Aydınlanma, Modernizm, Bilimcilik ve Uzman Cehaleti »
By eg on Nis 24, 2009 in Bilim, Felsefe, Gerçek ve hakikat, İnsan, Modernleşme, Pozitivizm | 54 Comments
“İnsanî gerçekliğe ilişkin modern çağın ortaya attığı bilgi iddiaları ve mükemmellik istenci hiç beklenmedik trajik sonuçlar doğurdu; bunlar söz konusu iddiaları maskaraya çeviren sonuçlardı. Modern felsefî antropolojiler, yeni bir insan yaratmayı hedefleyen dev teknolojileri haklandırmak uğruna, insanoğluna düşman bir tutum sergiliyorlardı. Bir zamanlar filozofların işi, bizzat kendi hayatları aracılığıyla, evrensel ölüm âkibetine nasıl dayanılabileceğini öğretebilmekti. Çağımızda ise, genellikle başkalarına yapılan katliâmlarin nasıl kabul edilebileceğini öğretmeye başladılar. Hem de hakîkat adına. Çağımızda kokuşmuşluklara, kapatılmalara ve hatta masum insanların katledilmesine hizmet eden şey, profesyonel düşünürlerin affedilemez tutumlarıdır. Bir tarafta özgürlük ve insan hayatının mükemmelleştirilmesi doğrultusunda dev kampanyaların yürütüldüğü, öte yandan ise bu hedefler uğruna binlerce canların telef edildiği bir dünya, bir anda gökten zembille gelmedi; anlı şanlı bildirgeler ve manifestolar böyle bir dünyanın habercileriydi. Bu dünya, kendi hedeflerinin değerliliğine kendisini inandırmak için, disipline edilmiş her aklın kutsadığı kelimeleri sürekli tekrarlıyordu.”
Yukarıdaki sözler modernizmin en önemli eleştirmenlerinden Foucault’a ait.
Batı düşüncesi Aydınlanma ile birlikte kendisine yeni bir rota çizmiştir. Bu rotada Tanrı merkezli bir dünya görüşünden, bütün bilginin referansının insan olduğu, insan merkezli bir dünyaya Read the rest





3H Hareketi








