Main Content RSS FeedÖnceki Yazılar

Sürüdeki topal koyun geçmiş en öne »

Şu aralar zamanımızı, üşenmeyip yazdıklarımızı okuyan, anladıklarının neticesinde bizi “fena halde çuvallamakla” itham eden eş dostun tacizlerini savmakla geçiriyoruz.

“Al sana açılım!” diye başlayan cümleler sıradan oldu bugünlerde. Destek verdiğimiz için bizi suç ortağı ilan eden bizim sevdiklerimiz ve bizi sevenlerin haklı olup olmadıkları başka bir yazı konusu olsa da, “sarhoş düştüğü yere kadar…” misali biz anlamaya ve anlatmaya devam edeceğiz. Ha, mevzi kazandığımız noktalar hiç mi olmuyor? Elbette güzel gelişmeler de oluyor; Dağlıca Baskını sırasında Yarbay rütbesiyle tabur Komutanlığı görevini ifa eden Onur Dirik’in, Dağlıca Vahametinden değil ama başka bir suçtan ‘er rütbesiyle’ ordudan ihracına karar verilmiş. Takvim Gazetesinin haberine göre: “PKK’nın döşediği mayını eliyle imha etmesi için emir verdiği Üsteğmen Çağlar Canbaz’ın ölümüne sebep olan eski Dağlıca Komutanı Onur Dirik’e verilen 2 yıl 11 ay hapis cezası Askeri Yargıtay’ca onandı“.

Dikkat ederseniz Ordu hakkında artık konuşulmuyor bu ülkede. Kriter olarak kendine pervasızlıktan ziyade hukuku ve onun üstünlüğünü utangaç da olsa kabul eden bir kurumla, kimin ne işi olabilir ki? Şimdi tüm sahne ışıkları Read the rest

Son 30 günde en çok Paylaşılan Yazılar »

  1. Ulusalcı Kürtler
  2. Tayyip Erdoğan’ın Mısır konuşması
  3. Binbaşı Ersever’in itirafları
  4. Yıldıray Oğur Mavi Marmara şehitlerini neden sattı?
  5. Medine Vesikası ve Laikliğe Şerh
  6. Yaşar’ın Namaz problemi, Ayşe’nin Kur’an problemi
  7. Adına yola çıktığımız halkın başına bela olduk!
  8. Kürtçe Şarkılar Nasıl Türkçe Oldu?
  9. 12 Öfkeli Adam
  10. Tarihin Ak Sayfaları: Cengiz Aytmatov’un Babası Ve Kırgız Halkının Dramı 

Dikkat Kitap:Liberalizm Demokrasiyi Susturunca… »

Halkın iradesi liberalizm ile çatışırsa ne olur?

Demokratik yolla yönetilen bir ülkede  halkın tercihleri daha güçlü, bazen daha “sosyal” bir devletten, kolektif dayanışmadan, yüksek asgârî ücretten yana olabilir. Yani daha az liberal bir devletten. Peki halka rağmen dayatılmalı mıdır liberalizm? Mal, hizmet ve sermayenin serbest dolaşımı uğruna halkların iradesi çiğnenebilir mi?

2008’de başlayan ekonomik kriz sürmekte. ve ABD, Fransa, Almanya gibi “batamayacak kadar büyük” devletler dahi zorlanıyorlar. Halk için kurulmuş, halkın vergisiyle yaşayan batılı ulus-devletler finans sektörünün emrine girmiş gibiler. Eğitim, sağlık ve güvenlik hizmetlerine ayrılan bütçeler kırpılırken batan bankaları kurtarmak için yüz milyarlarca dolar harcanıyor. Alın terinin finans kurumlarına peşkeş çekilmesini istemiyor insanlar, protesto ediyorlar. Ama batılı ulus-devletler ısrarla hatta bazen polis copuyla finans sektörünü savunmaktalar.

Ne oldu? Bütün nüfusun binde birini bile temsil etmeyen bankacıların çıkarları geri kalan %99.99’un önüne nasıl geçti? Alıp satma, üretip tüketme özgürlüğü nasıl oldu da halkları finans sektörünün kölesi yaptı?

Liberal düşünürlerin içinde Hayek ve Mises gibi peşinen anti-demokratik duruş almış bir çok isim var. Ancak batı demokrasileri bu gerçeği yeni keşfediyorlar. Dünyaya özgürlük  dersleri verirken kendi demokrasileri liberalizmin ağırlığı altında çökebilir. Okuyacağınız kitap halk iradesi ile  liberalizmin savaşı üzerinedir. (Eserlerinden istifade ettiğimiz fikir adamları: Edmund Burke, Ludwig Von Mises, Friedrich A. Hayek, Atilla Yayla, Karl Marx, Hannah Arendt, Alexis de Tockeville, Alexandre Soljenitsyne, Noam Chomsky, Ignacio Ramonet, Max Weber) Kitabı buradan indirebilirsiniz.

Sırrı Süreyya Önder’e düşen görev »

Sırrı Süreyya Önder’in babası evde oturuyormuş. Birden kapısı çalınmış. Maskeli tipler yaşlı adamı sorgusuz sualsiz beyaz bir rönoya tıkmışlar. Saatlerce yol gittikten sonra zavallı adam kendisini TBMM’nin Read the rest

Barış için yalan söylemek gerekir mi? »

“…Kürt halkının mağduriyetlerinden kin damıtan bir hareketin sivilleri katlederek ulaşacağı askerî zaferini, bugün artık “onurlu barışın” zorunlu şartı sayan kimi arkadaşların, PKK’ye iltimas için “gerçeklerden tasarruf” talebi belki savaşın onuruna hizmet edebilir ama barışınkine asla…” Tamamı

Filistin EVET! BAĞIRIN! BAĞIRIN! »

 

Palestine Rock! Shout! Shout! from Kassem Sana on Vimeo.

stay human (rumuzlu okurumuzdan duyuru)

Filistin’in Güvenlik Konseyi’nde 1 oya daha ihtiyacı var. ABD ve İsrail, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni kabadayılıkla zorluyorlar. Bosna, Kolombiya ve Portekiz hala kararsız. Onlara FİLİSTİN’E EVEToyunu vermelerini söylemek gerek. Bosna-Hersek, Kolombiya ve Portekiz’in New York’taki Birleşmiş Milletler kurullarını şimdi arayın ya da e-posta gönderin.
 
Filistin EVET! BAĞIRIN! BAĞIRIN!
 
Destek vermek isterseniz aşağıdaki posta adreslerine, VOTE YES TO PALESTINE! diyerek mesaj gönderebilirsiniz. 
 
Kolombiya BM Kurulu
colombia@colombiaun.org
 
Bosna BM Kurulu
bihun@mfa.gov.ba  
 
Portekiz BM Kurulu
portugal@un.int

Ahmaklığın Kanıtı ve Başkaldırı »

Ahmaklığın en büyük kanıtı aynı şeyi defalarca yapıp farklı sonuçlar beklemektir” Einstein

  BDP Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, TBMM’deki ilk konuşmasında, Einstein’ın bu sözlerini, sınır ötesi harekâtın yanlışlığını vurgulamak için kullanıyor.

  Sırrı Süreyya Önder şöyle devam ediyor:

  “1992-1997 yıllarında yapılan 4 sınır ötesi operasyonda, 5 bin PKK’lının öldü, bin 697 PKK’lı yaralandı, aynı operasyonlarda 22 subay, 12 astsubay, 176 er, 27 korucu toplam 237 askerin hayatını kaybetti, 739 asker de yaralandı.”

  Mevcut verilere baktığımızda Önder bu bahsinde haklı zira bir savaşın bitmesine değil devamlılığına yatırım yapan bir hareketin farklı bir sonuç doğurması Read the rest

Liberalizm demokrasiye düşman mıdır? »

Liberalizmin temel ilkeleri ile demokrasi arsında ciddi bir sıkıntı var. Ama layıkıyla anlaşılamıyor bu konu. Sanırım “liberal demokrasi” gibi terimler kullandığımız için ikisini birbirinden ayrılmaz gibi görüyoruz. Oysa liberalizmin “babaları” açıkça demokrasiyi düşman ilân etmişler. Hatta Cumhur’a,  halk iradesine Kemalistler gibi tepeden bakmışlar. İki örnek alalım:

Friedrich A. Hayek:

“Piyasanın iç dengelerine ve özel mülkiyete saygı bireyi bağlayan yegâne kural olmalıdır. Piyasanın vatandaşlarca yapılacak kanunlarla düzenlendiği demokrasi bireysel özgürlükler için bir tehlikedir.”(Law, Legislation and Liberty, 1973)

Avusturya Ekolü’nün ünlü ismi Ludwig Von Mises:

“Halk yığınları, oy veren, demokrasilerde hakim olan şu milyonlar bilmeliler ki sahte doktrinlere alet oluyorlar. Sadece Piyasa üzerine kurulu bir toplum onlara arzuladıkları refahı verebilir. Ama halkı ikna etmek için önce elitleri, aydınları ve iş adamlarını ikna etmek gerek.” (12 haziran 1943te Leonard Read yazdığı mektup)

Hal böyle iken nasıl oluyor da liberalizm ile demokrasi “bir elmanın iki yarısı” gibi tasavvur ediliyor? Sanırım kafa karışıklığının kaynağı liberalizmi serbest piyasa ekonomisi ile AYNI kabul etmek. Bu ikisi aynı şey değil. Piyasa bir mekanizma. Kimi sahalarda bürokrasiye alternatif teşkil edebilir; hatta ETMELİDİR. Meselâ benzin fiatlarını mecliste oy vererek düşük tutarsanız derhal kara borsa oluşur ve benzin piyasada belirlenen “gerçek” fiatından satılır. Liberalizm ise piyasa demek değil. Liberalizm Hayek ve Mises’in de açıkça söylediği gibi Read the rest

Hem Kürtçü, hem de Türkçü? »

“… Terör örgütü PKK’nın çatı yapılanması KCK’ya yönelik operasyon kapsamında önceki gün Büyükada’daki evi aranan ve gözaltına alınan avukat Gönül Erdem’in dikkat çekici irtibatları ortaya çıktı. Edinilen bilgilere göre, İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde sorgusu süren Gönül Erdem, Karargâh Evleri soruşturmasında adı geçen Ergenekon sanığı Albay Cengiz Köylü’nün de avukatı. KCK’nın İstanbul yapılanmasında üst düzey yönetici olduğu ileri sürülen Erdem’in, Ergenekon davasında aranan sanıklardan Bedrettin Dalan ile akraba olduğu iddia ediliyor.

Terör örgütü KCK’ya yönelik operasyonlar kapsamında Read the rest

Ticarî bir mal olarak “Adalet” »

Liberty, Freedom, Özgürlük, Serbestlik…

 « Devlet sosyalist piyasa ekonomisi uygular. […] Devlet ekonomik düzeni bozacak kişi ve örgütleri engeller… »

Bu satırlar Çin Halk Cumhuriyeti’nin anayasasından, madde 15. Fanatik liberallerin ilk kurbanı kelimeler oldu. “Özgürlük” kelimesini tahrip ettiler. Artık özgürlük nedir kimse bilmiyor. « Sosyalist ve liberal » Çin ekonomisinin işçileri saati yarım dolardan günde 15 saat çalışıyor. Hewlett Packard, Best Buy, Samsung, Acer, Logitech, Foxconn ve Asus gibi firmalar Çinli işçileri sömürmekte özgürler. Sendikacılar ve gazeteciler göz altında « kaybediliyor ». Devlet ekonomik özgürlükleri korumak için diğer özgürlükleri çiğniyor.

“Özgürlük” kavramını zenginlerin alıp satma serbestliğine, tilkinin kümesteki “özgürlüğüne” eşitledi liberaller. Ama bu hayvanî özgürlükten başka Read the rest