Main Content RSS FeedÖnceki Yazılar

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Kutlu Olsun! »

Sunuş : Bugün 29 Ekim, Cumhuriyet Bayramı. Cumhuriyet’in kuruluşunun 86cı yılı. Tanklar, uçaklar, nutuklar, bayraklar, resmî geçitler… Özlem Yağız’ın sunumunu izleyince insan bu cumhuriyette bir yanlışlık ya da bir eksiklik var diyor. Kutlu olsun yine de…

MY

 

 

 

… Bu makale ilginizi çektiyse…

 

Hiç bir yeri işgal edemeyen ordular kendi ülkelerini işgal ederler. Çünkü bir ordunun ayakta durması için insan emeği ve maddî destek gereklidir. Normal bir ordu kaynaklarını emrinde olduğu milletten sağlar… Efendisi olan bu milletin gönüllü katkısıyla silah alır, asker toplar, YABANCI DÜŞMANLA savaşır.

Normal ordular efendilerini yani milleti, o milletin vatanını korurlar ya da ganimet getirebilecekleri ülkeleri işgal ederler. Yine efendilerinin emri ve izniyle yaparlar bunu.

Anormal ordular ise üniformalı eşkıyalardır. Disiplinsiz olduklarından YABANCI DÜŞMAN ile savaşamazlar. Kolayca yenebilecekleri İÇ DÜŞMANLAR uydururlar ve bu bahane ile kendi ülkelerini işgal ederler. Başbakan asarlar. Milletvekillerini hapse atarlar. Korumakla yükümlü oldukları halkı işkenceler altında inletirler. Üniformalı eşkiyalar ülkenin zenginliklerini tüketirler, geleceğini mahvederler.

Kendisini ülkenin sahibi zanneden üniformalı eşkıyaların hakim olduğu ülkeler yabancı orduların işgali altında gibidir. İşgalciler kimseye hesap vermezler. Halkın isyan etmesine engel olmak için “etrafımız düşmanla çevrili” diyerek  KORKU PROPAGANDASI yaparlar.

Eleştirilerden uzak kalmak için farklı inançlardan ve kültürlerden olan insanların birbirine düşman olması da bu eşkiyaların işine gelir. Bu sebeple terörü destekleyebilir hatta teröristlere silah ve para yardımında bulunabilirler.

Okuyacağınız kitap kendi ülkesini işgal etmiş bir ordunun kısa tarihidir. Buradan indirebilirsiniz.

 

 

General yasaklarına son! »

Sunuş: Başörtüsü yasağı yüzünden mahkemelerde öğrencilerin hesap verdiği tek ülkeyiz!
Özgür Eğitim-Sen Basın Yayın- Dış İlişkiler Sekreteri ve Sivil Düşünce Platformu Kurucularından Ufuk Coşkun, habername’nin sorularını cevaplandırdı. Coşkun, Katsayı uygulamasını savunanları “Resmi ideolojinin bekçileri” olarak değerlendirirken, yasağın son bulmasını ise, “Adalet yerini buldu” sözleri ile destekledi. Yasağın generaller talimatıyla koyulduğunu hatırlatan Coşkun, “Komutanlar İHL çıkışlı öğrencilerin üniversiteye girişini engelleyerek laikliği koruyacaklarını sanmışlardır” dedi. Haksız ve hukuksuz başörtüsü yasağının da kalkmasını isteyen Coşkun, “Bu bir inanç hürriyetidir. Bizim ülkenin bürokratik, baskıcı ve darbeci kesimin bir türlü anlamadığı bir şeydir bu… Aynı zamanda insan, hak adalet, özgürlük ve vicdan karşıtı kesimin yıllardır yaptığı bir zulümdür… Binlerce kızın dini tercihlerinden dolayı dışlandığı, mahkeme önlerinde hesap verdiği Read the rest

Kapital Manga – 1 ve Karl Marx »

Burhan Yüksekkaş

Çizgi romana çevirilen klasik eserlerin tüm dünyada yükselişi kısa süre önce Türkiye’yi de etkisi altına aldı. NTV’nin  öncülüğünde Machbeth’in çizgi roman halinin Türk okuyucusu tarafından yoğun ilgiyle karşılanması sonraki aylarda Kafka’dan Dava ve Dostoyevski’den Suç ve Ceza’nın raflarda yer almasını sağladı. Yordam Kitap ise dünyada da bir ilki gerçekleştirerek kısa sürede ilgi odağı haline gelen Japonya çıkışlı bir çalışmayı yani Kapital Manga – 1’i Türkiye’de çıkarttı.

Dünyanın  önde gelen eleştirmenleri arasında genel kanı bu tür çalışmaların uzun, bilgi verme amaçlı ya da bol betimlemeli klasik eserlere önyargılı davranan çoğunluğu genç bir kitleye eserlerin orijinalleri hakkında fikir verebilmek açısından çok yararlı olduğu yönünde. Kapital Manga’nın da bu amaçla hazırlandığı çok açık.

Pek çok kişinin gözünü korkutan bu devasa eserin okunması günümüz ekonomi, siyaset ve sosyal hayatını anlamak için zaruri aslında. Elbette Kapital boyutları ve yoğun içeriği gibi sebeplerden günümüzde herkesin adını bildiği ama çok az kişinin okuduğu kitaplardan Read the rest

İNSAN,ALLAH ve DİN »

Asırlardır üzerine konuşulan,birbirleri ile bağlatıları kendi tanımlamalarına ve anlamlarına açıklık getiren insan,Allah ve din konusu,kendi tanımları ile anlamlanmanın yanısıra onları anlamlandıran insanların ya da görüşlerin,tanımlarına göre bir nevi kimliklerini oluşturan kavramlardır.Mesela,teslis inancı ( baba-oğul-kutsal ruh=Cebrail ) ile dini ve Allah’ı tanımlayan birine pekala Hristiyan diyebiliriz.Buradan hareketle insanın kendini merkeze alarak yorumladığı yaratıcı ve onun kalıplarında yine kendine göre yorumladığı ya da mevcut yorumlardan kabul ettiği,dahili olduğu din tek anlamı olmasına rağmen çoklu yorumlar neticesinde,onlara mecburi bir bağımlılıktan dolayı teklikten çoklu tanımlamalara kaymıştır.

  İnsan, Allah ve din dediğimizde ; Read the rest

Yaşadıkları çağı okuyamayan muhalefet liderleri »

Ufuk Coşkun

SİVİL DÜŞÜNCE PLATFORMU

Duvarları  yıkan bir dünyada yaşıyoruz; 

Küreselleşmeyle birlikte gittikçe küçülen dünyada artık yerel, yerleşik, dar, baskıcı  ve milliyetçi paradigmalar yerini daha geniş ve evrensel değerlere bırakmaktadır. Artık bugün sözgelimi Almanya’da, Fransa’da, ABD’de ve Türkiye’de yaşayan insanların sorunları büyük ölçüde ortak ve iletişim teknolojilerin gelişmesiyle de bu sorunlara karşı insanlar birlikte hareket edebiliyorlar. Bugün eğitimsizlik, sivilleşememe, hukuk, cinsiyet, din, dil ve ırk ayrımı gibi birçok insan hakları sorununu gündeme taşıyan Read the rest

Son 30 günde en çok okunan »

  1. Fethullah Gülen ve Milliyetçilik Videosu
  2. İstanbul’daki Büyük Camilerde Irkçı Mahyalar
  3. Evet susacağız!
  4. Şeyh Said ‘İngiliz Ajanı’ mıydı?
  5. Zaman Gazetesi’nin son reklâmı iyi ama…
  6. Sessiz Bir Aşk Hikayesi Uzak İhtimal
  7. Ein volk, ein reich, ein führer!
  8. Bir Pazartesi Masalı…
  9. Kürt Açılımına Açılmak
  10. Tevhid’in ve Hikmet’in anlamı 

Yorumsuz bir pazartesi, eski bir resim? »

 

… Bu makale ilginizi çektiyse…

 Alaturka Laiklik: “Beni bir bir sen anladın, sen de yanlış anladın!”

Türkiye Cumhuriyeti’nde Alevîlere zorla Sünnî İslâm öğretilirken Sünnîlerin başörtüsü devlet dairelerinde yasak. Türk Ordusu’nun istihbaratı camileri ve namaz kılanları fişliyor. Hristiyan Ermenilerin ne kiliseleri, ne yetimhaneleri ne de cemaat lideri seçimleri özgürce yapılamıyor. Rumların ruhban okulları özgür değil. Yahudiler diğer gayrı Müslimler gibi askerde ayrımcılığa uğruyor. Ateistlerin kitapları, internet siteleri yasaklanabiliyor, kapatılabiliyor. Gayrı Müslimlerin alın teriyle biriktirdikleri vakıf malları 1970′lerde gasp edildi, hâlâ geri verilmiyor.

Sahi Laiklik neye yarıyor? Bu kitap son yıllarda Türkiye’nin gündemine gelen, birbirinden ayrı gibi duran ama çekirdeğinde Yobaz Laiklik Meselesini barındıran konuları ele alıyor.Buradan indirebilirsiniz.

Gaziler, şehitler ve ‘zenci’ler »

Birkaç gündür beni korkutan gelişmeler yaşanıyor… Çarşamba günü, bu barış sürecinin “şehit aileleri ve gaziler” kullanılarak sabote edilmek isteneceğini yazmıştım. Maalesef bu ihtimal hayata geçmeye başladı… Yurdun çeşitli yerlerinde protezini çıkarıp yere atan gaziler görmeye başladık… “Oğlum ne için öldü, teröristler serbest kalsın diye mi?” diye ağlayan şehit annelerini izlemeye başladık… Read the rest

Yurda Dönen PKK’lılar »

Dağdan inenlerin (1) gerilla giysileri giymeleri, (2) önderlerinin barış sürecine katkıda bulunma çağrısını dikkate alarak geldiklerini ifade etmeleri ve (3) zafer işaretleri yapmaları, Türkiye’de pek çok kişiyi rahatsız etti! Bu kişiler PKK’lıların takım elbise kravatla gelip, Atatürk’e saygılarını ifade edip hazırola geçmelerini bekliyorlardı herhalde…

DEVAMI

Din Özgürlüğü’ne Genel Bir Bakış »

“Dini, dili, ırkı fark etmez, din özgürlüğü sorunu yaşayan herkese ithafımdır. (M.B) “

“Din özgürlüğü” tabirinden ne anlıyorsunuz? Mesela Ali Babacan  “Türkiye’de Müslüman çoğunluk da dini özgürlüklerle ilgili sorunlar yaşıyor” demeciyle neyi kastetmişti? Dinin devlet eliyle kontrol altına alınması, din özgürlüğüne zarar verir mi? Her din, kontrol altına alınması gereken, tehlikeli ve korkunç bir dogma mıdır? Kontrol altına alınırsa ne olur? Alınmaz ise ne olur? Farklı din veya mezhebe mensup kişilere gerek devlet gerekse fertler düzeyindeki olumlu ya da olumsuz tavırlar din özgürlüğü bağlamında nasıl değerlendirilmelidir? Mesela ülkemizde yaşanan bir gerçeği; İncil basıp dağıtanları domuz bağıyla katleden zihniyeti konumuzun neresine sığdıracağız?…Bir dizi sorularla ve sorgulamalarla Read the rest