Uzaklarda bir yer: Çobanköy »
By Konuk Yazar on Tem 6, 2008 in Politika, Toplum | 17 Comments
Sunuş: Türkiye’yi yönetenler ve onlara akıl veren “aydınların” en büyük zayıflığı kanaatimzce halktan, günlük hayattan kopuk yaşamaları. Bunun için Kürtler hakkında yazmadan önce Güneydoğu’ya ve Kuzey Irak’a giden Mustafa Akyol‘u, “göbeğini kaşıyan halk” hakkında ahkâm kesmeden Anadolu turuna çıkan Taraf gazetesi yazarlarını takdir ediyoruz. Düşünen ve konuşan insanların birinci kalitesi gözlemek ve dinlemek olmalı bizce.
Halkın günlük yaşamından kopuk yaşayan Batman Kostümlü komikler TSK’nın 27 Nisan muhtırasıyla yapamadığı darbeyi demokrasimize indirme çabasında. 1930 model ideolojilerini, tarif bile edemedikleri ilkelerini bir kez daha elimizin tersiyle kenara itiyoruz ve içimizden birine, Ardahan’ın Göle ilçesine bağlı Çobanköy’de öğretmenlik yapmakta olan Hakan Büyükcan’a kulak veriyoruz.
Hakan Bey ileride başka konular için yazacak ama bu sefer bizi kırmadı, demli bir çay tadında, ana babaya yazılmış, “selam eder ellerinden öperim” diye biten mektupların sıcaklığında bir yazı kaleme aldı Derin Düşünce okurları için.
MY
Uzaklarda bir köy: Çobanköy
Hakan Büyükcan
Herkese Doğu’nun köylerinin birinden merhaba! Bendeniz o köyde öğretmenim… Read the rest





Yazarlarımızdan Kamer Hanım’ın sadece 10 gün önce yaptığı 







Zühre Meryem Kaya
Bu sitenin bazı yorumcularında da gözlemlediğim olguyu Sivilay Abla -biraz kibar davranıp ‘kıvırtmak’ yerine ‘sekiz olmak’ dese de- çok güzel tanımlamış:
Geçtiğimiz haftaiçi bir yandan Madımak katliamının 15.yılı anılırken bir yandan da cumhuriyet tarihinin belki de en önemli davasında çok kritik gelişmeler yaşandı.Ergenekon soruşturmasında yaşananlar “sonuna kadar” gidilebileceği yönündeki umutları tazeledi.Fakat 1 Temmuz sabahından itibaren bu olumlu süreç başlarken,hemen arkasından gelen 2 Temmuz da,Madımak katliamının anılması yine büyük oranda egemen zihniyetin arzuladığı yönde gerçekleşti.Geçen hafta aslında çok da ümitvar ol(a)madan “Madımak’ı devletin diliyle anmayalım” diye çağrı yapmıştım.Kara gün 2 Temmuz’un 15.yılı,istisnai değerli konuşmalar dışında,yine devlet diliyle anıldı,yine 35 insanımızın diri diri yakıldığı bu kara gün,bir gün önce gözaltına alınanların zihniyetiyle,Ergenekon çetesinin egemen söylemiyle anıldı…Neredeyse bazı kimseler Madımak katliamıyla,çete soruşturması gereği gözaltına alınanları aynı “haksızlık” ekseninde andı.Buna bizzat şahit oldum.Katliamı sözde anmaya gelmiş bu ya ahmak ya alçak zihniyet öyle bir kurgu kuruyor ki;Ortada “gerici-şeriatçı” bir yapı var,bu gerici yapı Madımak’ı yakıyor,Alevileri katlediyor,Ergenekon çetesi bağlamında gözaltına almaları yapan da aynı yapı.Sudan bahanelerle “vatansever” insanlar gözaltına alınıyor.Dün Madımak’ı yakanlar bugün de “Ergenekon tertibi”ni yapıyor…Utanmadan bunları bangır bangır söyleyerek katliamı sözde anmaya gelenler vardı orda.Böyle sapkınca ve alçakça sözler duydum ve açıkçası midem bulandı…Türkiye Alevi toplumu bunları haketmiyor,Aleviler bu acının,bu katliamın bu derece istismar edilmesine daha fazla dayanamazlar,dayanamalılar… 
BASINA VE KAMUOYUNA YAZILI BASIN AÇIKLAMAM
Dün Türkiye’de bir ilk gerçekleşti.