Seçim Sonuçları »
By Mehmet Yılmaz on Haz 11, 2011 in Demokrasi, Politika | 27 Comments
Açılan sandık oranı %70’i geçti. Sonuçların 6 ay önceki anketlerdeki gibi olması dikkat çekici. Görünen o ki kaset skandalları ve diğer olaylar seçmenleri çok fazla etkilemedi. AKP’nin 330 civarında milletvekili çıkarması hayırlı olacak. Ne fazla güçlü, ne de fazla zayıf bir AKP. Yeni anayasa için faydalı ama yine de « ötekilerle » dans etmek zorunda kalacaklar.
CHP %20 sularında gözüküyor. İzmir ve İstanbul’daki sayımlar bitince bu oran yükselir ama %30’ları yakalar mı? Sanmıyorum. Kılıçdaroğlu’nun Baykal gibi bir karne getirmesini nasıl yorumlamak gerek? Gandhi Kemal’in vaadlerine seçmen inanmadı mı? Yoksa Ergenekoncu adaylar mı rahatsız etti seçmenleri?
MHP barajın altında kalmadı. Demokrasi adına iyi bir şey. O kadar seçmenin TBMM’de temsil edilMEmesi çok iyi olmazdı. Ayrıca baraj altında kalsalardı CHP’nin daha fazla Ergekoncuyu meclise sokmasına kapı açılacaktı. Ammaaa… Referanduma “HAYIR” diyen, Ergenekonculara, darbecilere, işkencecilere sahip çıkan bir bir MHP yönetimi ile Ülkücü taban arasındaki ilişki yeni dönemde nasıl olacak? MHP yönetimindekiler sanırım iktidara hiç bir zaman talip olmadılar ve olmayacaklar. Sandalyelerini garantilemekle yetindiler galiba.
Bağımsızların oyu %7 sularındaydı. Sandıklar açıldıkça %6’ya indi. İhtimal %5 sularında olacak, anketlerdeki gibi. Kürt milliyetçiliği tıpkı Türk Milliyetçiliği gibi bir açmazda görünüyor. Umud ediyorum artık sözel ve fiziksel şiddeti, molotof koktellerini ve taşları kenara bırakıp demokrasiyi kurallarına göre yaşamaya başlayacaklar.
Hayırlı olsun memleketimize…












Yıllar ve yıllar önce, bundan hayli zaman önce ve zamanların birinde, bir şehir varmış. Adı Çok Kapılı Şehir olan şehrin çok kapısı varmış; her biri kendi görevini eda eden. Şehrin ileri gelenleri ayrı kapıdan, askerleri ayrı kapıdan, ahalisi ayrı kapıdan, alimleri ayrı kapıdan, misafiri ayrı kapıdan, her bir meslek grubu ayrı ayrı kapılardan girer ve çıkarlarmış. Şehir bu ya, şehrin bir de kimsenin bilmediği, bilenin unuttuğu, iki kişinin kullandığı bir kapısı daha varmış. Sırra Kadem Kapısı. Orayı bir tek şehrin güzeller güzeli on yedisine yeni adım atmış prensesi ve şehrin her sırrının aslını bilen Şifacı’sı kullanırmış. Prenses elbiselerini değiştirip köylü kıyafetleri giyerek süzülürmüş o kapıdan dışarı, şehri Tek Kapılı Şehir’le birleştiren ormanda gezer, akşam etmeden sessizce yine Sırra Kadem Kapısından içeri süzülürmüş. Kimsenin bilmediğini sadece prensesle Şifacı bilirmiş. Aralarındaki anlaşma sözlere dökülmese de, gözlerle imzalanmış, sır ikisinin gözlerinde mühürlü kalmışmış.