuk, Veyahutta M.Erdogan)Bu konuya deyinmistir Nutuk´ta.

    2.Ayriyeten “Amerikan halkina Seslenis” adli bir film Atatürk ve ABD Büyükelcisi ile cekilmistir.Bu filmde Atatürk israr etmektedir, ABD nin mandasi altina girmek için ve ABD den bir heyetin Türkiye´ye gelerek bu hususun ABD için getiri-götürülerini incelemede bulunmasini istemektedir.

    Eger Genel Kurmay Arsivlerimizi acmis olsa bircok yerde varligindan zikredilen bu MANDA ANDLASMASI ni görmüs olacagiz.

    >Ilk yazimda ortaya koydugum düsüncemde, >ordumuzun MiLLi ORDU olmadigini, Atatürk >tarafindan ABD ile imzalanan MANDA >ANDLASMALARI ndan dolayi ABD ve Israil´in >emrinde oldugunu belirtmistim.

    ABD emrindeki bir özel ABD ordusunun dahada özellestirilmesi;
    1. Abesle istigaldir.
    2. Buna karar verecek olan T.C. Devleti,TSK degil, ABD dir.

    Hiçbir kimse veya devlet kendine ait olmayan bir husus üzerinde KARAR VERME yetkisine haiz degildir.

    Bu nedenledir ki, bu konuyu tartismak yerine, ilk önce ORDUYU MiLLiLESTiRME hususunda tartisma yapmak ilk sarttir…

  117. Yazan:Ahmet MiM Tarih: Şub 28, 2009 | Reply

    Askerlik Hizmetini bedelli yapanlardanim. Parayi bastirdim, 2 ayda askerlik yaptim.

    Benimle birlikte askerlik yapanlar;

    a) Yurt disinda calisanlar
    b) Yurt disinda calisir gösterilen Generallerin çocuklari
    c) Yurt disinda calisir gösterilen Medya Patronlarinin çocuklari,
    d) Yurt disinda calisir gösterilen Zengin Patronlarinin çocuklari idiler.

    “Zengin arabasini dagdan asirir, fukara ise, düz ovada yolunu sasirir..” dememis mi atalarimiz ?

    Zaten zenginin oglu askerlik yapmiyor. Bastiriyor paraciklari, muaf askerlikten.

    Zaten zengin su anda dahi bedelle isini götürüyor.

    Bence “Bedelli Askerlik” hususunda direnenler, bedeli ödeme gücü olan fakirler.

    Bu demektir ki, BEDELLi ASKERLiK TARTISMASI; Fakirle Zengin arasindaki privilleg kavgasidir

    silahla hizmetten muaf tutulama

    1. Askerin, ABD emrinde oldugunu,
    2. PKK nin MIT tarafindan kuruldugunu,
    3. PKK nin TSK tarafindan silahlandirildigini,
    4. PKK ya; ABD cikarlarini korumak icin terör yaptirtildigini,
    5. PKK sayesinde ABD nin, Dogu ve Güney-Dogu Anadoludaki Petrol varliginin toprak altinda bekletilmesini istedigini

    düsünen bir TÜRK VATANDASI nin vicdani; Askerlik yapmayi yanlis buluyorsa, BU TÜRK VATANDASI, Avrupa ülkelerinde oldugu gibi silahla hizmetten neden muaf tutulamasin ?

  118. Yazan:Serkan Tarih: Şub 28, 2009 | Reply

    Çok ilginç bir konuda, gerçekten ilginç fikirler ortaya atılıyor ve ben bunları yazan insanlar gerçekten bir beyne sahip mi diye düşünmeden edemiyorum. Benim çocuğum gitti, o da gitsin ne demek? Kiminin çocuğu da orada öldü, seninki gidip de sadece patates soyup gelirse n’olcak? Döner dönmez silahı çekip vuralım mı? Hangi meslekte altı ay içinde uzmanlaşılır lütfen düşünür müsünüz? Hele ki işin gerektiğinde adam öldürmek ise? Bunun için bir de adayın psikolojisinin uygun olması gerekmez mi? Mükemmel yakın ve uzak dövüş teknikleri, doğada hayatta kalma yetisi, silah ve atış uzmanlığı altı ay bilemedin bir yıl içinde öğrenilebilir mi? Siz böyle bir ordudan ne bekliyorsunuz? Herkesin ağzına sakız olmuş “her türk asker doğar” Hayır arkadaşlar, azıcık akıl da lazım! Bazı türkler de mühendis doğar, bazıları da öğretmen doğar, bazıları avukat doğar, bazıları bilgisayar programcısı doğar! Ama hepsi istemese de asker yapılır ve hiç bir işe yaramaz. Gider, gelir, parası cebimizden çıkar, ülke ekonomisine de bu arada zerre kadar katkısı olmaz, bir kısmı da ölüp bir sürü kişiyi ortada bırakır. Onlara da şehit deriz ki çoğu uzman olmadığı bir konuya zorlandığından, yetenekleri ve tecrübesi savaşmak için yeterli olmadığından ölüp gitmiştir.

    Artık ordu da bu işe uyanmaya başladı, bu grubu savaşa göndermiyor, gönderdikleri sadece uzman askerler. Peki biz diğer savaşmamak adına 6 ay, 1 sene orada tutulan askerin masrafını neden vergilerimizle ödüyoruz? O adamlar neden işlerini güçlerini bırakıp, asker olarak işe yaramayacakları bir yere gidiyorlar? Bu kadar mı zengin bir ülkeyiz biz? Umarım insanlar artık savaşın şeklinin çok değiştiğinin farkına varırlar!

  119. Yazan:Ahmet MiM Tarih: Şub 28, 2009 | Reply

    TSK nedir bu DEVLET icerisinde ?

    Asker vatan müdafaasina mi yoksa DARBE YAPILMASI na mi hizmet eder ülkemizde ?

    1921 den beri hudutlarimiz yol geçen hani gibidir. Korunmaz TSK tarafindan.
    Eger Hudutlarimiz korunmus olsa idiler, PKK lilar terör mü estirebilirlerdi kendi topraklarimiz üzerinde ?

    Hudutlarimizi korumak vazifesi olan TSK; Hudutlarimizi koruyamadigi icin, vazifesini ihmal etmiyor mu ?

    Neden TSK; bu vazifeyi ihmalden dolayi mahkeme edilemesin ?

    Neden TSK; vazifeyi ihmalden dolayi cezalandirilmasin ?

    Neden TSK; Silah, Malzeme alimlarinin hesabini bu millete vermesin ?

    Neden TSK silah ve mühimmat alimlarinda “komisyon aliyor, bu ülkeyi soyuyor” iddiasi na muhatap olsun ?

    TSK diledigini yapan, bu millete hesap vermeyen bir T.C.Kurumudur.

    Hudut korumak yerine Bu ülke insaninin sectigi vekillerine, TBMM ne, Hükumete karsi DARBE yapar sadece…

    TSK nedir bu DEVLET icerisinde ?

  120. Yazan:Mustafa Akbas Tarih: Şub 28, 2009 | Reply

    Militarist korku ve korunma düsüncesi acayip hakim olmus bazi insanlarda. Bazi yorumcular Ordudan bile daha fazla Orducu.
    Burda konu Ordumuzu daha fazla verimli yapmak ve esas olan görevini vermek.
    Malesef Ordumzun sicili cok kötü. Ülkesinin Basbakanini asan bir Ordumuz var, halkinin hür iradesini hice sayip darbe yapan Ordumuz var, Irkcilik yapan ordumuz var, parmak sallayan Ordumuz var, acemi askerler sehit olurken Golf oynayan Generalli olan Ordumuz var, askerlerin Müslüman Annelerini törenle sokmayan Ordumuz var, Din istismari yapan Ordumuz var, kendi Finans ve Ticaret sistemi kurmus Ordumuz var, Kesinlikle halkindan ayri yasayan Ordumuz var, suanda bile hür iradeye dayatma yapan Ordumuz var, Cumhurbaskanina itat etmeyen Ordumuz var…unutulmasin Cumhurbaskanligi Atatürkünde makamiydi.Ordumuzun ismi Türk Silahli Kuvvetleri ama bu isme bile hic bir zaman layik olamamistir. Nedense Ordumuz cogu zaman yamuk isler yapiyor. Ben kesinlik yamuklara karsiyim. Ordumuzun basimiza ayan kesilmesine derhal son verilmeli.Mililarist yorumcular Profesyonel Orduya parali Ordu olur deye karsi cikiyorlar..sanki Ordumuz simdi Parali Ordu degil. Ordumuzun yidigi paranin haddi hesabi yok.Ordumuzun esri olmaktan kurtulmamizin zamanni geldi ve coktan geciyor bile.

  121. Yazan:Mustafa Akbas Tarih: Şub 28, 2009 | Reply

    Askerlik yapmakta ülkemizde hic bir zaman esitlik olmadi. Bütün önde gelen siyasilerin, Generallerin,Subaylarin uyuntu Kemalistlerin, oglanlari avantacli askerlik yaparlar. Örnek olarak Cilleri, Erdogani, Sayin Gülü vereyim. Baykalin ve Bahcelini oglan cocugu yok. Hatta Sayin Bahcelinin Hatunu bile yokmus:-)Neyse özel hayatlarina karismayayim. Ordumuzun giderleri neden seffah degil, cünkü giderleri ödeme gücümüz coktan kalmadi bile. Dis borclarimizin hic durmadan yükselmesini tek nedeni Ordumuzum acimasiz ve gereksiz harcamalari. Vicdani olmayan Ordu tabi Vicdani retcileri izin vermez. Torunu asker yoklama kacagi oldugu icin 80 yasindaki Dedeye eziyet eden Ordudan hayir gelmez.

  122. Yazan:Mutlu Tarih: Şub 28, 2009 | Reply

    Bu iktidar kaldıkça TSK`nın özelleştirilmesi mümkündür.

  123. Yazan:Ali Duman Tarih: Şub 28, 2009 | Reply

    Sn. Ahmet Mim;

    “TSK nedir DEVLET içerisinde”
    diye sormussunuz
    bu sorunuza yanıt veriyorum ;
    DEVLET içerisinde olan TSK değildir, TSK vesayeti altında DEVLET vardır. Yani;

    TÜRKİYE; ORDU’su olan bir DEVLET değildir,
    TSK; DEVLETİ olan bir ORDU’dur.

  124. Yazan:M. Akdur Tarih: Mar 1, 2009 | Reply

    Dünyada zorunlu askerliğin sadece 2 ülkede olduğunu biliyorsunuz değil mi? Biri Türkiye, diğeri İsrail. İsrail’de kadınlara da zorunlu bizden farklı olarak. Bazı ahmaklar asker çok olursa vatan iyi korunur sanıyor. Onların askerlik yapmadığına eminim. Askerlik yapmış birisinin ordumuzun hali ve vatanı koruma poatnsiyel hakkında olumlu görüş bildirmesi için harbi salak olması lazım. Zaten generallerimizin derdi; vatanı düşmandan değil, cumhuriyeti (yani kendi saltanatlarını) irticadan (yani müslüman halktan) korumak. Bunu anlamanız için daha kaç bin defa söylemeleri gerekiyor. Kaç darbe girişimi daha yapmaları gerekiyor.

  125. Yazan:Mahmut Ekrem Tarih: Mar 1, 2009 | Reply

    Emperyalist ABD’nin BOP planını uygulamasının ve Avrupa’nın Sevr emellerine ulaşmasının önündeki tek engel, dünyanın en yenilmez şerefli ordusu olan Türk Ordusu’dur! Bu gerçeği bilmeden ahkam kesenler, elbetteki Amerika’nın, Avrupa’nın teslim aldığı veya yandaş medyanın 24 saat halka toplu hipnoz uygulayan TV ve radyolarını izlğiyor olmalılar! Sömürgecilerin amaçlarına zemin için ortaya atıldığından hiç bir kuşku duymadığım bu polemikle TSK’yı en küçük zaafa uğratacak her satır sömürgecilere hizmet eder! Biz sömürgeci bir millet değiliz ve olmadık! Kuvayı Milliye sınırlarımız içinde güvenle ve hür yaşamak için güçlü orduya ihtiyacımız vardır! En azından emperyalizm yeryüzünden kazınana dek Türk Milleti’nin bağrından çıkan muzaffer ordusu onunla birlikte var olmak zorundadır! Elbette bağımsız ve hür yaşamak için, üretmek de ön şarttır. Ordumuzun eksiklerini, emperyalistlerin ve işbirlikçilerin emellerine alet olmadan eleştirir giderilebiliriz! Ancak tek hedefi, yurtsever güçleri ve ordumuzu zaafa uğratmak, sindirmek amacı taşıyan ve Amerika’dan yönetilen Ergenekon Tertibi gibi Gladyo operasyonlarının yoğunlaştığı özellikle bu zamanda, bu eleştirleri dahi çok dikkatli yapmak hayati değerde bir vatan ve millet sorumluluğudur! Gerçekleri izlemek, doğruları öğrenmek için ulusal kanalları izleyiniz! Ulusal Kanal, ART, Kanal Biz gibi yalnız Türk Milleti’nin çıkarlarını gözetenler dışındakilerin, sömürgecilerin ve işbirlikçilerinin sesi olduğunu unutmayınız!

  126. Yazan:Emrah Ozgun Tarih: Mar 1, 2009 | Reply

    Vicdani ret ve total ret insanlik hakkidir…

  127. Yazan:Serkan Çekiç Tarih: Mar 1, 2009 | Reply

    Burda tam 125 yorum olmuş bu zamana kadar hiç bir şekilde tartışmaya girmememin sebebi de bu.Ama yorumlara bir göz attım çoğu niteliksiz akpye sövmek ya da ordu özelleştirilemez o bizim grurumuzdan ileri gidememiş ve boşu boşuna kalabalık yapmış kaldıki burdan yanlızca 25 mesajı çıkarıp okusak bile tartışmanın tamamını okumuş kadar fikir sahibi oluruz herkes aynı şeyleri yazmış bir kaç kişi dışında.Bunun bana zararı ne bu kadar mesaj arasında şimdi yacacağım muhtemelen uzun yazının kimsenin dikkatini çekmeyecek ve belki yanlızca 10 kişinin okuyacak olması.Aynı şey Lise 1e giden birinin liberallere sövdüğü yazıdada başıma gelmiş.Bu yüzden bu yazıyı yazarken asla istediğim etkiyi yaratmayacağnında farkındayım.Bu yüzden kolay okunabilir olması için kısa tutmaya bile gayret etmiyorum.Bu yapılan tartışma tarihin başından beri sorulagelmiş bir soruyuda gündeme getirmiş bu soruyda profesyonel ordu mu yoksa militan ordu mu daha iyidir.Bu sorunun cevabıysa halen bulunamadı.Militan ordunun da profesyonel ordununda kendine göre avantajları ve dezavantajları var.Örneğin 30 bin kişilik dünyanın en tecrübeli birliklerini bulunduran prusyanın profesyonel ordusu napolyonun 600 bin kişilik grande armysinin karşısında nerdeyse hiç bir şey yapamamış ve bu ordu kaybedildikten sonra prusya ordusunu çok zor toparlayabilmiştir.Çünkü profesyonel askerin yetişmesi yıllar alır.Diğer yandan Büyük iskenderin 50 bin kadar adamıyla dev pers ordusunu ve dariusu yendiğide görülmüştür.Yani profesyonel ordu daha iyidir demek yada tam tersini söylemek henüz mümkün değil.Ancak türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler militan orduyu tercih eder çünkü ucuzdur.Bir profesyonel askerin yetişmesine, maaş verilmesine giden para yüzlerce milyarı bulabilir ve bu askerler ortalama 10 yada 15 yıl hizmet verebilir ve bütün bu paranın ve emeğin gitmesi tek bir kurşuna bakar.Her ne kadar 100 bin kişiyi beslemek 600 bin kişiyi beslemekten daha kolay gibi görünsede çok daha fazladır.Çünkü her askerin 5 askerin işini yapabilmesi gerekirki bu da onun değerini daha da yükseltir.Şu anda daha çok fakirlerin çocuklarının ölmesinin temel sebebide budur.Tsk cepheye doktorları, avukatları, öğretmenleri sürmektense üniversite okumamış bireyleri sürmeye özen gösterir ki mantıklısıda budur.Çünkü bir doktorun yetişmeside gene 100 milyarlarla ifade edilirken vasıfsiz bir işçi yetiştirmek nerdeyse bedavadır.Tsk da türkiyenin iyiliğini düşünerek ve mantıklı olanı yaparak değerli yüksek öğrenim görmüş bireyleri cephe gerisinde tutar.Yani profesyonel ordu isterken şu sorunun cevabınıda vermek lazım nerde o para?Kaldıki orduda 30 bin kişilik bir kuvvetini profesyonelleştirmek çabasında şu an için ki bunu sık sık gündeme getirmekte bunların büyük çocğunluğu komandolar.Zaten özel kuvvetlerin(bordo bereliler) tamamı maaşlı askerdir ve bu adamların daha çok para karşılığında düşmana hizmet edeceğne inanıyorsak para vermediğimiz askerlere para verecek düşmandanda o derecede korkmalıyız.Ancak paralı askerle profeyonel asker arasında da bir çizgi vardır.Paralı askerin yurdu belli değildir her ülkeye hizmet eder ve olası bi savaş anında taraf değiştirmesi oldukça olasıdır yakın tarihte çok fazla olmasada geçmişte çin de, bizans ta bol miktarda örneği mevcuttur.Profeyonel ordunun neden yapılamayacğını böyle açıklayabiliriz ve bu reformun yapılamamasının ordudan çok devlet kaynaklı olduğunu belirtmekte de fayda var.Ancak tsk da dağlarda savaşmak için komandolarını profeyonel asker düzeyinde eğitmekte ve nadiren piyadeler dağa çıkarılmakta, dağda asıl işi komandolar onların yetersiz kaldığı yerlerde piyadeler kullanılmaktadır.Milli ordumuz yok lafı saçmalık Amerikayla manda anlaşması mı varmış linkini tarihini falan atarmısınız bi laf söylemişsiniz kaynağı belli değil.Madem abd nin mandasıyız ırağa girerken mis gibi 600 bin kişi kullansaydı bizi teskere bile alamadı nasıl manda anlaşması bu.Bunun üzerinde fazla durmucam saçmalık çünkü.Gelelim özel orduya hangi şirket orduyu satın almak ister özel bi ordu ihtiyaçlarını nasıl karşılar?Parayı nerden kazanır bedelli askerlik ücretlerinin buna yeteceğni sanıyoasanız gerçekten yanılıyosunuz 100 tane f 25 e 10 milyar dolar sayıyoruz muhtemelen savaşta kullanmadan eskiyip çöpe atılcaklar hangi şirket bu kadar az geliri ve bu kadar gideri olan bi kurumu yönetebilir yada yönetmek isteyebilir.Ordu beslemek devleti işidir ve darbeler de ülkenin eğitim düzeyi arttıkça azalır bunun temel sebepleri subayların daha çağdaş bir dünya görüşüne kavuşması ve üstlerinin ya da aynı kademedeki subaylarının yürüyün köşkü basıcaz emrine karşı çıkabilecek duruma gelmeleri gösterilebilir.Ki yakın zamanda darbe girişimlerinin devlet tarafından değil ordu içinde engellendiğide gözlemlenebilir. Silah sanayine gelecek olursak silahların israil yada amerikadan gelmesi ordunun dışarı bağlı olduğunu göstermez silah sanayi dünyanın en zorlu sanayisidir ve yanlızca kendi ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde silah üreterek çok şirket kalkınabilir kalkınsa bile bi lockheed martinle rekabet edemez.Kaldı ki türk ekonomisi geliştikçe silah sanayide buna pararlel olarak gelişmekte ve milli tank(altay), milli taaruz helikopteri(t 129), milli piyade tüfeği (mehmetcik 1 ), obüs(fırtına), zırhlı piyade taşıyıcı(pars) üretebilmektedir bu da türkiye düzeyindeki ekonomiler için bile ortalamanın üzerinde bir başarıdır.İnönü zamanında uçak üretmiştik diyenlerede pervaeneli uçak üretmekle jet üretmenin bir olmadığı ve jetlerin en gelişmiş ülkelerce bile ortaklaşa üretildiğinin dikkatini çekmek isterim.Çağımızda kadınlarda askerlik yapabilmektedir her ne kadar piyade yada komando olmak için yeterince dayanıklı değillersede zırhlı birliklerde, mekanize ve topçu birliklerde en az erkekler kadar iyi sonuçlar verebilmişlerdir en güzel örneğide israil olur heralde buna.Yazıyı burda bitirmek istiyorum daha fazla uzatabilirdim ancak cidden okunmayacağı bilinen bi yazıyı bu kadar uzatmak pekte yapmak istediğim bir şey değil.Profesyonel ordu hakkındaki bölümün yanlızca kara kuvvetleri için geçerli olduğunu belirtmek isterim Havada profeyonel pilotların daha mantıklı olduğu kabul edilen bir gerçek ve türkiyede bunu yapıyor zaten.

  128. Yazan:Ali Duman Tarih: Mar 1, 2009 | Reply

    Sn. Serkan Çekiç;

    içerikli ve doyurucu bir yazı yazmıssınız, ancak, ne profosyonellik ne de özelleştirme gibi konulara girmeden, TSK’nın demokratik normal bir ülke ordusuna benzeyebileceği yapılabilecek çok şeyler vardır ki bazılarını aşağıda sıralayacağım.

    1. Dünyanın hiç bir ülkesinde SUBAY yetiştirmek üzere 8 yıl yatılı eğitim okulları yoktur. Bu kapsamda askeri liseler çok büyük bir kaynak israfıdır ve gereksizdir, çok ivedi olarak kapatılmalı, subay yetiştirme eğitimi için HARP okulları yeterli sayılmalıdır. (12 Eylül darbecisi Kenan Evren, Maltepe Askeri Lisesi mezunu olduğu için, kapatılmış olan bu lisesi bizzat kendisi tekrar açtırmıştır)
    2. Öğretmen, tabip, mühendis, hakim vb. branşlarda subay yetiştirilmesine son verilmeli, bu görevler rütbesiz/sivil personel tarafından yürütülmelidir. Üniforma, sadece savaşta savaşacak personelce giyilmelidir. Zira rütbeli personelin maaşları/özlük hakları, ek tazminatlar gereği yüksektir.

    3. Askeri mahkemelerin varlığına son verilmelidir. Gelişmiş demokrasilerin hiç birinde bizdeki gibi askeri mahkeme mevcut değildir, askeri mahkeme TÜRK HUKUK SİSTEMİni bozmakta ve çift başlılık yaratmaktadır. Askeri mahkemelerin baktığı görevler, normal mahkemelerde bakılmalı, diğer tüm kanunlara vakıf olmayı becerebilen türk mahkemeleri elbette askeri ceza kanununu da yorumlayarak, karar verebilme yeteneğine sahiptirler. Kışlalarda sadece DİSİPLİN suç ve kabahatlerine bakan DİSİPLİN MAHKEMELERİ bulunmalıdır. Bu durumda askeri hakim ve savcı subay branşına ihtiyaç olmayacaktır.

    4. Kamuoyunda zaman zaman OYAK meselesi bir tartışma konusu haline gelmektedir, oysa OYAK meselesinden çok daha öncelikli tartışılması gereken konular vardır, bu da kamuoyunun TSK hakkındaki bilgi eksikliğinin çok büyük boyutta olduğunu göstermektedir. İnsan hakları açısından çok vahim durumda olan bir iç hizmet ve askeri ceza kanunu vardır. Dünyanın hiç bir ülkesinde insanlar mahkeme edilmeden hapis cezası verilmezken, ülkemizde Amir’in iki dudağı arasından çıkan emirlerle kişi hak ve özgürlüklerini ayaklar altına alacak şekilde HAPİS KARARLARI verilmektedir.
    Yani herşeyden önce TSK’yı hukuki ve idari olarak normalleştirmek ve olması gereken “çizgi”ye çekmek gerekir.

  129. Yazan:Mustafa Akbas Tarih: Mar 1, 2009 | Reply

    Kendini modernlestirmeyen devletler eninde sonunda yikiliyor.Örnek olarak Osmanli devletini, Sovyetler Birligini ve Yugoslayyayi vereyim. Akilli halklar herzaman gerekeni yapar, yapmayan cok feci sekilde yikilir. Türk halki tepeden inmecileri besleme dernegi degil. Eyy!!!! Militarist uyuntu Kemalistler yakamizi birakin artik.

  130. Yazan:blue Tarih: Mar 1, 2009 | Reply

    Türkiye’ye Ordu Lazım Mı?

    Diyelim ki gözbebeğimiz ordumuz yarın toptan terhis edildi. Muvazzaf zümre topluma daha yararlı olacakları işler için yeniden eğitildi, yaşlıları da emekliye sevkedildi. Askeri garnizonlar milli park veya üniversite kampüsü oldu. Orduevleri de, hatırasına hürmeten, emekli asker lojmanı yapıldı. Hurda demir-çelik piyasası patladı.

    Acaba sonu ne olur? Memleket batar mı? Emperyalizmin kirli emellerine teslim mi olur? Fatih Altaylı’nın başına talihsiz şeyler gelir mi?

    İhtimal hesabı

    Teker teker ihtimallerden gidelim.

    1. Rusya istila eder.

    Etmez. Rusya daha dün tamamen silahsız ve ordusuz yedi milyon Azeriyle, beş milyon Kırgızla, üç milyon Letonyalıyla başa çıkamadığı için bu ülkeleri terketti. Yetmiş milyon Türkü ne yapsın? Deli değil ya bu adamlar? Dili, devleti, geleneği, benlik bilinci, siyasi partileri, kurumları, şirketleri, gazeteleri, bankaları, üniversiteleri, okuryazar insanları olan koskoca ülkeyi bu çağda arzusu hilafına yönetmek mümkün müdür? Yönetsen kaç sene yönetebilirsin? Amerika Irak’ı yönetebildi mi? (Ki Irak’ın ordusu da var, Amerikalıların emrinde.) Türkiye’nin 800 binlik ordusu 25 seneden beri bir avuç Kürt militanıyla başa çıkabiliyor mu?

    Sonra Türkiye’de mevcut düzenin sürmesinde çıkarı olan o kadar devlet var, batıda ve doğuda. Onlar izin verir mi?

    Küçük devletler

    2. Yunanistan istila eder.

    Etmez. Salt İstanbul’un nüfusu Yunanistan’ın toplamı kadar. Alsalar başlarına bela olur. Atina bile on yıla kalmaz Türk belediye başkanı seçer; Akropol semalarında ezan okuturlar.

    3. Suriye istila eder.

    Etmez. Suriye devletinin toplam bütçesi 7 milyar dolarmış. Türkiye’ninki şimdilik 170 milyar dolar, ordu yükü memleketin sırtından kalksa herhalde iki misli olur. Parasını verip Suriye’yi satın alırlar, olur biter. Suriyeliler de memnun olur tahminimce.

    4. Amerika istila eder.

    Etmez. Memleket zaten ellerinde, istila edip ne yapsınlar? Hem Amerika’nın elinde 2,5 milyon kişilik Türk devlet teşkilatını yeniden kuracak yedek adam stoku mu varmış? Bugünkünden farklı ne yapmayı düşünüyorlarmış ki istila etmenin zahmetine, masrafına değsin?

    5. Toptan istila etmezler, azar azar kemirirler.

    Yunanlı İstanbul’u alamaz belki, ama Çeşme ile Alaçatı’ya göz koyarsa ne olacak? O da basit. Ordudan tasarruf edeceğin parayla adamların memleketinde üç banka, iki gazete, bir üniversite satın alırsın, Çeşme’ye bulaşacaklarına bin pişman edersin.

    Peki, bir de sembolik sınır güvenlik gücü oluşturursun ki sınırlarına göz diken elini kolunu sallayarak emrivakiler yaratamasın, ulusal ve uluslararası bir rezalet çıkarmadan amacına ulaşamayacağını bilsin, ona göre hareket etsin. Bu iş için de bilemedin beş on bin kişilik bir güç yeter herhalde.

    Ya savaş çıksa

    6. Dünya savaşı çıksa rezil oluruz.

    Dünya savaşı çıksa katılmamaya çalışırız. İsviçre iki dünya harbine katılmadı, hem cephenin tam ortasında yer aldığı halde katılmadı. Bunu ordusu sayesinde yapmadı: aklıyla yaptı, kimseye tehdit oluşturmadığı için yaptı, silahtan daha kuvvetli bir şeye – para kurumlarına – sahip olduğu için yaptı. İkinci Dünya Savaşı’nda Türk ordusu içler acısı haldeydi. Almanlar girse iki günde İstanbul’a dayanır diye hesapladılar. Savaş dışı kalabildiysek ordu sayesinde değil, İsmet Paşa iki tarafı iyi dengelediği için kalabildik. Türkiye’nin petrolü yok, savaşanlara yarar ahım şahım başka bir şeyi yok, neden şanslarını zorlasınlar? Hem Almanlar krom istedi de (parasıyla) vermedik mi?

    Peki, memlekette stratejiden, taktikten, askeri teknolojiden anlayan bir kadronun bulunması faydalıdır diyelim. Üniversitelerde iyi bir-iki fakülte kurulur, bu da temin edilir. Sivil kadrolardan söz ediyorum, şüphesiz. Akla ve hesaba dayanan bir işi sivillerin askerden daha kötü yapması için bir neden var mı? Serbest tartışma ve rekabet ortamında oluşacak yeteneğin çapı, emir komuta kültürünün cılız ürünleriyle kıyas kaldırır mı? Bir yanda bugünün Türkiye’sinde sivil sektörlerde – inşaatta, basında, reklamcılıkta, bankacılıkta – gördüğünüz bilgi ve beceri birikimine bakın, öbür yanda üniformalı zevatın üstlerine vazife olan ve olmayan konularda sergilediği düzeye bakın, karar verin.

    İç düşman

    7. Kürtler azar.

    Azar belki. Ama benim o bölgedeki insanlardan duyduğum, bildiğim, gördüğüm o ki bugüne dek azdıkları kadar “azmalarının” esas nedeni Türk ordusunun yokluğu değil, tam tersine, varlığıdır. Baskı ve tehdit ortadan kalkarsa belki onlar da rahatlar, Türkiye gözlerine daha bir cazip görünmeye başlar. Hem diyelim ki bağımsızlık ilan ettiler. Acaba Türkiye’nin orayı üniversitesiyle, televizyonuyla, gazetesiyle, kalifiye personeliyle, müteahhidiyle, bankasıyla, Arçelik’iyle, Etibon’uyla, turistiyle ele geçirmesi mi daha sağlıklı ve kalıcıdır, silah zoruyla elde tutmaya çalışması mı?

    8. Memleketi eşkiya sarar.

    Sarmaz. Eşkiyayla mücadele mercii asker değildir, polistir. Polis teşkilatını biraz daha takviye etmek, jandarmayı tam profesyonel bir güce çevirmek gerekir belki. Son yıllarda özellikle polisin ve bir ölçüde jandarmanın asli görevlerinde gayet başarılı oldukları ortada. Ordu gidince niye başarısız olsunlar ki? Bizden çok daha vahşi bir ülke olan Amerika’da orduyu iç güvenliğe milim bulaştırmadan bunca senedir pekala idare etmişler.

    Ya kutsallar?

    9. Laiklik elden gider.

    Yok ki gitsin. Nişantaşı’nın, Çankaya’nın, Alsancak’ın beş on sokağına sıkışmış özgürlüğünü ordu mu koruyor, yoksa paran, eğitimin ve uluslararası ilişkilerin mi koruyor, bir düşün.

    10. Atatürk elden gider.

    Bugünkü konumundan gider, orası kesin. Ama geçmişte kalmış, memlekete zor zamanlarda önderlik etmiş, sevabı kadar hatası da olan bir siyasi lider olarak anılmaya devam eder. De Gaulle’ler, Churchill’ler, Nasır’lar ve Nehru’larla birlikte hatırlanır. Ahalinin yarısının sevdiği ama bazen eleştirdiği, öbür yarısının sevmediği ama saygı duyduğu bir simge olarak siyasi hayatta etkisini sürdürür.

    11. Memlekette yeşil alan kalmaz.

    Bak bu ciddi. Türkiye’de kentsel alanda doğru dürüst yeşillik sadece askeri garnizonlarda kaldı. Ordu reformuyla beraber mutlaka kapsamlı bir milli park ve bahçeler yasası çıkarılması şart ki onlar da kapanın elinde kalmasın.

    Maliyet hesabı

    Konuyu perspektife koymak için hatırlatalım. Burada bahis konusu olan, son 250 yıldır girdiği her savaşı kaybetmiş bir ordu, Yunanistan ve Kıbrıs Rumlarıyla yaptığı üç savaş (1897, 1919-1922, 1974) hariç. Rusya’yla yedi kere savaşıp yedi kere yenilmek gibi dünya tarihinde eşi olmayan bir rekora imza atmış. Daha dün kurulmuş Bulgaristan’la Yunanistan ve Sırbistan karşısında iki ayda darmadağın olmuş. Güneydoğu’da üç-beş bin isyancıyla bunca senede başa çıkamamış, onları yeneceğim diye sivil halkı kırmış, işi büsbütün çıkmaza sokmaktan başka sonuç alamamış.

    Modernmiş şuymuş buymuş. Türkiye’de üç gün askerlik yapmış biri bu iddiayı ciddiye alamaz. Mıntıka temizliği yaptırmayı Aziz Nesin komedisine dönüştürmeyi başaran, bir cemseyi tamir etmek için yüzlerce tutanak, emir, fırça, izin, ceza, dayak ve yalan üreten bir mekanizma mı modern?

    Maliyeti: 1. Fakir bir devletin sırtından her yıl milyarlarca lira para, 2. En verimli çağında insan yaşamından heba edilen birbuçuk yıl, 3. Kontrolsüz gücün bir kanser gibi toplum bünyesine yaydığı hukuki ve ahlaki ve ekonomik yozlaşma, 4. Seksen yıldır aşılamamış bir korku rejimi, 5. Koskoca ülkeyi medeni dünyanın gözünde parya seviyesinde tutan çağdışı bir siyasi söylem.

    Gerekliyse, ne yapalım, katlanalım. Düzeltmenin, modernize etmenin yollarını arayalım. Ama ya değilse? Ya bunca maliyet boşa ödeniyorsa? Gerçekten lazım mı diye soranı ben bilmiyorum. Belki lazımdır, olabilir, mümkündür. Ama soran yok ki bilelim.

    Buyurun, merak ettim, ben sordum.

    Ordu lazımdır diyenlerin daha başka gerekçeleri varsa anlatsınlar, dinleyelim, öğrenelim.

    Kaynak: http://nisanyan1.blogspot.com/2009/02/turkiyeye-ordu-lazm-m.html

  131. Yazan:jadederail Tarih: Mar 1, 2009 | Reply

    TSK dağıtılsa yemin ediyorum İsrail ve Amrika İFLASA uğrar.Türkiye de HUZUR VE GÜVEN ORTAMINA KAVUŞUR ,,yeter ki TÜRK POLİSİ VAR OLSUN…

  132. Yazan:jadederail Tarih: Mar 1, 2009 | Reply

    TSK nın bugüne kadar ki tarihinde hiç bir faydasını göremedim … yalnız Darbe yapar Amrika ve İsrail hesabına o ka.. .

  133. Yazan:Ökkeş Kul Tarih: Mar 1, 2009 | Reply

    osmanlı ordusu zaten özeldi. özel ordu bizim kültürümüze ve ordumuza, devlet teşkilatımıza yabancı değil.
    profesyonel ordu kavramı ile özelleştirilmiş ordu aynı anlama geliyor.
    eskiden posta, telgraf, telefon hizmetlerinin, ulaştırma hizmetlerinin özelleştirilmesinden korkulurdu. 19. yüzyıl sonlarından başlayarak 20. yüzyıl boyunca dünyanın her yerinde sol veya sağ totaliter devlet anlayışı savunma hizmetlerini de devletin diğer hizmetleri gibi (eğitim, sağlık, sosyal güvenlik vs.)devletin uhdesinde bırakıyordu. türkiyede bu hizmetler halen devletin uhdesinde duruyor. bütün bu hizmetlerin bir an önce özelleştirilmesinde sayısız faydalar var. eğitim hizmeti devlet tekelinde tutulduğu için piyasada işgücü arzı ile işgücü talebi arasında dengesizlik artan bir ivmeyle büyüyor.(türkiye’de özel eğitimin olduğunu düşünenlere şunu söyleyeyim: türkiye’de özel eğitim ve özel okul yoktur; ancak özel kişiler marifetiyle işletilen devlet okulları vardır. özel okul kendi tedrisat programını kendisi belirleyen okulun adıdır. türkiyede eğitim gerçek anlamında özelleştirilmezse ne istihdam sorunu, ne eğitim sorunu çözümlenebilir).
    amatör askerlerle günümüzün ihtiyacı olan profesyonel savunma hizmetleri arasında da aşılmaz bir uçurum bulunuyor. köylü çocukları birkaç aylık yanaşık düzen eğitiminden geçirilerek bir yere varılmaz, yurt savunması yapılamaz. bütün bu hizmetler özelleştirilsin.

  134. Yazan:Nemrud Tarih: Mar 1, 2009 | Reply

    Turk Ordusu zaten satilmistir, 1951 de Kore ye gitmek, 1952 de NATO ya girmekle, daha onceden yaltaklanarak aldigi Marshall Yardimlari cercevesinde, her Turk askerinin bir kac sentlik bir degeri vardir…
    Nazim Hikmet bir siirinde boyle soyler, satanlari sakin ha, “gericiler” sanmayin, Marshall Yardimi icin yaltaklananlar “ilerici” lerdi, yani CHP nin kulliyeti. 1943 lerde Satlingrad onlerinde Alman ordusunun saldirilarini izleyen pasalar, Mr. ismet Inonunun pasalari idi…1946 da yeni pasalar Amerikan yardimi demeye basladilar, ve ulkemiz cocuklari Kore daglarinda iNGILIZCE BILMEDIKLERI icin binlercesi sehit olarak kaldi. Karsiliginda adam basina bir kac sent lik BORC alindi, simdilerde bu borc adam basina Milli Gelirin ustunde…
    Turk Ordusu satilmistir, 1980 darbesi yesil kusak teorisinin bir parcasidir, Bizim cocuklar yapti diyen ABD li generalin el etegini open cuntacilar, Ege Denizindeki problemlerin baslaticisi oldular…
    Generallere verilen madalyalar ustun Hizmet Madalyalaridir, NATO ya degil, Amerikaya…
    Hal boyle olunca parasini ABD nin verecegi ordu profesyonellessin tabii.. Kici yiyecekmi parali askerin dagda PKK li cocuklarla bogusmayi goruruz…Yani sozun kisasi TURK ordusunun profesyonellesmei, hic degilse ordu saflarinda gonulsuz savasan yuzbinleri kurtaracak, Kurt kiriminin onunu kesecek(ordu saflarinda olen oldurulen Kurtler babindan) , ve3 halkina daha da dusman bir ORDU olarak, “halkin” ordusu olmaktan cikacak… Perincekler artik parali askerlige baslayip, devrim falan yaparlara artik…

  135. Yazan:fatih y. abbas Tarih: Mar 2, 2009 | Reply

    ozellestirme baska bir sey, kamu hizmeti olarak ucretli askerlik baska bir sey.

    sonucta, insanlarin canlarini mallarini namuslarini (nomos) koruma haklari vardir.
    bu bir organizasyon meselesidir.

    maasli, ucretli askerlik kotu ise, san serefle bagdasmiyorsa, subay astsubay ve daha ust rutbeler niye parayla askerlik yapiyor? hemde oyle imkanlara sahipler ki, toplumda en yuksek otorite ve karizmayi temsil ediyorlar.

  136. Yazan:Nimet Düzgören Tarih: Mar 2, 2009 | Reply

    Kesinlikle paralı askerlik çıkmalı.. Sonuçta bu ülkede çok parası olupta askere gitmek istemeyen de var, paraya ihtiyacı olan insanlar da var. Eğer paralı askerlik olur ve askeriye askerlik görevini yapan tüm erlere belli miktarda ücret verirse, işsiz güçsüz gariban biçok kişi askerlik yapmak isteyeceklerdir ve parası olanlar da bu ihtiyacı karşılamış olacaktır.

  137. Yazan:SIRACETTİN BÜLBÜL Tarih: Mar 2, 2009 | Reply

    PARALI ASKERLİK ÜLKE EKONOMİSİ İÇİN ÇOK ÖNEMLİ,YERİNDE BİR KARAR VE GELİR OLACAKTIR. ZATEN ASKERLİĞİNİ PARALI YAPACAK OLANLARIN ORDUYA FAYDALI OLACAĞI ŞÜPHELİ, BARİ ONLARDAN ELDE EDİLEN GELİRLE BİR SÜRÜ İŞSİZE İŞ KAPISI DOĞACAKTIR. ÜLKEDE Kİ İŞSİZLİKTE BİR NEBZE OLSUN ALAZMIŞ OLUR.

  138. Yazan:Ahmet Guven Tarih: Mar 3, 2009 | Reply

    Özelleştirilme ismi yanlış anlaşılıyor

    bilgi toplumu çağında her hangi bir konuda artık doktora düzeyinde eğitimle işin uzmanı haline geliyorsunuz.

    O halde her meslek kendi içinde bu uzmanlık seviyelerini görecek. Askerlik stratejileri, savunma teknolojileri gibi detayları ile kendi içinde ciddi bir meslek olmalı.

    Diğer meslek mensupları askerlik hizmeti yerine bedelini ödeyerek, askerlik mesleğini icra edeceklerin yüksek masrafları için fon oluşturmalı

  139. Yazan:sami küçük Tarih: Mar 3, 2009 | Reply

    Tabii ki ordu profesyonel olmalı. Kutsal olan toprak, bayrak değil insandır. Cahil halkın manevi duygularına hitap edip orduyu tartışılmaz bir mertebeye getirmek çoğunun işine geliyor. Zaten şu anda ordumuz toy delikanlılardan oluşuyor. Aralarında madde bağımlıları, psikolojik sorunları olanlar çoğunlukta. Bunların gerçek bir savaş ortamında ne kadar verimli olabilecekleri belli değil. Hem dünyanınen güçlü ordusu birleşik devletler ordusu değil midir? Orada zorunlu askerlik var mı?

  140. Yazan:Mustafa Akbas Tarih: Mar 3, 2009 | Reply

    Evet cok dogru Amet bey, ordumuzu özelleştirmeye gerek yok cünkü Ordumuz zaten kendini coktan özelleştirmis. Konu esasen görevi disinda hareket eden bir Ordu yerine ismine layik olan bir Türkiyeyi savunma gücü kurmak.

  141. Yazan:yunus Tarih: Mar 3, 2009 | Reply

    tam 18 ay askerlik yaptım askerlik denirse
    karpuzkaldıranda bolbol ot yoldum
    komutanın banyosunda yıkandığım için dayak yedim
    vatan için ölürüm ama asla ot yolmam

  142. Yazan:NILGUN SENYIGIT Tarih: Mar 3, 2009 | Reply

    Turkiye’nin Devlete bagli olarak ister parali isterse parasiz guclu bir askeri ordu’ya her zaman ihtiyaci vardir. Biz ne Isvicreyiz ne de Avusturya’yiz. Turkiye gerek cografi gerekse istratejik acidan icinde bulundugu konum itibariyle askeri guce ihtiyaci olan bir ulkedir. Hatalar her zaman her yerde vardir. Hatalar sorgulanmalidir. Eger yapilan hatalar sorgulanmazsa bunu yapmayan da hata yapan kadar sucludur.

    Bazi degerler vardir ki bunlari para ile satin alamak imkansiz ornegin disiplin,cesaret ve saglik…..

  143. Yazan:MY Tarih: Mar 3, 2009 | Reply

    Taraf gazetesinin haberine göre ekonomik krize karşı alınabilecek önlemlerin değerlendirildiği ve bu çerçevede bedelli askerlik seçeneğinin de dile getirildiği toplantılara katılan isimlerden Hak-tş Genel Başkanı Salim Uslu ise hükümetin Genelkurmay’ı beklemeden karar vermesini önerdi.

    Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nun son toplantısında küresel krize karşı alınacak önlemler çerçevesinde dile getirilen ve Taraf yazarı Süleyman Yaşar’ın önerdiği bedelli askerlik uygulamasıyla ilgili siyasilerin ve sendikaların değerlendirmeleri şöyle:

    Mustafa Elitaş (AKPGrup Başkanvekili): “Ekonomik krize karşı uygun bir önlem ama kararı Genelkurmay verir. 800 bin civarında askerlik çağına gelmiş vatandaşımız var. En az 100 bin birikme vardır. Ekonomik açıdan bu yönteme karşı çıkmak mümkün değil, ancak asker sayıları ve ihtiyaç bakımından da Genelkurmay’ın görüşü belirleyicidir. Dolayısıyla Genelkurmay sıcak bakmadığı için konu hükümet ve parti olarak bu aşamada gündemimizde de bulunmamaktadır.

    Bülent Baratalı (CHP İzmir Milletvekili): Bedelli askerliğin ekonomik krizle gündeme getirilmesini doğru bulmuyorum. İhtiyaç varsa bedelli askerlik getirilir. Ekonomik bir gerçeklik varsa, TSK açısından yapılacaksa bu da bir yöntem. Çok karşı olduğum bir şey değil.

    Mehmet Günal (MHP Antalya Milletvekili): Ekonomik krize karşı bedelli askerlik çok saçma. Yani bedelli askerlik, parasal ihtiyaçlar için yapılır mı? Bu bir acizliğin ifadesidir.

    Bengi Yıldız (DTP Batman Milletvekili): Öncelikle zorunlu askerliğin ortadan kaldırılması gerektiğine inanan bir partiyiz. 15 yıl askerlikten kaçtıktan sonra bedelli yapan biri olarak, bedelli askerliği destekliyorum.

    Salim Uslu (Hak-lş Başkanı): Hükümet, talep ve ihtiyaç olması durumunda sosyal ve ekonomik şartlara bakarak buna kendisi karar vermeli. Genelkurmay Başkanlığı’nın bir süre önce bu tartışmaların önünü kesmek için bir açıklama yaparak bunun önüne geçmeye çalışmasını doğru bulmuyorum. Oysa bu formül kamuya gelir sağlamanın yam sıra, askerlikteki yığılmaları önlemek için çok yararlı olabilir.

    Süleyman Celebi (DİSK Başkanı): Biz parası olanın askerlik yapmadığı, parası olmayanın da askerlik yaptığı bir uygulamaya karşıyız. Bu uygulama sınıfsal ayrımcılığa yol açar.

    Sami Evren (KESK Genel Başkanı): Kriz dönemlerinde halktan alınan vergileri arttırmak, askerliği paralı hale getirme çabaları çözüm getirmez. Asker sayısı fazlaysa, bu sayıyı azaltarak tasarruf yapılsın ama paralı askerliğe karşıyız.

    (ZAMAN)

  144. Yazan:Mustafa Akbas Tarih: Mar 3, 2009 | Reply

    Cogu Politikaci cözümü Genelkurmay dan bekliyor.. buda Politikacilarin acizliginin göstergesi. Hey adam sen ülkeyi yönetmek icin secilmissin…emir kulu asker den cözüm beklersen halin vahimdir. Gördügün kadariyle yavas yavas AKP kendini Kemalist sisteme Adapte etmis gibi. AKP yanlis yaparsa cok cabuk gider.
    Olay cok kolay Bedeli alacaksin o parayla yatirim yapacaksin. Ülkemizde eksiklik cok, yani yol,konut, dogal enerci icin yatirim yapilanabilinir. Yüzbinlerce is gücünü bekletmek cok yanlis. Harbiyelilerden birsey beklenmez ama umarim bu ise el atarlar…eyy Ulu pasalarimizin bilin ülkemiz icin darbe yapmak dan daha verimli isler var.

  145. Yazan:Melih Tarih: Mar 4, 2009 | Reply

    Sn Ali bey,

    Yazdıklarınız, yazmak isteyipte yazamadıklarım kadar gerçek, analitik ve doyurucu fikirlerinizin, tümüne canı gönülden katılıyorum, fikri zekanıza sağlık.

    Sayın Mehmet beyin son eklediği, bilgileri okuyunca, görüyorum ki; bu ülkeyi yönetmek için vekil olmuş, bürokrat olmuş, insanlar dahi, DD’ de heyecanla yazdığımız düşüncelerin %10 una bile haiz değiller… !! Çok yazık …

    Tabii; Bize mi, onlara mı, havandaki suya mı yazık, bilemedim !!

    Bunun sebebi yönetilebilecek insanların, ilgili makamlara getirilmemesi ve bu kişilerinde, normal şartlarda bu pozisyonlara gelemeyecek, kolay yönetilebilecek, el etek öpecek kişilerden seçilmesi galiba. Şimdi bu insanlar nasıl insiyatif kullansın, fikir üretsin, sorunu analiz etsin, çözümün parçası olsun !!… İmkansız ? …

    Mevcut sistemde nelerin nasıl uygulandığını bile bilmiyorlar; ne var ne yok, uygulamaların sonuçları neler, bilmiyorlar. Sosyal zeka eksikliği (SZE)…:) Zekanın bu türüne sahip değiller, olmasalarda, o makamlarda oturuyorlar. Çünkü kendilerini sorumlusu oldukları makamların üzerinde görüyorlar. Mesela, İnsanların telefonlarını dinleyip, kendilerini tatmin edeceklerine, halkın düşüncelerini fikirlerini, duygularını dinlesinler, belki insanlık adına daha faydalı şeyler öğrenirler, üretirler !! Bizim dinlenmeye ihtiyacımız YOK, bizim kollektif bilinç, kollektif huzur, oluşturabilecek, insandan anlayan yöneticilere ihtiyacımız var !. Bizim herhangi bir kurumu özelleştirmeye de ihtiyacımız yok, bizim kurumsal bazda, Öz leşmeye, öz bilinç paydasında birleşmeye ihtiyacımız var. Yoksa özelleştirme, ben bunu yapmayı beceremiyorum, sen benim yerime hallet demekten, tembellikten, para karşılığında başkasının tebasına girmekten farklı değil.

    İşte jakoben zihniyetin hakim olmadığı, kurumlara ve yöneticilere sahip olduğumuzda. Bir sorun varsa toplum faydasına çözüm bulunmaya çalışılacak, kişiler değil, kurumlar, önemli olacak.

    Yorumları okuduğumda dikkatimi çekiyor, neden bazılarımız bu kadar canına yada canlara kast etmek istiyor, ölme ve öldürme meraklısı, kendisine yapılmasını istemediği şeyleri, başkası için uygun görüyor –karşısındakini, hayvanlar aleminden çalışkan ve güçlü, varlıklara benzeterek, ölüme, koşulsuz duygudan ve bilinçten öte, itahate özendiriyor. Neden ?.

    Can verilecek bir durum varsa, ancak, çare bitmişse, kurtuluş ve huzur, insan canının fedasından geçiyorsa, can da verilir, kan da dökülür. Vermediğin bir canı almak yada sahip olmadığın bir bedeni vermek, benim nazarımda kutsal olmasada … Hepimiz, mücadele ederiz, eminim …
    En son yapacağı işi, en başta söylemek yada yapmaya kalkmak, bilemedim ?

    Çürük bir mantık hatası kokuyor …

    Nerden gelir bu ispatla kesişen, hayat alış verişi. Hayatlar bu kadar mı değersiz ?

    Siz hiç aldığı hayatları dağıtan birini gördünüz mü ?. Yada tam terisini. Hayat veren yaradan olduğuna göre, alan da yaradan değilmidir. Sizin hayat alıp vermeyle işiniz ne ?

    Hollywood tarzı, ölüm yarışı niye ?

    Yaşasın ölmeyen kahramanların diyarı, hollywood. Günaydın hayat…

  146. Yazan:İbrahim Tarih: Mar 4, 2009 | Reply

    Ordunun mevcut yapısını ve disiplinini bozmandan, terörle mücadele ve sınır ötesi harekat için ayrıca paralı ve daha disiplinli, daha profesyonel, daha tecrübeli ve daha dayanıklı bir birlik kurulabilir. 20 yaşındaki eli yeni silah tutan, daha dağ bayır nedir bilmeyen ana kuzularının ömrü dağda ve silahla geçen çakalların karşısına çıkarılıp kurban edilmesini doğru bulmuyorum.

  147. Yazan:alper Tarih: Mar 4, 2009 | Reply

    bir arkadaşımız ”dünyanın en yenilmez şerefli türk ordusu” şeklinde bir tamlama yapmış. Hızlı bir şekilde hafızamızı tazeleyelim. Kurtuluş savaşını kazanan bir ordu değil, topyekün halktı. Cumhuriyet tarihinde ordu bir kez Kore’de hiç tanımadığı insanlarla savaştırıldı. Kazandı mı, kazanmadı mı bahsi bile geçemeyecek bir durumdu o.Bir de yaklaşık 25 yıldır süren bir iç savaş var ve ordunun ne kadar başarısız olduğu ortada. Zaten mesele kazanma, kaybetme meselesinden çok barış-savaş,hayat-ölüm meselesidir. Bütün dünya sivilleşmeye çalışırken, memleketim insanlarının askerleşmeye çalışmasını görmek çok üzücü. Hayır efendim her türk asker doğmaz. En azından beni saymayın. ”Her türk, hür, mutlu, huzurlu doğar ve yaşar” demek erdemli olmaya çalışmaktır. Erdem yaşamak ve yaşatmaktır, ölmek ve öldürmek değil. Hem kendinizi hem karşınızdakini. Hayat ile bir alıp veremediğiniz varsa gidin kendinizi en yakın yerden denize atın. Ama hür, mutlu ve huzurlu yaşamaya çalışanların, bu en doğal haklarını gaspedecek, ortaçağda bile örnekleri görülmeyecek kadar vahşi cümleler kurmayın. Yaşasın sivil hayat.

  148. Yazan:caner Tarih: Mar 4, 2009 | Reply

    Hayatlarının en verimli çağında bu kadar gencin askerde 15 ay tutulmasına gerek yok. Zaten bizim uzman çavuşlar,subay,assubay..vs. paralı askerimiz çok

  149. Yazan:Mustafa Akbas Tarih: Mar 4, 2009 | Reply

    Alper Bey,
    Her Türk Asker dogar ama ama sehit olamaz cünkü bizim Kemalist ordumuzuz dinsiz laikciligin korumacisidir. Ilk görevini Laikligi korumak gören bir ordudun mensubu sehit olamaz. Sehitlik Müslümanlara mahsus bir olay ama Ordu her zaman Müslamanlari dislamistir. Unutmayalim Atatürkün Istiklal Mahkemeleri 15.000 Müslüman aydini asmistir. Harbiyelilerin sehitligi kullanmazi cok vahim bir aldatmaca. Sehit Namazlarinda bulunan Harbiyeliler ellerinin nasil baglanmasi bile bilmiyor. Taman ben bunu normal karsiliyorum ama Sehitlikle oynamalari ve sehitligi kendi cikarlari icin kullanmalari kesinlikle Türklüge yakismaz.

  150. Yazan:Ali Duman Tarih: Mar 4, 2009 | Reply

    Sn. Melih bey,

    Tamamına katılmakta olduğum, ayrıntılı şekilde belirttiğiniz gibi gerçekten de Türkiye’de siyaset; siyasetçilerin “siyaset yapmamaları” üzerine kurgulanmıştır. Siyasetin temel görevi “çözüm üretmek” ve “halkın derdine deva bulmaktır” bu temelde konuşan bir parti üyesine, parti liderine ve/veya milletvekiline hiç rastladınız mı?
    Şahsen benim izlediğim kadarıyla siyasetçilerin neredeyse tamamı temsil ettiklerinin adına siyaset yapmak/çözüm üretmek yerine “kayıkçı kavgası” yapmaktalar. Peki neden? çünkü Jakobenci Kemalist diktatörlük, siyasetçiyi “siyaset yapmama”ya kurgulamıştır. Zira yapılması “uygun görülen” siyaset “kırmızı kitap” ile saptanmış ve “statüko” haline getirilmiştir.
    Siyaset, halk adına ve halkın lehine yapılır, halk adına siyaset yapma iradesini önlemek için sayısız darbeler yapılmış, onlarca parti kapatılmıştır. Halkın adına siyasete soyunan Türkiye İşçi Parti’sinin başına gelenler ile bugüne kadar kapatılan 25 partinin hali ortadadır. “Siyaset yaptırmama” üzerine kurulu sistem, zorlandığı noktada milletvekillerini dahi meclisin içinden “ENSESİNDEN TUTTUĞU” gibi içeri atmaktan imtina etmez, siyasi tarihimiz bunun örnekleriyle doludur, söz konusu siyaset yasağının; Kemalist düşünceye dahil olmayan her kesim, acısını çekmiş, bedelini fazlasıyla ödemiştir.

    Devir; siyaseti özgürleştirme, statükonun vesayetinden kurtarma devridir.

  151. Yazan:alper Tarih: Mar 5, 2009 | Reply

    Mustafa Bey merhaba. Öncelikle yazdıklarımı ciddiye aldığınız için teşekkür ederim. Ancak sizin bahsettiğiniz asker olma-asker doğma durumu savaş halleri için geçerlidir kanımca. Zaten bu haller dünyadaki bütün toplumlar için geçerlidir.Size Müslüman Osmanlı ordusuna sıradan halkın asker olarak alınmadıklarını hatırlatmak isterim. İşte mesele burada başlıyor. Ülkenin güvenliği gerçekten tehlikede mi? Bütün komşularımız bize saldırmak için fırsat kolluyor. Amerika ,Rusya, İngiltere, Fransa ülkeyi işgal etmenin planlarını yapıyorlar. Ermeniler, kürtler ülkeyi bölmeye, yahudiler bizim olanı çalmaya çalışıyor. öyle mi gerçekten? Bazıları bunun adını Korku İmparatorluğu koymuş. Çok yerinde bir tabir. Üzerine ekleme yapacak olsam Toplum mühendislerinin yarattığı korku ve paranoya imparatorluğu derim. Tam olarak ne zaman başladı bilmiyorum. Belki Marshall Yardımı ile belki daha önce. Ancak uzun zamandır bu ülke insanları darbelerin namlularıyla, medya manipülasyonlarıyla, ırkçı eğitim sistemiyle, asker ocağında enjekte edilen kayıtsız şartsız itaat anlayışı ile ve iktidar hırsı ile yanıp tutuşan bazı sivillerin desteğiyle yola getirildi maalesef. Ülkede son dönemde ortaya çıkanlar geleceğe dönük umutları arttırsa bile akıl erozyonuna uğratılmış halkımızın iyileşebilmesi kaç kuşak sürer bilinmez. Son olarak, şehit kelimesi sadece türkçemizde olan bir kelime değil, kelimenin taşıdığı mana da sadece müslüman toplumlara özgü bir mana değildir. Yani aslolan savaşan iki taraftan hangisinin yitirdiği insanlara o sıfatı verme hakkı değil, o insanların yitirilmiş olmasıdır. Hangi taraftan olursa olsun. Saygılarımla.

  152. Yazan:NİL Tarih: Mar 5, 2009 | Reply

    Coğrafik konumu ve sahip olduğu zengin madenleri nedeniyle dünyanın en önemli Ülkesi olduğumuz bir gerçek.Hele komşu ülkelerden tutun da, Tüm Avrupa ülkeleri ve ABD olmak üzere toprağımız üstünde oynadıkları akıl almaz Ali-Cengiz oyunları bilmeyeniniz var mı? Cumhuriyet kurulduğundan bu yana bu ulke Sağ-Sol-ülkücü,kominist, faşist gibi siyasi kavgalarla ülkeyi yıpratma calismaları, PKK terörü-Kürt sorunu, irtica ve daha bir cok siyasi oyunlara sahne olan Türkiye Cumhuriyeti, sahip olduğu Saygın, İradeli ve Güçlü Türk Ordusu ve Generalleri sayesinde ayakta Dimdik durmuştur ve durmaya da devam edecektir.Yüz yıllardır Kürt’ü, Ermenisi, Hıristiyanı ,süryanisi ve daha bir cok renkli etnik topluluklarla birlikte bu topraklarda barışık yaşamaya alışmış bu ülkeye ne oldu dersiniz? Topraklarımızı ve bizi koruyan çok değerli ve güçlü Ordumuz sayesinde hiç bir şey yapamayacağını anlayan ABD, son bir kaç yıldır, Ordumuzu, kendi iç siyasi oyunlarla yıpratma planını devreye sokmuştur. Yaratılan ekonomik krizlerle bir türlü ekonomisi düzlüğe çıkamayan ülkemizi, hem ekonomik hemde siyasi oyunlarla Ordumuzu çökertme çalışmaları ve Ülkemizi bölme tuzağına düşmeyelim. Unutmayalım ki en güçlü silahımız önce inanç ve sadakat gücüdür. Hatırlatmaya gerek var mı bilmem ama, Kurtuluş savaşı iyi bir örnek olur mu sizce? O nedenle paralı askerlik dönemi kısa bir süre için destek sağlayacak ise düşünülebilir. Tabii ki, Asli yapıyı bozmadan!… TÜRK ORDUSU’NUN VAROLUŞ AMACI TİCARİ DEĞİLDİR, ÖZELLEŞTİRMEYE KESİNLİKLE HAYIR! Saygılarımla,

  153. Yazan:Ferruh Tarih: Mar 5, 2009 | Reply

    ben ne fakir-zengin edebiyatı yapmak ne de Türk Ordusu hakkında kötü senaryolar üretmek istiyorum….21.yüzyılda amatörlüğü savunacak değilim tabiki profesyonellik…

  154. Yazan:Kamil Tarih: Mar 7, 2009 | Reply

    Şüphesizki bizimki gibi dört bir yanı cennet olan ve bütün dünyanın gözü olan bir ülke ordusuz düşünülemez. Zaten Türk varoluşundan beri askerdir. Kesinlikle bundan sonrada asker, ordu devam etmelidir. Ama nasıl? Önce kendi içerisinde halihazırda var olan eşitsizlikleri gidermeli. Hergün köse yazılarında, forum sitelerinde vs. okuyoruz 1′in 4ü, şunun ve bunun arasındaki anlamsız maaş farkları, yargılamadan verilen cezalar, bastırılmış, korkutulmuş ast, hertürlü yeteneğe sahip olduğu, hiç hata yapmayacağına inanılan üst gibi konular. Önce bunların halledilip işinde mutlu, geleceğinde huzurlu bir personel yaratılmalıdır. Sonra görevi vatanı, milleti, bayrağı korumak için askerlik sanatını öğrenmek olan askere bu iş 15 ay gibi uzun bir zamanda değilde 6 ay gibi kısa bir zamanda öğretilmeli. Ama sadece savaş sanatı öğretilsin. Garsonluk, ot yolma, plaj kumu düzeltme gibi saçma işler 20 yaşında vatan savunması için asker olan delikanlıya yaptırılmasın, bu işleride sivil kuruluşlar üstlensin ve birçok işsize iş kapısı açılsın. Ve kesinlikle Doğu sınırımızdaki gibi kritik yerlerde profesyoneller görevlendirilsin. Ve bu ülke kesinlikle kendi füzesini, tankını, uçağını yapabilen, dışarıya silah yönünden bağımlı olmayan bir ülke olmalı.
    Peki ordu özeşleştirilebilir mi? Bence böyle birşey olmamalı, evet sivil kurumlar denetlesin, orduda hata yapan yargılansın, herşey şeffaf olsun ama kesinlikle özelleştirme diye bir kavram ordu ile yanyana anılmasın.
    Saygılarımla.

  155. Yazan:MURAT YURTSEVEN Tarih: Mar 7, 2009 | Reply

    ASKERLİK PARLI OLSUNMU. KISACASI SÖYLEMEK GEREKİRSE OLUR VE COK GEC KALINMIŞ BİR DURUMDUR.PEYGAMBER OCAĞI ,HERKES ASKERDOĞAR BİZ ASKER MİLETİZ VE SAYRE KANDIRMACA ŞACMA SÖYLEMLERLE HALK UYUTULMUŞ GİTMEYEN YİNE BİR YOLUNU BULUP GİTMEMİŞ BARİ İŞ GÜC SAHİBİ OLANAKLI İNSANLAR DÜRÜST İNSANLARDA İŞLERİNİ BOZMADAN OLANAKLARI VARSA PARALI YAPSINLAR HİC OLMASSA ORDUMUZUN DİREK KASASINA GİDER BUNUNLA HARCAMALARINI YAPAR VE GARİBAN COCUKLARINA ASKERLİK DÖNEMİNDE AYLIK BAĞLANIR. YOKSUL HALKIMIZIN ÇOCUKLARINA ASKERDEDE PARA GÖNDERMEKTEN KURTULUR.ORDUDA MODERNİZASYONUNU HIZLI YAPAR TABİ BU SÜREKLİ OLMALI 1 SEFERLİKSE OLMASA DAHA İYİ. MURAT YURTSEVEN

  156. Yazan:Ali Duman Tarih: Mar 8, 2009 | Reply

    Özelleştirme şöyle dursun, Ordu; olması gereken çizgiye çekilsin, kafası atan paşa parmağını gözümüze sokmasın, vallahi de billahi de yeterde artar.
    Kemalist geçinenlerin, Kemalistliği sahte ve uydurmadır. Atatürk ile uzaktan yakından ilgisi yoktur. İnönüizm ve Recep Pekerizm Kemalizm diye yutturulmuştur.
    Gerçekten bir Kemalizm var ise, ordu’nun Cumhuriyeti koruma ve kollama görevi nereden icap etmektedir. Atatürk, Cumhuriyeti koruma ve kollama görevini TÜRK GENÇLİĞİ’ne vermemiş midir? Doğru nedir, yanlış nedir? Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi, çaktırmadan reddi miras mıdır? ya da nedir? ne değildir? bunu hükümsüz kılanlar kendilerini nasıl Kemalist olarak yutturabilmiştir. Bu durumda sizin tercihiniz Ordu mu? Gençlik mi?

  157. Yazan:Salih Ozmen Tarih: Mar 11, 2009 | Reply

    Dostum savastamiyiz. Olenler yillardir kayalarda yasayan kurtlara karsi kuzular. Profesyonellesirse en azindan kurtlara aslanlar olur. Adam tam kayalıkları ogrenecek terhis oluyo. Yenine zavalli erin biri geliyo. Kuzu yani. Katılır mısın acaba bu düsünceye.

  158. Yazan:Deniz Değmez Tarih: Mar 11, 2009 | Reply

    Ben bir Asker torunu,Asker kızı ve Asker yiğeni olaraktan paralı askeri destekliyorum.Çünkü; zengin çocukları bodruma, fakir çocukları dağa düşüncesini desteklemiyorum.Zaten merak etmeyin zengin çocukları hiç bir zmn dağa gitmiyorr.Ya gidiyor kuzeyde deniz kenarında yada Yada bir ordu evinde oluyor.Paralı askerlik yapan vatanını sevmiyormu? İlla ki vatanını seven insan yada vatanına faydalı olan insan sadece askerlik yaparak mı faydlı oluyor?? Ben çok tanıyorum vatanına hayırlı biri olaraktan ülkesine vergisini ödeyen, yada daha farklı bir şekilde yardımcı olan insan.O yüzden lütfen kafanızdan şu zihniyeti atın.. (zengin çocukları bodruma, fakir çocukları dağa)

  159. Yazan:demir. Tarih: Mar 11, 2009 | Reply

    eger parayla vatan alınabiliyorsa ve parayla şehitler geri gelebiliyorsa neden olmasın.

    git askerliğini yap….saygılarımla

  160. Yazan:hasan Tarih: Mar 12, 2009 | Reply

    yorumcu arkadaşlar bu ordu sisteminin neden asker sayısına hala çok önem verip ısrarla asker sayısından vazgeçip teknolojiye yatırım yapmamasının sebebini hiçbiriniz tam olarak anlayamamışsınız ben söyliym
    1- türkiyede her ilde en az bir tugay vardır
    nedeni = çünkü darbe girişimlerinde çok işe yarar şehirdeki halk polis vs. çok çabuk sürede ablukaya alınır ve direnç kırılır.(oysaki konyada askeri birliğe ne ihtiyaç olabilirki türkiyenin ortası oraya girmişse düşman ülke zaten düşmüştür)
    2- profesyonel asker tsk da kabul edilemez
    nedeni = eğer profesyonellik olursa ordu ihtiyaçlar dahilinde personel almak mecburiyetindedir e bu durumdada orduevlerinde garsonluk yapacak masaları hazırlayacak generallerin subayların yüzdüğü havuzun gezdiği bahçenin temizliğini yapacakgeneral karısı hanfendilerin şoförlüğünü yapacak personel alımında sıkıntılar oluşacak ve rahatları riske edilecek
    3-profesyonel ordu olursa pkk bitmek zorunda kalır
    nedeni = oysaki pkk terörünün bitmesi orduyu zor duruma sokar çünkü eğer biterse e savaşta yok bu sefer istedikleri kadar kaynak isteyemezler halk mırıldanmaya sorgulamaya başlar harp yok tehtid yok bu orduya neden bu kadar kaynak aktarılıyor o kadar askere neden bakıyor der daha sonra gözler her ilde en az 3 tane olan ordu evlerine dikilir millet açken onlar ozaman böyle rahat sefa süremezler yani ülkeye bir tehtid gerek ölümü gösterip sıtmaya razı etmek gerek yoksa bu bolluk bu milletin sırtından nasıl çıkarılır
    4- profesyonel askerle darbe yapamazsınız
    nedeni = profesyonel ordu yapacağı şeyler için sözleşme ister körü körüne itaat etmez vazifeleri komutanın ağzıyla değil bizzat kanunla belirtilen maddeler halinde belirtilir kalkıpta bir darbe teşebbüsüne ortak olmaz sözleşmeyi fesh eder bu durumdada onu ne ordudan atabilirsiniz nede yargılayabilirsiniz bu durumda darbe teşebbüsünüz çöker ve yakalanıp yargılanırsınız
    Ve son olarak paralı askerliğe değinmek istiyorum askerliğini yapan arkadaşlar bilir türkiyede zaten yıllardır paralı askerlik var doğuda ölenler arasında hiç zengin varmı? askeri birliklerde eğitimlerde yanıbaşınızda hiç zengin çocuğu gördünüzmü devre arkadaşlarınızdan hiç zengin arkadaşınız oldu eğer oldu diyorsanız bu çok çok küçük bir istisnadır çünkü onlar gittikleri birliğin en kaymak yerlerinde istirahat ederler
    söylenece çok şey var ama şimdilik bu kadar saygılar

  161. Yazan:jadederail Tarih: Mar 14, 2009 | Reply

    TSK ÜLKENİN SELAMETİ VE KURTULUŞU AÇISINDAN DERHAL DAĞITILMALIDIR BENCE… ülkeyi ekonomik ve siyasi açıdan İFLAS ettirmiştir.. biz halk olarak ve POLİSİMİZ bu ülkeyi korur .. .

  162. Yazan:Serkan Çekiç Tarih: Mar 14, 2009 | Reply

    Arada böyle türk ordusunun başarılı bir ordu olmadığı yönünde yorumlar gelmiş. Bu konuda diğer ordularla kıyasladığımızda başarılı bir ordu olduğunu görürüz. Kıbrıs ta kazandık korede de kazandık nasıl bi şüpheniz va anlayabilmiş değilim güney kore kurtuldu, korundu ve hala mavi başka soru?Çelik harekatları var, aponun yakalanması var, Afganistan var, Yani şunu sormak lazım girdiği kaç savaşı kaybetmişte başarısız bir ordu diyebiliyorsunuz. Pkk ya karşı başarısızsa o zaman Amerikan ordusu ve İsrail orudusuda başarısız militan kuvvetlere karşı bir zaferi ordudan değil devletten milletten beklemek lazım ordu bu alanda ancak bir önleyici olabilir.Kurtuluş savaşını da baya baya türk ordusu kazandı millet ordu bunları farklı şeyler olarak görmemek lazım sonuçta ordular klon askerlerden oluşmuyo milletten aldığı insan ve parayla çalışıyo.

  163. Yazan:Ali Duman Tarih: Mar 14, 2009 | Reply

    Askerlik çok kutsalmış!!!!!!!! Peygamber ocağı imiş!!!!!!!!!!!paralısı olmaz mış, herkes askerlik yapmalıymış!!!!!!!!

    Askerlik çok kutsalmış :
    sürekli darbe yaparak halkın seçtiği parlemantoyu postal altında çiğneyecek kadar kutsaldır, arada bir halkına dipçik gösterecek, parmağını gözümüze sokacak kadar kutsaldır, eee nede olsa orduevlerinin duvarında yazmıyor mu

    “orduya sadakat görevimizdir”
    işte bu kadar. (kim kime sadakat göstermeli sizce)

    Herkes askerlik yapmalıymış :
    zengin çocukları da yapacak, ama bir koşul var “Ölmeyecekleri” yerde askerlik yapacaklar ve de paralarıyla subayları hediyeye, armağana boğacak hatta zengin edecekler. Sistem ölmemesi gerekenlerin ölmemesi üzerine kurulmuş, gariban halk çocukları “toptan” gidiyorlar, Dağlıca’da, Aktütün’de, şehitlik mertebesi zenginleri pek sevmiyor her nasıl oluyorsa.

    Atatürk, TBMM’ni açtığında siyaset ile uğraşacak askerlere ilk iş olarak üniformalarını çıkarmalarını emretti ve yaşadığı sürece orduyu siyasetin dışında tuttu.

    Atatürkçü Gnkur.Bşk. nı buyuruyor Diyarbakır’da diyor ki “Genel af çıkmayacak”, Kıbrıs’ta diyor ki “Barış olsada Türk askerini Kıbrıs’tan çekmeyeceğiz”
    Sn. paşam siyaseti siz yaparsanız siyasetçiler ne iş yapacaklar, bizahmet bir görev de onlara buyursanız hazır eliniz değmişken, veya en temizi kapatalım gitsin TBMM’yi, anahtarını size teslim edelim, seçim meçim de olmasın zaten boşa masraf, siz varsınız ya ne gerek. Tek millet, tek parti, tek slogan, yaşasın TSK Partisi. (biraz faşistçe mi oldu ne)

    herkese kolay gelsin.

  164. Yazan:Ali Duman Tarih: Mar 15, 2009 | Reply

    Sağ yükseldi, sağ’a indir bir yumruk (menderes-bayar), sol yükseldi sola indir iki yumruk (12 mart, 12 eylül), gericilik yükseldi indir bir yumruk (28 şubat) müesses nizamın tımarcıbaşısı olmaktan kendini alamayan ordu, alimallah bu gidişle bu ülkeyi ordu’suz bırakır, attırmasınlar bu milletin kafasının tasını, çekiverir sünni veya başka birileri evlatlarını askerden, artık ot yolarken, yaprak toplarken görüveririz nato üniformalı, abd kurmay akademisi mezunu türk subaylarını. onların şakşakcılığını yapan, yeni türeme çakma anti-emperyalistler ne yaparlar bilemem artık.

  165. Yazan:atilla han Tarih: Mar 16, 2009 | Reply

    arkadas parali askerlik gerek memlekete zaten o parayi verebilecek insanlar askere gittiklerinde askerlik yapmiyorlar lale devri yasiyorlar en azindan bu heriflerden devlet ne koparsa kardir

  166. Yazan:ömer Tarih: Mar 16, 2009 | Reply

    Bu mevzu çok derin,biz normal vatandaşların aklı fazla basmaz bu konulara,hemen hemen tüm yorumları okudum,tüm katılımcılar farklı tesbitler,uyarılar ve öneriler ile konuya ait yorumlarını belirtmişler.Bende Profesyonel bir ordu olmasını destekliyorum vatandaş olarak.Üst başlık ”Profesyonel Ordu”.Altı ise Türkiye’nin konumu ve insanının dünya görüşlerine göre doldurulur mutlaka.Ama bir konuda çok büyük tereddütlerim var benim.

    Gelişmiş Teknolojik bir Ordu’dan sözetmiş herkes?Hangi teknoloji bu? veya şöyle soralım..Kimin,hangi ülke yada ülkelerin askeri teknolojisidir bu?

    Kendimiz icad edersek eyvallah.Ama hiç sanmıyorum böyle olduğunu.En azından şimdilik.

    Ayrıca bir de şunu düşünelim,İran da Şahı devirip Mollaları iş başına getiren,hemen arkasından Saddam’a gaz verip Mollaların üstüne salıp 2 ülkeyi yıllarca savaştırarak birbirine kırdırıp iyice zayıflatan,askeri ve rejim açısından zayıfladıktan sonra bir gaz daha verip Kuveyt savaşını yaratan,sonrada seni seni diyip Irak’ı ve insanını yerle bir edip yerüstü ve yeraltını soyanlar kimlerdir?Hangi teknoloji sahibi ülkelerdir?
    İran-Irak savaşından sonra tehlikenin farkına varan İran,sıra kendisine gelmeden hemen önce,kendi askerini yetiştirip ve askeri teknolojisini kurup geliştirerek bu stratejiye dur demiştir?
    Yoksa sıra bizemi geliyor arkadaşlar.
    (Açtırılmayan ve bekletilen stok petrol kuyuları ve Bor madeni yüzünden)

    Biz Türklerin,maneviyatı ve vatan sevgisi yüksek Nefer çokluğundan başka hangi teknolojisi var allahaşkına?
    Olan teknolojide de kimlere bağlıyız malum..!!

  167. Yazan:tevfik inan Tarih: Mar 24, 2009 | Reply

    tabiki bedelli askerliğin hem ülke ekonomisine katkısı olacak, hemde madur insanlar rahata erip hem işlerini kaybetmeyecekler hem de aileleri madur olmayacak….

  168. Yazan:kadir yasan Tarih: Mar 24, 2009 | Reply

    herkes gürlüyor nara atıyor
    yazar çizer takımı çaka satıyor
    daltonlar feyiz içinde
    ölem anadolu, ölen benim
    kime ne batıyor…

    karar halkın oyuyla seçilmişlerin.
    saygımla

  169. Yazan:Muhammed Emin Tarih: Mar 24, 2009 | Reply

    Her parası olan değil müteşebbis olanlar, işyeri sahipleri, insan çalıştırıp istihdam sağlayanlar ve bu devlete vergi verip devletin askere bütçe ayırmasını sağlayan insanlar bedelli askerlik yapmalıdırlar ki, iş yerleri kapanmasın, işsizlik artmasın, devlet zarara uğramasın.
    Kusura bakmayın ama özel sektör olmazsa devletimiz kendi kendine yetebilen (ekonomik olarak) bir devlet değildir.
    Bir iş yeri kolay kurulmuyor bir profesör nasıl 40-50 yılda yetişiyorsa profesyonel bir müteşebbis bir iş adamıda çok güç yetişiyor. Bir an önce şirket ortaklarına, sahiplerine bedelli askerlik yolu açılmalı.

  170. Yazan:KILIÇ Tarih: Nis 15, 2009 | Reply

    Satın kardeşim ülkeyi parsel parsel sattınız orduyu da özelleştirin serv anlaşmasını bize 100 yılda parça parça imzalattılar böyle giderse bu ülkenin ömrü 20 yılı bulmayacak bu halk uyuduğu sürece avrupaya ve amerikaya hizmet eden bir zihniyet bu ülkeyi yönettiği sürece en önemlisi bu zihniyete oy veren %80 mal olan bir millet olduğumuz sürece bizim olan bize ait hiçbirşey kalmayacak ve kendi memleketimizde azınlık bir millet olarak yaşarız bu halkın özgürlük duygusu körelmiş

  171. Yazan:ThelasT Tarih: May 3, 2009 | Reply

    herkes tutturmuş özelleştirme profesyonelleştirme ,fakir askere zengin Barlara vs vs .. bedelli askerlik çıkarılmalı ama şartları olmalı Yani paran Varsa askerlik Yapma yoksa Yap olmamalıdır şartıekonomik yönden Bakıldığında büyük Bi miktar bencE iyiDe olur şimdi Bence diorum Die yanlış anlaşılmasın Benim bedelli Çıksada yapıcak pozisyonda Deilim Sadece maddi Açıdan Deil düşüncem Bu ama eminim ki bedelli Çıkarıldığında şartları DA olucaktır kimse TSK uyumuyor

  172. Yazan:fatih y. abbas Tarih: Haz 30, 2009 | Reply

    Dinle ilgisiz, “dualistik” maneviyat-maddiyat ayrimina takildik kaldik!
    Islamda “dualistik” bir varlik bilim anlayisi var midir?

    Insanin canini(nefsini) malini namusunu (hurriyetini) her turden tecavuze karsi korumasi ve bu ugurda onlem almasi, mucadele etmesi, materyalistlik midir?

    Ahlaki(dini) tavsiyeler “maddi” degil de ruhlar alemi icin midir?

  173. Yazan:süleyman.... Tarih: Haz 30, 2009 | Reply

    vay burda orduya o bızım deıl şu ordu bizim deıl dıyen zıhnıyet…ordu senın deılde siyayet yada ulkenın elınde bulunan hangı şey senınn….bak ıraka bak afkanıstana yada don bak kurtuluş savaşina..senın canın yanmadıkca bu rahatlıği tebersinnn…gelır başina bır yonetıcı sana komur verır uyutur…yasa ustune ysa cıkarır ama bak gor ku hangı yasa turkıyemı ılgılendırıyorrr..hıç birisi..kafana mermıler toplar yağdında anlarsın ordu ne demek oldunu ama kıvranman yersız kalırrr….ALLAHım bu zıhnıyetler akıl fıkır vereee…

  174. Yazan:Ali Duman Tarih: Tem 2, 2009 | Reply

    Sevr paranoyası ile yatıp kalkanlar, bu paranoyayı 85 yıldır kullanmaktan bıkmadılar, usanmadılar, ancak ben bu paranoyadan bıktım, usandım, midem kaldırmıyor.

    bu aklıevveller hala Sevr ne demek, Lozan ne demek anlayamamışlar. Sevr, Lozan’ın ikiz kardeşidir, Sevr ile Lozan ilişkisi : ölümü gösterip, sıtmaya razı etme ilişkisidir. bu gerçeği tüm dünya biliyor ancak ne varki bizim milli eğitim sisteminin yarattığı eğitim sistemi kurbanları bilmiyor.

    Lozan’ı bir zafer sayanlar, acaba hayatlarında hiç Lozan’ı okumuşlar mı? onun neresi zafer açıklayabilirler mi? her dilde eğitim, yayın, yayım hakkını zorunlu kılan Md.39 fıkra 4′ü biliyorlar mı? Türkiye’nin Lozanın birçok hükmünü uygulamadığını biliyor lar mı? biliyorlarsa neden uygulamadığını biliyorlar mı?, Lozan’ın gizli hükümlerini biliyorlar mı? misal petrolümüzü neden çıkaramadığımızı hiç düşünmüşler midir? cumhuriyetin 100 ncü yılında petrolümüzün tamamını çıkaracağımızı, neden bunu ancak 100 ncü yılda çıkaracağımızı düşünmüşler midir?
    ne gerek bunlara düşünüp kafa yormaya, sistem öğretmiş yaa, kahrolsun sevr, yaşasın lozan, ne fark var ise, birinde açık olan hükümler diğerinde gizlenmiş.

    orduyu özelleştirmek şart değil, ancak hizaya getirmek şart, görevi olmayan işlere (siyasete, ülke yönetmeye vs) karışmak yerine, asli görevini yerine getiren orduya ihtiyaç duymaktayız, haddi olmayan işleri yapmaya kalkan ordu, asli görevini yapamaz, misal 25 yıldır savaştığı pkk nın hakkından gelemez, misal kendi döktüğü mayınları, temizleyemez, git mayınını temizle, ülke yönetmek, siyaset yapmak senin üzerine ne vazife, bak bakalım Atatürk dönemine ordu, hiç siyasete bulaşmış mı? çıkıp bir basın toplantısı yapmış mı? Gnkur başkanları acaba kendilerini Atatürk sanmak gibi bir yanılgı içerisine mi girmektedirler. Ordunun siyasete karışmasının ne demek olduğunu Osmanlı ve Enver Paşa gerçeği ile yaşadık, bir daha yaşama lüksümüz yok.

  175. Yazan:Faruk Tarih: Eyl 27, 2009 | Reply

    Ne söylenebilirki! Anayasada belirtilen devlet vataşlarına eşit muamele…. maddesine aykırı değilmi zorla askerlik? Aynı pasaport ve kimliğe sahip kimi yurtdaşa dövizli askerlik yaptırılırken diğer vatandaşlara yasak! Bu anayasal suç değilmi? Avrupa insan haklarına aykırılık teşkil etmiyormu? Mahkeme karaı var bedelli askerlik konusunda! Buna rağmen yapılan uygulama suç teşkil etmezmi? Şimdi bu devlete orduya vatandaş nasıl güvensin?

  176. Yazan:Nihat Tarih: Oca 6, 2010 | Reply

    Bıktım artık yorum yapmaktan. Biz ne dersek diyelim,bizim değiştireceğimiz bir şey hiç bir zaman olmayacak. Gücü elinde tutanlar nasıl istiyorsa öyle yapacak. Bedelli Askerlik te çıkmayacak. Geç gidenlerde rezil rüsvan olacak.

  177. Yazan:adem polat Tarih: Oca 9, 2010 | Reply

    eşitlikten bahsediliyorsa imamhatiplilerde astsubay olarak alınsın yada er olarakta alınmasın, bu bir vatan borcu olarak bedelsiz yapılan bir hizmet olarak kabul ediliyorsa muvazzaf subaylarda askerlik yapsın.ben yaptım sizde yapın diyenlerde vatana hizmetin askerlik süresiyle alakalı olmadığını anlasın..

  178. Yazan:captainbilly Tarih: Oca 10, 2010 | Reply

    (OYAK) ADI ALTINDA 80 KÜSÜR FABRİKASI VEDE BANKASI OLAN HOLDİNG’LEŞEN ORDUMUZU BİR AN ÖNCE ÖZÜNE DÖNMESİ YANİ ÖZELLEŞTİRMEMİZ ŞART CÜNKİ FABRİKATÖR VEDE BANKACILIK YAPMAKTAN ASLI GÖREVLERİNİ UNUTTULAR SANIRIM..

  179. Yazan:cihad Tarih: May 29, 2010 | Reply

    Ya neyi tartışıyorsnuzki TSK zaten profesyonel ordudur. general subay astsubay zaten yaptığı iş için diğer devlet memurları gibi her ay hiç sektirmeden maaşlarını almaktadırlar.Sayılarıda 200 bin kadardır devlet baba 200 bin kişilik bu guruhu memur diye değilde gerçek görevi olan askerliğini yaptırabilse bunları tartışmaya hiç gerek yok.subaylar şube müdürleri masa başı işler assubaylarda depo çavuşluğu gibi askerlikden uzak görevlerde memur zihniyetiyle görevlendirmektedir.Bir binbaşının teğmenin yeri masa başı değil manga içinde eli silahında nöbet tutacak çatışacak böyle olduğu zaman devlet yetişdirdiği bu kişlerden verim alabilir.
    Gariban ana baba cocuklarını ömründe televizyondan başka yerde silah görmemiş cocukları albay binbaşı yüzbaşı yerine cepheye sürersen şehit edip edip ana babasına gönderirsin. ha derseniz onlar komutan 100 askere bir yüzbaşı düşüyor derseniz.Çok mu zor subay miktarını arttırmak masa başından kaldırıp dağa gönderirsen bu sorunda biter.

  180. Yazan:Since91 Tarih: May 30, 2010 | Reply

    Yuh yahu ne demek özelleştirilsin? Beyler bu ülkenin iyiliğini istiyorsak lütfen akılcı düşünelim, uluslararası arenayı iyi tahlil edelim. Liberalizmin insanları kendinden geçiriren uç fikirlerine alet olmayalım. Düşüncelere elbette saygımız var ama rica ediyorum biraz ciddiyet…

  181. Yazan:aziz yılmaz Tarih: May 30, 2010 | Reply

    Sanırım “özelleştirme” kelimesi makale içeriğinin anlaşılmasını bir hayli güçleştirmiş.Malum,konu TSK olunca zaten duygusal tepkiler daha bir öne çıkıyor.Buna “özelleştirme” de eklenince gerisini siz tahmin edin.

    Bu nedenle,bir takım eksiklikler düşünülerek ordu kurumunun yeniden yapılandırılması yönündeki görüş ve düşüncelerin bu anlamda daha tamamlayıcı kavramlarla tanımlanması gerektiğini düşünüyorum.Örneğin,modernizasyon,yeniden yapılandırma gibi belirlemeler konunun anlaşılması açısından daha verimli istişarelere kapı açabilir(di).

    Zira özelleştirme sözcüğü,bırakınız TSK gibi halk arasında müstesna bir yere ve ayrıcalığa sahip bir kurumu,iktisadi kapsama haiz kurumların bile özelleştirilmesi gündeme geldiğinde,bu fikir,toplumun geniş bir kesimi tarafından hoş karşılanmıyor.

    Dolayısıyla “peygamber ocağı”şeklinde kutsallık atfedilen bir kurum doğal olarak dokunulmaz bulunacaktır.Ki bazı yorumlar bunun ipuçlarını yeterince veriyor.

    Ancak burada önemli bir noktaya değinmekte fayda var.Değer atfetme ile dokunulamaz/tartışılamaz derecesinde tabulaştırma birbirinden oldukça farklı şeylerdir.Gerek kurumlar olsun gerekse bir düşünce,din,inanç veya felsefe olsun…bunların gerekliliği,işlevleri,muhtevaları ile pratikteki işlerlikleri birbirine karıştırlmamalıdır.Misal çocuklarımızı emanet eğitimiz okullarımızı düşünelim.Gerekliliğini tartışabilir miyiz?Zira sağlıklı bir toplumun,geleceği aydınlık bir neslin olmazsa olmazıdır eğitim kurumları.Ancak böyle bir konuma/misyona sahiptir diye eğitim sistemimizi,kurumlarını tartışmayacak mıyız?Elbetteki daha kaliteli bir eğitim talep etmek en doğal hakkımız olmalıdır.Ve bu talepte ısrar ettikçi kurumları kötülemiş değil daha iyi hizmet verecek noktaya taşımış olacağız.Bu sadece bir örnek.Bu sağlıkta,ekonomide,hukukta,siyasette…yaşamın her alanında böyledir.Dolayısıyla her bir kurumun kendi alanında hayati bir önemi var ama bu denetlenemeyecekleri anlamına gelmez,gelmemeli.Bir çocuk bakımevi düşünelim ya da Kızılay gibi milli bir kuruluşu.Hatta hatta en yüksek kurum olan meclisi…Peki yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunda bu kurumlar tartışıp eleştirilmiyor mu?

    Sonuç itibariyle milletvekili,bakan,başbakan,cumhurbaşkanı,bürokrat,yönetici,müdür eleştirilebiliyorsa asker de eleştirilebilmelidir.Aynı şekilde diğer kurumlarda hizmetin çıtası yükselsin,daha verimli olsun,daha şeffaf ve demokratik işlesin diyorsak bundan ordu da muaf tutulmamalıdır.Uzun lafın kısası fikirlerden korkmamak gerekiyor.Ordu içerisinde pek çok hata oluyor ve bu da varolan yapının “dokunulmaz” olmasından kaynaklanmaktadır.

  182. Yazan:Umit Erdal Tarih: May 30, 2010 | Reply

    Metni okumadan, “özelleştirmenin” ne anlamda kullanıldığını anlamadan yorum yapanlar var.

    Yazar çok doğru yazmış. Sınır koruması zaten AB uyumu çerçevesinde TSK’dan alınıp, bu işte uzmanlaşan yeni bir kuruma verilecek. Jandarma da benzer şekilde, vatan savunmasından farklı bir işlev. Bunun da TSK’dan alınıp, polise verilmesi lazım.

    Kurumlar olabildiğince kendi varlık gayelerine odaklanmış bir şekilde organize edilmeli. Aşırı miktarda görev verilmiş kurumlar, verimli çalışmaz.

  183. Yazan:durhat Tarih: May 30, 2010 | Reply

    özelleştirme bence de naif bir öneri olmuş.şu anki haliyle zorunlu askerliğin kaldırılması fikri bile zorlama geliyor bana.neden?çünkü ülkenin sosyal,düşünsel,politik zemini bu tür tasarıların çok gerisinde.güvenlik anlamında söylemiyorum.türkiyenin güç ve iktidar dengeleri bunun çok uzağında.bir kere askeri vesayet orta yerde duruyor.görünüşte demokratik bir ülke görüntüsü olmasına karşın önemli kararlarda ordu daha çok söz sahibi.ayrıca gün geçmiyor ki bir darbe planı ortaya çıkmasın.genel kurmay başkanı bir demeç verdiğinde bütün basın ordusu birbiriyle yarışıyor.generaller ifade vermeye mahkemelere gitmeye tenezül etmiyor.
    peki böyle bir ortamda köklü reformlar nasıl gerçekleşecek?tamam bazı ülkeler için geçerli olabilir ama bizde böyle bir alt yapı henüz yok.
    bu açıdan bence öncelikle ordunun siyasetten el çekmesi gerekir.bunun dışında ordunun yasal bir statüye kavuşturulması şart.zira model gösterilen ülkelerde türkiyedeki gibi sivil yapıyla iktidar yarışına giren bir askeri bürokrasi yok.kısacası çok ciddi reformlardan sözediyoruz ve bunun pratiğe geçmesi bazı aşamalara bağlı.dolayısıyla bu kaos ortamında köklü dönüşümler oldukça zor görünüyor.

  184. Yazan:deniz Tarih: Kas 11, 2011 | Reply

    kimsin

  1. 8 Trackback(s)

  2. Mar 3, 2009: Son 30 günde en çok okunanlar : Derin Düşünce
  3. Mar 19, 2009: Zorunlu Askerlik Kalkarsa : Derin Düşünce
  4. Mar 23, 2009: Askerlik Anketimize Katılın… : Derin Düşünce
  5. Nis 15, 2009: Son 60 günde en çok okunanlar : Derin Düşünce
  6. Nis 18, 2009: Türkiye’ye ordu lâzım mı? : Derin Düşünce
  7. Ağu 12, 2009: Son 12 ayda en çok okunanlar : Derin Düşünce
  8. Eki 11, 2009: Ümmet Ümmet Olabilir mi? : Derin Düşünce
  9. Eyl 6, 2011: Güçlü bir orduya hâlâ lüzum yok! : Derin Düşünce

ÖNEMLİ

--------------------------------------------------------------------

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahipleri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşlere katıldığımız anlamına gelmez.

Hakaret içerse dahi bütün yorumlar birer fikir eseridir. Ama bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatın yine de.

Not: Sitenin ismini dert etmeyin, “derinlik” üzerine bayağı bir geyik yaptık, henüz söylenmemiş bir şey bulmanız oldukça zor :)

Editörle takışmayın, o da bir anne-babanın evlâdıdır, sabrının sınırı vardır. Siz haklı bile olsanız alttan alın, efendilik sizde kalsın.

Sitenin iç işleriyle ilgili yorum yapmayın, aklınıza takılan soruları iletişim kutusundan sorun, kol kırılsın, yen içinde kalsın.

Kendi nezaketinizi bize endekslemeyin, bizden daha nazik olarak bizi utandırın. Yanlış ve eksik şeylerden şikayet etmek yerine bilgi ve yeni bakış açısı sunarak tamamlayın, düzeltin, tevazu ile öğretin bize bildiklerinizi.

Bu kurallara başkasının uyup uymamasına aldırmayın, siz uyun. Bütün yorumları hızla onaylanan EN KIDEMLİ YORUMCULAR arasındaki nizamî yerinizi alın.

--------------------------------------------------------------------
  • Siz de fikrinizi belirtin