RSS Feed for This Post

İslam: İnanç İmparatorluğu (Belgesel)

İslam: İnanç İmparatorluğu (Belgesel)İslam: İnanç İmparatorluğu (Belgesel)– İslam, insanlık tarihinin en büyük başarılarından biri .
– Onlar Rönesans’ın tohumlarını Leonardo Da Vinci’nin doğumundan 600 yıl önce ekenlerdi.
– Hastaları iyileştirmeyi, hesap için kullanmak üzere numaraları biz onlardan öğrendik.
– Dünyadaki tüm kültürler İslam tarafından şekillendirildi.

Okurlarımızla, önemli bulduğumuz ve tanıtımında yukarıdaki spotlar kullanılan bir belgeseli paylaşmak istiyoruz. Hz. Muhammed’in hayatını, İslamiyet’in doğuşu ve yükselişini, İslam tarihinin önemli dönüm noktalarını tarihi bir perspektiften ele alan 2.5 saatlik bir belgesel bu. Orjinal ismi Islam: Empire Of Faith.

Belgesel, İslam dininin ve medeniyetinin insanlık tarihi açısından önemini ve etkisini anlatıyor. En başta bu belgeseli İslam’a inanan müslümanlar izlemeli. Çünkü birçok müslümanın inandıkları dinin tarihi ve önemi hakkındaki bilgisi oldukça zayıf. Görsel yapımların, basılı kaynaklardan çok daha kısa sürede bilgi aktarımı yapabilmek gibi bir kabiliyeti var. Bundan faydalanmak gerek.

Ayrıca bu belgeseli, müslüman kültürün içinden yetiştiği halde, bu dine ve kültüre karşı anlaşılmaz bir nefret duyup, aşağılayıcı tavır takınanlar da izlemeli. Herhangi bir şeye karşı, bilmeden ya da bildiklerini doğru ve yeterli zannederek düşmanlık etmek kadar kötü bir davranış biçimi olamaz.

Robert Gardner tarafından çekilen ve dünyaca ünlü 10 teolog tarafından hazırlanan belgesel, objektifliği ve içeriği bakımından literatürdeki en başarılı eserlerden biri olarak görülüyor. Aslında 3 ana bölümden oluşuyor ama yükleme kolaylığı nedeniyle 6 bölüme ayrılmış. Yapım, sanat tarihinden sosyolojik incelemelere, din tarihinden, siyasi gelişim süreçlerine kadar çok geniş bir yelpazeye sahip bilgileri ustalıkla işliyor.

İyi seyirler:

Birinci bölüm:

İkinci Bölüm:

Üçüncü bölüm:

Dördüncü bölüm:

Beşinci bölüm:

Altıncı bölüm:

 

***     

Tamamını bilgisayarınıza kaydetmek için tıklayın.

Trackback URL

  1. 17 Yorum

  2. Yazan:eg Tarih: Mar 24, 2009 | Reply

    sanıyorum ramazan ayındaydı 3 bölüm halinde trt’de yayımlandığında izlemiştim. gerçekten bubelgeseli burada ulaşılır hale getirmek çok büyük bir iş. emeği olanlara sonsuz minnetle…

  3. Yazan:Kamer Yalçın Tarih: Mar 24, 2009 | Reply

    Emekleriniz için hepinize teşekkür ederim, Allah razı olsun.

  4. Yazan:Ekrem Senai Tarih: Mar 24, 2009 | Reply

    Bölümlerin içerikleri hatırladığım kadarıyla şu şekilde:

    1.Bölüm: Ezan, Hz.Peygamber’in (S) yaşamı- hicrete kadar
    2. Bölüm: Hz.Peygamber’in yaşamı – hicret sonrası, savaşlar, Medine site devletinin kuruluşu, Mekke’nin fethi
    3. Bölüm: Halifeler dönemi, İslam’ın genişlemesi, müslümanların medeniyete katkıları
    4. Bölüm: Kudüs, Haçlı seferleri, Selahaddin, Endülüs, İslam’ın rönesansın tohumlarını atması
    5. Bölüm: Moğol istilası, Türkler ve Osmanlıların kuruluşu, İstanbul’un fethi, Fatih dönemi
    6. bölüm: Kanuni dönemi, Kanuni’nin İbrahim paşa ile hazin hikayesi, medeniyetin doruk noktası ve son.

  5. Yazan:umm eyyub Tarih: Mar 24, 2009 | Reply

    Ben, bu belgeseli Amerika’da Public TV de birkac kez izledim.Gercekten cok etkileyici bir yapim. Bunun 9/11 dan sonra cekilmesi ve sik sik gosterilmesi de bizim icin bir avantajdi.
    Bu belgeseli seyrettikten sonra peygamber efendimiz, Hz.Muhammed SAS hakkindaki dusuncelerim cok degisti.Ona olan sevgim ve saygim ve inancimin cok daha guclendigini hissettim.
    PBS bunu gibi bir cok yapima imza atmis bir kurulus.

  6. Yazan:Tuncay Yılmazer Tarih: Mar 26, 2009 | Reply

    Bu belgeseli siteye koyan arkadaşlarımızın Allah hepsinden razı olsun.

  7. Yazan:Hasan Tarih: Mar 26, 2009 | Reply

    Medeniyetin tek bir kaynağı olduğu ve bu kaynağın rol-model alınması gerektiğini modernizm gericiliğinin (evet, modernizm gericiliktir) tarihe bakış biçimi. Bunda elbetteki klasik Batılı-Kendini-Beğenmişliğinin payı büyük. Bütün bilimleri kendi yaşam tarzının ve görüşlerinin meşruiyet zemini olarak gören bu “yanılgı”, beraberinde dünü doğru anlayamamayı ve yarınıda kuramamayı getiriyor.

    Modernite, sosyolojik bir olgudur. Tarihin herhangi bir döneminde -bugün dahil- herhangi bir toplumun geldiği en son seviyeyi ifade ede. Modernizm ise bu seviyeyi ideoloji haline getirme yanlışıdır.

    Çünkü modernite, bir durumdur. Hayatın kendi diyalektiği içerisinde kendiliğinden oluşan bir toplumsal durum. Ne yasayla ne devrimli ne inkılapla gelinemeyecek bir noktadır.. Modernizm, beraberinde gerilemeyi de getirir. Çünkü modernite olgusnunun oluşumuundan habersizdir.

    İslam’a yönelik küçük düşürücü söylem ve İslami rönesansı görmezden gelme eğilimi de bu görüşün bir çevirisidir. Batı’da doğan bu düşünceye dönemin siyasi konjonktürü de birebir etki etti.. Peki bize ne oluyor? Biz niye öyle düşünüyoruz?

    Çünkü bizim entelektüel birikimimiz özgün değil. Tümüyle çeviri. Zaten bizim neyimiz çeviri değil ki?

    Aziz Nesin’în Türk tarifini bilirsiniz. İsviçre medeni kanununa göre evlenen, İtalyan ceza yasasına göre yargılanan ve İslam’a göre gömülen kişi!

    Modernizmin medeniyetin tek bir kaynağı olduğu görüşü artık geçersizdir.

    Medeniyetin tek bir kaynağı yoktur. Dönem dönem kimi toplumların daha önde olması bir anlam ifade etmez. Bununla birlikte medeniyette bir ileri-geri durumu da yoktur.Şehirlileşmiş toplumların Afrika’daki kabilelerden daha ileri olduğunu düşünmemiz için bir neden yok..

    Aynı biçimde Batı’nın Doğu’dan daha ileride olduğunu düşünmek için de. Bu bir gerçek değildir, toplumsal durumdur..

    İslam medeniyetine yönelik bilgi eksikliğinin temel nedeni bu. Yerçekimi kanununu bulan Razi’yi bilmeden büyür bir Türk çocuğu. Farabi gibi Muallim-i Sani adıyla anılan büyük bir adamın sadece yaşadığıı bilir. İlk sosyolog olarak görülen İbn Haldun’u da liberalse öğrenebeilir sadece.

    Ancak bu belgesel, “batıya yıkanmayı bile biz öğretmişiz” demek için izlenememli, çünkü o anlama gelmiyor. Modernizmin tek kaynak yanılgısını aynı biçimde devam ettirmektir bu. İslam rönesansında eski Yunan’dan yapılan çevirilerin etkisi büyük..

  8. Yazan:fatih Tarih: Mar 26, 2009 | Reply

    gereksiz bilgi.

    şu yukarıdaki dvd kutusunda yer alan resim, hariri nin makamatında yer alan (yıl: 1237) bir minyatürdür. “ramazan sonunda bayram alayı”. bu gereksiz bilgiyi verdikten sonra paylaşım için teşekkürler. bugün indirip seyrettim.

  9. Yazan:sermin Tarih: May 16, 2009 | Reply

    Demek bati aldi basini gitti, bilim ve teknolojilerde de ekonomide de Islam ulkelerinin geri kalmisliginin, cagdisiliginin nedenine bakmali onu cozmeli simdi. Soyle iyi, boyle iyi, soyle ustun boyle ustun deyip oturup ovunmekle bu gercek degismiyor. Mis mis te mus mus, ulkemizde ayni dile mensup ayni dine mensup insanlar bolundu, din bitti mezhep derdi basladi, arkadasimin bir kizi bir oglu var 13-16 yaslarindalar, konusuyoruz, dinden cok soguk gencler (anneleri bir sey icin gunah yazik yapma dedi,kiz bagirdi yetti artik, nefret ediyorum dinden diye) diyor gencler bunlari da duyun. Baski olarak yasaniyor, gelisim ve akla engel yasaniyor cunku sekilci ve cagdisi dinci kesimin dinimize hizmeti budur, bu kadardir. Kimse kendini kandirmasin, dinimi kim caldi diye, sacmalik bu..Icki icmiyor diye dovulen oldurulen var mi yok, ama iciyor diye, satiyor diye dovulen de oldurulen de var, dinimizde kimse icin sen musluman olamazsin demeye hos goru var mi, basi acik bayana, bir sey soyleyene diyen diyene, Allah’a sirk kosmak bu, boyle bir yetki mi verilmis kendilerine? Oruc ayinda yumruk yedim isyerimde ogle yemegi gelecek mi diye sorunca, oruc tutmuyor musum diye, yahu ben bayanim millete hesap mi verecegim, su sebepten bu gun oruc tutamiyorum ey cemaat diye. Tarihi okuyun bilin hos guzel de bir de donun su gune bakin, ne hale geldik, din de din, ne akil, ne kultur, ne gelisim, ne goruyorsak baski, gericilik, cagdisi ve akil almaz hurafesellik. Tellalligi birakip gelismeye, saca sakala karismis urkuten gozlere azicik medeniyete acin, komik uzayli sikma baslarin trafikte arka yan aynalardan goremedikleri araclari yok sayan suruslerindeki tehlikeyi azaltmak icin teknolojik bir seyler yapin.

  10. Yazan:eg Tarih: May 17, 2009 | Reply

    “Tellalligi birakip gelismeye, saca sakala karismis urkuten gozlere azicik medeniyete acin, komik uzayli sikma baslarin trafikte arka yan aynalardan goremedikleri araclari yok sayan suruslerindeki tehlikeyi azaltmak icin teknolojik bir seyler yapin.”

    nasıl bir kindir bu inanılması çok zor…ne denir ki acınacak bir durum cidden…

  11. Yazan:Turk3005 Tarih: Jun 18, 2009 | Reply

    @sermin: bugün gelinen tabloda siz ve sizin gibi düşünenlerin övülesi (!) çabalarını inkar etmemek gerekiyor. dindar olmak ya da dini değerlere önem vermek, insanı akılsız, bağnaz geri kafalı (ya da örümcek kafalı;hangisini beğeniyorsanız) yapmaz. bu belgesel sanıyorum zamanında trt1’de yayınlanmıştı. siz ve sizin gibilere inat herkes izlemeli ve ibret almalı.

    amacım kimseyi ayrıştırmak, sen şucusun sen bucusun demek değil.ancak bugün gelinen noktada ak parti %50 sorumluysa, ona karşı olanlar da kalan %50 oranında sorumludur.

    neyse.olay siyasete dönmesin.osmanlı’dan ve islam’dan hıncını alamayanlar fitne vb. olan filmleri izleyip egolarını tatmin edebilirler…

  12. Yazan:hacı Tarih: Oct 11, 2009 | Reply

    bu dünya ne sana ne bana nede sultan Süleyman a kalmaz.hersey gelir gecer sonsuza kadar kalmaz ne kadar büyük olsada. yanlız yaradan bakidir.

  13. Yazan:Ekrem Senai Tarih: Oct 12, 2009 | Reply

    sermin hanım,

    Günümüz müslümanlarının bahsettiğiniz gibi çok büyük sorumluluğu var. Daha İslam’ı öğrenemeden insanların müslümanlık tasladıklarını; kendilerini düzeltmeden başkalarına karıştıklarını görüp ben de üzülüyorum. Ama doğrusu “siz müslümanlar şunu bunu yapacağınıza teknolojiye yatırım yapın…” filan gibi beylik cümleleri kurmaya da; en azından kendimin insanlığa kazandırdığı hiçbir değer yokken- pek hak bulamıyorum. Elbette bilime-teknolojiye yatırım yapalım, kendimizi geliştirelim ama İbrahim Tatlıses’in dediği gibi “Urfa’da Oxford vardı da gitmedik mi?”. Veya Nasreddin Hoca’nın dediği gibi “hırsızın hiç mi suçu yok?”, veya “marifet kavuktaysa buyur kavuğu, ver külahı…”. Veya İsa’nın (S) dediği gibi “önce günahsız olan taşlasın”…
    Vesselam.

  14. Yazan:arif Tarih: Oct 25, 2009 | Reply

    osmanli muhtesem bir dunya gucuydu ama su icine dustugumuz duruma bakin icler acisi.eger gelecek bu neslin eline kalacaksa uzulerek søyluyorum cok cekecek.medeniyetin besigi asyada dogmustur.medeniyeti dunyaya ogreten biz muslumanlar neden geri kaldik acaba.cevabi cok basit,osmanli kurani kerime dayali bir sistemle yønetiliyordu.hicbir yeri zorbalikla yønetmedi.ne zaman kurani kerimden ayrildik iste o zaman dagildik.80 yillik ataturkun turkiyesin de bir arpa boyu yol alamadik,aslinda yol alacagimizi da hic zannetmiyorum.turkiye de bazi yuksek siyasetciler veye kemalistler ya da solcular osmanli veya muslumanlar ne yapti ki,at sirtinda avrupa ya gittiler.diyorum ki onlara,onlarin 500 yil ønce at sirtin da gezdikleri avrupaya bugun vize ile bile giremiyorsunuz,daha cok asindirirsiniz siz avrupanin kapisini vesselamama cok guzel bir belgesel olmus yapanlarin eline saglik

  15. Yazan:arif Tarih: Dec 27, 2009 | Reply

    bu ulkede ataturke inanmamak neden suc bu ulkede dini degerlere kufretmek serbest ataturke kufur yasak bøyle demokrasi olmaz kardesim

  16. Yazan:ilhan qmane Tarih: Mar 31, 2010 | Reply

    bilgiyi paylaşmak; güzelliği temsil eder… teşekürler… ve sevgi affetmeye hazır olmaktır… qmane ilhan

  17. Yazan:barış Tarih: Aug 15, 2010 | Reply

    @arif- 80 yıldır arpa boyu gidemedik diyorsun, 80 yıl önce yokolmanın eşiğine gelmiştik haberin var mı acaba,anlaşılan abilerin anlatmamış sana bunu. şu an türkiye; eksikleri varsa da; dışarıda saygıyla anılan güçlü bir ülkedir. kuranın yolundan ayrılmasaydık iyiydi tamam da sen kuranı kendi emellerine kullanan yobaz zihniyete izin verir, dünyadaki bilimsel gelişmelere ayak uyduramazsan yine yokolmanın eşiğine gelirsin.hem seni kurandan alıkoyan mı var hıncınızı alamadınız gitti şu atatürkten.

  18. Yazan:Ekrem Senai Tarih: Aug 16, 2010 | Reply

    İlerleyemememizin sebebi olarak Osmanlı son dönem aydınları (!) faturayı İslam’a kesmişti. Çünkü bu aydınlar Hristiyanlık ile hesaplaşan Fransız aydınlanmasının birer hayranıydı. Atatürk’ün de Rousseau’nun kitaplarını dikkatlice, altını çizerek, not alarak okuduğunu biliyoruz. Bu yüzden cumhuriyet ilan edilince ilk icraatlar İslam’ın toplumsal etkisini sıfıra indirmek ve dini devlet kontrolüne almak oldu. Batılılaşmak için her şey göze alındı, halbuki Batı’nın ruhu anlaşılamadı. Serbest piyasa, demokrasi, bireysellik gibi kavramlara hiç dokunulmadan şapka, kılık kıyafet, takvim, yazı gibi şekilsel işlerle uğraşıldı. Otokratik bir yönetim kuruldu, farklı düşünce ezildi, tüm sivil toplum kuruluşları kapatıldı, muhalefet engellendi, basın susturuldu, tek tip vatandaş modeli oluşturulmaya çalışıldı, eğitim sistemi merkezileştirilerek rejime sadık nesiller yetiştirilmesi amaçlandı. Ortaya geniş düşünemeyen, farklı düşüncelere, dünyaya kapalı nesiller çıktı. Temel gerekli niteliklerden yoksun bu nesillerden fayda beklemek zaten hayalcilik olurdu. Hala da bu torna tezgahının mahsulü olan kişilerin farklı fikirlere ve görüşlere kapalı, elitist, hazımsız; kendi gibi olmayana düşman tipler olması tesadüf değil.

  1. 2 Trackback(s)

  2. Mar 24, 2009: Islam: Empire Of Faith — düşünceler
  3. May 2, 2010: Hazret-i Muhammed : Derin Düşünce

ÖNEMLİ

--------------------------------------------------------------------

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahipleri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşlere katıldığımız anlamına gelmez.

Hakaret içerse dahi bütün yorumlar birer fikir eseridir. Ama bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatın yine de.

Not: Sitenin ismini dert etmeyin, “derinlik” üzerine bayağı bir geyik yaptık, henüz söylenmemiş bir şey bulmanız oldukça zor :)

Editörle takışmayın, o da bir anne-babanın evlâdıdır, sabrının sınırı vardır. Siz haklı bile olsanız alttan alın, efendilik sizde kalsın.

Sitenin iç işleriyle ilgili yorum yapmayın, aklınıza takılan soruları iletişim kutusundan sorun, kol kırılsın, yen içinde kalsın.

Kendi nezaketinizi bize endekslemeyin, bizden daha nazik olarak bizi utandırın. Yanlış ve eksik şeylerden şikayet etmek yerine bilgi ve yeni bakış açısı sunarak tamamlayın, düzeltin, tevazu ile öğretin bize bildiklerinizi.

Bu kurallara başkasının uyup uymamasına aldırmayın, siz uyun. Bütün yorumları hızla onaylanan EN KIDEMLİ YORUMCULAR arasındaki nizamî yerinizi alın.

--------------------------------------------------------------------
  • Siz de fikrinizi belirtin