Gözden kaçmasın »
By Sevinc Gul on Kas 12, 2010 in Terör, Türk Silahlı Kuvvetleri, zorunlu askerlik | 1 Comment
Önceki YazılarBy Sevinc Gul on Kas 12, 2010 in Terör, Türk Silahlı Kuvvetleri, zorunlu askerlik | 1 Comment
By Ahmet Cem Ozen on Kas 12, 2010 in Ekonomi | 13 Comments
Evet biz Avrupa’ya aşığız. Mantıklı bir ilişki değil bu. Aşığız. Yani anlamlandıramadığımız bazı motivasyonlar bizi Avrupa’ya itiyor. Sonra da bu motivasyonları mantık çerçevesine oturtmaya çalışıyoruz. Ama artık Avrupa nazı pek çoğumuz için çekilmez bir noktaya geldi.
Türkiye-AB ilişkilerinde geldiğimiz son nokta “Tamam mı? Devam mı?” sorusunu kendimize sormamıza neden oluyor. Zira birkaç yıldan beri “Siz Avrupalı değilsiniz”, “Avrupa’nın bir parçası olamazsınız” ve “Türkiye’yi AB içinde istemiyoruz” haykırışlarının sonunda işin başında pek de düşünülmeyen bir şey oldu: Türk halkı da artık AB’ye soğuk.
Rekabet gücü yükselen piyasalar karşısında hızla eriyen Avrupa Read the rest
By Ayla Chignardet on Kas 12, 2010 in atatürkçülük, Basın günlüğü, Karikatür, Kemalizm | 1 Comment
By Editorden on Kas 11, 2010 in En çok okunan yazılar | 0 Comments
By Suzan Nur Basarslan on Kas 11, 2010 in Çirkinlik, Kötülük, Sanat, Sinema | 6 Comments
Suç dünyası… “Eskiden bu şehrin suçluları bazı şeylere inanırlardı, onur, saygı… Kendine bir bak! Sen neye inanıyorsun?” “Ben seni öldürmeyen şeyin, seni basitçe bir yabancı kıldığına inanıyorum.” Maskesini çıkaran Joker’in yüzünde ikinci bir maske vardır. Maskenin altındaki maskenin altındaki yüz. İlk klişeyi burada aşar film. Siz, …sizi güçlü kılar, şeklinde cümlenin devamını beklerken, film size karşılaştığınız güçlüklerden kendinize daha da yabancılaşarak çıkacağınızı söyler. Maskenizi çıkarmanızın anlamı da yoktur çünkü altında başka bir maske vardır. İnsanın kendi gerçeğine gittikçe yabancılaşması anlatılır küçücük bir sahnede. Sonra sahte Batman’ler devreye girer ve Batman’e birilerinin şimdiye dek sorması gereken soruyu sorarlar: “Seninle bizim aramızdaki fark ne? Sana bu hakkı kim veriyor?” Batman, sahte Batman’lere bakarak: Ben hokey vatkaları takmıyorum, der; güce gönderme yaparak. Onu güçlü kılan, fiziksel güçtür ve bu yüzden yardıma ihtiyacı olmadığına inanır. Kahramanlığa izafe edilen ilk adım güç olarak karşımıza çıkar ayrıca burada postmodernizmin hızlı üretimi olan kitsche de gönderme Read the rest
By Korsan Mahyaci Kamil on Kas 10, 2010 in Basın günlüğü, Türk Silahlı Kuvvetleri, zorunlu askerlik | 0 Comments
Caner Bahar, henüz 21 yaşındaydı. “Vatani görevini yapmak üzere” Kastamonu’nun Bozkurt Karakolu’na gitmişti. 4 Şubat 2009 günü erkenden kalkmış, lavaboya gitmiş ve arkadaşından sigara paketi almıştı. Sigarayı içtikten sonra paketi geri lavaboya getirmiş ve birkaç dakika sonra karakolda TAMAMI
By Korsan Mahyaci Kamil on Kas 10, 2010 in atatürkçülük, Kemalizm, Kemalizmin Zararları | 17 Comments
By Fatma Sancak on Kas 10, 2010 in Başörtüsü Yasağı, Yobaz Laikler | 4 Comments
Belki ilgi alanım olduğundan, belki eğitimimi başörtüsü yasağı nedeniyle yarım bırakmak zorunda kaldığımdan kaynaklı; okurken içeriğe bilgi edinmek amacıyla öyle yoğunlaşırım ki, başlığı genellikle görmem. Oysa ki, başlıklar önemlidir. Bu yazının başlığı da öyle; cahil ve provakatör sıfatlarını alan başörtülüler… Başörtüsünün kamusal alanda yasaklanmasının gerekçelerine baktığımızda hemen hemen aynı sıfatların(cahil, provakatör) ithamıyla yasağın ortaya atıldığını Read the rest
By Özlem Yağız on Kas 9, 2010 in Adalet, AKP, PKK, Terör | 20 Comments
Geçtiğimiz bir buçuk sene içerisinde Kürtlere yönelik hükümetin açılım ismini verdiği politikanın en çok çıkmaza girdiği ve umutların sönmeye yüz tuttuğu dönüm noktası diyebileceğimiz olayları düşündüğümüzde iki eylem ön plana çıkıyor. Bunlardan birisi Reşadiye baskını ile bir anda öfkeye dönüşen milliyetçi dalga. Diğeri de KCK operasyonları.
7 Aralık 2009 tarihinde Tokat’ın Reşadiye ilçesinde pusu kurularak öldürülen 7 askerden sonra hükümet uzunca bir süre Kürt sorunu ile ilgili yapmaya çalıştığı şeylerde geri adım atmak zorunda kalmıştı. O zamanda oluşan öfke ve hayal kırıklığı dalgasında varolan durumu tam olarak teşhis edememiştik çoğumuz. Son Taksim saldırısı ile bu topraklarda barışı tesis etmenin handikapları Read the rest
By Sevinc Gul on Kas 9, 2010 in Basın günlüğü, PKK, Terör, Türk Silahlı Kuvvetleri | 5 Comments
Şantaj ve askerî casusluk soruşturması kapsamında yapılan aramalarda, Deniz Üsteğmen E.K.’nın bilgisayarında çarpıcı belgeler ele geçti. Üsteğmenin TÜBİTAK’ta mühendis emekli Yarbay Y. Ç. ile paylaştığı dosyada 6 büyük savunma projesinin ya durdurulması ya da yavaşlatılması isteniyor. Heronlar için “Kesinlikle sekteye uğratılmalı.” deniyor. Askerlere fuhuş şantajı operasyonunda devletin güvenliğine ilişkin gizli belgelerin ele geçirilmesiyle başlatılan ‘şantaj ve askerî casusluk soruşturması’nda şebekenin terör örgütü PKK ile bağlantıları… TAMAMI