RSS Feed for This Post

Ein volk, ein reich, ein führer!

Ein volk, ein reich, ein führer!Ein volk, ein reich, ein führer!

… Bu makale ilginizi çektiyse…

Türk milliyetçiliği birleştirir mi yoksa parçalar mı?

Ein volk, ein reich, ein führer!Ein volk, ein reich, ein führer!

 İllâ ki bir tutkal/çimento mu gerekiyor? Milliyetçilik tutkalı adil ve müreffeh bir düzene alternatif olabilir mi? Adaletin, hukukun hâkim olmadığı ortamlarda Türklerin kardeşliği ne işe yarar? Belki de Türk Milliyetçiliği diğer milliyetçilikler gibi yok olmaya mahkûm bir söylem. Çünkü var olmak için “ötekine” ihtiyacı var. Ötekileştireceği bir grup bulamazsa kendi içinden “zayıf” bir zümreyi günah keçisi olarak seçiyor. Kürtler, Hıristiyanlar, Eşcinseller, solcular…150 sayfalık bu kitapta Türk Milliyetçiliğini sorguluyoruz. Müslüman ve milliyetçi olunabilir mi? Türkiye’ye faydaları ve zararları nelerdir? Milliyetçiliğin geçmişi ve geleceği, siyasete, barışa, adalete etkisiyle. Buradan indirin. 

 

Türkiye bölünür mü?

Ein volk, ein reich, ein führer!Ein volk, ein reich, ein führer!“Bebek katili! Vatan haini!…” PKK terörünü lanetliyoruz ama devlet eliyle işlenen suçlara karşı daha bir toleranslıyız.  “Kürtler ve Türkler kardeştir” diyenlerin kaçı “sen benim kardeşimsin”  demeyi biliyor Zaza, Sorani, Kurmanci dillerinde? Ülkemizin terör sorunu ne PKK ne de Kürt kimliğiyle sınırlanamayacak kadar dallandı, budaklandı. Bazı temel soruları yeniden masaya yatırmak gerekiyor: (*) Kürtler ne istiyor? (*)  İspanya ve Kanada etnik ayrılıkçılıkla nasıl mücadele etti? (*) PKK ile mücadelede ne gibi hatalar yapıldı? (*) İslâm ne kadar birleştirici olabilir? Töre cinayetlerinden Kuzey Irak’a terörle ilgili bir çok konuyu ele aldığımız 267 sayfalık bu kitabı ilginize sunuyoruz. Buradan indirin.

 

Türkiye’nin Ulus-Devlet Sorunu

Ein volk, ein reich, ein führer!Ein volk, ein reich, ein führer!Devlet gibi soğuk ve katı bir yapı bizimle olan ilişkisini hukuk yerine ırkımıza ya da inançlarımıza göre düzenleyebilir mi? GERÇEK hayatı son derecede dinamik ve renkli biz “insanların”. Birden fazla şehre, mahalleye, gruba, klübe, cemaate, etnik köke, şirkete, mesleğe, gelir grubuna ait olabiliriz ve bu aidiyet hayatımız boyunca değişebilir. Oysa devletimiz hâlâ başörtüsüyle uğraşıyor, kimi devlet memurları “ne mutlu Türk’üm” demeyenleri iç düşman ilân ediyor, Sünnî İslâm derslerini zorla herkese okutuyor… Bizim paramızla, bizim iyiliğimiz için(!) bize rağmen… Kürt sorunu, başörtüsü sorunu, Hıristiyan azınlıklar sorunu… Bizleri sadece “insan” olarak göremeyen devletimizin halkıyla bir sorunu var. Türkiye’nin “sorunlarının” kaynağı sakın ulus-devlet modeli olmasın? 80 sayfalık bu kitap Kurtuluş savaşı’ndan sonra Türkiye’ye giydirilmiş olan deli gömleğine işaret ediyor.  Ne mutlu “insanım” diyene! Kitabı buradan indirin.

 

Trackback URL

  1. 22 Yorum

  2. Yazan:MY Tarih: Oct 14, 2009 | Reply

    Mide bulandiran hatta kusma hissi veren bir montaj. Simdi Kürtlerin “Ne Mutlu Türk’üm diyene” sloganlarini camilerde görünce ne hissettiklerini daha iyi anlayabiliyorum.

    Tesekkürler Kâmil.

  3. Yazan:eg Tarih: Oct 14, 2009 | Reply

    ben bu tür ironileri (özellikle genç siviller çok yapıyor böyle şeyler) çok tasvip etmiyorum. mehmet’e de söyledim zaten. bir grup densizin yaptığı yanlışlığı, tekrarlayarak çoğaltmak pek dopru değil. zira ironinin, mizahın da bir hedefi olmalı. yani birisi “ordumuza hamdolsun” mahyasını bir camiye layık gördüyse biz de gamalı haçı ironi olsun diye bile olsa bir camiye layık görmemeliyiz. herşeyden de bir mizah çıkarmayıverelim bence.

    mesela beni turgay oğur’un umre izlenimleri (ertuğrul özkök’e nazire ve ironi olsun dye)de çok sevmemiş ve kaba ulmuştum. herşey mizah konusu, ironi konusu yapılamaz. ama genç siviller tarzı eylemler böyle oluyor. başlangıçlarında bana yaratıcı geliyordu ama bu eylemler sürekli hale gelince artık yaratıcılık değil baygınlık izlenimi veriyor bende…

  4. Yazan:eg Tarih: Oct 14, 2009 | Reply

    bu mahyanın danimarkadaki o karikatürlerden bir farkı yok kimse kusura bakmasın. o karikatürler de bazı kutsallıkları bazı yanlışlara işaret etmek için dejenere ediyor, mizah malzemesi haline getiriyorlardı. bu hızla gidersek kabenin üstüne gamalı haç yerleştireceğiz ondan konkuyorum….

  5. Yazan:özlem Tarih: Oct 14, 2009 | Reply

    Mahyalar gitgide çıldırıyor bu gidişle eşeğin aklına karpuz kabuğunu düşüreceksiniz diye korkuyorum:)
    Korsan mahyacı Kamil sizi kınıyorum:))

  6. Yazan:özlem Tarih: Oct 14, 2009 | Reply

    Ben rahatsızlığınızı anlıyorum Enver Bey ama bazen bu uyuz tepkisizlik hali acitilmayi hak ediyor diye dusunuyorum.Eger biz dinimizin bu kadar oyuncak edilmesi karsisinda bu kadar sessiz normal karsilayan bir tavir alirsak birileri de bunu acitarak gozumuze sokar ve ben de artik hak vermeye baslarim. gecen hafta Ceylan olayi ilk oldugunda Ahmet Altan Gazze uzerinden bir yazi yazdi basbakana seslendi. ben cok kizdim cok guzel bir yazi idi ama bunu yapmasini hic dogru bulmadim ve kinadim.
    Bugun yine ayni tarz bir yazi yazzmis ve bu defa icimden aferin dedim. Hak verdim. Cunku Tevhid’e olayi oldugunda hepimiz nasil kopurmus ayaga kalkmistik. Basbakan bile Tevhide nin ailesine telefon acmisti hatirlarmisiniz?
    Peki Ceylan in hic mi kiymeti yok. Ailesinin acisi aci degil mi? O bu ulkenin neyi?
    basbakan bunu hak etti. Kismen bizler de hak ediyoruz. Boyle canimizi yakmasalar anlamayacagiz.
    Bu mahya olayini bugun Hilal yazmis. Bilmiyorum baska da cok ciddi ses var mi?
    Birazcik hak etmiyor muyuz sizce de acitilmayi?

  7. Yazan:MY Tarih: Oct 14, 2009 | Reply

    “…bu hızla gidersek kabenin üstüne gamalı haç yerleştireceğiz ondan konkuyorum” (Enver)

    abi iyi de bu dedigin zaten oldu asirlar önce. Kabe’ye çesitli putlar kondugu asirlar neydi?

    Bizler de yildirimlar yaratan(!) birirkin evladiyiz. Tanri’nin seçilmis(!) soyundaniz. Malazgirt “gavurun” Türk’e secdesi degil mi?

    Yarin camilerimize Kible yönüne kurt ve köpek resimleri konunca ne yapacagiz? abartili mi geldi sana? Yazarlarimizdan birinin annesi Kâbe’ye gitti bir grupla. Meger ülkücü bir grupmus. Ellerini köpek sekline sokup Türkes için slogan atmislar Hacc sirasinda.

    Enver kardesim, ben de hassasiyetini anliyorum, ama Mahyaci Kâmil’in yaptigi mizah degil. 2009 Türkiye’sinin gerçegi. Su an için biraz ALLAH’a biraz köpeklere, biraz bayraklara, biraz topraklara tapan bir ümmet(!) var karsimizda.

    çok aci. Ama adim Hidir, vaziyet budur 🙁

  8. Yazan:eg Tarih: Oct 14, 2009 | Reply

    özlem hanım bakın bu konuyu ben batı entelektüellerinin ve sanatçılarının tepki verme tipine benzetiyorum. aslında şaşırtıcı değil, zira ülkemizde biraz okumuş etmiş, kendisini emtelektüel olarak tanımlayan insan, bu titrini batılı normlara bağlılığından, ya da kendi normlarını oraya dayandırmasından alır. buna altan da dahil taraf’ın 2-3 yazarı hariç hepsi de dahil!

    şimdi sorun bizim bunu hak edip etmememiz değil. sorun hak edilen bir eleştirinin nasıl yapılacağı sorunudur. daha önce de söylemiştim. bunuel altın çağ filminde hz. isa ile çok aşağlayıcı şekilde alay eder. savunusu da katolik kilisesini eleştirmektir. karikatürlerin amacı da kendilerince müslüman fundamentalistleri eleştirmekti.ama bu eleştiri dili liberal bir dil ve liberalizm eninde sonunda faşizme çıkıyor. çünkü eleştirdiği şeyin kendisine yönelik bir ciddiyet duymasını engelliyor. çünkü saygısız, çünkü derinliksiz…

    evet ben bu mahyaların sonunda kabeye gamalı haç koymaya doğru gittiğini görebiliyorum. zira dil ve anlayış batılı sanatçı ve entelektüel dili gibi geliyor bana. son filmi deccal’da (dücane cündioğlu çok övmüş ya yazılarında trier’in deccalını) trier’in yaptığı tip eleştiriler bunlar. tekme atarak (hem de nereye gittiğine bakmadan tekme atarak) eleştiri. bunu ister pornografik, ister şiddet, isterse de bu tür mizahi şiddetle yapsın fark etmiyor. bunların hepsi pornografik yöntemlerdir ve liberal eleştiri aslında pornodur bu anlamda. ve bu tür bir eleştiri bana hiç dokunmuyor. tam tersi eleştirdiği yanlışlığı çoğalttığı için de yanlış bir dil bu.

  9. Yazan:özlem Tarih: Oct 14, 2009 | Reply

    haklısınız.

  10. Yazan:dilaver Tarih: Oct 14, 2009 | Reply

    Sevgili dostlar, bence bu sarsıcı bir eylem olmuş. Kimi zaman bu tür sarsıntılar gereklidir. Ne Mutlu Türküm diyene ile devlet kurumları etnik temelli bir millet tanımını esas aldıklarını göstermiş oldu. Buna verilecek bildik cevaplar yerine mizahın ısırgan, ısırgan olduğu kadar egemeni de yerinden eden tavrı bence en doğru olanıydı. Arkadaşın yaptığı şeyle danimarka kariktürlerini aynı kefeye koymak doğru değil kanımca. Bir de liberal hoşgörü kavramının varacağı uç noktalara konusunda enver haklı olmakla birlikte bu kolaj bence libeal hoş görü mantığı içinde değrlendirilemez, dahası kabeye gamalı haç dikmek de değildir. Bu sert bir şamardır ve camilere değil (kaldıki camilerin işlevselliğinin ne olduğu da ayrı bir tartışma konusu) diyanete onun nezdinde bizzt devlete vurulmuş bir şamardır, Din değil devlettir hedef. Bu bakımdan ben mahyacı kamile ellerine sağlık diyorum.

  11. Yazan:özlem Tarih: Oct 14, 2009 | Reply

    Dilaver Bey,
    siz de haklısınız diyesim geliyor ama tam değil. Doğru bu bir kabeye gamalı haç yapıştırma ironisi değil. Ama öte yandan bu mantıkla gitsek bu da mümkündü. Kanlı kabe baskının hatırlayın, ve 89 daki hacı katliamı olaylarını. Suudi hükümetinin dini nasıl tasallut altında tuttugunu düşünün. Aynı ironiyi fazlası ile hak eder. Ama belki dersiniz ki camiler kutsal bir sembol değil.
    yine de çok zayıf bir nüans farkı olur bu.

  12. Yazan:Ekrem Senai Tarih: Oct 14, 2009 | Reply

    Mahyada gamalı haç bulunması, “Varol İnönü” yazmasından daha ironik değil maalesef.
    Ayrıca, cami hocalarının devlet memuru olmaları, kravat takması ve başları üzerine jelatin kaplı sarık takmaları ve devletin talim ettiği hutbeleri okumaları da resmi tamamlıyor. Aslında sorun mahyalardan çok daha derinde…

  13. Yazan:Mustafa Tarih: Oct 14, 2009 | Reply

    böyle montajlari yapmak ve yayinlamak o camilere elestirilen edilen mahyalar gibi olur. Maksadi yanlisligi bariz sekilde belirtmek olsa bile yanlistir.

    Dindar olmayan insanlarda kutsal sayilan seylere daima edebli olmali. Bu bir kültürel olgunluk medeniliktir.
    Herkez yazar cizer…efendim Türkiyede büyük trafik meselesi var. Yok siddet var imis heryerde, küfür etmek yayginmis vesaire vesaire…
    Bütün bu meselelerin ortak yani deger vermemek saygi sevgi ve EDEBIN yoksunlugu. Cok rastlariz efendi kibar ve edebli davranislara…ama seklen edeb edeb degilki. Korkudan gelen veya menfaat umuldugu icin edebli imis gibi davranmak edeble alakasi yoktur.
    Hic unutmam…eskiden bir komsum var idi…adam kibar nazik efendi halleri sözleri olan bir zat idi. Bir gün benden yardim istedi evinde elektrik ile alakali bir is yapilacak. Evinde o isle mesgul iken öbür odada hanimina küfürlü sözler bagirdi tehdidler falan…herhalde duymuyor zan ediyordu.

    Paylasmadigimiz veya karsi ciktigimiz dünya görüslerine onlarin ayni metod ve usulu ile karsilik birsey kazandirmaz. Tersine cok sey kaybettirir. Fikiri geride tutup polemige retorige sarilmak zayifliktir.

    Bu sitede o mahyalar yüzünden diyanete din adamlarina söylenmedik söz kalmadi. Halbuki o mahyalari oraya astirtan Istanbul Valisinin vakiflar müdürlügüne verilen emirden kaynaklaniyor (dün ortaya cikti).

  14. Yazan:MY Tarih: Oct 14, 2009 | Reply

    Mustafa Bey bir dedikodu duydum ama arastiramadim,
    diyanet o mahyalar için “bir sakincasi yok” filan demis. Var mi böyle bir durum?

    Bir de garip olan su: Vali nasil olur da camiye emir verir? Vali iç isleri bakanligina bagli degil mi? yani polis, vb valiye bagli olduguna göre?

    Benim bildigim diyanet dogrudan basbakana bagli özerk bir yapi. Kaldi ki diyanet isleri baskani (veya bir imam veya bir mahyaci…) ALLAH’in emirleriyle resmi ideoloji arasinda seçim yapmak zorunda kalirsa ne yapmali? Buna da bir açiklik getirelim. Bir yandan canini feda eden sehide övgüler düzelim diger yandan maasini ve mevkiini feda edemeyen devlet memurunu affedelim?

    Eninde sonunda ALLAH’in emirleriyle resmi ideoloji arasinda bir ikileme geliyoruz.

    Bilmiyorum ne diyorsuuz buna?

  15. Yazan:özlem Tarih: Oct 14, 2009 | Reply

    Mustafa Bey, bu mahya meselesine ben iki üç senedir dikkat ediyorum. İki sene evvel Sultan Ahmet’e tasarruf berekkettir diye bir mahya asılmıştı. Ben o zaman da yadırgamış hatta biraz dalga geçen bir yazı yazmıştım bu mesaj verme kaygısı ile. Sonra bu sene ramazan da vatan sevgisi imandandır mahyası asıldı sultan ahmete. Ayasofyaya iki tane dev bayrak. Ben yine bir iki ortamda bundan bahsettim kimsenin ilgisini çekmedi. Şimdi ise bu.
    Mesele burada zaten din diyanet konularını devlet organizasyonu olarak ele alırsanız böyle hem ruhunuzu kaybeder hem de emir komuta zinciri içinde boyun eğersiniz. Valik hayt şu olacak der siz boynunuzu bükersiniz.
    Bu iş bir iki günlük bir dalgınlık konusu değil maalesef:(

  16. Yazan:eg Tarih: Oct 14, 2009 | Reply

    ekrem bey “varol inönü” yazılmasının doğru olduğunu, ya da diğerlerinin doğru olduğunu iddia eden yok zaten. anlatamıyorum galiba… benim söylemek istedğim şey, eleştiri eleştirdiği şeyi yeniden üretip çoğaltmamalıdır. bu tip “yeniden üretme ve çoğaltma” zaten benim gözümde pornografiyle eşdeğer. bu mahya o yüzden şiddet, mizah pornografisi anlamına geliyor benim için. zira bir müslüman olarak ben (ki düşünceye yönelik özgürlük anlayışımın bayağı yüksek düzeyde olduğunu düşünürüm) ve benim gibi düşünenlere verdiği tek şey bir tiksinti. tiksintiyle uyaran, tiksintiyle veya şiddetle bir şeyi işaret etmek isteyen(doğru bir şeyi işaret etmek istese dahi) şeyleri ben pornografi olarak değerlendiriyorum. o yüzden bu mahya pornodur efendim. bu mahyanın eleştirdiği mahyalar densizliktir, edepsizliktir evet. ama eleştirinin bizzat kendisi yöntem olarak pornografiyi seçmiş. ve pornografi bana hiçbirşey ifade etmiyor. bilmem anlatabildim mi şimdi?

  17. Yazan:MY Tarih: Oct 14, 2009 | Reply

    sanirim yöntem konusundaki çekinceleri (EG ve Mustafa ve biraz Özlem) herkes kabul ediyor ama yöntemden ve Mahyaci Kamil’in espri anlayisindan bagimsiz olarak çok ciddi bir mesele var ortada ki sanirim siz de bunu görüyorsunuz.

    Filistin’de Arap kökenli Osmanli subaylari Türk milliyetçileri tarafindan fislenirken karsi konulabilseydi Israil bugün burada olabilir miydi?

    Birileri “din toplumun afyonudur” sözünden ilham alarak Islam’i askerlere gaz verme araci olarak kullanmak ve bununla sinirlamak istiyor.

    Yani “savasa gidin ve öldürün. Cinayet sayilmaz çünkü komutaniniz emrediyor. Ölürseniz sehid, kalirsaniz gazi olacaksiniz, daha ne istiyonuz?”
    diyen bir ordu var karsimizda.

    Bunlarin kafasinda Islam=Eroin, LSD,…

    Gamali haç montajini ister sevin ister sevmeyin. Esas mesele çok ama çok vahim. Islam düsüncesinin, müslüman vicdaninin irzina geçilmis düpedüz. TÜRK IRKI’nin üstünlügü(!) ile Islam düsüncesi bagdastirilmaya çalisiliyor, buna bir de militarizmin siddet ögesi ekleniyor.

    Islam’a göre savas cihad’in özel bir haliyken ve siddet sadece mesru müdafada kabul edilirken Islam=Cihad=Savas gibi semalar ve zihniyetlerle kucak kucaga kaliyoruz.

    Evet, soru su: Bir Müslüman olarak Islam’in fasizme, irkçiliga ve militarizme alet edilmesine sessiz kalacak miyiz? 100 yildir bize giydirilen deli gömlegini tasimaya devam edecek miyiz?

  18. Yazan:Mustafa Tarih: Oct 14, 2009 | Reply

    Mehmet bey diyanetin icinde bulundugu meseleli hal bastan beri vardir. Eskiden cok daha Diyanetin isine karisiliyordu. 1980den sonra dini konularin icerigine müdahele yok veya gözükmüyor ama bazi konularida islemesi camilerde istenmiyor. Diyanet seklen özerk olabilir ama bircok hususta ic isleri bakanligi dis islari istihbarat falan diyaneti kullanmalari oluyor. Bu eski düzeni kaldirma isine henüz hukumet soyunmadi. Diyanet acilimi gelir ama ne zaman? Mesela hac organisasyonunda maddi konulari denetleyen sistemi mercek altina almak lazim. Mahyalar meselesi daha ne ki?
    Bir din adami ne yapsin ? Zamainda rahmetli Necip Fazil diyanet isleri baskani Hamdi Aksekiye demisti :Lagimci olarak calismayi sizin bu görevinize tercih ederim” demisti. Hoca birsey diyemedi. O zamanlar Akseki hoca hacca gidecekti (60li yillar) ve Inönü son anda “otur yerinde” demisti. Akseki ne yapacak ? Haccami gidecek yoksa Inönüyümü dinleyecek? Gel isin icinden cik. Diyelimki hakiki din adamlari diyanetden bu haller yüzünden cikiyorlar o halde diyanet ne ellere kalacak ? Kalsan bir türlü gitsen bir türlü. Ya akbobatlik gibi hem günah islemeden hem devletle mesele cikmadan isini yapabileceksin yada hem günahlara batacaksin hem devletle meselen cikacak. Bizim din adamlarimiz agirliklarini koymasalardi Türkiye dinsizlestirilecekti. Buda bir gercektir.

    Mahyalarin Valilik ile alakasini burdan ögrendim: http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/akoz/2009/10/14/istanbul_valisi_mahya_emrini_kimden_aldi

  19. Yazan:Mustafa Aslan Tarih: Oct 14, 2009 | Reply

    Ne Mutlu Türküm Diyene,
    Ordumuza minnet borçluyuz, gibi sözlerin 7 yaşımızdan beri kulağımıza söylenmesinden kaynaklanan bir alışma durumu var çoğumuzda. Bu açıdan bir Türkiye insanının, o mahyaları gördüğünde sırf o alışkanlıktan dolayı yazıyı normal karşılaması olası.
    Bu tür bir ironi, karşı tarafa “buna kızıyorsun da, ona niye kızmıyorsun” şeklinde bir mesaj gönderdiğinden, aslında yazılabilecek her türlü yazıdan daha fazla şey anlatıyor… diye düşünüyorum.

  20. Yazan:cb Tarih: Oct 14, 2009 | Reply

    enver beyin herzamanki derin bakışını anlayaraktan ve hak vererekten,öncelikle camilerin kimsenin tekelinde olmadığının ve türk-islam ideolojik duruşunun yafta olarak üstümüze yapışmasından aşırı rahatsız olmuş biri olarak özellikle camileri ibadet merkezi olarak kullanan müslüman dindarların bu mahyalara gerek entelektüel argümanlar ile gerekse ironik bir şekilde tepki vermesini çok doğru buluyorum.

    mahyalar dışında sorgulanması gerekn kurum diyanettir.

    normal şartlarda laik bir sistemde devlet eliyle diyanet gibi bir kurum olmaz.türkiye’de olmasının nedeni totaliter laikliğin dini hem kendi alanı içine hapsetme hevesinden hem de dini duyguları olan halka bilinçli yönlendirmeler ile kendi siyasetine devamlılık sağlamak amacıyla kullanılmaktadır.konuyla ilgili -sanırım bugün hilal’de yazdı- askerin,’şehitlik’ kavramının sorgulanmasıda gerekir.

  21. Yazan:MY Tarih: Oct 14, 2009 | Reply

    Devletin, özellikle de basörtüsü düsmani TSK’nin sehitlik istismarini dogrudan ve dolayli konu eden bir kaç yazi var sitede, tavsiye ederim:

    1) Bu ülkenin çocukları cephane midir?

    2) Laik devlet için ölen şehit olur mu?

    3) Analar daha çook mehmetçik doğurur ama helikopter doğuramaz

    4) Ya “Vatan sağolsun” diyemeyenler?

    5) İlker Başbuğ’un durduğu yer…

    6) Türk askeri kurbanlık koyun mudur?

    7) Ölüm Sevgisi Nedir?

  22. Yazan:eg Tarih: Oct 14, 2009 | Reply

    “Gamali haç montajini ister sevin ister sevmeyin. Esas mesele çok ama çok vahim. Islam düsüncesinin, müslüman vicdaninin irzina geçilmis düpedüz. TÜRK IRKI’nin üstünlügü(!) ile Islam düsüncesi bagdastirilmaya çalisiliyor, buna bir de militarizmin siddet ögesi ekleniyor.”

    ben olayın bu vahametine katılıyorum ama bu vahamet sadece ırkçılık ya da türkçülükle ilgili de değil. mesela liberal-islam, sol-islam, muhafakar-islam adına da benzer katletmeler oluyor. türk ırkının üstünlüğünü islamla bağdaştırmaya çalışanlarla entelektüel mücadelenin yolu bu değil bence.

    bakın samimi birşey söyleyeyim. bu siteyi hiç bilmeseydim ve ilk karşılaşmam bu mahya olsaydı, düşüneceğim şey, bu insanların sloganlarla düşünüp sloganlarla eylediği olurdu. halbuki bir entelektüel ya da vicdani eleştiri olacaksa bunun yolu bu değil. üstelik bu yol seçimi basit bir ayrıntı da değil. direkt konunun özünü ilgilendiren ve biçimlendiren birşey. dediğim gibi bu tür bir eleştiri – yapanın kimliğinden düşüncesinden bağımsız olarak- liberal bir öz taşıyor bu liberal öz, bu eleştiriyi çok kısa zamanda dejenerasyona taşımaya mahirdir çoğunlukla. açık söyleyeyim, ben gazetelerde bu mahyalarla ilgili(bugün hilalin yazısı dahil) entelektüel bir derinliği olan bir eleştiri görmedim henüz. bu olacaksa türkçü-islam tezlerine cevap, bu cevap da o eleştirilen şeyin yolunda gitmeye mahkumdur diye düşünüyorum.

    bu eleştirilerde niye bu derece ısrarlı olduğumu da söyleyeyim. ilk andan itibaren (mehmet bu konuyu bizlere açtığı andan itibaren) bu tür bir şeyin derin düşüncenin derinliğinie yakışmadığını düşünüyorum. bu tür şeyler sloganların ötesine geçemeyen kimi yerlere yakışabilir ama derin düşünceye yakışmıyor bence.

  23. Yazan:fuzuli Tarih: Mar 7, 2010 | Reply

    Aslında cok gormemeklazım bu ınsanlar korkuyor cunku bunda 30 40 yıl sonra bır kursun bıle sıkmadan orta avrupa İslam coğrafyası olacaktır.bu ınsanlar belkıde bu yuzeden kendılerını acız hıssettıklerı ıcın bu tıp ıgrec saldırılarda bulunuyorlar.bakın bızım dınımızın en guzel yanı nedır bılıyormusunuz bızler her dının peygamberlerının adını cocuklarımıza koyarız,hak dını olan her dıne kendı dınımız gıbı saygı duyarız pekı neden cunku herseyın ALLAH tan glrdıgını bılırız.onlar kendı dınlerını deforme ettıler kendı ellerıyle sımdı de gozlerını bızım dınımıze dıktıler korkmayın sadece karıkaturlerle bıze saldıra bılırler..
    Ve unutmadan su avrupa hayranlıgı duyanlar bırakın avrupa bırlıgını gelın kendı ıcımızdekı kavgaları unutalım onları sadece ıbret olarak alalım ve tartısma konusu olmasın gecmısımız sadece ıbret abıdesı olsun hep bırlıkte tek bır devlet tekbır mıllet olarak İslam ve Türk sentezını yayalım.Dunyanın gelecektekı su kaynakları genc nuvusu mereketlı toprakları su anda ve gelecektekı enerjı kaynakları bu İslam ve Türk cografyası ustun de bırakın sagı solu bırlık olalım olalım da dunyadakı kanıda haksızlıgıda bız durduralım….

  1. 1 Trackback(s)

  2. Nov 10, 2009: Son 30 günde en çok okunanlar : Derin Düşünce

ÖNEMLİ

--------------------------------------------------------------------

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahipleri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşlere katıldığımız anlamına gelmez.

Hakaret içerse dahi bütün yorumlar birer fikir eseridir. Ama bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatın yine de.

Not: Sitenin ismini dert etmeyin, “derinlik” üzerine bayağı bir geyik yaptık, henüz söylenmemiş bir şey bulmanız oldukça zor :)

Editörle takışmayın, o da bir anne-babanın evlâdıdır, sabrının sınırı vardır. Siz haklı bile olsanız alttan alın, efendilik sizde kalsın.

Sitenin iç işleriyle ilgili yorum yapmayın, aklınıza takılan soruları iletişim kutusundan sorun, kol kırılsın, yen içinde kalsın.

Kendi nezaketinizi bize endekslemeyin, bizden daha nazik olarak bizi utandırın. Yanlış ve eksik şeylerden şikayet etmek yerine bilgi ve yeni bakış açısı sunarak tamamlayın, düzeltin, tevazu ile öğretin bize bildiklerinizi.

Bu kurallara başkasının uyup uymamasına aldırmayın, siz uyun. Bütün yorumları hızla onaylanan EN KIDEMLİ YORUMCULAR arasındaki nizamî yerinizi alın.

--------------------------------------------------------------------
  • Siz de fikrinizi belirtin